Gaziosmanpaşa Velayet Davaları Avukatları

Gaziosmanpaşa, İstanbul ilçesinde velayet davaları alanında hizmet veren 453 avukat. Velayetin belirlenmesi, değiştirilmesi, ortak velayet ve kişisel ilişki süreçleriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Şenol Yaşar
Av. Şenol Yaşar
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 54769 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ebru Aydinoğlu
Av. Ebru Aydinoğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 24061 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Selin Yüksel
Av. Selin Yüksel
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 68574 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Nihat Künefeci
Av. Nihat Künefeci
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 60473 sicil numaralı üyesidir.

Av. Etkin Ece İçöz
Av. Etkin Ece İçöz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 69999 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Gökhan Baysal
Av. Gökhan Baysal
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 64717 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. İbrahim Sekman
Av. İbrahim Sekman
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 79405 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Merve Kabasakal
Av. Merve Kabasakal
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 58126 sicil numaralı üyesidir.

Av. Eda Gümüş
Av. Eda Gümüş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 45291 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mustafa Algül
Av. Mustafa Algül
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 63162 sicil numaralı üyesidir.

Av. Gökçen Kahraman
Av. Gökçen Kahraman
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 19747 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Dilara Yüce
Av. Dilara Yüce
İstanbul İstanbul Barosu

83803 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Sümeyye Selcen Çalişkan
Av. Sümeyye Selcen Çalişkan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 52719 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Turgay Yildiz
Av. Turgay Yildiz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 99744 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ali Özgür Özcan
Av. Ali Özgür Özcan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 32113 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Saliha Ebrar İlhan
Av. Saliha Ebrar İlhan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 77755 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fatma İslamoğlu
Av. Fatma İslamoğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 72328 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İbrahim Özyurt
Av. İbrahim Özyurt
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 20425 sicil numaralı üyesidir.

Av. Abdüllatif Yoldüz
Av. Abdüllatif Yoldüz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 18645 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mesut Öztürk
Av. Mesut Öztürk
İstanbul İstanbul Barosu

76128 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Özcan Yavuz
Av. Özcan Yavuz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 51292 sicil numaralı üyesidir.

Av. Dilay Şen Doğan
Av. Dilay Şen Doğan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 55471 sicil numaralı üyesidir.

Av. Tuba Tarğay
Av. Tuba Tarğay
İstanbul İstanbul Barosu

53947 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Güler Çimen
Av. Güler Çimen
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 16875 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Seden Karyağdi
Av. Seden Karyağdi
İstanbul İstanbul Barosu

53558 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Nermin Deniz Tezcan
Av. Nermin Deniz Tezcan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 32906 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Canan Kurtuldu Uyaniker
Av. Canan Kurtuldu Uyaniker
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 17635 sicil numaralı üyesidir.

Av. Şükrü Çalişkan
Av. Şükrü Çalişkan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 23080 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Metin Bingöl
Av. Metin Bingöl
İstanbul İstanbul Barosu

81229 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Esra Güneş Bayir
Av. Esra Güneş Bayir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 48390 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Kamil Özalp
Av. Kamil Özalp
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 20547 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Hüseyin Gürbüz
Av. Hüseyin Gürbüz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 8952 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Zekiye Çavdar
Av. Zekiye Çavdar
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 39059 sicil numaralı üyesidir.

Av. İsmet Gökdere
Av. İsmet Gökdere
İstanbul İstanbul Barosu

53750 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Gökhan Çoban
Av. Gökhan Çoban
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 29677 sicil numaralı üyesidir.

Av. İsmail Erden
Av. İsmail Erden
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 17375 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Aykut Kütükde
Av. Aykut Kütükde
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 53927 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Erkan Erdem
Av. Erkan Erdem
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 32781 sicil numaralı üyesidir.

Av. Aydin Çimen
Av. Aydin Çimen
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 61954 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Murat Sucu
Av. Murat Sucu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 20290 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ahmet İrfan İşik
Av. Ahmet İrfan İşik
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 68114 sicil numaralı üyesidir.

Av. Orhan Firat
Av. Orhan Firat
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 18068 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ersin Selçuk
Av. Ersin Selçuk
İstanbul İstanbul Barosu

25666 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Sevgi Gümüşsu
Av. Sevgi Gümüşsu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 82020 sicil numaralı üyesidir.

Av. Sinan Balota
Av. Sinan Balota
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 55659 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Samet Demir
Av. Samet Demir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 97561 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mahmut Bilgi
Av. Mahmut Bilgi
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 53859 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Tuğçe Oktar
Av. Tuğçe Oktar
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 71178 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ramazan Alas
Av. Ramazan Alas
İstanbul İstanbul Barosu

51905 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Sümeyye Sancar Caner
Av. Sümeyye Sancar Caner
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 62746 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Gaziosmanpaşa, İstanbul Velayet Davaları Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Gaziosmanpaşa (İstanbul) bölgesinde velayet uyuşmazlıklarını; velayetin belirlenmesi, değiştirilmesi ve kaldırılması, ortak velayet, kişisel ilişki (görüş) düzenlenmesi ile çocuk teslimi ve icrası açısından ayrıntılı biçimde ele alır. Amaç, çocuğun yararını merkeze alan bir sürecin baştan doğru kurgulanmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Velayet Davalarında Öne Çıkanlar
  • Temel ölçüt: Velayette tek ve üstün ölçüt çocuğun yararıdır; tarafların istek ve kusuru ikinci plandadır.
  • Görevli mahkeme: Velayet davaları Aile Mahkemesi'nde görülür; boşanma içinde veya ayrı bir dava olarak karara bağlanır.
  • Kalıcı değil: Koşullar değişirse velayetin değiştirilmesi, ağır hâllerde kaldırılması talep edilebilir.
  • Yer: Gaziosmanpaşa dosyaları Gaziosmanpaşa Adliyesi yargı çevresindeki Aile Mahkemesi'nde görülür.

Velayet Nedir? Kapsamı

Velayet; ergin olmayan (18 yaşından küçük) çocuğun kişiliğine, bakımına, eğitimine, malvarlığına ve yasal temsiline ilişkin hak ve yükümlülüklerin bütünüdür. Kural olarak velayet ana ve babaya birlikte aittir; evlilik birliği devam ettiği sürece anne ve baba velayeti birlikte kullanır. Boşanma ya da ayrılık hâlinde ise hâkim, velayeti eşlerden birine bırakır ve çocuğun geleceğini düzenler. Velayetin temel kaynağı Türk Medeni Kanunu (TMK), çocuğun korunmasına ilişkin özel düzenlemeler ise 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'dur.

Velayet yalnızca bir "üstünlük" değil, aynı zamanda bir sorumluluktur: çocuğu koruma, ona bakma, temsil etme ve malvarlığını yönetme görevlerini içerir. Bu nedenle mahkemeler velayeti düzenlerken, kimin "hak ettiğine" değil, çocuğun sağlıklı biçimde nerede gelişeceğine odaklanır. Velayet uyuşmazlıkları çoğu zaman hem hukuki hem de duygusal boyut taşıdığından, sürecin sağlıklı ve çocuğu örselemeden yönetilmesi büyük önem taşır. Aşağıda bu alanda en sık karşılaşılan uyuşmazlık başlıkları özetlenmiştir:

Belirlenmesi
Çocuğun üstün yararı
Değiştirilmesi
Koşulların değişmesi
Ortak Velayet
Birlikte kullanım
Kişisel İlişki
Görüş günleri
Kaldırılması
İstisnai tedbir
Çocuk Teslimi
Kararın icrası

Velayete ilişkin talepler çoğu zaman birbirine bağlıdır: velayetin kime verildiği, kişisel ilişkinin kapsamını ve iştirak nafakasını doğrudan etkiler. Bu bağlantı nedeniyle dosyanın parça parça değil bütüncül bir bakışla ele alınması gerekir. Örneğin velayet talebiyle birlikte çocukla kişisel ilişki ve nafaka konularının da açıkça düzenlenmesi, ileride ayrı davalar açma zorunluluğunu ve hak kayıplarını önler. Velayet süreçlerinde önceliğin çocuğun psikolojik dengesinin korunması olması, hem hukuki hem de insani bir gerekliliktir.

Velayetin Belirlenmesi: Çocuğun Üstün Yararı

Velayet düzenlenirken hâkimin dayandığı temel ilke, tartışmasız biçimde çocuğun üstün yararıdır. Bu ilke, tarafların istek, gurur ya da kusur durumundan çok, çocuğun bedensel, ruhsal ve sosyal gelişiminin en sağlıklı hangi düzende sağlanacağına odaklanır. Mahkeme, velayeti belirlerken çok sayıda etkeni bir arada değerlendirir; hiçbir etken tek başına mutlak sonuç doğurmaz.

Değerlendirmede öne çıkan başlıca ölçütler şunlardır: çocuğun yaşı ve bakım ihtiyacı, anne ve baba ile kurduğu duygusal bağ, ebeveynlerin çocuğa ayırabileceği zaman, ekonomik ve sosyal durum, çocuğun alışık olduğu çevre ile eğitim düzeninin korunması ve tarafların çocuğa örnek olabilecek yaşam biçimi. Özellikle küçük yaştaki, anne bakımına ve şefkatine muhtaç çocuklarda velayet çoğunlukla anneye bırakılabilir; ancak bu, cinsiyete dayalı kesin bir kural değil, çocuğun yararına dayanan bir değerlendirmedir.

İdrak çağındaki (ayırt etme gücüne sahip) çocuğun görüşü de alınır ve dikkate alınır; ancak bu görüş tek başına belirleyici değildir. Mahkeme, gerektiğinde uzman (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) raporuna başvurarak çocuğun ve ebeveynlerin durumunu inceletir. Bu raporlar, çocuğun hangi ebeveynin yanında daha sağlıklı gelişeceğine ışık tuttuğu için velayet kararında büyük ağırlık taşır. Kardeşlerin mümkün olduğunca birlikte kalması gerektiği yönündeki yaklaşım da uygulamada gözetilir.

Velayetin Değiştirilmesi

Velayet düzenlemesi, verildiği anda son ve değişmez bir karar değildir. Çocuğun yararı gerektirdiğinde velayet her zaman yeniden değerlendirilebilir. Velayetin değiştirilmesi davası, boşanma sırasında veya sonrasında verilen velayet kararının, sonradan ortaya çıkan yeni koşullar nedeniyle çocuğun aleyhine sonuç doğurması hâlinde açılır. Burada da ölçüt yine çocuğun üstün yararıdır.

Velayetin değiştirilmesine yol açabilecek başlıca durumlar şunlardır: velayeti elinde bulunduran ebeveynin çocuğu ihmal etmesi veya kötü muamelede bulunması, ağır ve sürekli bir hastalığa yakalanması, başka bir şehre ya da ülkeye taşınarak çocuğun düzenini bozması, çocuğu diğer ebeveyne karşı sistemli biçimde yabancılaştırması, kişisel ilişki kararına ısrarla uymaması veya idrak çağındaki çocuğun kendi iradesiyle diğer ebeveynin yanında yaşamak istemesi.

Bu davada, iddia edilen değişikliğin somut delillerle ve mümkünse uzman raporlarıyla ortaya konması gerekir. Mahkeme, salt ebeveynler arasındaki anlaşmazlığa değil, çocuğun mevcut durumunda gerçek bir bozulma olup olmadığına bakar. Değişiklik talebi çocuğun yararına hizmet etmiyorsa reddedilir; bu nedenle talebin sağlam bir gerekçeye ve belgeye dayandırılması önemlidir.

Ortak Velayet

Ortak velayet, boşanmadan sonra velayetin yalnızca bir ebeveynde değil, her iki ebeveynde birlikte kalmasını ifade eder. Böylece çocuğun eğitimi, sağlığı ve hayatına ilişkin önemli kararlar anne ve baba tarafından ortaklaşa alınır. Türk hukukunda ortak velayet uzun süre kabul görmemiş olsa da; İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne ek 7 No'lu Protokol'ün iç hukuk bakımından uygulanabilirliğinin kabulüyle, uygun hâllerde ortak velayete hükmedilebilmektedir.

Ortak velayetin kabul edilebilmesi için birtakım koşulların bir arada bulunması aranır: her şeyden önce ortak velayetin çocuğun üstün yararına uygun olması, ebeveynlerin işbirliğine ve iletişime elverişli olması, çocuğun eğitim ve yaşam düzeninin bu düzenlemeden zarar görmemesi gerekir. Tarafların birbirine yönelik ağır çatışma ve husumet içinde olduğu, iletişimin koptuğu dosyalarda mahkeme ortak velayeti çocuğun yararına görmeyebilir.

Ortak velayette çocuğun fiilen yanında kalacağı ebeveyn ile diğer ebeveynin görüşme düzeni ve giderlere katılım da netleştirilir. Ortak velayet, ebeveynlerden birinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; aksine her iki tarafın da çocuğa ilişkin kararlara ve giderlere ortak katılımını gerektirir. Bu düzenin sürdürülebilir olması, tarafların çocuğun yararı etrafında uzlaşı kurabilmesine bağlıdır.

Kişisel İlişki (Görüş) Düzenlenmesi

Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, velayet hakkını kaybetse de çocukla olan bağı sona ermez. Bu ebeveynin çocukla düzenli görüşebilmesi için mahkeme, bir kişisel ilişki (görüş) düzeni kurar. Kişisel ilişki hakkı hem ebeveynin hem de çocuğun hakkıdır; amaç, çocuğun her iki ebeveyniyle de sağlıklı bir bağ sürdürmesidir.

Uygulamada kişisel ilişki; belirli hafta sonları, dinî bayramların birer günü, yarıyıl tatilinin belirli bir bölümü ve yaz tatilinin belli bir süresi gibi periyotlar hâlinde düzenlenir. Kişisel ilişkinin kapsamı; çocuğun yaşı, okul düzeni, tarafların yaşadığı yerler arasındaki mesafe ve çocuğun ihtiyaçları dikkate alınarak belirlenir. Çok küçük çocuklarda veya taraflardan birinin yurt dışında yaşadığı hâllerde görüş düzeni buna göre uyarlanır.

Çocuğun güvenliği veya psikolojik sağlığı bakımından risk bulunan durumlarda mahkeme, görüşmenin uzman eşliğinde (denetimli) yapılmasına karar verebilir. Kişisel ilişkinin velayeti elinde bulunduran ebeveyn tarafından engellenmesi hukuka aykırıdır; bu durumda ilişkinin icra yoluyla yerine getirilmesi ve gerektiğinde velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir. Çocuğun yararı gerektirdiğinde görüş düzeni sonradan yeniden düzenlenebilir.

Velayetin Kaldırılması

Velayetin kaldırılması, velayetin değiştirilmesinden çok daha ağır sonuçlar doğuran istisnai bir tedbirdir. Velayetin değiştirilmesinde velayet bir ebeveynden alınıp diğerine verilirken, kaldırılmasında ebeveyn velayet hakkını tümüyle yitirir. Bu ağır sonuç nedeniyle mahkemeler, velayetin kaldırılmasına ancak çocuğun yararının başka türlü korunamayacağı durumlarda başvurur.

Velayetin kaldırılmasına yol açabilecek başlıca sebepler; ana-babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri nedenlerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi, çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi ya da ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklamasıdır. Çocuğun bedensel veya ruhsal gelişimini tehlikeye düşüren durumlar da bu kapsamda değerlendirilir.

Velayet ana ve babadan birinden kaldırılırsa, kural olarak diğer ebeveyne bırakılır. Ancak velayet her iki ebeveynden de kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır ve çocuğun korunması vesayet hükümlerine göre sağlanır. Kaldırma sebeplerini doğuran koşullar ortadan kalktığında, velayetin ilgili ebeveyne yeniden verilmesi (velayetin geri verilmesi) talep edilebilir. Bu davalarda uzman raporları ve sosyal inceleme sonuçları belirleyici olur.

Çocuk Teslimi ve Kararların İcrası

Velayet veya kişisel ilişki kararının verilmesi tek başına yeterli olmayabilir; kararın fiilen uygulanması, yani çocuğun teslimi veya görüştürülmesi de büyük önem taşır. Velayet kendisinde olan ebeveynin çocuğu diğerine göstermemesi ya da kişisel ilişki kararına rağmen çocuğu görüştürmemesi hâlinde, ilgili ebeveyn kararın icrasını talep edebilir.

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi, klasik icra takibinden farklı ve daha hassas bir usule tabidir. Bu süreç, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında adli destek ve uzman (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) eşliğinde yürütülür. Amaç, çocuğu bir "eşya" gibi teslim etmek değil; onu örseleyicilikten uzak tutarak, ruhsal sağlığını gözeterek işlemi gerçekleştirmektir.

Kararın gereğini yerine getirmeyen, çocuğu kaçıran veya görüştürmemekte ısrar eden tarafa yönelik yaptırımlar gündeme gelebilir; süreklilik gösteren engellemeler ise velayetin değiştirilmesi için önemli bir gerekçe oluşturur. Bu tür durumlarda hem çocuğun yararının hem de tarafların haklarının korunması bakımından, uzmanlığa ve süreç yönetimine önem veren bir avukatla çalışmak faydalı olur.

Gaziosmanpaşa'da Velayet Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Velayet davalarında görev ve yetki kuralları açıktır; doğru mahkemenin seçilmesi görevsizlik/yetkisizlik kaynaklı gecikmeyi önler:

KonuKural
Görevli mahkemeAile Mahkemesi (yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla)
Boşanmayla birlikteVelayet, boşanma davasının bir sonucu olarak aynı dosyada karara bağlanır
Ayrı velayet davası (yetki)Kural olarak çocuğun veya davalının yerleşim yeri mahkemesi
Çocuk teslimi / icraÇocuk Koruma Kanunu kapsamında adli destek ve uzman eşliğinde
Yer bakımından yetki — Gaziosmanpaşa

Gaziosmanpaşa'da açılacak velayet davaları, yukarıdaki kurallara göre Gaziosmanpaşa Adliyesi yargı çevresindeki Aile Mahkemesi'nde görülür. Velayet boşanmayla birlikte istendiğinde boşanma davasının açıldığı yer mahkemesi; boşanmadan sonra ayrı bir dava açıldığında ise çocuğun yaşadığı yer mahkemesi öne çıkar.

Velayet Davası Süreci — Adım Adım

Velayet davası, HMK'daki yargılama usulüne göre yürür ve çocuğun durumunun titizlikle incelenmesini gerektirir. Tipik aşamalar şöyledir:

1
Dava dilekçesi

Velayet talebi, gerekçeleri ve çocuğun yararına ilişkin iddialar ile deliller (tanık, belge, rapor talebi) dilekçede belirtilir.

2
Cevap ve dilekçeler aşaması

Karşı taraf cevap verir; kendi velayet talebini ileri sürebilir. Dilekçelerin teatisiyle uyuşmazlık netleşir.

3
Geçici tedbirler

Yargılama boyunca geçici velayet, tedbir nafakası ve gerekirse geçici kişisel ilişki gibi önlemler alınabilir.

4
Sosyal inceleme ve uzman raporu

Pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlar çocuğu ve ebeveynleri inceler; sosyal inceleme raporu düzenlenir.

5
Çocuğun dinlenmesi

İdrak çağındaki çocuğun görüşü, çoğu zaman uzman eşliğinde ve örselemeden alınır; diğer delillerle birlikte değerlendirilir.

6
Karar

Mahkeme; velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakasına ilişkin hükmünü çocuğun üstün yararını esas alarak kurar.

7
İstinaf ve temyiz

Karara karşı Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf, koşulları varsa Yargıtay'da temyiz yoluna gidilebilir.

Velayet Davası Ne Kadar Sürer?

Velayet davasının süresi için sabit bir cevap vermek mümkün değildir; dosyanın niteliği ve uyuşmazlığın kapsamı belirleyicidir. Tarafların uzlaştığı, çocuğun durumunun açık olduğu dosyalarda süreç görece kısalabilir. Buna karşılık velayetin çekişmeli olduğu, karşılıklı ağır iddiaların ileri sürüldüğü ve uzman incelemesi gerektiren dosyalar belirgin biçimde uzar.

Süreyi etkileyen başlıca etkenler şunlardır: sosyal inceleme ve uzman raporlarının hazırlanma süresi, tanık sayısı, çocuğun dinlenmesinin gerekip gerekmediği, tarafların uzlaşma iradesi, tebligat ve duruşma trafiği ile istinaf/temyiz aşamaları. Özellikle uzman raporlarının tamamlanması, velayet dosyalarında en çok zaman alan aşamalardan biridir.

Gerçekçi bir süre beklentisi ancak dosya incelendikten sonra oluşturulabilir. Talep ve delillerin baştan eksiksiz sunulması, gereksiz ara kararların ve celse kayıplarının önüne geçerek süreci kısaltan en önemli etkendir. Süreç boyunca çocuğun mevcut düzeninin korunması için geçici tedbirlerin zamanında istenmesi de büyük önem taşır.

Velayette İştirak Nafakası ve Mali Sonuçlar

Velayet düzenlemesi, çocuğun giderlerine ilişkin mali sonuçları da doğurur. Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine iştirak nafakasıyla katılmakla yükümlüdür. İştirak nafakası, çocuğun ihtiyaçları ile ebeveynin ekonomik gücü arasında bir denge gözetilerek belirlenir.

İştirak nafakası, çocuk ergin oluncaya (18 yaşını dolduruncaya) kadar devam eder; çocuğun eğitimi sürüyorsa belirli koşullarda bu yaştan sonra da katkı gündeme gelebilir. Çocuğun ihtiyaçlarının artması veya ebeveynin gelirinin değişmesi hâlinde nafakanın artırılması ya da azaltılması talep edilebilir. İştirak nafakasının ödenmemesi durumunda alacaklı, icra takibi başlatabilir; belirli koşullarda tazyik hapsi de gündeme gelebilir.

İştirak nafakası ve velayet birbirinden bağımsızdır

İştirak nafakası ödenmemesi, kişisel ilişki hakkını ortadan kaldırmaz; aynı şekilde çocuğun görüştürülmemesi de nafaka borcunu sona erdirmez. Her iki yükümlülük ayrı ayrı takip edilir ve karşılıklı olarak birbirine bağlanamaz.

Gerekli Belgeler ve Deliller

Velayet dosyalarında, çocuğun yararının doğru değerlendirilebilmesi için aşağıdaki belge ve delillerin hazırlanması önerilir:

  • Kimlik ve nüfus kayıt örneği (aile nüfus tablosu)
  • Çocuğun eğitim durumuna ilişkin belgeler (okul kaydı, karne, öğretmen görüşü)
  • Çocuğun sağlık durumuna ilişkin raporlar (varsa özel bakım ihtiyacı)
  • Gelir ve yaşam koşullarını gösteren belgeler (maaş, ikametgâh, konut durumu)
  • Diğer ebeveynin ihmal/kötü muamelesini gösteren deliller (tutanak, rapor, tanık)
  • Kişisel ilişkinin engellendiğine dair kayıt ve tutanaklar
  • Varsa daha önceki velayet/boşanma kararları ve icra evrakı

Ulaşılamayan belgeler için avukat aracılığıyla müzekkere ile kurumlardan (okul, hastane, kolluk) kayıt celbi talep edilebilir.

Gaziosmanpaşa'da Velayet Avukatı Seçerken

Velayet dosyaları hem hukuki hem de duygusal açıdan hassas süreçler olduğundan, avukat seçimi sürecin gidişatını doğrudan etkiler. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular:

  • Aile hukuku ve velayet deneyimi: Velayetin belirlenmesi, değiştirilmesi ve kişisel ilişki dosyalarında birikim.
  • Çocuk odaklı yaklaşım: Çocuğun üstün yararını ve psikolojik dengesini gözeten bir süreç yönetimi.
  • Delil ve rapor okuma becerisi: Sosyal inceleme ve uzman raporlarını doğru değerlendirme.
  • Yerel yargı bilgisi: Gaziosmanpaşa Adliyesi ve bölge aile mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Süreç, olası sonuçlar ve ücret konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede sorabileceğiniz sorular

  • Durumumda velayet talebinin çocuğun yararına dayandığını nasıl ortaya koyabiliriz?
  • Velayetin değiştirilmesi için elimizdeki deliller yeterli mi; nasıl güçlendirebiliriz?
  • Ortak velayet benim dosyam için uygun bir seçenek mi?
  • Kişisel ilişki (görüş) düzeni nasıl talep edilmeli; engelleme hâlinde ne yapabiliriz?
  • Sürecin yaklaşık aşamaları, süresi ve ücretlendirme nasıl işler?

Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişkinin İcrası

Velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı mahkeme kararıyla düzenlenir; belirli gün ve saatlerde görüşme, resmî tatiller ile yarıyıl ve yaz tatillerinde belirli süreler bu kapsamdadır. Kararın gönüllü uygulanmaması hâlinde, kişisel ilişkinin ve çocuk tesliminin yerine getirilmesi Adalet Bakanlığına bağlı adli destek ve mağdur hizmetleri birimleri eliyle, uzman (pedagog, psikolog veya sosyal çalışmacı) eşliğinde ve çocuğun örselenmemesi gözetilerek sağlanır.

Kişisel ilişkiyi haklı bir neden olmaksızın sürekli engelleyen ebeveynin bu tutumu, bazı hâllerde velayetin değiştirilmesi talebinde önemli bir gerekçe oluşturabilir. Buna karşılık, çocuğun sağlığını veya güvenliğini tehdit eden durumlarda kişisel ilişkinin sınırlandırılması ya da denetimli (uzman gözetiminde) görüşme talep edilebilir.

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarına aykırılık kanuni güvencelerle yaptırıma bağlanmış olsa da, uygulamada öncelik zorlayıcı tedbirlerden çok çocuğun yararının korunmasıdır. Bu nedenle taraflar arasında, uzman desteğiyle sürdürülebilir ve kalıcı bir görüşme düzeni kurulması çoğu zaman en isabetli çözümdür.

Kişisel ilişki düzeninin çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi de önemlidir; küçük yaştaki bir çocuk için sık ve kısa görüşmeler, daha büyük çocuklar için ise okul ve sosyal yaşamı gözeten daha esnek düzenlemeler tercih edilebilir. Ebeveynler arasındaki iletişimin sağlıklı yürütülmesi, çocuğun her iki ebeveyniyle bağını koruması bakımından belirleyicidir. Anlaşmazlık hâlinde dahi kararların, çocuğu tarafların çekişmesine alet etmeyecek biçimde uygulanması esastır.

Yurt Dışı Unsuru ve Uluslararası Çocuk Kaçırma

Ebeveynlerden birinin çocuğu, diğerinin rızası veya velayet hakkı ihlal edilerek yurt dışına götürmesi ya da orada alıkoyması, uluslararası çocuk kaçırma olarak değerlendirilir. Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler çerçevesinde, çocuğun mutad (alışılmış) meskenine iadesi için merkezî makamlar aracılığıyla başvuru yapılabilir; bu süreç velayetin esasını yeniden yargılamaktan çok, çocuğun hukuka aykırı yer değişikliğini gidermeyi amaçlar.

Yurt dışında yaşayan vatandaşlar bakımından velayet, kişisel ilişki ve çocuk teslimi konularında yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de tanınması ve tenfizi de gündeme gelebilir. Bu davalar hem iç hukuku hem de milletlerarası özel hukuku ilgilendirdiğinden, deneyimli bir avukatla yürütülmesi hak kayıplarını önler. Süreler ve usul kuralları ülkeden ülkeye değiştiğinden erken hareket edilmesi önem taşır.

Uluslararası uyuşmazlıklarda çocuğun görüşünün alınması, mutad mesken tespiti ve iadenin çocuğu ağır bir riske maruz bırakıp bırakmayacağı gibi değerlendirmeler öne çıkar; iade talebi her hâlde otomatik kabul edilmez. Ayrıca farklı ülkelerde eşzamanlı yürüyen velayet ve iade davalarında hangi mahkemenin yetkili olduğu ve kararların birbirini nasıl etkileyeceği teknik bir sorundur. Bu nedenle yurt dışı unsuru bulunan velayet dosyalarında; hem Türk hukukuna hem de ilgili uluslararası sözleşmelere hâkim bir avukatla erken aşamada strateji belirlenmesi, sürecin çocuğun yararına yürütülmesi bakımından belirleyici olur.

İlgili Mevzuat

  • Türk Medeni Kanunu (4721)
    Velayet, velayetin kullanılması, değiştirilmesi ve kaldırılması, kişisel ilişki
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu
    Çocuğun korunması, çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının uzman eşliğinde yerine getirilmesi
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Yargılama usulü, görev, yetki, deliller ve geçici hukuki koruma
  • İHAS 7 No'lu Protokol
    Eşler arasında eşitlik ve uygun hâllerde ortak velayetin dayanağı

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Çocuğun üstün yararı

Velayetin belirlenmesinde tarafların istek ve kusurundan çok, çocuğun bedensel ve ruhsal gelişimi ile üstün yararının esas alınması gerektiği yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · Ortak velayet

Ebeveynlerin işbirliğine elverişli olduğu ve çocuğun yararına uygun düştüğü hâllerde, İHAS 7 No'lu Protokol çerçevesinde ortak velayete hükmedilebileceği değerlendirmesi.

İlke · Çocuğun görüşü

İdrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması gerektiği; ancak bu görüşün tek başına bağlayıcı olmayıp diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği yaklaşımı.

Sıkça Sorulan Sorular

Gaziosmanpaşa'da velayet davası hangi mahkemede açılır?

Velayete ilişkin uyuşmazlıklar Aile Mahkemesi'nde görülür; Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Velayet, boşanma davasının içinde karara bağlanabileceği gibi; boşanmadan sonra velayetin değiştirilmesi ya da kaldırılması için ayrı bir dava da açılabilir. Ayrı açılan velayet davalarında yetkili yer kural olarak çocuğun veya davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Gaziosmanpaşa'daki dosyalar bu kurallara göre Gaziosmanpaşa Adliyesi yargı çevresindeki Aile Mahkemesi'nde ele alınır.

Velayet neye göre belirlenir; anneye mi verilir?

Velayette tek ve üstün ölçüt çocuğun yararıdır; cinsiyete dayalı kesin bir kural yoktur. Uygulamada özellikle küçük yaştaki (anne bakım ve şefkatine muhtaç) çocuklarda velayet çoğunlukla anneye bırakılabilse de bu bir zorunluluk değildir. Mahkeme; çocuğun yaşını, anne-baba ile duygusal bağını, bakım ve eğitim koşullarını, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu bir bütün olarak değerlendirir. İdrak çağındaki çocuğun görüşü de alınır; ancak bu görüş tek başına belirleyici değildir.

Ortak velayet Türk hukukunda mümkün müdür?

Ortak velayet, boşanma sonrasında velayetin her iki ebeveynde birlikte kalmasını ifade eder. Türk hukukunda uzun süre kabul görmemişse de, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne ek 7 No'lu Protokol çerçevesinde, çocuğun üstün yararına uygun ve ebeveynlerin işbirliğine elverişli olduğu hâllerde ortak velayete hükmedilebilmektedir. Ortak velayet için tarafların uzlaşı içinde olması, çocuğun düzeninin korunması ve kararların birlikte alınabilmesi aranır. Çatışmanın yüksek olduğu dosyalarda mahkeme ortak velayeti çocuğun yararına görmeyebilir.

Velayet nasıl değiştirilir?

Velayet düzenlemesi kalıcı değildir; koşulların çocuğun aleyhine değişmesi hâlinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. Velayeti elinde bulunduran ebeveynin çocuğu ihmal etmesi, kötü muamelesi, ağır hastalık veya başka bir şehre/ülkeye taşınma, çocuğu diğer ebeveyne karşı yabancılaştırması ya da çocuğun kendi iradesiyle diğer ebeveynin yanında yaşamak istemesi gibi durumlar gerekçe olabilir. Mahkeme yine çocuğun üstün yararını esas alır; uzman (pedagog/psikolog) raporu ve somut deliller belirleyici olur.

Velayeti olmayan ebeveynin hakları nelerdir?

Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, velayet hakkını kaybetse de çocukla olan bağı sona ermez. Bu ebeveyn, çocukla kişisel ilişki (görüş) hakkını kullanır; belirli günlerde, tatillerde ve bayramlarda çocukla görüşebilir. Ayrıca çocuğun sağlık ve eğitim durumu hakkında bilgi alma hakkı vardır. Buna karşılık çocuğun giderlerine iştirak nafakasıyla katılmakla yükümlüdür. Kişisel ilişkinin engellenmesi hâlinde bu ilişkinin icra yoluyla yerine getirilmesi talep edilebilir.

Kişisel ilişki (görüş günleri) nasıl düzenlenir?

Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasındaki görüşme, mahkeme kararıyla belirli bir düzene bağlanır. Uygulamada; belirli hafta sonları, dini bayramların birer günü, yarıyıl ve yaz tatilinin belirli bir bölümü gibi periyotlar öngörülür. Kişisel ilişkinin kapsamı çocuğun yaşı, okul düzeni ve tarafların yaşadığı yerler dikkate alınarak belirlenir. Çocuğun yararı gerektirdiğinde bu düzen sonradan değiştirilebilir; ağır durumlarda uzman eşliğinde (denetimli) görüşme de kararlaştırılabilir.

Çocuk teslim edilmezse ne yapılır?

Velayet veya kişisel ilişki kararına rağmen çocuğun teslim edilmemesi ya da görüştürülmemesi hâlinde, ilgili ebeveyn kararın icrasını talep edebilir. Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi, Çocuk Koruma Kanunu kapsamında adli destek ve uzman (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) eşliğinde yürütülür; amaç çocuğu örseleyicilikten uzak tutmaktır. Kararına uymayan tarafa yönelik yaptırımlar da gündeme gelebilir. Bu süreçlerde çocuğun ruhsal sağlığı gözetilerek hareket edilmesi esastır.

Velayet hangi hâllerde tamamen kaldırılır?

Velayetin kaldırılması, velayetin değiştirilmesinden daha ağır sonuçlar doğuran istisnai bir tedbirdir. Ana-babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması gibi nedenlerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da çocuğa yeterince ilgi göstermemesi, onun ağır biçimde ihmal edilmesi hâllerinde mahkeme velayeti kaldırabilir. Velayet her iki ebeveynden de kaldırılırsa çocuğa vasi atanır. Kaldırma sebepleri ortadan kalktığında velayetin yeniden kurulması talep edilebilir.

İdrak çağındaki çocuğun görüşü velayette belirleyici mi?

Ayırt etme gücüne (idrak çağına) sahip çocuğun velayet konusundaki görüşü mahkemece dinlenir ve dikkate alınır; bu, çocuğun hakkıdır. Ancak çocuğun beyanı tek başına ve mutlak biçimde bağlayıcı değildir. Mahkeme, çocuğun görüşünü diğer etkenlerle (bakım koşulları, ebeveynlerin durumu, uzman raporları) birlikte değerlendirir. Çocuğun bir ebeveyn tarafından yönlendirilmiş olabileceği ihtimali de göz önünde bulundurulur; bu nedenle görüşme çoğu zaman uzman eşliğinde yapılır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar