Aramaya Dön
Yargıtay
Yargıtay
Karar Metni
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ****\/**** Esas
KARAR NO : ****\/****
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/04/2018
KARAR TARİHİ : 17/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının, 05.09.2014 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (...) dağıtım şirketi olan müvekkili şirket ile bayilik sözleşmesi imzalamış olduğunu, buna göre sözleşmenin sona erme tarihinin 05.09.2019 olduğunu, sözleşmenin ana konusu muhatabın müvekkili şirketten aldığı ...’yi düzenli bir şekilde abonelere aktarması olduğunu, davalının ... alımları incelendiğinde alımlıların sürekli olarak düştüğü ve 2016 yılının Eylül ayından sonra ise hiç ... alımı yapmadığının görüleceğini, Bayilik Sözleşmesine uygun çalışmadan bahsedilmek için davalının ... alımlarının düzenli, karşılıklı ekonomik ve ticari koşullara uygun olması gerekmekte olduğunu, aksi durumda müvekkilinin bayilik sözleşmesinden ticari bir fayda sağlayamayacağının açık olduğunu, davalı ile imzalanan Bayilik Sözleşmesine göre 30 günden uzun süreli ile ... alımı yapmaması müvekkiline sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı vermekte olduğunu, davalının Eylül 2016 itibariyle müvekkili şirketten ... alımı yapmaması üzerine ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş. Sayılı dosyası aracılığıyla işyeri ve araçlarında yapılan tespit neticesinde müvekkili şirket haricindeki dağıtım şirketlerine ait ... tüplerine rastlanılmış olduğunu, bu durumun 5307 Sayılı ... kanuna ve tüplü bayilik sözleşmesine aykırılık teşkil edeceğini, 5307 sayılı ... Kanunu gereği Tüplü ... Şirketi ile sözleşme imzalayabilir olduklarını ve sadece bayisi oldukları şirketin markasını taşıyan tüplerin satış ve intikalini yapabileceklerini, bahse konu bu sebeplerle davalı ile imzalanan bayilik sözleşmesinin ... 17. Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedilmiş; mülkiyeti müvekkiline ait olan 2882 adet ... tüpünü iade etmesi talep edilmiş olduğunu, davacının zilyetliğinde mülkiyeti müvekkiline ait 1000 adet 2 kg’lık, 1821 adet 12 kg’lık, 59 adet 24 kg’lık, 2 adet 45 kg’lık olmak üzere toplam 2882 adet ... tüpü mevcut olduğunu, bu tüplerin bayilik sözleşmesinin 17. maddesine göre sözleşme sona erdiğinde 15 gün içinde müvekkiline teslim edilmesi gerekmesine rağmen halen müvekkiline teslim edilmemiş olduğunu, bayilik sözleşmesinin 20. Maddesinin d ve e bentlerine göre bayilik ilişkisinin bitmesi halinde bayi elindeki tüpleri teslim etmelidir, teslim etmediği takdirde .. A.Ş’nin beher tüp başına imalat bedeli kadar cezai şart talep etme hakkı doğmakta olduğunu, bu tüplerin imalat bedellerinin taraflarınca tespit edilememiş olduğunu, imalat bedellerinin ...Ltd. Şti.’den sorulmasını ve yapılacak bilirkişi incelemesi ile talep edebilecekleri cezai şart tutarının tespit edilmesini talep ettiklerini, davalının 6.770,64-TL tüp depozito alacağını huzurdaki davaya konu taleplerinden takas ettiklerini beyan ettiğini, davalının, sözleşmeyi haksız olarak feshetmekle ve/veya feshine sebebiyet vermekle, müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, bu nedenle davalının, Bayilik sözleşmesinin 21/a maddesine göre müvekkilinin uğradığı müspet zararı (kar mahrumiyetini) tazmin etmek durumunda olduğunu, davalının, bayiliğe devam ettiği süre boyunca satmış olduğu ... miktarını normal şartlar altında sözleşmenin olağan sona erme süresi sonuna kadar satmaya devam edeceğini, bu nedenle sözleşme olağan şartlar altında devam etseydi, davalının ... satışlarına devam edeceğini ve müvekkilinin de kar etmeye devam edeceğini, sözleşmenin süresinden önce davalının kusuru ile sona ermiş olması sebebiyle müvekkilinin, bu kârdan mahrum kaldığını, dağıtım şirketlerinin ton başına kar payı sözleşmenin feshi tarihindeki ... Ana depo fiyat cetvelinde gösterildiği üzere 255 TL/ton olduğunu, müvekkilinin kâr mahrumiyetinin, yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesini talep ettiklerini, ayrıca davalı tarafın, sözleşmenin 21/b maddesine göre sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı sözleşmenin feshine neden olduğu için cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, cezai şart hesabının bayinin son bir yıl içinde en yüksek ... alımını yaptığı aya ait ton miktarının kaç adet 12 kg’lık tüpe tekabül ettiği bulunarak, bu sayının sözleşmenin feshi tarihindeki 12 kg.lık tüplü ... perakende satış fiyatının çarpımıyla hesap edildiğini, davalının son 1 yılda en yüksek ... alımını Mayıs 2016 ayında 7.836 kg ile yaptığını, davalının bayilik bölgesi olan ... ilinde fesih tarihinde 12 kg’lık tüplü ...’nin perakende satış fiyatı 74,00-TL olduğunu, o halde müvekkilinin, 7.836 / 12 X 74,00 =48.322,00-TL cezai şart talep hakkı doğduğunu, bayilik sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartın, ifaya eklenen cezai şart niteliğinde olduğunu, dolayısıyla hem müspet zarar (kar mahrumiyeti) hem de cezai şart aynı anda talep edilebileceğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; delillerin toplanması ile sabit olacak iddiaları gibi fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; tüplerin iade edilmemesi sebebiyle tazminat taleplerinin bilirkişi tarafından davalının takas ettikleri depozito alacağı da mahsup edilmek suretiyle hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 2.827,14-TL, kâr mahrumiyeti olarak bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 1.000-TL, cezai şart olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 11.172,86-TL olmak üzere şimdilik toplam 15.000,00-TL ’nin fesih ihtarnamesinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu işbu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın, dava dilekçesinde müvekkili şirket ile kendileri arasında yapılmış olan 05.09.2014 tarihli dava konusu sözleşmenin sona erme tarihinin 05.09.2019 olduğunu iddia etmekte olduğunu, gerçekte sözleşmenin 3 senelik olduğunu, şöyle ki; davacı ile sözleşme imzalanırken sözleşmeyi hazırlayan ve görüşmeleri yapan davacı şirket çalışanı ... ile 2 senelik sözleşme konusunda anlaşılmış lakin, kendisinin bazen kısa süreli kabul edilmediğini ve gerekirse 3 senelik yapalım mı diyerek süre kısmını boş bıraktırmış olduğunu, sonuç olarak 3 senelik anlaşma sağlandığı müvekkiline sözlü olarak bildirilmiş olduğunu, söz konusu kişinin, kendisinin imza yetkisinin bulunmadığını ve üstleri tarafından onay alındıktan sonra sözleşmenin bir örneğinin taraflarına verileceğini beyan etmiş olduğunu, müvekkilinin karşı tarafın anonim şirket olması nedeniyle iş bu sözlere güvenmiş olduğunu ve sadece söz konusu sözleşmenin bir fotokopisini alarak ... Bölge Müdürlüğünden ayrılmış olduğunu, daha sonra söz konusu kişi tarafından müvekkiline ulaşılmış ve sözleşmenin onaylandığı belirtmiş olduğunu, ...adlı çalışandan sözle örneği istenmiş ilk fırsatta verileceğinin belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin iş yerini ve iş yeri demirbaşlarını ... Ltd. Şti.'nden teslim alarak işbu sözleşme uyarınca iş yerini işletmeye başlamış olduğunu, her fırsatta ve her şirket görüşmesinde sözlü olarak sözleşmenin bir örneği talep edilmiş lakin sözleşmenin bir örneğinin müvekkili şirkete verilmemiş ve ....'dan dönmedi, müdür imzası eksikmiş geri gönderdik gibi ve sair bahanelerle sürekli geçiştirilmiş olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu sözleşmeyi, sözleşmeden yaklaşık 1 ay sonra gönderilmiş olan talep yazısı ile ve 18.07.2018 tarihli mail ile yazılı olarakta istemiş olduğunu, davacı şirketin, söz konusu yazılara sözleşme örneği açısından herhangi bir cevap vermemiş olduğunu, müvekkili şirketin dükkan sahibi ile yaptığı kira sözleşmesinin 3 yıllık olduğunu, müvekkiline sözleşme ile birlikte genel şartname adı altında kendi yazısı ile sözleşmenin önemli unsurları elle yazdırılmış ve imzalatılmış olduğunu lakin sözleşmenin asli unsuru olan süreye ilişkin herhangi bir şey yazdırılmamış olduğunu, taraflarında bulunan fotokopi ve sözleşme süresi boş sözleşme örneği ile davacı tarafından Mahkememize sunulmuş olan sözleşmedeki tüm imzaların aynı olduğunu, 2 sözleşmenin tek farkının süre kısmı olduğunu, ayrıca belirtmekte yarar vardır ki söz konusu sürenin müvekkili tarafından doldurulmamış olduğunu ve yapılacak olan bilirkişi incelemesinde işbu süre rakamlarının da incelenmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket yetkilisi ....'nun önceden süregelen bir takım fiziksel rahatsızlıklara sahipken tüp bayii işletmesinin bir sonucu olarak ağır bronşit ve akciğer hastalığı sahibi olduğunu, söz konusu durumun 20.10.2016 tarihli sağlık raporu ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin sahip olduğu gibi bir tüp bayiinde günlük ortalama 20 küçük tüp değişimi yapılmakta olduğunu, işbu durumun iş yeri kayıtları ile sabit olduğunu, her küçük tüp değişimde yakın mesafeden yaklaşık 5 gram gaz kaçağına maruz kalındığını, dükkanda mevcut diğer tüplerin de ağzının tam sıkı kapalı olmaması veya bir takım diğer teknik sorunları nedeniyle genel bir gaz kaçağı ve gaz kokusu tüm tüp bayiilerinde mevcut olduğunu, ileri derecede solunum yolu hastalıklarına sahip bir insanın bütün gün tüp bayiinde gaz solumasının mümkün olmadığını, ayrıca müvekkilinin de yine aynı raporda görüleceği üzere ileri derecede ... hastalığının mevcut olduğunu, işbu hastalık ile eklemlerini hareket ettiremeyen müvekkilinin tüp indirip kaldırması ve sair işleri yapmasının mümkün olmadığını, 18.07.2016 tarihli davacı şirket genel müdürlüğüne yazılı mailde rapor gösterilerek işlerin ve sözleşmenin sona ereceğinin bildirilmiş olduğunu, ... 6. Noterliği'nin ... yevmiye no'lu ve .... tarihli ihtarnamesi ile taraflarına sözleşme örneği verilmediğinin tekrar belirtilerek sağlık sorunları nedeniyle sözleşmenin iptalinin sağlandığını, davacı tarafın talebi ile ... Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin...D. İş sayılı dosyasında yapılan tespitte kenarda bulunan 3 adet boş küçük tüpün tespit edilmiş olduğunu, esnaf olan müvekkili şirketin, mahallelinin başka marka tüp getirip davacıya ait marka tüp ricası sonucu işbu talepleri geri çevirmemiş olduğunu, iddia edildiğinin aksine başka marka tüp satışının kesinlikle yapılmamakta olduğunu, yine aynı tespit ile tespit edilmiş olan ... ve .... plaka no'lu araçlar müvekkiline ait olmamakla başkaca bir tüp şirketine kiralanmış olduğunu, 12.10.2016 tarihli araç kiralama sözleşmesini dilekçeleri ekinde sunduklarını, dava dilekçesi ile müvekkili şirket uhdesinde bulunduğu iddia edilen 2882 adet ... tüpü müvekkili şirkette bulunmamakta olduğunu, Türkiye'de hiç bir bayiide bu kadar tüp bulunmadığını ve bulunmasının da imkansız olduğunu, davacının işbu tüplerin taraflarında bulunduğunu ispat etmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeyi sona erdirip işletmeyi kapattıktan sonra elinde yaklaşık 100-200 arası tüp kalmış olduğunu, davacı şirketin ise sürekli olarak işbu boş tüpleri gelip almaktan imtina etmiş olduğunu, taraflarınca yer ve zaman bildirilmesi halinde tüm boş tüplerin davacıya teslime hazır olduğunu, dava dilekçesi ile kar mahrumiyetinin talep edilmiş olduğunu, tüpleri teslim almayan davacının kendisi olup, işbu nedenle kar mahrumiyeti talep etmesinin mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin sağlık sorunları nedeniyle sözleşmesini iptal etmiş olmakla, cezai şart taleplerinin mesnetsiz olduğunu, Mahkemenin yaptıracağı inceleme sonucunda müvekkili şirket temsilcisi ...
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ****\/**** Esas
KARAR NO : ****\/****
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/04/2018
KARAR TARİHİ : 17/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının, 05.09.2014 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (...) dağıtım şirketi olan müvekkili şirket ile bayilik sözleşmesi imzalamış olduğunu, buna göre sözleşmenin sona erme tarihinin 05.09.2019 olduğunu, sözleşmenin ana konusu muhatabın müvekkili şirketten aldığı ...’yi düzenli bir şekilde abonelere aktarması olduğunu, davalının ... alımları incelendiğinde alımlıların sürekli olarak düştüğü ve 2016 yılının Eylül ayından sonra ise hiç ... alımı yapmadığının görüleceğini, Bayilik Sözleşmesine uygun çalışmadan bahsedilmek için davalının ... alımlarının düzenli, karşılıklı ekonomik ve ticari koşullara uygun olması gerekmekte olduğunu, aksi durumda müvekkilinin bayilik sözleşmesinden ticari bir fayda sağlayamayacağının açık olduğunu, davalı ile imzalanan Bayilik Sözleşmesine göre 30 günden uzun süreli ile ... alımı yapmaması müvekkiline sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı vermekte olduğunu, davalının Eylül 2016 itibariyle müvekkili şirketten ... alımı yapmaması üzerine ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş. Sayılı dosyası aracılığıyla işyeri ve araçlarında yapılan tespit neticesinde müvekkili şirket haricindeki dağıtım şirketlerine ait ... tüplerine rastlanılmış olduğunu, bu durumun 5307 Sayılı ... kanuna ve tüplü bayilik sözleşmesine aykırılık teşkil edeceğini, 5307 sayılı ... Kanunu gereği Tüplü ... Şirketi ile sözleşme imzalayabilir olduklarını ve sadece bayisi oldukları şirketin markasını taşıyan tüplerin satış ve intikalini yapabileceklerini, bahse konu bu sebeplerle davalı ile imzalanan bayilik sözleşmesinin ... 17. Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedilmiş; mülkiyeti müvekkiline ait olan 2882 adet ... tüpünü iade etmesi talep edilmiş olduğunu, davacının zilyetliğinde mülkiyeti müvekkiline ait 1000 adet 2 kg’lık, 1821 adet 12 kg’lık, 59 adet 24 kg’lık, 2 adet 45 kg’lık olmak üzere toplam 2882 adet ... tüpü mevcut olduğunu, bu tüplerin bayilik sözleşmesinin 17. maddesine göre sözleşme sona erdiğinde 15 gün içinde müvekkiline teslim edilmesi gerekmesine rağmen halen müvekkiline teslim edilmemiş olduğunu, bayilik sözleşmesinin 20. Maddesinin d ve e bentlerine göre bayilik ilişkisinin bitmesi halinde bayi elindeki tüpleri teslim etmelidir, teslim etmediği takdirde .. A.Ş’nin beher tüp başına imalat bedeli kadar cezai şart talep etme hakkı doğmakta olduğunu, bu tüplerin imalat bedellerinin taraflarınca tespit edilememiş olduğunu, imalat bedellerinin ...Ltd. Şti.’den sorulmasını ve yapılacak bilirkişi incelemesi ile talep edebilecekleri cezai şart tutarının tespit edilmesini talep ettiklerini, davalının 6.770,64-TL tüp depozito alacağını huzurdaki davaya konu taleplerinden takas ettiklerini beyan ettiğini, davalının, sözleşmeyi haksız olarak feshetmekle ve/veya feshine sebebiyet vermekle, müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, bu nedenle davalının, Bayilik sözleşmesinin 21/a maddesine göre müvekkilinin uğradığı müspet zararı (kar mahrumiyetini) tazmin etmek durumunda olduğunu, davalının, bayiliğe devam ettiği süre boyunca satmış olduğu ... miktarını normal şartlar altında sözleşmenin olağan sona erme süresi sonuna kadar satmaya devam edeceğini, bu nedenle sözleşme olağan şartlar altında devam etseydi, davalının ... satışlarına devam edeceğini ve müvekkilinin de kar etmeye devam edeceğini, sözleşmenin süresinden önce davalının kusuru ile sona ermiş olması sebebiyle müvekkilinin, bu kârdan mahrum kaldığını, dağıtım şirketlerinin ton başına kar payı sözleşmenin feshi tarihindeki ... Ana depo fiyat cetvelinde gösterildiği üzere 255 TL/ton olduğunu, müvekkilinin kâr mahrumiyetinin, yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesini talep ettiklerini, ayrıca davalı tarafın, sözleşmenin 21/b maddesine göre sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı sözleşmenin feshine neden olduğu için cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, cezai şart hesabının bayinin son bir yıl içinde en yüksek ... alımını yaptığı aya ait ton miktarının kaç adet 12 kg’lık tüpe tekabül ettiği bulunarak, bu sayının sözleşmenin feshi tarihindeki 12 kg.lık tüplü ... perakende satış fiyatının çarpımıyla hesap edildiğini, davalının son 1 yılda en yüksek ... alımını Mayıs 2016 ayında 7.836 kg ile yaptığını, davalının bayilik bölgesi olan ... ilinde fesih tarihinde 12 kg’lık tüplü ...’nin perakende satış fiyatı 74,00-TL olduğunu, o halde müvekkilinin, 7.836 / 12 X 74,00 =48.322,00-TL cezai şart talep hakkı doğduğunu, bayilik sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartın, ifaya eklenen cezai şart niteliğinde olduğunu, dolayısıyla hem müspet zarar (kar mahrumiyeti) hem de cezai şart aynı anda talep edilebileceğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; delillerin toplanması ile sabit olacak iddiaları gibi fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; tüplerin iade edilmemesi sebebiyle tazminat taleplerinin bilirkişi tarafından davalının takas ettikleri depozito alacağı da mahsup edilmek suretiyle hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 2.827,14-TL, kâr mahrumiyeti olarak bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 1.000-TL, cezai şart olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 11.172,86-TL olmak üzere şimdilik toplam 15.000,00-TL ’nin fesih ihtarnamesinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu işbu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın, dava dilekçesinde müvekkili şirket ile kendileri arasında yapılmış olan 05.09.2014 tarihli dava konusu sözleşmenin sona erme tarihinin 05.09.2019 olduğunu iddia etmekte olduğunu, gerçekte sözleşmenin 3 senelik olduğunu, şöyle ki; davacı ile sözleşme imzalanırken sözleşmeyi hazırlayan ve görüşmeleri yapan davacı şirket çalışanı ... ile 2 senelik sözleşme konusunda anlaşılmış lakin, kendisinin bazen kısa süreli kabul edilmediğini ve gerekirse 3 senelik yapalım mı diyerek süre kısmını boş bıraktırmış olduğunu, sonuç olarak 3 senelik anlaşma sağlandığı müvekkiline sözlü olarak bildirilmiş olduğunu, söz konusu kişinin, kendisinin imza yetkisinin bulunmadığını ve üstleri tarafından onay alındıktan sonra sözleşmenin bir örneğinin taraflarına verileceğini beyan etmiş olduğunu, müvekkilinin karşı tarafın anonim şirket olması nedeniyle iş bu sözlere güvenmiş olduğunu ve sadece söz konusu sözleşmenin bir fotokopisini alarak ... Bölge Müdürlüğünden ayrılmış olduğunu, daha sonra söz konusu kişi tarafından müvekkiline ulaşılmış ve sözleşmenin onaylandığı belirtmiş olduğunu, ...adlı çalışandan sözle örneği istenmiş ilk fırsatta verileceğinin belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin iş yerini ve iş yeri demirbaşlarını ... Ltd. Şti.'nden teslim alarak işbu sözleşme uyarınca iş yerini işletmeye başlamış olduğunu, her fırsatta ve her şirket görüşmesinde sözlü olarak sözleşmenin bir örneği talep edilmiş lakin sözleşmenin bir örneğinin müvekkili şirkete verilmemiş ve ....'dan dönmedi, müdür imzası eksikmiş geri gönderdik gibi ve sair bahanelerle sürekli geçiştirilmiş olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu sözleşmeyi, sözleşmeden yaklaşık 1 ay sonra gönderilmiş olan talep yazısı ile ve 18.07.2018 tarihli mail ile yazılı olarakta istemiş olduğunu, davacı şirketin, söz konusu yazılara sözleşme örneği açısından herhangi bir cevap vermemiş olduğunu, müvekkili şirketin dükkan sahibi ile yaptığı kira sözleşmesinin 3 yıllık olduğunu, müvekkiline sözleşme ile birlikte genel şartname adı altında kendi yazısı ile sözleşmenin önemli unsurları elle yazdırılmış ve imzalatılmış olduğunu lakin sözleşmenin asli unsuru olan süreye ilişkin herhangi bir şey yazdırılmamış olduğunu, taraflarında bulunan fotokopi ve sözleşme süresi boş sözleşme örneği ile davacı tarafından Mahkememize sunulmuş olan sözleşmedeki tüm imzaların aynı olduğunu, 2 sözleşmenin tek farkının süre kısmı olduğunu, ayrıca belirtmekte yarar vardır ki söz konusu sürenin müvekkili tarafından doldurulmamış olduğunu ve yapılacak olan bilirkişi incelemesinde işbu süre rakamlarının da incelenmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket yetkilisi ....'nun önceden süregelen bir takım fiziksel rahatsızlıklara sahipken tüp bayii işletmesinin bir sonucu olarak ağır bronşit ve akciğer hastalığı sahibi olduğunu, söz konusu durumun 20.10.2016 tarihli sağlık raporu ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin sahip olduğu gibi bir tüp bayiinde günlük ortalama 20 küçük tüp değişimi yapılmakta olduğunu, işbu durumun iş yeri kayıtları ile sabit olduğunu, her küçük tüp değişimde yakın mesafeden yaklaşık 5 gram gaz kaçağına maruz kalındığını, dükkanda mevcut diğer tüplerin de ağzının tam sıkı kapalı olmaması veya bir takım diğer teknik sorunları nedeniyle genel bir gaz kaçağı ve gaz kokusu tüm tüp bayiilerinde mevcut olduğunu, ileri derecede solunum yolu hastalıklarına sahip bir insanın bütün gün tüp bayiinde gaz solumasının mümkün olmadığını, ayrıca müvekkilinin de yine aynı raporda görüleceği üzere ileri derecede ... hastalığının mevcut olduğunu, işbu hastalık ile eklemlerini hareket ettiremeyen müvekkilinin tüp indirip kaldırması ve sair işleri yapmasının mümkün olmadığını, 18.07.2016 tarihli davacı şirket genel müdürlüğüne yazılı mailde rapor gösterilerek işlerin ve sözleşmenin sona ereceğinin bildirilmiş olduğunu, ... 6. Noterliği'nin ... yevmiye no'lu ve .... tarihli ihtarnamesi ile taraflarına sözleşme örneği verilmediğinin tekrar belirtilerek sağlık sorunları nedeniyle sözleşmenin iptalinin sağlandığını, davacı tarafın talebi ile ... Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin...D. İş sayılı dosyasında yapılan tespitte kenarda bulunan 3 adet boş küçük tüpün tespit edilmiş olduğunu, esnaf olan müvekkili şirketin, mahallelinin başka marka tüp getirip davacıya ait marka tüp ricası sonucu işbu talepleri geri çevirmemiş olduğunu, iddia edildiğinin aksine başka marka tüp satışının kesinlikle yapılmamakta olduğunu, yine aynı tespit ile tespit edilmiş olan ... ve .... plaka no'lu araçlar müvekkiline ait olmamakla başkaca bir tüp şirketine kiralanmış olduğunu, 12.10.2016 tarihli araç kiralama sözleşmesini dilekçeleri ekinde sunduklarını, dava dilekçesi ile müvekkili şirket uhdesinde bulunduğu iddia edilen 2882 adet ... tüpü müvekkili şirkette bulunmamakta olduğunu, Türkiye'de hiç bir bayiide bu kadar tüp bulunmadığını ve bulunmasının da imkansız olduğunu, davacının işbu tüplerin taraflarında bulunduğunu ispat etmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeyi sona erdirip işletmeyi kapattıktan sonra elinde yaklaşık 100-200 arası tüp kalmış olduğunu, davacı şirketin ise sürekli olarak işbu boş tüpleri gelip almaktan imtina etmiş olduğunu, taraflarınca yer ve zaman bildirilmesi halinde tüm boş tüplerin davacıya teslime hazır olduğunu, dava dilekçesi ile kar mahrumiyetinin talep edilmiş olduğunu, tüpleri teslim almayan davacının kendisi olup, işbu nedenle kar mahrumiyeti talep etmesinin mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin sağlık sorunları nedeniyle sözleşmesini iptal etmiş olmakla, cezai şart taleplerinin mesnetsiz olduğunu, Mahkemenin yaptıracağı inceleme sonucunda müvekkili şirket temsilcisi ...
Yargıtay kararının devamı burada yer almaktadır. Kararın gerekçesi ve hüküm bölümüne erişmek için lütfen giriş yapın veya uygun bir plan seçin. Tam metne erişim hukuki araştırmalarınızı çok daha verimli kılacaktır.
🔒
Devamını okumak için giriş yapın
Ücretsiz hesap ile günde 3 karar önizleyebilirsiniz. Tam metin ve export için Başlangıç planı yeterlidir.
Ücretsiz 3 içtihat/gün
Başlangıç'ta tam metin
Premium'da benzer kararlar