Seyhan Velayet Davaları Avukatları

Seyhan, Adana ilçesinde velayet davaları alanında hizmet veren 3.530 avukat. Velayetin belirlenmesi, değiştirilmesi, ortak velayet ve kişisel ilişki süreçleriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Bariş Kültüroğlu
Av. Bariş Kültüroğlu
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 6342 sicil numaralı üyesidir.

Av. Merve Bağiş
Av. Merve Bağiş
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 4678 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Kübra Öz Tor
Av. Kübra Öz Tor
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 3809 sicil numaralı üyesidir.

Av. Melis Turaçlar Yilmaz
Av. Melis Turaçlar Yilmaz
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 5206 sicil numaralı üyesidir.

Av. Adem Yilmaz
Av. Adem Yilmaz
Adana Adana Barosu

1799 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Sevda Sevilmiş Coşkun
Av. Sevda Sevilmiş Coşkun
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 4029 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ruhi Hallaçoğlu
Av. Ruhi Hallaçoğlu
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 2040 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ahmet Kizil
Av. Ahmet Kizil
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 1901 sicil numaralı üyesidir.

Av. Göksu Öz
Av. Göksu Öz
Adana Adana Barosu

5903 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Kadri Haköver
Av. Kadri Haköver
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 3295 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Esra Arslantaş
Av. Esra Arslantaş
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 5789 sicil numaralı üyesidir.

Av. Gökhan Er
Av. Gökhan Er
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 4773 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Kemal Karabulut
Av. Kemal Karabulut
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 7985 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Bilgenur Avşar
Av. Bilgenur Avşar
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 6338 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Cemil Çelikağ
Av. Cemil Çelikağ
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 1571 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Begüm Koç
Av. Begüm Koç
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 3412 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Tolunay Toybukoğlu
Av. Tolunay Toybukoğlu
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 1820 sicil numaralı üyesidir.

Av. Sibel Korkmaz
Av. Sibel Korkmaz
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 2418 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Gülay Güven
Av. Gülay Güven
Adana Adana Barosu

434 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Uğur Orkun Çay
Av. Uğur Orkun Çay
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 4009 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sima Kiliç
Av. Sima Kiliç
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 3694 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nazan Fulya Alisinanoğlu Seçer
Av. Nazan Fulya Alisinanoğlu Seçer
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 1952 sicil numaralı üyesidir.

Av. Onur Can Gürbüz
Av. Onur Can Gürbüz
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 6998 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mahmut Selçuk Söğüt
Av. Mahmut Selçuk Söğüt
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 4764 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Saltuk Emre Ardiç
Av. Saltuk Emre Ardiç
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 2907 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Özge Nar
Av. Özge Nar
Adana Adana Barosu

3744 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Emine Köle Çağan
Av. Emine Köle Çağan
Adana Adana Barosu

Adana Barosu'nun 4329 sicil numaralı üyesidir. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ersin Acar
Av. Ersin Acar
Adana Adana Barosu

Adana Barosu'nun 3699 sicil numaralı üyesidir. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hilal Kençtakmas
Av. Hilal Kençtakmas
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 3464 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sadik Ahmet Saribiyik
Av. Sadik Ahmet Saribiyik
Adana Adana Barosu

6764 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Sena Gökçen Evren
Av. Sena Gökçen Evren
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 5335 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ertuğrul Ari
Av. Ertuğrul Ari
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 2013 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Buse Atlamaz
Av. Buse Atlamaz
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 6471 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ganime Özkan
Av. Ganime Özkan
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 2326 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Cengiz Horozoğlu
Av. Cengiz Horozoğlu
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 4386 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Büşra Dinçer
Av. Büşra Dinçer
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 4299 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Mahsum Karaduman
Av. Mahsum Karaduman
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 8000 sicil numaralı üyesidir.

Av. Kürşat Tuğrul Anil
Av. Kürşat Tuğrul Anil
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 2839 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mahmut Demir
Av. Mahmut Demir
Adana Adana Barosu

Adana Barosu'nun 3834 sicil numaralı üyesidir. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Metin Erdağ
Av. Metin Erdağ
Adana Adana Barosu

Adana Barosu'nun 6790 sicil numaralı üyesidir. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Begüm Alpat
Av. Begüm Alpat
Adana Adana Barosu

Adana Barosu'nun 3869 sicil numaralı üyesidir. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Pinar Güzey Çetin
Av. Pinar Güzey Çetin
Adana Adana Barosu

7172 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Songül Aydoğan
Av. Songül Aydoğan
Adana Adana Barosu

Adana Barosu'nun 2371 sicil numaralı üyesidir. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Kemal Mert Bilgiç
Av. Kemal Mert Bilgiç
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 5489 sicil numaralı üyesidir.

Av. Özge Onan
Av. Özge Onan
Adana Adana Barosu

Adana Barosu'nun 3456 sicil numaralı üyesidir. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ertürk Adamhasan
Av. Ertürk Adamhasan
Adana Adana Barosu

7356 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Orhan Nural
Av. Orhan Nural
Adana Adana Barosu

2191 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Eylül Şengül
Av. Eylül Şengül
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 6560 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Melek Kartal
Av. Melek Kartal
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 5440 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fahrettin Kaya
Av. Fahrettin Kaya
Adana Adana Barosu

2814 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Seyhan, Adana Velayet Davaları Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Seyhan (Adana) bölgesinde velayet uyuşmazlıklarını; velayetin belirlenmesi, değiştirilmesi ve kaldırılması, ortak velayet, kişisel ilişki (görüş) düzenlenmesi ile çocuk teslimi ve icrası açısından ayrıntılı biçimde ele alır. Amaç, çocuğun yararını merkeze alan bir sürecin baştan doğru kurgulanmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Velayet Davalarında Öne Çıkanlar
  • Temel ölçüt: Velayette tek ve üstün ölçüt çocuğun yararıdır; tarafların istek ve kusuru ikinci plandadır.
  • Görevli mahkeme: Velayet davaları Aile Mahkemesi'nde görülür; boşanma içinde veya ayrı bir dava olarak karara bağlanır.
  • Kalıcı değil: Koşullar değişirse velayetin değiştirilmesi, ağır hâllerde kaldırılması talep edilebilir.
  • Yer: Seyhan dosyaları Adana Adliyesi yargı çevresindeki Aile Mahkemesi'nde görülür.

Velayet Nedir? Kapsamı

Velayet; ergin olmayan (18 yaşından küçük) çocuğun kişiliğine, bakımına, eğitimine, malvarlığına ve yasal temsiline ilişkin hak ve yükümlülüklerin bütünüdür. Kural olarak velayet ana ve babaya birlikte aittir; evlilik birliği devam ettiği sürece anne ve baba velayeti birlikte kullanır. Boşanma ya da ayrılık hâlinde ise hâkim, velayeti eşlerden birine bırakır ve çocuğun geleceğini düzenler. Velayetin temel kaynağı Türk Medeni Kanunu (TMK), çocuğun korunmasına ilişkin özel düzenlemeler ise 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'dur.

Velayet yalnızca bir "üstünlük" değil, aynı zamanda bir sorumluluktur: çocuğu koruma, ona bakma, temsil etme ve malvarlığını yönetme görevlerini içerir. Bu nedenle mahkemeler velayeti düzenlerken, kimin "hak ettiğine" değil, çocuğun sağlıklı biçimde nerede gelişeceğine odaklanır. Velayet uyuşmazlıkları çoğu zaman hem hukuki hem de duygusal boyut taşıdığından, sürecin sağlıklı ve çocuğu örselemeden yönetilmesi büyük önem taşır. Aşağıda bu alanda en sık karşılaşılan uyuşmazlık başlıkları özetlenmiştir:

Belirlenmesi
Çocuğun üstün yararı
Değiştirilmesi
Koşulların değişmesi
Ortak Velayet
Birlikte kullanım
Kişisel İlişki
Görüş günleri
Kaldırılması
İstisnai tedbir
Çocuk Teslimi
Kararın icrası

Velayete ilişkin talepler çoğu zaman birbirine bağlıdır: velayetin kime verildiği, kişisel ilişkinin kapsamını ve iştirak nafakasını doğrudan etkiler. Bu bağlantı nedeniyle dosyanın parça parça değil bütüncül bir bakışla ele alınması gerekir. Örneğin velayet talebiyle birlikte çocukla kişisel ilişki ve nafaka konularının da açıkça düzenlenmesi, ileride ayrı davalar açma zorunluluğunu ve hak kayıplarını önler. Velayet süreçlerinde önceliğin çocuğun psikolojik dengesinin korunması olması, hem hukuki hem de insani bir gerekliliktir.

Velayetin Belirlenmesi: Çocuğun Üstün Yararı

Velayet düzenlenirken hâkimin dayandığı temel ilke, tartışmasız biçimde çocuğun üstün yararıdır. Bu ilke, tarafların istek, gurur ya da kusur durumundan çok, çocuğun bedensel, ruhsal ve sosyal gelişiminin en sağlıklı hangi düzende sağlanacağına odaklanır. Mahkeme, velayeti belirlerken çok sayıda etkeni bir arada değerlendirir; hiçbir etken tek başına mutlak sonuç doğurmaz.

Değerlendirmede öne çıkan başlıca ölçütler şunlardır: çocuğun yaşı ve bakım ihtiyacı, anne ve baba ile kurduğu duygusal bağ, ebeveynlerin çocuğa ayırabileceği zaman, ekonomik ve sosyal durum, çocuğun alışık olduğu çevre ile eğitim düzeninin korunması ve tarafların çocuğa örnek olabilecek yaşam biçimi. Özellikle küçük yaştaki, anne bakımına ve şefkatine muhtaç çocuklarda velayet çoğunlukla anneye bırakılabilir; ancak bu, cinsiyete dayalı kesin bir kural değil, çocuğun yararına dayanan bir değerlendirmedir.

İdrak çağındaki (ayırt etme gücüne sahip) çocuğun görüşü de alınır ve dikkate alınır; ancak bu görüş tek başına belirleyici değildir. Mahkeme, gerektiğinde uzman (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) raporuna başvurarak çocuğun ve ebeveynlerin durumunu inceletir. Bu raporlar, çocuğun hangi ebeveynin yanında daha sağlıklı gelişeceğine ışık tuttuğu için velayet kararında büyük ağırlık taşır. Kardeşlerin mümkün olduğunca birlikte kalması gerektiği yönündeki yaklaşım da uygulamada gözetilir.

Velayetin Değiştirilmesi

Velayet düzenlemesi, verildiği anda son ve değişmez bir karar değildir. Çocuğun yararı gerektirdiğinde velayet her zaman yeniden değerlendirilebilir. Velayetin değiştirilmesi davası, boşanma sırasında veya sonrasında verilen velayet kararının, sonradan ortaya çıkan yeni koşullar nedeniyle çocuğun aleyhine sonuç doğurması hâlinde açılır. Burada da ölçüt yine çocuğun üstün yararıdır.

Velayetin değiştirilmesine yol açabilecek başlıca durumlar şunlardır: velayeti elinde bulunduran ebeveynin çocuğu ihmal etmesi veya kötü muamelede bulunması, ağır ve sürekli bir hastalığa yakalanması, başka bir şehre ya da ülkeye taşınarak çocuğun düzenini bozması, çocuğu diğer ebeveyne karşı sistemli biçimde yabancılaştırması, kişisel ilişki kararına ısrarla uymaması veya idrak çağındaki çocuğun kendi iradesiyle diğer ebeveynin yanında yaşamak istemesi.

Bu davada, iddia edilen değişikliğin somut delillerle ve mümkünse uzman raporlarıyla ortaya konması gerekir. Mahkeme, salt ebeveynler arasındaki anlaşmazlığa değil, çocuğun mevcut durumunda gerçek bir bozulma olup olmadığına bakar. Değişiklik talebi çocuğun yararına hizmet etmiyorsa reddedilir; bu nedenle talebin sağlam bir gerekçeye ve belgeye dayandırılması önemlidir.

Ortak Velayet

Ortak velayet, boşanmadan sonra velayetin yalnızca bir ebeveynde değil, her iki ebeveynde birlikte kalmasını ifade eder. Böylece çocuğun eğitimi, sağlığı ve hayatına ilişkin önemli kararlar anne ve baba tarafından ortaklaşa alınır. Türk hukukunda ortak velayet uzun süre kabul görmemiş olsa da; İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne ek 7 No'lu Protokol'ün iç hukuk bakımından uygulanabilirliğinin kabulüyle, uygun hâllerde ortak velayete hükmedilebilmektedir.

Ortak velayetin kabul edilebilmesi için birtakım koşulların bir arada bulunması aranır: her şeyden önce ortak velayetin çocuğun üstün yararına uygun olması, ebeveynlerin işbirliğine ve iletişime elverişli olması, çocuğun eğitim ve yaşam düzeninin bu düzenlemeden zarar görmemesi gerekir. Tarafların birbirine yönelik ağır çatışma ve husumet içinde olduğu, iletişimin koptuğu dosyalarda mahkeme ortak velayeti çocuğun yararına görmeyebilir.

Ortak velayette çocuğun fiilen yanında kalacağı ebeveyn ile diğer ebeveynin görüşme düzeni ve giderlere katılım da netleştirilir. Ortak velayet, ebeveynlerden birinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; aksine her iki tarafın da çocuğa ilişkin kararlara ve giderlere ortak katılımını gerektirir. Bu düzenin sürdürülebilir olması, tarafların çocuğun yararı etrafında uzlaşı kurabilmesine bağlıdır.

Kişisel İlişki (Görüş) Düzenlenmesi

Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, velayet hakkını kaybetse de çocukla olan bağı sona ermez. Bu ebeveynin çocukla düzenli görüşebilmesi için mahkeme, bir kişisel ilişki (görüş) düzeni kurar. Kişisel ilişki hakkı hem ebeveynin hem de çocuğun hakkıdır; amaç, çocuğun her iki ebeveyniyle de sağlıklı bir bağ sürdürmesidir.

Uygulamada kişisel ilişki; belirli hafta sonları, dinî bayramların birer günü, yarıyıl tatilinin belirli bir bölümü ve yaz tatilinin belli bir süresi gibi periyotlar hâlinde düzenlenir. Kişisel ilişkinin kapsamı; çocuğun yaşı, okul düzeni, tarafların yaşadığı yerler arasındaki mesafe ve çocuğun ihtiyaçları dikkate alınarak belirlenir. Çok küçük çocuklarda veya taraflardan birinin yurt dışında yaşadığı hâllerde görüş düzeni buna göre uyarlanır.

Çocuğun güvenliği veya psikolojik sağlığı bakımından risk bulunan durumlarda mahkeme, görüşmenin uzman eşliğinde (denetimli) yapılmasına karar verebilir. Kişisel ilişkinin velayeti elinde bulunduran ebeveyn tarafından engellenmesi hukuka aykırıdır; bu durumda ilişkinin icra yoluyla yerine getirilmesi ve gerektiğinde velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir. Çocuğun yararı gerektirdiğinde görüş düzeni sonradan yeniden düzenlenebilir.

Velayetin Kaldırılması

Velayetin kaldırılması, velayetin değiştirilmesinden çok daha ağır sonuçlar doğuran istisnai bir tedbirdir. Velayetin değiştirilmesinde velayet bir ebeveynden alınıp diğerine verilirken, kaldırılmasında ebeveyn velayet hakkını tümüyle yitirir. Bu ağır sonuç nedeniyle mahkemeler, velayetin kaldırılmasına ancak çocuğun yararının başka türlü korunamayacağı durumlarda başvurur.

Velayetin kaldırılmasına yol açabilecek başlıca sebepler; ana-babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri nedenlerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi, çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi ya da ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklamasıdır. Çocuğun bedensel veya ruhsal gelişimini tehlikeye düşüren durumlar da bu kapsamda değerlendirilir.

Velayet ana ve babadan birinden kaldırılırsa, kural olarak diğer ebeveyne bırakılır. Ancak velayet her iki ebeveynden de kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır ve çocuğun korunması vesayet hükümlerine göre sağlanır. Kaldırma sebeplerini doğuran koşullar ortadan kalktığında, velayetin ilgili ebeveyne yeniden verilmesi (velayetin geri verilmesi) talep edilebilir. Bu davalarda uzman raporları ve sosyal inceleme sonuçları belirleyici olur.

Çocuk Teslimi ve Kararların İcrası

Velayet veya kişisel ilişki kararının verilmesi tek başına yeterli olmayabilir; kararın fiilen uygulanması, yani çocuğun teslimi veya görüştürülmesi de büyük önem taşır. Velayet kendisinde olan ebeveynin çocuğu diğerine göstermemesi ya da kişisel ilişki kararına rağmen çocuğu görüştürmemesi hâlinde, ilgili ebeveyn kararın icrasını talep edebilir.

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi, klasik icra takibinden farklı ve daha hassas bir usule tabidir. Bu süreç, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında adli destek ve uzman (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) eşliğinde yürütülür. Amaç, çocuğu bir "eşya" gibi teslim etmek değil; onu örseleyicilikten uzak tutarak, ruhsal sağlığını gözeterek işlemi gerçekleştirmektir.

Kararın gereğini yerine getirmeyen, çocuğu kaçıran veya görüştürmemekte ısrar eden tarafa yönelik yaptırımlar gündeme gelebilir; süreklilik gösteren engellemeler ise velayetin değiştirilmesi için önemli bir gerekçe oluşturur. Bu tür durumlarda hem çocuğun yararının hem de tarafların haklarının korunması bakımından, uzmanlığa ve süreç yönetimine önem veren bir avukatla çalışmak faydalı olur.

Seyhan'da Velayet Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Velayet davalarında görev ve yetki kuralları açıktır; doğru mahkemenin seçilmesi görevsizlik/yetkisizlik kaynaklı gecikmeyi önler:

KonuKural
Görevli mahkemeAile Mahkemesi (yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla)
Boşanmayla birlikteVelayet, boşanma davasının bir sonucu olarak aynı dosyada karara bağlanır
Ayrı velayet davası (yetki)Kural olarak çocuğun veya davalının yerleşim yeri mahkemesi
Çocuk teslimi / icraÇocuk Koruma Kanunu kapsamında adli destek ve uzman eşliğinde
Yer bakımından yetki — Seyhan

Seyhan'da açılacak velayet davaları, yukarıdaki kurallara göre Adana Adliyesi yargı çevresindeki Aile Mahkemesi'nde görülür. Velayet boşanmayla birlikte istendiğinde boşanma davasının açıldığı yer mahkemesi; boşanmadan sonra ayrı bir dava açıldığında ise çocuğun yaşadığı yer mahkemesi öne çıkar.

Velayet Davası Süreci — Adım Adım

Velayet davası, HMK'daki yargılama usulüne göre yürür ve çocuğun durumunun titizlikle incelenmesini gerektirir. Tipik aşamalar şöyledir:

1
Dava dilekçesi

Velayet talebi, gerekçeleri ve çocuğun yararına ilişkin iddialar ile deliller (tanık, belge, rapor talebi) dilekçede belirtilir.

2
Cevap ve dilekçeler aşaması

Karşı taraf cevap verir; kendi velayet talebini ileri sürebilir. Dilekçelerin teatisiyle uyuşmazlık netleşir.

3
Geçici tedbirler

Yargılama boyunca geçici velayet, tedbir nafakası ve gerekirse geçici kişisel ilişki gibi önlemler alınabilir.

4
Sosyal inceleme ve uzman raporu

Pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlar çocuğu ve ebeveynleri inceler; sosyal inceleme raporu düzenlenir.

5
Çocuğun dinlenmesi

İdrak çağındaki çocuğun görüşü, çoğu zaman uzman eşliğinde ve örselemeden alınır; diğer delillerle birlikte değerlendirilir.

6
Karar

Mahkeme; velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakasına ilişkin hükmünü çocuğun üstün yararını esas alarak kurar.

7
İstinaf ve temyiz

Karara karşı Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf, koşulları varsa Yargıtay'da temyiz yoluna gidilebilir.

Velayet Davası Ne Kadar Sürer?

Velayet davasının süresi için sabit bir cevap vermek mümkün değildir; dosyanın niteliği ve uyuşmazlığın kapsamı belirleyicidir. Tarafların uzlaştığı, çocuğun durumunun açık olduğu dosyalarda süreç görece kısalabilir. Buna karşılık velayetin çekişmeli olduğu, karşılıklı ağır iddiaların ileri sürüldüğü ve uzman incelemesi gerektiren dosyalar belirgin biçimde uzar.

Süreyi etkileyen başlıca etkenler şunlardır: sosyal inceleme ve uzman raporlarının hazırlanma süresi, tanık sayısı, çocuğun dinlenmesinin gerekip gerekmediği, tarafların uzlaşma iradesi, tebligat ve duruşma trafiği ile istinaf/temyiz aşamaları. Özellikle uzman raporlarının tamamlanması, velayet dosyalarında en çok zaman alan aşamalardan biridir.

Gerçekçi bir süre beklentisi ancak dosya incelendikten sonra oluşturulabilir. Talep ve delillerin baştan eksiksiz sunulması, gereksiz ara kararların ve celse kayıplarının önüne geçerek süreci kısaltan en önemli etkendir. Süreç boyunca çocuğun mevcut düzeninin korunması için geçici tedbirlerin zamanında istenmesi de büyük önem taşır.

Velayette İştirak Nafakası ve Mali Sonuçlar

Velayet düzenlemesi, çocuğun giderlerine ilişkin mali sonuçları da doğurur. Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine iştirak nafakasıyla katılmakla yükümlüdür. İştirak nafakası, çocuğun ihtiyaçları ile ebeveynin ekonomik gücü arasında bir denge gözetilerek belirlenir.

İştirak nafakası, çocuk ergin oluncaya (18 yaşını dolduruncaya) kadar devam eder; çocuğun eğitimi sürüyorsa belirli koşullarda bu yaştan sonra da katkı gündeme gelebilir. Çocuğun ihtiyaçlarının artması veya ebeveynin gelirinin değişmesi hâlinde nafakanın artırılması ya da azaltılması talep edilebilir. İştirak nafakasının ödenmemesi durumunda alacaklı, icra takibi başlatabilir; belirli koşullarda tazyik hapsi de gündeme gelebilir.

İştirak nafakası ve velayet birbirinden bağımsızdır

İştirak nafakası ödenmemesi, kişisel ilişki hakkını ortadan kaldırmaz; aynı şekilde çocuğun görüştürülmemesi de nafaka borcunu sona erdirmez. Her iki yükümlülük ayrı ayrı takip edilir ve karşılıklı olarak birbirine bağlanamaz.

Gerekli Belgeler ve Deliller

Velayet dosyalarında, çocuğun yararının doğru değerlendirilebilmesi için aşağıdaki belge ve delillerin hazırlanması önerilir:

  • Kimlik ve nüfus kayıt örneği (aile nüfus tablosu)
  • Çocuğun eğitim durumuna ilişkin belgeler (okul kaydı, karne, öğretmen görüşü)
  • Çocuğun sağlık durumuna ilişkin raporlar (varsa özel bakım ihtiyacı)
  • Gelir ve yaşam koşullarını gösteren belgeler (maaş, ikametgâh, konut durumu)
  • Diğer ebeveynin ihmal/kötü muamelesini gösteren deliller (tutanak, rapor, tanık)
  • Kişisel ilişkinin engellendiğine dair kayıt ve tutanaklar
  • Varsa daha önceki velayet/boşanma kararları ve icra evrakı

Ulaşılamayan belgeler için avukat aracılığıyla müzekkere ile kurumlardan (okul, hastane, kolluk) kayıt celbi talep edilebilir.

Seyhan'da Velayet Avukatı Seçerken

Velayet dosyaları hem hukuki hem de duygusal açıdan hassas süreçler olduğundan, avukat seçimi sürecin gidişatını doğrudan etkiler. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular:

  • Aile hukuku ve velayet deneyimi: Velayetin belirlenmesi, değiştirilmesi ve kişisel ilişki dosyalarında birikim.
  • Çocuk odaklı yaklaşım: Çocuğun üstün yararını ve psikolojik dengesini gözeten bir süreç yönetimi.
  • Delil ve rapor okuma becerisi: Sosyal inceleme ve uzman raporlarını doğru değerlendirme.
  • Yerel yargı bilgisi: Adana Adliyesi ve bölge aile mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Süreç, olası sonuçlar ve ücret konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede sorabileceğiniz sorular

  • Durumumda velayet talebinin çocuğun yararına dayandığını nasıl ortaya koyabiliriz?
  • Velayetin değiştirilmesi için elimizdeki deliller yeterli mi; nasıl güçlendirebiliriz?
  • Ortak velayet benim dosyam için uygun bir seçenek mi?
  • Kişisel ilişki (görüş) düzeni nasıl talep edilmeli; engelleme hâlinde ne yapabiliriz?
  • Sürecin yaklaşık aşamaları, süresi ve ücretlendirme nasıl işler?

Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişkinin İcrası

Velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı mahkeme kararıyla düzenlenir; belirli gün ve saatlerde görüşme, resmî tatiller ile yarıyıl ve yaz tatillerinde belirli süreler bu kapsamdadır. Kararın gönüllü uygulanmaması hâlinde, kişisel ilişkinin ve çocuk tesliminin yerine getirilmesi Adalet Bakanlığına bağlı adli destek ve mağdur hizmetleri birimleri eliyle, uzman (pedagog, psikolog veya sosyal çalışmacı) eşliğinde ve çocuğun örselenmemesi gözetilerek sağlanır.

Kişisel ilişkiyi haklı bir neden olmaksızın sürekli engelleyen ebeveynin bu tutumu, bazı hâllerde velayetin değiştirilmesi talebinde önemli bir gerekçe oluşturabilir. Buna karşılık, çocuğun sağlığını veya güvenliğini tehdit eden durumlarda kişisel ilişkinin sınırlandırılması ya da denetimli (uzman gözetiminde) görüşme talep edilebilir.

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarına aykırılık kanuni güvencelerle yaptırıma bağlanmış olsa da, uygulamada öncelik zorlayıcı tedbirlerden çok çocuğun yararının korunmasıdır. Bu nedenle taraflar arasında, uzman desteğiyle sürdürülebilir ve kalıcı bir görüşme düzeni kurulması çoğu zaman en isabetli çözümdür.

Kişisel ilişki düzeninin çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi de önemlidir; küçük yaştaki bir çocuk için sık ve kısa görüşmeler, daha büyük çocuklar için ise okul ve sosyal yaşamı gözeten daha esnek düzenlemeler tercih edilebilir. Ebeveynler arasındaki iletişimin sağlıklı yürütülmesi, çocuğun her iki ebeveyniyle bağını koruması bakımından belirleyicidir. Anlaşmazlık hâlinde dahi kararların, çocuğu tarafların çekişmesine alet etmeyecek biçimde uygulanması esastır.

Yurt Dışı Unsuru ve Uluslararası Çocuk Kaçırma

Ebeveynlerden birinin çocuğu, diğerinin rızası veya velayet hakkı ihlal edilerek yurt dışına götürmesi ya da orada alıkoyması, uluslararası çocuk kaçırma olarak değerlendirilir. Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler çerçevesinde, çocuğun mutad (alışılmış) meskenine iadesi için merkezî makamlar aracılığıyla başvuru yapılabilir; bu süreç velayetin esasını yeniden yargılamaktan çok, çocuğun hukuka aykırı yer değişikliğini gidermeyi amaçlar.

Yurt dışında yaşayan vatandaşlar bakımından velayet, kişisel ilişki ve çocuk teslimi konularında yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de tanınması ve tenfizi de gündeme gelebilir. Bu davalar hem iç hukuku hem de milletlerarası özel hukuku ilgilendirdiğinden, deneyimli bir avukatla yürütülmesi hak kayıplarını önler. Süreler ve usul kuralları ülkeden ülkeye değiştiğinden erken hareket edilmesi önem taşır.

Uluslararası uyuşmazlıklarda çocuğun görüşünün alınması, mutad mesken tespiti ve iadenin çocuğu ağır bir riske maruz bırakıp bırakmayacağı gibi değerlendirmeler öne çıkar; iade talebi her hâlde otomatik kabul edilmez. Ayrıca farklı ülkelerde eşzamanlı yürüyen velayet ve iade davalarında hangi mahkemenin yetkili olduğu ve kararların birbirini nasıl etkileyeceği teknik bir sorundur. Bu nedenle yurt dışı unsuru bulunan velayet dosyalarında; hem Türk hukukuna hem de ilgili uluslararası sözleşmelere hâkim bir avukatla erken aşamada strateji belirlenmesi, sürecin çocuğun yararına yürütülmesi bakımından belirleyici olur.

İlgili Mevzuat

  • Türk Medeni Kanunu (4721)
    Velayet, velayetin kullanılması, değiştirilmesi ve kaldırılması, kişisel ilişki
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu
    Çocuğun korunması, çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının uzman eşliğinde yerine getirilmesi
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Yargılama usulü, görev, yetki, deliller ve geçici hukuki koruma
  • İHAS 7 No'lu Protokol
    Eşler arasında eşitlik ve uygun hâllerde ortak velayetin dayanağı

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Çocuğun üstün yararı

Velayetin belirlenmesinde tarafların istek ve kusurundan çok, çocuğun bedensel ve ruhsal gelişimi ile üstün yararının esas alınması gerektiği yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · Ortak velayet

Ebeveynlerin işbirliğine elverişli olduğu ve çocuğun yararına uygun düştüğü hâllerde, İHAS 7 No'lu Protokol çerçevesinde ortak velayete hükmedilebileceği değerlendirmesi.

İlke · Çocuğun görüşü

İdrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması gerektiği; ancak bu görüşün tek başına bağlayıcı olmayıp diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği yaklaşımı.

Sıkça Sorulan Sorular

Seyhan'da velayet davası hangi mahkemede açılır?

Velayete ilişkin uyuşmazlıklar Aile Mahkemesi'nde görülür; Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Velayet, boşanma davasının içinde karara bağlanabileceği gibi; boşanmadan sonra velayetin değiştirilmesi ya da kaldırılması için ayrı bir dava da açılabilir. Ayrı açılan velayet davalarında yetkili yer kural olarak çocuğun veya davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Seyhan'daki dosyalar bu kurallara göre Adana Adliyesi yargı çevresindeki Aile Mahkemesi'nde ele alınır.

Velayet neye göre belirlenir; anneye mi verilir?

Velayette tek ve üstün ölçüt çocuğun yararıdır; cinsiyete dayalı kesin bir kural yoktur. Uygulamada özellikle küçük yaştaki (anne bakım ve şefkatine muhtaç) çocuklarda velayet çoğunlukla anneye bırakılabilse de bu bir zorunluluk değildir. Mahkeme; çocuğun yaşını, anne-baba ile duygusal bağını, bakım ve eğitim koşullarını, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu bir bütün olarak değerlendirir. İdrak çağındaki çocuğun görüşü de alınır; ancak bu görüş tek başına belirleyici değildir.

Ortak velayet Türk hukukunda mümkün müdür?

Ortak velayet, boşanma sonrasında velayetin her iki ebeveynde birlikte kalmasını ifade eder. Türk hukukunda uzun süre kabul görmemişse de, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne ek 7 No'lu Protokol çerçevesinde, çocuğun üstün yararına uygun ve ebeveynlerin işbirliğine elverişli olduğu hâllerde ortak velayete hükmedilebilmektedir. Ortak velayet için tarafların uzlaşı içinde olması, çocuğun düzeninin korunması ve kararların birlikte alınabilmesi aranır. Çatışmanın yüksek olduğu dosyalarda mahkeme ortak velayeti çocuğun yararına görmeyebilir.

Velayet nasıl değiştirilir?

Velayet düzenlemesi kalıcı değildir; koşulların çocuğun aleyhine değişmesi hâlinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. Velayeti elinde bulunduran ebeveynin çocuğu ihmal etmesi, kötü muamelesi, ağır hastalık veya başka bir şehre/ülkeye taşınma, çocuğu diğer ebeveyne karşı yabancılaştırması ya da çocuğun kendi iradesiyle diğer ebeveynin yanında yaşamak istemesi gibi durumlar gerekçe olabilir. Mahkeme yine çocuğun üstün yararını esas alır; uzman (pedagog/psikolog) raporu ve somut deliller belirleyici olur.

Velayeti olmayan ebeveynin hakları nelerdir?

Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, velayet hakkını kaybetse de çocukla olan bağı sona ermez. Bu ebeveyn, çocukla kişisel ilişki (görüş) hakkını kullanır; belirli günlerde, tatillerde ve bayramlarda çocukla görüşebilir. Ayrıca çocuğun sağlık ve eğitim durumu hakkında bilgi alma hakkı vardır. Buna karşılık çocuğun giderlerine iştirak nafakasıyla katılmakla yükümlüdür. Kişisel ilişkinin engellenmesi hâlinde bu ilişkinin icra yoluyla yerine getirilmesi talep edilebilir.

Kişisel ilişki (görüş günleri) nasıl düzenlenir?

Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasındaki görüşme, mahkeme kararıyla belirli bir düzene bağlanır. Uygulamada; belirli hafta sonları, dini bayramların birer günü, yarıyıl ve yaz tatilinin belirli bir bölümü gibi periyotlar öngörülür. Kişisel ilişkinin kapsamı çocuğun yaşı, okul düzeni ve tarafların yaşadığı yerler dikkate alınarak belirlenir. Çocuğun yararı gerektirdiğinde bu düzen sonradan değiştirilebilir; ağır durumlarda uzman eşliğinde (denetimli) görüşme de kararlaştırılabilir.

Çocuk teslim edilmezse ne yapılır?

Velayet veya kişisel ilişki kararına rağmen çocuğun teslim edilmemesi ya da görüştürülmemesi hâlinde, ilgili ebeveyn kararın icrasını talep edebilir. Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi, Çocuk Koruma Kanunu kapsamında adli destek ve uzman (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) eşliğinde yürütülür; amaç çocuğu örseleyicilikten uzak tutmaktır. Kararına uymayan tarafa yönelik yaptırımlar da gündeme gelebilir. Bu süreçlerde çocuğun ruhsal sağlığı gözetilerek hareket edilmesi esastır.

Velayet hangi hâllerde tamamen kaldırılır?

Velayetin kaldırılması, velayetin değiştirilmesinden daha ağır sonuçlar doğuran istisnai bir tedbirdir. Ana-babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması gibi nedenlerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da çocuğa yeterince ilgi göstermemesi, onun ağır biçimde ihmal edilmesi hâllerinde mahkeme velayeti kaldırabilir. Velayet her iki ebeveynden de kaldırılırsa çocuğa vasi atanır. Kaldırma sebepleri ortadan kalktığında velayetin yeniden kurulması talep edilebilir.

İdrak çağındaki çocuğun görüşü velayette belirleyici mi?

Ayırt etme gücüne (idrak çağına) sahip çocuğun velayet konusundaki görüşü mahkemece dinlenir ve dikkate alınır; bu, çocuğun hakkıdır. Ancak çocuğun beyanı tek başına ve mutlak biçimde bağlayıcı değildir. Mahkeme, çocuğun görüşünü diğer etkenlerle (bakım koşulları, ebeveynlerin durumu, uzman raporları) birlikte değerlendirir. Çocuğun bir ebeveyn tarafından yönlendirilmiş olabileceği ihtimali de göz önünde bulundurulur; bu nedenle görüşme çoğu zaman uzman eşliğinde yapılır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar