Maltepe Ticaret Hukuku Avukatları

Maltepe, İstanbul ilçesinde ticaret hukuku alanında hizmet veren 1.797 avukat. Ticari şirketler, sözleşmeler, kıymetli evrak ve alacak tahsili süreçleriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Ezgi Ergül
Av. Ezgi Ergül
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 99493 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İlayda Sevencan
Av. İlayda Sevencan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 96552 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Safa Reisoğlu
Av. Safa Reisoğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 13805 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Muhammed Osman Er
Av. Muhammed Osman Er
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 76046 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Esma Gökhan Deveci
Av. Esma Gökhan Deveci
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 51758 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Gözde Öcal
Av. Gözde Öcal
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 49297 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Yiğit Dalkiliç
Av. Yiğit Dalkiliç
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 49131 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Çağatay Dağistanli
Av. Çağatay Dağistanli
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 65802 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Esmanur Özkan
Av. Esmanur Özkan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 89552 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Esma Uysal
Av. Esma Uysal
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 66047 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nuri Turan
Av. Nuri Turan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 18400 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Koray Çelebi
Av. Koray Çelebi
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 13516 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Gözdecan Karsli
Av. Gözdecan Karsli
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 34290 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Duygu Karaman
Av. Duygu Karaman
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 38104 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Zeliha Hatice Turgut
Av. Zeliha Hatice Turgut
İstanbul İstanbul Barosu

46850 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Serdar Kabaş
Av. Serdar Kabaş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 75190 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Kemal Aydin
Av. Kemal Aydin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 37458 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Mustafa Şalci
Av. Mustafa Şalci
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 69620 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ayşe Banu Tanyaş Usluoğlu
Av. Ayşe Banu Tanyaş Usluoğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 22257 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ufuk Uça
Av. Ufuk Uça
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 80306 sicil numaralı üyesidir.

Av. Muhammed Akin
Av. Muhammed Akin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 38800 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ozan Can Özbalçik
Av. Ozan Can Özbalçik
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 51114 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Kamile Kübra Yücel
Av. Kamile Kübra Yücel
İstanbul İstanbul Barosu

85417 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ömer Yildiz
Av. Ömer Yildiz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 89484 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mevlüt Emre Pinar
Av. Mevlüt Emre Pinar
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 86451 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Onur Karababa
Av. Onur Karababa
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 99000 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ahmet Emre Yüksel
Av. Ahmet Emre Yüksel
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 23498 sicil numaralı üyesidir.

Av. Seyyid Enes Köksal
Av. Seyyid Enes Köksal
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 79696 sicil numaralı üyesidir.

Av. Rojhat Yiğit Demir
Av. Rojhat Yiğit Demir
İstanbul İstanbul Barosu

72525 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Selay Çomaktekin Coşkun
Av. Selay Çomaktekin Coşkun
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 74649 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Adalet Yilmaz
Av. Adalet Yilmaz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 17718 sicil numaralı üyesidir.

Av. Hüseyin Düzgün
Av. Hüseyin Düzgün
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 15201 sicil numaralı üyesidir.

Av. Erkan Kiliç
Av. Erkan Kiliç
İstanbul İstanbul Barosu

32952 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Kevser Birce Gökkoyun
Av. Kevser Birce Gökkoyun
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 71378 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sarp Karataş
Av. Sarp Karataş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 88188 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Aslihan Özkan
Av. Aslihan Özkan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 73034 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Berna Atalay Yavuz
Av. Berna Atalay Yavuz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 30730 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mehmet Can Güven
Av. Mehmet Can Güven
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 60414 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Duygu Erdem
Av. Duygu Erdem
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 52956 sicil numaralı üyesidir.

Av. Doruk Emre Şirin
Av. Doruk Emre Şirin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 53665 sicil numaralı üyesidir.

Av. Şenol Asan
Av. Şenol Asan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 96125 sicil numaralı üyesidir.

Av. Özgür Akgül
Av. Özgür Akgül
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 89085 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ahmet Fahri Yeşilçiçek
Av. Ahmet Fahri Yeşilçiçek
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 20959 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Bilal Keskin
Av. Bilal Keskin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 88339 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Alev Güzel
Av. Alev Güzel
İstanbul İstanbul Barosu

32195 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Yelda Yağmur Kurt
Av. Yelda Yağmur Kurt
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 80752 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Özlem Songur
Av. Özlem Songur
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 57392 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Canberk Yildirim
Av. Canberk Yildirim
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 61078 sicil numaralı üyesidir.

Av. Nursemin Güngör
Av. Nursemin Güngör
İstanbul İstanbul Barosu

23392 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ali Kemal Yaman
Av. Ali Kemal Yaman
İstanbul İstanbul Barosu

3437 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Maltepe, İstanbul Ticaret Hukuku Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Maltepe (İstanbul) bölgesindeki ticari uyuşmazlıkları; ticari şirketlerin kuruluşu ve yönetimi, ticari sözleşmeler, çek-bono gibi kıymetli evrak, ticari alacakların tahsili, haksız rekabet, iflas ve konkordato ile ticari davalarda zorunlu arabuluculuk süreçleri açısından ele alır. Amaç, ticari faaliyetinizde doğan bir uyuşmazlıkta ya da bir sözleşme ilişkisini kurgularken sürecin baştan doğru yönetilmesine ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınızın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Kısa Bakış — Ticaret Hukukunda Öne Çıkanlar
  • Mahkeme: Ticari davalar kural olarak Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür; bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi bu sıfatla bakar.
  • Dava şartı: Konusu para olan ticari alacak ve tazminat davalarında dava açmadan önce arabuluculuk zorunludur.
  • Süreler: Ticari alacak, kambiyo ve haksız rekabet taleplerinde farklı zamanaşımı süreleri uygulanır; süreler hak kaybına yol açabilir.
  • Yer: Maltepe dosyaları Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür.

Ticaret Hukuku Nedir? Kapsamı

Ticaret hukuku; tacirlerin, ticari işletmelerin ve ticari faaliyetlerin tabi olduğu kuralları düzenleyen özel hukuk dalıdır. Ticari şirketlerin kuruluşundan sona ermesine, ticari sözleşmelerin kurulmasından ifasına, kıymetli evrakın dolaşımından ticari alacakların tahsiline kadar geniş bir alanı kapsar. Temel kaynağı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'dur; borç ilişkilerinin genel esasları bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK), alacakların cebri tahsili bakımından ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) tamamlayıcı biçimde uygulanır.

Ticaret hukukunun ayırt edici özelliği, ticari hayatın hız, güven ve öngörülebilirlik ihtiyacına uygun kurallar içermesidir. Tacirler için basiretli iş insanı gibi davranma yükümlülüğü, ticari defter tutma zorunluluğu, ticari işlerde daha yüksek faiz oranları ve fatura-teyit mektubu gibi özel ispat kolaylıkları bu ihtiyacın yansımalarıdır. Aynı biçimde ticari uyuşmazlıklarda özel bir yargı kolu olan Asliye Ticaret Mahkemesi görevlendirilmiş, konusu para olan taleplerde ise dava öncesi zorunlu arabuluculuk öngörülmüştür. Aşağıda ticaret hukukunun uygulamada en sık karşılaşılan başlıkları özetlenmiştir:

Ticari Şirketler
Anonim ve limited yapılar
Ticari Sözleşmeler
Kuruluş, ifa ve fesih
Kıymetli Evrak
Çek, bono, poliçe
Haksız Rekabet
Dürüstlüğe aykırı davranış
Ticari Alacak
Tahsil ve temerrüt
İflas ve Konkordato
Tasfiye ve yapılandırma

Tacir ve Ticari İş Kavramı

Ticaret hukukunun birçok kuralı, ancak tarafın tacir sayılması hâlinde uygulanır; bu nedenle tacir kavramı sistemin merkezindedir. Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten gerçek kişi tacir sayılır. Ticaret şirketleri (anonim, limited, kollektif, komandit) ile amacına ulaşmak için ticari işletme işleten dernek ve kamu kuruluşları da tacir kabul edilir. Tacir olmanın çeşitli sonuçları vardır: ticaret siciline kayıt, ticaret unvanı kullanma, ticari defter tutma, basiretli iş insanı gibi davranma ve ticari örf-âdete tabi olma bunların başında gelir.

Ticari iş ise TTK'da düzenlenen hususlarla ve bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiillerle kurulan iş ilişkisidir. Bir işlem taraflardan yalnızca biri için ticari sayılsa bile, kanunda aksi öngörülmedikçe diğer taraf için de ticari iş sayılır. Bu ayrımın pratik önemi büyüktür: ticari işlerde temerrüt faizi oranı, faizin faize yürütülmesi (bileşik faiz) imkânı, müteselsil sorumluluk karinesi ve zamanaşımı gibi konularda adi işlerden farklı kurallar geçerlidir.

Ticari dava ise, ya her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde (nispi ticari dava), ya da kanunun tarafların sıfatına bakmaksızın ticari saydığı hâllerde (mutlak ticari dava) söz konusu olur. Bir davanın ticari sayılıp sayılmaması, hangi mahkemenin görevli olacağını ve zorunlu arabuluculuk gibi dava şartlarının uygulanıp uygulanmayacağını doğrudan etkiler. Bu nedenle uyuşmazlığın niteliğinin baştan doğru belirlenmesi, sürecin sağlığı bakımından kritiktir.

Ticari Şirketler: Anonim ve Limited Şirket

Ticari faaliyetin en yaygın örgütlenme biçimi sermaye şirketleridir. Anonim şirket ve limited şirket, ortakların sorumluluğunun kural olarak şirkete koydukları sermaye ile sınırlı olduğu, tüzel kişiliğe sahip yapılardır. Bu şirketlerde ortakların kişisel malvarlığı, kural olarak şirket borçlarından doğrudan sorumlu tutulmaz; ancak kamu borçları ve bazı özel hâller bakımından istisnalar bulunur.

Anonim Şirket

Sermaye paylara bölünür, pay senedi çıkarılabilir ve hisse devri kural olarak daha kolaydır. Yönetim kurulu ve genel kurul yapısıyla yönetilir; büyük ölçekli, çok ortaklı ve halka açılmaya elverişli faaliyetler için tercih edilir. Denetim ve şeffaflık yükümlülükleri daha kapsamlıdır.

Limited Şirket

Esas sermaye paylarına bölünür; pay devri kural olarak yazılı şekil, noter onayı ve genel kurul kararı gerektirir. Müdürler eliyle yönetilir. Ortak sayısı sınırlıdır ve daha küçük-orta ölçekli işletmeler için pratik bir yapı sunar. Ortakların kamu borçlarından sorumluluğu ayrıca değerlendirilir.

Şirketler hukuku yalnızca kuruluşla sınırlı değildir; sermaye artırımı ve azaltımı, pay devri, genel kurul kararlarının alınması ve iptali, yönetim organının sorumluluğu, ortaklıktan çıkma ve çıkarılma, şirket birleşme-bölünme-tür değiştirme işlemleri ile şirketin sona ermesi ve tasfiyesi de bu alanın kapsamındadır. Özellikle genel kurul kararlarının iptali ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu davaları uygulamada sık karşılaşılan ve teknik değerlendirme gerektiren konulardır.

Doğru şirket türünün seçimi; faaliyetin ölçeği, ortaklık yapısı, sermaye ihtiyacı, vergi ve sorumluluk beklentileri birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır. Kuruluş aşamasında hazırlanan ana sözleşmenin ve ortaklar arasındaki pay sahipliği sözleşmelerinin özenle düzenlenmesi, ilerideki uyuşmazlıkların önlenmesinde belirleyicidir. Bu nedenle şirket kuruluşu ve yapısal değişikliklerde hukuki destek almak yerinde olur.

Ticari Sözleşmeler

Ticari hayatın omurgasını sözleşmeler oluşturur. Alım-satım, bayilik ve distribütörlük, tek satıcılık, franchise, acentelik, taşıma, tedarik, kredi ve teminat sözleşmeleri ticari ilişkilerde sıkça karşılaşılan sözleşme tipleridir. Ticari sözleşmeler, TBK'nın genel hükümleriyle birlikte TTK'nın özel düzenlemelerine ve ticari örf-âdet kurallarına tabidir. Tacirler arasındaki ilişkilerde, tarafların basiretli iş insanı gibi davranması beklenir; bu ölçüt, sözleşmenin yorumunda ve tarafların özen yükümlülüğünün belirlenmesinde etkilidir.

Ticari sözleşmelerde şekil, ispat ve teyit kuralları önem taşır. Örneğin bir sözleşmenin kurulmasının ardından gönderilen fatura, belli süre içinde itiraz edilmezse içeriği kabul edilmiş sayılabilir; benzer biçimde teyit mektupları da ispat kolaylığı sağlar. Ticari defterlerin usulüne uygun tutulması, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta lehe veya aleyhe delil oluşturabilir. Bu nedenle ticari ilişkinin her aşamasında yazışmaların, fatura ve irsaliyelerin, mutabakat belgelerinin düzenli tutulması ispat açısından belirleyicidir.

Sözleşmelerde cezai şart, teminat, yetki ve tahkim şartları gibi hükümler, uyuşmazlık çıktığında tarafların konumunu doğrudan etkiler. Tahkim şartı bulunan sözleşmelerde uyuşmazlık mahkeme yerine hakem heyetince çözülür; yetki şartı ise davanın hangi yer mahkemesinde görüleceğini belirleyebilir. Sözleşmenin ihlali hâlinde aynen ifa, sözleşmeden dönme, tazminat ve cezai şartın talebi gibi seçenekler gündeme gelir. Sözleşmenin baştan dengeli ve açık biçimde kaleme alınması, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümünü kolaylaştırır.

Kıymetli Evrak: Çek, Bono ve Poliçe

Ticari ödemelerin ve kredinin vazgeçilmez araçları olan kambiyo senetleri; çek, bono (emre yazılı senet) ve poliçeden oluşur. Bu senetler, içerdikleri hakkın senetten ayrı ileri sürülemediği kıymetli evraktır ve dolaşım kolaylığı ile alacaklıya güçlü ispat ve takip imkânı sağlar. Kambiyo senetlerinin geçerliliği, kanunda öngörülen şekil şartlarının senet üzerinde bulunmasına bağlıdır; zorunlu bir unsurun eksikliği senedin kambiyo senedi vasfını kaybetmesine yol açabilir.

Çek, bir bankaya hitaben düzenlenen ve görüldüğünde ödenmesi gereken bir ödeme aracıdır. Karşılığının bulunmaması hâlinde çekin karşılıksız işlemi yapılır; bu durum hem hukuki takip hem de şikâyete bağlı cezai sonuçlar doğurabilir, çek düzenleme ve hesap açma yasağı gündeme gelebilir. Bono, düzenleyenin belirli bir bedeli ödemeyi kayıtsız şartsız üstlendiği bir kredi aracıdır. Poliçe ise düzenleyenin bir başkasına, üçüncü kişiye ödeme yapması yönünde verdiği havaledir. Her üç senet de ciro yoluyla devredilebilir ve iyiniyetli hamile güçlü koruma sağlar.

Kambiyo senetlerine dayalı alacaklar, kambiyo senetlerine özgü icra takibi ile hızlı biçimde takip edilebilir. Bu takipte borçluya ödeme için on gün, itiraz için beş gün süre verilir; itiraz doğrudan icra mahkemesine yapılır ve kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz. Kambiyo senetlerinde zamanaşımı süreleri kısadır ve senedin türüne göre değişir; bu nedenle senedin vadesinin, ibraz sürelerinin ve zamanaşımının yakından izlenmesi büyük önem taşır. Süre kaçırıldığında, güçlü bir takip imkânı sağlayan kambiyo yolu kapanabilir.

Cari Hesap ve Ticari Alacakların Tahsili

Sürekli iş ilişkisi içindeki tacirler, karşılıklı alacak ve borçlarını tek tek talep etmek yerine cari hesap sözleşmesiyle bir hesaba kaydedip belirli dönemlerde bakiyeyi tespit etmeyi tercih edebilir. Cari hesapta, dönem sonunda tespit edilen bakiye muaccel hâle gelir ve tanınan (kabul edilen) bakiye üzerinden alacak talep edilebilir. Cari hesap kayıtlarının ve dönem sonu mutabakatlarının düzenli tutulması, alacağın ispatı bakımından belirleyicidir.

Ticari alacağın vadesinde ödenmemesi hâlinde alacaklının önünde birden çok yol bulunur. Elinde çek, bono gibi bir senet varsa kambiyo takibi; ilam ya da ilam niteliğinde belge varsa ilamlı icra; belge yoksa ilamsız icra ya da doğrudan alacak davası yolları gündeme gelir. Konusu para olan alacak taleplerinde dava açmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerektiği unutulmamalıdır.

Tacirler arasındaki ticari işlerde, vade belliyse borçlu ihtar gerekmeden temerrüde düşebilir ve alacaklı temerrüt faizi talep edebilir. Ticari işlere uygulanan avans faiz oranı, genellikle adi işlerdeki yasal faizden yüksektir. Faizin türü, oranı ve başlangıç tarihi davada ayrıca değerlendirildiğinden, alacak talebinin baştan doğru kurgulanması tahsil edilecek tutarı doğrudan etkiler. Alacağın niteliğine, elinizdeki belgeye ve borçlunun durumuna göre en uygun tahsil yolunun seçilmesi için hukuki değerlendirme yapılması yerinde olur.

Haksız Rekabet

Haksız rekabet, rakipler arasındaki veya tedarikçilerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen, dürüstlük kurallarına aykırı ticari uygulama ve davranışlardır. TTK, haksız rekabetin genel bir tanımını yapmakla birlikte, uygulamada sık görülen hâlleri örnekleyerek düzenlemiştir. Bunlar arasında rakibi ya da mallarını kötüleme, yanıltıcı beyan ve reklamlarla haksız üstünlük sağlama, başkasının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma, iş sırlarını hukuka aykırı biçimde elde etme ve kullanma, karıştırılma tehlikesi yaratma (iltibas) ve iş şartlarına uymama gibi davranışlar yer alır.

Haksız rekabete uğrayan kişi çeşitli taleplerde bulunabilir. Bunlar; tespit (fiilin haksız rekabet oluşturduğunun belirlenmesi), men (fiilin durdurulması), ref (haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılması), maddi ve manevi tazminat ve koşulları varsa mahkeme kararının ilanı talepleridir. Bazı hâllerde haksız rekabet fiilleri cezai sorumluluk da doğurabilir. Zararın ve kusurun ispatı, özellikle yanıltıcı reklam ve iltibas iddialarında teknik ve titiz bir değerlendirme gerektirir.

Haksız rekabet davaları Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür ve çoğunlukla bilirkişi incelemesini, piyasa ve tüketici algısına ilişkin değerlendirmeleri gerektirir. Marka, tasarım ve patent gibi sınai mülkiyet haklarıyla kesiştiği durumlarda uyuşmazlık, ihtisas mahkemelerinin görev alanına da girebilir. Bu nedenle haksız rekabet iddialarında, olayın hem ticaret hukuku hem de fikri-sınai haklar boyutuyla birlikte değerlendirilmesi önem taşır.

Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk (Dava Şartı)

Ticari uyuşmazlıkların önemli bir bölümünde, mahkemeye başvurmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda, doğrudan açılan dava, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle usulden reddedilir. Bu düzenlemenin amacı, uyuşmazlıkların yargı önüne gelmeden hızlı ve daha az maliyetli biçimde çözülmesini sağlamaktır.

Arabuluculuk süreci nasıl işler?

Başvuru, taraflardan birinin adliyedeki arabuluculuk bürosuna müracaatıyla başlar; büro bir arabulucu görevlendirir. Arabulucu, tarafları belirlenen süre içinde bir araya getirerek anlaşma sağlamaya çalışır. Süreç, kanunda öngörülen kısa bir süre içinde tamamlanmaya çalışılır. Taraflar anlaşırsa anlaşma belgesi düzenlenir; anlaşılamazsa son tutanakla dava yolu açılır.

Arabuluculuğun hukuki sonuçları bakımından birkaç nokta öne çıkar. Arabulucuya başvuru, süresi içinde yapıldığında zamanaşımını durdurur ve hak düşürücü sürelerin işlemesini engeller; bu, alacağın kaybedilmemesi açısından önemli bir korumadır. Taraflar arabuluculukta anlaşırsa ve anlaşma belgesi kanuni koşulları taşırsa, bu belge ilam niteliğinde sayılabilir ve doğrudan icraya konabilir; ayrıca dava açmaya gerek kalmaz.

Arabuluculuk süreci sona erdiğinde düzenlenen son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunludur; aksi hâlde mahkeme dava şartı eksikliğini re'sen dikkate alır. Bu nedenle ticari bir alacak veya tazminat talebiniz doğduğunda, sürecin doğru başlatılması ve arabuluculuk aşamasının usulüne uygun yürütülmesi büyük önem taşır. Anlaşma ihtimalini artırmak ve olası dava aşamasına hazırlıklı girmek için bu süreçte hukuki destek almak yararlı olur.

Görevli ve Yetkili Mahkeme: Asliye Ticaret Mahkemesi

Ticari uyuşmazlıklarda görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi, sürecin sağlığı için kritiktir; yanlış belirleme görevsizlik veya yetkisizlik kararına ve zaman kaybına yol açar:

Uyuşmazlık TürüGörevli / Yetkili Mahkeme
Ticari alacak, sözleşme ve tazminat davalarıAsliye Ticaret Mahkemesi
Şirketler hukukundan doğan uyuşmazlıklar (genel kurul iptali, sorumluluk)Asliye Ticaret Mahkemesi
Haksız rekabet davalarıAsliye Ticaret Mahkemesi
İflas ve konkordato talepleriAsliye Ticaret Mahkemesi
Kambiyo takibine itiraz ve şikâyetİcra Hukuk Mahkemesi
Ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde ticari davalarAsliye Hukuk Mahkemesi (ticaret sıfatıyla)
Yer bakımından yetki — Maltepe

Yer bakımından yetki kural olarak davalının yerleşim yerine göre belirlenir; sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa yeri ve tacirler arasında geçerli yetki sözleşmesi de gündeme gelebilir. Maltepe'da doğan ticari uyuşmazlıklar, yetki kurallarına göre Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür.

Ticari davalarda, tacir olan taraflar aralarında yazılı bir yetki sözleşmesi yaparak belirli bir yer mahkemesini yetkili kılabilirler; bu, uygulamada sözleşmelere sıkça konan bir hükümdür. Ayrıca sözleşmede tahkim şartı bulunuyorsa, uyuşmazlık devlet mahkemesi yerine hakem veya hakem heyeti tarafından çözülür. Bu nedenle dava açmadan önce sözleşme metnindeki yetki ve tahkim hükümlerinin dikkatle incelenmesi, doğru mercie başvurulması bakımından zorunludur.

Maltepe'da Ticari Dava Nasıl Açılır? Süreç Adımları

Ticari bir dava, birbirini izleyen belirli aşamalardan oluşur. Aşağıda konusu para alacağı olan tipik bir ticari davanın akışı özetlenmiştir; uyuşmazlığın türüne göre bazı adımlar ve süreler farklılık gösterebilir:

1
Ön Değerlendirme

Sözleşme, fatura, senet, yazışma ve ticari defterler incelenir; uyuşmazlığın ticari nitelikte olup olmadığı, görevli mahkeme ve zamanaşımı belirlenir.

2
Zorunlu Arabuluculuk

Konusu para olan alacak/tazminat taleplerinde dava açmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurulur. Anlaşma sağlanamazsa son tutanak alınır.

3
Dava Dilekçesi

Arabuluculuk son tutanağı eklenerek yetkili ve görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dava dilekçesi ve deliller sunulur, harçlar yatırılır.

4
Dilekçeler ve Ön İnceleme

Cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri teati edilir; ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık noktaları ve deliller belirlenir.

5
Tahkikat ve Bilirkişi

Tanık, belge ve gerekiyorsa bilirkişi incelemesiyle deliller değerlendirilir; ticari defterler ve hesap incelemeleri bu aşamada yapılır.

6
Karar ve Kanun Yolu

Mahkeme kararını verir; taraflar süresinde istinaf ve koşulları varsa temyiz yoluna başvurabilir. Kesinleşen karar icraya konabilir.

Bu aşamaların her biri kendi içinde süre ve usul kuralları barındırır. Özellikle cevap dilekçesi verme, delil bildirme ve kanun yoluna başvuru süreleri hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması telafisi güç sonuçlar doğurur. Ticari davalarda bilirkişi incelemeleri ve ticari defter tetkikleri süreci uzatabildiğinden, dosyanın baştan sona planlı yürütülmesi hem zaman hem de hak kaybının önlenmesi bakımından önemlidir.

Ticari Davalarda Zamanaşımı ve Süreler

Ticaret hukukunda süreler, alacağın esasına ilişkin zamanaşımı süreleri ile dava ve takip işlemlerine ilişkin usul süreleri olarak iki katmanda karşımıza çıkar. Zamanaşımı, uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre değişir. Genel ticari alacaklarda kural olarak beş yıllık zamanaşımı uygulanabilirken, bazı sözleşme türleri ve talepler için farklı süreler öngörülmüştür. Sözleşmeden doğan bazı alacaklarda on yıllık genel süre gündeme gelebilir.

Kambiyo senetlerinde (çek, bono, poliçe) zamanaşımı süreleri kısadır ve senedin türüne, tarafların konumuna (hamil, ciranta, düzenleyen) göre değişir. Bu senetlerde ibraz süreleri ve zamanaşımının kaçırılması, güçlü bir takip imkânı olan kambiyo yolunun kapanmasına yol açar. Haksız rekabet ve sorumluluk davalarında ise fiilin ve failin öğrenilmesinden başlayan ve fiilin gerçekleşmesinden itibaren işleyen ayrı süreler söz konusudur.

Usul süreleri de en az esas süreler kadar önemlidir. Cevap dilekçesi verme, delil bildirme, istinaf ve temyiz süreleri gibi hak düşürücü süreler kaçırıldığında telafisi çoğu zaman mümkün değildir. Ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurunun zamanaşımını durdurduğu, arabuluculuk sürecinde geçen sürenin zamanaşımına eklenmediği gözden kaçırılmamalıdır. Sürelerin doğru hesaplanması hem alacaklının hakkını korumak hem de savunma imkânlarının kaybedilmemesi bakımından belirleyicidir; bu nedenle somut alacağa uygulanacak sürenin bir avukatça değerlendirilmesi yerinde olur.

Sık Yapılan Hatalar

Ticari uyuşmazlıklarda yapılan hatalar çoğunlukla telafisi güç sonuçlar doğurur. Aşağıdaki başlıklar, uygulamada en sık karşılaşılan ve hak kaybına yol açan yanlışları özetler:

  • Arabuluculuğu atlamak: Konusu para olan ticari alacak/tazminat davasını arabuluculuğa başvurmadan açmak, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine yol açar.
  • Zamanaşımını kaçırmak: Özellikle kambiyo senetlerinin kısa zamanaşımı süreleri kaçırıldığında güçlü takip yolu kapanır.
  • Faturaya itiraz etmemek: Ticari teamüle göre süresinde itiraz edilmeyen faturanın içeriği kabul edilmiş sayılabilir.
  • Ticari defterleri ihmal etmek: Usulüne uygun tutulmayan defterler ispatta aleyhe sonuç doğurabilir.
  • Yetki-tahkim şartını gözden kaçırmak: Sözleşmedeki yetki veya tahkim şartı dikkate alınmadan yanlış mercie başvurmak sürecin baştan tıkanmasına neden olabilir.
  • Senet şekil şartlarını ihmal etmek: Zorunlu bir unsurun eksikliği, çek veya bononun kambiyo senedi vasfını kaybetmesine yol açabilir.

Bu hatalar, çoğu zaman ticaret hukukunun teknik ve süreye duyarlı yapısından kaynaklanır. Küçük görünen bir usul eksikliği bile alacağın tahsilini yıllarca geciktirebilir ya da haklı bir talebin dinlenememesine neden olabilir. Bu nedenle uyuşmazlığın başından itibaren planlı bir takvimle yürütülmesi ve kritik sürelerin izlenmesi büyük önem taşır.

Gerekli Belgeler

Bir ticari dava açmak ya da alacak takibi başlatmak için gereken belgeler, uyuşmazlığın türüne göre değişir. Aşağıda uygulamada sıkça istenen belgeler kategoriler hâlinde özetlenmiştir; somut dosyanızda ek belgeler gerekebilir:

Sözleşme ve İlişki Belgeleri

Ticari sözleşme ve ekleri, sipariş formları, bayilik/distribütörlük sözleşmeleri, e-posta ve resmî yazışmalar, mutabakat ve teyit mektupları.

Alacak ve Ödeme Belgeleri

Fatura ve irsaliyeler, çek/bono gibi senetler, banka dekontları, cari hesap ekstreleri ve varsa ihtarnameler.

Ticari Kayıt ve Sicil Belgeleri

Ticaret sicil kayıtları, ticari defterler, bilanço ve mali tablolar, şirket ana sözleşmesi ve genel kurul-yönetim kurulu kararları.

Süreç ve Temsil Belgeleri

Zorunlu arabuluculuk son tutanağı, avukatla takipte vekâletname ile taraf kimlik ve iletişim bilgileri.

Belgelerin eksiksiz, doğru ve düzenli olması hem davanın sağlıklı ilerlemesi hem de ispat kolaylığı bakımından belirleyicidir. Özellikle çek ve bono gibi senetlerin şekil şartlarını taşıması, hangi takip yolunun kullanılabileceğini doğrudan etkiler. Belgelerinizi bir araya getirdikten sonra dosyanızı bir avukatla değerlendirmeniz, doğru yol ve mercinin seçilmesine yardımcı olur.

Maltepe'da Ticaret Hukuku Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Ticaret hukuku; süreye duyarlı, teknik ve çok başlıklı bir alandır. Bu nedenle dosyanızı yürütecek avukatın bu alandaki deneyimi ve süreç yönetimi becerisi önem taşır. Aşağıdaki başlıklar, bir avukatla ilk görüşmede netleştirmenizde yarar olan konuları özetler:

Deneyim ve Uzmanlık

Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler, kambiyo takibi, haksız rekabet ve alacak tahsili gibi süreçlerde benzer dosya deneyimi.

Süreç ve Takvim

Zorunlu arabuluculuk, kritik sürelerin izlenmesi, dava ve icra aşamalarının planı ve dosyanın hangi aralıklarla güncelleneceği.

İletişim ve Şeffaflık

Gelişmelerin nasıl ve hangi sıklıkta bildirileceği, masraf ve vekâlet ücretinin baştan yazılı olarak açıklanması.

Yerel Deneyim

Maltepe ve Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi ve icra dairesi uygulamalarına aşinalık, tebligat ve süreç yönetiminde pratik yaklaşım.

İlk görüşmede dosyanızın gerçekçi bir değerlendirmesini istemeniz, olası sonuç senaryolarını ve maliyetleri anlamanız açısından yararlıdır. Kesin sonuç ya da "kısa sürede tahsil garantisi" gibi vaatler yerine, sürecin nasıl yönetileceğine dair somut bir yol haritası sunan yaklaşım daha güvenilirdir. Aşağıdaki soruları görüşmede sormayı düşünebilirsiniz:

  • Uyuşmazlığım ticari nitelikte mi ve hangi mahkeme görevli?
  • Konusu para olan talebimde arabuluculuk zorunlu mu, süreç nasıl işler?
  • Elimdeki belge ve senetlere göre en uygun takip/dava yolu hangisi?
  • Uygulanacak zamanaşımı süresi ve faiz türü nedir?
  • Sürecin tahmini aşamaları, olası süreleri ve masrafları nelerdir?

Bu platformda listelenen avukatları; uzmanlık alanı, deneyimi ve iletişim tercihleri açısından karşılaştırarak dosyanıza uygun olanı seçebilirsiniz. Nihai kararı, dosyanızın özelliklerini bir avukatla birebir değerlendirdikten sonra vermeniz en sağlıklı yaklaşımdır.

İlgili Mevzuat

Ticaret hukuku uygulamasında başvurulan temel mevzuat aşağıda özetlenmiştir. Bu düzenlemeler zaman içinde değişebildiğinden, güncel metin ve içtihatların dikkate alınması önemlidir:

  • Türk Ticaret Kanunu (6102)
    Ticari işletme, tacir, ticaret şirketleri, kıymetli evrak, taşıma, sigorta ve haksız rekabete ilişkin temel kanun.
  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Sözleşme ve borç ilişkilerinin genel esasları, temerrüt, faiz, zamanaşımı ve tazminat hükümleri.
  • İcra ve İflas Kanunu (2004)
    Ticari alacakların cebri tahsili, kambiyo takibi, iflas ve konkordato süreçleri.
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Ticari davaların yargılama usulü, görev-yetki, deliller, tahkim ve kanun yolları.
  • Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (6325)
    Ticari davalarda dava şartı olan zorunlu arabuluculuğun usul ve esasları.

Mevzuatın yanı sıra Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da uygulamayı önemli ölçüde şekillendirir. Özellikle haksız rekabet, genel kurul kararlarının iptali, kambiyo senetleri ve ticari alacaklarda faiz gibi konularda içtihatların dikkate alınması, dosyanın doğru yürütülmesi için gereklidir. Güncel mevzuat ve içtihat değerlendirmesi için bir avukattan destek almanız önerilir.

Emsal İçtihat ve İlkeler

Aşağıdaki başlıklar, ticaret hukukunda yargı uygulamasında öne çıkan bazı ilkeleri genel biçimde özetler. Bunlar bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendi koşulları farklı sonuç doğurabilir:

İlke · Faturaya İtiraz

Ticari teamüle göre, alınan faturanın içeriğine belirli süre içinde itiraz edilmemesi, faturanın içeriğinin kabul edildiği yönünde değerlendirilebilir; bu durum ispat yükünü etkiler.

İlke · Ticari İşte Faiz

Tacirler arasındaki ticari işlerde, sözleşmede faiz kararlaştırılmamışsa ticari işlere uygulanan avans faiz oranı esas alınabilir; faizin türü ve başlangıcı ayrıca değerlendirilir.

İlke · Dava Şartı Arabuluculuk

Konusu para olan ticari alacak ve tazminat davalarında arabuluculuğa başvuru dava şartıdır; eksikliği re'sen dikkate alınarak dava usulden reddedilebilir.

İlke · Genel Kurul Kararının İptali

Kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararlarına karşı, süresinde ve usulüne uygun biçimde iptal davası açılabilir; süre kaçırıldığında dava dinlenmeyebilir.

Bu ilkeler, içtihatların yıllar içinde ortaya koyduğu genel eğilimleri yansıtır ve mevzuat değişiklikleriyle güncellenebilir. Dosyanıza uygulanabilecek güncel içtihatların değerlendirilmesi, uzmanlık ve dikkat gerektiren bir iştir. Bu nedenle somut olayınız için bir avukattan güncel içtihat analizi almanız yerinde olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Maltepe'da ticari dava hangi mahkemede açılır?

Ticari nitelikteki davalar kural olarak Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür. Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara Asliye Hukuk Mahkemesi ticaret mahkemesi sıfatıyla bakar. Bir uyuşmazlığın ticari sayılması için ya her iki tarafın tacir olması ve işin ticari işletmeyle ilgili olması ya da kanunun o işi doğrudan ticari dava saymış olması gerekir. Maltepe'da doğan ticari uyuşmazlıklar, yetki kurallarına göre Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nde çözülür. Görevli mahkemenin yanlış belirlenmesi görevsizlik kararına ve zaman kaybına yol açabilir.

Ticari davalarda arabuluculuk zorunlu mu?

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Yani arabuluculuk sürecine başvurulmadan doğrudan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Arabulucuya başvuru, süresi içinde yapıldığında zamanaşımını durdurur ve hak düşürücü süreleri işlemez hâle getirir. Taraflar arabuluculukta anlaşırsa düzenlenen anlaşma belgesi ilam niteliğinde sayılabilir ve doğrudan icraya konabilir. Anlaşma sağlanamazsa son tutanakla birlikte dava açma yolu açılır.

Anonim ve limited şirket arasındaki temel fark nedir?

Her ikisi de ortakların sorumluluğunun sınırlı olduğu sermaye şirketidir; ancak yapı ve işleyişleri farklıdır. Anonim şirkette sermaye paylara bölünür, hisse devri kural olarak daha kolaydır ve pay senedi çıkarılabilir; halka açılma ve büyük ölçekli yapılar için elverişlidir. Limited şirkette ortak sayısı ve devir usulü daha sınırlıdır, esas sermaye payının devri kural olarak noter onayı ve genel kurul kararı gerektirir. Vergi, sorumluluk ve ortakların kamu borçlarından sorumluluğu bakımından da farklılıklar bulunur. Doğru şirket türü, faaliyetin ölçeğine ve ortaklık yapısına göre seçilmelidir.

Karşılıksız çekte alacaklının hakları nelerdir?

Çekin karşılıksız çıkması hâlinde hamil, hem hukuki hem cezai yollara başvurabilir. Hukuki yönden çek, kambiyo senedine özgü icra takibine konu edilebilir; bu takipte itiraz süresi beş gündür ve itiraz doğrudan icra mahkemesine yapılır. Cezai yönden ise karşılıksız çek düzenleme, şikâyet üzerine yaptırıma bağlanmıştır ve icra ceza mahkemesinde görülür; çek bedelinin ödenmemesi hâlinde çek düzenleme ve hesap açma yasağı gibi sonuçlar doğabilir. Alacaklının bu yolları süresinde ve usulüne uygun kullanması, çek bedelinin tahsili bakımından belirleyicidir.

Ticari alacaklarda temerrüt faizi nasıl işler?

Ticari işlerde borçlu, sözleşmede kararlaştırılan vadede ödeme yapmazsa temerrüde düşer ve alacaklı temerrüt faizi talep edebilir. Tacirler arasındaki ticari işlerde, sözleşmede faiz oranı belirlenmemişse ticari işlere uygulanan avans faiz oranı esas alınabilir; bu oran genellikle adi işlerdeki yasal faizden yüksektir. Vade belli ise ihtar gerekmeden temerrüt kendiliğinden oluşabilir; vade belli değilse alacaklının ihtarı gerekir. Faizin başlangıç tarihi, oranı ve türü davada ayrıca değerlendirildiğinden, alacak talebinin baştan doğru kurgulanması önemlidir.

Haksız rekabet nedir ve hangi yaptırımları doğurur?

Haksız rekabet, dürüstlük kurallarına aykırı davranış ve ticari uygulamalarla rakiplerin, tüketicilerin veya piyasanın zarar görmesidir. Rakibi kötüleme, yanıltıcı reklam, iş sırlarının hukuka aykırı öğrenilmesi ve kullanılması, taklit ve karıştırılma tehlikesi yaratma gibi davranışlar bu kapsamda değerlendirilir. Haksız rekabete uğrayan kişi; fiilin durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ile kararın ilanı gibi taleplerde bulunabilir. Bazı hâllerde cezai sorumluluk da gündeme gelebilir. Bu davalar Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür ve teknik değerlendirme gerektirir.

Ticari davalarda zamanaşımı süreleri nelerdir?

Zamanaşımı, uyuşmazlığın türüne göre değişir. Genel ticari alacaklar bakımından kural olarak beş yıllık zamanaşımı uygulanabilirken, bazı sözleşme türleri ve talepler için farklı süreler öngörülmüştür. Kambiyo senetlerinde (çek, bono, poliçe) ise kısa ve özel zamanaşımı süreleri söz konusudur; bu süreler senedin türüne ve tarafların konumuna göre değişir. Haksız rekabet ve sorumluluk davalarında da ayrı süreler bulunur. Sürelerin doğru hesaplanması, alacağın kaybedilmemesi bakımından kritik olduğundan, somut alacağa uygulanacak zamanaşımının bir avukatça değerlendirilmesi yerinde olur.

Konkordato ile iflas arasındaki fark nedir?

İflas, borçlarını ödeyemeyen tacir ve kanunda sayılan kişilerin tüm malvarlığının tasfiye edilerek alacaklılara paylaştırıldığı toplu tasfiye yoludur; iflas kararını Asliye Ticaret Mahkemesi verir. Konkordato ise iflasa alternatif olarak, ödeme güçlüğü içindeki borçlunun faaliyetini sürdürerek borçlarını yeniden yapılandırmasını amaçlar. Mahkemeden önce geçici, sonra kesin mühlet alınır, konkordato komiseri atanır ve borçlunun sunduğu proje alacaklıların kanuni çoğunlukla kabulü ve mahkemenin tasdikiyle bağlayıcı hâle gelir. Konkordatoda amaç işletmenin ayakta kalması, iflasta ise malvarlığının tasfiyesidir.

Ticari sözleşmelerde uyuşmazlık çıkarsa ne yapılmalı?

Ticari sözleşmelerde uyuşmazlık çıktığında öncelikle sözleşme metni, ekleri, yazışmalar ve ticari defterler incelenmeli; sözleşmede tahkim veya yetkili mahkeme şartı bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Konusu para alacağı olan taleplerde dava açmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekir. Sözleşmede tahkim şartı varsa uyuşmazlık mahkeme yerine hakem heyetince çözülür. Delillerin (fatura, irsaliye, e-posta, mutabakat) baştan derli toplu tutulması ispat açısından belirleyicidir. Uyuşmazlığın niteliğine göre en uygun çözüm yolunun belirlenmesi için bir avukatla değerlendirme yapılması önerilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar