Çubuk Sınır Dışı (Deport) İşlemleri Avukatları

Çubuk, Ankara ilçesinde sınır dışı (deport) işlemleri alanında hizmet veren 59 avukat. Deport kararına itiraz, idari gözetim ve giriş yasağı süreçleriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Elif Dilara Özden
Av. Elif Dilara Özden
Ankara Ankara Barosu

34960 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Furkan Söğüt
Av. Furkan Söğüt
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 42076 sicil numaralı üyesidir.

Av. Nesibe Nur Aslan
Av. Nesibe Nur Aslan
Ankara Ankara Barosu

42700 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hüseyin Erkoçoğlu
Av. Hüseyin Erkoçoğlu
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 22102 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Yasin Gökhan Kayan
Av. Yasin Gökhan Kayan
Ankara Ankara Barosu

17440 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Sinan Erdoğan
Av. Sinan Erdoğan
Ankara Ankara Barosu

29444 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Serkan Sarikaya
Av. Serkan Sarikaya
Ankara Ankara Barosu

14646 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hasan Hüseyin Çelik
Av. Hasan Hüseyin Çelik
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 13207 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Taha Burak Aslan
Av. Taha Burak Aslan
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 29285 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mehmet Hakan Şahin
Av. Mehmet Hakan Şahin
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 27866 sicil numaralı üyesidir.

Av. Hüseyin Erdal
Av. Hüseyin Erdal
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 13460 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Cennet Bulat
Av. Cennet Bulat
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 37043 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Muhammed Emin Aydos
Av. Muhammed Emin Aydos
Ankara Ankara Barosu

28700 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Simge Ayten
Av. Simge Ayten
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 46013 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Hasan Boyraz
Av. Hasan Boyraz
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 28447 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Yaren Sakinç
Av. Yaren Sakinç
Ankara Ankara Barosu

37856 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Nurcan Zenbilci Aydos
Av. Nurcan Zenbilci Aydos
Ankara Ankara Barosu

30508 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Bariş Emre Acar
Av. Bariş Emre Acar
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 48937 sicil numaralı üyesidir.

Av. Merve Taş
Av. Merve Taş
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 31970 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Kübra Öztürk Kadirli
Av. Kübra Öztürk Kadirli
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 36405 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Sümeyye Betül Usta
Av. Sümeyye Betül Usta
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 45994 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Nesrin Kiliç
Av. Nesrin Kiliç
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 16382 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Oğuzhan Öztürk
Av. Oğuzhan Öztürk
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 30512 sicil numaralı üyesidir.

Av. Gül Kaymakoğlu
Av. Gül Kaymakoğlu
Ankara Ankara Barosu

26135 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hüseyin Coşkun
Av. Hüseyin Coşkun
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 29235 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Süeda Meryem Dursun
Av. Süeda Meryem Dursun
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 49964 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fatih Arici
Av. Fatih Arici
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 39867 sicil numaralı üyesidir.

Av. Yasemin Narin Yuva
Av. Yasemin Narin Yuva
Ankara Ankara Barosu

37557 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Merve Esma Çağlayan
Av. Merve Esma Çağlayan
Ankara Ankara Barosu

48576 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Edanur Yildiz
Av. Edanur Yildiz
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 38495 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ayşe Yeni Ceylan
Av. Ayşe Yeni Ceylan
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 43081 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sabiha Kaya
Av. Sabiha Kaya
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 29331 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sümeyye Varhan
Av. Sümeyye Varhan
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 48496 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Anil Koçak
Av. Anil Koçak
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 40150 sicil numaralı üyesidir.

Av. Fatmanur Ünal Gülseren
Av. Fatmanur Ünal Gülseren
Ankara Ankara Barosu

28748 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Gözde Kurnaz
Av. Gözde Kurnaz
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 35377 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hülya Erdinç
Av. Hülya Erdinç
Ankara Ankara Barosu

16864 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mücahit Gümüşboğa
Av. Mücahit Gümüşboğa
Ankara Ankara Barosu

12633 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Tuncer Öztürk
Av. Tuncer Öztürk
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 14244 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Bayram Ağyar
Av. Bayram Ağyar
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 8402 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nazmi Alpaslan
Av. Nazmi Alpaslan
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 9562 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Muhammed Emre Cebeci
Av. Muhammed Emre Cebeci
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 44972 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gizem Ateş
Av. Gizem Ateş
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 44078 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hafize Okur
Av. Hafize Okur
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 15987 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Emrullah Asrak
Av. Emrullah Asrak
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 46666 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Feyza Nur Koç
Av. Feyza Nur Koç
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 44961 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Büşra Somuncu Derin
Av. Büşra Somuncu Derin
Ankara Ankara Barosu

30631 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Asli Söğüt
Av. Asli Söğüt
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 30792 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mehmet Memiş Türkoğlu
Av. Mehmet Memiş Türkoğlu
Ankara Ankara Barosu

37066 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hasan Kuru
Av. Hasan Kuru
Ankara Ankara Barosu

34416 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Çubuk, Ankara Sınır Dışı (Deport) İşlemleri Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Çubuk (Ankara) bölgesinde sınır dışı etme (deport) işlemlerini; sınır dışı kararına itiraz, idari gözetim ve geri gönderme merkezi süreçleri, idari gözetime itiraz, giriş yasağı (tahdit kodları), geri gönderme yasağı (non-refoulement), uluslararası koruma ile ilişkisi ve görevli-yetkili merci açısından ele alır. Amaç, yabancılar hukukundaki bu son derece kısa süreli ve teknik sürecin baştan doğru yönetilmesine ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır. Sınır dışı işlemleri, dava ve itiraz sürelerinin gün bazında sayıldığı, en çok zamanında hareket etmeyi gerektiren alanlardan biridir.

Kısa Bakış — Sınır Dışı İşlemlerinde Öne Çıkanlar
  • Dava süresi: Sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesine başvuru süresi tebliğden itibaren yedi gündür. Süre hak düşürücüdür.
  • Görevli merci: Sınır dışı kararına idare mahkemesi; idari gözetime itiraza sulh ceza hâkimliği bakar.
  • İdari gözetim: En fazla altı ay; koşulları varsa altı ay daha uzatılabilir. Her ay düzenli olarak yeniden değerlendirilir.
  • Geri gönderme yasağı: İşkence, ölüm cezası ya da hayati tehdit riski bulunan kişi sınır dışı edilemez (non-refoulement).
  • Yer: Çubuk kaynaklı işlemler, valiliğin bağlı olduğu yer idare mahkemesi ve sulh ceza hâkimliğinde görülür.

Sınır Dışı Etme (Deport) Nedir? Kapsamı

Sınır dışı etme, halk arasındaki yaygın adıyla deport, bir yabancının Türkiye'deki bulunuşunun idari bir kararla sona erdirilerek menşe ülkesine, transit gideceği ülkeye ya da üçüncü bir ülkeye gönderilmesini ifade eder. Bu işlem, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) çerçevesinde düzenlenmiş idari bir işlemdir. Sınır dışı etme kararı, İçişleri Bakanlığının talimatı üzerine veya re'sen valilikler tarafından verilir. İşlemin idari işlem niteliği taşıması, onu doğrudan yargısal denetime tabi kılar ve karara karşı yargı yolunu açık tutar.

Sınır dışı işlemi çoğu zaman tek başına gelmez; idari gözetim kararı, geri gönderme merkezinde tutulma, giriş yasağı (tahdit kodu) ve bazen uluslararası koruma başvurusu ile iç içe geçmiş bir süreç oluşturur. Bu nedenle deport başlığı altında değerlendirilen dosyalar, birden fazla idari işlemin ve birden fazla itiraz merciinin aynı anda gündeme geldiği çok katmanlı süreçlerdir. Her katmanın kendi süresi, kendi mercii ve kendi hukuki dayanağı vardır. Aşağıda bu sürecin temel bileşenleri özetlenmiştir:

Sınır Dışı Kararı
Deport işleminin kendisi
İdari Gözetim
GGM'de tutulma tedbiri
Giriş Yasağı
Tahdit kodu, giriş engeli
Geri Gönderme Yasağı
Non-refoulement koruması
Uluslararası Koruma
İltica/sığınma başvurusu
İtiraz Yolları
İdare mah. ve sulh ceza

Sınır Dışı Etme Sebepleri ve Karar Verme

YUKK, hangi yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınabileceğini belirli sebeplere bağlamıştır. Bu sebepler arasında; terör örgütü ya da çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olmak; giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullanmak; Türkiye'de bulunduğu süre içinde geçimini meşru olmayan yollardan sağlamak; kamu düzeni, kamu güvenliği ya da kamu sağlığı bakımından tehdit oluşturmak; vize veya ikamet izni süresinin bitiminden itibaren belirli süreyi aşan ihlaller; çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilmek gibi durumlar sayılır. Her sebep, dosyanın hukuki değerlendirmesinde ayrı ayrı ele alınır.

Sınır dışı etme kararı, valilik tarafından yazılı ve gerekçeli olarak verilir. Karar; yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Tebligatta kararın sonucu, itiraz usulü ve süreleri de yer alır. Kararın gerekçesinin somut ve dosyaya dayalı olması, hukukilik denetiminin temelini oluşturur; soyut ve genel ifadelerle desteklenen kararlar iptal davasında hukuka aykırılık iddiasının dayanağı olabilir. Bu nedenle tebliğ edilen kararın gerekçesinin dikkatle incelenmesi, izlenecek stratejiyi belirler ve savunmanın çerçevesini oluşturur.

Bazı yabancılar bakımından ise kanun, sınır dışı etme kararı alınmasına özel sınırlamalar veya öncelikli değerlendirmeler öngörür. Örneğin geri gönderme yasağı kapsamındaki kişiler, ciddi sağlık sorunları bulunanlar, yaşı ya da hamilelik durumu seyahat için risk oluşturanlar bakımından ayrı bir değerlendirme yapılır. Bu koruyucu hükümler, sınır dışı sürecinin salt idari bir otomasyon olmadığını, her dosyanın bireysel koşullarına göre denetlenmesi gerektiğini gösterir. Dolayısıyla dosyanın kişiye özgü yönleri baştan tespit edilmelidir.

Uygulamada sınır dışı kararı, çoğu zaman bir kolluk işlemi veya idari kontrol sonucunda gündeme gelir; kişi henüz sürecin farkında olmadan idari gözetim altına alınabilir. Bu nedenle kararın ve varsa gözetim işleminin tebliğ anı, hukuki sürecin başlangıç noktası olarak titizlikle kayda geçirilmelidir. Tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, kişinin anladığı bir dilde bilgilendirilip bilgilendirilmediği ve itiraz yollarının kendisine bildirilip bildirilmediği, hem sürelerin işleyişi hem de işlemin hukukiliği bakımından belirleyicidir. Usulüne aykırı bir tebligat, süreyi başlatmayabileceği gibi işlemin iptali iddiasına da dayanak oluşturabilir.

İdari Gözetim ve Geri Gönderme Merkezi (GGM)

İdari gözetim, sınır dışı sürecinin en çok kişi özgürlüğüyle ilgili boyutudur ve sıkı güvencelere bağlanmıştır.

Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancılardan; kaçma ve kaybolma riski bulunanlar, Türkiye'ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenler, sahte belge kullananlar, kabul edilebilir bir mazeret olmaksızın süresinde ülkeyi terk etmeyenler ya da kamu düzeni-güvenliği-sağlığı bakımından tehdit oluşturanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı verilebilir. Gözetim altına alınan kişi geri gönderme merkezlerinde (GGM) tutulur. İdari gözetim kararı, gerekçesiyle birlikte ilgiliye tebliğ edilir ve itiraz yolları bildirilir.

İdari gözetim süresi, YUKK'a göre altı ayı geçemez. Ancak sınır dışı işlemlerinin, yabancının iş birliği yapmaması veya menşe ülkesine ilişkin bilgi ve belgelerin sağlanamaması nedeniyle tamamlanamaması hâlinde bu süre en fazla altı ay daha uzatılabilir. İdari gözetimin devamının gerekli olup olmadığı valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir; gerek görülmesi hâlinde süre beklenmeden gözetim sona erdirilir ve idari gözetim yerine belirli adreste ikamet etme, bildirimde bulunma gibi alternatif yükümlülükler getirilebilir.

İdari gözetime itiraz

İdari gözetim kararına karşı gözetim altındaki yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Bu başvuru gözetimi kendiliğinden durdurmaz. Sulh ceza hâkimi başvuruyu beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir. Koşulların değişmesi hâlinde yeniden başvuru mümkündür.

Sınır Dışı Kararına Karşı İtiraz Yolu

Sınır dışı etme kararına karşı temel hukuki yol, idare mahkemesine başvurudur. Karara karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine dava açılabilir. Bu yedi günlük süre, idari yargıdaki altmış günlük genel süreye göre oldukça kısadır ve hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması hâlinde karar kesinleşir. Mahkemeye başvuran kişi, ayrıca durumu sınır dışı kararını veren makama da bildirir. Bu bildirim, sürecin idari tarafla da eşgüdümlü yürümesini sağlar.

İdare mahkemesi bu tür başvuruları hızlandırılmış bir usulle inceler ve on beş gün içinde karara bağlar. Mahkemenin bu konuda verdiği karar kesindir; yani kural olarak istinaf ve temyiz yolu kapalıdır. Bu düzenleme, kişinin hukuki durumunun kısa sürede netleşmesini amaçlar. Yargı yoluna başvurulması kural olarak sınır dışı işlemini durdurur; dava süresi içinde veya davanın açılması hâlinde kişi, yargılama sonuçlanana kadar sınır dışı edilmez. Ancak kanun, kamu düzeni, kamu güvenliği ya da terör/örgüt bağlantısı gibi bazı istisnai hâllerde bu durdurucu etkiye sınırlamalar getirmiştir.

Dava dilekçesinde; sınır dışı kararının dayandığı sebebin somut olmadığı, geri gönderme yasağı kapsamında bulunulduğu, uluslararası koruma başvurusunun mevcudiyeti, kişinin aile birliği ve Türkiye'deki bağları ya da işlemin ölçülülük ilkesine aykırılığı gibi hukuki iddialar ileri sürülebilir. Dilekçenin bu kısa süre içinde eksiksiz, belgeli ve hukuki dayanaklı hazırlanması, davanın esasının etkili biçimde incelenmesinin ön koşuludur. Bu nedenle tebliğ anından itibaren vakit kaybetmeden hazırlığa başlanması önerilir.

Geri Gönderme Yasağı (Non-refoulement)

Sınır dışı hukukunun temel taşı, uluslararası hukuktan kaynaklanan geri gönderme yasağı, yani non-refoulement ilkesidir. Bu ilke bir kişinin; işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye, ölüm cezasına maruz kalacağı ya da ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle hayatının veya hürriyetinin tehdit altında olacağı bir ülkeye gönderilmesini yasaklar. Bu koruma, hem YUKK'ta hem de Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde güvence altındadır.

Geri gönderme yasağı, sınır dışı sürecinde en güçlü savunma dayanaklarından biridir. Bir kişi hakkında sınır dışı sebeplerinden biri bulunsa dahi, gönderileceği ülkede yukarıdaki risklerle karşılaşacağına dair ciddi emareler varsa sınır dışı kararı uygulanamaz. Bu değerlendirme; kişinin menşe ülkesinin genel durumu, kişisel geçmişi ve dosyadaki somut belgeler ışığında bireysel olarak yapılır. Yasağın ileri sürülmesi, dava dilekçesinde delilleriyle birlikte gündeme getirilmelidir ki mahkeme bu riski değerlendirebilsin.

Bireysel değerlendirme esastır

Geri gönderme yasağı iddiası, soyut genellemelerle değil, kişiye ve gönderileceği ülkeye ilişkin somut risklerle desteklenmelidir. Sağlık durumu, aile bağları ve ülke koşullarına dair güncel bilgi ve belgeler, iddianın güçlenmesini sağlar.

Geri gönderme yasağının kapsamı yalnızca menşe ülkeye gönderilmeyi değil, kişinin oradan tekrar riskli bir ülkeye gönderilme (zincirleme geri gönderme) ihtimalini de kapsayacak biçimde değerlendirilir. Bu nedenle transit veya üçüncü ülke seçeneği gündeme geldiğinde, o ülkenin kişiyi hangi koşullarda kabul edeceği ve oradan başka bir riske aktarılıp aktarılmayacağı da incelenmelidir. Yasağın etkili biçimde uygulanabilmesi için, kişinin riskini ortaya koyan belgelerin güncel, somut ve dosyaya özgü olması beklenir; genel ülke raporları tek başına yeterli görülmeyebilir. Bu yönüyle non-refoulement, sınır dışı savunmasının hem en güçlü hem de en fazla özen gerektiren dayanağıdır.

Giriş Yasağı ve Tahdit Kodları

Türkiye'ye giriş yasağı, bir yabancının belirli bir süre ülkeye girişinin engellenmesidir. Bu yasak; kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı gerekçeleriyle ya da sınır dışı edilmenin doğal bir sonucu olarak uygulanabilir. İdari uygulamada giriş yasakları çeşitli tahdit kodları ile kayıt altına alınır ve her kod farklı bir gerekçeye işaret eder. Örneğin bazı kodlar vize veya ikamet ihlaline, bazıları güvenlik değerlendirmesine, bazıları da sağlıkla ilgili gerekçelere dayanır.

Giriş yasağının süresi kural olarak en fazla beş yıldır; ancak kamu düzeni veya kamu güvenliği bakımından ciddi tehdit oluşturan yabancılar bakımından bu süre daha uzun tutulabilir. Giriş yasağı bir idari işlem olduğundan, koşulları varsa idare mahkemesinde iptal davasına konu edilebilir. Ayrıca yasağın dayandığı kodun ve gerekçenin doğru tespiti; yasağın kaldırılması, değiştirilmesi ya da yeniden değerlendirilmesi için idareye başvuru imkânını da beraberinde getirir.

Tahdit kodlarının hangi gerekçeye dayandığı ve hangi merci tarafından konulduğu her zaman kişiye açıkça bildirilmemiş olabilir; bu bilginin edinilmesi, izlenecek hukuki yolun belirlenmesinde belirleyicidir. Yanlış ya da dayanaksız bir kod nedeniyle giriş yasağı uygulanan kişi, bu işlemin hukuka aykırılığını yargı önüne taşıyabilir. Yasağın türüne göre başvurulacak yol ve süre değiştiğinden, dosyanın baştan doğru sınıflandırılması önem taşır ve zaman kaybının önüne geçer.

Uluslararası Koruma ile İlişkisi

Sınır dışı süreci çoğu zaman uluslararası koruma (mülteci, şartlı mülteci, ikincil koruma) başvurusuyla iç içe geçer. Uluslararası koruma başvurusunda bulunan bir kişi hakkında, başvurusu hakkında son karar verilene kadar kural olarak sınır dışı işlemi uygulanmaz. Bunun temelinde geri gönderme yasağı ve herkesin korumaya başvuru hakkının etkili biçimde kullanılabilmesi ilkesi yatar. Bu nedenle başvurunun zamanında ve usulüne uygun yapılması, kişinin hukuki durumunu doğrudan etkiler.

Uluslararası koruma başvurusunun reddedilmesi hâlinde, karara karşı idari itiraz ve/veya yargı yolları bulunur; bu yollar tüketilene kadar sürecin seyri değişir. Öte yandan kanun; kamu düzeni, kamu güvenliği veya terör/örgüt bağlantısı gibi bazı istisnai durumlar için özel hükümler öngörmüştür. Bu istisnaların dosyada bulunup bulunmadığı, hem sınır dışı hem de koruma sürecinin nasıl ilerleyeceğini belirler. Dolayısıyla iki sürecin bir arada değerlendirilmesi zorunludur.

Pratikte hangi başvurunun önce yapılacağı, hangi itiraz yolunun hangi sırayla işletileceği ve süreler arasındaki etkileşim, dosyanın stratejik yönetimini gerektirir. Bir başvurunun geç yapılması ya da yanlış mercie yönlendirilmesi telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Bu iç içe geçmiş yapı, yabancılar hukukunda deneyimin ve dikkatli planlamanın neden önemli olduğunu ortaya koyar.

Çubuk'da Sınır Dışı İşlemleri Hangi Merci Önünde Görülür?

Sınır dışı sürecinde birden fazla merci görev alır; her işlem türü için görevli makam farklıdır.

MerciGörev / İşlev
Valilik (Göç İdaresi)Sınır dışı etme ve idari gözetim kararlarını veren idari makam; geri gönderme merkezlerinin işleyişi.
İdare MahkemesiSınır dışı etme kararına karşı açılan davada görevli mahkeme; ayrıca giriş yasağı gibi işlemlerde iptal davası mercii.
Sulh Ceza Hâkimliğiİdari gözetim kararına ve gözetimin sürdürülmesine karşı yapılan itirazları inceleyen merci.
Bölge İdare Mah. / DanıştayGiriş yasağı gibi genel idari işlemlere ilişkin davalarda kanun yolu; sınır dışı kararında ise karar kesindir.
Yer bakımından yetki — Çubuk

Çubuk'da tesis edilen bir sınır dışı veya idari gözetim işlemine karşı başvuru, işlemi yapan valiliğin bulunduğu yerdeki görevli idare mahkemesi ve sulh ceza hâkimliğinde yapılır. İdare mahkemeleri ilçe bazında değil bölge esasına göre kurulduğundan, Çubuk kaynaklı dosya Ankara ilinin bağlı olduğu idare mahkemesinde görülür. Bu dosyalar, Ankara Adliyesi bünyesindeki adli mahkemelerden ayrı olarak yabancılar hukuku ve idari yargı düzeninde ele alınır.

Sınır Dışı Sürecinin Adımları

Sınır dışı süreci her dosyada aynı şekilde ilerlemese de, tipik bir akış şu adımlardan oluşur. Her adımın kendine özgü süresi ve mercii bulunduğundan, süreç boyunca takvimin dikkatle izlenmesi gerekir:

1
Sınır dışı kararı

Valilik, kanunda sayılan sebeplerden birine dayanarak gerekçeli sınır dışı etme kararı verir ve tebliğ eder.

2
İdari gözetim

Koşulları varsa idari gözetim kararı verilir; kişi geri gönderme merkezine (GGM) alınır. Süre en fazla altı ay.

3
Hak ve tebligat

Kararlar ve itiraz yolları tebliğ edilir; avukat, yasal temsilci ve konsoloslukla görüşme hakları sağlanır.

4
İdare mahkemesine dava (7 gün)

Sınır dışı kararına karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulur.

5
Gözetime itiraz (5 gün)

İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulur; hâkim beş gün içinde kesin karar verir.

6
Mahkeme kararı (15 gün)

İdare mahkemesi başvuruyu on beş gün içinde karara bağlar; bu karar kesindir.

7
Sonuç

Dava kabul edilirse işlem iptal edilir; reddedilirse sınır dışı işlemi uygulanabilir hâle gelir.

Süreçteki her adımın kaçırılması geri dönülemez sonuçlar doğurabileceğinden, sürelerin gün gün takibi kritik önemdedir. Özellikle yedi ve beş günlük süreler, hafta sonu ve resmî tatillerin araya girdiği durumlarda dikkatli hesaplanmalıdır. Tebliğ tarihinin doğru tespiti, tüm sürecin başlangıç noktasını belirler ve sonraki adımların takvimini oturtur.

Süreler ve Zamanaşımı Tablosu

Sınır dışı hukukunda süreler işlem türüne göre değişir ve büyük bölümü hak düşürücü niteliktedir. Aşağıdaki tablo, uygulamada en sık karşılaşılan süreleri özetler; ancak somut dosyada sürenin başlangıç anı (tebliğ tarihi) ve varsa özel hükümler ayrıca değerlendirilmelidir:

İşlemSüre / Merci
Sınır dışı kararına davaTebliğden itibaren 7 gün — idare mahkemesi
Mahkemenin karar süresi15 gün içinde; karar kesin
İdari gözetime itirazSulh ceza hâkimliğine; hâkim 5 günde karar verir
İdari gözetim süresiEn fazla 6 ay; koşulları varsa 6 ay daha uzatılabilir
Gözetimin değerlendirilmesiValilikçe her ay düzenli olarak
Giriş yasağı süresiKural olarak en fazla 5 yıl (istisnaen daha uzun)

Bu sürelerin kısa ve kesin olması, sınır dışı dosyalarının neden acil müdahale gerektirdiğini gösterir. Bir günlük gecikme bile dava hakkının kaybına yol açabilir. Bu nedenle karar tebliğ edildiği anda vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme yapılması, sonraki tüm adımların sağlıklı işlemesi bakımından belirleyicidir.

Gözetim Altındaki Yabancının Hakları

Geri gönderme merkezinde idari gözetim altında bulunan yabancı, özgürlüğünden yoksun bırakılmış olsa da, kanun ve uluslararası standartlarla güvence altına alınmış bir dizi hakka sahiptir. Bu haklar, gözetim sürecinin insan onuruna uygun ve hukuka uygun biçimde yürütülmesini amaçlar:

  • Avukatı, yasal temsilcisi ve noterle görüşme hakkı
  • Ziyaretçi kabul etme ve talep hâlinde tercümandan yararlanma hakkı
  • Vatandaşı olduğu ülkenin konsolosluk yetkilileriyle iletişim kurma hakkı
  • Acil ve temel sağlık hizmetlerine erişim
  • İdari gözetim kararının, gerekçesinin ve itiraz yollarının kendisine bildirilmesi
  • Çocuğun yüksek yararının gözetilmesi ve refakatsiz çocuklar için özel koruma
  • Koşulları taşıması hâlinde adli yardımdan yararlanma imkânı

Bu hakların kullandırılmaması, gözetim işleminin hukukiliğinin sorgulanmasında ve itiraz dilekçesinde ileri sürülebilecek bir hukuka aykırılık sebebi oluşturabilir.

Gerekli Belgeler ve Deliller

Sınır dışı veya idari gözetim işlemine karşı başvuru sürecinin sağlıklı yürümesi için aşağıdaki belge ve bilgilerin mümkün olan en kısa sürede toplanması önerilir:

  • Sınır dışı etme ve/veya idari gözetim kararının tebliğ edilen örneği ile tebliğ tarihini gösteren belge
  • Pasaport, kimlik, ikamet izni, vize ya da varsa uluslararası koruma başvuru/kayıt belgeleri
  • Geri gönderme yasağını destekleyen bilgi ve belgeler (menşe ülke koşulları, kişisel risk kanıtları)
  • Türkiye'deki aile bağlarını gösteren belgeler (evlilik, doğum, birlikte yaşama kanıtları)
  • Ciddi sağlık sorunu varsa güncel tıbbi rapor ve tedavi belgeleri
  • Giriş yasağı/tahdit kodu bulunuyorsa buna ilişkin bildirim ve dayanak bilgiler
  • Varsa çalışma izni, öğrenci belgesi ya da Türkiye'deki meşru bağları kanıtlayan diğer evraklar

İdarede bulunan ancak elde edilemeyen belgeler için, mahkemeden re'sen getirtilmesi (celbi) talep edilebilir. Belgelerin yabancı dilde olması hâlinde, gerektiğinde yeminli tercüme sağlanması sürecin ilerlemesini kolaylaştırır.

Sınır Dışı Dosyalarında Sık Yapılan Hatalar

Sürelerin gün bazında sayıldığı bu alanda, erken aşamada yapılan hatalar telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Uygulamada en sık karşılaşılanlar:

  • Yedi günlük dava süresini kaçırmak: Sınır dışı kararına karşı sürenin altmış gün sanılması ya da tebliğ tarihinin yanlış hesaplanması.
  • İdari gözetim ile sınır dışı kararını karıştırmak: İkisine karşı farklı mercilere (idare mahkemesi ve sulh ceza hâkimliği) başvurulması gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Geri gönderme yasağını ileri sürmemek: Menşe ülkedeki riskleri belgeleriyle dosyaya girmemek.
  • Uluslararası koruma başvurusunu ihmal etmek: Koruma hakkı bulunmasına rağmen başvuruyu geç ya da hiç yapmamak.
  • Tahdit kodunun gerekçesini araştırmamak: Giriş yasağının dayanağını bilmeden yanlış yola başvurmak.
  • Belgeleri geç toplamak: Kısa sürelerde delil ve tercümelerin zamanında hazırlanamaması.

Bu hataların çoğu, sürecin en başında hukuki destek alınarak önlenebilir. Özellikle hangi işleme karşı hangi mercie ve kaç gün içinde başvurulacağının baştan doğru belirlenmesi, hak kayıplarının önüne geçer ve savunmanın etkinliğini artırır.

Çubuk'da Sınır Dışı İşlemleri Avukatı Seçerken

Sınır dışı ve idari gözetim dosyaları; çok kısa süreler, birden fazla itiraz mercii ve yabancılar hukukuna özgü teknik bilgi gerektirdiğinden, bu alanda deneyim ve hız belirleyicidir. Avukat değerlendirmesinde öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular şunlardır:

  • Yabancılar hukuku deneyimi: Sınır dışı, idari gözetim ve uluslararası koruma dosyalarında birikim.
  • Süre hâkimiyeti: Yedi ve beş günlük sürelerle acil hareket edebilme ve doğru mercie yönelme.
  • Geri gönderme yasağı stratejisi: Non-refoulement iddiasını somut delillerle kurabilme.
  • GGM erişimi ve iletişim: Geri gönderme merkezindeki müvekkille görüşme ve süreci takip edebilme.
  • Şeffaf bilgilendirme: Süreç, olası sonuçlar ve ücret konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede sorabileceğiniz sorular

  • Sınır dışı kararının tebliğ tarihine göre dava açma sürem ne zaman doluyor?
  • İdari gözetim kararına ayrıca itiraz etmemiz gerekiyor mu; hangi mercie?
  • Geri gönderme yasağı kapsamında sayılabilir miyim; hangi belgeler gerekir?
  • Uluslararası koruma başvurusu benim durumumda avantajlı mı?
  • Sürecin yaklaşık aşamaları, süresi ve ücretlendirme nasıl işler?

Sınır Dışı Kararının Sonuçları ve Sonrası

Sınır dışı etme kararının kesinleşmesi ve uygulanması, kişi bakımından yalnızca Türkiye'den ayrılmakla sınırlı kalmayan bir dizi sonuç doğurur. Bu sonuçların başında giriş yasağı gelir: sınır dışı edilen yabancı hakkında, kural olarak belirli bir süre ülkeye tekrar giriş yasağı uygulanabilir. Bu yasak, kişinin gelecekte Türkiye'ye vize başvurusu, ikamet izni talebi veya aile birleşimi gibi işlemlerini de etkiler. Bu nedenle sınır dışı sürecinin sonucu, yalnızca güncel durumu değil kişinin uzun vadeli hukuki geleceğini de ilgilendirir.

Sınır dışı işlemi uygulanan kişinin Türkiye'deki hukuki ilişkileri (kira sözleşmesi, çalışma ilişkisi, banka hesapları, devam eden davalar gibi) de bu süreçten etkilenebilir. Devam eden hukuki işlerin bir vekil aracılığıyla takibi, kişinin haklarının korunması bakımından önem taşır. Ayrıca sınır dışı edilme, kişinin uluslararası koruma statüsü ya da vatandaşlık başvurusu gibi diğer süreçlerini de doğrudan etkileyeceğinden, bu ilişkilerin bütünsel biçimde değerlendirilmesi gerekir.

Kararın hatalı ya da hukuka aykırı olduğu sonradan anlaşılırsa veya koşullar değişirse, giriş yasağının kaldırılması ya da yeniden değerlendirilmesi için idareye başvuru ve gerektiğinde yargı yolu gündeme gelebilir. Sürecin her aşamasında, işlemin doğurduğu sonuçların ve bunlara karşı mevcut hukuki imkânların bilinmesi, kişinin bilinçli karar vermesini sağlar. Bu yönüyle sınır dışı dosyaları, yalnızca anlık bir itirazdan ibaret değil, sonuçları uzun süre devam eden bir hukuki sürecin parçası olarak ele alınmalıdır.

Adli Yardım, Tercüman ve Erişim Hakları

Sınır dışı ve idari gözetim süreçlerinin hızlı ve teknik yapısı, yabancının kendini etkili biçimde savunabilmesi için bazı destek mekanizmalarının işletilmesini gerektirir. Bunların başında adli yardım gelir. Maddi durumu avukatlık ücretini ve yargılama giderlerini karşılamaya yeterli olmayan yabancılar, koşulları taşımaları hâlinde adli yardımdan yararlanabilir; bu, hak arama özgürlüğünün ekonomik güçten bağımsız biçimde kullanılabilmesini amaçlar. Adli yardım talebi, ilgili baro ya da mahkeme aracılığıyla değerlendirilir.

Bir diğer temel destek, dil bariyerinin aşılmasıdır. Türkçe bilmeyen bir yabancının; kendisine tebliğ edilen karara, itiraz yollarına ve süreçteki haklarına dair bilgiyi anlayabilmesi için tercüman desteği kritik önemdedir. Gerek idari işlemlerin bildirilmesinde gerekse yargı sürecinde, kişinin anladığı bir dilde bilgilendirilmesi, adil yargılanma ve etkili başvuru hakkının gereğidir. Tercümanın sağlanmaması, kişinin haklarını kullanamamasına yol açtığı ölçüde bir hukuka aykırılık iddiasına dönüşebilir.

Gözetim altındaki kişinin avukatıyla, yasal temsilcisiyle, konsolosluğuyla ve yakınlarıyla iletişim kurabilmesi, sürecin şeffaf ve denetlenebilir yürümesini sağlar. Bu erişim haklarının fiilen kullandırılması idarenin yükümlülüğündedir; kısıtlanması hâlinde ise itiraz dilekçesinde ileri sürülebilecek bir gerekçe oluşur. Bu destek mekanizmalarının tamamı, sınır dışı sürecinin yalnızca idarenin tek yanlı iradesiyle değil, hukuk devleti güvenceleri çerçevesinde yürütülmesini amaçlar.

Özel Durumlar: Aile Birliği, Çocuklar ve Sağlık

Sınır dışı sürecinde her dosya, kişinin bireysel koşullarına göre farklılaşır ve bazı özel durumlar sürecin seyrini doğrudan etkiler. Türkiye'de kurulmuş bir aile birliği, özellikle Türk vatandaşı ya da yasal olarak ikamet eden bir eş veya çocukla birlikte yaşama, sınır dışı işleminin ölçülülük denetiminde önemli bir ağırlık taşır. Aile hayatına saygı hakkı, hem iç hukukta hem de Türkiye'nin taraf olduğu insan hakları sözleşmelerinde güvence altındadır; bu nedenle aile bağlarının varlığı, işlemin orantılı olup olmadığının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulur.

Çocuklar bakımından, çocuğun yüksek yararı ilkesi tüm işlem ve kararlarda esas alınır. Refakatsiz çocuklar için özel koruma tedbirleri öngörülmüştür ve bu çocukların idari gözetim uygulamaları da özel bir hassasiyet gerektirir. Benzer şekilde, ciddi sağlık sorunu bulunan, ileri yaşta ya da hamile olan kişilerin seyahat etmesinin risk oluşturduğu durumlarda, kanun bu kişiler için ayrı bir değerlendirme öngörür. Bu koşulların dosyada güncel tıbbi rapor ve resmî belgelerle ortaya konması, savunmanın güçlenmesini sağlar.

Bu özel durumların her biri, dava dilekçesinde ayrı bir hukuki dayanak olarak ileri sürülebilir. Örneğin bir kişi hakkında sınır dışı sebeplerinden biri bulunsa bile, aile birliği ve çocuğun yararı gibi üstün menfaatlerin işlemin uygulanmasına engel oluşturabileceği değerlendirilir. Bu nedenle dosyanın kişiye özgü yönlerinin baştan tespit edilmesi ve belgelendirilmesi, sürecin en kritik hazırlık aşamalarından biridir. Nitekim benzer olguların farklı sonuçlar doğurması, çoğu zaman bu bireysel unsurların dosyaya ne ölçüde yansıtıldığına bağlıdır.

Gönüllü Geri Dönüş ve Alternatif Yükümlülükler

Sınır dışı süreci her zaman zorla gerçekleştirilen bir işleme dönüşmez. Kanun, bazı hâllerde yabancıya ülkeyi kendi rızasıyla terk etmesi için bir süre tanınmasını öngörür; bu süre içinde kişi, gönüllü olarak Türkiye'den ayrılabilir. Gönüllü geri dönüş, hem kişi hem de idare bakımından daha az külfetli bir çözüm olarak değerlendirilir ve bazı durumlarda giriş yasağının süresi ya da kapsamı üzerinde de etkili olabilir. Bu seçeneğin değerlendirilmesi, dosyanın koşullarına göre stratejik bir tercih olabilir.

İdari gözetim, her sınır dışı dosyasında zorunlu bir tedbir değildir. Valilik, kaçma ve kaybolma riski gibi koşulların bulunmadığı ya da ortadan kalktığı hâllerde, idari gözetim yerine alternatif yükümlülükler öngörebilir. Bunlar arasında belirli bir adreste ikamet etme, belirli aralıklarla ilgili makama bildirimde bulunma ve aile temelli geri dönüş gibi tedbirler yer alabilir. Bu yükümlülükler, kişinin özgürlüğünü daha az kısıtlayan ve orantılılık ilkesine daha uygun çözümlerdir.

Alternatif yükümlülüklerin uygulanması, özellikle idari gözetimin gereksiz hâle geldiği durumlarda gündeme getirilebilir. İdari gözetime itiraz sürecinde, gözetim yerine bu daha hafif tedbirlerin yeterli olacağı ileri sürülebilir. Bu yaklaşım, hem kişi özgürlüğünün korunması hem de idarenin meşru amacının (kişinin izlenebilir olması) dengeli biçimde gözetilmesi bakımından önemlidir. Hangi tedbirin dosyaya uygun düştüğü, kişinin koşulları ve risk değerlendirmesine göre belirlenir.

İlgili Mevzuat

  • Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (6458)
    Sınır dışı sebepleri, idari gözetim, geri gönderme yasağı ve uluslararası koruma
  • İdari Yargılama Usulü Kanunu (2577)
    İdare mahkemesine dava, görev-yetki ve genel idari yargı süreleri
  • Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
    Sulh ceza hâkimliğine itiraz usulü bakımından genel çerçeve
  • İşkenceye Karşı Sözleşme ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi
    Geri gönderme yasağının (non-refoulement) uluslararası dayanakları
  • Geri Gönderme Merkezlerine İlişkin İkincil Düzenlemeler
    GGM işleyişi ve gözetim altındaki yabancının hakları

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Geri gönderme yasağı

İşkence, ölüm cezası ya da hayati tehdit riski bulunan ülkeye gönderilmeme güvencesinin, sınır dışı sebeplerinden biri bulunsa dahi bireysel değerlendirmeyle gözetilmesi gerektiği yaklaşımı.

İlke · Aile hayatının korunması

Sınır dışı işleminde, kişinin Türkiye'deki aile bağlarının ve özel hayatının, ölçülülük ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği yönündeki yaklaşım.

İlke · İdari gözetimin istisnailiği

Özgürlükten yoksun bırakma niteliğindeki idari gözetimin, ancak koşulları bulunduğunda ve düzenli denetimle sürdürülebileceği; gereksiz hâle gelince derhâl sonlandırılması gerektiği ilkesi.

İlke · Gerekçe ve somutluk

Sınır dışı kararının, soyut ifadelerle değil dosyaya dayalı somut gerekçelerle desteklenmesi gerektiği; aksi hâlde hukuka aykırılık iddiasının güçleneceği değerlendirmesi.

Sıkça Sorulan Sorular

Çubuk'da sınır dışı (deport) kararına karşı nereye ve ne kadar sürede itiraz edilir?

Sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine dava açılabilir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılması hâlinde karar kesinleşir. Mahkemeye başvuran kişi, ayrıca durumu sınır dışı kararını veren makama da bildirir. Mahkeme başvuruyu on beş gün içinde karara bağlar ve verdiği karar kesindir. Dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulduğunda kural olarak kişi sınır dışı edilmez; ancak kanunda sayılan bazı istisnai hâller bu güvencenin dışında tutulmuştur. Çubuk'da tebliğ edilen kararlarda da sürenin usulüne uygun tebliğ tarihinden başladığına dikkat edilmelidir.

İdari gözetim kararı nedir, ne kadar sürebilir?

İdari gözetim, hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancının sınır dışı işlemleri tamamlanana kadar geri gönderme merkezinde tutulmasını sağlayan idari bir tedbirdir ve valilik tarafından verilir. Kanuna göre idari gözetim süresi altı ayı geçemez; ancak sınır dışı işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması ya da ülkesiyle ilgili bilgi ve belgelerin sağlanamaması nedeniyle tamamlanamaması hâlinde bu süre en fazla altı ay daha uzatılabilir. İdari gözetimin devamının gerekli olup olmadığı valilikçe her ay düzenli olarak değerlendirilir; gerek kalmadığında derhâl sonlandırılır. Gözetim altındaki kişinin avukatıyla ve yasal temsilcisiyle görüşmesi güvence altındadır.

İdari gözetim kararına itiraz edebilir miyim?

Evet. İdari gözetim kararına karşı, gözetim altındaki yabancı, yasal temsilcisi ya da avukatı sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Bu başvuru idari gözetimi kendiliğinden durdurmaz. Sulh ceza hâkimi başvuruyu beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir. İtiraz reddedilse dahi, gözetim koşullarının değişmesi hâlinde yeniden başvuru yapılabilir. Ayrıca valiliğin aylık değerlendirmesi sonucu gözetimin sürdürülmesi kararına karşı da aynı yola gidilebilir. Sürecin doğru yönetilmesi için başvurunun gerekçeli ve belgelerle desteklenmiş biçimde yapılması önemlidir.

Hangi hâllerde sınır dışı etme kararı uygulanamaz (geri gönderme yasağı)?

Uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri olan geri gönderme yasağı (non-refoulement) uyarınca; sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağına; ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti ya da siyasi düşünceleri nedeniyle hayatının veya hürriyetinin tehdit altında olacağına dair ciddi emareler bulunan kişiler hakkında sınır dışı kararı uygulanamaz. Ayrıca ciddi sağlık sorunları, yaş veya hamilelik nedeniyle seyahatin risk oluşturduğu ve tedavisi Türkiye'de sürdürülen kişiler için de kanun özel korumalar öngörür. Bu değerlendirme her dosyada bireysel olarak yapılır.

Giriş yasağı (tahdit kodu) nedir, nasıl kaldırılır?

Türkiye'ye giriş yasağı; kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı gibi gerekçelerle ya da sınır dışı edilmenin sonucu olarak yabancının ülkeye girişinin belirli bir süre engellenmesidir. Uygulamada bu yasaklar tahdit kodları ile kayıt altına alınır ve her kod farklı bir gerekçeye işaret eder. Giriş yasağının süresi kural olarak en fazla beş yıldır; kamu düzeni veya güvenliği bakımından ciddi tehdit hâlinde bu süre daha uzun tutulabilir. Giriş yasağı bir idari işlem olduğundan koşulları varsa idare mahkemesinde iptal davasına konu edilebilir; ayrıca yasağın kaldırılması veya yeniden değerlendirilmesi için ilgili idareye başvuru yolu da bulunabilir. Hangi kodun hangi gerekçeye dayandığının doğru tespiti, izlenecek yolu belirler.

Sınır dışı işlemleri sırasında avukatla temsil zorunlu mu?

Sınır dışı ve idari gözetim süreçlerinde avukatla temsil kanunen zorunlu değildir; kişi süreci kendi de takip edebilir. Ancak YUKK'ta öngörülen yedi günlük dava süresi, beş günlük itiraz süreleri ve teknik usul kuralları oldukça kısa ve karmaşıktır; bu nedenle hukuki destek hak kayıplarını azaltır. Ayrıca maddi durumu yeterli olmayan yabancılar, koşulları taşımaları hâlinde adli yardım imkânından yararlanabilir. Gözetim altındaki kişinin avukatıyla görüşme hakkı güvence altındadır ve bu hakkın kullandırılması idarenin yükümlülüğündedir. Sürelerin kısalığı, erken hukuki destek almanın önemini artırır.

Uluslararası koruma başvurusu sınır dışı sürecini etkiler mi?

Uluslararası koruma (iltica/sığınma) başvurusunda bulunan bir kişi hakkında, başvurusu hakkında son karar verilene kadar kural olarak sınır dışı işlemi uygulanmaz; zira geri gönderme yasağı ve başvurunun etkili biçimde incelenmesi hakkı güvence altındadır. Başvurunun reddi hâlinde ise idari ve yargısal itiraz yolları tüketilene kadar sürecin seyri değişir. Bununla birlikte kanunda kamu düzeni, kamu güvenliği ya da terör/örgüt bağlantısı gibi istisnai hâller ayrıca düzenlenmiştir. Uluslararası koruma süreci ile sınır dışı süreci iç içe geçtiğinden, hangi başvurunun ne zaman ve nasıl yapılacağı stratejik biçimde değerlendirilmelidir.

Geri gönderme merkezi (GGM) nedir, orada hangi haklara sahibim?

Geri gönderme merkezleri, idari gözetim kararı verilen yabancıların sınır dışı işlemleri tamamlanana kadar tutulduğu tesislerdir ve İçişleri Bakanlığı bünyesinde yönetilir. Gözetim altındaki kişi; avukatıyla, yasal temsilcisiyle ve noterle görüşme, ziyaretçi kabul etme, acil ve temel sağlık hizmetlerine erişme, konsolosluğuyla iletişim kurma ve talep hâlinde tercümandan yararlanma haklarına sahiptir. Gözetim kararı ve gerekçesi kişiye tebliğ edilir; itiraz yolları ve süreleri de bildirilir. Bu hakların ihlali, gözetim işleminin hukukiliğinin sorgulanmasında ileri sürülebilir. Çocuklar için çocuğun yüksek yararı esas alınır.

Sınır dışı kararına karşı açılan dava ne kadar sürer, sonucu kesin mi?

Sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesine yapılan başvuru, kanun gereği hızlı bir yargılamaya tabidir: mahkeme başvuruyu on beş gün içinde karara bağlar ve bu karar kesindir; yani kural olarak istinaf ve temyiz yolu kapalıdır. Bu hız, kişinin hukuki durumunun kısa sürede netleşmesini sağlar. Buna karşılık idari gözetime itiraz beş gün, giriş yasağı gibi genel idari işlemlere karşı iptal davası ise altmış günlük genel idari yargı süresine tabi olabilir. Her işlem türünün süresi ve mercii farklı olduğundan, hangi karara karşı hangi yola gidileceğinin doğru belirlenmesi belirleyicidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla güncel yabancılar hukuku kaynaklarına dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Sınır dışı sürecindeki süreler çok kısa ve hak düşürücü nitelikte olduğundan, bağlayıcı değerlendirme için vakit kaybetmeden bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar