Madde 36 – (Değişik: 2/3/2005 – 5311/5 md.)
İlâma karşı istinaf veya
temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie
depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra
mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya
taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan
para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra
mahkemesinden karar
alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre
ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.[22]
Borçlu, Devlet veya adlî
yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.
(Değişik üçüncü
fıkra:24/11/2021-7343/5 md.) Ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince
icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra
dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.
Nafaka hükümlerinde böyle
bir süre verilemez.
Bölge adliye mahkemesince
başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar
verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın
mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir.[23]
Bölge
adliye mahkemesince başvurunun kesin olarak esastan
reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının
istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para
alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya
çevrilir. (Ek cümle:24/11/2021-7343/5 md.) Bölge
adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolunun
açık olması hâlinde, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın
geri bırakılması kararının etkisi devam eder. İlâm alacaklısının
teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.[24]
Haciz
veya iflas istemek yetkisi:
Madde 36 - (Değişik: 2/3/2005 – 5311/5 md
İcra ve İflas Kanunu