Avukatın Arabuluculuk ve Bilirkişilik Yapması

Türk hukuk sisteminde avukatlık, salt mahkeme önünde savunmacılıktan ibaret değildir. Deneyimli bir avukat; birikimi, teknik donanımı ve hukukun işleyişini kavrama derinliğiyle arabuluculuk ve bilirkişilik gibi önemli rolleri de üstlenebilmektedir. Bu durum, hem hukukçular hem de vatandaşlar arasında merak konusu olmaya devam etmektedir: Avukat, uyuşmazlık çözümünün farklı boyutlarında aynı anda yer alabilir mi? Hangi koşullar gereklidir ve nerede bir sınır çizilmelidir?

Bu sorular yalnızca mesleki merak değil, pratik bir ihtiyaçtan doğmaktadır. Özellikle alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin yaygınlaştığı günümüzde, avukatların arabuluculuk ve bilirkişilik alanlarındaki rolü giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Yargı sisteminin iş yükünü hafifletmek, uyuşmazlıkları daha hızlı ve masrafsız çözmek adına bu mekanizmaların işlevselliği büyük ölçüde hukukçuların çok boyutlu katılımına bağlıdır. Bu yazıda, konuyu yasal dayanakları ve meslek etiği kurallarıyla birlikte kapsamlı biçimde ele alıyoruz.

KISACA

Avukatlar, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 12. maddesi çerçevesinde arabuluculuk ve bilirkişilik görevlerini yürütebilir; bu görevler avukatlıkla bağdaşan işler olarak kabul edilmektedir. Aynı uyuşmazlıkta çakışan roller üstlenmek, yani hem vekil hem arabulucu/bilirkişi olmak ise kesinlikle yasaktır ve meslek etiğine aykırıdır.

Avukatlıkla Bağdaşan İşler Nelerdir?

1136 sayılı Avukatlık Kanunu, avukatlığın yalnızca dava takibi ve hukuki danışmanlıktan oluşmadığını ortaya koymaktadır. Kanunun 12. maddesi, avukatların hangi işleri yapabileceğini ve hangi görevleri üstlenebileceğini belirli bir çerçeveye oturtmuştur. Buna göre avukatlar; yargı önünde savunuculuk yapmalarının yanı sıra, hakem, arabulucu veya bilirkişi sıfatıyla görev üstlenebilmekte, hukuki danışmanlık ve yayın faaliyetlerinde bulunabilmektedir. Kanun koyucu, avukatlık mesleğinin geniş bir hukuki hizmet yelpazesini kapsadığını öngörmüştür.

Bu yaklaşımın arkasında son derece tutarlı bir mantık yatmaktadır. Avukat, hukukun tüm dallarına ilişkin kapsamlı bir eğitim almış; hukuki uyuşmazlıkları farklı perspektiflerden değerlendirebilecek birikime sahiptir. Bu nitelikler, arabuluculuk gibi taraflar arasında köprü kurmayı gerektiren roller ile bilirkişilik gibi belirli alanlarda uzmanlaşmış teknik değerlendirme isteyen görevler için biçilmiş kaftandır. Ancak bu olanak, her durumda ve her rolde sınırsız biçimde kullanılabilir değildir; yasanın çizdiği sınırlar ve meslek etiği kuralları titizlikle gözetilmelidir.

Avukatlık Kanunu Madde 12 — Bağdaşan İşler

“Avukatlar, avukatlıkla birlikte hakem, arabulucu veya bilirkişi görevlerini yürütebilirler. Ayrıca hukuki danışmanlık, yayın faaliyeti ve öğretim gibi avukatlıkla bağdaşan başka işler de yapabilirler. Hangi işlerin avukatlıkla bağdaşıp bağdaşmadığı, genel kurul kararıyla belirlenir.”

Avukatın Arabulucu Olarak Görev Yapması

Arabuluculuk, tarafların bir uyuşmazlığı bağımsız ve tarafsız bir üçüncü kişinin yardımıyla, kendi iradeleriyle çözmeleri esasına dayanmaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, arabuluculuk mesleğine ilişkin usul ve esasları düzenlemiştir. Bu kanun kapsamında, bir avukat arabuluculuk lisansı alarak sicile kayıt yaptırıldıktan sonra profesyonel arabulucu sıfatıyla faaliyet gösterebilir.

Arabulucu olmak için öncelikle hukuk fakültesi mezunu olmak ve en az beş yıllık mesleki deneyime sahip bulunmak gerekmektedir. Avukatlar, bu eğitim ve deneyim şartını zaten karşıladıklarından dolayı arabuluculuk eğitimini tamamladıktan ve Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın sınavını geçtikten sonra sicile kayıt olabilirler. Zorunlu arabuluculuk kapsamına giren işçi-işveren uyuşmazlıkları ve ticari davalar özelinde deneyimli avukatların talebi giderek artmaktadır. Arabuluculukta avukat, bir tarafın savunuculuğunu değil; tarafların kendi çözümlerini bulmalarına zemin hazırlayan tarafsız bir kolaylaştırıcı rolünü üstlenir.

Arabuluculuğun zorunlu hale getirildiği alanlarda (iş hukuku, ticaret hukuku ve bazı tüketici uyuşmazlıkları) mahkemeye başvurmadan önce arabulucuya gidilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu durum, arabulucu sıfatıyla çalışan avukatların talep görmesini artırmakta ve alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmasını güçlendirmektedir. Bir avukat için arabuluculuk lisansı, kariyerini çeşitlendirme ve farklı bir hizmet kanalı açma açısından değerli bir araç niteliğindedir.

Arabuluculukta başarı, kimin daha güçlü argüman sunduğuyla değil, tarafların ortak bir paydada buluşabilmesiyle ölçülür. Avukat bu rolde kazanmak için değil, uzlaşıyı kolaylaştırmak için masaya oturur.

Avukatın Bilirkişi Olarak Görev Yapması

Bilirkişilik, mahkemelerin çözüme kavuşturmak istedikleri uyuşmazlıklarda özel ve teknik bilgiye ihtiyaç duydukları durumlarda başvurdukları bir kurumdur. 7101 sayılı Bilirkişilik Kanunu ile yeniden düzenlenen bu sistem; bölge adliye mahkemelerinde kurulan bilirkişilik bölge kurulları aracılığıyla, bilirkişilerin listeler halinde kaydedilmesi ve denetlenmesini öngörmektedir.

Avukatlar, hukukun belirli bir dalında —örneğin iş hukuku, ticaret hukuku, sözleşmeler hukuku ya da fikri mülkiyet hukuku— derinlemesine uzmanlaşmış olmaları halinde bilirkişilik yapabilirler. Bunun için belirlenen eğitim programlarını tamamlamak, en az beş yıllık kıdem şartını karşılamak ve ilgili bölge kuruluna kayıt olmak gerekmektedir. Bir avukatın bilirkişi sıfatıyla mahkemeye sunduğu rapor, taraflar için bağlayıcı nitelik taşımasa da hâkim üzerinde son derece belirleyici bir etki yaratabilir.

Bilirkişiliğin temel ilkesi tarafsızlıktır. Avukat, bilirkişi görevi üstlendiğinde belirli bir taraf lehine sonuç üretmek değil; nesnel ve bilimsel değerlendirmesini ortaya koymakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğü yerine getirememesi ya da taraflı davranması, hem hukuki hem de disiplin yaptırımlarına yol açabilmektedir. Nitekim yanlış veya yanıltıcı bilirkişi raporu düzenlemek Türk Ceza Kanunu kapsamında suç olarak tanımlanmıştır.

Çıkar Çatışması: En Kritik Sınır

Avukatın hem arabuluculuk hem de bilirkişilik yapabilmesinin önünde en önemli engel, çıkar çatışması yasağıdır. Bu yasak, birden fazla hukuki belgede farklı biçimlerde ifade edilmiş olmakla birlikte temeli aynıdır: Bir hukukçu, aynı uyuşmazlıkta birbirine rakip ya da uyumsuz rolleri eş zamanlı üstlenemez.

Örneğin bir avukat, belirli bir davada A şirketinin vekilliğini üstlendikten sonra aynı dava ya da yakından bağlantılı uyuşmazlıkta bilirkişilik yapamazı. Benzer şekilde, bir arabuluculuk sürecinde taraflardan birini müvekkil olarak temsil etmiş olan avukat, o süreçte arabulucu olamaz. Bu yasağın arkasında, adil yargılanma hakkının ve tarafsız uyuşmazlık çözümünün güvencesi bulunmaktadır. Meslek etiği kuralları bunu açık biçimde yasaklamaktadır.

Çıkar çatışması yalnızca aktif davalarda değil, geçmiş avukatlık ilişkilerinden kaynaklanan durumlarda da gündeme gelebilir. Daha önce müvekkil olarak hizmet verilen bir kişinin taraf olduğu uyuşmazlıkta bilirkişi ya da arabulucu olmak, bu eski ilişkiden doğabilecek önyargı riski nedeniyle sorunlu kabul edilebilir. Türkiye Barolar Birliği meslek kuralları, bu tür durumları dürüstlük ve tarafsızlık ilkeleri çerçevesinde ele almaktadır.

Arabuluculuk

Tarafsız bir kolaylaştırıcı olarak tarafların kendi çözümlerini bulmalarına yardımcı olur. Zorunlu arabuluculuk kapsamında (iş, ticaret) mahkeme öncesi başvuru şartı aranır. Lisans ve sicil kaydı zorunludur.

Bilirkişilik

Mahkemenin ihtiyaç duyduğu özel ve teknik bilgiyi nesnel bir raporla sunar. Bölge kuruluna kayıt ve eğitim şartı aranır; rapor taraflı hazırlanamaz.

Avukatlık (Vekillik)

Müvekkilin çıkarlarını kararlılıkla savunur; mahkeme önünde ve dışında aktif bir taraf temsilcisidir. Diğer rollerle aynı uyuşmazlıkta çakışamaz.

Zorunlu Arabuluculuk ve Avukatın Rolü

Türkiye, 2018 yılından itibaren işçi-işveren uyuşmazlıkları ile ticari davalar için zorunlu arabuluculuk sistemine geçmiştir. Bu düzenleme, arabuluculuk kurumuna olan talebi dramatik biçimde artırmış; dolayısıyla arabulucu sıfatıyla çalışan avukatların sayısı ve önemi de hızla yükselmiştir. Günümüzde mahkemelerde uzun yıllar sürebilecek bir ticari uyuşmazlık, arabuluculuk süreciyle birkaç seans içinde çözüme kavuşturulabilmektedir.

Avukat kökenli arabulucuların bu alanda sağladığı en önemli katkı, hukuki çerçeveyi ve riskleri taraflara açıklayabilme kapasitesidir. Bir arabulucu olarak avukat, tarafların haklarından ve yükümlülüklerinden haberdar olmalarını kolaylaştırır; ancak hiçbir zaman bir tarafa hukuki tavsiye vermez. Bu ince sınır, arabuluculuk etik kurallarının en hassas noktalarından birini oluşturmaktadır. Arabuluculuk görevi tamamlandıktan sonra, avukat o süreçte edindiği bilgileri başka bir görevde kullanamazı.

Bilirkişilik Eğitimi ve Listeler

7101 sayılı Bilirkişilik Kanunu kapsamında oluşturulan yeni sistem, bilirkişilik görevinin ciddiyetini ve niteliğini artırmayı hedeflemektedir. Eskiden mahkemelerin tanıdıkları kişileri gayriresmî olarak bilirkişi atadığı dönemin aksine, artık standart eğitim, sınav ve listeler zorunludur. Bu gelişme, hukukçu kökenli bilirkişilerin sisteme dahil edilmesini kolaylaştırmıştır.

Avukatlar hangi alanlarda bilirkişilik yapabilir? Pratik hayatta en çok karşılaşılan örnekler şunlardır: İş hukuku uyuşmazlıklarında kıdem-ihbar tazminatı hesaplama ilkelerine ilişkin hukuki bilirkişi görüşleri, ticari sözleşmelerin yorumlanması gereken davalarda sözleşme hukuku bilirkişiliği, fikri mülkiyet ihlali davalarında lisans değerlendirmeleri ve tüketici uyuşmazlıklarında hukuki nitelendirme görüşleri bunların başında gelmektedir. Tüm bu alanlarda avukat, mesleki deneyimini tarafsız bir teknik otorite olarak mahkemeye sunar.

Yanlış bilinen

Avukat hem bir davanın vekilliğini yapabilir hem de aynı davada bilirkişi veya arabulucu olabilir. Ya da geçmişte müvekkil olarak hizmet verdiği kişinin aleyhine açılan davada bilirkişi olmasında herhangi bir sakınca yoktur.

Doğrusu

Aynı uyuşmazlıkta çakışan roller kesinlikle yasaktır. Bir avukat, aynı davada hem vekil hem arabulucu veya bilirkişi olamaz. Geçmiş müvekkil ilişkisi de çıkar çatışması riski yaratabilir ve meslek etiği kuralları gereğince görevden çekilme yükümlülüğü doğurabilir.

Baro Kayıt Durumu ve Meslek Etiği Yükümlülükleri

Avukat, arabuluculuk veya bilirkişilik görevini üstlenirken baroyla olan ilişkisi kesintisizce devam etmektedir. Baro üyeliği, meslek etiği kurallarına tabi olmak ve disiplin denetimine açık olmak anlamına gelir. Arabuluculuk ya da bilirkişilik sırasında işlenen etik ihlaller, hem ilgili kanunlar kapsamında hem de avukatlık disiplin hukuku çerçevesinde yaptırıma konu olabilir.

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları; dürüstlük, bağımsızlık, tarafsızlık ve sır saklama gibi temel ilkeleri tüm avukatlık faaliyetleri için geçerli kılmaktadır. Bu ilkeler, arabuluculuk veya bilirkişilik sırasında da geçerliliğini korur. Arabuluculuk görevi kapsamında öğrenilen bilgilerin gizliliği, bilirkişilik raporunun tarafsız ve dürüst kaleme alınma zorunluluğu; bunlar meslek etiğinin vazgeçilmez unsurlarıdır.

Ayrıca, baro levhasında kayıtlı bulunmakla birlikte aktif avukatlık yapmayan kişilerin bazı durumlarda bilirkişilik ya da arabuluculuk yaptığı görülmektedir. Bunun hukuki durumu farklı değerlendirilebilir; ancak genellikle sorun yaratmamaktadır. Meseleyi belirleyen, somut çatışma değil; somut uyuşmazlıkta hangi rollerin eş zamanlı üstlenildiğidir.

Anahtar Çıkarımlar

  • Avukatlık Kanunu m.12 uyarınca arabuluculuk ve bilirkişilik, avukatlıkla bağdaşan işler olarak kabul edilmektedir.
  • Her iki görev için de ayrı lisans/kayıt şartları mevcuttur; bu koşulları taşıyan avukat söz konusu görevleri yürütebilir.
  • Aynı uyuşmazlıkta birden fazla çatışan rol üstlenmek —hem vekil hem arabulucu/bilirkişi olmak— kesinlikle yasak olup disiplin yaptırımı doğurur.
  • Meslek etiği kuralları, baro levhasında kayıtlı olduğu sürece avukatı her rolde bağlamaya devam eder; tarafsızlık ve gizlilik temel yükümlülüklerdir.

Sıkça Sorulan Sorular

Avukat, arabuluculuk yaparken ücret alabilir mi?

Evet. Arabuluculuk ücreti taraflarca serbestçe kararlaştırılabilir; zorunlu arabuluculukta ise Adalet Bakanlığı'nca yayımlanan arabuluculuk asgari ücret tarifesi geçerlidir. Avukat-arabulucu bu ücreti alırken hem arabuluculuk mevzuatına hem de baro kurallarına uymakla yükümlüdür.

Avukat bilirkişilik yaptığında avukatlık kimlik bilgilerini kullanabilir mi?

Bilirkişilik raporlarında avukat, varsa uzmanlık alanını ve bilirkişilik siciline kayıtlı olduğunu belirtir. Avukat kimliğini ön plana çıkarmak, tarafsızlık izlenimini zedeleyebileceğinden dikkatli olunması önerilir. Temel kimlik, bilirkişilik sicil kaydıdır.

Aynı avukat, farklı davalarda hem vekil hem de arabulucu olarak görev yapabilir mi?

Farklı ve birbirinden bağımsız uyuşmazlıklarda evet. Yasaklanan durum, aynı ya da yakından ilişkili uyuşmazlıkta birden fazla çatışan rolü eş zamanlı üstlenmektir. Bağımsız davalarda her iki görevi ayrı ayrı yürütmek hukuken mümkündür.

Avukat bilirkişilik için hangi eğitimi almak zorundadır?

Adalet Bakanlığı'nca onaylanan bilirkişilik temel eğitimi (en az 36 saat) ve alan eğitimi tamamlanmalıdır. Akabinde bilirkişilik bölge kuruluna başvuru yapılarak sicile kaydolunması gerekmektedir. Beş yıllık mesleki kıdem şartı da aranmaktadır.

Arabuluculuk görevi sırasında öğrenilen bilgiler daha sonra avukatlık faaliyetinde kullanılabilir mi?

Hayır. Arabuluculuk sürecinde edinilen bilgiler gizlilik ilkesiyle korunmaktadır; bu bilgilerin herhangi bir yargısal ya da hukuki süreçte kullanılması yasaktır. Bu kural, hem arabuluculuk kanunundan hem de meslek etiği yükümlülüklerinden kaynaklanmaktadır.

Sonuç

Avukatın arabuluculuk ve bilirkişilik yapması, meslekle tam uyumlu ve hukuk sistemine değerli katkılar sunan bir uygulama olarak giderek yaygınlaşmaktadır. Özellikle zorunlu arabuluculuk kapsamının genişlemesi ve bilirkişilik sisteminin standartlaşması, bu alandaki talebi artırmaktadır. Avukatlık Kanunu m.12'nin sağladığı hukuki zemin, deneyimli hukukçulara kariyerlerini çeşitlendirme ve topluma farklı boyutlarda hizmet etme imkânı tanımaktadır.

Bununla birlikte, bu imkânın sorumlulukla kullanılması şarttır. Çıkar çatışması yasağına uymak, tarafsızlık ve gizlilik ilkelerini her zaman gözetmek ve meslek etiği kurallarının tüm rollerde geçerli olduğunu unutmamak; başarılı ve güvenilir bir hukukçunun temel sorumluluklarındandır. Hukuki sistemin adaletli işleyişine katkı sağlamak isteyen her avukat, bu çok boyutlu rolleri özenle ve bilinçle değerlendirmelidir.

Hukuki Durumunuz İçin Uzman Desteği

Arabuluculuk, bilirkişilik veya avukatlık süreçlerine ilişkin sorularınızda deneyimli bir hukukçudan destek almanız en sağlıklı yoldur. Avukatları inceleyin.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumlar için bir avukata danışmanız önerilir.

HukukiUzman Editör Ekibi

HukukiUzman editör ekibi; avukatların dijital görünürlük, reklam yasağı ve müvekkil edinme süreçlerine dair yasaya uygun, bilgilendirici içerikler hazırlar.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!