MADDE 591- Kefil, asıl borçluya veya mirasçılarına ait olan ve
asıl borçlunun ödeme güçsüzlüğünden doğmayan bütün def’ileri alacaklıya karşı
ileri sürme hakkına sahip olduğu gibi, bunları ileri sürmek zorundadır. Yanılma
veya sözleşme yapma ehliyetsizliği ya da zamanaşımına uğramış bir borç
sebebiyle borçlunun yükümlü olmadığı bir borca bilerek kefalet hâli bu hükmün
dışındadır.
Asıl borçlu kendisine ait olan bir def’iden vazgeçmiş olsa bile kefil,
yine de bu def’iî alacaklıya karşı ileri sürebilir.
Kefil, asıl borçluya ait def’ilerin varlığını bilmeksizin ödemede
bulunursa, rücu hakkına sahip olur. Buna karşılık asıl borçlu, kefilin bu
def’ileri bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse kefil, bunlar ileri
sürülmüş olsaydı ödemeden kurtulacağı ölçüde rücu hakkını kaybeder.
Kumar veya bahisten doğan bir borca kefalette kefil, borcun bu niteliğini
bilmiş olsa bile, asıl borçlunun sahip olduğu def’ileri ileri sürebilir.
d. Özen gösterme, rehin ve borç senetlerinin teslimi