Fatih Prim Uyuşmazlıkları (SGK) Avukatları

Fatih, İstanbul ilçesinde SGK prim uyuşmazlıkları alanında hizmet veren 1.690 avukat. Hizmet tespiti, prim borcu itirazı, idari para cezası ve görevli mahkeme bilgileriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Vasif Ergin
Av. Vasif Ergin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 13968 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ali Şikoğlu
Av. Ali Şikoğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 4939 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Erdi Şik
Av. Erdi Şik
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 52114 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Zirve Kağan Aydoğdu
Av. Zirve Kağan Aydoğdu
İstanbul İstanbul Barosu

63108 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Süleyman Esen
Av. Süleyman Esen
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 23839 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nesrin Yaylali
Av. Nesrin Yaylali
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 15054 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Özer Öke
Av. Özer Öke
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 4847 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Azize Şükran Karacabey Demir
Av. Azize Şükran Karacabey Demir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 87672 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Eylül Erva Akin Kuranli
Av. Eylül Erva Akin Kuranli
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 66787 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Serdar Çetin
Av. Serdar Çetin
İstanbul İstanbul Barosu

92043 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Güven Feyzioğlu
Av. Güven Feyzioğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 15120 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hatun Saadet Merve Uyan
Av. Hatun Saadet Merve Uyan
İstanbul İstanbul Barosu

64157 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Kemal Sönmez
Av. Kemal Sönmez
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 3634 sicil numaralı üyesidir.

Av. Bensu Karadayi
Av. Bensu Karadayi
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 66878 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Burhan Ökmen
Av. Burhan Ökmen
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 50421 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Bora Ayhan Karapinar
Av. Bora Ayhan Karapinar
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 34911 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Türkan Turan
Av. Türkan Turan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 37529 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mehmet Köse
Av. Mehmet Köse
İstanbul İstanbul Barosu

24699 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Adnan Yildirim
Av. Adnan Yildirim
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 93528 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Çiğdem Yeşiltepe Bozdemir
Av. Çiğdem Yeşiltepe Bozdemir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 33428 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Esen Aydin
Av. Esen Aydin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 53225 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Serdar Sayin
Av. Serdar Sayin
İstanbul İstanbul Barosu

90039 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Miraç Koçak
Av. Miraç Koçak
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 73116 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hatice Gülboy
Av. Hatice Gülboy
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 21613 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Yakup Aricioğlu
Av. Yakup Aricioğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 82514 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mustafa Kemal Anil
Av. Mustafa Kemal Anil
İstanbul İstanbul Barosu

3960 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Berna Birinci
Av. Berna Birinci
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 13116 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Furkan Çuhadar
Av. Furkan Çuhadar
İstanbul İstanbul Barosu

82836 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ali Akkaya
Av. Ali Akkaya
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 22227 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Erez Aji
Av. Erez Aji
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 48104 sicil numaralı üyesidir.

Av. Uğur Yaman
Av. Uğur Yaman
İstanbul İstanbul Barosu

7158 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. İsmail Yilmaz
Av. İsmail Yilmaz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 56897 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mehmet Çelik
Av. Mehmet Çelik
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 54684 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Asli Toktaş Bakan
Av. Asli Toktaş Bakan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 43035 sicil numaralı üyesidir.

Av. Reha Yünlüel
Av. Reha Yünlüel
İstanbul İstanbul Barosu

16886 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ömer Faruk Temiz
Av. Ömer Faruk Temiz
İstanbul İstanbul Barosu

73673 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ceylin Özyildiz Uygun
Av. Ceylin Özyildiz Uygun
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 72515 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Abdulselam Balyan
Av. Abdulselam Balyan
İstanbul İstanbul Barosu

70263 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ömer Tolga Sari
Av. Ömer Tolga Sari
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 57427 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Cemil Aydin Yeni
Av. Cemil Aydin Yeni
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 24043 sicil numaralı üyesidir.

Av. Cansu Gürdal
Av. Cansu Gürdal
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 76748 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mehmet Barbaros Deniz
Av. Mehmet Barbaros Deniz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 11014 sicil numaralı üyesidir.

Av. Sibel Önder
Av. Sibel Önder
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 23050 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Serkan Türkdoğru
Av. Serkan Türkdoğru
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 37247 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ali İhsan Akhun
Av. Ali İhsan Akhun
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 10370 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Abdulkadir Kayak
Av. Abdulkadir Kayak
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 14134 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mustafa Erbaş
Av. Mustafa Erbaş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 14765 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Serhat Bozkurtarici
Av. Serhat Bozkurtarici
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 74513 sicil numaralı üyesidir.

Av. Melike Demiray
Av. Melike Demiray
İstanbul İstanbul Barosu

92013 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Necla Taştan
Av. Necla Taştan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 100454 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Fatih, İstanbul Prim Uyuşmazlıkları (SGK) Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Fatih (İstanbul) bölgesinde SGK prim uyuşmazlıklarını; hizmet tespiti, sigortalılık başlangıcının belirlenmesi, prim borcuna ve idari para cezasına itiraz, eksik gün ve gerçek ücret bildirimi, prim teşvik uyuşmazlıkları, borçlanma, zorunlu idari başvuru ve görevli mahkeme boyutlarıyla ayrıntılı biçimde ele alır. Amaç, izlenecek yolu baştan doğru kurgulamanıza yardımcı olmak ve uyuşmazlığınıza uygun avukatı sayfadaki listeden bilinçli şekilde seçmenizi sağlamaktır.

Kısa Bakış — Prim Uyuşmazlıklarında Öne Çıkanlar
  • Görevli mahkeme: 5510 sayılı Kanundan doğan uyuşmazlıklar (hizmet tespiti, prim borcu, idari para cezası) kural olarak İş Mahkemesinde görülür.
  • Zorunlu idari itiraz: İdari para cezasında dava öncesi Kuruma on beş gün içinde itiraz zorunludur; atlanırsa ceza kesinleşir.
  • Hak düşürücü süre: Hizmet tespitinde kural olarak çalışmanın geçtiği yılın sonundan beş yıl; belge Kuruma verilmişse bu süre işlemez.
  • Etki alanı: Prim gün sayısı ve gerçek ücret, emeklilik ve tazminat haklarını doğrudan belirler.
  • Yer: Fatih uyuşmazlıkları Bakırköy Adliyesi yargı çevresinde görülür.

SGK Prim Uyuşmazlığı Nedir? Kapsamı ve Temel İlkeleri

SGK prim uyuşmazlığı, sosyal güvenlik primlerinin doğması, hesaplanması, bildirimi, tahsili ve bunlara bağlı hakların belirlenmesi sürecinde sigortalı, işveren ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında ortaya çıkan hukuki anlaşmazlıkların genel adıdır. Bu alanın temel kaynağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu olup; tahsil aşamasında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, yargılama usulünde 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve çalışma ilişkisinin niteliği bakımından 4857 sayılı İş Kanunu tamamlayıcı kaynaklar olarak devreye girer.

Bu alanı belirleyen en önemli özellik, prim ilişkisinin aynı anda hem kamu düzenini hem de bireyin sosyal güvenlik hakkını ilgilendirmesidir. Prim ödeme yükümlülüğü kamusal bir yükümlülüktür; bu nedenle taraflar sözleşmeyle prim yükümlülüğünü ortadan kaldıramaz ya da azaltamaz. Aynı zamanda sigortalının çalışmasının doğru biçimde kayda geçmesi, onun emeklilik ve sağlık haklarının güvencesidir. Kamusal nitelik taşıması nedeniyle, hizmet tespiti gibi davalarda mahkeme delilleri kendiliğinden (resen) araştırır ve tarafların ikrarıyla bağlı kalmaz.

Prim uyuşmazlıkları, dar anlamda yalnızca prim miktarına ilişkin değildir; çalışmanın varlığı, süresi, ücreti, statüsü ve buna bağlı sonuçların tamamını kapsar. Aşağıda bu alanda en sık gündeme gelen konu başlıkları özetlenmiştir:

Hizmet Tespiti
Bildirilmeyen çalışma
Prim Borcu
Ek tahakkuk ve itiraz
İdari Para Cezası
İtiraz ve dava
Eksik Gün
Gün ve ücret düzeltme
Teşvik
İndirim uyuşmazlıkları
Borçlanma
Askerlik, doğum, yurt dışı

Prim Uyuşmazlıklarının Başlıca Türleri ve Kavramları

Prim uyuşmazlıkları tek bir kalıba sığmaz; her biri kendi usul kurallarına, süresine ve delil sistemine sahip birçok alt türü vardır. Uyuşmazlığın türünü doğru belirlemek, izlenecek yolun ve sürelerin de doğru belirlenmesi anlamına gelir.

Sigortalıya ilişkin uyuşmazlıklar, çoğunlukla çalışmanın Kuruma hiç ya da eksik bildirilmesinden doğar. Bunların başında hizmet tespiti, sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesi, prim gün sayısının düzeltilmesi ve gerçek ücretin tespiti gelir. Bu uyuşmazlıklar sigortalının emeklilik, ödenek ve sağlık haklarını doğrudan etkiler.

İşverene ilişkin uyuşmazlıklar ise genellikle Kurumun re'sen yaptığı işlemlerden kaynaklanır. Ek prim tahakkuku, denetim raporuna dayalı borç çıkarılması, idari para cezaları, teşvik iptalleri ve gecikme zammı hesapları bu grupta yer alır. İşveren, bu işlemlere karşı idari itiraz ve yargı yollarını kullanır.

  • Hizmet tespiti: Fiilen çalışıldığı hâlde bildirilmemiş sürenin ve prim gün sayısının mahkemece belirlenmesi.
  • Prim borcu / ek tahakkuk: Kurumun çıkardığı prim aslı ve gecikme zammına karşı borcun yokluğu veya miktarının tartışılması.
  • İdari para cezası: Bildirge, bordro ve belge ibraz yükümlülüklerinin ihlali nedeniyle uygulanan yaptırıma itiraz.
  • Statü uyuşmazlığı: Sigortalının 4/a, 4/b veya 4/c kapsamında olup olmadığının belirlenmesi.
  • Teşvik uyuşmazlığı: Prim indirim ve desteklerinden yararlanma koşullarının veya haksız yararlanma iddiasının çözümü.

Örnek Uyuşmazlık Durumları

Prim uyuşmazlıklarının somutta nasıl ortaya çıktığını görmek, kendi durumunuzu değerlendirmenizi kolaylaştırır. Aşağıdaki örnekler, uygulamada sık karşılaşılan tipik senaryoları göstermektedir:

Sigortasız çalıştırma: Bir çalışan, bir işyerinde yıllarca fiilen çalıştığı hâlde işveren onu hiç bildirmemiş ya da işten çıktıktan sonra geriye dönük olarak bu dönemi kayda geçirmemiş olabilir. Çalışan, emeklilik başvurusunda prim gün sayısının eksik olduğunu fark ettiğinde, bu dönemi hizmet tespiti davasıyla ispatlamaya çalışır.

Gerçek ücretin düşük gösterilmesi: Aylık ücreti belirli bir tutar olduğu hâlde, işveren prim matrahını düşürmek için kazancın önemli bir bölümünü elden ödemiş, Kuruma daha düşük ücret bildirmiş olabilir. Bu durum, hem prim eksikliğine hem de iş sözleşmesi sona erdiğinde tazminat hesabının düşük çıkmasına yol açar.

Denetim sonucu ek tahakkuk: Kurum müfettişinin işyerinde yaptığı inceleme sonucu, geçmişe dönük eksik bildirilen prim ve buna bağlı idari para cezası çıkarılabilir. İşveren, denetim raporunun dayanaklarına ve hesaplamaya karşı itiraz etme yoluna gider.

Erken değerlendirme önemlidir

Bu senaryoların ortak yanı, süre ve delil boyutunun baştan doğru yönetilmesi gerektiğidir. Çalışmanın belgeyle desteklenip desteklenmediği, itiraz sürelerinin başlangıcı ve toplanacak delillerin niteliği, sonucu belirleyen ilk basamaklardır.

Görevli ve Yetkili Merci: İş Mahkemesi ve İdari Aşama

Prim uyuşmazlıklarında en sık yapılan hatalardan biri, uyuşmazlığın yanlış mercie taşınmasıdır. 5510 sayılı Kanundan doğan uyuşmazlıklarda kural olarak görevli mahkeme İş Mahkemesidir; İş Mahkemesi kurulmamış yerlerde bu davalara Asliye Hukuk Mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar. Hizmet tespiti, sigortalılık başlangıcı, prim gün sayısı, prim borcuna itiraz ve idari para cezasına itiraz davaları bu görev kuralının kapsamındadır.

Bununla birlikte, bazı uyuşmazlıklarda mahkeme yoluna gitmeden önce zorunlu bir idari aşama geçilmesi gerekir. İdari para cezalarında Kuruma yapılan on beş günlük itiraz, bu zorunlu ön aşamanın tipik örneğidir; idari itiraz tüketilmeden açılan dava usulden reddedilebilir. Yetki bakımından ise dava, davalı Kurumun ilgili biriminin bulunduğu yer mahkemesinde ya da işin yürütüldüğü yer mahkemesinde açılabilir.

Uyuşmazlık TürüGörevli MahkemeÖn İdari AşamaNot
Hizmet tespitiİş MahkemesiYokSigortalı + işveren + Kurum hasım
Sigortalılık başlangıcı tespitiİş MahkemesiYokEmeklilik koşullarını etkiler
Prim borcuna itirazİş MahkemesiKuruma başvuru önerilirMenfi tespit gündeme gelebilir
İdari para cezasına itirazİş MahkemesiKuruma 15 gün içinde itiraz (zorunlu)Ret sonrası 30 gün içinde dava
Teşvik / haksız yararlanmaİş MahkemesiKuruma itirazTeknik inceleme gerektirir

Fatih'daki prim uyuşmazlıkları, yer bakımından yetki kurallarına göre Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki İş Mahkemesinde (yoksa Asliye Hukuk Mahkemesinde) görülür. Görevli ve yetkili merciin baştan doğru belirlenmesi, görevsizlik veya yetkisizlik kararından doğacak gecikmeleri önler.

Hizmet Tespiti Davasında İspat ve Deliller

Hizmet tespiti davasının kalbi ispat meselesidir. Bu davada sigortalının, iddia ettiği dönemde ilgili işyerinde fiilen ve kesintisiz çalıştığını inandırıcı biçimde ortaya koyması beklenir. Davanın kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle mahkeme, tarafların sunduğu delillerle yetinmez; gerçeğe ulaşmak için delilleri kendiliğinden araştırır.

Uygulamada başlıca deliller şunlardır: aynı dönemde aynı işyerinde çalışmış ve tercihen Kuruma bildirilmiş bordrolu tanıkların beyanları, işyeri komşusu esnaf gibi çevre bilgisine sahip tanıklar, döneme ait ücret bordroları, işe giriş bildirgeleri, işyeri defter ve kayıtları, banka ödeme dökümleri, meslek kuruluşu ve oda kayıtları ile müfettiş tutanaklarıdır. Mahkeme çoğu zaman işyerinin ilgili dönemde faal olup olmadığını, sigortalı çalıştırıp çalıştırmadığını Kurum ve ilgili kurumlar nezdinde araştırır.

Tanık deliline özel bir değer atfedilir; ancak salt soyut beyanlar yeterli görülmez, tanığın çalışma dönemini bizzat bildiği ve komşu-emsal çalışan sıfatını taşıdığı aranır. Çalışmanın somut belgeyle (bordro, banka kaydı, resmi tutanak) desteklenmesi, davanın kabul şansını belirgin biçimde güçlendirir.

  • Bordrolu tanık: Aynı dönem ve işyerinde çalışmış, tercihen Kuruma bildirilmiş tanık beyanı güçlü delildir.
  • Resmi belge: Bir belgenin Kuruma verilmiş olması hem ispatı hem de hak düşürücü süreyi etkiler.
  • Resen araştırma: Mahkeme, işyeri kayıtlarını ve dönem faaliyetini kendiliğinden inceler.

İdari Başvuru ve İtiraz Yolları

Prim uyuşmazlıklarında yargı yoluna gitmeden önce idari aşamanın doğru yürütülmesi, sonucu belirleyen kritik bir eşiktir. Kurumun tesis ettiği işlemin türüne göre izlenecek idari yol ve süreler farklılaşır.

İdari para cezasında yol iki aşamalıdır: ceza tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde cezayı uygulayan Kurum birimine yazılı itiraz edilir. Bu itiraz zorunlu ön aşamadır. Kurum itirazı reddederse, ret kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yetkili İş Mahkemesinde dava açılır. İtiraz üzerine cezanın dörtte üçünün belirli bir sürede peşin ödenmesi hâlinde dörtte bir oranında indirim gibi imkânlar da mevzuatta öngörülmüştür; bu tercihler dava hakkını etkileyebileceğinden bilinçli kullanılmalıdır.

Prim asıllarında ve ek tahakkuklarda, işverenin denetim raporuna veya re'sen işleme karşı Kuruma başvurarak düzeltme talep etmesi, sonuç alınamazsa yargıya gitmesi olağan yoldur. Borç icra takibine dönüşmüşse, borcun bulunmadığını ileri sürerek menfi tespit ya da takibe itiraz yolları gündeme gelir. Hangi yolun izleneceği, işlemin niteliğine ve borcun kesinleşip kesinleşmediğine bağlıdır.

Süre atlanırsa işlem kesinleşir

İdari itiraz süresinin (on beş gün) veya dava süresinin (otuz gün) kaçırılması, çoğu zaman işlemin kesinleşmesine ve esasa girilmeden hak kaybına yol açar. Tebligatın alındığı tarih, sürelerin başlangıcı bakımından dikkatle belirlenmelidir.

Fatih'da Prim Uyuşmazlığı Süreci Nasıl İşler?

Bir prim uyuşmazlığında sürecin doğru sırayla yürütülmesi hem hak kayıplarını önler hem de sonucu hızlandırır. Aşağıdaki adımlar tipik bir hizmet tespiti veya prim itirazı sürecinin ana hatlarını gösterir:

1
Uyuşmazlığın türü ve süre tespiti

İşlemin türü (hizmet tespiti, prim borcu, idari para cezası) belirlenir; ilgili hak düşürücü ve itiraz sürelerinin işlemeye başladığı an saptanır.

2
Belge ve delil toplama

SGK hizmet dökümü, işe giriş bildirgeleri, bordrolar, banka kayıtları, tanık bilgileri ve varsa denetim raporları bir araya getirilir.

3
İdari başvuru

İdari para cezası ve prim borcunda gerekli hâllerde önce Kuruma itiraz edilir; zorunlu idari aşama süresinde tamamlanır.

4
Dava açılması

İdari aşamadan sonuç alınamazsa yetkili İş Mahkemesinde dava açılır; hizmet tespitinde işveren ve Kurum birlikte hasım gösterilir.

5
Tahkikat ve bilirkişi

Tanıklar dinlenir, işyeri ve Kurum kayıtları celbedilir, prim ve gün hesapları ile teşvik/borç tutarları bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

6
Karar ve kanun yolları

Mahkeme kararı verir; taraflar süresi içinde istinaf, koşulları varsa temyiz yoluna başvurabilir. Kesinleşen karar Kurum işlemlerine yansıtılır.

Talep ve Sonuç Kalemleri

Prim uyuşmazlıklarında elde edilecek sonuç, uyuşmazlığın türüne göre farklı biçimlerde ortaya çıkar. Bu davalarda amaç, çoğu zaman bir para alacağının tahsili değil, bir hukuki durumun tespiti veya bir işlemin iptalidir; ancak bu tespitlerin parasal sonuçları çok ciddidir.

Sigortalı lehine sonuçlar: Hizmet tespiti davasında mahkeme, belirlenen dönemin sigortalı hizmetten sayılmasına ve ilgili prim gün sayısının Kurum kayıtlarına eklenmesine karar verir. Bu, sigortalının emeklilik için gereken gün sayısına ulaşmasını, aylık bağlama oranının yükselmesini ve kimi hâllerde daha erken emeklilik hakkını sağlar. Sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmesi de emeklilik koşullarını sigortalı lehine değiştirebilir.

İşveren lehine sonuçlar: Prim borcuna veya idari para cezasına itiraz davasında, işlemin iptali ya da borcun bulunmadığının tespiti hâlinde işveren, haksız çıkarılan borç ve cezalardan kurtulur; ödenmiş tutarlar söz konusuysa iadesi gündeme gelebilir. Teşvik iptaline karşı açılan davada işlem iptal edilirse, geri istenen destek tutarları ve gecikme zammı yükü ortadan kalkar.

Sigortalı tarafı

Kayıt altına alınan hizmet süresi ve gün sayısı; emeklilik, ödenek ve sağlık haklarının temelini oluşturur.

İşveren tarafı

Haksız prim borcu, gecikme zammı ve idari para cezasının kaldırılması; teşvik hakkının korunması.

Prim Miktarını ve Sonucu Etkileyen Başlıca Etkenler

Bir prim uyuşmazlığının parasal sonucu tek bir değişkene bağlı değildir; birçok etken bir arada değerlendirilir. Bu etkenlerin baştan bilinmesi, gerçekçi bir beklenti oluşturmayı kolaylaştırır.

Öncelikle çalışma süresi ve prim gün sayısı belirleyicidir; tespit edilen her ay ve gün, emeklilik hesabına doğrudan yansır. İkinci olarak gerçek prime esas kazanç (ücret) önemlidir; prim, kazanç üzerinden hesaplandığından, gerçek ücretin belirlenmesi hem geçmiş prim eksikliğini hem de ileriye dönük hakları etkiler. Üçüncü etken sigortalılık statüsüdür; 4/a, 4/b veya 4/c olması, prim oranını ve emeklilik koşullarını değiştirir.

İşveren yönünden ise gecikme zammı ve gecikme cezası hesabı önem taşır; prim asıllarına uygulanan bu ek yükler, borcun toplamını zamanla önemli ölçüde artırabilir. Ayrıca varsa teşvik ve indirim hakkı, işverenin fiilî prim yükünü azaltır; teşvikten yararlanma koşullarının varlığı ya da iptali doğrudan parasal sonuç doğurur. Prime esas kazancın alt ve üst sınırları ile oran ve tavan gibi değerler, kanunda her yıl belirlenen tutarlara göre değiştiğinden, hesaplama ilgili döneme ait güncel değerler üzerinden yapılır.

  • Süre ve gün: Tespit edilen çalışma süresi ve prim gün sayısı, emeklilik hesabının çekirdeğidir.
  • Gerçek kazanç: Prime esas gerçek ücretin belirlenmesi, hem prim hem tazminat hesabını etkiler.
  • Statü ve oran: Sigortalılık statüsü ve kanunda her yıl belirlenen prim oran/tavan değerleri hesaba yansır.

Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler

Prim uyuşmazlıklarında süreler, hakların korunması bakımından çok belirleyicidir ve türüne göre farklılaşır. Sürelerin doğru hesaplanması, davanın esasa girmeden reddedilmesini önler.

Hizmet tespitinde hak düşürücü süre: Kural olarak, çalışmanın geçtiği takvim yılının sonundan itibaren beş yıl içinde dava açılmalıdır. Ancak işveren tarafından çalışmaya ilişkin bir belge Kuruma verilmişse ya da çalışma müfettiş tutanağıyla saptanmışsa, bu hak düşürücü süre işlemez. Bu ayrım, davanın açılabilirliği yönünden ilk incelenecek konudur.

İdari işlemlere itiraz süreleri: İdari para cezasında Kuruma itiraz için on beş gün, itirazın reddi hâlinde dava için otuz günlük süre öngörülmüştür. Bu süreler kesin niteliktedir ve kaçırılması işlemi kesinleştirir. Kurum alacaklarının tahsili bakımından ise 6183 sayılı Kanunda öngörülen zamanaşımı süreleri geçerlidir; tahsil zamanaşımının dolması, borcun takip edilebilirliğini ortadan kaldırır.

KonuSüreNiteliği
Hizmet tespiti davasıÇalışmanın geçtiği yıl sonundan 5 yılHak düşürücü (belge varsa işlemez)
İdari para cezasına Kuruma itirazTebliğden 15 günKesin süre
İtirazın reddi sonrası davaRet kararından 30 günKesin süre
Kurum alacağının tahsili6183 sayılı Kanuna göreTahsil zamanaşımı

Özel Durumlar: Borçlanma, Yurt Dışı ve Statü Çakışmaları

Prim uyuşmazlıkları, klasik hizmet tespiti dışında birçok özel durumu da kapsar. Bu durumlar, sigortalının prim gün sayısını ve emeklilik koşullarını farklı yollardan etkiler.

Hizmet borçlanması: Sigortalı, mevzuatta sayılan bazı süreleri (askerlik, doğum, ücretsiz izin, avukatlık staj süresi gibi) belirli koşullarla prim ödeyerek borçlanabilir ve bu süreleri prim gün sayısına ekletebilir. Borçlanma başvurusunun reddedilmesi, borçlanma tutarının veya sürenin hatalı hesaplanması uyuşmazlık doğurabilir. Doğum borçlanması gibi kalemlerde sınırlı çocuk sayısı ve çalışma koşulu gibi ölçütler önem taşır.

Yurt dışı hizmet borçlanması: Yurt dışında geçen çalışma ve ikamet süreleri, ilgili mevzuat kapsamında borçlanılarak Türkiye'deki sosyal güvenlik hesabına dâhil edilebilir. Bu alandaki uyuşmazlıklar genellikle sürenin belgelenmesi ve borçlanma tutarının belirlenmesiyle ilgilidir.

Statü çakışmaları: Bir kişinin aynı dönemde hem hizmet akdiyle (4/a) hem de bağımsız çalışan (4/b) olarak göründüğü durumlarda, hangi statünün geçerli sayılacağı ve prim yükümlülüğünün kime ait olduğu tartışma konusu olur. Statünün doğru belirlenmesi, hem prim borcunu hem de emeklilik koşullarını etkilediğinden bu çakışmaların çözümü önem taşır.

Prim Uyuşmazlığı İçin Gerekli Belgeler

Sağlam bir dosya, prim uyuşmazlığı sürecinin en kritik parçasıdır. Aşağıdaki belge ve bilgiler, hizmet tespiti veya prim itirazı sürecinde büyük önem taşır:

  • SGK hizmet dökümü / tescil kaydı: Bildirilen dönemleri, gün sayısını ve sigortalılık başlangıcını gösterir; e-Devlet'ten alınabilir.
  • İşe giriş / işten çıkış bildirgeleri: Çalışmanın kayda geçen kısmını ve tarihlerini belgeler.
  • Ücret bordroları ve banka kayıtları: Prime esas kazancı ve gerçek ücreti ortaya koymada kullanılır.
  • Ceza / tahakkuk tebligatı: İdari para cezası veya prim borcunda sürelerin başlangıcını ve işlemin dayanağını belgeler.
  • Tanık bilgileri: Hizmet tespitinde aynı dönem ve işyerinde çalışmış bordrolu tanıklar belirleyici delildir.
  • Denetim raporu / müfettiş tutanağı: Varsa, hem işveren itirazında hem de sigortalı lehine ispatta kullanılır.

Prim Uyuşmazlıkları Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Prim uyuşmazlıkları, sosyal güvenlik mevzuatı, iş hukuku ve idari usulün kesiştiği teknik bir alandır. Sürecin baştan doğru kurgulanması sonucu belirleyen en önemli etkendir. Fatih bölgesindeki avukatları listeden incelerken, görüşme sırasında şu noktaları netleştirmeniz yararlı olur:

Alan deneyimi

Hizmet tespiti, prim borcu itirazı ve idari para cezası uyuşmazlıklarında düzenli çalışıp çalışmadığı.

Süreç planı

İdari itiraz, dava ve kanun yolu adımlarını, süreleri ve olası senaryoları baştan açıklayabilmesi.

Delil stratejisi

Tanık, bordro ve Kurum kayıtları gibi delilleri nasıl derleyip sunacağını planlaması.

Ücret ve masraf

Vekâlet ücreti, yargılama gideri ve olası ek masrafların yazılı ve şeffaf biçimde belirtilmesi.

Görüşmede sorabileceğiniz örnek sorular: "Benim durumumda hizmet tespiti için hak düşürücü süre işliyor mu?", "İdari para cezasına itiraz için hangi süreler geçerli?", "Çalışmamı hangi delillerle ispatlayabiliriz?", "Prim borcunun miktarına nasıl itiraz edebiliriz?", "Bu davanın olası sonuçları ve süresi nedir?" Bu sorulara verilen yanıtların açıklığı, avukatın alana hâkimiyeti hakkında fikir verir. Avukatlık Kanunu gereği avukatlar dava sonucu hakkında kesin başarı taahhüdünde bulunamaz; size gerçekçi bir değerlendirme sunan yaklaşım daha güvenilirdir.

İlgili Mevzuat

Prim uyuşmazlıkları çok sayıda kanun ve düzenlemenin bir arada uygulanmasını gerektirir. Başlıca kaynaklar şunlardır:

  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
    Sigortalılık, prime esas kazanç, prim oranları, hizmet tespiti, idari para cezaları ve teşvikler dâhil alanın ana kaynağı.
  • 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu
    Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında görevli mahkemeyi ve yargılama usulünü düzenler.
  • 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
    Prim ve idari para cezası gibi Kurum alacaklarının tahsili, gecikme zammı ve tahsil zamanaşımına ilişkin usulü belirler.
  • 4857 sayılı İş Kanunu
    Çalışma ilişkisinin niteliği ve gerçek ücretin belirlenmesi bakımından tamamlayıcı kaynaktır.
  • Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği
    Bildirim, tescil, prim tahakkuku ve belge düzenine ilişkin uygulama esaslarını ayrıntılandırır.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
    Hizmet sözleşmesine ilişkin genel hükümlerle, mevzuatın boşluk bıraktığı hâllerde tamamlayıcı kaynaktır.

Emsal İçtihat Yaklaşımları

Yüksek mahkeme kararlarında istikrar kazanmış başlıca ilkeler:

İlke · Hizmet tespitinde resen araştırma

Kamu düzenini ilgilendiren hizmet tespiti davalarında mahkemenin, tarafların delilleriyle bağlı kalmadan işyeri kayıtlarını ve dönem faaliyetini kendiliğinden araştırması gerektiği yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · Bordrolu tanığın değeri

Çalışmanın ispatında, aynı dönem ve işyerinde çalışıp Kuruma bildirilmiş bordrolu tanık ile çevre bilgisine sahip komşu işyeri tanıklarının beyanlarına özel önem verilmesi eğilimi.

İlke · Belge varsa hak düşürücü sürenin işlememesi

Çalışmaya ilişkin herhangi bir belgenin Kuruma verilmiş olması hâlinde, beş yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı; bu durumda tespitin süreyle sınırlanmayacağı değerlendirmesi.

İlke · Gerçek prime esas kazancın araştırılması

Bildirilen kazancın gerçeği yansıtmadığı iddiasında, meslek kuruluşlarından emsal ücretin sorulması ve tüm delillerle gerçek kazancın belirlenmesi gerektiği yaklaşımı.

Sıkça Sorulan Sorular

Fatih'da SGK prim uyuşmazlığı davası hangi mahkemede açılır?

5510 sayılı Kanundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, özellikle hizmet tespiti, sigortalılık başlangıcının belirlenmesi ve prim gün sayısına ilişkin davalarda görevli mahkeme İş Mahkemesidir; İş Mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara Asliye Hukuk Mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar. Kuruma yönelik idari para cezalarına ve prim borcu tebligatlarına karşı açılan itiraz davaları da kural olarak İş Mahkemesinde görülür. Yetki bakımından dava, davalı Kurumun ilgili biriminin bulunduğu yer mahkemesinde veya işin yürütüldüğü yer mahkemesinde açılabilir. Fatih'daki uyuşmazlıklar yer bakımından yetki kurallarına göre Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkemede ele alınır. Doğru mahkemenin baştan belirlenmesi, görevsizlik kararıyla oluşacak zaman kaybını önler.

Hizmet tespiti davası nedir, hangi durumlarda açılır?

Hizmet tespiti davası, fiilen çalıştığı hâlde SGK'ya hiç bildirilmemiş ya da eksik bildirilmiş sigortalının, çalışmasının ve prim ödeme gün sayısının mahkemece tespitini istediği davadır. Sigortasız çalıştırılma, geç işe giriş bildirimi, eksik gün gösterilmesi veya gerçek ücretin altında prim yatırılması hâllerinde gündeme gelir. Davada sigortalı, işveren ile Sosyal Güvenlik Kurumunu birlikte hasım gösterir. Tespit edilen süre, sigortalının emeklilik için gereken prim gün sayısına ve aylık bağlama oranına doğrudan etki ettiği için önemlidir. Bu dava, hem çalışanın sosyal güvenlik hakkını hem de kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkeme delilleri resen araştırır.

Hizmet tespiti davasında hak düşürücü süre ne kadardır?

Hizmet tespiti davalarında kural olarak beş yıllık bir hak düşürücü süre öngörülmüştür. Bu süre, çalışmanın geçtiği yılın sonundan başlar; yani sigortalının çalıştığı hizmetin geçtiği takvim yılının bitiminden itibaren beş yıl içinde davanın açılması gerekir. Ancak bu sürenin uygulanmasında önemli bir istisna vardır: işveren tarafından çalışmaya ilişkin herhangi bir belge (işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu, ücret ödeme belgesi gibi) Kuruma verilmişse ya da çalışma müfettiş tutanağıyla saptanmışsa, artık hak düşürücü süre işlemez. Sürenin niteliği hak düşürücü olduğundan durmaz, kesilmez ve resen dikkate alınır; bu nedenle çalışmanın belgeyle desteklenip desteklenmediğinin baştan değerlendirilmesi kritik önem taşır.

SGK idari para cezasına nasıl itiraz edilir?

5510 sayılı Kanuna aykırılıklar (bildirge, bordro, defter ibraz yükümlülüklerinin ihlali gibi) nedeniyle Kurum tarafından uygulanan idari para cezasına karşı iki aşamalı bir yol izlenir. Öncelikle, tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde cezayı uygulayan Kurum birimine yazılı itirazda bulunulur; bu idari itiraz zorunlu bir ön aşamadır. Kurum itirazı reddederse, ret kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yetkili İş Mahkemesinde dava açılabilir. İdari itiraz süresi içinde başvurulmaması ya da mahkeme yoluna süresinde gidilmemesi, cezanın kesinleşmesine yol açar. Bu sürelerin kaçırılmaması, cezanın esasına girilmeden hak kaybı yaşanmaması bakımından belirleyicidir.

Prim borcuna ve prim aslına itiraz mümkün müdür?

Kurumun re'sen ya da denetim sonucu tahakkuk ettirdiği prim asıllarına ve gecikme zamlarına karşı da itiraz mümkündür. Prim borcunun dayanağı çoğu zaman eksik ya da fazla bildirilen kazanç, yanlış gün sayısı veya niteliği tartışmalı bir ödeme kalemidir. İşveren, ek tahakkuka veya denetim raporuna dayalı borca karşı önce Kuruma idari itirazda bulunur; sonuç alınamazsa yargı yoluna gider. Ayrıca prim borcu icra yoluyla (6183 sayılı Kanun kapsamında) takip edilmeye başlanmışsa, borcun bulunmadığı veya miktarının hatalı olduğu iddiasıyla menfi tespit ya da itiraz davaları gündeme gelebilir. Borcun dayanağının hukuki niteliği, hangi yolun izleneceğini belirler.

Eksik gün bildirimi ve gerçek ücretin gizlenmesi hangi sonuçları doğurur?

İşverenin, çalışanı ay içinde tam çalıştığı hâlde eksik günle bildirmesi ya da gerçek ücretin altında kazanç göstermesi, hem sigortalının hem de kamunun zararına yol açar. Eksik gün bildirimi, sigortalının prim gün sayısını düşürerek emeklilik ve ödenek haklarını olumsuz etkiler. Gerçek ücretin gizlenmesi ise hem prim matrahını hem de iş sözleşmesi sona erdiğinde hesaplanacak kıdem-ihbar tazminatı gibi alacakları düşürür. Sigortalı, gerçek çalışmasını ve ücretini hizmet tespiti veya ücret alacağı davasıyla ortaya koyabilir. Bu iddialarda tanık, banka kayıtları, işyeri belgeleri ve meslek kuruluşlarından sorulacak emsal ücret gibi deliller kullanılır.

4/a, 4/b ve 4/c sigortalılığı arasındaki fark uyuşmazlıkları nasıl etkiler?

5510 sayılı Kanun sigortalıları temel olarak üç gruba ayırır: hizmet akdine bağlı çalışanlar (4/a, eski adıyla SSK), bağımsız çalışanlar ve şirket ortakları gibi kendi nam ve hesabına çalışanlar (4/b, eski Bağ-Kur) ile kamu görevlileri (4/c). Sigortalılık statüsünün hangi grupta olduğu; prim oranını, sigortalılık başlangıç tarihini, emeklilik koşullarını ve borçlanma imkânlarını doğrudan etkiler. Uygulamada bir kişinin aynı dönemde birden çok statüde göründüğü çakışmalar ya da yanlış statüde bildirim yapılması sık uyuşmazlık kaynağıdır. Statünün doğru belirlenmesi, sigortalılık başlangıcının ve kazanılmış hakların tespiti bakımından belirleyici olduğundan davanın temel meselelerinden biridir.

Prim teşvik ve indirimlerinden yararlanma uyuşmazlıkları nelerdir?

Devlet, istihdamı desteklemek için çeşitli prim teşvik, indirim ve destekleri öngörmüştür; belirli koşulları taşıyan işverenler prim yükünün bir kısmını Hazine desteğiyle karşılar. Uygulamada, işverenin teşvikten yararlanma koşullarını taşıyıp taşımadığı, yararlanılan teşvikin geriye dönük olarak iptal edilip edilmeyeceği ve haksız yararlanma nedeniyle geri istenen tutarlar uyuşmazlık doğurur. Kurum, koşulların ihlal edildiği gerekçesiyle daha önce uygulanan teşviki iptal edip primleri gecikme zammıyla birlikte geri isteyebilir. İşveren bu işleme karşı idari itiraz ve dava yoluna başvurabilir. Teşvik mevzuatı ayrıntılı koşullar içerdiğinden, uyuşmazlığın teknik incelemeyle değerlendirilmesi gerekir.

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti neden önemlidir?

Sigortalılık başlangıç tarihi, bir kişinin sosyal güvenlik sistemine ilk kez dâhil olduğu tarihtir ve emeklilik koşullarının hangi mevzuata göre belirleneceğini doğrudan etkiler. Türk sosyal güvenlik sisteminde emeklilik yaşı, gereken prim gün sayısı ve sigortalılık süresi gibi koşullar, kişinin sigortalılığa ilk giriş tarihine göre kademeli olarak farklılaşır. Bu nedenle geçmişte fiilen çalışılan ancak Kuruma bildirilmemiş ilk çalışmanın tespiti, kişinin daha erken emekli olabilmesi açısından büyük değer taşır. Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında, ilk çalışmanın gerçekliği tanık, işyeri kayıtları ve varsa döneme ait belgelerle ortaya konur. Tespit edilen tarih, tüm emeklilik hesabının temelini oluşturur.

Prim uyuşmazlıklarında avukatla çalışmak neden önemlidir?

Prim uyuşmazlıkları; sosyal güvenlik mevzuatı, iş hukuku ve idari usul kurallarının kesiştiği teknik bir alandır. Hizmet tespitinde hak düşürücü süre, idari para cezasında iki aşamalı itiraz usulü, prim borcunda menfi tespit yolları gibi konular ayrı ayrı uzmanlık gerektirir. Yanlış mahkemede açılan dava, kaçırılan itiraz süresi ya da eksik toplanan delil, telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir. Alanında hizmet veren bir avukat; uyuşmazlığın türünü doğru belirler, izlenecek idari ve yargısal yolu planlar, delil stratejisini kurar ve bilirkişi hesaplarını denetler. Avukatlık Kanunu gereği avukatlar dava sonucu hakkında kesin başarı taahhüdünde bulunamaz; size gerçekçi bir değerlendirme sunan yaklaşım daha güvenilirdir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Prime esas kazanç sınırları, oranlar ve para cezası tutarları kanunda her yıl belirlenen değerlere göre güncellenir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar