Otlukbeli Mirastan Iskat (Mirasçılıktan Çıkarma) Avukatları

Otlukbeli, Erzincan ilçesinde mirastan iskat (mirasçılıktan çıkarma) alanında hizmet veren 0 avukat. Cezai ve koruyucu iskat, saklı pay, iskatın şekli, sebep gösterme, ispat yükü ve iskatın iptali davası bilgileriyle inceleyin.

Avukat Bulunamadı

Arama kriterlerinize uygun avukat bulunamadı. Filtreleri değiştirmeyi deneyin.

Otlukbeli, Erzincan Mirastan Iskat (Mirasçılıktan Çıkarma) Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Otlukbeli (Erzincan) bölgesinde mirastan iskat (mirasçılıktan çıkarma) konularını; cezai ve koruyucu iskat ayrımı, saklı pay ile ilişkisi, iskatın şekli ve sebep gösterme zorunluluğu, ispat yükü, iskatın sonuçları, altsoyun halefiyeti, iskatın iptali davası, hak düşürücü süreler ve görevli mahkeme açısından ayrıntılı biçimde ele alır. Amaç, hem bir yakınını haklı sebeple mirasçılıktan çıkarmak isteyen mirasbırakanın hem de haksız çıkarıldığını düşünen mirasçının haklarını doğru değerlendirmesine ve dosyasına uygun avukatı bilinçli biçimde seçmesine yardımcı olmaktır. Aşağıdaki içerik genel bilgilendirme niteliğindedir; somut olayın koşulları sonucu doğrudan etkiler.

Kısa Bakış — Mirastan Iskatta Öne Çıkanlar
  • Amaç: Saklı paylı bir mirasçıyı, saklı payı da dahil mirasçılık sıfatından yoksun bırakmak.
  • Şekil: Yalnızca vasiyetname veya miras sözleşmesiyle, sebep açıkça gösterilerek yapılır.
  • Türleri: Cezai (olağan) iskat ve koruyucu (borç ödemeden aciz) iskat.
  • İspat: İskat sebebinin ispatı, iskattan yararlanan tarafa düşer.
  • Yer: Otlukbeli dosyalarında iskatın iptali Erzincan Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.

Mirastan Iskat Nedir? Kapsamı

Mirastan iskat, günlük dildeki adıyla mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakanın kanunda sayılan sebeplere dayanarak bir saklı paylı mirasçısını, ölüme bağlı bir tasarrufla mirasçılık sıfatından ve saklı payından yoksun bırakmasıdır. Türk Medeni Kanunu, mirasbırakana malvarlığı üzerinde geniş bir tasarruf serbestisi tanır; ancak altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş gibi yakın mirasçılara saklı pay güvencesi vererek bu serbestiyi sınırlar. Mirastan iskat, işte bu güvenceyi istisnaen ortadan kaldırabilen tek kurumdur. Yani iskat, saklı payın dokunulmazlığına getirilen kanuni bir istisnadır.

İskatın en belirgin özelliği, yalnızca saklı paylı mirasçılar bakımından anlam taşımasıdır. Saklı payı bulunmayan bir mirasçıyı, mirasbırakan zaten dilediği gibi mirastan uzak tutabileceği için onun ayrıca iskat edilmesine gerek yoktur; mirasbırakan malvarlığını başkalarına bırakarak bu sonucu kolayca sağlar. Buna karşılık saklı paylı bir mirasçıyı payından tümüyle mahrum bırakmanın tek yolu, geçerli bir iskattır. Bu nedenle iskat, çoğunlukla altsoy (çocuklar, torunlar), sağ kalan eş veya ana-baba yönünden gündeme gelir.

İskat, mutlaka şekle bağlı bir ölüme bağlı tasarrufla, yani vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılır ve tasarrufta iskat sebebinin de açıkça gösterilmesi gerekir. Sözlü beyan, mesaj, sıradan bir not veya tanık ifadesiyle mirasçılıktan çıkarma hukuken sonuç doğurmaz. Ayrıca iskat, mirasbırakanın kişisel ve gerçek iradesine dayanmalı; baskı, aldatma veya ağır yanılma altında oluşmuş bir irade, iskatı sakatlar.

Aşağıda mirastan iskat kurumunun en sık karşılaşılan kavramları özetlenmiştir; her biri ilerleyen bölümlerde ayrıntılı olarak ele alınmaktadır. Bu kavramların bütün olarak anlaşılması, doğru bir tasarruf düzenlemek veya haksız bir iskata karşı etkili biçimde dava açmak bakımından önemlidir.

Iskat
Mirasçılıktan çıkarma
Saklı Pay
Kaldırılan güvence
Cezai Iskat
Ağır suç / yükümlülük
Koruyucu Iskat
Borç ödemeden aciz
Şekil
Vasiyet / miras sözleşmesi
İspat
Yararlanana ait

İskat konuları çoğu zaman diğer miras uyuşmazlıklarıyla iç içe geçer: sebep gösterilmeden yapılan bir çıkarma tenkis davasını, görünüşte satışla yapılan devirler muris muvazaasını, terekenin bölüşülmesi ise ortaklığın giderilmesi davalarını gündeme getirebilir. Bu bağlantılar nedeniyle dosyanın bütüncül bir bakışla değerlendirilmesi, hem hak kaybını önler hem de mükerrer dava riskini azaltır.

İskatın hukuki niteliği, onu benzer kurumlardan ayırmayı gerektirir. İskat, mirasbırakanın istemli ve sebebe dayalı bir tasarrufudur; kanun gereği kendiliğinden doğan mirastan yoksunluktan (mahrumiyetten), mirasçının kendi rızasıyla haktan vazgeçtiği mirastan feragatten ve yalnızca değer düzeltmesi sağlayan tenkisten farklıdır. Bu ayrımların baştan doğru yapılması, hem düzenlenecek tasarrufun türünü hem de açılacak davanın kapsamını belirler. Örneğin amaç mirasçıyı tümüyle dışlamaksa iskat, yalnızca payı azaltmaksa tasarruf edilebilir oran içinde kazandırma, karşılıklı anlaşmayla haktan vazgeçmeyse miras sözleşmesiyle feragat uygun araç olur.

Mirastan Iskatın Türleri

Türk Medeni Kanunu mirastan iskatı iki temel türe ayırır: cezai (olağan) iskat ve koruyucu (borç ödemeden aciz) iskat. Bu ayrım, iskatın amacı, dayandığı sebep ve sonuçları bakımından belirleyicidir; bir iskatın hangi türe girdiğini doğru tespit etmek, hem tasarrufun geçerliliğini hem de saklı payın akıbetini etkiler.

Cezai iskat, mirasçının kusurlu bir davranışına dayanır ve amacı, bu mirasçıyı saklı payı da dahil mirasçılık sıfatından tümüyle uzaklaştırmaktır. Kanun bu iskat için iki sebep sayar: mirasçının, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi; ve mirasçının, mirasbırakana veya ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi. Geçerli bir cezai iskatta, iskat edilen kişi hem yasal payından hem saklı payından yoksun kalır.

Koruyucu iskat ise cezalandırma değil, koruma amacı taşır. Mirasbırakan, altsoyundan biri hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunuyorsa, o altsoyun saklı payının yarısını, onun doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemek koşuluyla mirasçılıktan çıkarabilir. Buradaki amaç, borçlu mirasçıya geçecek saklı payın alacaklılarca haczedilmesini önlemek ve payı gelecek nesle güvenceyle aktarmaktır. Görüldüğü gibi iki iskat türü, hem sebep hem sonuç bakımından tümüyle farklıdır.

Cezai (Olağan) Iskat

Ağır suç veya aile hukuku yükümlülüklerinin önemli ölçüde ihlaline dayanır; geçerliyse saklı pay dahil tam mahrumiyet doğurur. Sebep tasarrufta açıkça gösterilmelidir.

Koruyucu Iskat

Altsoy hakkında borç ödemeden aciz belgesi varsa uygulanır; saklı payın yarısı, iskat edilenin çocuklarına özgülenerek korunur. Cezalandırma amacı taşımaz.

Cezai Iskat Sebepleri ve Örnek Durumlar

Cezai iskatın geçerli olabilmesi için, mirasbırakanın dayandığı sebebin kanunda öngörülen iki temel sebepten birine uyması gerekir. Kanunda sayılmayan, kişisel kırgınlık, anlaşmazlık veya beğenmeme gibi gerekçeler tek başına iskatı geçerli kılmaz. Bu nedenle sebebin doğru nitelendirilmesi büyük önem taşır.

Birinci sebep, mirasçının mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemiş olmasıdır. Buradaki suçun mutlaka mahkeme kararıyla sabit olması aranmasa da, fiilin ağırlığı ve mirasbırakanla ilişkiyi kökten sarsan niteliği önem taşır. İkinci sebep, mirasçının mirasbırakana veya ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemiş olmasıdır; bu, örneğin bakım, gözetim, yardım gibi ödevlerin ağır ve sürekli biçimde ihmalinde gündeme gelebilir.

Aşağıda bu sebeplerin uygulamada ne tür durumlarda tartışıldığına ilişkin genel örnekler yer almaktadır. Örneklerin her biri somut olayın koşullarına göre değerlendirilir; benzer görünen olaylarda dahi ispat durumu sonucu değiştirebilir.

  • Ağır suç örneği: Mirasbırakana veya yakınına yönelik ağır bir kasıtlı fiil ile ilişkinin kökten zedelenmesi.
  • Yükümlülük ihlali örneği: Mirasbırakanın bakıma muhtaç hâlde bilinçli ve sürekli biçimde yalnız bırakılması.
  • Sınır: Basit dargınlık, tercih farklılığı veya geçici anlaşmazlık iskat sebebi sayılmaz.
  • Değerlendirme: Fiilin ağırlığı ve süreklilik, somut delillerle birlikte incelenir.
Sebebin açıkça gösterilmesi zorunlu

İskat sebebi, iskatı içeren tasarrufta (vasiyetname veya miras sözleşmesinde) açıkça belirtilmelidir. Sebep gösterilmeden yapılan bir çıkarma, kural olarak iskatı geçersiz kılmaz ama etkisini zayıflatır: bu durumda tasarruf yalnızca tenkise imkân verecek şekilde uygulanır ve iskat edilen mirasçı saklı payını yine talep edebilir. Yani sebep noksanlığı, çoğu kez amaçlanan tam mahrumiyeti değil, kısmi bir sonucu doğurur.

Mirastan Iskatın Şekli ve Sebep Gösterme

Mirastan iskat, ancak ölüme bağlı bir tasarrufla, yani vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılabilir. Bu, iskatın en katı biçim şartlarından biridir; çünkü kanun, saklı pay gibi güçlü bir güvenceyi kaldıran bu ağır sonucun, ancak resmî ve kalıcı bir irade beyanıyla doğmasını ister. Sözlü irade açıklaması, telefon mesajı, günlük not, tanık beyanı veya sıradan bir belge iskat için yeterli değildir.

Vasiyetname; resmî vasiyetname (noter huzurunda düzenlenen), el yazılı vasiyetname (tümüyle mirasbırakanın el yazısıyla yazılıp tarih ve imza taşıyan) veya sözlü vasiyetname (yalnızca olağanüstü hâllere özgü) biçimlerinde yapılabilir. Miras sözleşmesi ise mirasbırakan ile karşı taraf arasında noter önünde düzenlenen iki taraflı bir işlemdir. İskat iradesi bu tasarruflardan birinde yer almalı ve tasarruf, kendi türüne ait şekil şartlarını eksiksiz taşımalıdır. Şekle aykırılık, tasarrufun ve dolayısıyla iskatın iptaline yol açabilir.

Şekil şartının yanında, iskatın geçerliliği için sebebin tasarrufta açıkça gösterilmesi de aranır. Mirasbırakan yalnızca "mirasçılıktan çıkarıyorum" demekle yetinmemeli; hangi kanuni sebebe dayandığını ve bu sebebi oluşturan somut olayları belirtmelidir. Sebebin net biçimde yazılması, ileride açılacak iptal davasında sebebin ispatını da mümkün kılar. Sebep hiç gösterilmemişse, iskat tam etkisini doğuramaz ve mirasçı saklı payını korur.

İskat ve mirastan yoksunluk (mahrumiyet) farkı

Mirastan iskat, mirasbırakanın iradesine ve tasarrufuna dayanan istemli bir çıkarmadır. Bundan farklı olarak "mirastan yoksunluk (mahrumiyet)", mirasbırakanın öldürülmesi, vasiyetnamenin zorla değiştirilmesi gibi ağır fiillerin varlığında kanun gereği kendiliğinden doğan ve mirasbırakanın iradesine bağlı olmayan bir sonuçtur. İskat için tasarruf ve sebep gerekirken, yoksunluk kanunen ve doğrudan uygulanır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme — Otlukbeli'da Mirastan Iskat İşlemleri

Mirastan iskatla ilgili çekişmeli davalarda, özellikle iskatın iptali davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir; çekişmesiz miras işleri ise Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür. Doğru mahkemenin seçilmesi, görevsizlik veya yetkisizlik kaynaklı gecikmeyi önler:

İşlem / DavaGörevli Mahkeme
İskatın iptali (mirasçılıktan çıkarmanın iptali)Asliye Hukuk Mahkemesi
Vasiyetnamenin iptali davasıAsliye Hukuk Mahkemesi
Tenkis davası (sebep noksanlığı hâlinde)Asliye Hukuk Mahkemesi
Vasiyetnamenin açılması ve okunmasıSulh Hukuk Mahkemesi
Mirasçılık belgesi (veraset ilamı)Sulh Hukuk Mahkemesi (veya noter)
Terekenin paylaşımı / ortaklığın giderilmesiSulh Hukuk Mahkemesi
Yetkili yerKural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri
Yer bakımından yetki — Otlukbeli

Otlukbeli'da gündeme gelecek iskatın iptali davası, yukarıdaki görev ve yetki kurallarına göre Erzincan Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Yer bakımından yetki kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesine aittir; dolayısıyla mirasbırakanın son yerleşim yeri Otlukbeli ise dava buradaki Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Terekedeki taşınmazların bulunduğu yer bazı bağlantılı taleplerde yetkiyi etkileyebileceğinden, dava açılmadan önce yetki durumunun net biçimde belirlenmesi önerilir.

İskatın İspatı ve Deliller

Mirastan iskatın ayakta kalabilmesi, iskat sebebinin gerçekten var olduğunun ispatına bağlıdır. Bu noktada ispat yükünün kimde olduğu belirleyicidir: kural olarak, iskat sebebinin varlığını ispat etmek, iskattan yararlanan kişiye, yani iskat sayesinde mirasçı olan veya payı artan tarafa düşer. İskat edilen mirasçı, çıkarmanın haksızlığını ileri sürerek iptal davası açtığında, sebebin gerçekliğini ortaya koyması gereken taraf davalıdır.

Mirasbırakan tasarrufta iskat sebebini göstermişse, o sebebin doğruluğu bu belge üzerinden ispatlanmaya çalışılır. Sebep hiç gösterilmemişse ispat sorunu doğmadan iskat zaten tam etkisini yitirir ve yalnızca tenkise imkân verir. Bu nedenle sebebin tasarrufta açıkça yazılması, hem şekil hem ispat bakımından çift yönlü önem taşır. İspatta kullanılabilecek deliller olayın niteliğine göre değişir.

  • İskat sebebini oluşturan olaylara ilişkin ceza soruşturması veya mahkeme kayıtları
  • Aile hukuku yükümlülüklerinin ihlaline dair belge, yazışma ve kurum kayıtları
  • Olaylara tanık olmuş kişilerin beyanları ve varsa sağlık, bakım kayıtları
  • Mirasbırakanın iradesini gösteren vasiyetname veya miras sözleşmesi metni
  • İradenin baskı, aldatma veya yanılmadan âri olduğunu destekleyen bilgiler

Deliller değerlendirilirken hem sebebin ağırlığı hem de süreklilik gözetilir. Tek ve geçici bir olay, çoğu zaman ağır bir suç veya yükümlülük ihlali düzeyine ulaşmayabilir. Bu nedenle iskat düzenlerken sebebi destekleyen delillerin baştan hazırlanması, ileride açılabilecek iptal davasında iskatın korunması bakımından belirleyicidir.

İspat sürecinde dikkat edilmesi gereken bir başka nokta, delillerin zamanında ve usulüne uygun toplanmasıdır. İskat sebebini oluşturan olaylar çoğu zaman mirasbırakanın sağlığında yaşandığından, bu olaylara ilişkin belge ve tanık delillerinin yıllar sonra dava aşamasında ortaya konması güçleşebilir. Bu nedenle iskat tasarrufunu düzenleyen mirasbırakanın, sebebi yalnızca tasarrufta yazmakla yetinmeyip destekleyici belgeleri de bir arada saklaması; iptal davasıyla karşılaşan tarafın ise bu belge ve tanıklara erişimini erkenden planlaması önerilir. İspat yükü iskattan yararlanan tarafta olduğundan, delil eksikliği doğrudan iskatın tam etkisini yitirmesine ve mirasçının saklı payını korumasına yol açabilir.

İskatın İptali Davasına Başvuru Yolları

Haksız biçimde mirasçılıktan çıkarıldığını düşünen mirasçının başvurabileceği temel yol, iskatın iptali (mirasçılıktan çıkarmanın iptali) davasıdır. Bu dava, iskatı içeren tasarrufun geçersizliğini veya iskat kısmının hükümsüzlüğünü sağlamaya yöneliktir ve iskattan yararlanan mirasçılara karşı açılır.

İptal davası çeşitli gerekçelere dayanabilir: iskat sebebinin tasarrufta hiç gösterilmemiş olması, gösterilen sebebin gerçekte var olmaması, sebebin kanuni bir sebebe uymaması, tasarrufun mirasbırakanın açık bir yanılması sonucu yapılmış olması ya da tasarrufun şekil şartlarına aykırı biçimde düzenlenmiş olması. Bu gerekçeler duruma göre tek başına veya birlikte ileri sürülebilir. Sebep noksanlığı hâlinde iskat tam etkisini doğurmadığından, mirasçı çoğu zaman saklı payını tenkis yoluyla da isteyebilir.

Uygulamada iskatın iptali talebi, çoğu kez vasiyetnamenin iptali ve tenkis talepleriyle birlikte, gerektiğinde terditli (kademeli) biçimde ileri sürülür. Böylece mahkeme önce iskatın tümüyle iptali istemini değerlendirir; bunu kabul etmezse, en azından saklı payın korunmasına yönelik talebi inceler. Bu yaklaşım, hem hak kaybını önler hem de birden çok ayrı dava açma zorunluluğunu ortadan kaldırarak usul ekonomisi sağlar.

Mirastan Iskat ve İptal Davası Süreci — Adım Adım

Mirastan iskata ilişkin uyuşmazlık, dosyanın hazırlanmasından kararın kesinleşmesine kadar tipik olarak aşağıdaki aşamaları izler:

1
Tasarruf ve mirasçı analizi

Vasiyetname veya miras sözleşmesi, mirasçılar ve iskat iradesi incelenir; iskatın türü ve sebep gösterilip gösterilmediği belirlenir.

2
Sebep ve ispat değerlendirmesi

Gösterilen sebebin kanuni bir sebebe uyup uymadığı ve delillerle desteklenip desteklenmediği değerlendirilir.

3
Süre değerlendirmesi

İptal davası bakımından öğrenme ve tasarrufun açılması esas alınarak hak düşürücü sürelerin işleyip işlemediği kontrol edilir.

4
Dava dilekçesi ve harç

İskatın iptali, gerekirse vasiyetin iptali ve tenkis talepleri terditli olarak kurgulanır; dilekçe hazırlanıp harç yatırılarak dava açılır.

5
Delil toplama ve tahkikat

Nüfus, tapu, banka, ceza dosyası kayıtları celbedilir; tanıklar dinlenir ve sebebin varlığı yönünden tahkikat yürütülür.

6
Karar ve kesinleşme

Mahkeme iskatın geçerliliği veya iptali yönünde hükmeder; karar istinaf ve gerektiğinde temyiz süreçlerinden geçerek kesinleşir.

İskatın Sonuçları ve Saklı Payın Akıbeti

Mirastan iskatın sonuçları, iskatın türüne ve geçerliliğine göre değişir. Bu nedenle sonucu değerlendirmeden önce, iskatın cezai mi koruyucu mu olduğu ve sebebin ispatlanıp ispatlanamadığı ayrımı yapılmalıdır.

Geçerli cezai iskatta, iskat edilen mirasçı hem yasal miras payından hem saklı payından yoksun kalır. Mirasbırakan aksini düzenlememişse, iskat edilenin payı, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilerek hesaplanır. Böylece iskat edilen kişinin altsoyu (çocukları, torunları) onun yerini alır ve kendi saklı paylarıyla mirasçı olmaya devam eder. Yani iskat, kural olarak kusurlu mirasçıyla sınırlı kalır ve masum altsoyu mahrum bırakmaz.

Sebep gösterilmemiş veya ispat edilememiş iskatta ise sonuç farklıdır: bu durumda iskat tam etkisini doğurmaz. Tasarruf, iskat edilenin saklı payı dışında kalan tasarrufları geçerli sayacak biçimde uygulanır ve mirasçı saklı payını isteyebilir. Yani mirasbırakanın iradesi, saklı payı ortadan kaldıramaz; yalnızca serbestçe tasarruf edebileceği kısım için hüküm doğurur.

Koruyucu iskatta ise saklı payın yarısı, iskat edilenin doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenir; bu iskat, borçlu mirasçıya geçecek payın alacaklılarca haczedilmesini önlemeye ve payı gelecek nesle güvenceyle aktarmaya hizmet eder. Görüldüğü gibi saklı payın akıbeti, doğrudan iskatın türü ve geçerliliğiyle bağlantılıdır.

Mirastan Iskatta Zamanaşımı ve Süreler

Mirastan iskata bağlı taleplerde, özellikle iskatın iptali ve buna bağlı tenkis istemlerinde sürelerin doğru hesaplanması, davanın en kritik unsurlarından biridir. İskatı içeren tasarruf çoğunlukla vasiyetname veya miras sözleşmesi olduğundan, ölüme bağlı tasarrufların iptaline ilişkin süre rejimi burada da belirleyici olur; bu süreler kural olarak hak düşürücü niteliktedir.

TalepSüre (kural olarak)
İskatın / vasiyetin iptali — öğrenmeden itibarenSebebin ve tasarrufun öğrenilmesinden itibaren bir yıl
İskatın / vasiyetin iptali — üst süreİyiniyetli davalıya karşı tasarrufun açılmasından itibaren on yıl
Kötüniyetli davalıya karşı üst süreTasarrufun açılmasından itibaren yirmi yıl
Tenkis talebi (sebep noksanlığı hâlinde)Öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde on yıllık üst süre
Def'i yoluyla ileri sürmeKendisine talep yöneltilen tarafça her zaman

Bir yıllık süre, iskat edilen mirasçının çıkarmayı ve iptal sebebini öğrendiği andan işlemeye başlar; bu, çoğu zaman vasiyetnamenin açılıp tebliğ edildiği tarihtir. Üst süreler ise öğrenmeden bağımsız mutlak sınırlardır ve davalının iyiniyetli veya kötüniyetli olmasına göre değişebilir. Hak düşürücü nitelik hata affetmediğinden, haksız çıkarıldığını düşünen mirasçının vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme yaptırması güçlü biçimde önerilir. Öte yandan tenkis, def'i yoluyla süresiz ileri sürülebildiğinden, kendisine karşı talep yöneltilen kişi bu savunmayı her aşamada kullanabilir.

Özel Durumlar ve Sık Karşılaşılan Sorunlar

Mirastan iskat uygulamasında, temel kurallar dışında sık karşılaşılan bazı özel durumlar davanın seyrini değiştirebilir. Bu durumların baştan öngörülmesi, hem tasarrufu düzenlerken hem de iptal davasında strateji belirlerken önem taşır.

İlk özel durum, iskat sebebinin sonradan ortadan kalkması veya mirasbırakanın affıdır. Mirasbırakan iskat iradesinden dönebilir; iskatı içeren tasarrufu geçerli bir yeni tasarrufla kaldırırsa veya iskat edileni yeniden mirasçı kılarsa, önceki iskat hükümsüz kalır. İkinci durum, iskatla birlikte yapılan karşılıksız kazandırmaların saklı payı da aşması hâlinde tenkis ile iskatın iç içe geçmesidir; böyle dosyalarda talepler dikkatle ayrıştırılmalıdır.

Üçüncü bir durum, iradeyi sakatlayan hâllerdir: iskat tasarrufu baskı, tehdit, aldatma veya ağır yanılma altında yapılmışsa, tasarruf bu yönden iptal edilebilir. Dördüncüsü, iskat edilen mirasçının altsoyunun konumudur; iskat kural olarak altsoyu etkilemediğinden, iptal davasında altsoyun payı ve konumu ayrıca değerlendirilmelidir. Bu özel durumların her biri, somut olayın koşullarına göre farklı sonuçlar doğurabilir ve dosyanın bütünsel biçimde ele alınmasını gerektirir.

Aftan sonra yeniden iskat

Mirasbırakanın önceki iskattan dönmesi (affı) mümkün olduğu gibi, yeni ve haklı bir sebebe dayanarak yeniden iskat düzenlemesi de olanaklıdır. Bu nedenle birden çok tasarrufun bulunduğu dosyalarda, hangi tasarrufun geçerli ve son irade olduğu titizlikle belirlenmelidir; aksi hâlde geçersiz bir tasarrufa dayanılarak hak kaybı yaşanabilir.

Gerekli Belgeler ve Deliller

Mirastan iskat tasarrufunun sağlam düzenlenmesi veya iskatın iptali davasının etkili yürütülmesi için aşağıdaki belge ve delillerin hazırlanması önerilir:

  • İskatı içeren vasiyetname veya miras sözleşmesi ile açılma tutanağı
  • Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) ve güncel nüfus kayıt örneği
  • Mirasbırakanın ölüm belgesi ve son yerleşim yerini gösteren kayıtlar
  • İskat sebebini destekleyen belgeler: ceza soruşturma/dava dosyası, kurum kayıtları, yazışmalar
  • Aile hukuku yükümlülüklerinin ihlaline dair bakım, sağlık ve tanık delilleri
  • Koruyucu iskatta borç ödemeden aciz belgesi ve altsoyun çocuklarına ilişkin nüfus kayıtları
  • Tenkis talebi de varsa terekedeki mallara ve değerlerine ilişkin tapu, banka kayıtları

Ulaşılamayan kayıtlar için avukat aracılığıyla müzekkere ile nüfus müdürlüğü, tapu, banka ve adli mercilerden kayıt celbi talep edilebilir; iskatın türüne göre gerekli belgeler farklılaşır.

Otlukbeli'da Mirastan Iskat Avukatı Seçerken

Mirastan iskat, miras hukukunun en teknik ve hata affetmeyen konularından biridir; iskatın türünün belirlenmesi, sebebin kanuni bir sebebe uyup uymadığının nitelendirilmesi, şekil ve sebep gösterme şartlarının denetimi, ispat delillerinin hazırlanması ve iptal davasında hak düşürücü sürelerin gözetilmesi uzmanlık gerektirir. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular aşağıda sıralanmıştır:

  • Miras ve iskat deneyimi: Mirasçılıktan çıkarma, saklı pay ve iptal davası dosyalarında birikim.
  • Sebep ve şekil analizi: İskat sebebinin doğru nitelendirilmesi ve tasarrufun şekil denetimi.
  • Delil ve ispat yönetimi: Sebebi destekleyen delillerin toplanması ve ispat yükünün doğru kurgulanması.
  • Süre titizliği: İptal ve tenkis taleplerinde hak düşürücü sürelerin doğru hesaplanması.
  • Yerel yargı bilgisi: Erzincan Adliyesi ve bölge mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Süreç, olası sonuçlar ve ücret konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede sorabileceğiniz sorular

  • Durumumda iskat için kanuni bir sebep var mı; iskatı cezai mi yoksa koruyucu mu olarak düzenlemek uygun?
  • Haksız iskat edildiğimi düşünüyorum; iptal davasında sebebin gerçek olmadığını nasıl ispatlarız?
  • İskat sebebi tasarrufta gösterilmemiş; saklı payımı tenkis yoluyla isteyebilir miyim?
  • İptal davası için hak düşürücü süre işliyor mu; hangi belgeleri hazırlamalıyım?
  • Sürecin yaklaşık aşamaları, süresi, olası sonuçları ve ücretlendirme nasıl işler?

İlgili Mevzuat

  • Türk Medeni Kanunu (4721)
    Mirasçılıktan çıkarma (iskat) sebepleri, cezai ve koruyucu iskat, iskatın şekli ve sebep gösterme, sonuçları, ispat yükü ve altsoyun halefiyeti; saklı pay ve tenkisle ilişki
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Yargılama usulü, görev ve yetki, dava dilekçesi, deliller, tanık ve tahkikat; iskatın iptali davasının usulü
  • İcra ve İflas Kanunu (2004)
    Borç ödemeden aciz belgesi (koruyucu iskatın dayanağı) ve mirasçının payına ilişkin cebri icra bağlamı
  • Harçlar Kanunu (492)
    İskatın iptali ve bağlantılı davalarda yargılama harçlarına ilişkin hükümler

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Sebep gösterme zorunluluğu

İskatın geçerli olabilmesi için sebebin iskatı içeren tasarrufta açıkça gösterilmesi gerektiği; sebep gösterilmeden yapılan çıkarmanın tam mahrumiyet doğurmayıp yalnızca tenkise imkân verdiği ve mirasçının saklı payını koruduğu yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · İspat yükü

İskat sebebinin varlığını ispat yükünün, iskattan yararlanan (iskat sayesinde mirasçı olan veya payı artan) tarafa ait olduğu; iskat edilen mirasçının iptal davasında karşı tarafın bu sebebi ispatlamak zorunda olduğu değerlendirmesi.

İlke · Altsoyun korunması

Cezai iskatın yalnızca iskat edilen mirasçının kişiliğine bağlı olduğu; iskat edilenin altsoyunun, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilerek onun yerini aldığı ve kendi saklı paylarını koruduğu ilkesi.

İskatın Diğer Miras Davalarıyla İlişkisi

Mirastan iskat, uygulamada nadiren tek başına gündeme gelir; çoğu zaman diğer miras davalarıyla iç içe geçer. Bu ilişkinin doğru kurulması, hem hak kaybını önler hem de birden çok ayrı dava açılmasının yaratacağı zaman ve masraf yükünü azaltır. İskatı değerlendirirken, dosyanın bütününü ilgilendiren şu davalarla bağlantı özellikle önem taşır.

İlk bağlantı tenkis davasıyladır. Sebep gösterilmeden veya sebebi ispat edilemeyen bir iskatta çıkarma tam etki doğurmadığından, mirasçı saklı payını tenkis yoluyla isteyebilir. Bu nedenle iskatın iptali talebi çoğu kez tenkis talebiyle birlikte, terditli biçimde ileri sürülür. İkinci bağlantı vasiyetnamenin iptali davasıyla kurulur: iskat bir vasiyetnameyle yapıldığından, vasiyetnamenin şekil veya ehliyet yönünden sakatlığı, iskatı da doğrudan etkiler.

Üçüncü bağlantı muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) davasıyladır. Mirasbırakan bir yandan bir mirasçısını iskat ederken, diğer yandan malvarlığını görünüşte satışlarla başka kişilere devretmiş olabilir; bu durumda muvazaaya dayalı tapu iptali-tescil davası da gündeme gelir. Dördüncü bağlantı ise ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasıdır: iskat sonrası mirasçılar arasındaki payların netleşmesiyle, terekedeki ortak malların paylaşımı ayrı bir dava konusu olabilir.

Tenkis ile Bağlantı

Sebep noksanlığında iskat tam etki doğurmaz; mirasçı saklı payını tenkis yoluyla isteyebilir. İki talep terditli birlikte kurulur.

Muvazaa ile Bağlantı

İskatla birlikte görünüşte satışlar varsa, muris muvazaasına dayalı tapu iptali-tescil davası ayrıca değerlendirilir.

Bu bağlantılar nedeniyle dosya, tek bir dava türüne sıkıştırılmadan bütüncül biçimde değerlendirilmelidir. Hangi taleplerin birlikte, hangilerinin terditli ileri sürüleceği, somut olayın delil durumuna ve mirasbırakanın yaptığı işlemlerin niteliğine göre belirlenir. Yanlış kurgulanan bir dava, hem esas talebin hem de yedek taleplerin kaybına yol açabileceğinden, davanın başında kapsamlı bir strateji oluşturulması önemlidir.

Mirastan Iskatta Sık Yapılan Hatalar

Mirastan iskat, hem düzenlenirken hem de iptali dava edilirken kolayca hataya düşülebilen bir alandır. Bu hataların çoğu, kurumun teknik yapısının ve katı şekil şartlarının yeterince gözetilmemesinden kaynaklanır. Aşağıda uygulamada en sık karşılaşılan hatalar özetlenmiştir.

En yaygın hata, iskatın uygun bir tasarrufla yapılmamasıdır. Sözlü beyanla, sıradan bir mektupla veya usulsüz bir belgeyle mirasçılıktan çıkarma sonuç doğurmaz; iskat mutlaka geçerli bir vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılmalıdır. İkinci sık hata, sebebin hiç gösterilmemesi veya belirsiz gösterilmesidir. Yalnızca çıkarma iradesini yazıp sebebi belirtmemek, iskatın tam etki doğurmasını engeller ve mirasçı saklı payını korur.

Üçüncü hata, kanuni bir sebebe dayanmayan gerekçelerle iskat yapılmasıdır. Kişisel kırgınlık, tercih farklılığı veya geçici anlaşmazlık iskat sebebi sayılmaz; kanunda sayılan ağır suç veya aile hukuku yükümlülüklerinin önemli ihlali gibi sebeplere dayanılmalıdır. Dördüncü hata, iptal davası açan mirasçı yönünden hak düşürücü sürelerin kaçırılmasıdır; bu süreler geçtiğinde dava açma hakkı tümüyle sona erer.

  • Sözlü veya usulsüz belgeyle iskat yapmaya çalışmak.
  • Sebebi hiç göstermemek veya soyut, ispatı imkânsız biçimde göstermek.
  • Kanunda sayılmayan bir gerekçeye dayanmak.
  • İptal davasında hak düşürücü süreleri kaçırmak.
  • Tenkis ve muvazaa taleplerini terditli kurmayı ihmal etmek.

Bu hataların ortak sonucu, çoğu zaman amaçlanan tam mahrumiyetin gerçekleşmemesi veya haklı bir mirasçının saklı payını dava yoluyla geri alamamasıdır. Hem iskat tasarrufunu düzenlerken hem de iptal davası açarken, bu hata noktalarının baştan gözetilmesi, sürecin sağlıklı yürümesi bakımından belirleyicidir.

İskat Yerine Değerlendirilebilecek Yollar

Bir yakınının mirasçılıktan uzaklaştırılmasını isteyen mirasbırakan için tek yol her zaman iskat değildir. İskat, katı şekil ve sebep şartları taşıdığından, somut duruma göre başka hukuki araçlar da gündeme gelebilir. Bu alternatiflerin bilinmesi, mirasbırakanın iradesine en uygun ve en sağlam yolun seçilmesini sağlar.

İlk seçenek, tasarruf edilebilir oran içinde kalarak malvarlığını dilediği kişilere bırakmaktır. Mirasbırakan, saklı payı bulunmayan mirasçılar bakımından zaten serbesttir; saklı payı olanlarda ise saklı payı aşmayan ölçüde vasiyet veya bağış yapabilir. Bu yol, saklı payı ortadan kaldırmaz ama mirasbırakanın iradesini büyük ölçüde hayata geçirir. İkinci seçenek, saklı paylı mirasçıyla miras sözleşmesi yaparak, onun miras hakkından bir karşılık alarak veya almadan feragat etmesini sağlamaktır (mirastan feragat).

Üçüncü olarak, borçlu bir altsoy söz konusuysa koruyucu iskat, cezai iskata göre daha uygun bir araç olabilir; çünkü amacı cezalandırmak değil, payı gelecek nesle güvenceyle aktarmaktır. Hangi yolun uygun olduğu, mirasbırakanın amacına, mirasçının konumuna ve terekenin yapısına göre değişir. Bu nedenle iskata yönelmeden önce, alternatiflerin de bir avukatla birlikte değerlendirilmesi, hem daha sağlam hem de daha az uyuşmazlık doğuran bir sonuç sağlayabilir.

Alternatiflerin karşılaştırılmasında belirleyici olan, mirasbırakanın gerçek amacının doğru tespit edilmesidir. Amaç, kusurlu bir mirasçıyı hukuken cezalandırmak ve saklı payını da kaldırmaksa iskat kaçınılmaz olabilir; ancak amaç yalnızca malvarlığının belirli kişilere geçmesini sağlamaksa, tasarruf edilebilir oran içinde yapılacak kazandırmalar çoğu zaman daha az çekişme yaratır. Mirasçının kendisi de miras hakkından vazgeçmeye razıysa, karşılıklı iradeye dayanan feragat sözleşmesi, tek taraflı ve sebebe bağlı iskata göre daha istikrarlı bir çözüm sunar. Her seçeneğin kendine özgü şekil şartları ve sonuçları bulunduğundan, karar öncesi kapsamlı bir hukuki değerlendirme, ileride açılabilecek iptal ve tenkis davalarının önüne geçmek bakımından değerlidir.

Mirastan feragat ile iskat farkı

Mirastan feragat, mirasçının kendi iradesiyle (miras sözleşmesiyle) miras hakkından vazgeçmesidir ve karşılıklı anlaşmaya dayanır. İskat ise mirasbırakanın tek taraflı iradesiyle ve kanuni bir sebebe dayanarak mirasçıyı çıkarmasıdır. Feragat rızaya, iskat ise sebebe dayanır; ikisinin sonuçları ve şartları birbirinden farklıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Otlukbeli'da mirastan iskat (mirasçılıktan çıkarma) nasıl yapılır?

Mirastan iskat, ancak mirasbırakanın bizzat düzenlediği bir ölüme bağlı tasarrufla, yani vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılabilir; sözlü beyanla veya sıradan bir belgeyle mirasçılıktan çıkarma mümkün değildir. Mirasbırakan, iskat iradesini bu tasarrufta açıkça belirtmeli ve iskat sebebini de göstermelidir. İskat, yalnızca saklı paylı mirasçılar (altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş) bakımından anlam taşır; çünkü amaç, bu kişilerin saklı payını da ortadan kaldırmaktır. Sebep gösterilmeden yapılan çıkarma, kural olarak tasarrufun tenkisine yol açar ve iskat edilen kişi saklı payını yine de talep edebilir. Otlukbeli'da böyle bir tasarruf düzenlenirken şekil ve sebep şartlarına titizlikle uyulması, tasarrufun geçerliliği bakımından belirleyicidir.

Mirastan iskat ile mirastan mal kaçırma (muris muvazaası) aynı şey mi?

Hayır, bu ikisi tümüyle farklı hukuki kurumlardır ve karıştırılmamalıdır. Mirastan iskat, mirasbırakanın kanunda sayılan sebeplere dayanarak, vasiyetname veya miras sözleşmesiyle bir saklı paylı mirasçısını mirasçılık sıfatından ve saklı payından açıkça yoksun bırakmasıdır; usulüne uygun yapıldığında hukuka uygundur. Mirastan mal kaçırma (muris muvazaası) ise mirasbırakanın gerçekte bağışlamak istediği malı, mirasçılardan mal kaçırma amacıyla görünüşte satış gibi göstererek devretmesidir ve muvazaa nedeniyle geçersizdir. İskat açık ve şekle bağlı bir irade beyanıyken, muvazaa gizli ve göstermelik bir işlemdir. İskatta amaç mirasçıyı hukuken dışlamak, muvazaada ise gerçek işlemi gizlemektir. Somut olayda hangi kurumun söz konusu olduğu, açılacak davanın türünü doğrudan belirler.

Mirastan iskat davası hangi mahkemede görülür?

Mirastan iskata ilişkin uyuşmazlıklarda, özellikle iskatın iptali (mirasçılıktan çıkarmanın iptali) davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir; çünkü bu, taraflar arasında çekişmeli bir eda ve tespit davasıdır. Buna karşılık vasiyetnamenin açılması ve okunması, mirasçılık belgesinin verilmesi gibi çekişmesiz işler Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür. Yer bakımından yetki kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesine aittir. Otlukbeli'da mirasbırakanın son yerleşim yeri bulunuyorsa, iskatın iptali davası Erzincan Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Görevli veya yetkili olmayan mahkemede açılan dava, görevsizlik ya da yetkisizlik kararıyla sonuçlanabileceğinden doğru mahkemenin baştan seçilmesi hak kaybını önler.

İskat edilen mirasçının saklı payı ne olur?

Cezai (olağan) iskatta, çıkarma geçerliyse iskat edilen mirasçı hem yasal miras payından hem de saklı payından yoksun kalır; onun payı, mirasbırakan aksini düzenlememişse, iskat edilen kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi hesap edilerek diğer mirasçılara ve iskat edilenin altsoyuna geçer. Yani saklı pay tümüyle ortadan kalkar. Ancak iskat sebebi ispat edilemez veya tasarrufta sebep gösterilmemişse durum değişir: bu hâllerde çıkarma, iskat edilenin saklı payı dışındaki tasarrufları geçerli sayacak biçimde etki doğurur ve mirasçı saklı payını isteyebilir. Koruyucu (borç ödemeden aciz) iskatta ise saklı payın yarısı iskat edilenin doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenir. Bu nedenle iskatın türü ve geçerliliği, saklı payın akıbetini doğrudan belirler.

Mirastan iskatın (mirasçılıktan çıkarmanın) sebepleri nelerdir?

Türk Medeni Kanunu iskat sebeplerini sınırlı biçimde sayar. Cezai (olağan) iskatta iki temel sebep vardır: mirasçının, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemiş olması; ve mirasçının, mirasbırakana veya ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemiş olması. Bu sebeplerin varlığı, mirasbırakanın tasarrufta açıkça göstermesi ve gerektiğinde ispatlanması koşuluyla iskatı geçerli kılar. Bunlardan ayrı olarak koruyucu (borç ödemeden aciz) iskat, altsoyun hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunması hâlinde saklı payın yarısını korumak amacıyla düzenlenir. Kanunda sayılmayan bir sebebe dayalı çıkarma geçerli olmaz; bu nedenle sebebin doğru nitelendirilmesi büyük önem taşır.

İskat sebebinin ispatı kime düşer?

İskatın geçerli sayılabilmesi için, iskat sebebinin gerçekten var olduğunun ispatı gerekir ve bu ispat yükü kural olarak iskattan yararlanan kişiye, yani iskat sayesinde mirasçı olan veya payı artan kişiye düşer. İskat edilen mirasçı, çıkarmanın haksız olduğunu ileri sürerek iskatın iptali davası açtığında, sebebin varlığını ispatlaması gereken taraf davalı, yani iskattan yararlanan mirasçıdır. Mirasbırakan tasarrufta iskat sebebini göstermişse, o sebebin gerçekliği bu şekilde ispatlanmaya çalışılır. Sebep hiç gösterilmemişse, iskat kural olarak sebep noksanlığı nedeniyle sadece tenkise imkân verir ve mirasçı saklı payını korur. Bu nedenle hem tasarrufta sebebin açıkça yazılması hem de sebebi destekleyen delillerin baştan hazırlanması, iskatın ayakta kalması bakımından belirleyicidir.

İskat edilen kişinin çocukları da mirastan mahrum kalır mı?

Hayır. Cezai iskatta çıkarma yalnızca iskat edilen mirasçının kişisel durumuna bağlıdır ve onun altsoyunu (çocuklarını ve torunlarını) etkilemez. Kanun uyarınca, mirasçılıktan çıkarılan kişinin altsoyu, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilerek onun yerini alır ve saklı paylarını korur. Yani baba veya anne mirasçılıktan çıkarılsa bile, onun çocukları kendi saklı paylarıyla mirasçı olmaya devam eder. Bu düzenleme, iskatın cezalandırıcı etkisini yalnızca kusurlu mirasçıyla sınırlı tutmayı ve masum altsoyu korumayı amaçlar. Koruyucu iskatta ise saklı payın yarısı zaten iskat edilenin doğmuş ve doğacak çocukları lehine özgülenir. Dolayısıyla iskat, kural olarak nesilden nesile geçen bir mahrumiyet doğurmaz.

İskatın iptali davasını kim, ne zaman açabilir?

İskatın iptali (mirasçılıktan çıkarmanın iptali) davasını, mirastan çıkarıldığını öğrenen ve çıkarmanın geçersiz olduğunu ileri süren iskat edilmiş mirasçı açar. Dava, iskat sebebinin hiç gösterilmemiş, gösterilen sebebin gerçek olmaması ya da tasarrufun mirasbırakanın açık bir yanılması sonucu yapılmış olması gibi gerekçelere dayandırılabilir. Dava, iskattan yararlanan mirasçılara karşı yöneltilir. Vasiyetnameye dayalı çıkarmalarda iptal davası bakımından kanunda öngörülen hak düşürücü sürelere dikkat edilmelidir; genel olarak iptal sebebinin ve tasarrufun öğrenilmesinden itibaren işleyen bir yıllık ve tasarrufun açılmasından itibaren işleyen daha uzun üst süreler söz konusudur. Sürelerin somut olaya göre doğru hesaplanması, hakkın kaybedilmemesi için kritik olduğundan bu değerlendirmenin gecikmeden yapılması önerilir.

Koruyucu iskat (borç ödemeden aciz sebebiyle çıkarma) nedir?

Koruyucu iskat, cezalandırma amacı taşımayan, tersine iskat edilen kişinin altsoyunu korumaya yönelik özel bir çıkarma türüdür. Mirasbırakan, altsoyundan biri hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunuyorsa, o altsoyun saklı payının yarısını, onun doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemek koşuluyla mirasçılıktan çıkarabilir. Buradaki amaç, borçlu mirasçıya geçecek saklı payın alacaklılar tarafından haczedilerek ailenin elinden çıkmasını önlemek ve payı gelecek nesle güvenceyle aktarmaktır. Bu iskat, ancak miras açıldığı zaman borç ödemeden aciz belgesinin geçerliliğini koruması hâlinde hüküm doğurur; borç ödenmiş veya belge hükümsüz kalmışsa çıkarma etkisini yitirebilir. Görüldüğü gibi koruyucu iskat, cezai iskattan hem sebebi hem de sonucu bakımından tümüyle farklıdır.

Mirastan iskat için mutlaka avukat gerekli midir?

Kanun, mirastan iskat tasarrufunun düzenlenmesi veya iskatın iptali davasının açılması için avukatla temsili zorunlu kılmaz; ancak bu alan, miras hukukunun en teknik ve hata affetmeyen konularından biridir. İskat sebebinin kanuni bir sebebe uyup uymadığının doğru nitelendirilmesi, tasarrufta sebebin usulüne uygun gösterilmesi, ispat delillerinin hazırlanması, saklı pay ve tenkis ilişkisinin kurulması ve iptal davasında hak düşürücü sürelerin gözetilmesi uzmanlık gerektirir. Şekil veya sebep eksikliği taşıyan bir iskat, amaçlanan sonucu doğurmaz ve mirasçı saklı payını yine alabilir. Bu nedenle sürecin bir avukat desteğiyle yürütülmesi, hem tasarrufun ayakta kalması hem de olası iptal davasının sağlıklı yönetilmesi bakımından önemlidir. Otlukbeli'da bu alanda hizmet veren avukatları listeden inceleyerek dosyanıza uygun seçimi yapabilirsiniz.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar