Geçici Madde 6 – (Ek: 18/6/2010-5999/1 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/ 21 md.)
Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış
veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile
4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına
ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya
kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle
malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet
hakkından doğan talepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespiti ve diğer
işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak
işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır.
İdarenin daveti
veya malikin müracaatı üzerine, fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde
tesis edilen irtifak hakkının idarenin daveti veya malikin müracaat ettiği
tarihteki tahmini değeri; bu Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre
teşkil edilen kıymet takdir komisyonu marifetiyle, taşınmazın el koyma
tarihindeki nitelikleri esas alınmak ve bu Kanunun 11 inci ve 12 nci
maddelerine göre hesaplanmak suretiyle tespit edilir. Tespitten sonra, bu
Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre teşkil olunan uzlaşma
komisyonunca, idarenin daveti veya malikin müracaat tarihinden itibaren en geç
altı ay içinde 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliğ edilen bir yazı ile,
tahmini değer bildirilmeksizin, talep sahibi uzlaşma görüşmelerine davet
edilir.
Uzlaşma; idareye ait taşınmazın
trampası, idareye ait taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak tanınması veya imar
mevzuatı çerçevesinde başka bir yerde imar hakkı kullandırılması suretiyle veya
bunların mümkün olmaması hâlinde nakdi bedel üzerinden yapılabilir.
Uzlaşma görüşmeleri, hukuki veya
fiili engel bulunmadığı takdirde davete icabet tarihinden itibaren en geç altı
ay içinde sonuçlandırılır ve uzlaşmaya varılıp varılmadığı, malik veya
temsilcisi ile komisyon üyeleri tarafından imzalanan bir tutanağa bağlanır. Bu
tutanak ile uzlaşma görüşmelerine ilişkin bilgi ve belgeler, açılacak davalarda
taraflar aleyhine delil teşkil etmez. Uzlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde
uzlaşılan hakkın türünü, tanınma şart ve usullerini, nakdi ödemede bulunulacak
ise miktarını ve ödeme şartları ile taşınmazların tesciline veya terkinine dair
muvafakati de ihtiva eden bir sözleşme akdedilerek bu sözleşme çerçevesinde işlem
yapılır ve uzlaşma konusu taşınmazlar resen tapuya tescil veya terkin edilir.
Uzlaşılan bedel, bütçe imkanları dâhilinde
sonraki yıllara sâri olacak şekilde taksitli olarak da ödenebilir. Taksitli
ödeme süresince, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt
Faizine İlişkin Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir.
İdare ve malik arasında uzlaşma
sağlanamadığı takdirde, uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği tarihten
itibaren üç ay içinde malik veya idare tarafından bedel tespiti davası açılabilir.
Dava açılması hâlinde, fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen
irtifak hakkının dava tarihindeki değeri, ikinci fıkranın birinci cümlesindeki
esaslara göre mahkemece bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişi incelemesi
yapılmak suretiyle tespit ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya
terkinine hükmedilir. Tespit edilen bedel, bu maddenin sekizinci fıkrasına göre
idarece ödenir. Tescile veya terkine ilişkin hüküm kesin olup tarafların
hükmedilen bedele ilişkin temyiz hakkı saklıdır.
Bu madde kapsamında açılan davalarda
mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti
davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.
Kesinleşen mahkeme kararlarına
istinaden bu madde uyarınca ödemelerde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması
hâlinde, merkezi yönetim bütçesine dâhil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye
giderleri için öngörülen ödeneklerinin (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel
Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya
yönelik mal ve hizmet alımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin)
yüzde ikisi, belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri için en son
kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş
bütçe giderleri toplamının en az yüzde ikisi oranında yılı bütçelerinde pay
ayrılır. Kesinleşen alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam
tutarını aşması hâlinde, ödemeler, sonraki yıllara sâri olacak şekilde,
garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir. Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile
alacakların tutarları dikkate alınır. Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme kararı
gereğince nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları
da teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem
yapılabilir.
Bu maddenin bedele ilişkin hükümleri,
vuku bulduğu tarih itibarı ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el
koymadan dolayı açtıkları tazminat davası süre bakımından dava hakkının düştüğü
gerekçesiyle reddedilmiş olanlar hakkında da uygulanır. Evvelce açtıkları
davalar sonunda tazminat almaya hak kazanmış veya süre dışındaki sebeplerden
dolayı davaları reddedilmiş olanlar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
Ancak, gerek iç hukuka ve gerekse milletlerarası hukuka göre evvelce açtıkları
davalar sonunda hak kazanmış oldukları tazminat henüz ödenmemiş olanlara, idare
tarafından nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları
teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem
yapılabilir.
Vuku bulduğu tarih itibarı ile bu
maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı bu maddenin
yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde
hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin
yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri
dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin
neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması hâlinde, uzlaşmazlık
tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir. (Mülga üçüncü
cümle: 20/8/2016-6745/34 md.) Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya
kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır. Kararı kesinleşen davalara ise, bu
maddenin yalnızca sekizinci fıkra hükümleri uygulanır.
Bu madde uyarınca ödenecek olan
bedelin tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez.
(İptal onikinci fıkra: Anayasa
Mahkemesi’nin 13/11/2014 tarihli ve E.: 2013/95, K.: 2014/176 sayılı Kararı
ile.)
(İptal onüçüncü fıkra: Anayasa
Mahkemesi’nin 13/11/2014 tarihli ve E.: 2013/95, K.: 2014/176 sayılı Kararı
ile.)
(Ek fıkra:
3/11/2016-6754/40 md.) Bu madde uyarınca açılacak davalarda 15 inci maddede
düzenlenen bilirkişiliğe ilişkin hükümler uygulanır.