Madde 79 –
(Değişik: 30/3/2006 – 5479/5 md.)
Hamiline yazılı olmayan veya cirosu
kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü
hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü
şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve
hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin
tebliği suretiyle yapılır. Tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz
bildirisi ile; bundan böyle borcunu ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve
amme borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu
menkul malı ancak tahsil dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna
verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın
bedelini tahsil dairesine ödemek zorunda kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve
beşinci fıkra hükümleri üçüncü şahsa bildirilir. Tahsil dairelerince düzenlenen
haciz bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi
vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu
tebligatlara elektronik ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak
tebliğe ve cevapların elektronik ortamda verilebilmesine ilişkin usûl ve
esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Tahsil dairelerince düzenlenen haciz
bildirileri; amme borçlusunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bankaların
şubelerine doğrudan veya mahallindeki tahsil dairesi aracılığı ile tebliğ
edileceği gibi Maliye Bakanlığınca belirlenecek tutarın üzerindeki alacaklar
için doğrudan bankaların genel müdürlüklerine de tebliğ edilebilir. Haciz
bildirisi bankanın genel müdürlüğüne de tebliğ edilmiş ise tüm şubelerini
kapsayacak şekilde beyanda bulunma yükümlülüğü bankanın genel müdürlüğüne
aittir.
Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü
şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin
tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın
telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu
gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren
yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü
şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır
ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur.
Herhangi bir nedenle itiraz süresinin
geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir
yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz
bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını
veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Menfi tespit davası
açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan türden
teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebilir.
Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve haciz varakasına dayanılarak
haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar,
takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren mahkeme tarafından
çözümlenir. Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine, haksız çıktığı
tutarın % 10'u tutarında ayrıca inkâr tazminatına hükmedilir.
Bu Kanun uyarınca kendisine tebliğ
edilen ödeme emrine karşı dava açıp itirazında kısmen veya tamamen haksız çıkan
üçüncü şahıs hakkında, menfi tespit davasının lehine sonuçlanması veya asıl
amme borçlusunun takip konusu amme alacağını tamamen ödemiş olması halinde, bu
Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Üçüncü şahıs, haciz bildirisi üzerine
yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde, alacaklı amme
idaresi bir yıl içinde, üçüncü şahsın yaptığı itirazın aksini genel
mahkemelerde açacağı davada ispat ederek, üçüncü şahsın İcra ve İflas Kanununun
338 inci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve borçlu
bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini isteyebilir.
Menkul malların aynen teslimi mümkün
olmadığı takdirde değeri ödenir. Üçüncü şahısların genel hükümler gereğince
asıl borçluya rücu hakları saklıdır.
Zor kullanma: