MADDE 38- Korkutulan, içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin
veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve
yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı ise, korkutma
gerçekleşmiş sayılır.
Bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı korkutmasıyla
sözleşme yapıldığında, bu hakkı veya yetkiyi kullanacağını açıklayanın, diğer
tarafın zor durumda kalmasından aşırı bir menfaat sağlamış olması hâlinde,
korkutmanın varlığı kabul edilir.
IV. İrade bozukluğunun
giderilmesi