Beyoğlu Yaşlı Hakları Hukuku Avukatları

Beyoğlu, İstanbul ilçesinde yaşlı hakları hukuku alanında hizmet veren 2.487 avukat. Vesayet, bakım nafakası, yaşlı istismarı ve ehliyet uyuşmazlıkları süreçleriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Cansu Güngör
Av. Cansu Güngör
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 69326 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Eşber Metin
Av. Eşber Metin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 12739 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Alican Ocak
Av. Alican Ocak
İstanbul İstanbul Barosu

81356 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Aylin Orhan
Av. Aylin Orhan
İstanbul İstanbul Barosu

35222 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mehmet Berke Doğruloğlu
Av. Mehmet Berke Doğruloğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 62433 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Berkay Atilganer
Av. Berkay Atilganer
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 93248 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Burcu Tuzcu Ersin
Av. Burcu Tuzcu Ersin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 27558 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Jülide Yeter Bozdoğan
Av. Jülide Yeter Bozdoğan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 69678 sicil numaralı üyesidir.

Av. Asli İmir Yaşar
Av. Asli İmir Yaşar
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 29954 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Simay Keş
Av. Simay Keş
İstanbul İstanbul Barosu

92086 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ahmed Pekin
Av. Ahmed Pekin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 12551 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Macit Koçer
Av. Macit Koçer
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 14394 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Osman Yildiz
Av. Osman Yildiz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 17012 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Bilgecan Saribaş
Av. Bilgecan Saribaş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 43800 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Esra Çinar Seçkin
Av. Esra Çinar Seçkin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 28935 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Burak Gökçe Çavuş
Av. Burak Gökçe Çavuş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 23711 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mahmut Yildirim Baysal
Av. Mahmut Yildirim Baysal
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 6867 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Hüseyin İşik
Av. Hüseyin İşik
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 50232 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. İrem Bursali
Av. İrem Bursali
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 90734 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Kazim Sancak
Av. Kazim Sancak
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 28169 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Sadi Arseven
Av. Sadi Arseven
İstanbul İstanbul Barosu

1989 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. İpek Yenigül
Av. İpek Yenigül
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 58301 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ferhan Pinar Ekin
Av. Ferhan Pinar Ekin
İstanbul İstanbul Barosu

40565 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ceren Sancakli
Av. Ceren Sancakli
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 49311 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Şafak Kobaş
Av. Şafak Kobaş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 10964 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Jiyan Kaya
Av. Jiyan Kaya
İstanbul İstanbul Barosu

59914 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Haldun Ayman
Av. Haldun Ayman
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 2699 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mehmet Haluk Eldem
Av. Mehmet Haluk Eldem
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 6280 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İpek Açikgöz
Av. İpek Açikgöz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 82987 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Burhan Sönmez
Av. Burhan Sönmez
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 17308 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gürsan Atar
Av. Gürsan Atar
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 16118 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Aylin İrem Oral
Av. Aylin İrem Oral
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 73335 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Tülin Uras
Av. Tülin Uras
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 13099 sicil numaralı üyesidir.

Av. Zehranur Eren
Av. Zehranur Eren
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 98511 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Muhammed Seyit Kandil
Av. Muhammed Seyit Kandil
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 68368 sicil numaralı üyesidir.

Av. Savaş Okutan
Av. Savaş Okutan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 17303 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hasan Mete Yegin
Av. Hasan Mete Yegin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 19320 sicil numaralı üyesidir.

Av. Asli Yeşim Tulum
Av. Asli Yeşim Tulum
İstanbul İstanbul Barosu

47173 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hülya Taşpulat
Av. Hülya Taşpulat
İstanbul İstanbul Barosu

9945 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Sümeyra Bulduk
Av. Sümeyra Bulduk
İstanbul İstanbul Barosu

63903 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Veysel Domaniç
Av. Veysel Domaniç
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 10550 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Şeyda Kaya
Av. Şeyda Kaya
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 45646 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Özlem Özkan
Av. Özlem Özkan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 30701 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Halime Yağmur Kiliç
Av. Halime Yağmur Kiliç
İstanbul İstanbul Barosu

80795 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Çiğdem Üstün
Av. Çiğdem Üstün
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 22751 sicil numaralı üyesidir.

Av. Samet Talha Tekçe
Av. Samet Talha Tekçe
İstanbul İstanbul Barosu

46782 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Abdullah Dağ
Av. Abdullah Dağ
İstanbul İstanbul Barosu

95279 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Özkan Polat
Av. Özkan Polat
İstanbul İstanbul Barosu

21862 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ceren Aybüke Bozatli
Av. Ceren Aybüke Bozatli
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 83673 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Neslihan Denizkurdu Gabriel
Av. Neslihan Denizkurdu Gabriel
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 28092 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Beyoğlu, İstanbul Yaşlı Hakları Hukuku Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Beyoğlu (İstanbul) bölgesinde yaşlı hakları hukukunu; vesayet ve kısıtlılık, yaşlıya bakım yükümlülüğü ve bakım nafakası, yaşlı istismarı ve ihmali, ehliyet ve vasiyet uyuşmazlıkları, huzurevi ile bakımevi sözleşmeleri ve sosyal güvenlik hakları açısından ayrıntılı biçimde ele alır. Amaç, ileri yaştaki bireyin onurunu, iradesini ve malvarlığını koruyacak sürecin baştan doğru kurgulanmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Yaşlı Haklarında Öne Çıkanlar
  • Vesayet güvencesi: İşlerini yönetemeyen yaşlı için Sulh Hukuk Mahkemesinden vasi atanarak malvarlığı ve iradesi korunur.
  • Bakım yükümlülüğü: Yoksulluğa düşecek yaşlı ana-baba, mali gücü yeten altsoyundan yardım nafakası isteyebilir.
  • İstismara karşı koruma: Fiziksel, psikolojik ve ekonomik istismar; ceza şikâyeti, koruma tedbiri ve tazminatla giderilebilir.
  • Ehliyet denetimi: Ayırt etme gücü olmadan yapılan satış, bağış veya vekâlet ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz sayılabilir.
  • Yer: Beyoğlu dosyaları Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkemede görülür.

Yaşlı Hakları Hukuku Nedir? Kapsamı

Yaşlı hakları hukuku, tek bir kanunla düzenlenen bağımsız bir hukuk dalı değil; ileri yaştaki bireyi ilgilendiren düzenlemelerin bir arada değerlendirildiği bütünsel bir alandır. Medeni hukukun vesayet ve ehliyet hükümleri, aile hukukunun bakım nafakası düzenlemeleri, ceza hukukunun şiddet ve istismarı önleyen hükümleri, tüketici hukukunun bakımevi sözleşmelerine ilişkin kuralları ile sosyal güvenlik ve idare hukukunun emeklilik ve yardım işlemleri bu alanda iç içe geçer. Temel amacı, yaşlanmayla birlikte ortaya çıkabilen fiziksel, zihinsel ve ekonomik kırılganlık karşısında bireyin onurunu ve haklarını güvence altına almaktır.

Yaşlı hakları uyuşmazlıkları çoğu zaman aile ilişkileriyle iç içedir ve hem hukuki hem duygusal bir boyut taşır. Bakım sorumluluğunun kimde olduğu, malvarlığının nasıl korunacağı, kimin işlemleri yönetmeye yetkili olduğu gibi sorular, aile bireyleri arasında çekişmeye yol açabilir. Aşağıda bu alanda en sık karşılaşılan başlıklar özetlenmiştir:

Vesayet ve Kısıtlılık
Vasi atama, izin
Bakım Nafakası
Yardım yükümlülüğü
Yaşlı İstismarı
Şiddet, ihmal, sömürü
Ehliyet Uyuşmazlığı
İşlem iptali
Huzurevi Sözleşmesi
Bakım hizmeti, ayıp
Vasiyet ve Miras
Ölüme bağlı tasarruf

Bu başlıklar çoğu zaman birbirine bağlıdır. Örneğin ayırt etme gücünü yitiren bir yaşlı için önce vesayet kurulması, ardından ehliyetsiz dönemde yapılan işlemlerin iptali gündeme gelebilir; bakımın sağlanmadığı bir durumda hem nafaka hem de ihmalin ceza boyutu birlikte değerlendirilebilir. Bu bağlantı nedeniyle dosyanın parça parça değil, yaşlının bütün ihtiyaçları ve hakları gözetilerek bütüncül biçimde ele alınması önem taşır. Sürecin başında kişinin sağlık durumu, malvarlığı, aile ilişkileri ve karşı karşıya olduğu riskler eksiksiz değerlendirilmelidir.

Vesayet ve Kısıtlılık

Yaşlılıkla birlikte ortaya çıkan demans, alzheimer, ağır bunama veya benzeri durumlar, kişinin işlerini yönetme yeteneğini zayıflatabilir. Bu hâllerde bireyin ve malvarlığının korunması için başvurulan temel kurum vesayettir. Vesayet, kısıtlanan kişinin hem kişiliğini hem de malvarlığını hukuken güvence altına alan bir düzenin adıdır.

Türk Medeni Kanunu uyarınca; akıl hastalığı, akıl zayıflığı veya işlerini gerektiği gibi yönetememe hâllerinde erginler kısıtlanabilir. Kişi, kendi isteğiyle de yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı nedeniyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ileri sürerek kısıtlanmasını isteyebilir. Kısıtlama kararı, kural olarak resmî sağlık kurulu raporuna dayanır ve kişinin dinlenmesi esastır.

Kısıtlama kararıyla birlikte mahkeme, kısıtlıyı temsil edecek bir vasi atar. Vasi, kural olarak eş, altsoy veya yakın hısımlar arasından, kısıtlının menfaatine en uygun kişi gözetilerek belirlenir. Vesayet süreci, kişinin özgürlüğünü sınırlayan ağır sonuçlar doğurduğundan, ancak gerçekten gerekli olduğunda ve kişinin menfaati esas alınarak yürütülmelidir.

Vasinin Görevleri, Yetkileri ve Denetimi

Vasi, kısıtlının yasal temsilcisidir ve onun adına hukuki işlemleri yürütür, malvarlığını yönetir, kişisel bakımını gözetir. Ancak vasinin yetkisi sınırsız değildir; kanun, kısıtlının menfaatini korumak için önemli işlemleri mahkemenin iznine bağlar.

Vesayet düzeninde iki denetim makamı bulunur: vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi ve denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesi. Bazı önemli işlemler için önce vesayet makamının, daha da ağır bazı işlemler için ise ayrıca denetim makamının izni gerekir.

İzne tabi işlemler

Kısıtlıya ait taşınmazın satışı veya ipotek edilmesi, önemli bağışlar, kısıtlı adına borç altına girme, kefil olma, işletme devri ve dava açıp sulh olma gibi işlemler, mahkeme izni olmadan yapılamaz. İzinsiz yapılan bu tür işlemler kısıtlıyı bağlamayabilir ve iptali gündeme gelebilir.

Vasi, göreve başlarken kısıtlının malvarlığının defterini tutar ve yönetim boyunca düzenli olarak hesap verir. Görev süresi kural olarak iki yıldır ve mahkemece uzatılabilir. Vasinin görevini kötüye kullanması, kısıtlının zararına işlem yapması hâlinde görevden alınması istenebilir ve doğan zararlardan sorumlu tutulur. Bu denetim mekanizması, yaşlı kısıtlının malvarlığının kötüye kullanılmasını önlemeyi amaçlar.

Yaşlıya Bakım Yükümlülüğü ve Yardım Nafakası

Türk hukuku, aile bireyleri arasında karşılıklı dayanışma ilkesini benimser. Bu ilkenin en somut görünümlerinden biri yardım nafakasıdır. Türk Medeni Kanunu uyarınca, yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoy ve altsoy ile kardeşler, birbirlerinden mali güçleriyle orantılı yardım isteyebilir. İleri yaştaki bir ana-baba, kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma geldiğinde, mali gücü yeten çocuklarından bakım talep edebilir.

Yardım nafakasında iki temel koşul aranır: nafaka isteyenin yardım olmaksızın yoksulluğa düşecek olması ve nafaka yükümlüsünün ödeme gücünün bulunmasıdır. Nafakanın miktarı, yaşlının barınma, beslenme, sağlık ve bakım gibi zorunlu ihtiyaçları ile yükümlünün geliri dengelenerek belirlenir. Birden çok çocuğun bulunması hâlinde yükümlülük, mali güçlerine göre paylaştırılır.

Koşullar değişirse

Yardım nafakası, tarafların mali durumu değiştikçe artırılabilir veya azaltılabilir; nafaka yükümlüsünün geliri düşerse ya da yaşlının ihtiyaçları artarsa uyarlama istenebilir. Talep, kural olarak Aile Mahkemesinde ileri sürülür.

Bakım yükümlülüğü yalnızca maddi boyutla sınırlı değildir; yaşlının güvenli bir ortamda, ihmal edilmeden yaşamasını da içerir. Bakımın hiç sağlanmaması, yaşlının terk edilmesi veya ihmali, hem nafaka talebini hem de duruma göre ceza sorumluluğunu gündeme getirebilir. Bu nedenle bakım uyuşmazlıkları, çoğu zaman ekonomik ve koruma boyutlarıyla birlikte değerlendirilir.

Yaşlı İstismarı ve İhmali

Yaşlı istismarı, ileri yaştaki bireyin fiziksel, ruhsal, cinsel veya ekonomik olarak zarar görmesine yol açan davranışların tümünü kapsar. İstismar; açık şiddet biçiminde olabileceği gibi, ihmal, terk veya sinsi bir ekonomik sömürü biçiminde de ortaya çıkabilir. Yaşlının bakıma muhtaç ve savunmasız konumu, bu fiillerin fark edilmesini güçleştirebilir.

Fiziksel İstismar

Darp, itip kakma, bağlama, ilaçların kötüye kullanılması gibi bedensel zarar veren fiiller; kasten yaralama suçunu oluşturur.

Psikolojik İstismar

Aşağılama, tehdit, korkutma, sosyal izolasyon; hakaret ve tehdit suçları ile aile içi şiddet hükümlerini gündeme getirir.

Ekonomik İstismar

Yaşlının parasının, tapusunun, hesabının izinsiz kullanılması; dolandırıcılık veya güveni kötüye kullanma suçlarına yol açar.

İhmal ve Terk

Beslenme, sağlık ve barınma ihtiyaçlarının karşılanmaması; bakım nafakası ve duruma göre ceza sorumluluğu doğurur.

Fiziksel ve cinsel şiddet, tehdit, hakaret gibi fiiller Türk Ceza Kanunu kapsamında suçtur ve Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyet edilerek soruşturma başlatılabilir. Aile içi şiddet hâllerinde, ailenin korunmasına ilişkin mevzuat uyarınca koruyucu ve önleyici tedbir kararları istenebilir; failin yaşlıya yaklaşmaması, aynı konuttan uzaklaştırılması gibi tedbirler alınabilir. İhmal ve terk durumlarında ise hem bakım nafakası talebi hem de sosyal hizmet kurumlarına başvuru devreye girer.

Ehliyet Uyuşmazlıkları ve İşlem İptali

Bir hukuki işlemin geçerli olabilmesi için kişinin, işlemi yaparken fiil ehliyetine sahip olması gerekir. Fiil ehliyetinin temel unsuru ayırt etme gücüdür; yani kişinin yaptığı işlemin anlamını, sonuçlarını ve kapsamını makul biçimde kavrayabilmesidir. Yaşlılıkla birlikte gelişen demans, alzheimer veya ağır ruhsal rahatsızlıklar, bu gücü ortadan kaldırabilir.

Ayırt etme gücünden yoksun bir kişinin yaptığı satış, bağış, vekâletname, vasiyet veya benzeri işlemler kural olarak baştan geçersizdir. Bu durumda ilgililer, işlemin geçersizliğinin tespitini ve sonuçlarının giderilmesini isteyebilir. Örneğin ayırt etme gücü olmayan bir yaşlının devrettiği taşınmaz için tapu iptali ve tescil davası açılabilir.

Bu tür uyuşmazlıklarda belirleyici olan, işlemin yapıldığı andaki sağlık durumudur. Yargılamada, kişinin işlem tarihindeki tıbbi kayıtları, hastane ve doktor raporları, kullandığı ilaçlar ve tanık beyanları toplanır; çoğu zaman adli tıp veya sağlık kurulundan işlem tarihine yönelik bir değerlendirme istenir. İşlem tarihinden sonra alınan raporlar, geçmişe dönük bir sonuca ulaşmak için birlikte değerlendirilir. Bu nedenle ehliyet uyuşmazlıklarında delillerin titizlikle toplanması sonucu belirler.

Vekâletname mi, Vesayet mi? Doğru Aracın Seçimi

Yaşlı bir yakının işlerinin yürütülmesi gerektiğinde aileler çoğu zaman iki yol arasında tereddüt eder: noterde vekâletname vermek veya vesayet kurmak. Bu iki yol farklı koşullara ve sonuçlara bağlıdır ve yanlış seçim, sonradan geçersizlik sorunlarına yol açabilir.

Vekâletname

Kişi ayırt etme gücüne sahipken, güvendiği birine işlerini yürütme yetkisi verir. Hızlı ve esnektir; ancak kişi ayırt etme gücünü yitirdiğinde geçersiz hâle gelir.

Vesayet

Kişi işlerini yönetemez duruma geldiğinde mahkemece kurulur. Denetime tabidir ve önemli işlemler mahkeme iznine bağlıdır; daha koruyucu ama daha yavaştır.

Kritik nokta şudur: Vekâletname yalnızca veren kişinin ayırt etme gücüne sahip olduğu sürece geçerlidir. Kişi demans gibi bir nedenle bu gücünü kaybettiğinde, mevcut vekâletname sona erer ve yeni bir vekâletname de verilemez. Bu durumda tek geçerli yol vesayet kurulmasıdır. Dolayısıyla ilerleyici bir sağlık durumu öngörülüyorsa, kişi henüz karar verme yetisine sahipken düzenlemelerin yapılması, ilerideki hukuki boşlukları önler.

Uygulamada bu tercih, yaşlının içinde bulunduğu somut duruma göre değişir. Henüz zihinsel yetileri yerinde olan bir kişi için kapsamlı bir vekâletname yeterli olabilirken, karar verme yetisini yitirmiş bir birey için vesayet zorunlu hâle gelir. Bir avukat, kişinin durumunu değerlendirerek hangi yolun uygun olduğunu belirlemede yol gösterebilir.

Huzurevi, Bakımevi ve Bakım Hizmeti Sözleşmeleri

Ailelerin yaşlı bireyleri için özel huzurevi, bakımevi veya evde bakım hizmetlerine başvurması giderek yaygınlaşmaktadır. Bu hizmetlerin bir bedel karşılığında ve kişisel ihtiyaçlar için alınması, yapılan sözleşmeleri kural olarak tüketici işlemi hâline getirir ve tüketicinin korunmasına ilişkin hükümlere tabi kılar.

Sözleşmede; aylık ücret ve kapsamı, sunulacak sağlık ve bakım hizmetlerinin standartları, personel ve barınma koşulları, ücret artış esasları, fesih ve iade kuralları açıkça yer almalıdır. Yaşlının aleyhine dengesizlik yaratan, tek yanlı ve dürüstlük kuralına aykırı düzenlemeler haksız şart niteliğinde olup tüketiciyi bağlamaz.

Ayıplı hizmet ve ihmal

Verilen bakımın eksik, özensiz veya taahhüt edilenden düşük nitelikte olması ayıplı hizmet oluşturur. İhmal nedeniyle yaşlının sağlığının zarar görmesi hâlinde, sözleşmesel sorumluluğun yanı sıra maddi ve manevi tazminat talep edilebilir; ağır ihmallerde ceza sorumluluğu da gündeme gelebilir.

Bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar, tutarına göre Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesinde çözülür. Sözleşme imzalanmadan önce metnin dikkatle incelenmesi, kurumun izin ve denetim belgelerinin kontrol edilmesi ve verilen sözlü taahhütlerin yazıya geçirilmesi, ileride yaşanabilecek anlaşmazlıkları büyük ölçüde önler.

Sosyal Güvenlik, Emeklilik ve Sosyal Yardım Hakları

Yaşlı hakları hukukunun önemli bir boyutu da sosyal güvenlik ve idare hukukuyla ilgilidir. Emeklilik aylığının bağlanması, aylık miktarının hesaplanması, aylık kesme veya geri alma işlemleri ile bakıma muhtaç yaşlılara yönelik sosyal yardımlar bu kapsamda değerlendirilir. Bu işlemler, ilgili sosyal güvenlik kurumlarının ve idarenin kararlarına dayanır.

Emeklilik ve aylık işlemlerinde kişinin aleyhine bir karar verilmişse; örneğin aylık talebi reddedilmiş, hizmet süresi eksik hesaplanmış ya da haksız biçimde borç çıkarılmışsa, kural olarak İş Mahkemelerinde dava açılarak kararın düzeltilmesi istenebilir. Bakıma muhtaçlık ve engellilik temelli yardımların reddi gibi idari işlemlerde ise idari yargı yolu gündeme gelebilir.

Yaşlının ekonomik güvenliği, çoğu zaman doğrudan yaşam kalitesini belirler. Bu nedenle sosyal güvenlik haklarının eksiksiz kullanılması, hak edilen aylık ve yardımların doğru hesaplanması büyük önem taşır. Karmaşık hizmet dökümleri, prim ödeme gün sayıları ve mevzuat değişiklikleri nedeniyle bu alandaki uyuşmazlıklarda uzman bir değerlendirme, hak kayıplarının önüne geçebilir.

Yaşlının Vasiyet ve Miras İşlemleri

İleri yaştaki bireyler, sıklıkla malvarlıklarının ölümlerinden sonra nasıl paylaşılacağını düzenlemek ister. Bu düzenleme, vasiyetname veya miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı tasarruflarla yapılır. Bu tasarrufların geçerliliği için, kişinin işlem anında ayırt etme gücüne ve tasarruf ehliyetine sahip olması gerekir.

Yaşlının vasiyet düzenlerken sağlık durumu, sonradan sıkça uyuşmazlık konusu olur. Ayırt etme gücünden yoksun bir dönemde düzenlenen vasiyetname, ehliyetsizlik nedeniyle iptal edilebilir. Ayrıca vasiyetnamenin, saklı paylı mirasçıların (altsoy, ana-baba, sağ kalan eş) dokunulamaz payını ihlal etmesi hâlinde, bu mirasçılar tenkis davasıyla tasarrufun yasal sınıra indirilmesini isteyebilir.

Bu nedenle yaşlının vasiyet ya da miras sözleşmesi düzenlerken; işlemin şekil şartlarına uygun yapılması, sağlık durumunun belgelenmesi ve tanık ile resmî düzenleme güvencelerinden yararlanılması, ileride çıkabilecek geçersizlik iddialarını azaltır. Miras uyuşmazlıkları çoğu zaman ehliyet, saklı pay ve mal kaçırma tartışmalarıyla iç içe geçtiğinden, bu işlemlerin başından itibaren dikkatle kurgulanması önerilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme — Beyoğlu'da Yaşlı Hakları Davası Nerede Açılır?

Yaşlı hakları uyuşmazlıklarında görev, davanın türüne göre farklı mahkemeler arasında dağılır; doğru mahkemenin seçilmesi görevsizlik kaynaklı gecikmeyi önler:

Dava / İşlemGörevli Mahkeme
Vesayet (kısıtlılık) ve vasi atamaSulh Hukuk Mahkemesi
Bakım (yardım) nafakasıAile Mahkemesi
Aile içi şiddet koruma tedbiriAile Mahkemesi
Ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptali ve tescilAsliye Hukuk Mahkemesi
Yaşlı istismarı / dolandırıcılık şikâyetiCumhuriyet Başsavcılığı — Asliye Ceza / Ağır Ceza
Huzurevi / bakımevi sözleşmesi uyuşmazlığıTüketici Hakem Heyeti / Tüketici Mahkemesi
Emeklilik ve aylık uyuşmazlığıİş Mahkemesi
Yer bakımından yetki — Beyoğlu

Beyoğlu'da açılacak yaşlı hakları davaları, yukarıdaki görev ve yetki kurallarına göre Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkemede görülür. Vesayet işlerinde kural olarak yaşlının yerleşim yeri, taşınmazın aynına ilişkin davalarda ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir; bu ayrım dava türüne göre değerlendirilir.

Yaşlı Hakları Süreci — Adım Adım

Yaşlı hakları uyuşmazlıklarında süreç, talebin türüne göre değişmekle birlikte tipik aşamalar şöyledir:

1
Durum tespiti ve değerlendirme

Yaşlının sağlık durumu, malvarlığı, aile ilişkileri ve karşı karşıya olduğu risk (istismar, ihmal, ehliyet) değerlendirilir.

2
Sağlık raporu ve belgelerin temini

Vesayet ve ehliyet dosyalarında sağlık kurulu raporu; nafaka ve istismar dosyalarında ilgili belge ve deliller toplanır.

3
Başvuru veya dava dilekçesi

Vesayet talebi, nafaka davası, ceza şikâyeti veya işlem iptali gibi talepler ve dayanakları dilekçede belirtilir.

4
İnceleme ve tahkikat

Yaşlının dinlenmesi, tanık beyanları, sağlık ve tapu-banka kayıtlarının celbi ile gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılır.

5
Karar

Mahkeme; vasi atama, nafakaya hükmetme, işlemin iptali veya koruma tedbiri gibi taleplere ilişkin hükmünü kurar.

6
Denetim, istinaf ve temyiz

Vesayette süregelen denetim; karara karşı ise Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf, koşulları varsa temyiz yolu işler.

Yaşlı Hakları Davası Ne Kadar Sürer?

Sürenin sabit bir cevabı yoktur; uyuşmazlığın türü ve dosyanın niteliği belirleyicidir. Vesayet ve vasi atama gibi çekişmesiz işler, sağlık raporu tamamlandığında görece kısa sürede sonuçlanabilir. Buna karşılık ehliyetsizlik nedeniyle işlem iptali, tapu iptali ve tescil ile istismar temelli tazminat davaları; delil toplama, tanık dinleme ve bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden belirgin biçimde uzayabilir.

Süreyi etkileyen başlıca etkenler; sağlık kurulu raporunun tamamlanma süresi, işlem tarihine yönelik geriye dönük değerlendirmelerin gerekliliği, tanık ve belge trafiği, taşınmaz değer tespitleri ile istinaf/temyiz aşamalarıdır. Ceza boyutlu dosyalarda ise soruşturma ve kovuşturma süreçleri ayrı bir zaman dilimi oluşturur.

Uygulamada, aile bireylerinin uzlaşmaya açık olduğu ve yaşlının menfaatinde ortak hareket edildiği dosyalar daha hızlı ilerler. Buna karşılık malvarlığı üzerinde çekişme bulunan, çok sayıda işlemin ve taşınmazın tartışıldığı dosyalar daha uzun sürebilir. Gerçekçi bir süre beklentisi, ancak yaşlının durumu ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra oluşturulabilir.

Yaşlı Hakları Uyuşmazlıklarında Süreler

Yaşlı hakları alanında süreler, uyuşmazlığın niteliğine göre farklılık gösterir ve bir kısmı hak kaybına yol açabilecek niteliktedir. Bu nedenle sürelerin doğru değerlendirilmesi önem taşır.

  • Vesayet ve vasi atama: Kısıtlılık koşulları sürdükçe her zaman talep edilebilir; süreye bağlı değildir.
  • Yardım nafakası: Yoksulluk ve ödeme gücü koşulları devam ettikçe istenebilir; koşullara göre uyarlanır.
  • Ehliyetsizlik nedeniyle geçersizlik: Mutlak butlan hâllerinde işlem baştan hükümsüz kabul edilir.
  • Haksız fiil ve tazminat: Zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren işleyen belirli sürelere tabidir.
  • Ceza şikâyeti: Şikâyete bağlı suçlarda fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren işleyen süre; resen kovuşturulan suçlarda dava zamanaşımı süreleri.

Sürelerin niteliği sonuçları bakımından belirleyicidir: hak düşürücü süre kaçırıldığında hak tümüyle sona ererken, zamanaşımı def'i ileri sürülmedikçe mahkemece kendiliğinden dikkate alınmaz. Bu ince ayrımlar nedeniyle, süreye tabi bir talep söz konusu olduğunda vakit kaybetmeden bir avukata danışılması önerilir.

Gerekli Belgeler ve Deliller

Yaşlı hakları dosyalarında, sürecin sağlıklı ilerlemesi için aşağıdaki belge ve delillerin hazırlanması önerilir:

  • Yaşlının kimlik belgesi ve güncel nüfus kayıt örneği (aile ilişkilerini gösteren)
  • Sağlık kurulu raporu, hastane ve doktor raporları, ilaç/tedavi kayıtları — vesayet ve ehliyet için
  • Yaşlının gelir belgeleri (emekli aylığı, kira geliri) ve ihtiyaçlarına ilişkin belgeler — nafaka için
  • Tapu, banka hesabı ve vekâletname kayıtları — ekonomik istismar ve işlem iptali için
  • İstismara ilişkin sağlık raporu, fotoğraf, mesaj ve tanık bilgileri — ceza şikâyeti için
  • Huzurevi/bakımevi sözleşmesi, ödeme belgeleri ve yazışmalar — sözleşme uyuşmazlığı için
  • Varsa vasiyetname, miras sözleşmesi veya önceki mahkeme kararları

Ulaşılamayan kayıtlar için avukat aracılığıyla müzekkere ile tapu, banka, nüfus müdürlüğü ve sağlık kurumlarından kayıt celbi talep edilebilir.

Beyoğlu'da Yaşlı Hakları Avukatı Seçerken

Yaşlı hakları dosyaları; medeni hukuk, aile hukuku ve zaman zaman ceza hukukunun kesiştiği, aynı zamanda insani ve etik bir hassasiyet gerektiren dosyalardır. Bu nedenle avukat seçimi, sürecin hem hukuki hem de insani boyutunu etkiler. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular:

  • Alan deneyimi: Vesayet, nafaka, ehliyet ve istismar dosyalarında birikim.
  • Bütüncül bakış: Yaşlının sağlık, malvarlığı ve koruma ihtiyaçlarını bir arada değerlendirme.
  • Strateji ve süre yönetimi: Hangi yolun (vekâlet, vesayet, dava, şikâyet) öncelikli olduğunu doğru belirleme.
  • Yerel yargı bilgisi: Bakırköy Adliyesi ve bölge mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Süreç, olası sonuçlar ve ücret konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede sorabileceğiniz sorular

  • Yakınımın durumunda vekâletname mi yeterli, yoksa vesayet mi gerekli?
  • Ayırt etme gücü olmadan yapılan işlemler için iptal davası açabilir miyiz?
  • Bakım nafakası talep edebilir miyiz; koşulları ve miktarı nasıl belirlenir?
  • İstismar ya da ekonomik sömürü söz konusuysa hangi adımları atmalıyız?
  • Sürecin yaklaşık aşamaları, süresi ve ücretlendirme nasıl işler?

İlgili Mevzuat

  • Türk Medeni Kanunu (4721)
    Vesayet, kısıtlılık, fiil ehliyeti, yardım nafakası, vasiyetname ve saklı pay
  • Türk Ceza Kanunu (5237)
    Kasten yaralama, tehdit, hakaret, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve terk suçları
  • Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun (6284)
    Aile içi şiddette koruyucu ve önleyici tedbir kararları
  • Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (6502)
    Huzurevi ve bakımevi hizmet sözleşmeleri, haksız şart ve ayıplı hizmet
  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Ehliyetsizlik, muvazaa, haksız fiil ve tazminat sorumluluğu

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Ehliyet ve işlem tarihi

Bir işlemin geçerliliğinde, kişinin işlem tarihindeki ayırt etme gücünün esas alındığı; sağlık kayıtları, doktor raporları ve tanık beyanlarının birlikte değerlendirildiği yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · Vesayette menfaat

Vasi atanmasında ve önemli işlemlerin izne bağlanmasında, kısıtlının menfaatinin üstün tutulduğu; vasinin denetim ve hesap verme yükümlülüğü altında bulunduğu değerlendirmesi.

İlke · Yardım nafakası dengesi

Yardım nafakasına hükmedilirken, nafaka isteyenin yoksulluğa düşme durumu ile yükümlünün ödeme gücünün dengelendiği ve koşullar değiştikçe uyarlamanın mümkün olduğu ilkesi.

Sıkça Sorulan Sorular

Beyoğlu'da yaşlı bir yakınım için vesayet davası hangi mahkemede açılır?

Vesayet (kısıtlılık) davaları Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür. Yaşlılık nedeniyle akıl hastalığı, akıl zayıflığı veya işlerini gerektiği gibi yönetememe durumu ortaya çıkan kişi için, kural olarak yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulur. Mahkeme, sağlık kurulu raporu ve gerektiğinde kişinin dinlenmesi yoluyla durumu değerlendirir ve koşullar varsa vasi atar. Beyoğlu'daki başvurular Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki Sulh Hukuk Mahkemesinde ele alınır. Kısıtlanan kişinin menfaati, sürecin her aşamasında mahkemece gözetilir.

Yaşlı hakları hukuku tam olarak neyi kapsar?

Yaşlı hakları hukuku tek bir kanunla düzenlenen bağımsız bir dal değil; medeni hukuk, aile hukuku, ceza hukuku, sosyal güvenlik ve idare hukukunun yaşlı bireyi ilgilendiren hükümlerinin bir arada değerlendirildiği bir alandır. Vesayet ve kısıtlılık, yaşlıya bakım yükümlülüğü ve bakım nafakası, yaşlı istismarı ve ihmali, ehliyet uyuşmazlıkları, huzurevi ve bakımevi sözleşmeleri, emeklilik ve sosyal yardım işlemleri ile miras ve vasiyet süreçleri bu kapsamdadır. Amaç, ileri yaştaki bireyin onurunu, malvarlığını ve iradesini korumaktır.

Çocukların yaşlı ana-babaya bakma yükümlülüğü var mı?

Evet. Türk Medeni Kanunu, altsoy ile üstsoy arasında yardım nafakası yükümlülüğü öngörür. Yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan yaşlı bir ana-baba, mali gücü yeten altsoyundan (çocuklarından, koşulları varsa torunlarından) bakım isteyebilir. Bu talep, aile içindeki dayanışma ilkesinin bir görünümüdür. Nafaka, kişinin ihtiyaçları ile yükümlünün ödeme gücü dengelenerek belirlenir. Talep, kural olarak Aile Mahkemesinde ileri sürülür ve koşullar değiştikçe artırılıp azaltılabilir.

Yaşlı istismarı karşısında hukuken ne yapılabilir?

Yaşlı istismarı; fiziksel şiddet, psikolojik baskı, ekonomik sömürü, ihmal veya terk gibi biçimlerde ortaya çıkabilir. Fiziksel ve cinsel şiddet, tehdit, hakaret gibi fiiller Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturur ve savcılığa şikâyet edilebilir; yaşlının kandırılarak malvarlığının elinden alınması dolandırıcılık veya güveni kötüye kullanma suçunu gündeme getirebilir. Ayrıca aile içi şiddet hâllerinde koruyucu ve önleyici tedbir kararları istenebilir. İhmal ve terk durumlarında ise bakım nafakası ve sosyal hizmet başvuruları devreye girer.

Yaşlı bir kişinin yaptığı satış veya bağış sonradan iptal edilebilir mi?

Bir hukuki işlemin geçerli olması için kişinin, işlem anında fiil ehliyetine, yani yaptığı işlemin anlam ve sonuçlarını kavrama gücüne sahip olması gerekir. Yaşlının demans, alzheimer veya benzeri nedenlerle ayırt etme gücünden yoksun olduğu bir anda yaptığı satış, bağış veya vekâlet işlemi, ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz sayılabilir. Bu durumda ilgililer, işlemin iptali ve tapu iptali ile tescil gibi davalar açabilir. İşlem tarihindeki sağlık durumu, tıbbi kayıtlar ve tanık beyanlarıyla değerlendirilir; çoğu zaman sağlık kurulu raporu alınır.

Huzurevi veya bakımevi sözleşmesinde nelere dikkat edilmeli?

Özel huzurevi ve bakımevleriyle yapılan sözleşmeler, tüketici işlemi niteliğindedir ve tüketicinin korunmasına ilişkin hükümlere tabidir. Sözleşmede aylık ücret, hizmet kapsamı, sağlık ve bakım standartları, fesih koşulları ve iade kuralları açıkça yer almalıdır. Yaşlının aleyhine haksız şart niteliğindeki maddeler tüketiciyi bağlamaz. Verilen hizmetin eksik veya ayıplı olması, ihmal nedeniyle zarar doğması hâllerinde tazminat talep edilebilir; uyuşmazlıklar tutarına göre Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesinde çözülür.

Vesayet ile vasi arasındaki fark nedir, vasi neleri yapamaz?

Vesayet, kısıtlanan kişinin korunması için kurulan hukuki düzenin adıdır; vasi ise bu düzende kısıtlıyı temsil eden ve malvarlığını yöneten kişidir. Vasi, kısıtlının menfaatine uygun davranmak zorundadır ve önemli işlemler için vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesinin, bazı işlemlerde ise denetim makamının izni gerekir. Örneğin taşınmaz satışı, önemli bağışlar, kısıtlı adına borç altına girme gibi işlemler mahkeme izni olmadan yapılamaz. Vasi düzenli olarak hesap verir ve mahkeme denetimine tabidir.

Yaşlının bakımı için vekâletname yeterli mi, yoksa vesayet mi gerekir?

Kişi ayırt etme gücüne sahip olduğu sürece, güvendiği birine noterde vekâletname vererek işlerini yürütmesini sağlayabilir; bu, vesayete göre daha esnek ve hızlı bir yoldur. Ancak kişi ayırt etme gücünü kaybetmişse verdiği vekâletname geçersiz olur ve artık geçerli bir vekâlet verilemez. Bu durumda tek yol vesayet kurulmasıdır. Bu nedenle, ilerleyen bir sağlık durumu söz konusuysa, kişi henüz karar verme yetisine sahipken düzenlemelerin yapılması önemlidir; aksi hâlde ailenin vesayet sürecine başvurması gerekir.

Yaşlıya karşı işlenen dolandırıcılık ve ekonomik istismarda ne yapılmalı?

İleri yaştaki bireyler, güven ilişkisinin kötüye kullanılması ve dolandırıcılık fiillerine karşı savunmasız kalabilir. Yaşlının kandırılarak parasının, tapusunun veya banka hesaplarının ele geçirilmesi; nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma veya hırsızlık gibi suçları gündeme getirebilir. Bu fiiller Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyet edilerek ceza soruşturması başlatılabilir; ayrıca uğranılan maddi zararın giderilmesi için tazminat davası ve gerektiğinde tapu iptali/tescil davası açılabilir. Banka kayıtları, tapu işlemleri ve tanık beyanları belirleyici delillerdir.

Yaşlı hakları davalarında süreler ve zamanaşımı nasıl işler?

Süreler, uyuşmazlığın türüne göre değişir. Vesayet ve nafaka gibi talepler koşullar sürdükçe her zaman ileri sürülebilir; bunlar sürekli nitelikli durumlardır. Ehliyetsizlik nedeniyle işlemin geçersizliği ileri sürüldüğünde, mutlak butlan hâllerinde işlem baştan hükümsüz kabul edilir. Buna karşılık haksız fiil ve tazminat talepleri ile ceza şikâyetleri belirli sürelere tabidir; bu süreler zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren işler. Süreler dosyaya göre değiştiğinden, hak kaybı yaşamamak için sürecin başında bir avukata danışılması önerilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar