Etimesgut Sözleşme Hukuku Avukatları

Etimesgut, Ankara ilçesinde sözleşme hukuku alanında hizmet veren 538 avukat. Sözleşmenin kurulması, aykırılık ve tazminat, cezai şart, uyarlama, görevli mahkeme ve zamanaşımı bilgileriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Emine Didem Tezcan Aydil
Av. Emine Didem Tezcan Aydil
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 21986 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Zişan Arslan
Av. Zişan Arslan
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 33655 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Aysun Yoğurtcu
Av. Aysun Yoğurtcu
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 30380 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Esra Karabulut
Av. Esra Karabulut
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 49362 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Aysel İrem Tezol
Av. Aysel İrem Tezol
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 48868 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ayşe Nilay Usta
Av. Ayşe Nilay Usta
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 42377 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Duygu Betül Yurtseven
Av. Duygu Betül Yurtseven
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 42758 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Özlem Çalik Uyar
Av. Özlem Çalik Uyar
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 25843 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ahmet Burhaneddin Atahan
Av. Ahmet Burhaneddin Atahan
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 44023 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Yusuf Oral
Av. Yusuf Oral
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 16336 sicil numaralı üyesidir.

Av. Fatih Özoğlu
Av. Fatih Özoğlu
Ankara Ankara Barosu

28358 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ayşe Nur Karahan
Av. Ayşe Nur Karahan
Ankara Ankara Barosu

32584 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Deniz Devrim Kaplan
Av. Deniz Devrim Kaplan
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 36663 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Feride Pamukçu Tekçe
Av. Feride Pamukçu Tekçe
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 52148 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ece Yağmur Yolcu Akarsu
Av. Ece Yağmur Yolcu Akarsu
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 39333 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Yasin Koçak
Av. Yasin Koçak
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 29968 sicil numaralı üyesidir.

Av. Sibel Dila Söylemez
Av. Sibel Dila Söylemez
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 47703 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Fidan Şahbaz
Av. Fidan Şahbaz
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 45626 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nur Dilek Güneş
Av. Nur Dilek Güneş
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 29815 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ömer Faruk Kir
Av. Ömer Faruk Kir
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 36481 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Göksu Erol
Av. Göksu Erol
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 37699 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gülay Aydin
Av. Gülay Aydin
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 50686 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nalan Çumçum
Av. Nalan Çumçum
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 8489 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Tuncel Yildirim
Av. Tuncel Yildirim
Ankara Ankara Barosu

17112 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ayşe Tad İşik
Av. Ayşe Tad İşik
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 34418 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hasret Altintaş
Av. Hasret Altintaş
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 26502 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hüseyin Kibaroğlu
Av. Hüseyin Kibaroğlu
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 30228 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Sevim Darici
Av. Sevim Darici
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 41755 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nurselin Uzman
Av. Nurselin Uzman
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 14827 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Gül Kaya
Av. Gül Kaya
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 51514 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Elmas Bektur
Av. Elmas Bektur
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 26061 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Saliha Başak
Av. Saliha Başak
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 51168 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Selcan Türk
Av. Selcan Türk
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 46295 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Başak Deren Delibaş
Av. Başak Deren Delibaş
Ankara Ankara Barosu

36939 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Sümeyye Şahin Aktaş
Av. Sümeyye Şahin Aktaş
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 28364 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Şahin Şahinci
Av. Şahin Şahinci
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 27013 sicil numaralı üyesidir.

Av. Rabia Nur Kisacik
Av. Rabia Nur Kisacik
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 48919 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Dilrüba Pahal
Av. Dilrüba Pahal
Ankara Ankara Barosu

28042 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Merve Bilici
Av. Merve Bilici
Ankara Ankara Barosu

35081 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Şenel Öz
Av. Şenel Öz
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 49402 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ferhat Tekin
Av. Ferhat Tekin
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 35707 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Yasemin Nur Yay
Av. Yasemin Nur Yay
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 37128 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hüseyin Koçak
Av. Hüseyin Koçak
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 35269 sicil numaralı üyesidir.

Av. Tuğba Altinsoy
Av. Tuğba Altinsoy
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 25731 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mahmut Esad Ulusal
Av. Mahmut Esad Ulusal
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 31403 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gülce Hakli
Av. Gülce Hakli
Ankara Ankara Barosu

44193 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. İrem Denizci
Av. İrem Denizci
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 49293 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Zeynep Erol
Av. Zeynep Erol
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 47825 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Selin Alan
Av. Selin Alan
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 47270 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Handan Yücel
Av. Handan Yücel
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 13200 sicil numaralı üyesidir.

Etimesgut, Ankara Sözleşme Hukuku Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Etimesgut (Ankara) bölgesinde sözleşme hukuku uyuşmazlıklarını; sözleşmenin nasıl kurulduğu ve geçerlilik şartları, başlıca sözleşme türleri, sözleşmeye aykırılığın sonuçları, cezai şart ve cayma parası, aşırı ifa güçlüğü ve uyarlama, geçersizlik hâlleri, görevli mahkeme, dava süreci ve zamanaşımı açısından ele alır. Amaç, sözleşmeden doğan hakkınızın zamanında ve doğru usulle korunmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Sözleşme Uyuşmazlıklarında Öne Çıkanlar
  • Kuruluş: Karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanıyla kurulur; kural şekil serbestisidir.
  • Aykırılık: Aynen ifa, sözleşmeden dönme veya tazminat gibi seçimlik haklar doğar.
  • Cezai şart: Zarar ispatı gerekmez; fahiş ceza hâkim tarafından indirilebilir.
  • Zamanaşımı: Genel süre 10 yıl; kira, faiz gibi dönemsel edimlerde kural olarak 5 yıl.
  • Yer: Etimesgut dosyaları Ankara Adliyesi yargı çevresinde görülür.

Sözleşme Hukuku Nedir? Kapsamı

Sözleşme hukuku, iki veya daha fazla kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanıyla kurdukları hukuki ilişkilerden doğan hak ve yükümlülükleri düzenleyen alandır. Günlük yaşamın neredeyse tamamı sözleşmelerle örülüdür: bir ürün satın almak, ev kiralamak, iş sözleşmesi imzalamak, kredi çekmek ya da bir hizmet almak birer sözleşme ilişkisidir. Bu alanın temel kaynağı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'dur; bunun yanında Türk Ticaret Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve İş Kanunu gibi özel düzenlemeler belirli sözleşme türlerine ilişkin tamamlayıcı kurallar getirir.

Sözleşme hukukunun temelinde iki ilke yer alır: sözleşme özgürlüğü ve sözleşmeye bağlılık. Taraflar kanunun emredici kurallarına, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmamak kaydıyla sözleşmenin içeriğini serbestçe belirleyebilir; ancak bir kez usulüne uygun kurulan sözleşme, tarafları bağlar ve tek taraflı olarak değiştirilemez ya da sona erdirilemez. Bu iki ilkenin dengesi, sözleşme hukukunun bütününe yön verir. Aşağıda bu alanda en sık karşılaşılan konular özetlenmiştir:

Kuruluş
İcap ve kabulle sözleşme
Geçerlilik
Ehliyet, konu, şekil
İhlal
Aykırılık ve tazminat
Cezai Şart
Önceden belirlenmiş ceza
Uyarlama
Aşırı ifa güçlüğü
Fesih
Sona erme ve dönme

Sözleşmenin Kurulması ve Geçerlilik Şartları

Bir sözleşme, tarafların birbirine uygun irade beyanlarını açıklamalarıyla kurulur. Bu süreç genellikle bir icap (öneri) ve buna uygun bir kabul ile gerçekleşir; öneriyi yapan tarafın teklifi, karşı tarafça olduğu gibi kabul edildiğinde sözleşme meydana gelir. İrade beyanları açık olabileceği gibi, davranışlarla örtülü biçimde de ortaya konabilir. Tarafların anlaştığı hususlar sözleşmenin esaslı noktalarını kapsıyorsa, ayrıntıların sonraya bırakılması sözleşmenin kurulmasını engellemez.

Kurulan sözleşmenin hüküm ifade edebilmesi için bazı geçerlilik şartlarını taşıması gerekir. Öncelikle taraflar fiil ehliyetine sahip olmalıdır; ayırt etme gücünden yoksun kişilerin veya yeterli temsil olmaksızın kısıtlıların yaptığı işlemler geçersiz ya da askıda hükümsüz olabilir. Sözleşmenin konusu hukuka, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmamalı, imkânsız bulunmamalıdır. İrade beyanı; yanılma (hata), aldatma (hile) veya korkutma (ikrah) gibi sakatlıklardan arınmış, gerçek iradeyi yansıtır nitelikte olmalıdır.

Sözleşmelerde kural şekil serbestisidir; yani kanun aksini öngörmedikçe sözleşme sözlü, yazılı ya da davranışla kurulabilir. Ancak kanun bazı işlemler için geçerlilik şartı olarak resmî veya yazılı şekil arar. Örneğin taşınmaz satışı ve taşınmaz satış vaadi resmî şekilde (tapu memuru veya noter önünde) yapılmadıkça geçersizdir; kefalet sözleşmesinin de yazılı olması ve kefilin sorumlu olacağı azami miktarı el yazısıyla belirtmesi gibi özel geçerlilik koşulları vardır. Şekle aykırılık, sözleşmenin baştan itibaren geçersiz sayılmasına yol açabileceğinden, işlemin türüne uygun şekle dikkat edilmesi büyük önem taşır.

Başlıca Sözleşme Türleri

Sözleşme hukuku çok geniş bir alandır ve uygulamada farklı yapıya sahip pek çok sözleşme türüyle karşılaşılır. Her türün kendine özgü kuralları, tarafların yükümlülükleri ve sona erme biçimleri bulunur. Aşağıda en sık rastlanan sözleşme grupları özetlenmiştir:

Satış Sözleşmesi

Satıcının bir malın mülkiyetini devretme, alıcının ise bedelini ödeme borcu altına girdiği sözleşme. Ayıptan ve zapttan sorumluluk gibi özel hükümler taşır.

Kira Sözleşmesi

Kiraya verenin bir şeyin kullanımını, kiracının ise bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşme. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı lehine emredici korumalar vardır.

Eser ve Hizmet Sözleşmesi

Yüklenicinin bir sonucu meydana getirmeyi (eser) veya iş görmeyi (hizmet) üstlendiği sözleşmeler. İnşaat ve tadilat işleri bu kapsamda değerlendirilir.

Ödünç ve Kefalet

Para veya eşyanın kullandırılması ile üçüncü kişinin borcuna güvence sağlanan sözleşmeler. Kefalette sıkı geçerlilik şartları aranır.

Bu türler dışında vekâlet, komisyon, acentelik, saklama, bağışlama, adi ortaklık ve garanti sözleşmesi gibi çok sayıda sözleşme tipi vardır. Ayrıca taraflar, kanunda düzenlenmemiş yeni türde (isimsiz) sözleşmeler de kurabilir; bu tür sözleşmelere hangi kuralların uygulanacağı yorum yoluyla belirlenir. Somut bir sözleşmenin hangi türe girdiğinin doğru saptanması, tarafların hak ve borçlarının kapsamını, sorumluluk esasını ve sona erme koşullarını doğrudan etkilediğinden önemlidir.

Sözleşmeye Aykırılık ve Sonuçları

Sözleşmenin taraflarından biri borcunu hiç yerine getirmez, geç yerine getirir ya da gereği gibi ifa etmezse sözleşmeye aykırılık gündeme gelir. Bu durumda alacaklının başvurabileceği hukuki yollar, borcun türüne ve aykırılığın niteliğine göre değişir. Borçlunun sorumlu tutulabilmesi için kural olarak kusurunun bulunması aranır; borçlu, kusuru olmaksızın ifanın imkânsızlaştığını veya geciktiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlu temerrüde düştüğünde, alacaklı kural olarak borçluya ifa için uygun bir süre verir. Bu süre sonuçsuz kalırsa alacaklının önünde üç seçenek belirir: her zaman aynen ifayı ve gecikme zararını isteyebilir; ifadan vazgeçip ifa yerine olumlu zararının (sözleşme gereği gibi ifa edilseydi içinde bulunacağı durum ile gerçek durum arasındaki fark) tazminini talep edebilir; ya da sözleşmeden dönerek verdiği edimleri geri alıp olumsuz zararının (sözleşmeye güvenerek yaptığı masraflar) giderilmesini isteyebilir.

Bu seçimlik hakların hangisinin kullanılacağı, alacaklının menfaatine göre değişir ve seçim büyük ölçüde bağlayıcıdır. Örneğin dönme hakkı kullanıldığında artık aynen ifa istenemez. Ayrıca ifanın kısmen yerine getirildiği veya ayıplı ifa edildiği hâllerde farklı özel hükümler devreye girer. Bu nedenle aykırılık ortaya çıktığında acele karar vermek yerine, hangi yolun somut olayda en lehe sonucu vereceğinin bir avukatla değerlendirilmesi yerinde olur; yanlış seçim, tazminatın kapsamını ve tahsil imkânını doğrudan etkileyebilir.

Cezai Şart ve Cayma Parası

Cezai şart, tarafların sözleşmeye aykırılık hâlinde ödenmesini önceden kararlaştırdıkları bir edimdir. En büyük pratik faydası, alacaklının gerçek zararını ispat etmesine gerek kalmadan kararlaştırılan tutarı talep edebilmesidir. Kural olarak alacaklı, uğradığı zarar cezai şarttan daha az olsa bile kararlaştırılan cezanın tamamını isteyebilir; zararının cezai şarttan fazla olduğunu ispat ederse aşan kısmı da talep edebilir. Cezai şart; borcun hiç ifa edilmemesi, eksik ifa veya belirli bir davranışa aykırılık gibi çeşitli hâllere bağlanabilir.

Sözleşme özgürlüğünün bu alanda bir sınırı vardır: kanun, aşırı (fahiş) cezai şartın hâkim tarafından indirilmesini öngörür. Hâkim, borçlunun ekonomik durumu, tarafların menfaatleri, borcun önemi ve sözleşmenin niteliği gibi ölçütleri gözeterek fahiş cezayı hakkaniyete uygun bir düzeye çeker. Ancak tacirler arasında, ticari işletmeyle ilgili sözleşmelerde kararlaştırılan cezai şartın indirilmesi kural olarak daha sınırlıdır; tacirin basiretli davranması beklendiğinden bu koruma zayıflar.

Cezai şart ile cayma parası farkı

Cayma parası (pişmanlık akçesi), tarafa sözleşmeden tek taraflı dönme hakkı tanır; parayı ödeyen taraf sözleşmeyle bağlı kalmaktan kurtulur. Cezai şart ise sözleşmeye bağlı kalmayı güçlendiren, aykırılığı yaptırıma bağlayan bir kurumdur. Metinde kararlaştırılan tutarın hangi amaca hizmet ettiği, sözleşmenin yorumuyla belirlenir ve sonuçları birbirinden farklıdır.

Cezai şartın türü (seçimlik ceza, ifaya eklenen ceza veya dönme cezası) ve nasıl kaleme alındığı, sonuçlarını doğrudan değiştirir. Yanlış düzenlenen bir cezai şart, beklenen korumayı sağlamayabileceği gibi, karşı tarafça geçersiz sayılması ya da fahiş bulunarak indirilmesi de mümkündür. Bu nedenle önemli sözleşmelerde cezai şart hükmünün baştan doğru kurgulanması ve uyuşmazlık hâlinde doğru yorumlanması önem taşır.

Aşırı İfa Güçlüğü ve Sözleşmenin Uyarlanması

Sözleşme hukukunun temel kuralı, tarafların kararlaştırdıkları edimi aynen yerine getirmesidir. Ancak bu kural mutlak değildir. Sözleşme kurulduktan sonra, tarafların öngöremeyeceği ve kendilerinden kaynaklanmayan olağanüstü bir durum ortaya çıkar ve bu durum ifayı borçludan beklenemeyecek ölçüde güçleştirirse, aşırı ifa güçlüğü gündeme gelir. Bu kurumun temelinde, sözleşmenin kurulduğu andaki denge bozulduğunda tarafların bu yeni koşullara katlanmaya zorlanmaması düşüncesi yatar.

Aşırı ifa güçlüğünden söz edebilmek için birkaç koşulun bir arada bulunması gerekir: değişikliğin öngörülemez ve olağanüstü olması, borçlunun bu duruma kendi kusuruyla yol açmamış olması, edimler arasındaki dengenin aşırı ölçüde bozulması ve borçlunun henüz borcunu ifa etmemiş ya da aşırı güçlük altında haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması. Bu koşullar sağlandığında borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni duruma uyarlanmasını; bu mümkün veya beklenebilir değilse sözleşmeden dönmeyi isteyebilir.

Uyarlama istisnai bir kurumdur ve dar yorumlanır. Her ekonomik dalgalanma, kur artışı ya da fiyat değişikliği tek başına uyarlama nedeni sayılmaz; ancak sözleşmenin temelini gerçekten sarsan, taraflardan birini ağır biçimde zarara uğratan öngörülemez gelişmeler bu kapsamda değerlendirilir. Özellikle uzun süreli sözleşmelerde bu değerlendirme önem kazanır. Uyarlama talebinin koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği teknik bir inceleme gerektirdiğinden, bu yola başvurmadan önce hukuki değerlendirme yaptırılması yerinde olur.

Sözleşmenin Geçersizliği: Butlan, İptal ve Muvazaa

Her sözleşme baştan itibaren geçerli sonuç doğurmaz. Kanunda öngörülen bazı sakatlıklar, sözleşmenin ya baştan hükümsüz olmasına ya da sonradan iptal edilebilmesine yol açar. Bu ayrımların pratik sonuçları farklı olduğundan, somut olayda hangi geçersizlik türünün söz konusu olduğunun doğru belirlenmesi gerekir.

  • Kesin hükümsüzlük (butlan): Konusu imkânsız, hukuka veya ahlaka aykırı ya da emredici şekle aykırı sözleşmeler baştan itibaren geçersizdir; herkes ileri sürebilir ve hâkim re'sen dikkate alır.
  • İptal edilebilirlik: Yanılma (hata), aldatma (hile) veya korkutma (ikrah) etkisiyle yapılan sözleşmeler; sakatlığa maruz kalan tarafın belirli süre içinde iptal iradesini açıklamasıyla geçersiz kılınabilir.
  • Muvazaa: Tarafların gerçek iradelerine uymayan, görünüşte yaptıkları danışıklı işlem geçersizdir; gizlenen gerçek işlem varsa kendi geçerlilik şartlarını taşıması hâlinde ayakta kalabilir.
  • Aşırı yararlanma (gabin): Bir tarafın zor durumundan, deneyimsizliğinden veya düşüncesizliğinden yararlanarak edimler arasında açık oransızlık yaratılması; mağdura düzeltme veya sözleşmeden dönme imkânı verir.

Kesin hükümsüzlük ile iptal edilebilirlik arasındaki fark önemlidir: kesin hükümsüz sözleşme hiçbir zaman geçerli sonuç doğurmaz ve sonradan onaylanmakla geçerli hâle gelmez; iptal edilebilir sözleşme ise iptal edilene kadar geçerli sayılır ve hak sahibi süresi içinde sakatlığa dayanmazsa sözleşme geçerli olarak yürürlükte kalabilir. Geçersizliğin sonuçları, tarafların birbirine verdiklerini geri alması (iade) gibi yan taleplerle de bağlantılı olduğundan, bu konularda erken ve doğru bir hukuki değerlendirme büyük önem taşır.

Etimesgut'da Sözleşme Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Görevli mahkeme, sözleşmenin türüne ve tarafların sıfatına göre belirlenir:

Uyuşmazlık TürüGörevli Mahkeme
Genel sözleşme uyuşmazlıkları (özel görev yoksa)Asliye Hukuk Mahkemesi
İki tarafın da tacir olduğu ticari sözleşmelerAsliye Ticaret Mahkemesi
Tüketici işleminden doğan sözleşme (değere göre)Tüketici Mahkemesi / Hakem Heyeti
Konut ve çatılı işyeri kira sözleşmeleriSulh Hukuk Mahkemesi
İş (hizmet) sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarİş Mahkemesi
Yer bakımından yetki — Etimesgut

Kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Sözleşmeden doğan davalarda ayrıca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. Ticari nitelikteki bazı sözleşmelerde taraflar yetki sözleşmesiyle belirli bir mahkemeyi de yetkili kılabilir. Etimesgut'da ifa edilecek veya Etimesgut yerleşimli tarafa yönelik bir uyuşmazlıkta, Ankara Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkeme çoğu zaman yetkili olur.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece re'sen dikkate alınır; yanlış mahkemede açılan dava görevsizlikle sonuçlanır ve dosya yetkili mahkemeye gönderilir. Ayrıca ticari ve tüketici uyuşmazlıklarının büyük bölümünde dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır; bu şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir. Doğru mahkeme, yetki ve zorunlu arabuluculuk değerlendirmesinin baştan yapılması, gereksiz süre ve masraf kaybını önler.

Sözleşme Davası Süreci Nasıl İşler?

Sözleşme uyuşmazlığından doğan dava, dosyanın niteliğine göre değişse de genel olarak belirli aşamalardan geçer. Sürecin baştan doğru kurgulanması; hem hakkın tam olarak talep edilmesini hem de zamanaşımı ve zorunlu arabuluculuk gibi usuli koşulların doğru yönetilmesini sağlar. Tipik akış şöyledir:

1
Sözleşme ve delil incelemesi

Sözleşme metni, yazışmalar, faturalar, ödeme kayıtları ve tanık bilgileri toplanır; aykırılığın ve zararın kapsamı belirlenir.

2
İhtar ve temerrüt

Karşı tarafa ihtarname çekilerek borç muaccel kılınır, süre verilir ve temerrüt koşulları oluşturulur; uyuşmazlık netleştirilir.

3
Zorunlu arabuluculuk

Ticari ve tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuk sürecine başvurulur; anlaşma sağlanırsa dava aşamasına gerek kalmaz.

4
Dava dilekçesi ve harç

Görevli-yetkili mahkemede dava açılır; talep kalemleri (aynen ifa, tazminat, dönme) ayrıştırılır, nispi harç ve gider avansı yatırılır.

5
Tahkikat ve bilirkişi

Tanıklar dinlenir, gerekirse hesap ve teknik konular için bilirkişi incelemesi yapılır; belgeler değerlendirilir, raporlara itiraz edilir.

6
Karar ve kanun yolları

Mahkeme hüküm kurar; karara karşı istinaf ve koşulları varsa temyiz yoluna gidilir. Kesinleşen alacak icra yoluyla tahsil edilir.

Sürecin uzunluğu; bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulup duyulmaması, tarafların itirazları ve kanun yolu aşamalarına göre değişir. Dava sırasında talep edilen tutar delillerle netleştikçe ıslah veya belirsiz alacak yöntemiyle artırılabilir. Bu usuli tercihlerin doğru kullanılması, hem harç yükünü hem de hak kaybı riskini yönetmenin en önemli araçlarındandır. Sürecin her aşamasında usul kurallarına uyulması, esasa ilişkin haklı talebin şeklî nedenlerle kaybedilmesini önler.

Sözleşmelerde Zamanaşımı

Süreler tahsil imkânını etkiler

Zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan davada karşı taraf bu def'iyi ileri sürerse talep reddedilebilir. Bu nedenle alacağın muaccel olmasının ardından sürecin geciktirilmemesi önemlidir.

Alacağın KaynağıZamanaşımı (Kural)
Genel sözleşme alacakları (özel süre yoksa)10 yıl
Kira bedeli, faiz ve diğer dönemsel edimler5 yıl
Serbest meslek ve bazı ticari/iş görme alacaklarıKural olarak 5 yıl
Haksız fiil niteliğindeki taleplerle birleşen hâllerHaksız fiil süreleri (2 / 10 yıl)

Zamanaşımı süresi kural olarak alacağın muaccel (istenebilir) olduğu andan itibaren işlemeye başlar. Süre; dava açılması, icra takibine geçilmesi, borcun ikrarı veya bir teminat verilmesi gibi işlemlerle kesilir ve kesildiği andan itibaren yeniden işler. Bazı hâllerde süre durur ve engel ortadan kalkınca kaldığı yerden devam eder. Zamanaşımının hangi türe girdiği ve ne zaman başladığı çoğu zaman tartışmalı olduğundan, süre hesabının erken yapılması hakkın esasını korumak açısından önem taşır.

Sözleşme Uyuşmazlığında Gerekli Belgeler

Sözleşme davasının başarısı, büyük ölçüde sözleşmenin varlığının, içeriğinin ve aykırılığın belgelerle ortaya konmasına bağlıdır. Dosyanın niteliğine göre değişmekle birlikte, uygulamada sık istenen belgeler şunlardır:

  • Sözleşme metni ve ekleri: İmzalı sözleşme, protokoller, ekler ve varsa değişiklik/zeyilnameler; sözleşme yazılı değilse ispata yarayan diğer belgeler.
  • Yazışmalar: İhtarnameler, e-posta ve mesajlar, sipariş ve teyit belgeleri, tarafların iradesini gösteren tüm kayıtlar.
  • Mali belgeler: Faturalar, dekont ve ödeme kayıtları, banka hesap hareketleri, teslim-tesellüm ve irsaliye belgeleri.
  • İfa ve aykırılık delilleri: Teslim tutanakları, kabul veya ret bildirimleri, ayıp ihbarları, teknik rapor ve fotoğraflar.
  • Arabuluculuk belgeleri: Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki dosyalarda arabuluculuk son tutanağı ve anlaşmama belgesi.

Belgelerin sözleşme ilişkisinin başından itibaren düzenli tutulması ve saklanması, uyuşmazlık çıktığında ispat yükünü büyük ölçüde hafifletir. Özellikle sözlü kurulan sözleşmelerde, yazışma ve ödeme kayıtları sözleşmenin varlığını ve içeriğini kanıtlamada belirleyici olur. Eksik belge, davanın uzamasına veya talebin bir kısmının ispatlanamamasına yol açabilir; bu nedenle dava açılmadan önce delil durumunun bir avukatla gözden geçirilmesi önerilir.

Etimesgut'da Sözleşme Avukatı Seçerken

Sözleşme uyuşmazlıkları, sözleşme metninin doğru yorumlanmasından tazminatın hesabına, usul kurallarının işletilmesinden zorunlu arabuluculuk sürecinin yönetimine kadar çok yönlü bir bakış gerektirir. Doğru avukat seçimi; talebin eksiksiz kurulması, seçimlik hakların isabetli kullanılması ve sürecin hak kaybı olmadan yürütülmesi bakımından belirleyicidir. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular aşağıda özetlenmiştir:

  • Alan deneyimi: Ticari, tüketici, kira veya eser sözleşmesi gibi ilgili sözleşme türünde dosya tecrübesi.
  • Sözleşme analizi: Sözleşme metnini yorumlayabilme, cezai şart ve yetki maddeleri gibi kritik hükümleri değerlendirebilme.
  • Yerel yargı bilgisi: Ankara Adliyesi ve bölge mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Olası sonuçlar, süreç ve ücret/harç konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede avukata sorabileceğiniz sorular

  • Sözleşmemdeki aykırılık karşısında hangi seçimlik haklara (ifa, dönme, tazminat) sahibim?
  • Cezai şart veya yetki maddeleri lehime mi, yoksa aleyhime mi işliyor?
  • Uyuşmazlığım zorunlu arabuluculuk kapsamında mı; hangi mahkeme görevli?
  • Zamanaşımı açısından durumum nedir; süre kaçmış mı?
  • Sürecin muhtemel aşamaları, süresi ve harç/masraf yükü ne olur?

İlgili Mevzuat

  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Sözleşmenin kurulması, geçerlilik, aykırılık, cezai şart, uyarlama ve genel hükümler
  • Türk Ticaret Kanunu (6102)
    Ticari sözleşmeler, tacirler arası ilişkiler ve ticari nitelikli özel hükümler
  • Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (6502)
    Tüketici sözleşmeleri, haksız şartlar ve tüketici lehine emredici korumalar
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Görev-yetki, ispat, belirsiz alacak ve kısmi dava usulü
  • Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (6325)
    Ticari ve tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk usulü

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Cezai şartın indirilmesi

Fahiş görülen cezai şartın, borçlunun durumu ve tarafların menfaatleri gözetilerek hâkim tarafından hakkaniyete uygun düzeye indirilmesi gerektiği; tacirler arasında ise bu indirimin kural olarak sınırlı uygulanması yönündeki yaklaşım.

İlke · Sözleşmenin uyarlanması

Öngörülemeyen ve olağanüstü değişikliklerin sözleşmenin temelini sarstığı hâllerde, dürüstlük kuralı çerçevesinde sözleşmenin yeni koşullara uyarlanabileceği; ancak bu kurumun dar ve istisnai biçimde uygulanması gerektiği değerlendirmesi.

İlke · Muvazaa

Tarafların gerçek iradesine uymayan görünüşteki işlemin geçersiz sayılması; menfaati zedelenen üçüncü kişilerin muvazaayı her türlü delille ileri sürebileceği yönündeki yerleşik yaklaşım.

Sıkça Sorulan Sorular

Etimesgut'da sözleşmeden doğan dava hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme, sözleşmenin tarafına ve konusuna göre belirlenir. İki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar Asliye Ticaret Mahkemesi'nde; bir tarafın tüketici olduğu tüketici işlemlerinden doğan davalar Tüketici Mahkemesi'nde; iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar İş Mahkemesi'nde; kira sözleşmelerinden doğan davalar ise Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür. Bunların dışında kalan genel sözleşme uyuşmazlıkları Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanındadır. Yetki bakımından kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; sözleşmeden doğan davalarda ayrıca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. Etimesgut'daki dosyalar bu kurallara göre Ankara Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkemede ele alınır.

Yazılı olmayan sözlü sözleşme geçerli midir?

Türk hukukunda sözleşmelerde kural şekil serbestisidir; yani kanun özel bir şekil öngörmedikçe sözleşme sözlü olarak da geçerli biçimde kurulabilir. Örneğin gündelik alışverişlerin veya birçok hizmet anlaşmasının yazılı olması zorunlu değildir. Ancak bazı sözleşmeler için kanun geçerlilik şartı olarak resmî veya yazılı şekil arar; taşınmaz satışı, taşınmaz satış vaadi ve bağışlama vaadi gibi işlemler bunlara örnektir ve öngörülen şekle uyulmazsa sözleşme geçersiz sayılır. Sözlü sözleşmelerde asıl sorun geçerlilik değil ispattır: uyuşmazlık çıktığında sözleşmenin içeriğini kanıtlamak güçleşebileceğinden, önemli işlemlerin yazılı yapılması önerilir.

Sözleşmeye aykırı davranan taraftan neler talep edebilirim?

Borcunu hiç veya gereği gibi yerine getirmeyen tarafa karşı, alacaklının başvurabileceği birden çok yol vardır. İlk seçenek borcun aynen ifasını, yani sözleşmede kararlaştırılan edimin yerine getirilmesini istemektir; buna gecikme nedeniyle uğranılan zararın tazmini de eklenebilir. Karşılıklı sözleşmelerde temerrüde düşen tarafa uygun bir süre verilip bu süre sonuçsuz kalırsa; alacaklı ifadan vazgeçip olumlu zararını isteyebilir ya da sözleşmeden dönerek verdiklerini geri isteyip olumsuz zararının tazminini talep edebilir. Hangi yolun somut olayda daha lehe olduğunun bir avukatla değerlendirilmesi yerinde olur.

Cezai şart nedir, kararlaştırılan miktarın tamamı ödenir mi?

Cezai şart, tarafların sözleşmeye aykırılık hâlinde ödenmesini önceden kararlaştırdıkları bir edimdir ve alacaklının zararını ispat etmesine gerek kalmadan talep edilebilmesini sağlar. Kural olarak alacaklı, gerçek zararı cezai şarttan az olsa bile kararlaştırılan tutarın tamamını isteyebilir. Ancak kanun, aşırı yüksek cezai şartın hâkim tarafından indirilmesini öngörür; hâkim, tarafların menfaati ve borçlunun durumu gibi ölçütleri gözeterek fahiş cezayı makul düzeye çeker. Tacirler arasındaki sözleşmelerde bu indirim imkânı kural olarak daha sınırlıdır. Cezai şartın türü ve sonuçları sözleşme metnine göre değiştiğinden, hükmün dikkatle yorumlanması gerekir.

Sözleşme imzalandıktan sonra koşullar değişirse uyarlanabilir mi?

Kural sözleşmeye bağlılıktır; taraflar kararlaştırdıkları edimi yerine getirmekle yükümlüdür. Ancak sözleşmenin kurulmasından sonra, taraflardan kaynaklanmayan ve öngörülemeyen olağanüstü bir durum ifayı borçludan beklenemeyecek ölçüde güçleştirmişse, aşırı ifa güçlüğü gündeme gelebilir. Bu hâlde borçlu, henüz borcunu ifa etmemiş veya haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmak kaydıyla hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını, bu mümkün değilse sözleşmeden dönmeyi isteyebilir. Uyarlama istisnai bir kurumdur; her ekonomik dalgalanma değil, ancak sözleşmenin temelini sarsan ağır ve öngörülemez değişiklikler bu kapsamda değerlendirilir.

Muvazaalı (danışıklı) sözleşme geçerli sayılır mı?

Muvazaa, tarafların gerçek iradelerine uymayan, üçüncü kişileri veya mahkemeyi yanıltmak için görünüşte yaptıkları anlaşmadır. Görünüşte yapılan bu sözleşme, tarafların gerçek iradesini yansıtmadığından geçersizdir. Örneğin malını alacaklılardan kaçırmak isteyen kişinin, aslında satmadığı hâlde satmış gibi göstermesi muvazaadır. Tarafların görünüşteki işlemin arkasında gizledikleri gerçek bir işlem varsa (nispi muvazaa), o gizli işlem kendi geçerlilik şartlarını taşıyorsa ayakta kalabilir. Muvazaa iddiası, menfaati zedelenen üçüncü kişiler tarafından da ileri sürülebilir ve her türlü delille ispat edilebilir; bu nedenle danışıklı işlemler ciddi hukuki riskler taşır.

Sözleşmeden doğan alacaklarda zamanaşımı ne kadardır?

Türk Borçlar Kanunu'nda genel zamanaşımı süresi on yıldır; yani kanunda aksine özel bir süre öngörülmemişse, sözleşmeden doğan alacaklar muaccel olduğu andan itibaren on yıl içinde talep edilmelidir. Buna karşılık kanun bazı alacaklar için beş yıllık kısa zamanaşımı öngörür; kira bedelleri, faiz ve diğer dönemsel edimler, iş görme ve eser sözleşmelerinden doğan bazı alacaklar ile serbest meslek ve ticari faaliyet kapsamındaki bazı taleplerin çoğu bu grupta yer alır. Süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar; dava açılması, icra takibi veya borcun ikrarı gibi işlemlerle kesilir ve yeniden işler. Sürenin kaçırılması hakkın esasını değil ama dava yoluyla tahsil imkânını zayıflatır.

Sözleşme dava süreci ne kadar sürer ve masrafı ne olur?

Kesin bir süre vermek mümkün değildir; uyuşmazlığın karmaşıklığı, bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediği, tanık ve belge durumu ile istinaf/temyiz aşamaları toplam süreyi belirler. Ayrıca ticari ve tüketici uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünde dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır; bu aşamada anlaşma sağlanırsa süreç çok kısalır. Dava açılırken kural olarak talep edilen miktar üzerinden nispi harç ve gider avansı yatırılır. Maddi durumu yeterli olmayanlar adli yardım talep edebilir. Alacağın belirsiz olduğu hâllerde belirsiz alacak veya kısmi dava gibi yöntemlerle harç yükü yönetilebilir; uygun usulün seçimi bir avukatla değerlendirilmelidir.

Haksız şartlar veya genel işlem koşulları beni bağlar mı?

Bir sözleşmenin taraflarca ayrı ayrı görüşülmeden, önceden hazırlanıp genel olarak kullanılan hükümlerine genel işlem koşulları denir; bankaların, sigorta şirketlerinin ve büyük satıcıların tip sözleşmeleri buna örnektir. Kanun, bu koşulların karşı tarafın aleyhine dengeyi ağır biçimde bozması hâlinde yazılmamış sayılabileceğini öngörür; ayrıca karşı tarafın menfaatine aykırı ve dürüstlük kuralına aykırı şartlar geçersiz kabul edilebilir. Tüketici işlemlerinde ise, tüketiciyle müzakere edilmeden konulan ve dengesizlik yaratan haksız şartlar tüketiciyi bağlamaz. Bu nedenle tip sözleşmelerdeki aleyhe hükümlerin her zaman geçerli olduğu düşünülmemeli, gerektiğinde hukuki değerlendirme yaptırılmalıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar