Bornova Medya ve Basın Hukuku Avukatları

Bornova, İzmir ilçesinde medya ve basın hukuku alanında hizmet veren 866 avukat. Tekzip, içerik kaldırma, kişilik hakkı ve tazminat süreçleri hakkında bilgiyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Süheyla Çitak
Av. Süheyla Çitak
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu'nun 11139 sicil numaralı üyesidir. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gülnur Tekin
Av. Gülnur Tekin
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu bünyesinde 7291 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İlker Savran
Av. İlker Savran
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 6469 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Asil Kocaçinar
Av. Asil Kocaçinar
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu bünyesinde 16715 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Servet Öztürk
Av. Servet Öztürk
İzmir İzmir Barosu

17750 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Miray Canbazoğlu
Av. Miray Canbazoğlu
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 21236 sicil numaralı üyesidir.

Av. Özlem Çiğdem
Av. Özlem Çiğdem
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 11665 sicil numaralı üyesidir.

Av. Okan Yeşilsu
Av. Okan Yeşilsu
İzmir İzmir Barosu

3959 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Asli Yaka
Av. Asli Yaka
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu bünyesinde 13353 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ebru Yiğit
Av. Ebru Yiğit
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 14207 sicil numaralı üyesidir.

Av. Gülay Güney
Av. Gülay Güney
İzmir İzmir Barosu

11570 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Sevilay Yildiz Gökmen Erdoğan
Av. Sevilay Yildiz Gökmen Erdoğan
İzmir İzmir Barosu

15192 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Emre Albayrak
Av. Emre Albayrak
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 14307 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Fatih Akşen
Av. Fatih Akşen
İzmir İzmir Barosu

19923 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Talat Tekkiliç
Av. Talat Tekkiliç
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 3503 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Vedat Kolukisa
Av. Vedat Kolukisa
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 8311 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Gizem Ayey Gökdeniz
Av. Gizem Ayey Gökdeniz
İzmir İzmir Barosu

12604 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hande Tuğçe Keser
Av. Hande Tuğçe Keser
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu bünyesinde 11066 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hatice Merve Hepsabuncular Uçar
Av. Hatice Merve Hepsabuncular Uçar
İzmir İzmir Barosu

12482 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Emir Aksoy
Av. Emir Aksoy
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 20903 sicil numaralı üyesidir.

Av. Tuncay Akarsu
Av. Tuncay Akarsu
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 7078 sicil numaralı üyesidir.

Av. Neşemsin Öztürk
Av. Neşemsin Öztürk
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 2623 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Şule Çelik
Av. Şule Çelik
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 15071 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ali Gökay Kaya
Av. Ali Gökay Kaya
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu'nun 17657 sicil numaralı üyesidir. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hüseyin Coşkun Alper
Av. Hüseyin Coşkun Alper
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu'nun 917 sicil numaralı üyesidir. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Şenol Karaaslan
Av. Şenol Karaaslan
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu bünyesinde 6211 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Büşra Kaya Kocabiyik
Av. Büşra Kaya Kocabiyik
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu bünyesinde 13363 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İbrahim Halil Akmeşe
Av. İbrahim Halil Akmeşe
İzmir İzmir Barosu

19647 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Betül Ağirbaş
Av. Betül Ağirbaş
İzmir İzmir Barosu

13107 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Dilek Kocatürk
Av. Dilek Kocatürk
İzmir İzmir Barosu

19722 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Nihal Özdemir
Av. Nihal Özdemir
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 11093 sicil numaralı üyesidir.

Av. Gözde Gönenç İşinibilir
Av. Gözde Gönenç İşinibilir
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 14965 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Abdullah Bera Deniz
Av. Abdullah Bera Deniz
İzmir İzmir Barosu

20869 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Tuğçe Kolcu
Av. Tuğçe Kolcu
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 12597 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Utkan Ercan
Av. Utkan Ercan
İzmir İzmir Barosu

19620 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Dilara Holdur
Av. Dilara Holdur
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu'nun 16348 sicil numaralı üyesidir. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Selda Ulukaya
Av. Selda Ulukaya
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu'nun 7040 sicil numaralı üyesidir. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gürcan Soyuer
Av. Gürcan Soyuer
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu bünyesinde 8582 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Onur Sir
Av. Onur Sir
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 17160 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Hazal Sönmez Çay
Av. Hazal Sönmez Çay
İzmir İzmir Barosu

12470 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Güldal Ertem
Av. Güldal Ertem
İzmir İzmir Barosu

8434 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mesut Türksever
Av. Mesut Türksever
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 13131 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Zuhal Kaya
Av. Zuhal Kaya
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 6092 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Handan Haspat Karahalil
Av. Handan Haspat Karahalil
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu bünyesinde 7406 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Elif Beşe
Av. Elif Beşe
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu bünyesinde 16638 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mert Çamlica
Av. Mert Çamlica
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 15541 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Furkan Sözen
Av. Furkan Sözen
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu bünyesinde 13368 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mehmet Aksay
Av. Mehmet Aksay
İzmir İzmir Barosu

7437 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Semra Marmara
Av. Semra Marmara
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 2563 sicil numaralı üyesidir.

Av. Cansel Bozkurt
Av. Cansel Bozkurt
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 18828 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Bornova, İzmir Medya ve Basın Hukuku Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Bornova (İzmir) bölgesinde medya ve basın hukuku uyuşmazlıklarını; basın yoluyla kişilik hakkı ihlali, tekzip (düzeltme ve cevap) hakkı, internet içeriğinin kaldırılması ve erişimin engellenmesi, unutulma hakkı, tazminat, telif ve kişisel veri boyutları açısından ele alır. Amaç, sürecin baştan doğru yönetilmesine ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli biçimde seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Medya ve Basın Hukukunda Öne Çıkanlar
  • Görevli mahkeme: Tazminat için Asliye Hukuk (bazen Ticaret); içerik kaldırma/erişim engeli ile tekzip için Sulh Ceza Hâkimliği.
  • Süreler kritik: Tekzip ve erişim engeli başvuruları kısa, çoğu zaman hak düşürücü sürelere tabidir.
  • Denge: İfade ve basın özgürlüğü ile kişilik hakkı, kamu yararı ölçütüyle tartılır.
  • Yer: Bornova uyuşmazlıkları İzmir Adliyesi yargı çevresinde görülür.

Medya ve Basın Hukuku Nedir? Kapsamı

Medya ve basın hukuku; gazete, dergi, televizyon, radyo, haber siteleri ve sosyal medya gibi kitle iletişim araçlarıyla yapılan yayınların hukuki çerçevesini düzenleyen alandır. Bir yandan Anayasa güvencesindeki ifade ve basın özgürlüğünü, diğer yandan bu özgürlüğün karşısında yer alan kişilik hakkı, özel hayatın gizliliği, şeref ve itibarın korunmasını dengelemeyi amaçlar. Bu iki değer arasındaki gerilim, medya hukukunun temel eksenini oluşturur.

Alanın kaynakları çok katmanlıdır: Basın Kanunu süreli yayınlara ilişkin temel kuralları koyar; internet yayınları bakımından 5651 sayılı Kanun içerik kaldırma ve erişim engeli usullerini belirler. Kişilik hakkı ihlallerinde Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanununun haksız fiil hükümleri, hakaret ve özel hayatın ihlali gibi durumlarda Türk Ceza Kanunu devreye girer. Ayrıca fikir ürünlerinin korunması için Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, kişisel verilerin işlenmesi bakımından da Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bu alanla iç içedir.

Basın Yayın
Gazete, dergi, süreli yayın
Görsel-İşitsel
Televizyon, radyo yayınları
İnternet Yayınları
Haber siteleri, platformlar
Sosyal Medya
Paylaşım, yorum, içerik
Kişilik Hakkı
Şeref, itibar, özel hayat
Telif ve Veri
Eser, görüntü, kişisel veri

Basın Özgürlüğü ile Kişilik Hakkı Dengesi

Medya hukukunun kalbinde, iki temel hakkın çatışması yatar: basın ve ifade özgürlüğü ile kişinin şeref, itibar ve özel hayatını içeren kişilik hakkı. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi her iki değeri de korur; bu nedenle bir yayının hukuka uygun olup olmadığı, mutlak bir kuralla değil somut olaydaki menfaatlerin tartılmasıyla belirlenir. Yargı, bu tartıyı yaparken içeriğin haber değerini, kamusal ilgiyi ve ihlalin ağırlığını birlikte değerlendirir.

Uygulamada bir haberin hukuka uygunluğu için genellikle dört ölçütün birlikte bulunması aranır: gerçeklik (haberin doğru olması ya da yayın anında doğru sanılmasını gerektiren makul araştırmanın yapılmış olması), güncellik (haberin toplumsal ilgi bakımından güncelliğini koruması), kamu yararı ve toplumsal ilgi ve konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık (kullanılan dilin haberin özüyle orantılı olması). Bu ölçütlerden birinin eksikliği, yayını hukuka aykırı hâle getirebilir.

Öte yandan eleştiri ile hakaret arasındaki sınır ayrı bir öneme sahiptir. Kamuya mal olmuş kişiler ve kamusal tartışmalar bakımından eleştiri sınırı daha geniştir; ancak sert eleştiri hakkı, aşağılayıcı, küçük düşürücü ve haber içeriğiyle bağı bulunmayan ifadeleri meşru kılmaz. Bu değerlendirme her olayda ayrıca yapılır ve savunmanın ya da talebin başarısı, bu ölçütlerin doğru kurgulanmasına bağlıdır.

Basın Hukukunda Temel Kavramlar

Basın hukukunda sorumluluk zinciri, yayının niteliğine göre farklı kişilere dağılır. Süreli yayınlarda eser sahibi, sorumlu müdür ve yayın sahibi farklı ölçülerde sorumlu olabilir; internet ortamında ise içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı ve erişim sağlayıcı ayrımı belirleyicidir. Bu ayrımların doğru yapılması, talebin ve davanın kime yöneltileceğini belirler.

  • İçerik sağlayıcı: İnternet ortamında bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan kişidir; sağladığı içerikten kural olarak sorumludur.
  • Yer sağlayıcı: İçeriği barındıran hizmeti sunan kişidir; kural olarak içeriği denetleme yükümlülüğü bulunmaz, ancak hukuka aykırılıktan haberdar edildiğinde teknik olarak mümkünse içeriği kaldırmakla yükümlü olabilir.
  • Erişim sağlayıcı: Kullanıcılara internete erişim imkânı sunan kuruluştur; verilen erişim engelleme kararlarını uygular.
  • Sorumlu müdür: Süreli yayınlarda yayının içeriğinden sorumlu olan ve tekzip taleplerinin muhatabı olan kişidir.

Bu kavramların yanında haberin biçimi de önemlidir: köşe yazısı, haber metni, başlık, alt yazı, fotoğraf ve manşet ayrı ayrı değerlendirilebilir. Örneğin metin dengeli olsa bile abartılı ya da gerçeği yansıtmayan bir manşet tek başına kişilik hakkını ihlal edebilir. Bu nedenle ihlalin hangi öğeden kaynaklandığı, talebin isabeti bakımından titizlikle belirlenmelidir.

Sık Karşılaşılan Uyuşmazlık Türleri

Medya ve basın hukuku alanında başvurular çok çeşitli olabilir; her biri farklı hukuki yol ve süre gerektirir. Aşağıda uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlık türleri özetlenmiştir. Bu örnekler, hangi durumda hangi yolun izlenebileceğini görmenize yardımcı olur.

  • Basın yoluyla hakaret ve iftira: Gazete, haber sitesi veya sosyal medyada kişiyi küçük düşüren, itibarını zedeleyen ya da işlemediği bir suçu isnat eden yayınlar.
  • Gerçeğe aykırı haber: Yanlış bilgiye dayanan, çarpıtılmış veya bağlamından koparılarak sunulan içerikler.
  • Özel hayatın ihlali: Rıza dışında elde edilen görüntü, ses veya bilginin kamuya açıklanması.
  • Ticari itibarın zedelenmesi: Şirket veya markaya yönelik gerçeğe aykırı, karalayıcı yayınlar ve haksız rekabet boyutu.
  • Telif ve içerik intihali: Bir haber, fotoğraf veya yazının izinsiz kopyalanıp yeniden yayımlanması.
  • Kişisel veri ihlali: Kimlik, sağlık veya iletişim verilerinin hukuka aykırı biçimde yayımlanması.

Bu uyuşmazlıkların çoğu birden fazla hukuki boyut taşır; örneğin gerçeğe aykırı bir haber hem tazminat hem tekzip hem de içerik kaldırma yollarını aynı anda gündeme getirebilir. Doğru stratejinin belirlenmesi için ihlalin tüm boyutlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Bornova'da Medya ve Basın Davaları Hangi Mahkemede Görülür?

Medya hukukunda başvurulacak merci, talebin niteliğine göre değişir; tazminat ile içerik/tekzip başvuruları farklı mahkemelere aittir:

Mahkeme / HâkimlikGörev Alanı
Asliye Hukuk MahkemesiBasın yoluyla kişilik hakkı ihlalinden doğan maddi ve manevi tazminat davaları; haksız fiil talepleri.
Asliye Ticaret MahkemesiUyuşmazlığın ticari işletme veya haksız rekabet boyutu taşıdığı hâllerde ilgili tazminat ve tespit davaları.
Sulh Ceza Hâkimliğiİnternet içeriğinin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararları; tekzibin yayımlanmasına ilişkin talepler; koruma tedbirlerine itirazlar.
Asliye Ceza MahkemesiBasın yoluyla hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal gibi suçlara ilişkin ceza yargılaması.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTelif hakkı ihlalleri (bulunmayan yerlerde bu görevi Asliye Hukuk Mahkemesi üstlenir).
Yer bakımından yetki — Bornova

Tazminat davalarında kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; haksız fiilde zararın doğduğu yer mahkemesi de yetkili sayılabilir. Bornova'da yaşayan bir kişinin başvuruları, yetki kurallarına göre İzmir Adliyesi bünyesindeki ilgili mahkeme veya hâkimlikte görülebilir.

Görev kurallarına aykırılık kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında dikkate alınabilir. Bir başvurunun yanlış mahkemeye yapılması zaman ve süre kaybına yol açabileceğinden, talebin niteliğine göre doğru merciin belirlenmesi ilk ve en kritik adımlardan biridir.

Tekzip (Düzeltme ve Cevap) Hakkı

Tekzip, süreli yayınlarda kişilik haklarını ihlal eden ya da gerçeğe aykırı bir yayın yapıldığında, ilgili kişinin ücretsiz olarak düzeltme ve cevap metni yayımlatma hakkıdır. Bu hak, kişiye kendi anlatımını aynı yayın organında dile getirme imkânı tanıyarak, ihlalin etkisini yayının okuruna ulaşacak biçimde giderme amacı taşır. Tekzip hakkı, tazminat ve ceza yollarından bağımsız olarak kullanılabilir.

Tekzip metni, yayının tarihinden itibaren kanunda belirtilen süre içinde yayın organının sorumlu müdürüne yazılı olarak gönderilir. Metnin hukuka uygun sınırlarda kalması gerekir: üçüncü kişilerin haklarını ihlal etmemeli, suç unsuru taşımamalı ve yayınla ilgili konuyla sınırlı olmalıdır. Yayın organı, metni kanunda öngörülen süre ve biçimde (aynı sayfada, aynı puntoda, koşulsuz ve kısaltmasız olarak) yayımlamakla yükümlüdür.

Süreler hak düşürücüdür

Tekzip metninin yayın organına gönderilmesi ve yayımlanmaması hâlinde Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulması kısa ve hak düşürücü sürelere tabidir. Süre kaçırıldığında tekzip hakkı kullanılamaz hâle gelebilir; bu nedenle gecikmeden hareket edilmelidir.

Sorumlu müdür metni yayımlamaz veya kurallara aykırı yayımlarsa, ilgili kişi süresi içinde Sulh Ceza Hâkimliğine başvurarak tekzibin yayımlanmasına karar verilmesini isteyebilir. Hâkim, metnin kanuni koşulları taşıyıp taşımadığını inceleyerek yayımlanmasına ya da talebin reddine karar verir. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır.

İnternet İçeriğinin Kaldırılması ve Erişimin Engellenmesi

İnternet ortamındaki bir yayının kişilik haklarını ihlal etmesi hâlinde, 5651 sayılı Kanun kapsamında iki temel araç bulunur: içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi. İçeriğin çıkarılması, hukuka aykırı yayının kaynağından kaldırılmasını; erişimin engellenmesi ise içeriğe ulaşılmasının teknik olarak önlenmesini ifade eder. İkisi birlikte de talep edilebilir.

Süreç genellikle önce ilgili içerik veya yer sağlayıcıya başvurularak içeriğin kaldırılmasının istenmesiyle başlar. Bu talebin karşılanmaması hâlinde Sulh Ceza Hâkimliğine başvurularak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı istenir. Kişilik hakkı ihlallerinde karar, ihlalin gerçekleştiği belirli yayın adresleri (URL) esas alınarak verilir; böylece tüm siteye yönelik orantısız bir engelleme yerine yalnızca hukuka aykırı içeriğe erişim önlenir.

Hızlı koruma imkânı

Kişilik hakkı ihlallerinde Sulh Ceza Hâkimliği başvuruları, niteliği gereği hızlı sonuçlanan bir korumadır. Karar verildikten sonra uygulama, Erişim Sağlayıcıları Birliği aracılığıyla yerine getirilir. Başvurunun ilgili URL'ler ve ekran görüntüleriyle doğru hazırlanması, sürecin gecikmeden ilerlemesini sağlar.

Bu tedbirler, ihlalin yol açtığı zararı gidermez; yalnızca yayının etkisini durdurur. Bu nedenle içerik kaldırma ve erişim engelleme, çoğu zaman tazminat ve ceza yollarıyla birlikte, tamamlayıcı bir strateji olarak kullanılır. İçeriğin farklı adreslerde yeniden yayımlanması ihtimaline karşı sürecin takibi de önemlidir.

Unutulma Hakkı ve Arama Sonuçları

Unutulma hakkı, kişinin geçmişte gerçekleşmiş ve artık güncelliğini yitirmiş bir bilginin, aradan geçen zaman ve değişen koşullar nedeniyle kamuya açık kaynaklardan veya arama motoru sonuçlarından çıkarılmasını isteyebilmesidir. Bu hak, kişinin geçmişin belirli bir anına sonsuza dek bağlı kalmamasını ve zaman içinde yeniden itibar kazanabilmesini amaçlar. Ancak mutlak değildir; ifade özgürlüğü ve kamunun bilgi edinme hakkıyla dengelenir.

Bir talebin unutulma hakkı kapsamında değerlendirilmesinde; bilginin güncelliği, doğruluğu, kamusal ilgisi, kişinin toplumdaki konumu ve bilginin yayımından bu yana geçen süre gibi ölçütler dikkate alınır. Örneğin kamusal görev yürüten bir kişinin bu göreviyle ilgili geçmiş bilgilerinin kamu yararı daha yüksek olabilirken, sıradan bir kişinin uzun süre önce sonuçlanmış ve güncelliğini yitirmiş bir olayı farklı değerlendirilebilir.

Uygulamada talep, önce ilgili yayın organına veya arama motoru işletmesine yöneltilir; sonuç alınamazsa Kişisel Verileri Koruma Kuruluna başvuru ya da yargı yolu gündeme gelir. Talebin doğru gerekçelendirilmesi ve hangi bilginin, hangi ölçütlerle çıkarılmasının istendiğinin açıkça ortaya konması, sonucun belirleyici unsurudur.

Basın Yoluyla İşlenen Suçlar ve Ceza Sorumluluğu

Medya yoluyla gerçekleşen bazı fiiller yalnızca hukuki değil, aynı zamanda cezai sorumluluk da doğurur. Türk Ceza Kanunu kapsamında hakaret, iftira, özel hayatın gizliliğini ihlal, haberleşmenin gizliliğinin ihlali ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yayılması gibi suçlar basın-yayın yoluyla işlenebilir. Bu suçların basın-yayın yoluyla işlenmesi, çoğu hâlde cezanın artırılmasını gerektiren bir sebep sayılır.

Hakaret ve benzeri şikâyete bağlı suçlarda, mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren belirli bir süre içinde şikâyette bulunması gerekir; bu süre kaçırıldığında ceza soruşturması yürütülemez. Ceza süreci, Cumhuriyet savcılığına yapılan şikâyet ya da suç duyurusuyla başlar; yeterli şüphe hâlinde dava açılır ve yargılama ilgili ceza mahkemesinde görülür. Fail anonim ise, savcılıktan içeriğin sahibinin tespiti talep edilebilir.

Ceza ve hukuk yolları birbirinden bağımsızdır; bir mağdur aynı fiil için hem ceza şikâyetinde bulunabilir hem de hukuk mahkemesinde tazminat davası açabilir. Ceza davasındaki bir mahkûmiyet, tazminat davasında güçlü bir delil oluşturabilir. Hangi yolun ya da yolların birlikte izleneceği, somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.

Tazminat Davaları: Maddi ve Manevi Zarar

Basın yoluyla kişilik hakkı ihlal edilen kişi, uğradığı zararların giderilmesi için tazminat davası açabilir. Manevi tazminat, ihlalin kişide yol açtığı üzüntü, itibar kaybı ve manevi acının giderilmesini amaçlar; hâkim, ihlalin ağırlığını, tarafların ekonomik durumunu ve olayın koşullarını dikkate alarak uygun bir miktar belirler. Maddi tazminat ise ihlal nedeniyle uğranılan somut mal varlığı kayıplarını (örneğin ticari itibar zedelenmesinden doğan gelir kaybı) kapsar ve ispatlanması gerekir.

Tazminatın yanında, kişilik hakkı ihlaline özgü başka talepler de ileri sürülebilir. İhlalin devam etmesi hâlinde durdurulması (men davası), gerçekleşmesi muhtemel bir ihlalin önlenmesi (önleme davası) ve gerçekleşen ihlalin hukuka aykırılığının mahkemece saptanması (tespit davası) mümkündür. Ayrıca haksız fiil sonucu sağlanan kazancın istenmesi de gündeme gelebilir. Bu talepler tek bir davada birlikte ileri sürülebilir.

Tazminat miktarını belirleyen etkenler ihlalin niteliğine göre çeşitlilik gösterir. Miktarın gerçekçi ve hukuka uygun biçimde talep edilmesi, hem davanın kabul edilebilirliği hem de yargılama giderleri bakımından önem taşır. Bu değerlendirme, olaya ve emsal uygulamalara hâkim bir avukatla yapılmalıdır.

Tazminat Miktarını Etkileyen Etkenler

Manevi tazminatta sabit bir tarife bulunmaz; miktar, hâkimin somut olayı değerlendirmesiyle belirlenir. Aşağıdaki etkenler, talebin gerçekçi biçimde şekillendirilmesinde yol gösterir:

İhlalin Ağırlığı
İfadelerin niteliği ve şiddeti
Yayının Etkisi
Erişim, tiraj, tekrar
Kişinin Konumu
Kamuya mal olma durumu
Kusur Derecesi
Kast veya ihmalin ağırlığı
Ekonomik Durum
Tarafların mali koşulları
Giderim Çabası
Tekzip, özür, kaldırma

Bu etkenler birbiriyle etkileşir; örneğin geniş kitleye ulaşan, sürekli tekrar edilen ve ağır ifadeler içeren bir yayın için belirlenecek tazminat, tek seferlik ve sınırlı etkili bir yayına göre daha yüksek olabilir. Buna karşılık yayın organının içeriği hızla kaldırması ya da tekzibi usulüne uygun yayımlaması, giderim çabası olarak değerlendirilebilir. Talebin bu etkenler ışığında dengeli kurulması, sürecin başarısı için önemlidir.

Basın ve Medya Davalarında Süreç Adımları

Medya hukuku uyuşmazlıkları, talebin türüne göre farklı yollarla ilerler; ancak birçok dosyada aşağıdaki adımlar birbirini izler. Sürenin doğru yönetilmesi, hem hak kaybını önler hem de ihlalin etkisinin büyümesini engeller. Tipik akış şöyledir:

1
Delil tespiti

İhlale konu yayının ekran görüntüsü, bağlantı adresleri ve içeriği zaman damgalı biçimde kayıt altına alınır; gerektiğinde tespit istenir. (İlk günlerde yapılması önemlidir.)

2
Bildirim ve talep

İçerik veya yer sağlayıcıya, gerektiğinde sorumlu müdüre başvurularak içeriğin kaldırılması veya tekzip yayımlanması istenir.

3
Sulh ceza başvurusu

Talep karşılanmazsa içeriğin çıkarılması, erişimin engellenmesi veya tekzibin yayımlanması için Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulur. (Süreler kısadır.)

4
Tazminat davası

Kişilik hakkı ihlalinden doğan maddi/manevi tazminat için Asliye Hukuk (gerektiğinde Ticaret) Mahkemesinde dava açılır.

5
Ceza şikâyeti

Fiil suç oluşturuyorsa Cumhuriyet savcılığına şikâyet ya da suç duyurusunda bulunulur.

6
Kanun yolları

Verilen kararlara karşı itiraz, istinaf ve koşulları varsa temyiz yollarına başvurulabilir.

Deliller ve İspat

Medya hukuku uyuşmazlıklarında en kritik konulardan biri, ihlalin ve zararın somut biçimde ortaya konmasıdır. İnternet içerikleri hızla değiştirilebildiği veya silinebildiği için, ihlalin ilk fark edildiği anda delillerin güvence altına alınması büyük önem taşır. Zamanında toplanmayan deliller, hukuken haklı bir talebin dahi ispatlanamamasına yol açabilir.

Uygulamada başvurulan başlıca deliller şunlardır: yayının içeriğini gösteren zaman damgalı ekran görüntüleri, tam yayın adresleri (URL), yayının kaynağını gösteren belgeler, tanık beyanları ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi. Yayının belirli bir tarihte var olduğunu kanıtlamak için noter aracılığıyla tespit yaptırılması veya mahkemeden delil tespiti istenmesi güçlü bir yöntemdir. Dijital delillerin bütünlüğünün korunması, ispat değeri açısından belirleyicidir.

İspat yükü genellikle iddiada bulunan taraftadır; ancak basın özgürlüğüne dayanan taraf, yayının hukuka uygunluk ölçütlerini (gerçeklik, kamu yararı gibi) karşıladığını ortaya koymakla yükümlü olabilir. Delillerin doğru toplanması, hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olmaması ve zamanında dosyaya sunulması, sürecin başarısını doğrudan etkiler.

Zamanaşımı ve Süreler

Süre yönetimi belirleyicidir

Medya hukukunda tekzip, şikâyet ve tazminat için farklı süreler işler. Bu sürelerin bir kısmı hak düşürücü niteliktedir; kaçırıldığında ilgili hak tümüyle kullanılamaz hâle gelebilir.

KonuYaklaşım
Tekzip talebiYayın tarihinden itibaren kanunda belirtilen kısa ve hak düşürücü süre içinde sorumlu müdüre başvuru
Ceza şikâyetiŞikâyete bağlı suçlarda fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren kanunda öngörülen süre
Tazminat (haksız fiil)Zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren kısa süre; her hâlde fiilden itibaren daha uzun azami süre
Ceza zamanaşımı istisnasıFiil suç oluşturuyor ve ceza kanununda daha uzun zamanaşımı öngörülüyorsa, tazminatta da bu süre uygulanabilir

Sürelerin başlangıç anı, çoğu zaman yayın tarihi veya ihlalin öğrenildiği tarih olarak belirlenir. İnternette yayının erişilebilir kaldığı süre boyunca ihlalin sürüp sürmediği, sürelerin işlemesi bakımından ayrı bir değerlendirme gerektirebilir. Bu teknik konuların baştan doğru belirlenmesi, hak kayıplarını önlemek için kritiktir.

Telif Hakkı ve İçerik İntihali

Medya alanında üretilen haber metinleri, köşe yazıları, fotoğraflar, video ve grafikler Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser olarak korunabilir. Bir içeriğin izinsiz kopyalanıp başka bir yayında kullanılması, eser sahibinin mali ve manevi haklarını ihlal eder. Salt bilgi ve olaya ilişkin haberler daha sınırlı korunsa da, özgün bir ifade biçimi, kurgu veya değerlendirme içeren içerikler koruma altındadır.

Telif ihlali hâlinde eser sahibi; ihlalin durdurulması, önlenmesi, hukuka aykırılığın tespiti ve tazminat talep edebilir. Ayrıca izinsiz kullanım nedeniyle elde edilen kazancın istenmesi ve içeriğin yayından kaldırılması da gündeme gelebilir. Fotoğraf ve görüntülerde ayrıca ilgili kişinin görüntü üzerindeki kişilik hakkı da devreye girebilir; bu durumda telif ve kişilik hakkı korumaları bir arada değerlendirilir.

Alıntı hakkı ve haber verme amacıyla sınırlı kullanım gibi istisnalar bulunsa da, bunların da kaynak gösterme ve amaçla sınırlı kalma gibi koşulları vardır. Bir kullanımın izinsiz kopyalama mı yoksa hukuka uygun alıntı mı olduğu, içeriğin kapsamı ve kullanım biçimine göre belirlenir; bu ayrımın doğru yapılması sürecin sonucunu etkiler.

Kişisel Veri ve Özel Hayatın Korunması

Medya yayınları çoğu zaman kişilere ait verileri de içerir; ad, görüntü, sağlık, iletişim veya konum bilgisi gibi veriler Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında korunur. Bu verilerin hukuka aykırı biçimde işlenmesi veya yayımlanması, kişilik hakkı ihlalinin yanında ayrı bir hukuki ve idari sorumluluk doğurabilir. Gazetecilik faaliyeti bakımından bazı istisnalar bulunsa da, bu istisnalar sınırsız değildir ve kamu yararı ile ölçülülük gözetilerek uygulanır.

Özel hayatın gizliliği ise kişinin yalnızca kendisini ilgilendiren, kamuya kapalı yaşam alanını korur. Bir kişinin sağlık durumu, aile yaşamı, cinsel hayatı veya haberleşmesine ilişkin bilgilerin rıza dışında açıklanması, haber gerçek olsa dahi kamu yararı bulunmadıkça hukuka aykırı sayılabilir. Kamuya mal olmuş kişiler bakımından dahi, kamusal görevle ilgisi bulunmayan özel yaşam alanı korunmaya devam eder.

Kişisel veri ihlallerinde ilgili kişi, verinin silinmesini, düzeltilmesini veya yayımının durdurulmasını isteyebilir; sonuç alınamazsa Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyette bulunabilir ve yargı yoluna başvurabilir. Bu yollar, içerik kaldırma ve tazminat süreçleriyle birlikte tamamlayıcı biçimde kullanılabilir.

Sosyal Medya ve Platform Sorumluluğu

Sosyal medya platformları, günümüzde kişilik hakkı ihlallerinin en sık gerçekleştiği ortamlardan biridir. Bir paylaşım, yorum ya da içerik, geniş kitlelere hızla ulaşarak ihlalin etkisini büyütebilir. Bu ortamlardaki içerikler bakımından da 5651 sayılı Kanun kapsamındaki içerik kaldırma ve erişim engelleme yolları işletilebilir; ayrıca içeriği paylaşan kişiye karşı tazminat ve ceza yolları açıktır.

Belirli büyüklükteki sosyal ağ sağlayıcıların, Türkiye'den yapılan içerik kaldırma ve yanıt taleplerini değerlendirmek üzere temsilci bulundurma ve başvuruları belirli süre içinde yanıtlama yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu, ihlale uğrayan kişilerin platformlar üzerinden de sonuç alabilmesine imkân tanır. Yine de platform içi başvuruların sonuçsuz kalması hâlinde, yargısal yollar tamamlayıcı bir güvence sağlar.

Sosyal medyada içeriği yeniden paylaşan (repost/alıntı) kişilerin sorumluluğu ayrıca değerlendirilir; hukuka aykırı bir içeriği benimseyerek yayan kişi de sorumlu tutulabilir. Anonim hesaplar söz konusu olduğunda, failin tespiti için savcılık ve mahkeme yolları devreye girer. Bu ortamlardaki hızlı yayılma nedeniyle erken müdahale, ihlalin sınırlandırılması bakımından özellikle önemlidir.

Basın ve Medya Süreçlerinde Sık Yapılan Hatalar

Medya hukuku uyuşmazlıklarında, çoğu zaman ilk günlerde atılan yanlış adımlar sonucu belirler. Uygulamada en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:

  • Delilleri geç toplamak: İnternet içerikleri kolayca silinebildiğinden, ekran görüntüsü ve tespit yapılmadan geç kalmak ispatı zorlaştırır.
  • Tekzip süresini kaçırmak: Kısa ve hak düşürücü tekzip süreleri gözden kaçtığında bu hak tümüyle kullanılamaz hâle gelir.
  • Yanlış merci seçmek: Tazminat ile içerik kaldırma başvurularının farklı mahkemelere ait olduğunu göz ardı etmek zaman kaybına yol açar.
  • Yolları tek boyutlu ele almak: Yalnızca ceza şikâyetiyle yetinip içerik kaldırma ve tazminat imkânlarını atlamak.
  • Duygusal ve orantısız talep: İhlalle bağı zayıf, aşırı yüksek taleplerin yargılama giderleri ve dosyanın seyri üzerinde olumsuz etkisi olabilir.

Bu hataların büyük çoğunluğu, sürecin başında hukuki destek alınarak ve delillerin zamanında güvence altına alınmasıyla önlenebilir.

Gerekli Belgeler

Başvuru ve dava sürecinin hızlı ilerlemesi için, ihlale ilişkin belge ve delillerin baştan derli toplu hazırlanması önemlidir. İhtiyaç duyulan belgeler olaya göre değişmekle birlikte, tipik olarak aşağıdakiler istenir:

  • Yayın kaydı: İhlale konu içeriğin zaman damgalı ekran görüntüleri ve tam yayın adresleri (URL).
  • Kimlik ve iletişim bilgileri: Başvuran kişi ve mümkünse yayından sorumlu tarafa ilişkin bilgiler.
  • Önceki başvurular: İçerik/yer sağlayıcıya ya da sorumlu müdüre yapılan talep ve yanıtlar.
  • Zarara ilişkin belgeler: Maddi tazminat için gelir kaybı, ticari itibar zedelenmesi gibi kayıpları gösteren belgeler.
  • Tespit ve tanık bilgileri: Varsa noter/mahkeme tespiti ile tanık ad ve iletişim bilgileri.
  • Vekâletname: Avukat aracılığıyla yürütülecek süreç için düzenlenen vekâletname.

Belgelerin eksiksiz ve düzenli sunulması, hem başvurunun kabul edilebilirliği hem de sürecin gecikmeden ilerlemesi bakımından belirleyicidir. Hangi belgelerin gerekli olduğu, olayın özelliğine göre bir avukatla netleştirilmelidir.

Bornova'da Medya ve Basın Hukuku Avukatı Seçerken

Medya hukuku, kısa süreler, teknik başvurular ve ifade özgürlüğü ile kişilik hakkı arasındaki hassas dengeyi bir arada barındırdığından, avukat seçimi sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Alan deneyimi, hızlı hareket edebilme ve dosyaya özel strateji üretebilme becerisi belirleyicidir. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular aşağıda özetlenmiştir:

  • Alan deneyimi: Tekzip, içerik kaldırma, kişilik hakkı ve tazminat süreçlerinde uygulama bilgisi.
  • Hız ve ulaşılabilirlik: Kısa sürelerin ve hızla yayılan içeriklerin gerektirdiği çabuk müdahale.
  • Yerel yargı bilgisi: İzmir Adliyesi ve bölge mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Süreç, olası sonuçlar ve ücret konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede avukata sorabileceğiniz sorular

  • Yaşadığım ihlal için hangi yolları (tekzip, içerik kaldırma, tazminat, ceza) izleyebiliriz?
  • Süreler açısından durumum nedir; acilen hangi adımı atmam gerekiyor?
  • İçeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesi için ne kadar sürede sonuç alınabilir?
  • Elimdeki hangi belge ve delilleri güvence altına almalıyım?
  • Sürecin yaklaşık aşamaları, olası sonuçları ve ücretlendirme nasıl işler?

İlgili Mevzuat

  • Basın Kanunu (5187)
    Süreli yayınlar, tekzip (düzeltme ve cevap), basın sorumluluğu
  • İnternet Ortamında Yayınlar Kanunu (5651)
    İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi usulleri
  • Türk Medeni Kanunu (4721)
    Kişilik hakkının korunması; men, önleme ve tespit davaları
  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Haksız fiil, maddi ve manevi tazminat
  • Türk Ceza Kanunu (5237)
    Hakaret, iftira, özel hayatın gizliliğini ihlal
  • Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (6698)
    Kişisel verilerin işlenmesi ve korunması
  • Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846)
    Haber, fotoğraf ve içeriklerin telif korumasi

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Haberin hukuka uygunluğu

Bir yayının hukuka uygun sayılması için gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık ölçütlerinin birlikte bulunması gerektiği yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · Özgürlük–kişilik hakkı dengesi

İfade ve basın özgürlüğü ile kişilik hakkının çatıştığı hâllerde, somut olaydaki menfaatlerin tartılarak dengenin kurulması gerektiği değerlendirmesi.

İlke · Ölçülü erişim engeli

İnternette kişilik hakkı ihlallerinde, tüm siteye yönelik orantısız engelleme yerine yalnızca ihlale konu yayın adresleri (URL) esas alınarak tedbir uygulanması gerektiği ilkesi.

Sıkça Sorulan Sorular

Bornova'da basın yoluyla kişilik hakkım ihlal edilirse hangi mahkemeye başvururum?

Basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan doğan tazminat ve haksız fiil davaları kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür; ancak uyuşmazlık ticari bir işletme veya haksız rekabet boyutuyla ilgiliyse Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olabilir. Manevi ve maddi tazminat talepleri aynı davada birlikte ileri sürülebilir. Yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir; haksız fiilde zararın doğduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Bornova'daki uyuşmazlıklar yetki kurallarına göre İzmir Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkemede ele alınır.

Tekzip (düzeltme ve cevap) hakkı nedir, nasıl kullanılır?

Süreli yayınlarda kişilik haklarını ihlal eden veya gerçeğe aykırı yayın yapılması hâlinde ilgili kişi, ücretsiz olarak düzeltme ve cevap metni yayımlanmasını isteyebilir. Metin, yayın tarihinden itibaren kanunda belirtilen süre içinde sorumlu müdüre gönderilir. Yayımlanmaması veya kurallara aykırı yayımlanması hâlinde, süresi içinde Sulh Ceza Hâkimliğine başvurularak yayımlanmasına karar verilmesi istenebilir. Süreler kısa ve hak düşürücü nitelikte olduğundan gecikmeden hareket edilmelidir.

İnternette hakkımda çıkan yalan haber veya içerik nasıl kaldırılır?

Kişilik haklarını ihlal eden internet içeriği için önce içerik sağlayıcıya veya yer sağlayıcıya başvurularak içeriğin çıkarılması istenebilir. Talep karşılanmazsa Sulh Ceza Hâkimliğinden içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı talep edilebilir. Karar, ihlalin gerçekleştiği yayın adresleri (URL) esas alınarak verilir ve Erişim Sağlayıcıları Birliği aracılığıyla uygulanır. Başvurunun teknik olarak doğru hazırlanması, sürecin hızlı sonuçlanması için önemlidir.

Unutulma hakkı nedir; eski bir haberin arama sonuçlarından çıkarılmasını isteyebilir miyim?

Unutulma hakkı, kişinin geçmişteki bir olguya ilişkin ve güncelliğini yitirmiş bilginin, kamuya açık kaynaklardan veya arama motoru sonuçlarından çıkarılmasını isteyebilmesidir. Bu hak, ifade ve basın özgürlüğü ile kamu yararı arasında bir denge gözetilerek uygulanır; haberin güncelliği, kamusal ilgisi ve kişinin toplumdaki konumu gibi ölçütler değerlendirilir. Talep, ilgili platforma ve gerektiğinde Kişisel Verileri Koruma Kuruluna ya da yargıya yöneltilebilir.

Basın yoluyla hakaret suç mu, ayrıca tazminat da isteyebilir miyim?

Basın yoluyla işlenen hakaret, Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturabilir ve basın-yayın yoluyla işlenmesi ağırlaştırıcı sebep sayılır. Bu ceza sorumluluğunun yanında, aynı fiil kişilik hakkını ihlal ediyorsa hukuk mahkemesinde manevi ve maddi tazminat da talep edilebilir. Ceza ve hukuk süreçleri birbirinden bağımsız yürür; birinden vazgeçmek diğerini otomatik olarak sona erdirmez. Hangi yolun veya yolların birlikte izleneceği somut olaya göre değerlendirilmelidir.

Haberin gerçek olması durumunda yine de dava açabilir miyim?

Basın özgürlüğü kapsamında yapılan bir yayının hukuka uygun sayılması için genellikle gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık ölçütlerinin bir arada bulunması aranır. Haber gerçek olsa bile, kamu yararı bulunmadan özel hayatın açıklanması, aşağılayıcı ifadeler kullanılması veya masumiyet karinesinin ihlali hukuka aykırılık oluşturabilir. Bu nedenle her olay, bu ölçütler ışığında ayrıca değerlendirilir.

Tazminat davası için zamanaşımı süresi nedir?

Basın yoluyla kişilik hakkı ihlalinden doğan tazminat talepleri haksız fiile ilişkin zamanaşımına tabidir. Kural olarak zarar görenin zararı ve faili öğrenmesinden itibaren daha kısa bir süre ile her hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren daha uzun bir azami süre işler. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse, tazminat için de bu daha uzun süre uygulanabilir. Süreler hak kaybına yol açabildiğinden erken hareket edilmesi önerilir.

Röportaj veya fotoğrafımın rızam olmadan yayımlanması hukuka aykırı mı?

Kişinin görüntüsü ve sesi kişilik hakkı kapsamında korunur; kural olarak açık rıza olmadan yayımlanması hukuka aykırılık oluşturabilir. Ancak kamuya mal olmuş kişiler, güncel olaylar ve kamu yararı gibi hâllerde bu koruma daha sınırlı uygulanabilir. Rıza dışında elde edilen veya rızanın kapsamını aşacak biçimde kullanılan görüntü ve kayıtlar hem hukuki hem cezai sorumluluk doğurabilir. Somut kullanımın hukuka uygunluğu, olayın koşullarına göre değerlendirilir.

İçeriği yayımlayan kişi anonimse veya yurt dışındaysa ne yapabilirim?

Failin kimliği belirsiz olsa dahi, içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi yolları işletilebilir; bu tedbirler yayının kendisine yöneliktir ve fail bilinmese de uygulanabilir. Ayrıca ilgili platform ve yer sağlayıcılara başvurularak içeriğin kaldırılması istenebilir. Ceza sorumluluğunun takibi için Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunularak failin tespiti talep edilebilir. Sınır ötesi içeriklerde süreç daha teknik olduğundan, bu alanda deneyimli bir avukatın desteği önem taşır.

Bornova'da medya hukuku avukatı ile çalışmanın faydası nedir?

Medya ve basın hukuku; kısa hak düşürücü süreler, teknik başvurular ve ifade özgürlüğü ile kişilik hakkı arasındaki hassas dengeyi barındırır. Bu alanda hizmet veren bir avukat, tekzip metninin usulüne uygun hazırlanmasından içerik kaldırma ve erişim engelleme başvurularının doğru URL bazında yapılmasına, tazminat ve ceza yollarının birlikte kurgulanmasına kadar süreci bütün olarak yönetir. Erken ve doğru adım, hem hak kaybını önler hem de olası mükerrer yayınların engellenmesine katkı sağlar.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar