Sultanbeyli Yabancı Yatırımlar Avukatları

Sultanbeyli, İstanbul ilçesinde yabancı yatırımlar alanında hizmet veren 111 avukat. Yabancı sermayeli şirket kuruluşu, taşınmaz edinimi, çalışma izni ve teşvik süreçleriyle inceleyin.

Av. Yunus Akçay
Av. Yunus Akçay
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 28011 sicil numaralı üyesidir.

Av. Şeyda Bulut
Av. Şeyda Bulut
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 43536 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Temel Can
Av. Temel Can
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 29140 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Kutay Duman
Av. Kutay Duman
İstanbul İstanbul Barosu

19987 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Merve Kolboyu
Av. Merve Kolboyu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 64690 sicil numaralı üyesidir.

Av. Osman Türçin
Av. Osman Türçin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 62494 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hüseyin Karavuş
Av. Hüseyin Karavuş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 52813 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Oğuzhan Yavuz
Av. Oğuzhan Yavuz
İstanbul İstanbul Barosu

94340 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Nihat Kaplan
Av. Nihat Kaplan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 25303 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Emre Baran Kiliç
Av. Emre Baran Kiliç
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 74390 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ali İhsan Ünlü
Av. Ali İhsan Ünlü
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 90344 sicil numaralı üyesidir.

Av. Tuğba Eydoğan
Av. Tuğba Eydoğan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 48820 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Kenan Demir
Av. Kenan Demir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 71183 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Mehmet Hamdemirci
Av. Mehmet Hamdemirci
İstanbul İstanbul Barosu

35271 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Fatma Nur Bulut
Av. Fatma Nur Bulut
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 99432 sicil numaralı üyesidir.

Av. Reyhan Taşkin
Av. Reyhan Taşkin
İstanbul İstanbul Barosu

89093 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. İlknur Kabaş
Av. İlknur Kabaş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 82696 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Yusuf İlhan
Av. Yusuf İlhan
İstanbul İstanbul Barosu

76472 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hakan Ekinci
Av. Hakan Ekinci
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 44064 sicil numaralı üyesidir.

Av. Abdurrahim Yildiz
Av. Abdurrahim Yildiz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 82622 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Göksal Yil
Av. Göksal Yil
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 71505 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sabahattin Yarali
Av. Sabahattin Yarali
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 53098 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ceylan Mercan
Av. Ceylan Mercan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 63861 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Yakup Varli
Av. Yakup Varli
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 60748 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ahmet Emin Sezer
Av. Ahmet Emin Sezer
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 89366 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Muhammet Abdullah Bayat
Av. Muhammet Abdullah Bayat
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 93085 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Devrim Murat
Av. Devrim Murat
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 30798 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Muhammed Emir Uslu
Av. Muhammed Emir Uslu
İstanbul İstanbul Barosu

98494 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Uğur Kalkan
Av. Uğur Kalkan
İstanbul İstanbul Barosu

93937 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Beyhan Uzun
Av. Beyhan Uzun
İstanbul İstanbul Barosu

45284 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Nur Hamparyan
Av. Nur Hamparyan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 39867 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ebubekir Karataş
Av. Ebubekir Karataş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 83818 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Aykut Türk
Av. Aykut Türk
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 52652 sicil numaralı üyesidir.

Av. İmdat Atmaca
Av. İmdat Atmaca
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 44045 sicil numaralı üyesidir.

Av. Abdulvahap Deveci
Av. Abdulvahap Deveci
İstanbul İstanbul Barosu

20584 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Tuğçe Özdemir
Av. Tuğçe Özdemir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 70886 sicil numaralı üyesidir.

Av. Fikret Yilmaz
Av. Fikret Yilmaz
İstanbul İstanbul Barosu

93380 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Burcu Çamci
Av. Burcu Çamci
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 70116 sicil numaralı üyesidir.

Av. İrem Nur Aktaş
Av. İrem Nur Aktaş
İstanbul İstanbul Barosu

75819 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mücahit Şengüler
Av. Mücahit Şengüler
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 67550 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ayşenur Göze
Av. Ayşenur Göze
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 91436 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Yeliz Bakir
Av. Yeliz Bakir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 71570 sicil numaralı üyesidir.

Av. Fatih Doğan
Av. Fatih Doğan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 24021 sicil numaralı üyesidir.

Av. İlknur Kuru
Av. İlknur Kuru
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 92024 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nebi Bereket Kilinç
Av. Nebi Bereket Kilinç
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 90218 sicil numaralı üyesidir.

Av. Çiğdem Rengin Akbaba
Av. Çiğdem Rengin Akbaba
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 36282 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Onur Yağişan
Av. Onur Yağişan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 65282 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Abdullah Yildiz
Av. Abdullah Yildiz
İstanbul İstanbul Barosu

88007 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mert Can Kaba
Av. Mert Can Kaba
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 93404 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gülsüm Balcibaşi
Av. Gülsüm Balcibaşi
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 89880 sicil numaralı üyesidir.

Sultanbeyli, İstanbul Yabancı Yatırımlar Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Sultanbeyli (İstanbul) bölgesinde yabancı yatırım süreçlerini; doğrudan yabancı yatırım rejimi, yabancı sermayeli şirket kuruluşu, yabancıların taşınmaz edinimi, çalışma ve oturma izinleri, yatırım teşvikleri, vergi ve kâr transferi ile uluslararası tahkim yoluyla uyuşmazlık çözümü açısından ele alır. Amaç, Türkiye'de bir yatırım kurgulayan yabancı yatırımcının ya da yabancı ortakla iş yapan yerli şirketin sürecin baştan doğru yönetilmesine ve dosyaya uygun avukatı bilinçli seçmesine yardımcı olmaktır. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayın koşulları ve sektöre özgü düzenlemeler farklı sonuçlar doğurabilir.

Kısa Bakış — Yabancı Yatırımlarda Öne Çıkanlar
  • Eşit muamele: 4875 sayılı Kanun uyarınca yabancı yatırımcı kural olarak yerli yatırımcı ile eşit hak ve yükümlülüklere tabidir.
  • Kuruluş: Yabancı sermayeli şirket kuruluşu kural olarak ön izin gerektirmez; şirket yerli şirketlerle aynı usulle tescil edilir.
  • Transfer serbestisi: Kâr, temettü, satış ve tasfiye bedelleri bankalar aracılığıyla yurt dışına serbestçe transfer edilebilir.
  • Yer: Sultanbeyli dosyaları Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkemede görülür.

Yabancı Yatırım Hukuku Nedir? Kapsamı

Yabancı yatırım hukuku; yabancı gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye'de yaptığı doğrudan yatırımların hukuki çerçevesini düzenleyen, birçok hukuk dalını kesen bir uygulama alanıdır. Temel dayanağı 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu'dur. Bu kanun, yabancı yatırımcıyı ve yatırımı tanımlar, yatırım serbestisini ve ulusal muamele ilkesini benimser; kamulaştırma güvencesi, transfer serbestisi ve uyuşmazlık çözümü gibi güvenceleri düzenler. Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ise ilgili yönetmelikle ayrıntılandırılmıştır.

Yabancı yatırım hukuku tek bir kanunla sınırlı değildir; şirketler hukuku bakımından Türk Ticaret Kanunu, taşınmaz edinimi bakımından Tapu Kanunu, çalışma izinleri bakımından Uluslararası İşgücü Kanunu, vatandaşlık bakımından Türk Vatandaşlığı Kanunu, vergilendirme bakımından ilgili vergi kanunları ve sektöre özgü düzenlemeler bir arada uygulanır. Ayrıca Türkiye'nin taraf olduğu çok sayıda ikili yatırım anlaşması (BIT) ve uluslararası tahkim sözleşmeleri, yabancı yatırıma ek koruma sağlar.

Bu alanın ayırt edici özelliği, ulusal mevzuat ile uluslararası hukukun iç içe geçmesidir. Bir yatırım kararı; sektör kısıtları, izin ve lisans gereklilikleri, vergi ve teşvik yapısı, taşınmaz ve istihdam boyutu ile olası uyuşmazlıkta başvurulacak çözüm yolu birlikte değerlendirilerek verilir. Aşağıda yabancı yatırım uygulamasında en sık karşılaşılan başlıklar özetlenmiştir:

Şirket Kuruluşu
Yabancı sermayeli yapı
Taşınmaz Edinimi
Yabancıya satış rejimi
Çalışma İzni
Yabancı personel
Teşvikler
Yatırım destekleri
Kâr Transferi
Sermaye çıkışı
Tahkim
Uyuşmazlık çözümü

Doğrudan Yabancı Yatırım ve Temel Kavramlar

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, yabancı yatırımcı ile doğrudan yabancı yatırım kavramlarını tanımlayarak sistemin çerçevesini çizer. Yabancı yatırımcı; yabancı ülke vatandaşı gerçek kişileri, yurt dışında yerleşik Türk vatandaşlarını ve yabancı ülke kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişileri kapsar. Doğrudan yabancı yatırım ise yeni bir şirket kurmak, mevcut bir şirkete iştirak etmek, şube açmak ya da yatırım araçları edinmek gibi yollarla ekonomik değer getirilerek yapılan yatırımdır.

Kanunun benimsediği temel ilke ulusal muamele (eşit muamele) ilkesidir. Buna göre yabancı yatırımcılar, kanunla aksine düzenleme getirilmedikçe yerli yatırımcılarla eşit hak ve yükümlülüklere tabidir. Bu ilke, yatırım serbestisiyle birlikte yabancı yatırımın önündeki idari engelleri azaltmayı amaçlar. Ancak bazı stratejik ve düzenlenmiş sektörlerde (bankacılık, sigortacılık, sermaye piyasası, medya, madencilik, enerji, havacılık, deniz ulaştırması gibi) özel izin, lisans veya pay oranı sınırlamaları uygulanabilir.

Sistemin bir diğer önemli unsuru güvence rejimidir. Kanun; yatırımların kamu yararı gerektirmedikçe ve karşılığı ödenmedikçe kamulaştırılamayacağını, elde edilen gelir ve bedellerin yurt dışına serbestçe transfer edilebileceğini ve uyuşmazlıkların uluslararası tahkim dâhil çeşitli yollarla çözülebileceğini güvence altına alır. Bu güvenceler, yatırım kararının hukuki öngörülebilirliğini artırır. Kavramların ve yatırım türünün doğru belirlenmesi, uygulanacak rejimi ve başvuru mercilerini doğrudan etkiler.

Yabancı Sermayeli Şirket Kuruluşu

Yabancı yatırımın en yaygın biçimi, Türkiye'de yeni bir şirket kurmak ya da mevcut bir şirkete ortak olmaktır. Yabancı yatırımcı, kural olarak yerli yatırımcı ile aynı usul ve şartlarla anonim şirket veya limited şirket kurabilir; ön izin ya da asgari yabancı sermaye şartı kural olarak aranmaz. Kuruluş; ana sözleşmenin hazırlanması, sermaye taahhüdü, gerekli belgelerin tamamlanması ve şirketin ticaret siciline tescili adımlarını izler.

Anonim Şirket

Sermaye paylara bölünür, hisse devri kural olarak daha kolaydır ve büyük ölçekli, çok ortaklı yatırımlara elverişlidir. Yönetim kurulu ve genel kurul yapısıyla yönetilir; kurumsal yatırımcılar için sıkça tercih edilir.

Limited Şirket

Esas sermaye paylarına bölünür; pay devri kural olarak yazılı şekil, noter onayı ve genel kurul kararı gerektirir. Daha küçük-orta ölçekli yabancı yatırımlar için pratik bir yapı sunar.

Yabancı ortağın tüzel kişi olması hâlinde, ana şirkete ait sicil belgeleri, yetkili organ kararları ve imza sirkülerinin usulüne uygun biçimde düzenlenmesi, çoğu zaman apostil şerhi ve yeminli tercüme gerektirir. Yabancı gerçek kişi ortak için ise vergi kimlik numarası alınması ve kimlik belgelerinin uygun biçimde ibrazı gerekir. Bu belgelerdeki eksiklik ya da hatalar, kuruluşun gecikmesine ya da reddine yol açabilir.

Yabancı sermayeli şirketler, yerli şirketlerle aynı yükümlülüklerin yanı sıra, faaliyet ve ortaklık yapısına ilişkin bazı bilgileri ilgili bakanlığa dönemsel olarak bildirmekle yükümlü olabilir. Kuruluş aşamasında ana sözleşmenin, ortaklar arası pay sahipliği sözleşmelerinin ve varsa yabancı ortakla imzalanan hissedarlar sözleşmesinin özenle düzenlenmesi, ileride doğabilecek yönetim ve pay devri uyuşmazlıklarının önlenmesinde belirleyicidir. Bu nedenle kuruluş sürecinin hukuki destekle yürütülmesi yerinde olur.

Yatırım Yapıları: Şube, İrtibat Bürosu ve İştirak

Yabancı bir şirketin Türkiye'ye giriş yöntemi yalnızca yeni şirket kurmak değildir; faaliyetin niteliğine göre farklı yapılar tercih edilebilir. En yaygın seçenekler bağımsız şirket kuruluşu, şube, irtibat bürosu ve mevcut bir şirkete iştirak (ortak olma) yollarıdır. Her yapının hukuki, vergisel ve operasyonel sonuçları farklıdır.

Şube, yabancı şirketin Türkiye'de ticari faaliyet yürütebilen ancak ayrı tüzel kişiliği bulunmayan uzantısıdır; ticaret siciline tescil edilir, ana şirketin faaliyet alanında iş yapabilir ve vergi mükellefiyeti doğurur. Şubenin borçlarından nihai olarak ana şirket sorumludur. İrtibat bürosu ise ticari faaliyette bulunmadan yalnızca pazar araştırması, tanıtım, koordinasyon gibi işlevleri yürütmek üzere ilgili bakanlıktan süreli izinle açılır; gelir elde edici faaliyette bulunamaz ve giderleri kural olarak yurt dışından karşılanır.

Mevcut bir Türk şirketine iştirak ise pay devri veya sermaye artırımına katılım yoluyla gerçekleşir ve çoğu zaman bir hissedarlar sözleşmesiyle desteklenir. Hangi yapının seçileceği; faaliyetin ticari mi yoksa hazırlık niteliğinde mi olduğu, vergisel yük, sorumluluk beklentileri ve yatırımın büyüklüğü birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. Yanlış yapı seçimi, sonradan yeniden yapılanma maliyeti ve vergisel sonuçlar doğurabilir; bu nedenle giriş stratejisinin baştan doğru kurgulanması önemlidir.

Yabancıların Taşınmaz Edinimi

Yabancı yatırımın önemli bir boyutu, gayrimenkul edinimidir. Yabancı gerçek kişiler, 2644 sayılı Tapu Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde, karşılıklılık ve kanuni sınırlamalara uyularak Türkiye'de taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilir. Ancak bir yabancı gerçek kişinin edinebileceği taşınmazın ülke genelindeki toplam yüzölçümü ile bir ilçe sınırları içinde edinilebilecek alan bakımından üst sınırlar öngörülmüştür. Ayrıca askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgelerinde edinim ayrıca izne tabidir.

Yabancı sermayeli şirketlerin taşınmaz edinimi ise farklı bir rejime tabidir. Bu şirketler kural olarak faaliyet konularını yürütmek amacıyla, mevzuatta öngörülen değerlendirme çerçevesinde taşınmaz edinebilir; edinim talebi çoğu zaman valilik bünyesindeki komisyonun değerlendirmesine tabi tutulabilir ve stratejik alanlarda ek izin gerekebilir. Bu ayrım, kamu düzeni ve güvenlik kaygılarının gözetilmesinden kaynaklanır.

Edinim öncesi kontrol edilmeli

Taşınmaz alımından önce tapu kaydındaki takyidatların (ipotek, haciz, şerh), imar ve yapı ruhsatı durumunun, taşınmazın yasak bölge kapsamında olup olmadığının ve satıcının tasarruf yetkisinin incelenmesi gerekir. Değerleme raporu ve gerekli uygunluk belgeleri, özellikle vatandaşlık amacıyla yapılan edinimlerde büyük önem taşır. Bu incelemelerin eksik yapılması, satışın iptali ya da mülkiyetin devredilememesi gibi sonuçlar doğurabilir.

Çalışma ve Oturma İzinleri

Yabancı yatırımın işgücü boyutu, çalışma ve oturma izinleridir. Türkiye'de bir yabancının çalışabilmesi için kural olarak çalışma izni gereklidir. Uluslararası İşgücü Kanunu uyarınca başvuru, kural olarak Türkiye'deki işveren tarafından ilgili bakanlık nezdinde elektronik ortamda yapılır. Değerlendirmede işverenin sermaye, istihdam ve faaliyet ölçütlerini karşılaması ile yabancının niteliğinin işe uygunluğu gibi kriterler gözetilir. Çalışma izni verildiğinde bu belge kural olarak oturma iznini de kapsayabilir.

Yabancı yatırımlı şirketlerde ve nitelikli personel istihdamında bazı kolaylıklar öngörülmüştür. Belirli ölçekteki yatırımlar ve kilit personel için değerlendirme ölçütleri farklılık gösterebilir; ayrıca üst düzey yönetici ve uzman personel bakımından öngörülen özel düzenlemeler bulunabilir. Turkuaz Kart gibi süreli-süresiz çalışma imkânı tanıyan uygulamalar, nitelikli yabancı işgücü için ayrı bir çerçeve sunar.

Oturma izni ise yabancının Türkiye'de belirli bir amaçla ve süreyle ikametini düzenler; kısa dönem, aile, öğrenci ve uzun dönem gibi türleri bulunur. Yatırım yoluyla taşınmaz edinen ya da şirket kuran yabancılar için oturma izni, hem yasal ikamet hem de sonraki vatandaşlık süreçleri bakımından önemlidir. İzin türünün doğru seçilmesi ve başvuru şartlarının baştan karşılanması, ret ve yenileme sorunlarının önüne geçer. Bu nedenle işgücü ve ikamet süreçlerinin yatırım planıyla birlikte kurgulanması yerinde olur.

Yatırım Teşvikleri ve Destekler

Türkiye, hem yerli hem yabancı yatırımcılara yönelik kapsamlı bir yatırım teşvik sistemi uygular. Teşvikler kural olarak yatırımın bölgesine, sektörüne, büyüklüğüne ve stratejik önemine göre farklı destek unsurları içerir. Bu destekler arasında gümrük vergisi muafiyeti, katma değer vergisi istisnası, vergi indirimi, sigorta primi işveren payı desteği, faiz veya kâr payı desteği ve yatırım yeri tahsisi gibi unsurlar sayılabilir. Uygulanacak destek unsurları ve oranları mevzuatla belirlenir ve dönemsel olarak güncellenir.

Teşviklerden yararlanmak için kural olarak bir yatırım teşvik belgesi alınması gerekir. Belge başvurusunda yatırımın konusu, tutarı, öngörülen istihdam ve yeri gibi bilgiler değerlendirilir; belgede öngörülen taahhütlerin süresinde yerine getirilmesi teşvikin sürekliliği bakımından önemlidir. Taahhütlerin yerine getirilmemesi hâlinde sağlanan desteklerin geri alınması gündeme gelebilir.

Yabancı yatırımcı açısından teşvik sistemi, yatırımın maliyetini ve öngörülebilirliğini doğrudan etkileyen önemli bir unsurdur. Ancak sektöre ve bölgeye göre değişen ölçütlerin doğru okunması, uygun teşvik kategorisinin belirlenmesi ve başvurunun eksiksiz hazırlanması teknik bir çalışma gerektirir. Yatırım kararı verilmeden önce mevcut teşvik imkânlarının ve bunların gerektirdiği taahhütlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi, yatırımın verimliliği bakımından yerinde olur.

Vergilendirme ve Kâr Transferi

Yabancı yatırımın sürdürülebilirliği, vergi ve transfer rejimine sıkı biçimde bağlıdır. Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı sermayeli şirketler, yerli şirketlerle aynı biçimde kurumlar vergisine tabidir; ayrıca katma değer vergisi, gelir vergisi stopajı ve diğer yükümlülükler faaliyetin niteliğine göre gündeme gelir. Yabancı ortağa yapılan temettü dağıtımı ve bazı ödemeler bakımından stopaj uygulanabilir; bu oranlar iç mevzuatla belirlenir.

Bu noktada çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları önem kazanır. Türkiye'nin çok sayıda ülkeyle imzaladığı bu anlaşmalar, aynı gelirin iki ülkede birden vergilendirilmesini önlemeyi ve stopaj oranlarında indirim sağlamayı amaçlar. Yabancı yatırımcının bağlı olduğu ülkeyle Türkiye arasında böyle bir anlaşma bulunup bulunmadığı, uygulanacak vergi yükünü doğrudan etkiler. Anlaşma hükümlerinden yararlanmak için mukimlik belgesi gibi belgelerin usulüne uygun temini gerekir.

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, yatırımdan elde edilen net kâr, temettü, satış ve tasfiye bedelleri, lisans ve yönetim ücretleri ile kredi geri ödemelerinin bankalar aracılığıyla yurt dışına serbestçe transfer edilebilmesini güvence altına alır. Bu transfer serbestisi yabancı yatırım için temel bir güvencedir; ancak transferlerin ilgili vergi yükümlülükleri yerine getirilerek ve bankacılık ile kambiyo mevzuatındaki bildirim usullerine uyularak yapılması gerekir. Transferlerin belgelendirilmesi, hem vergisel hem de olası uyuşmazlıklar bakımından önem taşır.

Görevli ve Yetkili Merci

Yabancı yatırım uyuşmazlıklarında görevli merci, uyuşmazlığın niteliğine göre değişir; doğru mercie başvurmak sürecin sağlığı için kritiktir:

Uyuşmazlık / İşlem TürüGörevli Merci
Yabancı sermayeli şirketin ticari ve ortaklık uyuşmazlıklarıAsliye Ticaret Mahkemesi
Taşınmaz mülkiyeti ve ayni hak uyuşmazlıklarıTaşınmazın Bulunduğu Yer Mahkemesi
Çalışma izni ve idari işlemlere karşı davalarİdare Mahkemesi
Yatırımcı ile devlet arasındaki yatırım uyuşmazlıklarıUluslararası Tahkim / ICSID
Sözleşmede tahkim şartı bulunan ticari uyuşmazlıklarHakem / Hakem Heyeti
Yabancı hakem kararının tanınması ve tenfiziAsliye Ticaret Mahkemesi
Yer bakımından yetki — Sultanbeyli

Yer bakımından yetki, uyuşmazlığın türüne göre belirlenir; ticari davalarda kural olarak davalının yerleşim yeri, taşınmaz davalarında taşınmazın bulunduğu yer esas alınır ve tacirler arasında geçerli yetki sözleşmesi de gündeme gelebilir. Sultanbeyli'da doğan yatırım uyuşmazlıkları, yetki kurallarına göre Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkemede görülür.

Yabancı yatırımlarda uyuşmazlık çözüm yolunun sözleşme aşamasında belirlenmesi büyük önem taşır. Sözleşmeye konulacak tahkim şartı, uyuşmazlığın devlet mahkemesi yerine hakem heyetince çözülmesini sağlar; ayrıca yatırımın Türkiye'nin taraf olduğu bir ikili yatırım anlaşması kapsamında olması, yatırımcıya ek koruma ve tahkim imkânı tanıyabilir. Bu tercihlerin baştan doğru yapılması, olası bir uyuşmazlıkta güçlü bir konum sağlar.

Yabancı Yatırım Süreci Adımları

Bir yabancı yatırım, birbirini izleyen belirli aşamalardan oluşur. Aşağıda tipik bir yatırım kurulumunun akışı özetlenmiştir; yatırımın türüne ve sektöre göre bazı adımlar ve süreler farklılık gösterebilir:

1
Ön Değerlendirme ve Yapı Seçimi

Yatırımın konusu, sektör kısıtları, uygun yatırım yapısı (şirket, şube, iştirak) ve vergi-teşvik çerçevesi belirlenir. Sektöre özgü izin gerekliliği araştırılır.

2
Belge Hazırlığı

Yabancı ortağa ait sicil, karar ve imza belgeleri apostil ve yeminli tercümeyle hazırlanır; gerçek kişi ortaklar için vergi numarası alınır.

3
Kuruluş ve Tescil

Ana sözleşme düzenlenir, sermaye taahhüdü yapılır ve şirket ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanır; vergi ve sosyal güvenlik kayıtları açılır.

4
İzin ve Lisanslar

Faaliyet için gerekli sektörel izin, lisans ve varsa yatırım teşvik belgesi alınır; yabancı personel için çalışma izni başvurusu yapılır.

5
Faaliyet ve Uyum

Yatırım faaliyete geçirilir; dönemsel bildirim, vergi ve teşvik taahhütlerine uyum sağlanır, kâr transferleri usulüne uygun yürütülür.

6
Uyuşmazlık Yönetimi

Doğabilecek uyuşmazlıklar, sözleşmede öngörülen tahkim veya yetkili mahkeme yoluyla çözülür; gerektiğinde yatırım anlaşması korumasına başvurulur.

Bu aşamaların her biri kendi içinde süre ve usul kuralları barındırır. Özellikle sektörel izin ve teşvik belgesi süreçleri ile yabancı belgelerin tasdik ve tercüme aşamaları öngörülenden uzun sürebilir. Sürecin baştan planlı bir takvimle yürütülmesi, hem zaman kaybının hem de uyum eksikliğinden doğabilecek yaptırımların önlenmesi bakımından önemlidir.

Yatırım Uyuşmazlıklarında Zamanaşımı ve Süreler

Yabancı yatırım süreçlerinde süreler, işlemin niteliğine göre değişen iki katmanda karşımıza çıkar: esasa ilişkin zamanaşımı süreleri ve idari-usuli işlemlere ilişkin başvuru ve dava süreleri. Ticari ilişkilerden doğan alacak ve tazminat talepleri bakımından, uyuşmazlığın türüne göre genel ticari zamanaşımı süreleri uygulanabilir; sözleşmeden doğan bazı taleplerde daha uzun genel süreler gündeme gelebilir.

SüreçSüre Niteliği
Ticari alacak ve tazminat talepleriUyuşmazlık türüne göre değişen zamanaşımı
İdari işleme karşı iptal davasıKanunda öngörülen kısa dava açma süresi
Çalışma-oturma izni yenilemeleriBelge süresi dolmadan başvuru
Yatırım anlaşması kapsamında tahkimAnlaşmada öngörülen bekleme ve başvuru süreleri
Teşvik belgesi taahhütleriBelgede öngörülen yatırım süresi

İdari işlemlere karşı açılacak iptal davalarında dava açma süresi kural olarak kısadır ve hak düşürücü niteliktedir; bu süre kaçırıldığında işlem kesinleşir. Yatırım anlaşmaları kapsamında tahkime başvururken, çoğu anlaşmada öngörülen bir bekleme (soğuma) süresine ve usule uyulması gerekir. Süreleri doğru hesaplamak, hem hakların korunması hem de savunma imkânlarının kaybedilmemesi bakımından belirleyicidir; bu nedenle somut sürece uygulanacak sürelerin bir avukatça değerlendirilmesi yerinde olur.

Sık Yapılan Hatalar

Yabancı yatırım süreçlerinde yapılan hatalar çoğunlukla telafisi güç sonuçlar doğurur. Aşağıdaki başlıklar, uygulamada en sık karşılaşılan ve hak veya zaman kaybına yol açan yanlışları özetler:

  • Sektör kısıtını gözden kaçırmak: Düzenlenmiş sektörlerde gereken izin ve pay sınırlamalarını dikkate almadan yatırıma girişmek sürecin baştan tıkanmasına yol açar.
  • Belge tasdikini ihmal etmek: Yabancı sicil ve karar belgelerinin apostil ve yeminli tercüme eksikliği kuruluş ve başvuruları geciktirir.
  • Taşınmazda ön inceleme yapmamak: Yasak bölge, takyidat ve imar durumu araştırılmadan yapılan edinim, mülkiyetin devredilememesine yol açabilir.
  • Tahkim şartını atlamak: Sözleşmeye uygun uyuşmazlık çözüm klozu koymamak, olası bir uyuşmazlıkta yatırımcıyı zayıf konuma düşürebilir.
  • Teşvik taahhüdünü izlememek: Teşvik belgesindeki yatırım ve istihdam taahhütlerinin yerine getirilmemesi, sağlanan desteklerin geri alınmasına neden olabilir.
  • Vergi ve transfer usulünü ihmal etmek: Çifte vergilendirme anlaşmalarından yararlanmamak ya da transfer bildirimlerini eksik yapmak gereksiz vergi yükü ve uyuşmazlık doğurabilir.

Bu hatalar çoğu zaman yabancı yatırım hukukunun çok katmanlı ve teknik yapısından kaynaklanır. Küçük görünen bir belge ya da usul eksikliği bile yatırımın gecikmesine, ek maliyete ya da bir hakkın kaybına yol açabilir. Bu nedenle sürecin başından itibaren planlı ve uyumlu biçimde yürütülmesi büyük önem taşır.

Gerekli Belgeler

Bir yabancı yatırımın kurulması ya da yatırım işleminin yürütülmesi için gereken belgeler, yatırımın türüne göre değişir. Aşağıda uygulamada sıkça istenen belgeler kategoriler hâlinde özetlenmiştir; somut yatırımda ek belgeler gerekebilir:

Kimlik ve Yetki Belgeleri

Yabancı gerçek kişi ortakların pasaport ve vergi numarası bilgileri; tüzel kişi ortaklar için apostilli ve tercümeli sicil kaydı, yetkili organ kararı ve imza sirküleri.

Kuruluş ve Sözleşme Belgeleri

Ana sözleşme, hissedarlar sözleşmesi, sermaye taahhüt belgeleri, vekâletnameler ve varsa yatırım-ortaklık protokolleri.

İzin ve Teşvik Belgeleri

Sektörel faaliyet izni ve lisanslar, yatırım teşvik belgesi, çalışma-oturma izni başvuru belgeleri ve gerekli uygunluk yazıları.

Taşınmaz ve Mali Belgeler

Tapu kaydı, değerleme raporu, imar durumu belgesi, banka dekont ve mukimlik belgeleri ile vergi kayıt belgeleri.

Belgelerin eksiksiz, doğru ve usulüne uygun (apostil, tercüme, tasdik) olması hem yatırımın sağlıklı ilerlemesi hem de ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda ispat bakımından belirleyicidir. Özellikle yabancı kaynaklı belgelerin tasdik zinciri, sürecin en sık gecikme yaşanan aşamasıdır. Belgelerinizi bir araya getirdikten sonra dosyanızı bir avukatla değerlendirmeniz, doğru yapı ve mercinin seçilmesine yardımcı olur.

Sultanbeyli'da Yabancı Yatırımlar Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Yabancı yatırım hukuku; şirketler hukuku, taşınmaz, göç ve işgücü, vergi ve uluslararası tahkimi kesen, teknik ve süreye duyarlı bir alandır. Bu nedenle dosyanızı yürütecek avukatın bu alanlardaki deneyimi ve çok boyutlu süreç yönetimi becerisi önem taşır. Aşağıdaki başlıklar, bir avukatla ilk görüşmede netleştirmenizde yarar olan konuları özetler:

Deneyim ve Uzmanlık

Yabancı sermayeli şirket kuruluşu, taşınmaz edinimi, çalışma izni, teşvik ve uluslararası tahkim gibi süreçlerde benzer dosya deneyimi.

Dil ve Uluslararası Çerçeve

Yabancı ortaklarla iletişim, yabancı belge ve sözleşmelerin yönetimi, ilgili ikili yatırım anlaşması ve tahkim mekanizmalarına aşinalık.

Süreç ve Uyum

İzin, teşvik ve bildirim yükümlülüklerinin takvimlenmesi, kritik sürelerin izlenmesi ve dosyanın hangi aralıklarla güncelleneceği.

Yerel Deneyim

Sultanbeyli ve Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki ticaret sicili, tapu ve valilik uygulamalarına aşinalık, tebligat ve süreç yönetiminde pratik yaklaşım.

İlk görüşmede yatırımınızın gerçekçi bir değerlendirmesini istemeniz, olası senaryoları ve maliyetleri anlamanız açısından yararlıdır. Kesin sonuç ya da "sorunsuz onay garantisi" gibi vaatler yerine, sürecin nasıl yönetileceğine dair somut bir yol haritası sunan yaklaşım daha güvenilirdir. Aşağıdaki soruları görüşmede sormayı düşünebilirsiniz:

  • Planladığım yatırım için hangi yapı (şirket, şube, iştirak) daha uygun?
  • Faaliyet konum sektörel izin veya lisans gerektiriyor mu?
  • Hangi teşviklerden yararlanabilirim ve bunların taahhütleri neler?
  • Taşınmaz edinimimde yasak bölge veya sınır sorunları var mı?
  • Uyuşmazlık çıkarsa hangi çözüm yolu (tahkim, mahkeme) benim için uygun?

Bu platformda listelenen avukatları; uzmanlık alanı, deneyimi ve iletişim tercihleri açısından karşılaştırarak dosyanıza uygun olanı seçebilirsiniz. Nihai kararı, yatırımınızın özelliklerini bir avukatla birebir değerlendirdikten sonra vermeniz en sağlıklı yaklaşımdır.

İlgili Mevzuat

Yabancı yatırım uygulamasında başvurulan temel mevzuat aşağıda özetlenmiştir. Bu düzenlemeler zaman içinde değişebildiğinden, güncel metin ve içtihatların dikkate alınması önemlidir:

  • Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu (4875)
    Yabancı yatırımcı ve yatırım tanımı, ulusal muamele, kamulaştırma güvencesi, transfer serbestisi ve uyuşmazlık çözümü.
  • Türk Ticaret Kanunu (6102)
    Yabancı sermayeli şirketlerin kuruluşu, şube, ortaklık yapısı, pay devri ve organların işleyişi.
  • Tapu Kanunu (2644)
    Yabancı gerçek ve tüzel kişilerin taşınmaz edinimi, sınırlamalar ve yasak bölge esasları.
  • Uluslararası İşgücü Kanunu (6735)
    Yabancıların çalışma izni başvuru usulü, değerlendirme ölçütleri ve Turkuaz Kart uygulaması.
  • Türk Vatandaşlığı Kanunu (5901)
    Yatırım yoluyla istisnai vatandaşlık kazanımının usul ve esasları.
  • Milletlerarası Tahkim ve Tenfiz Mevzuatı
    Yatırım uyuşmazlıklarında tahkim, ikili yatırım anlaşmaları ve yabancı hakem kararlarının tanınıp tenfizi.

Mevzuatın yanı sıra Türkiye'nin taraf olduğu ikili yatırım anlaşmaları ile Yargıtay ve idari yargının yerleşik içtihatları da uygulamayı önemli ölçüde şekillendirir. Özellikle taşınmaz edinimi, çalışma izni ve tahkim gibi konularda güncel içtihat ve düzenlemelerin dikkate alınması, sürecin doğru yürütülmesi için gereklidir. Güncel mevzuat ve içtihat değerlendirmesi için bir avukattan destek almanız önerilir.

Emsal İçtihat ve İlkeler

Aşağıdaki başlıklar, yabancı yatırım hukukunda yargı ve uygulamada öne çıkan bazı ilkeleri genel biçimde özetler. Bunlar bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendi koşulları farklı sonuç doğurabilir:

İlke · Ulusal Muamele

Yabancı yatırımcı, kanunla aksi öngörülmedikçe yerli yatırımcı ile eşit hak ve yükümlülüklere tabidir; ayrımcı uygulamalar bu ilke çerçevesinde değerlendirilir.

İlke · Kamulaştırma Güvencesi

Yatırım, kamu yararı gerektirmedikçe ve karşılığı usulünce ödenmedikçe kamulaştırılamaz ya da devletleştirilemez; bu güvence yatırım korumasının temelidir.

İlke · Transfer Serbestisi

Yatırımdan doğan kâr ve bedellerin yurt dışına transferi güvence altındadır; ancak vergi ve bildirim yükümlülüklerine uyulması gerekir.

İlke · Tenfiz Değerlendirmesi

Yabancı hakem kararlarının Türkiye'de tenfizi, kamu düzenine aykırılık gibi sınırlı gerekçelerle incelenir; kural olarak esasın yeniden yargılanması yapılmaz.

Bu ilkeler, mevzuat ve içtihatların yıllar içinde ortaya koyduğu genel eğilimleri yansıtır ve düzenleme değişiklikleriyle güncellenebilir. Dosyanıza uygulanabilecek güncel içtihat ve anlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi, uzmanlık ve dikkat gerektiren bir iştir. Bu nedenle somut yatırımınız için bir avukattan güncel değerlendirme almanız yerinde olur.

Sık Sorulan Sorular

Sultanbeyli'da yabancı bir kişi ya da şirket Türkiye'de yatırım yapabilir mi?

Türk hukuku, doğrudan yabancı yatırımlar bakımından kural olarak yerli yatırımcı ile eşit muamele (ulusal muamele) esasını benimser. 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu uyarınca yabancı yatırımcılar, kanunla yasaklanmadıkça yerli yatırımcılarla aynı hak ve yükümlülüklere tabi olarak Türkiye'de şirket kurabilir, mevcut şirketlere ortak olabilir, şube veya irtibat bürosu açabilir. Bazı sektörlerde (örneğin bankacılık, sigortacılık, medya, madencilik, enerji, havacılık) özel izin, lisans veya pay oranı sınırlamaları bulunabilir. Bu nedenle yatırımın türüne ve sektöre göre başvuru mercileri ve gerekli izinler değişir; sürecin baştan doğru planlanması için hukuki değerlendirme yerinde olur.

Yabancı sermayeli şirket kurmak için özel bir izin gerekiyor mu?

Kural olarak yabancı yatırımcının Türkiye'de şirket kurması için ön izin ya da onay şartı yoktur; yabancı sermayeli şirketler de yerli şirketlerle aynı usulle Ticaret Sicili nezdinde kurulur. Anonim veya limited şirket kuruluşunda ana sözleşme hazırlanır, sermaye taahhüdü yapılır ve şirket ticaret siciline tescil edilir. Ancak yabancı yatırımlı şirketler, faaliyetlerine ilişkin bazı bilgileri (sermaye, ortaklık yapısı, faaliyet gibi) ilgili bakanlığa dönemsel olarak bildirmekle yükümlüdür. Sektöre özgü lisans gerektiren alanlarda ayrıca ilgili düzenleyici kurumdan izin alınması gerekir. Kuruluş belgelerinin ve ortaklık yapısının baştan doğru kurgulanması, ilerideki uyuşmazlıkların önlenmesinde belirleyicidir.

Yabancılar Türkiye'de taşınmaz (gayrimenkul) satın alabilir mi?

Yabancı gerçek kişiler, karşılıklılık ve kanuni sınırlamalar çerçevesinde Türkiye'de taşınmaz edinebilir. 2644 sayılı Tapu Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca, bir yabancı gerçek kişinin edinebileceği taşınmazın ülke genelindeki toplam yüzölçümü ile bir ilçe sınırları içinde edinilebilecek alan bakımından üst sınırlar öngörülmüştür. Askeri yasak ve güvenlik bölgelerinde edinim ayrıca izne tabidir. Yabancı sermayeli şirketlerin taşınmaz edinimi ise farklı bir rejime tabidir ve valilik nezdindeki komisyon değerlendirmesini gerektirebilir. Edinim öncesinde tapu kaydının, imar durumunun ve yasak bölge sorgusunun yapılması, sonradan doğabilecek sorunların önüne geçmek için önemlidir.

Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmak mümkün mü?

Türk Vatandaşlığı Kanunu ve ilgili yönetmelik, belirli tutarda yatırım yapan yabancılara istisnai yoldan vatandaşlık kazanma imkânı tanır. Bu yollar arasında kanunda her dönem belirlenen tutarın üzerinde taşınmaz edinip belirli süre elden çıkarmama taahhüdünde bulunmak, sabit sermaye yatırımı yapmak, bankaya belirli tutarda mevduat yatırıp tutmak veya belirli sayıda kişiye istihdam sağlamak gibi seçenekler bulunur. Aranan tutarlar ve şartlar mevzuatla belirlenir ve zaman içinde güncellenebilir. Başvuruda değerleme raporu, uygunluk belgesi ve taahhütlerin usulüne uygun yerine getirilmesi kritik önemdedir; eksik veya hatalı başvuru sürecin reddine yol açabilir.

Yabancı bir çalışan için çalışma izni nasıl alınır?

Türkiye'de bir yabancının çalışabilmesi için kural olarak çalışma izni gereklidir. Uluslararası İşgücü Kanunu uyarınca başvuru, kural olarak Türkiye'deki işveren tarafından ilgili bakanlık nezdinde elektronik ortamda yapılır. Başvuruda şirketin sermaye, istihdam ve faaliyet ölçütlerini karşılaması, yabancının niteliğinin işe uygun olması gibi değerlendirme kriterleri gözetilir. Çalışma izni verildiğinde bu belge kural olarak oturma iznini de kapsayabilir. Yabancı sermayeli yatırımlar ve nitelikli personel istihdamı bakımından bazı kolaylıklar öngörülmüştür. Başvuru şartlarının baştan doğru değerlendirilmesi, ret ve zaman kaybı riskini azaltır.

Yabancı yatırımcı ile devlet arasındaki uyuşmazlıklar nasıl çözülür?

Yabancı yatırımlarda uyuşmazlık çözümü, uyuşmazlığın taraflarına ve konusuna göre değişir. Yatırımcı ile Türk kamu makamları arasındaki uyuşmazlıklarda, ilgili yatırım korumasına ilişkin ikili yatırım anlaşmalarının (BIT) öngördüğü tahkim mekanizmaları ve Türkiye'nin taraf olduğu ICSID sistemi gündeme gelebilir. Ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda ise sözleşmede tahkim şartı varsa uyuşmazlık hakem heyetince, yoksa yetkili Türk mahkemelerince çözülür. Milletlerarası tahkim ve yabancı hakem kararlarının Türkiye'de tanınıp tenfizi ise ayrı bir usule tabidir. Uygun uyuşmazlık çözüm yolunun seçimi teknik bir değerlendirme gerektirir ve sözleşme aşamasında belirlenmesi önemlidir.

İrtibat bürosu ile şube arasındaki fark nedir?

İrtibat bürosu, yabancı bir şirketin Türkiye'de ticari faaliyette bulunmadan yalnızca pazar araştırması, tanıtım, koordinasyon gibi işlevleri yürütmek üzere ilgili bakanlıktan izin alarak açtığı yapıdır; gelir elde edici ticari faaliyette bulunamaz ve giderleri kural olarak yurt dışından karşılanır. Şube ise yabancı şirketin Türkiye'de ticari faaliyet yürütebilen, ancak ayrı tüzel kişiliği bulunmayan uzantısıdır ve ticaret siciline tescil edilir; ana şirketin faaliyet alanında iş yapabilir ve vergi mükellefiyeti doğurur. Hangi yapının seçileceği; faaliyetin niteliğine, vergisel sonuçlara ve sorumluluk beklentilerine göre belirlenmelidir. Yanlış yapı seçimi sonradan yeniden yapılanma maliyeti doğurabilir.

Yabancı yatırımcının kâr transferi ve sermaye çıkışında sınırlama var mı?

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, yatırımdan elde edilen net kâr, temettü, satış ve tasfiye bedelleri, lisans-yönetim ücretleri ile kredi anapara ve faiz geri ödemelerinin bankalar aracılığıyla yurt dışına serbestçe transfer edilebilmesini güvence altına alır. Bu transfer serbestisi, yabancı yatırım için önemli bir güvence unsurudur. Ancak transferlerin ilgili vergi yükümlülükleri yerine getirilerek ve bankacılık mevzuatındaki bildirim usullerine uyularak yapılması gerekir. Ayrıca kambiyo ve vergi mevzuatındaki dönemsel düzenlemeler transfer sürecini etkileyebilir. Transferlerin belgelendirilmesi ve usulüne uygun yürütülmesi, sonradan doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önemlidir.

Yabancı sermayeli şirketin taşınmaz edinimi neden farklı bir rejime tabi?

Yabancı sermayeli şirketlerin taşınmaz veya sınırlı ayni hak edinimi, yabancı gerçek kişilerinkinden farklı esaslara tabidir. Bu şirketlerin edinimi, kural olarak faaliyet konularını yürütmek amacıyla ve mevzuatta öngörülen değerlendirme çerçevesinde mümkündür; askeri yasak ve güvenlik bölgeleri ile stratejik alanlarda ayrıca izin gerekebilir. Edinim talebi çoğu zaman valilik bünyesindeki komisyonun değerlendirmesine tabi tutulabilir. Bu ayrım, ulusal güvenlik ve kamu düzeni kaygılarının gözetilmesinden kaynaklanır. Bu nedenle yabancı sermayeli bir şirketin taşınmaz edinmeden önce faaliyet konusu, edinim amacı ve taşınmazın konumu bakımından hukuki uygunluk incelemesi yaptırması yerinde olur.

Sultanbeyli'da yabancı yatırımla ilgili bir dava hangi mahkemede görülür?

Uyuşmazlığın niteliği görevli mahkemeyi belirler. Yabancı sermayeli şirketlerin ticari faaliyetlerinden ve ortaklık ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklar kural olarak Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür. Taşınmaz edinimine ilişkin tapu ve ayni hak uyuşmazlıkları taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde çözülür. Çalışma izni gibi idari işlemlere karşı açılacak davalar idari yargının görev alanına girer. Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi ise ayrı bir usule tabidir. Sultanbeyli'da doğan uyuşmazlıklar, yetki kurallarına göre Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkemede görülür. Doğru mercie başvurmak için uyuşmazlığın niteliğinin baştan belirlenmesi gerekir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar