Yeşilyurt Velayet Davaları Avukatları

Yeşilyurt, Malatya ilçesinde velayet davaları alanında hizmet veren 293 avukat. Velayetin belirlenmesi, değiştirilmesi, ortak velayet ve kişisel ilişki süreçleriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Muhammed Uğur Kaya
Av. Muhammed Uğur Kaya
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Malatya Barosu'na 1048 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Mustafa Umut Yalçin
Av. Mustafa Umut Yalçin
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Malatya Barosu'nun 609 sicil numaralı üyesidir.

Av. Nur Eylül Kaya
Av. Nur Eylül Kaya
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Malatya Barosu'na 1578 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ahmet Mesut Özcan
Av. Ahmet Mesut Özcan
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Malatya Barosu'nun 2226 sicil numaralı üyesidir.

Av. Yasin Özdağ
Av. Yasin Özdağ
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu'nun 2082 sicil numaralı üyesidir. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ömer Faruk Çetin
Av. Ömer Faruk Çetin
Malatya Malatya Barosu

2027 baro sicil numarasıyla Malatya Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Malatya ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mehmet Hüseyin Erdurak
Av. Mehmet Hüseyin Erdurak
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Malatya Barosu'nun 1595 sicil numaralı üyesidir.

Av. Özgür Tezcan
Av. Özgür Tezcan
Malatya Malatya Barosu

842 baro sicil numarasıyla Malatya Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Malatya ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Gamze Kaya
Av. Gamze Kaya
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Malatya Barosu'nun 1764 sicil numaralı üyesidir.

Av. Muhammed Doğukan Kendirlioğlu
Av. Muhammed Doğukan Kendirlioğlu
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Malatya Barosu'nun 2328 sicil numaralı üyesidir.

Av. Merve Karataş
Av. Merve Karataş
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu bünyesinde 1481 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Demet Göçer
Av. Demet Göçer
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu'nun 2252 sicil numaralı üyesidir. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fatma Karaduman
Av. Fatma Karaduman
Malatya Malatya Barosu

326 baro sicil numarasıyla Malatya Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Malatya ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Erva Akyol Tay
Av. Erva Akyol Tay
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu bünyesinde 1837 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Beyza Nur Çelen
Av. Beyza Nur Çelen
Malatya Malatya Barosu

2222 baro sicil numarasıyla Malatya Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Malatya ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Özmen Düz
Av. Özmen Düz
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu bünyesinde 1223 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Büşra Yurtseven
Av. Büşra Yurtseven
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu'nun 1639 sicil numaralı üyesidir. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Funda Marasali
Av. Funda Marasali
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Malatya Barosu'nun 1054 sicil numaralı üyesidir.

Av. Onur Bozbayir
Av. Onur Bozbayir
Malatya Malatya Barosu

1243 baro sicil numarasıyla Malatya Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Malatya ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ayşe Büşra Dalli
Av. Ayşe Büşra Dalli
Malatya Malatya Barosu

1630 baro sicil numarasıyla Malatya Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Malatya ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Fatih Aydin
Av. Fatih Aydin
Malatya Malatya Barosu

941 baro sicil numarasıyla Malatya Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Malatya ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Betül Tinastepe Gökdere
Av. Betül Tinastepe Gökdere
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Malatya Barosu'nun 2161 sicil numaralı üyesidir.

Av. Hüseyin Aydin Barbak
Av. Hüseyin Aydin Barbak
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Malatya Barosu'na 2004 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Dilara Nur Yarloğlueş
Av. Dilara Nur Yarloğlueş
Malatya Malatya Barosu

2275 baro sicil numarasıyla Malatya Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Malatya ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mustafa Demir
Av. Mustafa Demir
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Malatya Barosu'nun 1931 sicil numaralı üyesidir.

Av. Gökhan Ulu
Av. Gökhan Ulu
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu'nun 815 sicil numaralı üyesidir. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Muhammed Emin Karakaya
Av. Muhammed Emin Karakaya
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu bünyesinde 1840 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ahmet Hakan Ulutaş
Av. Ahmet Hakan Ulutaş
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu'nun 2220 sicil numaralı üyesidir. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sevde Nur Kurt
Av. Sevde Nur Kurt
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu bünyesinde 1942 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Vuslat Aybar
Av. Vuslat Aybar
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Malatya Barosu'na 2112 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Nilay Tuğçe Usta
Av. Nilay Tuğçe Usta
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu'nun 1704 sicil numaralı üyesidir. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fatma Betül Durhan
Av. Fatma Betül Durhan
Malatya Malatya Barosu

1781 baro sicil numarasıyla Malatya Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Malatya ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Kübra Avşar
Av. Kübra Avşar
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Malatya Barosu'nun 2163 sicil numaralı üyesidir.

Av. İnanç Buse İnal
Av. İnanç Buse İnal
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Malatya Barosu'na 1453 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. İbrahim Özer
Av. İbrahim Özer
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu'nun 1503 sicil numaralı üyesidir. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ömür Furkan Şahin
Av. Ömür Furkan Şahin
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu'nun 2147 sicil numaralı üyesidir. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Selcan Gönültaş
Av. Selcan Gönültaş
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Malatya Barosu'nun 1812 sicil numaralı üyesidir.

Av. Erol Selçuk
Av. Erol Selçuk
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Malatya Barosu'na 795 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Nusret Esen
Av. Nusret Esen
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu'nun 1565 sicil numaralı üyesidir. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Furkan Ercan
Av. Furkan Ercan
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Malatya Barosu'na 1992 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Güner Günay
Av. Güner Günay
Malatya Malatya Barosu

2013 baro sicil numarasıyla Malatya Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Malatya ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hakan Bezirgan
Av. Hakan Bezirgan
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu bünyesinde 1300 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fatih Yilmaz
Av. Fatih Yilmaz
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Malatya Barosu'na 981 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Seyhan Özdoğan
Av. Seyhan Özdoğan
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Malatya Barosu'na 2301 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Melis Yurtseven
Av. Melis Yurtseven
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu bünyesinde 1446 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Didar Solgun
Av. Didar Solgun
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu bünyesinde 1729 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Özgür Gül
Av. Özgür Gül
Malatya Malatya Barosu

Malatya ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Malatya Barosu'nun 635 sicil numaralı üyesidir.

Av. Şebnem Eda Ermeç
Av. Şebnem Eda Ermeç
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu bünyesinde 2195 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gamze Yildiz
Av. Gamze Yildiz
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu'nun 1924 sicil numaralı üyesidir. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Seval Altunkara
Av. Seval Altunkara
Malatya Malatya Barosu

Malatya Barosu'nun 1743 sicil numaralı üyesidir. Malatya ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Yeşilyurt, Malatya Velayet Davaları Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Yeşilyurt (Malatya) bölgesinde velayet uyuşmazlıklarını; velayetin belirlenmesi, değiştirilmesi ve kaldırılması, ortak velayet, kişisel ilişki (görüş) düzenlenmesi ile çocuk teslimi ve icrası açısından ayrıntılı biçimde ele alır. Amaç, çocuğun yararını merkeze alan bir sürecin baştan doğru kurgulanmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Velayet Davalarında Öne Çıkanlar
  • Temel ölçüt: Velayette tek ve üstün ölçüt çocuğun yararıdır; tarafların istek ve kusuru ikinci plandadır.
  • Görevli mahkeme: Velayet davaları Aile Mahkemesi'nde görülür; boşanma içinde veya ayrı bir dava olarak karara bağlanır.
  • Kalıcı değil: Koşullar değişirse velayetin değiştirilmesi, ağır hâllerde kaldırılması talep edilebilir.
  • Yer: Yeşilyurt dosyaları Malatya Adliyesi yargı çevresindeki Aile Mahkemesi'nde görülür.

Velayet Nedir? Kapsamı

Velayet; ergin olmayan (18 yaşından küçük) çocuğun kişiliğine, bakımına, eğitimine, malvarlığına ve yasal temsiline ilişkin hak ve yükümlülüklerin bütünüdür. Kural olarak velayet ana ve babaya birlikte aittir; evlilik birliği devam ettiği sürece anne ve baba velayeti birlikte kullanır. Boşanma ya da ayrılık hâlinde ise hâkim, velayeti eşlerden birine bırakır ve çocuğun geleceğini düzenler. Velayetin temel kaynağı Türk Medeni Kanunu (TMK), çocuğun korunmasına ilişkin özel düzenlemeler ise 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'dur.

Velayet yalnızca bir "üstünlük" değil, aynı zamanda bir sorumluluktur: çocuğu koruma, ona bakma, temsil etme ve malvarlığını yönetme görevlerini içerir. Bu nedenle mahkemeler velayeti düzenlerken, kimin "hak ettiğine" değil, çocuğun sağlıklı biçimde nerede gelişeceğine odaklanır. Velayet uyuşmazlıkları çoğu zaman hem hukuki hem de duygusal boyut taşıdığından, sürecin sağlıklı ve çocuğu örselemeden yönetilmesi büyük önem taşır. Aşağıda bu alanda en sık karşılaşılan uyuşmazlık başlıkları özetlenmiştir:

Belirlenmesi
Çocuğun üstün yararı
Değiştirilmesi
Koşulların değişmesi
Ortak Velayet
Birlikte kullanım
Kişisel İlişki
Görüş günleri
Kaldırılması
İstisnai tedbir
Çocuk Teslimi
Kararın icrası

Velayete ilişkin talepler çoğu zaman birbirine bağlıdır: velayetin kime verildiği, kişisel ilişkinin kapsamını ve iştirak nafakasını doğrudan etkiler. Bu bağlantı nedeniyle dosyanın parça parça değil bütüncül bir bakışla ele alınması gerekir. Örneğin velayet talebiyle birlikte çocukla kişisel ilişki ve nafaka konularının da açıkça düzenlenmesi, ileride ayrı davalar açma zorunluluğunu ve hak kayıplarını önler. Velayet süreçlerinde önceliğin çocuğun psikolojik dengesinin korunması olması, hem hukuki hem de insani bir gerekliliktir.

Velayetin Belirlenmesi: Çocuğun Üstün Yararı

Velayet düzenlenirken hâkimin dayandığı temel ilke, tartışmasız biçimde çocuğun üstün yararıdır. Bu ilke, tarafların istek, gurur ya da kusur durumundan çok, çocuğun bedensel, ruhsal ve sosyal gelişiminin en sağlıklı hangi düzende sağlanacağına odaklanır. Mahkeme, velayeti belirlerken çok sayıda etkeni bir arada değerlendirir; hiçbir etken tek başına mutlak sonuç doğurmaz.

Değerlendirmede öne çıkan başlıca ölçütler şunlardır: çocuğun yaşı ve bakım ihtiyacı, anne ve baba ile kurduğu duygusal bağ, ebeveynlerin çocuğa ayırabileceği zaman, ekonomik ve sosyal durum, çocuğun alışık olduğu çevre ile eğitim düzeninin korunması ve tarafların çocuğa örnek olabilecek yaşam biçimi. Özellikle küçük yaştaki, anne bakımına ve şefkatine muhtaç çocuklarda velayet çoğunlukla anneye bırakılabilir; ancak bu, cinsiyete dayalı kesin bir kural değil, çocuğun yararına dayanan bir değerlendirmedir.

İdrak çağındaki (ayırt etme gücüne sahip) çocuğun görüşü de alınır ve dikkate alınır; ancak bu görüş tek başına belirleyici değildir. Mahkeme, gerektiğinde uzman (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) raporuna başvurarak çocuğun ve ebeveynlerin durumunu inceletir. Bu raporlar, çocuğun hangi ebeveynin yanında daha sağlıklı gelişeceğine ışık tuttuğu için velayet kararında büyük ağırlık taşır. Kardeşlerin mümkün olduğunca birlikte kalması gerektiği yönündeki yaklaşım da uygulamada gözetilir.

Velayetin Değiştirilmesi

Velayet düzenlemesi, verildiği anda son ve değişmez bir karar değildir. Çocuğun yararı gerektirdiğinde velayet her zaman yeniden değerlendirilebilir. Velayetin değiştirilmesi davası, boşanma sırasında veya sonrasında verilen velayet kararının, sonradan ortaya çıkan yeni koşullar nedeniyle çocuğun aleyhine sonuç doğurması hâlinde açılır. Burada da ölçüt yine çocuğun üstün yararıdır.

Velayetin değiştirilmesine yol açabilecek başlıca durumlar şunlardır: velayeti elinde bulunduran ebeveynin çocuğu ihmal etmesi veya kötü muamelede bulunması, ağır ve sürekli bir hastalığa yakalanması, başka bir şehre ya da ülkeye taşınarak çocuğun düzenini bozması, çocuğu diğer ebeveyne karşı sistemli biçimde yabancılaştırması, kişisel ilişki kararına ısrarla uymaması veya idrak çağındaki çocuğun kendi iradesiyle diğer ebeveynin yanında yaşamak istemesi.

Bu davada, iddia edilen değişikliğin somut delillerle ve mümkünse uzman raporlarıyla ortaya konması gerekir. Mahkeme, salt ebeveynler arasındaki anlaşmazlığa değil, çocuğun mevcut durumunda gerçek bir bozulma olup olmadığına bakar. Değişiklik talebi çocuğun yararına hizmet etmiyorsa reddedilir; bu nedenle talebin sağlam bir gerekçeye ve belgeye dayandırılması önemlidir.

Ortak Velayet

Ortak velayet, boşanmadan sonra velayetin yalnızca bir ebeveynde değil, her iki ebeveynde birlikte kalmasını ifade eder. Böylece çocuğun eğitimi, sağlığı ve hayatına ilişkin önemli kararlar anne ve baba tarafından ortaklaşa alınır. Türk hukukunda ortak velayet uzun süre kabul görmemiş olsa da; İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne ek 7 No'lu Protokol'ün iç hukuk bakımından uygulanabilirliğinin kabulüyle, uygun hâllerde ortak velayete hükmedilebilmektedir.

Ortak velayetin kabul edilebilmesi için birtakım koşulların bir arada bulunması aranır: her şeyden önce ortak velayetin çocuğun üstün yararına uygun olması, ebeveynlerin işbirliğine ve iletişime elverişli olması, çocuğun eğitim ve yaşam düzeninin bu düzenlemeden zarar görmemesi gerekir. Tarafların birbirine yönelik ağır çatışma ve husumet içinde olduğu, iletişimin koptuğu dosyalarda mahkeme ortak velayeti çocuğun yararına görmeyebilir.

Ortak velayette çocuğun fiilen yanında kalacağı ebeveyn ile diğer ebeveynin görüşme düzeni ve giderlere katılım da netleştirilir. Ortak velayet, ebeveynlerden birinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; aksine her iki tarafın da çocuğa ilişkin kararlara ve giderlere ortak katılımını gerektirir. Bu düzenin sürdürülebilir olması, tarafların çocuğun yararı etrafında uzlaşı kurabilmesine bağlıdır.

Kişisel İlişki (Görüş) Düzenlenmesi

Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, velayet hakkını kaybetse de çocukla olan bağı sona ermez. Bu ebeveynin çocukla düzenli görüşebilmesi için mahkeme, bir kişisel ilişki (görüş) düzeni kurar. Kişisel ilişki hakkı hem ebeveynin hem de çocuğun hakkıdır; amaç, çocuğun her iki ebeveyniyle de sağlıklı bir bağ sürdürmesidir.

Uygulamada kişisel ilişki; belirli hafta sonları, dinî bayramların birer günü, yarıyıl tatilinin belirli bir bölümü ve yaz tatilinin belli bir süresi gibi periyotlar hâlinde düzenlenir. Kişisel ilişkinin kapsamı; çocuğun yaşı, okul düzeni, tarafların yaşadığı yerler arasındaki mesafe ve çocuğun ihtiyaçları dikkate alınarak belirlenir. Çok küçük çocuklarda veya taraflardan birinin yurt dışında yaşadığı hâllerde görüş düzeni buna göre uyarlanır.

Çocuğun güvenliği veya psikolojik sağlığı bakımından risk bulunan durumlarda mahkeme, görüşmenin uzman eşliğinde (denetimli) yapılmasına karar verebilir. Kişisel ilişkinin velayeti elinde bulunduran ebeveyn tarafından engellenmesi hukuka aykırıdır; bu durumda ilişkinin icra yoluyla yerine getirilmesi ve gerektiğinde velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir. Çocuğun yararı gerektirdiğinde görüş düzeni sonradan yeniden düzenlenebilir.

Velayetin Kaldırılması

Velayetin kaldırılması, velayetin değiştirilmesinden çok daha ağır sonuçlar doğuran istisnai bir tedbirdir. Velayetin değiştirilmesinde velayet bir ebeveynden alınıp diğerine verilirken, kaldırılmasında ebeveyn velayet hakkını tümüyle yitirir. Bu ağır sonuç nedeniyle mahkemeler, velayetin kaldırılmasına ancak çocuğun yararının başka türlü korunamayacağı durumlarda başvurur.

Velayetin kaldırılmasına yol açabilecek başlıca sebepler; ana-babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri nedenlerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi, çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi ya da ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklamasıdır. Çocuğun bedensel veya ruhsal gelişimini tehlikeye düşüren durumlar da bu kapsamda değerlendirilir.

Velayet ana ve babadan birinden kaldırılırsa, kural olarak diğer ebeveyne bırakılır. Ancak velayet her iki ebeveynden de kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır ve çocuğun korunması vesayet hükümlerine göre sağlanır. Kaldırma sebeplerini doğuran koşullar ortadan kalktığında, velayetin ilgili ebeveyne yeniden verilmesi (velayetin geri verilmesi) talep edilebilir. Bu davalarda uzman raporları ve sosyal inceleme sonuçları belirleyici olur.

Çocuk Teslimi ve Kararların İcrası

Velayet veya kişisel ilişki kararının verilmesi tek başına yeterli olmayabilir; kararın fiilen uygulanması, yani çocuğun teslimi veya görüştürülmesi de büyük önem taşır. Velayet kendisinde olan ebeveynin çocuğu diğerine göstermemesi ya da kişisel ilişki kararına rağmen çocuğu görüştürmemesi hâlinde, ilgili ebeveyn kararın icrasını talep edebilir.

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi, klasik icra takibinden farklı ve daha hassas bir usule tabidir. Bu süreç, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında adli destek ve uzman (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) eşliğinde yürütülür. Amaç, çocuğu bir "eşya" gibi teslim etmek değil; onu örseleyicilikten uzak tutarak, ruhsal sağlığını gözeterek işlemi gerçekleştirmektir.

Kararın gereğini yerine getirmeyen, çocuğu kaçıran veya görüştürmemekte ısrar eden tarafa yönelik yaptırımlar gündeme gelebilir; süreklilik gösteren engellemeler ise velayetin değiştirilmesi için önemli bir gerekçe oluşturur. Bu tür durumlarda hem çocuğun yararının hem de tarafların haklarının korunması bakımından, uzmanlığa ve süreç yönetimine önem veren bir avukatla çalışmak faydalı olur.

Yeşilyurt'da Velayet Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Velayet davalarında görev ve yetki kuralları açıktır; doğru mahkemenin seçilmesi görevsizlik/yetkisizlik kaynaklı gecikmeyi önler:

KonuKural
Görevli mahkemeAile Mahkemesi (yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla)
Boşanmayla birlikteVelayet, boşanma davasının bir sonucu olarak aynı dosyada karara bağlanır
Ayrı velayet davası (yetki)Kural olarak çocuğun veya davalının yerleşim yeri mahkemesi
Çocuk teslimi / icraÇocuk Koruma Kanunu kapsamında adli destek ve uzman eşliğinde
Yer bakımından yetki — Yeşilyurt

Yeşilyurt'da açılacak velayet davaları, yukarıdaki kurallara göre Malatya Adliyesi yargı çevresindeki Aile Mahkemesi'nde görülür. Velayet boşanmayla birlikte istendiğinde boşanma davasının açıldığı yer mahkemesi; boşanmadan sonra ayrı bir dava açıldığında ise çocuğun yaşadığı yer mahkemesi öne çıkar.

Velayet Davası Süreci — Adım Adım

Velayet davası, HMK'daki yargılama usulüne göre yürür ve çocuğun durumunun titizlikle incelenmesini gerektirir. Tipik aşamalar şöyledir:

1
Dava dilekçesi

Velayet talebi, gerekçeleri ve çocuğun yararına ilişkin iddialar ile deliller (tanık, belge, rapor talebi) dilekçede belirtilir.

2
Cevap ve dilekçeler aşaması

Karşı taraf cevap verir; kendi velayet talebini ileri sürebilir. Dilekçelerin teatisiyle uyuşmazlık netleşir.

3
Geçici tedbirler

Yargılama boyunca geçici velayet, tedbir nafakası ve gerekirse geçici kişisel ilişki gibi önlemler alınabilir.

4
Sosyal inceleme ve uzman raporu

Pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlar çocuğu ve ebeveynleri inceler; sosyal inceleme raporu düzenlenir.

5
Çocuğun dinlenmesi

İdrak çağındaki çocuğun görüşü, çoğu zaman uzman eşliğinde ve örselemeden alınır; diğer delillerle birlikte değerlendirilir.

6
Karar

Mahkeme; velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakasına ilişkin hükmünü çocuğun üstün yararını esas alarak kurar.

7
İstinaf ve temyiz

Karara karşı Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf, koşulları varsa Yargıtay'da temyiz yoluna gidilebilir.

Velayet Davası Ne Kadar Sürer?

Velayet davasının süresi için sabit bir cevap vermek mümkün değildir; dosyanın niteliği ve uyuşmazlığın kapsamı belirleyicidir. Tarafların uzlaştığı, çocuğun durumunun açık olduğu dosyalarda süreç görece kısalabilir. Buna karşılık velayetin çekişmeli olduğu, karşılıklı ağır iddiaların ileri sürüldüğü ve uzman incelemesi gerektiren dosyalar belirgin biçimde uzar.

Süreyi etkileyen başlıca etkenler şunlardır: sosyal inceleme ve uzman raporlarının hazırlanma süresi, tanık sayısı, çocuğun dinlenmesinin gerekip gerekmediği, tarafların uzlaşma iradesi, tebligat ve duruşma trafiği ile istinaf/temyiz aşamaları. Özellikle uzman raporlarının tamamlanması, velayet dosyalarında en çok zaman alan aşamalardan biridir.

Gerçekçi bir süre beklentisi ancak dosya incelendikten sonra oluşturulabilir. Talep ve delillerin baştan eksiksiz sunulması, gereksiz ara kararların ve celse kayıplarının önüne geçerek süreci kısaltan en önemli etkendir. Süreç boyunca çocuğun mevcut düzeninin korunması için geçici tedbirlerin zamanında istenmesi de büyük önem taşır.

Velayette İştirak Nafakası ve Mali Sonuçlar

Velayet düzenlemesi, çocuğun giderlerine ilişkin mali sonuçları da doğurur. Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine iştirak nafakasıyla katılmakla yükümlüdür. İştirak nafakası, çocuğun ihtiyaçları ile ebeveynin ekonomik gücü arasında bir denge gözetilerek belirlenir.

İştirak nafakası, çocuk ergin oluncaya (18 yaşını dolduruncaya) kadar devam eder; çocuğun eğitimi sürüyorsa belirli koşullarda bu yaştan sonra da katkı gündeme gelebilir. Çocuğun ihtiyaçlarının artması veya ebeveynin gelirinin değişmesi hâlinde nafakanın artırılması ya da azaltılması talep edilebilir. İştirak nafakasının ödenmemesi durumunda alacaklı, icra takibi başlatabilir; belirli koşullarda tazyik hapsi de gündeme gelebilir.

İştirak nafakası ve velayet birbirinden bağımsızdır

İştirak nafakası ödenmemesi, kişisel ilişki hakkını ortadan kaldırmaz; aynı şekilde çocuğun görüştürülmemesi de nafaka borcunu sona erdirmez. Her iki yükümlülük ayrı ayrı takip edilir ve karşılıklı olarak birbirine bağlanamaz.

Gerekli Belgeler ve Deliller

Velayet dosyalarında, çocuğun yararının doğru değerlendirilebilmesi için aşağıdaki belge ve delillerin hazırlanması önerilir:

  • Kimlik ve nüfus kayıt örneği (aile nüfus tablosu)
  • Çocuğun eğitim durumuna ilişkin belgeler (okul kaydı, karne, öğretmen görüşü)
  • Çocuğun sağlık durumuna ilişkin raporlar (varsa özel bakım ihtiyacı)
  • Gelir ve yaşam koşullarını gösteren belgeler (maaş, ikametgâh, konut durumu)
  • Diğer ebeveynin ihmal/kötü muamelesini gösteren deliller (tutanak, rapor, tanık)
  • Kişisel ilişkinin engellendiğine dair kayıt ve tutanaklar
  • Varsa daha önceki velayet/boşanma kararları ve icra evrakı

Ulaşılamayan belgeler için avukat aracılığıyla müzekkere ile kurumlardan (okul, hastane, kolluk) kayıt celbi talep edilebilir.

Yeşilyurt'da Velayet Avukatı Seçerken

Velayet dosyaları hem hukuki hem de duygusal açıdan hassas süreçler olduğundan, avukat seçimi sürecin gidişatını doğrudan etkiler. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular:

  • Aile hukuku ve velayet deneyimi: Velayetin belirlenmesi, değiştirilmesi ve kişisel ilişki dosyalarında birikim.
  • Çocuk odaklı yaklaşım: Çocuğun üstün yararını ve psikolojik dengesini gözeten bir süreç yönetimi.
  • Delil ve rapor okuma becerisi: Sosyal inceleme ve uzman raporlarını doğru değerlendirme.
  • Yerel yargı bilgisi: Malatya Adliyesi ve bölge aile mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Süreç, olası sonuçlar ve ücret konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede sorabileceğiniz sorular

  • Durumumda velayet talebinin çocuğun yararına dayandığını nasıl ortaya koyabiliriz?
  • Velayetin değiştirilmesi için elimizdeki deliller yeterli mi; nasıl güçlendirebiliriz?
  • Ortak velayet benim dosyam için uygun bir seçenek mi?
  • Kişisel ilişki (görüş) düzeni nasıl talep edilmeli; engelleme hâlinde ne yapabiliriz?
  • Sürecin yaklaşık aşamaları, süresi ve ücretlendirme nasıl işler?

Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişkinin İcrası

Velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı mahkeme kararıyla düzenlenir; belirli gün ve saatlerde görüşme, resmî tatiller ile yarıyıl ve yaz tatillerinde belirli süreler bu kapsamdadır. Kararın gönüllü uygulanmaması hâlinde, kişisel ilişkinin ve çocuk tesliminin yerine getirilmesi Adalet Bakanlığına bağlı adli destek ve mağdur hizmetleri birimleri eliyle, uzman (pedagog, psikolog veya sosyal çalışmacı) eşliğinde ve çocuğun örselenmemesi gözetilerek sağlanır.

Kişisel ilişkiyi haklı bir neden olmaksızın sürekli engelleyen ebeveynin bu tutumu, bazı hâllerde velayetin değiştirilmesi talebinde önemli bir gerekçe oluşturabilir. Buna karşılık, çocuğun sağlığını veya güvenliğini tehdit eden durumlarda kişisel ilişkinin sınırlandırılması ya da denetimli (uzman gözetiminde) görüşme talep edilebilir.

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarına aykırılık kanuni güvencelerle yaptırıma bağlanmış olsa da, uygulamada öncelik zorlayıcı tedbirlerden çok çocuğun yararının korunmasıdır. Bu nedenle taraflar arasında, uzman desteğiyle sürdürülebilir ve kalıcı bir görüşme düzeni kurulması çoğu zaman en isabetli çözümdür.

Kişisel ilişki düzeninin çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi de önemlidir; küçük yaştaki bir çocuk için sık ve kısa görüşmeler, daha büyük çocuklar için ise okul ve sosyal yaşamı gözeten daha esnek düzenlemeler tercih edilebilir. Ebeveynler arasındaki iletişimin sağlıklı yürütülmesi, çocuğun her iki ebeveyniyle bağını koruması bakımından belirleyicidir. Anlaşmazlık hâlinde dahi kararların, çocuğu tarafların çekişmesine alet etmeyecek biçimde uygulanması esastır.

Yurt Dışı Unsuru ve Uluslararası Çocuk Kaçırma

Ebeveynlerden birinin çocuğu, diğerinin rızası veya velayet hakkı ihlal edilerek yurt dışına götürmesi ya da orada alıkoyması, uluslararası çocuk kaçırma olarak değerlendirilir. Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler çerçevesinde, çocuğun mutad (alışılmış) meskenine iadesi için merkezî makamlar aracılığıyla başvuru yapılabilir; bu süreç velayetin esasını yeniden yargılamaktan çok, çocuğun hukuka aykırı yer değişikliğini gidermeyi amaçlar.

Yurt dışında yaşayan vatandaşlar bakımından velayet, kişisel ilişki ve çocuk teslimi konularında yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de tanınması ve tenfizi de gündeme gelebilir. Bu davalar hem iç hukuku hem de milletlerarası özel hukuku ilgilendirdiğinden, deneyimli bir avukatla yürütülmesi hak kayıplarını önler. Süreler ve usul kuralları ülkeden ülkeye değiştiğinden erken hareket edilmesi önem taşır.

Uluslararası uyuşmazlıklarda çocuğun görüşünün alınması, mutad mesken tespiti ve iadenin çocuğu ağır bir riske maruz bırakıp bırakmayacağı gibi değerlendirmeler öne çıkar; iade talebi her hâlde otomatik kabul edilmez. Ayrıca farklı ülkelerde eşzamanlı yürüyen velayet ve iade davalarında hangi mahkemenin yetkili olduğu ve kararların birbirini nasıl etkileyeceği teknik bir sorundur. Bu nedenle yurt dışı unsuru bulunan velayet dosyalarında; hem Türk hukukuna hem de ilgili uluslararası sözleşmelere hâkim bir avukatla erken aşamada strateji belirlenmesi, sürecin çocuğun yararına yürütülmesi bakımından belirleyici olur.

İlgili Mevzuat

  • Türk Medeni Kanunu (4721)
    Velayet, velayetin kullanılması, değiştirilmesi ve kaldırılması, kişisel ilişki
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu
    Çocuğun korunması, çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının uzman eşliğinde yerine getirilmesi
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Yargılama usulü, görev, yetki, deliller ve geçici hukuki koruma
  • İHAS 7 No'lu Protokol
    Eşler arasında eşitlik ve uygun hâllerde ortak velayetin dayanağı

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Çocuğun üstün yararı

Velayetin belirlenmesinde tarafların istek ve kusurundan çok, çocuğun bedensel ve ruhsal gelişimi ile üstün yararının esas alınması gerektiği yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · Ortak velayet

Ebeveynlerin işbirliğine elverişli olduğu ve çocuğun yararına uygun düştüğü hâllerde, İHAS 7 No'lu Protokol çerçevesinde ortak velayete hükmedilebileceği değerlendirmesi.

İlke · Çocuğun görüşü

İdrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması gerektiği; ancak bu görüşün tek başına bağlayıcı olmayıp diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği yaklaşımı.

Sıkça Sorulan Sorular

Yeşilyurt'da velayet davası hangi mahkemede açılır?

Velayete ilişkin uyuşmazlıklar Aile Mahkemesi'nde görülür; Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Velayet, boşanma davasının içinde karara bağlanabileceği gibi; boşanmadan sonra velayetin değiştirilmesi ya da kaldırılması için ayrı bir dava da açılabilir. Ayrı açılan velayet davalarında yetkili yer kural olarak çocuğun veya davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Yeşilyurt'daki dosyalar bu kurallara göre Malatya Adliyesi yargı çevresindeki Aile Mahkemesi'nde ele alınır.

Velayet neye göre belirlenir; anneye mi verilir?

Velayette tek ve üstün ölçüt çocuğun yararıdır; cinsiyete dayalı kesin bir kural yoktur. Uygulamada özellikle küçük yaştaki (anne bakım ve şefkatine muhtaç) çocuklarda velayet çoğunlukla anneye bırakılabilse de bu bir zorunluluk değildir. Mahkeme; çocuğun yaşını, anne-baba ile duygusal bağını, bakım ve eğitim koşullarını, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu bir bütün olarak değerlendirir. İdrak çağındaki çocuğun görüşü de alınır; ancak bu görüş tek başına belirleyici değildir.

Ortak velayet Türk hukukunda mümkün müdür?

Ortak velayet, boşanma sonrasında velayetin her iki ebeveynde birlikte kalmasını ifade eder. Türk hukukunda uzun süre kabul görmemişse de, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne ek 7 No'lu Protokol çerçevesinde, çocuğun üstün yararına uygun ve ebeveynlerin işbirliğine elverişli olduğu hâllerde ortak velayete hükmedilebilmektedir. Ortak velayet için tarafların uzlaşı içinde olması, çocuğun düzeninin korunması ve kararların birlikte alınabilmesi aranır. Çatışmanın yüksek olduğu dosyalarda mahkeme ortak velayeti çocuğun yararına görmeyebilir.

Velayet nasıl değiştirilir?

Velayet düzenlemesi kalıcı değildir; koşulların çocuğun aleyhine değişmesi hâlinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. Velayeti elinde bulunduran ebeveynin çocuğu ihmal etmesi, kötü muamelesi, ağır hastalık veya başka bir şehre/ülkeye taşınma, çocuğu diğer ebeveyne karşı yabancılaştırması ya da çocuğun kendi iradesiyle diğer ebeveynin yanında yaşamak istemesi gibi durumlar gerekçe olabilir. Mahkeme yine çocuğun üstün yararını esas alır; uzman (pedagog/psikolog) raporu ve somut deliller belirleyici olur.

Velayeti olmayan ebeveynin hakları nelerdir?

Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, velayet hakkını kaybetse de çocukla olan bağı sona ermez. Bu ebeveyn, çocukla kişisel ilişki (görüş) hakkını kullanır; belirli günlerde, tatillerde ve bayramlarda çocukla görüşebilir. Ayrıca çocuğun sağlık ve eğitim durumu hakkında bilgi alma hakkı vardır. Buna karşılık çocuğun giderlerine iştirak nafakasıyla katılmakla yükümlüdür. Kişisel ilişkinin engellenmesi hâlinde bu ilişkinin icra yoluyla yerine getirilmesi talep edilebilir.

Kişisel ilişki (görüş günleri) nasıl düzenlenir?

Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasındaki görüşme, mahkeme kararıyla belirli bir düzene bağlanır. Uygulamada; belirli hafta sonları, dini bayramların birer günü, yarıyıl ve yaz tatilinin belirli bir bölümü gibi periyotlar öngörülür. Kişisel ilişkinin kapsamı çocuğun yaşı, okul düzeni ve tarafların yaşadığı yerler dikkate alınarak belirlenir. Çocuğun yararı gerektirdiğinde bu düzen sonradan değiştirilebilir; ağır durumlarda uzman eşliğinde (denetimli) görüşme de kararlaştırılabilir.

Çocuk teslim edilmezse ne yapılır?

Velayet veya kişisel ilişki kararına rağmen çocuğun teslim edilmemesi ya da görüştürülmemesi hâlinde, ilgili ebeveyn kararın icrasını talep edebilir. Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi, Çocuk Koruma Kanunu kapsamında adli destek ve uzman (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) eşliğinde yürütülür; amaç çocuğu örseleyicilikten uzak tutmaktır. Kararına uymayan tarafa yönelik yaptırımlar da gündeme gelebilir. Bu süreçlerde çocuğun ruhsal sağlığı gözetilerek hareket edilmesi esastır.

Velayet hangi hâllerde tamamen kaldırılır?

Velayetin kaldırılması, velayetin değiştirilmesinden daha ağır sonuçlar doğuran istisnai bir tedbirdir. Ana-babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması gibi nedenlerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da çocuğa yeterince ilgi göstermemesi, onun ağır biçimde ihmal edilmesi hâllerinde mahkeme velayeti kaldırabilir. Velayet her iki ebeveynden de kaldırılırsa çocuğa vasi atanır. Kaldırma sebepleri ortadan kalktığında velayetin yeniden kurulması talep edilebilir.

İdrak çağındaki çocuğun görüşü velayette belirleyici mi?

Ayırt etme gücüne (idrak çağına) sahip çocuğun velayet konusundaki görüşü mahkemece dinlenir ve dikkate alınır; bu, çocuğun hakkıdır. Ancak çocuğun beyanı tek başına ve mutlak biçimde bağlayıcı değildir. Mahkeme, çocuğun görüşünü diğer etkenlerle (bakım koşulları, ebeveynlerin durumu, uzman raporları) birlikte değerlendirir. Çocuğun bir ebeveyn tarafından yönlendirilmiş olabileceği ihtimali de göz önünde bulundurulur; bu nedenle görüşme çoğu zaman uzman eşliğinde yapılır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar