Madde 48 – (Değişik birinci fıkra: 30/5/1985 - 3209/1 md.)
Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların
paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından
yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme
idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere
ve faiz alınarak tecil olunabilir.[17]
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/6 md.) Şu kadar ki, amme borçlusunun
alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı ellibin (ikiyüzellibin)
Yeni Türk Lirasını (bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmaz.
Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu
teminat tutarı ellibin (ikiyüzellibin) Yeni Türk Lirasını aşan kısmın
yarısıdır. Cumhurbaşkanı; bu tutarı on katına kadar artırmaya, yarısına kadar
indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye ve alacaklı amme idareleri
itibarıyla bu hadler arasında farklı tutar belirlemeye yetkilidir.[18]
[19]
(Ek
fıkra: 31/1/1984 - 2975/6 md.) Borcunun tecilini talep
eden ancak, talepleri uygun görülmeyerek reddedilen borçlular söz konusu
borçlarını reddin tebliği tarihinden itibaren idarece 30 güne kadar
verilebilecek ödeme süresi içinde ödedikleri takdirde bu amme alacağı ödendiği
tarihe kadar faiz alınmak suretiyle tecil olunur.
Tecil
salahiyetini kullanacak ve bu salahiyeti devredecek olanlar, Devlete ait amme
alacaklarında ilgili vekiller, vilayet hususi idarelerine ait amme
alacaklarında valiler, belediyelere ait amme alacaklarında belediye
reisleridir.
(Değişik fıkra: 4/6/2008-5766/6 md.) Haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri
tutarınca teminat yerine geçer. Tecil edilen amme alacakları ile ilgili olarak
daha önce tatbik edilen ve borcun tamamını karşılayacak değerde olan hacizler,
yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminat iade edilir.
Ancak, mahcuz malların değeri tecil edilen borç tutarından az, zorunlu teminat
tutarından fazla olması halinde, tatbik edilen hacizler, tecil şartlarına uygun
olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarı mahcuz mal
değerinin altına inmediği müddetçe kaldırılmaz. Tecilli borca karşılık alınan
teminat ise, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan
tecilli borç tutarının zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda,
yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır.
(Değişik fıkra: 4/6/2008-5766/6 md.) Tecil salahiyetini kullanacak ve bu
salahiyeti devredecek olan makamlar; tecil edilecek amme alacaklarını tür ve
tutar olarak belirlemeye, amme borçlusunun faaliyetine devam edip etmediğini
esas alarak tecil edilecek alacakları tespit etmeye, tecilde taksit zamanlarını
ve diğer şartları tayin etmeye ayrıca 213 sayılı Kanuna göre Maliye
Bakanlığınca ilan edilen mücbir sebep hali kapsamındaki amme borçlularının,
mücbir sebep halinin sona erdiği tarihe kadar ödemeleri gereken amme borçları
ile mücbir sebep nedeniyle ödeme süreleri ertelenen amme borçlarını faiz
alınmaksızın veya yürürlükteki faiz oranından daha düşük faiz oranıyla tecil
etmeye yetkilidir.[20][21]
Tecil
şartlarına riayet edilmemesi, değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların
tamamlanmaması veya yerlerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme
alacağı muaccel olur. (Ek: 25/5/1995-4108/13 md.) Tecil edilen amme
alacağının gecikme zammı tatbik edilmeyen alacaklardan olması halinde,
ödenen tecil faizleri iade veya mahsup edilmez.
Vergiye
uyumlu mükelleflerin borçlarının tecili:
Madde 48/A- (Ek: 18/5/2017-7020/7 md.)
Devlete ait olup Maliye Bakanlığına
bağlı tahsil dairelerince takip edilen ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren
vergi, resim, harç ve cezalar ile bu alacaklara bağlı gecikme faizi ve gecikme
zammının vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların
paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından
yazı ile istenmiş olmak ve aşağıdaki şartları taşımak koşuluyla vadesi bir yılı
geçmemiş alacaklar, Maliye Bakanınca 36 ayı geçmemek üzere faiz ve teminat
alınarak tecil olunabilir.
Madde hükmünden yararlanacak
borçlunun;
1. Başvuru tarihi itibarıyla en az 3
yıl süreyle; ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri nedeniyle yıllık gelir
veya kurumlar vergisi mükellefi olması,
2. Başvuru tarihinden geriye doğru 3
yıla ait vergi beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş olması (Kanuni
süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra
düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali
sayılmaz.),
3. Bu madde kapsamına giren ve
başvuru tarihi itibarıyla vadesi 1 yılı geçmemiş borcunun borç ödemede
hüsnüniyet sahibi olmasına rağmen ödenememiş olması,
şarttır. Şu kadar ki, bu madde ile 48
inci maddeye göre tecil edilen veya özel kanunlara göre ödeme planına bağlanan
borcun bulunması madde hükmünden yararlanılmasına engel teşkil etmez.
Bu madde kapsamında tecil edilen
alacaklara, 48 inci maddeye göre belirlenen oranda faiz tatbik edilir.
Amme borçlusunun alacaklı tahsil
daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı beşyüz bin Türk lirasını
(bu tutar dâhil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranmaz. Bu tutarın üzerindeki
amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı beşyüz bin
Türk lirasını aşan kısmın %25’idir.
Cumhurbaşkanı;[22]
1. Teminatsız tecil tutarını;
yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye, zorunlu teminat
oranını %50’ye kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, yeniden kanuni orana
getirmeye,
2. Borçlunun çok zor durum hâlinin
tespitinde kullanılmak üzere varlıklar, yükümlülükler ve nakit akımlarını esas
alan mali göstergeler ile mali durumu tespite yarayan diğer ölçütlere dayalı
kriterleri belirlemeye, belirlenen kriterler çerçevesinde çok zor durum hâlini
derecelendirmeye ve bu dereceleri dikkate alarak;
a) Tecil süresini 60 aya kadar
uzatmaya,
b) Farklı faiz oranları belirlemeye,
3. Tecil edilecek gecikme zammını,
Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği Yurt İçi Üretici Fiyat
Endeksinin (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplatmaya,
4. Madde hükmünü, alacaklı diğer amme
idarelerini, alacak türlerini ve uyumlu borçlu kapsamına girebilecek borçlu
kriterlerini belirleyerek uygulatmaya (Devlete ait olup Maliye Bakanlığına
bağlı olanlar dışındaki tahsil dairelerince takip edilen alacaklar dâhil),
yetkilidir. Bu fıkranın (4) numaralı
bendindeki yetkinin kullanılması hâlinde bu madde ile Maliye Bakanına tanınan
yetkiler 48 inci maddede tanımlanan alacaklı amme idarelerinin tecile yetkili
makamları tarafından kullanılır.
Maliye Bakanı;
1. Tecil edilecek amme alacağını tür
ve tutar olarak belirlemeye,
2. Tecilde taksit zamanlarını,
ödemelerin başlayacağı ayı, tecil talep tarihini takip eden aydan başlamak
üzere 12 ayı geçmeyecek şekilde belirlemeye, ödeme dönemlerini, azami altı ayda
bir yapılacak şekilde düzenlemeye,
3. Tecilde diğer şartları
belirlemeye,
yetkilidir.
Maliye Bakanı, tecil yetkisini,
sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak şartıyla oluşturulacak tecil
komisyonlarına devredebilir. Komisyonların teşkili ile çalışma usul ve esasları
Maliye Bakanınca belirlenir.
Tecil şartlarına riayet edilmemesi
nedeniyle muaccel olan amme alacağının tecili, talep edilmesi hâlinde en fazla
iki defa geçerli sayılabilir.
Haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri
tutarınca teminat yerine geçer. Tecil edilen amme alacakları ile ilgili olarak
daha önce tatbik edilen ve borcun tamamını karşılayacak değerde olan hacizler,
yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminat iade edilir.
Ancak, mahcuz malların değeri tecil edilen borç tutarından az, zorunlu teminat
tutarından fazla olması hâlinde, tatbik edilen hacizler, tecil şartlarına uygun
olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarı mahcuz mal
değerinin altına inmediği müddetçe kaldırılmaz. Tecilli borca karşılık alınan
teminat ise, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan
tecilli borç tutarının zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda,
yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır.
Tecil edilen amme alacağının
ikimilyon Türk lirasını (bu tutar dâhil) aşmaması, mahcuz malın 10 uncu
maddenin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan mal olması ve bu
Kanuna göre belirlenmiş değerinin %50’sinden aşağı olmamak üzere satış
bedelinin %50’sinin tahsil dairesine ödenmesi şartıyla mahcuz malın satışına
izin verilir. Bu takdirde, kalan tecilli borç tutarı için zorunlu teminat
tutarını karşılayacak mahcuz mal ve/veya teminat bulunması şartıyla satılan mal
üzerindeki haciz kaldırılır. Bu hüküm ikimilyon Türk lirasını aşan tecilli borçlarda,
değeri ikimilyon Türk lirasına kadar olan mahcuz mallar için uygulanır.
Tecil şartlarına riayet edilmemesi
hâlinde tecil talep tarihinden itibaren 5 yıl geçmedikçe bu madde
hükümlerinden, sekizinci fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yararlanılamaz.
Bu madde kapsamında tecil edilen amme
alacakları hakkında 48 inci maddenin yedinci fıkrası hükümleri uygulanır ve
tecil edilen gecikme zammının (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanmış olması hâlinde gecikme zammı hesabı 51 inci maddeye göre
düzeltilir.
Muhtelif
kanunlarda vergi borcu bulunmadığına ilişkin şartları içeren hükümler
çerçevesinde 48 inci maddeye yapılan atıflar bu maddeye de yapılmış sayılır.
İcranın
kaza mercilerince tehiri: