MADDE 18 – (1) Arabuluculuk faaliyeti sonunda
varılan anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir; anlaşma belgesi düzenlenmesi
hâlinde bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır.
(2) Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir
anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh
verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa,
anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, arabulucunun görev
yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Davanın görülmesi
sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra
edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep
edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır.
(3) İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi, çekişmesiz
yargı işidir ve buna ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılır. Ancak
arabuluculuğa elverişli olan aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme
duruşmalı olarak yapılır. Bu incelemenin kapsamı anlaşmanın içeriğinin
arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlıdır.
Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi için mahkemeye yapılacak olan
başvuru ile bunun üzerine verilecek kararlara karşı ilgili tarafından istinaf
yoluna gidilmesi hâlinde, maktu harç alınır. Taraflar anlaşma belgesini icra
edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir resmî işlemde kullanmak isterlerse,
damga vergisi de maktu olarak alınır.
(4) (Ek: 12/10/2017-7036/35 md.) Kanunlarda icra
edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve
avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile
arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma
belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.[6]
(5) (Ek: 12/10/2017-7036/24 md.) Arabuluculuk
faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar
hakkında taraflarca dava açılamaz.
BEŞİNCİ BÖLÜM[7]
Dava Şartı Olarak Arabuluculuk
Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 18/A- (Ek: 6/12/2018-7155/23 md.)
(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması
dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler
uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya
varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından
onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa
uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre
içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden
reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine
getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın
usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının
anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı
yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
(3) Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabuluculardan
bu madde uyarınca arabuluculuk yapmak isteyenleri, varsa uzmanlık alanlarını da
belirterek, görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet
komisyonlarına göre listeler ve listeleri ilgili komisyon başkanlıklarına
bildirir. Komisyon başkanlıkları, bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki
arabuluculuk bürolarına, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise
görevlendirecekleri sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gönderir.
(4) Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili
mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan
yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır.
(5) Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen
listeden büro tarafından belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi
bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir.
(6) Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması
hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini arabuluculuk bürosuna
verir. Büro, tarafların resmî kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini
araştırmaya da yetkilidir. İlgili kurum ve kuruluşlar, büro tarafından talep
edilen bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür.
(7) Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen
arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas
alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki
bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme
konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. (Ek cümle:28/3/2023-7445/36
md.) Avukatı bulunsa bile asıl tarafı da bilgilendirir. Bilgilendirme ve
davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar.
(8) Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili
olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf en geç ilk
toplantıda, yetkiye ilişkin belgeleri sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun
yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu, dosyayı derhâl ilgili sulh
hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim eder. Mahkeme, harç
alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda en geç bir hafta içinde
yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı büroya iade eder. Mahkeme
kararı büro tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu
hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilir. Yetki itirazının reddi durumunda
aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve dokuzuncu fıkrada belirtilen süreler
yeni görevlendirme tarihinden başlar. Yetki itirazının kabulü durumunda ise
kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir. Bu
takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi olarak
kabul edilir. Yetkili büro, beşinci fıkra uyarınca arabulucu görevlendirir.
(9) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği
tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde
arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir.
(10) Arabulucu; taraflara
ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması ya da
tarafların anlaşması yahut tarafların anlaşamaması hâllerinde arabuluculuk
faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl
arabuluculuk bürosuna bildirir.
(11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret
göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin
sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu
taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle
yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. (Değişik
ikinci cümle:7/11/2024-7531/25 md.) Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari
Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki
tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk
faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri
kendi üzerlerinde bırakılır.[8]
(12) Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda
anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin
eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça
taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci
Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz.
(13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara
ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten
az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik
ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden
ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları
hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça
taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci
Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca
karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.
(14) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından
yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya
varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması
hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet
Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
(15) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son
tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak
düşürücü süre işlemez.
(16) Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı
verilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesinin birinci fıkrasında,
ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı
İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava
açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği
tarihe kadar işlemez.
(Ek cümle:28/3/2023-7445/36
md.) Arabuluculuk
bürosuna başvurulmasından sonra, başvuran taraf aleyhine uyuşmazlık konusuyla
ilgili olarak icra takibi yapılması durumunda, başvuran tarafın bu takibe karşı
son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesi uyarınca menfi tespit davası açması ve talep
etmesi halinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin ikinci fıkrası
hükmü uygulanır.
(17) Arabuluculuk görüşmeleri, taraflarca aksi
kararlaştırılmadıkça, arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı bulunduğu adli
yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunun yetki alanı içinde yürütülür.
(18) Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif
uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim
sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin
hükümler uygulanmaz.
(19) İlgili kanunlarda dava şartı olarak arabuluculuğa
ilişkin kabul edilen özel hükümler saklıdır.
(20) Bu bölümde hüküm bulunmayan
hâllerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu Kanunun diğer hükümleri uygulanır.
Bazı uyuşmazlıklarda
dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 18/B- (Ek: 28/3/2023-7445/37 md.)
(1) Aşağıdaki
uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava
şartıdır:
a) Kiralanan
taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin
hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar.
b) Taşınır ve
taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin
uyuşmazlıklar.
c) 23/6/1965 tarihli
ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar.
ç) Komşu hakkından
kaynaklanan uyuşmazlıklar.
(2) Arabuluculuk süreci
sonunda tarafların anlaşması halinde anlaşma belgesi, taşınmazla ilgili olarak
kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslar gözetilmek suretiyle
düzenlenir.
(3) Bu madde kapsamında
düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin alınması
zorunlu olup bu şerh taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından taşınmazın
bulunduğu yer, diğer anlaşma belgeleri bakımından ise arabulucunun görev
yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. Mahkeme taşınmazla ilgili anlaşma
belgeleri bakımından yapacağı incelemede anlaşma içeriğini, arabuluculuğa ve
cebri icraya elverişli olup olmadığı ve taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer
alan sınırlamalar ile usul ve esaslara uyulup uyulmadığı yönünden denetler; bu
kapsamda kurum veya kuruluşlardan bilgi veya belge talep edebilir ve
gerektiğinde duruşma açabilir.
(4) Anlaşma belgesinin
icra edilebilirliğine ilişkin şerhin verilmesiyle ilgili diğer hususlar
hakkında 18 inci madde hükmü uygulanır.
(5) (Ek: 7/11/2024-7531/26
md.) Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına
ilişkin anlaşma belgesinin taraflarından biri, icra edilebilirlik şerhi
verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilir. Tapu
müdürlüğünce taşınmaza ilişkin mevzuatta öngörülen gerekli inceleme ve
değerlendirme yapıldıktan sonra resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi
yerine getirilir.
ALTINCI BÖLÜM
Arabulucular Sicili
Arabulucular sicilinin tutulması