MADDE 303- (1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada
maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava
sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun
aynı olması gerekir.
(2) Bir hüküm, davada veya
karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında
kesin hüküm teşkil eder.
(3) Kesin hüküm, tarafların
küllî halefleri hakkında da geçerlidir.
(4) Bir dava dolayısıyla ortaya
çıkan kesin hüküm, o hükmün kesinleşmesinden sonra dava konusu şeyin mülkiyetini
tarafların birisinden devralan yahut dava konusu şey üzerinde sınırlı bir ayni hak
veya fer’î zilyetlik kazanan kişiler hakkında da geçerlidir. Ancak, Türk Medenî
Kanununun iyiniyetle mal edinmeye ait hükümleri saklıdır.
(5) Müteselsil borçlulardan
biri veya birkaçı ile alacaklı arasında yahut müteselsil alacaklılardan biri veya
birkaçı ile borçlu arasında oluşan kesin hüküm, diğerleri hakkında geçerli değildir.
İKİNCİ
BÖLÜM
Hükmün
Tashihi, Tavzihi ve Tamamlanması[34]
Hükmün tashihi