Aramaya Dön
Danıştay
19.12.2018
Esas No: 2023/****
Karar No: 2023/****
Danıştay

Karar Metni
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         ****\/**** E.  ,  ****\/**** K.

"İçtihat Metni" T.C.
DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : ****\/****
Karar No : ****\/****

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İletişim Planlama Hizmetleri Limited Şirketi
VEKİLİ : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından ihtirazi kayıtla verilen ****\/**** dönemi muhtasar beyannamesine istinaden tahakkuk eden kurum (stopaj) vergisinin 1.533.514,51 TL'lik kısmının iptali ile ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; iç hukukta ve uluslararası sözleşmelerde belirlenen işyeri tanımının "elektronik ortamda iş yeri"ni de kapsayacak şekilde yorum ve kıyas yoluyla genişletilmesinin başta Anayasa olmak üzere mevcut yasal düzenlemelere aykırı olduğu, davacının hizmet alımında bulunduğu şirketlerin dar mükellef olup, ticari merkezi yurt dışında olan şirketten alınan hizmet karşılığında yapılan ticari kazanç niteliğindeki ödemelerin Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları gereğince Türkiye'de vergilendirilemeyeceği açık olduğu, söz konusu ödemeler nedeniyle davacının stopaj sorumluluğundan söz edilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu tahakkuk işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, ödenen tutarın, tahsil tarihinden itibaren işleyecek ve 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; bozma kararına uyularak, yurt dışında mukim şirketler tarafından Türkiye'deki müşterilere verilen reklam hizmetlerine ilişkin ticari faaliyetlerin asli ve önemli kısmının, ya da tamamının bu web sayfaları üzerinden yürütüldüğü, hatta web sayfaları vasıtasıyla yürütülen bu faaliyetin, ticari faaliyetin asli fonksiyonlarını oluşturduğu, dolayısıyla ilgili web sayfalarının "ticari faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yer" yani işyeri olarak kabulü gerektiği sonucuna ulaşıldığından, yurt dışında mukim şirketlere gerçekleştirilen ödemeler üzerinden yapılan vergi kesintisinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Verilen kararın haksız, hukuka aykırı ve eksik hukuki değerlendirme ile verildiği, dar mükellef kurumların elektronik ortamında sunduğu hizmetlerin işyeri olduğunun ve vergilendirme kapsamında kabul edilmesinin vergilemenin Anayasal ilkelerinden kanunilik ve kıyas yasağı ilkelerine aykırı olduğu, iş yeri kavramının gerek ulusal, gerekse uluslararası mevzuatta fiziki bir yer olarak kabul edildiği, işyeri tanımının elektronik ortamda yürütülen faaliyetleri de kapsayacak kadar açık olmadığı, bu nedenle elektronik ortamın işyeri oluşturduğu yönündeki yaklaşımın kanunilik ilkesi ile çeliştiği, ülkemizin taraf olduğu çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında da elektronik ortamda yürütülen faaliyetlerin işyeri kapsamında görülmediği, bu sorunun çözümü için OECD'nin küresel bazda yürüttüğü çalışmaların henüz neticelenmediği ve yerel mevzuatlara işlenmediği hususu bariz bir şekilde ortada iken elektronik ortamda yürütülen faaliyetlerin işyeri oluşturduğunun kabulünün uluslararası mevzuata ve uygulamalarla da örtüşmediği, Vergi Dava Dairesinin kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Yargıtay kararının devamı burada yer almaktadır. Kararın gerekçesi ve hüküm bölümüne erişmek için lütfen giriş yapın veya uygun bir plan seçin. Tam metne erişim hukuki araştırmalarınızı çok daha verimli kılacaktır.
🔒

Devamını okumak için giriş yapın

Ücretsiz hesap ile günde 3 karar önizleyebilirsiniz. Tam metin ve export için Başlangıç planı yeterlidir.

Ücretsiz 3 içtihat/gün Başlangıç'ta tam metin Premium'da benzer kararlar