Şişli Teminat Hukuku Avukatları

Şişli, İstanbul ilçesinde teminat hukuku alanında hizmet veren 8.537 avukat. Kefalet, teminat mektubu, rehin ve ipotek, teminatın paraya çevrilmesi ve görevli mahkeme bilgileriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Gülay Parlat
Av. Gülay Parlat
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 18525 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Fatma Şengül İlkar
Av. Fatma Şengül İlkar
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 45851 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Esin Özkan
Av. Esin Özkan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 18239 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Aysu Gizem Metin Pehlivan
Av. Aysu Gizem Metin Pehlivan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 67161 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Selin Yildiz
Av. Selin Yildiz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 83425 sicil numaralı üyesidir.

Av. Muhammed Furkan Karaburç
Av. Muhammed Furkan Karaburç
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 77592 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ahmet Maraşli
Av. Ahmet Maraşli
İstanbul İstanbul Barosu

34983 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Perihan Bingöl
Av. Perihan Bingöl
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 77071 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Oğuz Cömert
Av. Oğuz Cömert
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 66303 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Mehmet İpek
Av. Mehmet İpek
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 51896 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Kardelen Kamura
Av. Kardelen Kamura
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 86260 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Yasemin Safati
Av. Yasemin Safati
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 99728 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Pelin Ecevit
Av. Pelin Ecevit
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 40592 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Serdar Orhan
Av. Serdar Orhan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 28695 sicil numaralı üyesidir.

Av. Şebnem Ceceli
Av. Şebnem Ceceli
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 97906 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Hamdi Tolga Danişman
Av. Hamdi Tolga Danişman
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 19170 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Yiğit Yildiz
Av. Yiğit Yildiz
İstanbul İstanbul Barosu

44263 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hande Sebahat Akça
Av. Hande Sebahat Akça
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 71081 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İpek Topaloğlu
Av. İpek Topaloğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 39443 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Zeynep Bağir
Av. Zeynep Bağir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 73560 sicil numaralı üyesidir.

Av. Begüm Güngör
Av. Begüm Güngör
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 99817 sicil numaralı üyesidir.

Av. Zeynep Kiriş
Av. Zeynep Kiriş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 67675 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Artun Mimar
Av. Artun Mimar
İstanbul İstanbul Barosu

76757 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ahmet Selim Lülecioğlu
Av. Ahmet Selim Lülecioğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 86933 sicil numaralı üyesidir.

Av. Murat Özbahçeci
Av. Murat Özbahçeci
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 20128 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Enver Alper Mutluer
Av. Enver Alper Mutluer
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 34169 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ülkü Çekinmez
Av. Ülkü Çekinmez
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 23588 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Melis Çohaz
Av. Melis Çohaz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 80800 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İrem Alar
Av. İrem Alar
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 86610 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Merve Arcasoy
Av. Merve Arcasoy
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 64639 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Hamza İsmail Yalçin
Av. Hamza İsmail Yalçin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 84579 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Şeref Bayirli
Av. Şeref Bayirli
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 68347 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gülcihan Yağmur Çorbaci
Av. Gülcihan Yağmur Çorbaci
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 85802 sicil numaralı üyesidir.

Av. Özer Yavru
Av. Özer Yavru
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 24007 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Gürkan Sert
Av. Gürkan Sert
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 26360 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Müberra Gürdal
Av. Müberra Gürdal
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 69271 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Büşra Haltaş
Av. Büşra Haltaş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 80573 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İşil Mesci
Av. İşil Mesci
İstanbul İstanbul Barosu

21244 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ahmet Eyüp Türkmenoğlu
Av. Ahmet Eyüp Türkmenoğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 50116 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Şükran Gizem Keskin
Av. Şükran Gizem Keskin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 71294 sicil numaralı üyesidir.

Av. Aslihan Bayrak
Av. Aslihan Bayrak
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 63537 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Derya Şeremet
Av. Derya Şeremet
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 91125 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sibel Alpaydin
Av. Sibel Alpaydin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 71156 sicil numaralı üyesidir.

Av. Suat Akyüz
Av. Suat Akyüz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 6457 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nilgün Kaplan
Av. Nilgün Kaplan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 91036 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Sena Altikardeş
Av. Sena Altikardeş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 77547 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Feyza Torlak
Av. Feyza Torlak
İstanbul İstanbul Barosu

16830 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Cansu Menteş
Av. Cansu Menteş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 91045 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Özcan Togay Nardemir
Av. Özcan Togay Nardemir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 52904 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Hasan Özel
Av. Hasan Özel
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 69034 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Şişli, İstanbul Teminat Hukuku Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Şişli (İstanbul) bölgesinde teminat hukukundan doğan uyuşmazlıkları; kefalet, teminat mektubu, rehin ve ipotek, teminat senedi, garanti sözleşmesi, teminatın paraya çevrilmesi, kefilin sorumluluğunun sınırları, görevli mahkeme, dava süreci ve zamanaşımı açısından ele alır. Amaç, hem güvence verirken hem de bir teminatla karşılaşıldığında hakkınızın doğru usulle korunmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Teminat Hukukunda Öne Çıkanlar
  • Teminat türleri: Kişisel teminat (kefalet, garanti) ve ayni teminat (rehin, ipotek) olarak ikiye ayrılır.
  • Şekil şartı: Kefalette azami miktar, tarih ve müteselsillik kaydının el yazısıyla yazılması ve çoğu hâlde eş rızası aranır.
  • Görevli mahkeme: Adi işlerde Asliye Hukuk; ticari işte Asliye Ticaret; ipotekte icra dairesi ve İcra Hukuk Mahkemesi.
  • Sorumluluk sınırı: Kefil kural olarak yazdığı azami tutarla ve asıl borcun kapsamıyla bağlıdır.
  • Yer: Şişli dosyaları Bakırköy Adliyesi yargı çevresinde görülür.

Teminat Hukuku Nedir? Kapsamı

Teminat hukuku, bir borcun ödenmesini veya bir yükümlülüğün yerine getirilmesini güvence altına alan hukuki araçları düzenleyen alandır. Ekonomik hayatın temelinde güven yatar; ancak güvenin tek başına yeterli olmadığı durumlarda alacaklı, alacağını sağlama bağlamak için ek güvenceler ister. İşte kefalet, teminat mektubu, rehin, ipotek ve teminat senedi gibi araçlar bu ihtiyaca cevap verir. Bu alanın temel kaynağı Türk Borçlar Kanunu ile Türk Medeni Kanunu'dur; ticari teminatlarda Türk Ticaret Kanunu, taşınır güvencelerde ise özel rehin düzenlemeleri tamamlayıcı kurallar getirir.

Teminatlar iki büyük gruba ayrılır. Kişisel (şahsi) teminatlarda bir kişi, tüm malvarlığıyla borçtan sorumlu olmayı üstlenir; kefalet ve garanti sözleşmesi bunun tipik örnekleridir. Ayni teminatlarda ise belirli bir mal (taşınmaz veya taşınır) doğrudan alacağın güvencesi olur; ipotek ve rehin bu gruba girer. Ayni teminatta alacaklı, güvenceye konu malın satış bedelinden diğer alacaklılara göre öncelikli olarak alacağını alır. Aşağıda uygulamada en sık karşılaşılan teminat türleri özetlenmiştir:

Kefalet
Kişisel güvence taahhüdü
Teminat Mektubu
Banka garantisi
İpotek
Taşınmaz güvencesi
Rehin
Taşınır ve hak güvencesi
Teminat Senedi
Amaca bağlı senet
Garanti Sözleşmesi
Bağımsız taahhüt

Kefalet Sözleşmesi

Kefalet, teminat hukukunun en yaygın kurumudur. Kefil, alacaklıya karşı, asıl borçlunun borcunu ödememesi hâlinde bu borçtan kişisel olarak sorumlu olmayı üstlenir. Kefaletin en belirleyici özelliği fer'i (bağlı) nitelikte olmasıdır; yani kefalet, güvence altına aldığı asıl borca bağlıdır. Asıl borç geçersizse ya da sona ermişse, kural olarak kefalet de geçersiz olur veya son bulur. Bu yönüyle kefalet, aşağıda ele alınacak bağımsız garanti taahhüdünden ayrılır.

Kefaletin geçerliliği kanunda sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Sözleşmenin yazılı yapılması, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın ve kefalet tarihinin kefilin el yazısıyla belirtilmesi gerekir. Müteselsil kefalette, kefilin bu sıfatla yükümlülük altına girdiğinin de yine el yazısıyla yazılması aranır. Bu koşullar, kefili düşünmeden altına gireceği ağır bir yükümlülükten korumaya yöneliktir. Şekil şartlarına uyulmaması kural olarak kefaleti geçersiz kılar ve bu geçersizlik alacaklı tarafından sonradan giderilemez.

Kefalette bir başka önemli koruma, eş rızasıdır. Evli bir kişinin kefil olabilmesi için, kanunda sayılan istisnalar dışında, eşinin sözleşme kurulmadan önce veya en geç kurulduğu anda yazılı rızasının bulunması gerekir. Bu rıza alınmadan yapılan kefalet geçersiz sayılabilir. Kefaletin kapsamının sonradan artırılması veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüştürülmesi hâlinde de aynı korumalar uygulanır. Bu nedenle kefil olmadan önce metnin tüm şartlarıyla bir avukatça incelenmesi büyük önem taşır.

Adi Kefalet ve Müteselsil Kefalet

Kefaletin iki temel türü, kefilin ne zaman sorumlu tutulabileceği bakımından birbirinden ayrılır. Bu ayrım, kefilin karşılaşacağı risk düzeyini doğrudan belirler:

Adi Kefalet

Alacaklı, kural olarak önce asıl borçluyu takip etmek ve borcu ondan tahsil edememek zorundadır. Kefil, bu tartışma (peşin dava) def'ini ileri sürerek doğrudan takibe karşı çıkabilir. Kefil için daha korumalı türdür.

Müteselsil Kefalet

Alacaklı, asıl borçluya başvurmadan doğrudan kefile gidebilir. Kefil, önce borçluya başvurulmasını isteyemez. Uygulamada kredi ve ticari ilişkilerde en çok tercih edilen türdür.

Uygulamada 'müşterek borçlu ve müteselsil kefil' ifadesiyle sıkça karşılaşılır. Bu ifade, kefilin adeta asıl borçluyla birlikte ve aynı derecede sorumlu olduğu anlamına gelir; alacaklı dilerse doğrudan kefile başvurabilir. Ancak kefaletin bu türe girdiğinin, kanunun aradığı el yazısı kaydıyla usulüne uygun biçimde belirtilmiş olması gerekir. Aksi hâlde kefaletin adi kefalet sayılması ve kefilin daha korumalı konumdan yararlanması gündeme gelebilir.

Kefil, borcu ödediğinde asıl borçluya rücu etme, yani ödediği tutarı ondan isteme hakkına sahip olur. Ayrıca alacaklının sahip olduğu rehin ve öncelik gibi haklar, ödeme yapan kefile geçebilir. Birden çok kefilin bulunduğu hâllerde, kefiller arasında da iç ilişkide sorumluluğun paylaşımına ilişkin kurallar uygulanır. Bu teknik ilişkilerin doğru kurulması, kefilin ödediği tutarı geri alabilmesi bakımından önemlidir.

Teminat Mektubu ve Banka Garantileri

Teminat mektubu, ticari hayatta özellikle ihaleler, taahhüt işleri ve büyük ticari sözleşmelerde yaygın olarak kullanılan bir güvence aracıdır. Genellikle bir banka, müşterisinin (lehine mektup düzenlenen kişinin) bir yükümlülüğünü yerine getireceğini, karşı tarafa (lehtara) karşı garanti eder. Teminat mektubu çoğu zaman bağımsız bir garanti taahhüdü niteliğinde kabul edilir; yani kefaletten farklı olarak asıl borç ilişkisine sıkı sıkıya bağlı değildir.

Teminat mektupları çeşitli açılardan sınıflandırılır: kesin teminat mektubu bir işin sözleşmeye uygun tamamlanmasını, geçici teminat mektubu ihaleye katılım aşamasını güvence altına alır; ayrıca avans ödemelerini güvenceye alan avans teminat mektupları vardır. Süre bakımından da süreli ve süresiz mektuplar söz konusudur. Kesin ve süresiz mektuplarda banka, lehtarın usulüne uygun ve ilk talebi üzerine, kural olarak asıl ilişkideki uyuşmazlıkları tartışmadan ödeme yapmakla yükümlü olabilir.

Hakkın kötüye kullanılması istisnası

Bağımsız garanti niteliğindeki mektuplarda banka kural olarak talebi tartışmadan öder; ancak talebin açıkça hukuka aykırı ve kötüniyetli olduğu (hakkın kötüye kullanılması) hâllerde ödeme durdurulabilir ve mahkemeden ihtiyati tedbir istenebilir. Bu istisnanın koşulları dar yorumlanır ve güçlü delil gerektirir.

Teminat mektubunun paraya çevrilme usulü, mektubun türüne ve metnindeki koşullara göre değişir. Lehtarın talebinin şekli, süresi ve içeriği; bankanın ödeme yükümlülüğünün doğup doğmadığını belirler. Mektup kapsamındaki bir uyuşmazlıkta hem lehine mektup düzenlenenin hem de bankanın hukuki konumu ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bu teknik ayrımların doğru kurulması, hem gereksiz ödemeyi hem de haksız tazmini önlemek bakımından önemlidir.

Rehin ve İpotek — Ayni Teminatlar

Ayni teminatlar, belirli bir malı doğrudan alacağın güvencesi hâline getirir. Bu teminatın en büyük avantajı, alacaklıya güvenceye konu malın satış bedeli üzerinde öncelik hakkı tanımasıdır; borç ödenmezse mal icra yoluyla satılır ve alacaklı, diğer alacaklılardan önce alacağını satış bedelinden alır. İki temel ayni teminat, malın türüne göre ayrılır:

İpotek

Taşınmazlar (arsa, konut, işyeri) üzerinde, tapu siciline tescil ile kurulur. Malik taşınmazı kullanmaya devam eder; borç ödenmezse taşınmaz icra yoluyla sattırılır. Bir borcun teminatı olarak kurulabileceği gibi, ileride doğacak borçlar için de üst sınır (limit) ipoteği kurulabilir.

Rehin

Taşınırlar ve haklar üzerinde kurulur. Taşıt rehni, ticari işletme rehni, alacak ve hak rehinleri gibi türleri vardır. Bazı rehin türleri sicile tescille, bazıları malın teslimiyle kurulur; kapsamı ve kurulma usulü türüne göre değişir.

İpotek ve rehin, güvence altına aldığı alacağa bağlıdır; borç sona erdiğinde teminat da hükümsüz kalır ve ipoteğin terkini (tapudan silinmesi) istenebilir. Güvenceye konu malın değeri, teminat ilişkisinin ne ölçüde koruma sağladığını belirler; bu nedenle taşınmaz veya taşınırın gerçek değeri ile alacağın uyumu önem taşır. Ayrıca bir mal üzerinde birden çok ipotek veya rehin kurulabilir; bu durumda alacaklılar arasındaki sıra (derece), satış bedelinden kimin önce ödeneceğini belirler.

Ayni teminatın kurulması kadar sona ermesi de teknik kurallara bağlıdır. Borç ödendiğinde ipoteğin terkini istenmezse, tapuda görünen ipotek malikin taşınmazı satması veya yeniden kredi kullanması önünde engel oluşturabilir. Benzer biçimde, haksız yere devam ettirilen bir rehin de mal sahibinin tasarruf özgürlüğünü kısıtlar. Bu nedenle borcun ödenmesiyle birlikte teminatın kaldırılması sürecinin de takip edilmesi gerekir.

Teminat Senedi ve Garanti Sözleşmesi

Uygulamada bir senet, bir borcun kesin biçimde ödenmesi için değil, bir sözleşmenin veya ilişkinin güvencesi olarak verilebilir; buna teminat senedi denir. Örneğin bir kira sözleşmesinde kiracının yükümlülüklerini, bir iş ilişkisinde çalışanın vereceği zararları ya da bir taahhüdün yerine getirilmesini güvence altına almak için senet düzenlenebilir. Böyle bir senedin, salt teminat amacıyla verildiği ve karşılığında gerçek bir borcun doğmadığı veya sona erdiği ispatlanırsa, senedin takibe konulması itiraza açık hâle gelir.

Buradaki en kritik nokta ispattır. Senet üzerinde 'teminat senedidir' kaydı ve hangi ilişkinin teminatı olduğu açıkça yazılıysa, teminat niteliği kolayca ortaya konabilir. Böyle bir kayıt yoksa, senedin teminat amaçlı olduğunun ispatı güçleşir ve bu husus genellikle yazılı delil ile kanıtlanır. Bu nedenle teminat amacıyla senet verirken, senedin niteliğinin ve ait olduğu sözleşmenin metinde belirtilmesi, ileride yaşanabilecek uyuşmazlıkta hak kaybını önler.

Garanti sözleşmesi ise kefaletten farklı, bağımsız bir taahhüttür. Garanti veren kişi, asıl borç ilişkisinden bağımsız olarak, karşı tarafa belirli bir sonucu veya bir kişinin belirli bir davranışını üstlenir. Kefaletteki fer'ilik ve koruyucu şekil şartları garanti sözleşmesinde aynı biçimde uygulanmayabilir; bu da garanti verenin sorumluluğunu kefile göre ağırlaştırabilir. Bir taahhüdün kefalet mi yoksa garanti mi olduğunun belirlenmesi, tarafların sorumluluğunu köklü biçimde değiştirdiğinden hukuki nitelendirme titizlik gerektirir.

Teminatın Paraya Çevrilmesi

Asıl borç ödenmediğinde, alacaklı sahip olduğu teminatı harekete geçirir. Teminatın paraya çevrilme yöntemi, türüne göre önemli ölçüde değişir. Kişisel teminatlarda (kefalet, garanti) alacaklı, kefile veya garanti verene karşı ilamsız icra takibi başlatır ya da alacak davası açar; müteselsil kefalette doğrudan kefile başvurabilir. Ayni teminatlarda ise güvenceye konu malın icra yoluyla satılması gündeme gelir.

İpotek ve taşınmaz rehninde, borç ödenmezse alacaklı ipoteğin (rehnin) paraya çevrilmesi yoluyla takip yapar. Bu takip türünde, ipotek bir mahkeme kararına (ilama) dayanıyorsa ilamlı, dayanmıyorsa ilamsız takip yolu izlenir; sonuçta taşınmaz icra dairesince satılır ve alacaklı satış bedelinden öncelikli olarak ödenir. Taşıt veya ticari işletme rehni gibi taşınır rehinlerinde de benzer biçimde rehnin paraya çevrilmesi yolu işletilir. Borçlu ve üçüncü kişiler, takibin her aşamasında usule ilişkin itiraz ve şikâyet imkânlarına sahiptir.

Rehnin paraya çevrilmesi kuralı

Rehin veya ipotekle güvence altına alınan alacaklarda, kural olarak önce rehin/ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurulması, alacak buradan karşılanmazsa kalan kısım için borçlunun diğer malvarlığına gidilmesi beklenir. Bu 'önce rehne başvurma' kuralının istisnaları vardır; somut olayda uygulanacak yolun doğru seçilmesi gerekir.

Teminatın paraya çevrilmesi süreci, hem alacaklı hem de borçlu için usule ilişkin çok sayıda teknik ayrıntı içerir: takip türünün seçimi, ödeme emrinin tebliği, itiraz süreleri, kıymet takdiri ve satış aşamaları. Bu aşamalardaki bir hata, alacaklı yönünden hakkın gecikmesine, borçlu yönünden ise haksız bir satışa yol açabilir. Bu nedenle sürecin bir avukat eşliğinde yürütülmesi, tarafların haklarının korunması bakımından önemlidir.

Kefilin Sorumluluğunun Sınırları ve Kefili Koruyan Kurallar

Kanun, kefili düşünmeden ağır yükümlülük altına girmekten korumak için bir dizi kural öngörür. Bunların en önemlisi azami miktar sınırıdır: kefil, kural olarak el yazısıyla yazdığı azami tutardan fazlasından sorumlu tutulamaz. Faiz, takip giderleri ve benzeri fer'i borçlardan sorumluluk da bu genel sınır çerçevesinde değerlendirilir. Bu, kefilin baştan öngöremediği miktarlarla karşılaşmasını engeller.

Kefilin sorumluluğu asıl borca bağlı olduğundan, asıl borç sona erdiğinde kefalet de kural olarak son bulur. Ayrıca alacaklının, güvence altındaki mevcut rehinleri veya diğer teminatları kefilin zararına olacak biçimde azaltması ya da vazgeçmesi, kefilin sorumluluğunu buna bağlı olarak sınırlayabilir. Gerçek kişilerce verilen kefaletlerde, kanun kefalet ilişkisinin belirli bir süreyle sınırlanmasına ve bu sürenin dolmasıyla kefilin sorumluluktan kurtulmasına ilişkin koruyucu düzenlemeler içerir.

Bu koruma kuralları uygulamada çoğu zaman gözden kaçırılır; kefil, aslında sorumlu olmadığı bir tutarı ödemek durumunda bırakılabilir. Şekil şartlarına uyulmaması, eş rızasının bulunmaması, azami miktarın aşılması veya koruyucu sürelerin dolması gibi hususlar, kefilin ödeme yapmadan önce mutlaka değerlendirmesi gereken noktalardır. Bu nedenle kendisine kefaletten dolayı başvurulan kişinin, ödeme yapmadan önce bir avukatla durumunu incelemesi büyük önem taşır.

Şişli'da Teminat Uyuşmazlıkları Hangi Mahkemede Görülür?

Görevli merci, uyuşmazlığın niteliğine, teminat türüne ve tarafların sıfatına göre belirlenir:

Uyuşmazlık TürüGörevli Merci
Adi işten doğan kefalet / teminat senedi alacağıAsliye Hukuk Mahkemesi
İki tarafın da tacir olduğu ticari teminat (teminat mektubu, ticari kefalet)Asliye Ticaret Mahkemesi
Tüketici kredisi kapsamındaki kefaletTüketici Mahkemesi / Hakem Heyeti
İpotek / rehnin paraya çevrilmesi ve icra itirazlarıİcra Dairesi ve İcra Hukuk Mahkemesi
Yer bakımından yetki — Şişli

Kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkili olabilir. Taşınmaz rehni ve ipotek uyuşmazlıklarında taşınmazın bulunduğu yer önem taşır. Şişli'da bulunan bir taşınmaz veya burada yerleşik bir taraf söz konusu olduğunda, dosya çoğu zaman Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki ilgili merci önünde görülür.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınır; yanlış merci önünde açılan dava görevsizlikle sonuçlanır ve dosya yetkili mercie gönderilir. İcra takibi ile dava yolunun doğru seçilmesi de ayrı bir önem taşır; örneğin bir teminat senedine karşı menfi tespit davası açılacaksa bunun icra takibiyle ilişkisi ve süreleri gözetilmelidir. Bu tercihlerin baştan doğru yapılması gereksiz süre ve masraf kaybını önler.

Teminat Davası ve Takibi Süreci Nasıl İşler?

Teminat hukukundan doğan bir uyuşmazlıkta izlenecek yol, teminatın türüne ve alacaklı mı yoksa borçlu/kefil tarafında mı olduğunuza göre değişir. Aşağıda, hem alacağını teminattan tahsil etmek isteyen alacaklı hem de haksız bir talebe karşı koymak isteyen taraf açısından tipik akış özetlenmiştir:

1
Belge ve ilişki analizi

Kefalet sözleşmesi, teminat mektubu metni, ipotek/rehin belgeleri ve senetler incelenir; teminatın türü, kapsamı ve geçerlilik koşulları tespit edilir.

2
İhtar / talep

Alacaklı asıl borçluya ve gerekiyorsa kefile ihtar çeker; teminat mektubunda lehtar usulüne uygun tazmin talebini iletir. Süreler ve şekil koşulları gözetilir.

3
Takip veya dava

Kişisel teminatta icra takibi ya da alacak davası; ayni teminatta ipotek/rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılır. Talep kalemleri ve azami sınır ayrıştırılır.

4
İtiraz / savunma

Borçlu veya kefil; şekil eksikliği, azami miktarın aşılması, eş rızasının bulunmaması ya da borcun sona ermesi gibi savunmalarla süresinde itiraz eder, gerekirse menfi tespit davası açar.

5
Tahkikat ve inceleme

Sözleşme ve senetlerin geçerliliği, teminatın kapsamı ve varsa değer tespiti incelenir; gerektiğinde bilirkişi ve kıymet takdiri yapılır.

6
Karar, satış ve kanun yolları

Mahkeme talebi kabul veya reddeder; ayni teminatta mal icra yoluyla satılır. Karara karşı istinaf ve koşulları varsa temyiz yoluna gidilebilir.

Sürecin uzunluğu; teminatın türüne, itirazların kapsamına ve kanun yolu aşamalarına göre değişir. İcra takibinde itiraz üzerine dava yoluna geçilmesi, teminat senetlerinde menfi tespit gibi ek davaların açılması süreyi etkiler. Bu usuli tercihlerin doğru kullanılması, hem hakkın zamanında elde edilmesi hem de gereksiz masraftan kaçınılması bakımından belirleyicidir.

Teminat Hukukunda Zamanaşımı ve Süreler

Süreler hak kaybına yol açabilir

Hem asıl alacak için zamanaşımı hem de kefaletteki koruyucu süreler önem taşır. İcra takibine itiraz süreleri de kısa ve kesindir; kaçırılması ciddi hak kaybına yol açar.

İlişkinin KaynağıSüre (Kural)
Genel sözleşmesel alacak (asıl borç)Kural olarak 10 yıl
Kira bedeli gibi dönemsel edimlerDaha kısa (kanunda öngörülen) süre
Kambiyo senedine dayalı teminat (bono/çek)Senet hukukuna özgü kısa süreler
İpotek / taşınmaz rehniGüvence altındaki alacak sürdükçe rehin devam eder

Kefilin sorumluluğu asıl borca bağlı olduğu için, zamanaşımı bakımından öncelikle asıl alacağın türü ve süresi belirleyicidir. Süreler; dava açılması, icra takibi veya borcun ikrarı gibi işlemlerle kesilebilir ve yeniden işlemeye başlar. İcra ve iflas hukukunda ödeme emrine itiraz, şikâyet ve menfi tespit gibi başvurular için öngörülen süreler ise ayrıca ve titizlikle takip edilmelidir. Bu sürelerin başlangıcının doğru saptanması ve kaçırılmaması, hakkın korunmasında en kritik unsurlardan biridir.

Teminat İlişkisinde Gerekli Belgeler

Bir teminat uyuşmazlığında sonucu belirleyen en önemli etken, teminatın ve altındaki asıl ilişkinin belgelerle ortaya konabilmesidir. Dosyanın niteliğine göre değişmekle birlikte, uygulamada sık başvurulan belgeler şunlardır:

  • Teminat sözleşmesi/metni: Kefalet sözleşmesi, teminat mektubu, garanti sözleşmesi; el yazısı kayıtları ve azami miktar dâhil.
  • Asıl borç belgeleri: Kredi sözleşmesi, kira sözleşmesi, ticari sözleşme veya senetler; teminatın hangi borcu güvence altına aldığını gösteren evrak.
  • Ayni teminat kayıtları: Tapu kayıtları ve ipotek belgesi, taşıt/işletme rehni sicil kayıtları, kıymet takdirine esas belgeler.
  • Yazışma ve ihtarlar: İhtarnameler, tazmin talepleri, banka ile lehtar arasındaki yazışmalar, ödeme dekontları.
  • İcra ve dava evrakı: Takip talebi, ödeme emri, itiraz dilekçesi ve varsa mahkeme kararları.

Özellikle kefalette el yazısı kayıtları ve eş rızası belgeleri, geçerlilik tartışmasında belirleyici olur. Teminat senetlerinde ise senedin teminat amaçlı olduğunu gösteren yazılı deliller kritik önemdedir. Belgelerin baştan eksiksiz derlenmesi, hem alacaklının hakkını zamanında elde etmesini hem de haksız bir talebe karşı koymak isteyen tarafın savunmasını güçlendirir.

Şişli'da Teminat Hukuku Avukatı Seçerken

Teminat hukuku, sözleşme, icra-iflas ve ticaret hukukunun kesiştiği teknik bir alandır. Doğru avukat seçimi; teminatın geçerliliğinin isabetli değerlendirilmesi, doğru takip/dava yolunun seçilmesi ve süreye bağlı hak kaybının önlenmesi bakımından belirleyicidir. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular aşağıda özetlenmiştir:

  • Alan deneyimi: Kefalet, teminat mektubu ve ipotek/rehnin paraya çevrilmesi dosyalarında uygulama tecrübesi.
  • İcra-iflas hâkimiyeti: Takip yollarına, itiraz sürelerine ve menfi tespit usulüne aşinalık.
  • Yerel yargı bilgisi: Bakırköy Adliyesi ve bölge mercilerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Olası sonuçlar, süreç ve ücret/harç konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede avukata sorabileceğiniz sorular

  • Kefaletim şekil şartları ve eş rızası açısından geçerli mi; azami miktar sınırım ne?
  • Teminat mektubu/senedi bakımından ödemeyi durdurmak için tedbir istenebilir mi?
  • Alacağımı teminattan tahsil için hangi takip/dava yolu izlenmeli?
  • İtiraz veya menfi tespit için süreler ne durumda; kaçırılan bir aşama var mı?
  • Sürecin muhtemel aşamaları, süresi ve harç/masraf yükü ne olur?

İlgili Mevzuat

  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Kefalet sözleşmesi, garanti taahhüdü ve kişisel teminatların genel esasları, şekil ve koruyucu kurallar
  • Türk Medeni Kanunu (4721)
    Taşınmaz rehni (ipotek), taşınır rehni ve ayni teminatlara ilişkin temel düzenlemeler
  • İcra ve İflas Kanunu (2004)
    Rehnin/ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip, itiraz, menfi tespit ve satış usulü
  • Türk Ticaret Kanunu (6102)
    Ticari teminatlar, kambiyo senetleri ve banka teminat mektuplarına ilişkin ticari hükümler
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Görev-yetki, ispat, belge delili ve ihtiyati tedbir usulü

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Kefalette şekil

Azami miktarın, tarihin ve müteselsillik kaydının kefilin el yazısıyla belirtilmesi ile gerekli hâllerde eş rızası aranan şekil koşullarına uyulmamasının, kefaletin geçerliliğini etkilediği yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · Bağımsız garanti

Teminat mektubunun bağımsız garanti niteliğinde olduğu hâllerde bankanın kural olarak asıl ilişkiyi tartışmadan ödeme yükümlülüğü altında olduğu; ancak hakkın açıkça kötüye kullanılması hâlinde ödemenin durdurulabileceği değerlendirmesi.

İlke · Teminat senedi ispatı

Bir senedin teminat amacıyla verildiği iddiasının, senette buna dair açık kayıt yoksa kural olarak yazılı delille ispatlanması gerektiği yönündeki uygulama.

Sıkça Sorulan Sorular

Şişli'da teminat hukukundan doğan davalar hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların sıfatına göre değişir. Adi kefaletten veya bireysel bir teminat senedinden doğan alacak uyuşmazlıkları kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülür. Uyuşmazlık iki tarafı da tacir olan ticari bir işten (örneğin banka teminat mektubu, ticari kredi kefaleti) kaynaklanıyorsa Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Bir tüketici kredisi kapsamında verilen kefalette ise Tüketici Mahkemesi görev alabilir. İpoteğin ve taşınmaz rehninin paraya çevrilmesi ise icra dairesi ve İcra Hukuk Mahkemesi eliyle yürütülür. Yer bakımından kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; taşınmaz rehninde taşınmazın bulunduğu yer de yetkili olabilir. Şişli'daki dosyalar bu kurallara göre Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkemede ele alınır.

Kefil ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil arasındaki fark nedir?

Adi kefalette kefil, ancak asıl borçluya başvurulup borç ondan tahsil edilemediği takdirde sorumlu olur; buna tartışma (peşin dava) def'i denir ve alacaklının önce asıl borçluyu takip etmesini gerektirir. Müteselsil kefalette ise alacaklı, asıl borçluya başvurmadan doğrudan kefile de gidebilir; kefil bu def'ileri ileri süremez. Uygulamada kredi ve ticari ilişkilerde çoğunlukla müteselsil kefalet tercih edilir. 'Müşterek borçlu ve müteselsil kefil' ifadesi de kural olarak müteselsil kefalet sonucu doğurur. Hangi tür kefaletin söz konusu olduğu, sözleşmedeki ifadelere ve kanunun aradığı geçerlilik koşullarına göre belirlenir.

Kefalet sözleşmesinin geçerli olması için hangi şartlar aranır?

Kefalet sözleşmesi kanunen sıkı şekil şartlarına bağlıdır. Sözleşmenin yazılı yapılması, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın ve kefalet tarihinin kefilin el yazısıyla belirtilmesi gerekir. Müteselsil kefalette, kefilin bu sıfatla veya bu anlama gelen bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğinin yine el yazısıyla yazılması aranır. Eşlerden birinin kefil olması için, kanunda öngörülen istisnalar dışında diğer eşin yazılı rızası da gereklidir. Bu şekil şartlarına uyulmaması kefaleti geçersiz kılabilir; bu nedenle imza öncesi metnin bir avukatla incelenmesi hak kaybını önler.

Teminat mektubu nedir, ne zaman paraya çevrilir?

Teminat mektubu, çoğunlukla bir bankanın, müşterisinin bir yükümlülüğünü yerine getireceğini lehtara karşı garanti ettiği bir belgedir ve niteliği itibarıyla genellikle bağımsız bir garanti taahhüdü olarak değerlendirilir. Kesin ve süresiz teminat mektuplarında banka, lehtarın usulüne uygun talebi üzerine, kural olarak asıl ilişkideki uyuşmazlıkları tartışmadan ödeme yapmakla yükümlü olabilir. Ancak açık bir hakkın kötüye kullanılması hâlinde ödeme durdurulabilir ve tedbir istenebilir. Mektubun kesin/geçici, süreli/süresiz olması ile metnindeki koşullar, paraya çevrilme usulünü doğrudan etkiler; bu teknik ayrımların bir avukatla değerlendirilmesi önemlidir.

İpotek ile rehin arasındaki fark nedir?

Her ikisi de bir alacağı güvence altına alan ayni teminatlardır; fark, teminata konu malın türündedir. İpotek, taşınmazlar (arsa, konut, işyeri) üzerinde tapuya tescil ile kurulan bir güvencedir. Rehin ise genel olarak taşınırlar ve haklar üzerinde kurulur; taşıt rehni, ticari işletme rehni veya alacakların rehni gibi türleri vardır. Borç ödenmezse alacaklı, ipotekli veya rehinli malı icra yoluyla sattırarak alacağını satış bedelinden öncelikli olarak alma hakkına sahiptir. İpoteğin ve rehnin kurulması, kapsamı ve paraya çevrilmesi teknik kurallara bağlıdır; bu nedenle güvence alınırken de, karşılaşıldığında da hukuki değerlendirme gerekir.

Teminat senedi ile normal senet arasındaki fark nedir?

Uygulamada bir senet, bir borcun kesin ödenmesi için değil, bir sözleşmenin teminatı olarak (örneğin kira sözleşmesi veya bir iş ilişkisinin güvencesi olarak) verilebilir; buna teminat senedi denir. Böyle bir senedin salt teminat amacıyla verildiği ve asıl borç ilişkisinin doğmadığı ya da sona erdiği ispatlanırsa, senedin takibe konması itiraz konusu olabilir. Ancak senet üzerinde teminat olduğu açıkça yazılı değilse, bu durumun ispatı güçleşir ve genellikle yazılı delille yapılması beklenir. Bu nedenle teminat amacıyla senet verilirken 'teminat senedidir' kaydının ve hangi ilişkiye ait olduğunun belirtilmesi büyük önem taşır.

Kefil olduğum borç için evime haciz gelebilir mi?

Kefaletin türüne ve borcun durumuna bağlıdır. Müteselsil kefilseniz, alacaklı asıl borçluyu beklemeden size karşı da icra takibi başlatabilir; takip kesinleşir ve borç ödenmezse haczedilebilir malvarlığınıza, kanunda haczedilmezlik öngörülen kalemler dışında, haciz uygulanabilir. Adi kefilseniz, alacaklının kural olarak önce asıl borçluyu takip etmesi gerekir. Kefaletin şekil şartlarına uyulmaması, azami miktarın aşılması veya eş rızasının bulunmaması gibi durumlar takibe itiraz için dayanak olabilir. Bu nedenle icra takibiyle karşılaşan kefilin süresi içinde bir avukatla değerlendirme yapması önemlidir.

Kefilin sorumluluğu asıl borçtan fazla olabilir mi ve ne kadar sürer?

Kefil, kural olarak sözleşmede belirttiği azami miktarla ve asıl borcun kapsamıyla sınırlı olarak sorumludur; el yazısıyla yazılan azami tutarı aşan bir sorumluluk kural olarak doğmaz. Kefil, asıl borca bağlı olarak işleyen faiz ve takip giderlerinden de bu sınır çerçevesinde sorumlu olabilir. Gerçek kişilerce verilen kefaletlerde, kanun kefaletin belirli bir süreyle sınırlanmasına ilişkin koruyucu kurallar öngörür ve bu sürenin dolmasıyla kefil sorumluluktan kurtulabilir. Ayrıca asıl borç sona ererse kefalet de kural olarak sona erer. Sürelerin ve sınırların doğru hesabı, kefilin fazladan ödeme yapmasını önler.

Teminat hukukundan doğan alacaklarda zamanaşımı ne kadardır?

Zamanaşımı, asıl borcun ve teminatın türüne göre değişir. Kefilin sorumluluğu asıl borca bağlı olduğundan, asıl alacak için öngörülen zamanaşımı süresi önemlidir; birçok sözleşmesel alacakta kural olarak on yıllık, kira bedeli gibi bazı dönemsel edimlerde ise daha kısa süreler söz konusudur. Kambiyo senetlerine (bono, çek, poliçe) dayanan teminatlarda ise senet hukukuna özgü kısa zamanaşımı süreleri uygulanır. İpotek ve taşınmaz rehninde güvence altına alınan alacak devam ettiği sürece rehin hakkı da varlığını sürdürür. Sürelerin başlangıcı ve kesilmesi teknik olduğundan, hak kaybını önlemek için erken hukuki değerlendirme yerinde olur.

Teminatı haksız yere paraya çevrilirse ne yapabilirim?

Bir teminatın (örneğin teminat mektubunun tazmini veya teminat senedinin takibi) hukuka aykırı biçimde ya da açıkça kötüniyetle kullanıldığını düşünüyorsanız, koşulları varsa ödemeyi durduran ihtiyati tedbir talep edebilir, ödeme yapılmışsa sebepsiz zenginleşme ya da tazminat davası açabilirsiniz. Teminat senetlerinde, senedin teminat amaçlı verildiği ve asıl borcun bulunmadığı ispat edilirse icra takibine itiraz veya menfi tespit davası gündeme gelebilir. Bu süreçlerde delillerin (sözleşme, yazışma, teminat kaydı) zamanında toplanması belirleyicidir; usul ve süre kurallarının doğru uygulanması için bir avukatla çalışmak yararlıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar