Akdeniz Haksız Fiil Tazminatı Avukatları

Akdeniz, Mersin ilçesinde haksız fiil tazminatı alanında hizmet veren 2.032 avukat. Haksız fiilin unsurları, görevli mahkeme, dava süreci, tazminat hesabı ve zamanaşımı bilgileriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Taha Uysal
Av. Taha Uysal
Mersin Mersin Barosu

5879 baro sicil numarasıyla Mersin Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Mersin ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mehmet Uğur Can
Av. Mehmet Uğur Can
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu'nun 3751 sicil numaralı üyesidir. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fevziye Pinar Turhan
Av. Fevziye Pinar Turhan
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu'nun 1744 sicil numaralı üyesidir. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Kerim Can Gündoğdu
Av. Kerim Can Gündoğdu
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Mersin Barosu'na 5240 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Fatih Süleyman Çortul
Av. Fatih Süleyman Çortul
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu bünyesinde 3424 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hatice Dikel Uysal
Av. Hatice Dikel Uysal
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Mersin Barosu'nun 1856 sicil numaralı üyesidir.

Av. Emre Önçirak
Av. Emre Önçirak
Mersin Mersin Barosu

4213 baro sicil numarasıyla Mersin Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Mersin ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Anil Altaşi
Av. Anil Altaşi
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu bünyesinde 2757 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ahmet Halil Yilmaz
Av. Ahmet Halil Yilmaz
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Mersin Barosu'nun 1468 sicil numaralı üyesidir.

Av. Müge Güleçoğlu
Av. Müge Güleçoğlu
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Mersin Barosu'na 2050 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ali Can Çelen
Av. Ali Can Çelen
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Mersin Barosu'nun 2319 sicil numaralı üyesidir.

Av. Bilge Efe
Av. Bilge Efe
Mersin Mersin Barosu

5062 baro sicil numarasıyla Mersin Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Mersin ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Kemal Demir
Av. Kemal Demir
Mersin Mersin Barosu

4440 baro sicil numarasıyla Mersin Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Mersin ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Gözde Nur Ocak İnci
Av. Gözde Nur Ocak İnci
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Mersin Barosu'nun 3103 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mutiah Kahil Saad
Av. Mutiah Kahil Saad
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Mersin Barosu'nun 2519 sicil numaralı üyesidir.

Av. Kadir Korkmaz
Av. Kadir Korkmaz
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu'nun 4321 sicil numaralı üyesidir. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Esma Gül Kaya
Av. Esma Gül Kaya
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu bünyesinde 2897 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Burcu Ulusoy Çani
Av. Burcu Ulusoy Çani
Mersin Mersin Barosu

4776 baro sicil numarasıyla Mersin Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Mersin ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Onur Hayri Darendeli
Av. Onur Hayri Darendeli
Mersin Mersin Barosu

2128 baro sicil numarasıyla Mersin Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Mersin ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Samet Atilla Erk
Av. Samet Atilla Erk
Mersin Mersin Barosu

5770 baro sicil numarasıyla Mersin Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Mersin ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Betül İlhan
Av. Betül İlhan
Mersin Mersin Barosu

3712 baro sicil numarasıyla Mersin Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Mersin ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Fatma Kardeş
Av. Fatma Kardeş
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Mersin Barosu'nun 5020 sicil numaralı üyesidir.

Av. Serkan Temel
Av. Serkan Temel
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Mersin Barosu'nun 2934 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ezgi Erkan Payam
Av. Ezgi Erkan Payam
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu bünyesinde 3596 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Şeyda Sari Hamzaoğlu
Av. Şeyda Sari Hamzaoğlu
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu'nun 2196 sicil numaralı üyesidir. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Zozan Ergen Çalik
Av. Zozan Ergen Çalik
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Mersin Barosu'nun 4120 sicil numaralı üyesidir.

Av. Nazlican Gönte
Av. Nazlican Gönte
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu'nun 5469 sicil numaralı üyesidir. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Murat Ongun
Av. Murat Ongun
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Mersin Barosu'nun 2492 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mekin Karçin
Av. Mekin Karçin
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu'nun 5201 sicil numaralı üyesidir. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İdris Turgut
Av. İdris Turgut
Mersin Mersin Barosu

4111 baro sicil numarasıyla Mersin Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Mersin ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hasan Demir
Av. Hasan Demir
Mersin Mersin Barosu

2114 baro sicil numarasıyla Mersin Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Mersin ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Özge Taşdemir
Av. Özge Taşdemir
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Mersin Barosu'na 2067 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Özkan Gültaş
Av. Özkan Gültaş
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu'nun 1260 sicil numaralı üyesidir. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Rabia Erdoğan Yildirim
Av. Rabia Erdoğan Yildirim
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu bünyesinde 3887 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Buket Demir
Av. Buket Demir
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Mersin Barosu'nun 5349 sicil numaralı üyesidir.

Av. Muhammet Varli
Av. Muhammet Varli
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu bünyesinde 3423 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Tuğçe Nur Tatlidil
Av. Tuğçe Nur Tatlidil
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Mersin Barosu'na 3156 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Süleyman Zafer Saat
Av. Süleyman Zafer Saat
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu bünyesinde 1285 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mustafa Kara
Av. Mustafa Kara
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Mersin Barosu'nun 4096 sicil numaralı üyesidir.

Av. Melike Gök Telli
Av. Melike Gök Telli
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu'nun 2539 sicil numaralı üyesidir. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fatih Almaz
Av. Fatih Almaz
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu'nun 2769 sicil numaralı üyesidir. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Esra Alimli
Av. Esra Alimli
Mersin Mersin Barosu

1810 baro sicil numarasıyla Mersin Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Mersin ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Melisa Şendur
Av. Melisa Şendur
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Mersin Barosu'na 4477 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Gamze Gönen
Av. Gamze Gönen
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Mersin Barosu'nun 3533 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ozan Aydin
Av. Ozan Aydin
Mersin Mersin Barosu

Mersin ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Mersin Barosu'na 1553 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ekrem Kaya
Av. Ekrem Kaya
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu bünyesinde 3038 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ahmet Arif Koçak
Av. Ahmet Arif Koçak
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu'nun 5194 sicil numaralı üyesidir. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ali Dereyüzü
Av. Ali Dereyüzü
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu'nun 4241 sicil numaralı üyesidir. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Figen Ercan
Av. Figen Ercan
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu bünyesinde 5540 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Murat Ulutaş
Av. Murat Ulutaş
Mersin Mersin Barosu

Mersin Barosu bünyesinde 2038 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Mersin ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Akdeniz, Mersin Haksız Fiil Tazminatı Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Akdeniz (Mersin) bölgesinde haksız fiilden doğan tazminat uyuşmazlıklarını; haksız fiilin unsurları, maddi ve manevi tazminat türleri, kusurlu ve kusursuz sorumluluk, illiyet bağı ve ispat, müterafik kusur, görevli mahkeme, dava süreci ve zamanaşımı açısından ele alır. Amaç, uğradığınız zararın zamanında ve doğru usulle talep edilmesine ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Haksız Fiil Tazminatında Öne Çıkanlar
  • Görevli mahkeme: Kural olarak Asliye Hukuk; iş kazasında İş Mahkemesi, ticari işte Asliye Ticaret Mahkemesi.
  • Unsurlar: Hukuka aykırı fiil, zarar, illiyet bağı ve kural olarak kusur bir arada aranır.
  • Tazminat türü: Malvarlığı kaybı için maddi, elem ve kişilik hakkı ihlali için manevi tazminat.
  • Zamanaşımı: Öğrenmeden itibaren 2, her hâlde fiilden 10 yıl; suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı uzayabilir.
  • Yer: Akdeniz dosyaları Mersin Adliyesi yargı çevresinde görülür.

Haksız Fiil Nedir?

Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışıyla başkasına zarar vermesi ve bu nedenle zararı gidermekle yükümlü olmasıdır. Hukukun en eski ilkelerinden biri olan "kimseye zarar vermeme" düşüncesine dayanan bu kurum, Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiştir. Sözleşme dışı sorumluluğun temelini oluşturan haksız fiil; trafik kazaları, darp ve yaralamalar, hakaret ve sövme, mala zarar verme, komşuluk hukukundan doğan zararlar, çevre kirliliği ve doktor hatası gibi çok geniş bir olay yelpazesini kapsar.

Haksız fiil sorumluluğu, bir sözleşme ilişkisi olmasa dahi devreye girer; yani zarar veren ile zarar gören arasında önceden herhangi bir hukuki bağ bulunması gerekmez. Yolda çarpılan bir yayanın sürücüye karşı, hakarete uğrayan bir kişinin faile karşı ya da düşen bir yapı parçasının yaraladığı kişinin bina malikine karşı talebi bu kapsamdadır. Bu yönüyle haksız fiil, günlük hayatta en sık karşılaşılan tazminat kaynağıdır ve tazminat hukukunun omurgasını oluşturur.

Haksız fiilin doğurduğu sonuç, zararın parasal olarak giderilmesidir. Kanun, zarar göreni mümkün olduğunca zarardan önceki durumuna getirmeyi amaçlar. Bu nedenle hem malvarlığında meydana gelen somut kayıplar maddi tazminatla, hem de kişinin yaşadığı elem ve kişilik hakkı ihlalleri manevi tazminatla telafi edilmeye çalışılır. Aşağıda haksız fiil sorumluluğunun temel kavramları özetlenmiştir:

Kusur
Kast veya ihmal
Zarar
Somut veya manevi kayıp
İlliyet Bağı
Fiil-zarar nedenselliği
Maddi Tazminat
Malvarlığı kaybı
Manevi Tazminat
Elem ve kişilik hakkı
Kusursuz Sorumluluk
Kusur aranmayan hâller

Haksız Fiilin Unsurları

Bir olayın haksız fiil sayılabilmesi ve tazminat sorumluluğunun doğması için kural olarak dört unsurun birlikte bulunması gerekir. Bu unsurlardan yalnızca birinin eksik olması, kural olarak tazminat talebinin reddine yol açar. Bu nedenle dava açılmadan önce olayın hangi unsurları taşıdığı titizlikle değerlendirilmelidir.

İlk unsur hukuka aykırı fiildir: davranışın, hukuk düzeninin koruduğu bir hakkı veya bir hukuk kuralını ihlal etmesi gerekir. İkinci unsur zarardır; malvarlığında bir azalma, mahrum kalınan kazanç ya da manevi bir tahribat biçiminde ortaya çıkabilir. Üçüncü unsur illiyet bağıdır: fiil ile zarar arasında uygun bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmalıdır. Dördüncü unsur ise kural olarak kusurdur; failin kast ya da ihmalle hareket etmiş olması aranır.

Bu unsurlardan kusur, kusursuz sorumluluk hâllerinde aranmaz; kanun belirli riskleri yaratan veya denetim yükümlülüğü altında olan kişileri, kusurları bulunmasa dahi sorumlu tutar. Buna karşılık hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hâller de vardır; meşru müdafaa, zorunluluk hâli, hakkın kullanılması veya zarar görenin geçerli rızası gibi durumlarda fiil hukuka aykırı sayılmayabilir. Unsurların ve varsa hukuka uygunluk nedenlerinin doğru belirlenmesi, davanın sonucunu doğrudan etkiler.

Maddi ve Manevi Tazminat

Maddi tazminat, zarar görenin malvarlığında meydana gelen fiili azalmayı ve mahrum kalınan kazancı gidermeyi amaçlar. Bir bedensel zararda tedavi giderleri, çalışma gücünün kaybı veya azalmasından doğan kazanç kaybı ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar; bir eşya zararında ise onarım bedeli, değer kaybı ve kullanımdan mahrum kalmaktan doğan giderler bu kapsamdadır. Maddi tazminatın belirlenmesinde amaç, zarar göreni mümkün olduğunca zarardan önceki durumuna getirmektir; bu nedenle talep, belgelere ve çoğu zaman bilirkişi hesabına dayanır.

Manevi tazminat ise malvarlığında ölçülebilir bir kayba değil, kişinin duyduğu acı, elem, üzüntü ve kişilik haklarının ihlaline karşılık gelir. Bedensel bütünlüğün zedelenmesi, bir yakının ölümü, ağır hakaret ya da özel hayatın ihlali gibi hâllerde talep edilebilir. Manevi tazminat bir zenginleşme aracı değildir; amacı, ihlalin yol açtığı manevi tahribatı bir ölçüde hafifletmek ve tatmin duygusu sağlamaktır. Miktarı; olayın ağırlığı, tarafların kusuru ve ekonomik durumu, zarar görenin çektiği acının derecesi gibi ölçütler dikkate alınarak hâkim tarafından takdir edilir.

Bu iki tazminat türü birbirinden bağımsızdır ve çoğu zaman aynı davada birlikte talep edilir. Örneğin bir saldırıda yaralanan kişi hem tedavi gideri ve kazanç kaybı için maddi hem de yaşadığı elem için manevi tazminat isteyebilir. Talebin doğru kalemlere ayrılması, hem harç hesabı hem de ispat yükü bakımından önemlidir; eksik veya hatalı talep, sonradan giderilmesi güç hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle talep kalemlerinin baştan doğru kurgulanması sürecin en kritik adımlarındandır.

Kusurlu Sorumluluk ve Kusur Türleri

Haksız fiil sorumluluğunun genel kuralı, sorumluluğun kusura dayanmasıdır. Kusurlu sorumlulukta, tazminat isteyebilmek için failin kusurlu olduğunun ortaya konması gerekir. Kusur, failin hukuk düzeninin beklediği davranıştan sapmasıdır ve iki biçimde ortaya çıkar: kast ve ihmal. Haksız fiillerin büyük çoğunluğu kusur esasına dayanan bu genel kural kapsamında değerlendirilir.

Kast, failin zararlı sonucu bilerek ve isteyerek meydana getirmesidir; örneğin birine bilerek zarar verme kastla işlenmiş bir haksız fiildir. İhmal ise failin, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sonucu zarara yol açmasıdır; sonucu istememesine rağmen özensiz davranışıyla zarara neden olan kişi ihmalle sorumlu tutulur. Kusurun ağırlığı, hem tazminatın belirlenmesinde hem de bazı hâllerde tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesinde etkili olabilir.

Kusurun ispatı kural olarak zarar görene düşer; bu da olayı ve failin davranışını ortaya koyan delillerin (tutanak, tanık, rapor, kamera görüntüsü, sağlık kayıtları) baştan itibaren titizlikle toplanmasını gerektirir. Ancak kusursuz sorumluluk hâllerinde bu ispat yükü değişir. Somut olayın hangi sorumluluk türüne girdiğinin belirlenmesi, kimin neyi ispatlayacağını ve dolayısıyla davanın seyrini doğrudan etkiler.

Kusursuz Sorumluluk Hâlleri

Tazminat sorumluluğu her zaman kusura dayanmaz. Kanun, toplumsal ve ekonomik dengeyi gözeterek belirli hâllerde kusursuz yani objektif sorumluluk öngörür; bu hâllerde sorumlu kişi, kusuru bulunmasa dahi zararı gidermekle yükümlü olabilir. Objektif sorumluluğun temeli kusur değil, belirli bir riski yaratmış olmak veya bir denetim ve gözetim yükümlülüğü altında bulunmaktır.

Adam Çalıştıranın Sorumluluğu

Bir işveren, çalışanının işi görürken üçüncü kişilere verdiği zarardan kural olarak kusuru aranmaksızın sorumludur; ancak gerekli özeni gösterdiğini kanıtlarsa sorumluluktan kurtulabilir.

Yapı Malikinin Sorumluluğu

Bir yapının veya eserin bakım eksikliği ya da yapım bozukluğundan doğan zararlardan, yapı maliki objektif esasa dayalı olarak sorumlu tutulur.

Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu

Bir hayvanın verdiği zarardan, onu bulunduran kişi sorumludur; gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini ispatlamadıkça sorumluluğu devam eder.

Tehlike Sorumluluğu

Önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin faaliyetinden doğan zararlarda, işletenin kusuru aranmaksızın sorumluluğu söz konusu olabilir.

Kusursuz sorumluluk hâllerinde bile sorumluluğun sınırları vardır; örneğin zararın mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru veya üçüncü kişinin ağır kusurundan kaynaklandığının ispatı, nedensellik bağını kesebilir ve sorumluluğu kaldırabilir. Bazı hâllerde ise sorumlu kişiye kurtuluş kanıtı getirme imkânı tanınır; gerekli özeni gösterdiğini kanıtlaması sorumluluğunu ortadan kaldırabilir. Somut olayın hangi sorumluluk türüne girdiğinin doğru belirlenmesi, ispat yükünün kimde olacağını ve hangi savunmaların ileri sürülebileceğini belirler.

İlliyet Bağı ve İspat

İlliyet yani nedensellik bağı, hukuka aykırı fiil ile ortaya çıkan zarar arasındaki sebep-sonuç ilişkisidir ve haksız fiil sorumluluğunun vazgeçilmez unsurudur. Tazminata hükmedilebilmesi için zararın, failin davranışının uygun ve olağan bir sonucu olması gerekir. Bu değerlendirmede aranan, her türlü mantıksal bağlantı değil, hayat deneyimine göre o davranışın normal akış içinde böyle bir zararı doğurmaya elverişli olmasıdır. İlliyet bağı kurulamadığında, fiil hukuka aykırı ve kusurlu olsa dahi tazminata hükmedilmez.

İlliyet bağını kesen ya da zayıflatan hâller vardır. Mücbir sebep (önceden görülemeyen ve kaçınılamayan dış olay), zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru, uygun nedensellik bağını kesebilir veya paylaştırabilir. Bu hâllerin varlığı, sorumluluğu tümüyle ortadan kaldırabileceği gibi tazminattan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Bu nedenle savunma yapan tarafın çoğu zaman bu unsurları ileri sürmesi ve ispatlaması beklenir.

İspat yükü kural olarak zarar görendedir; illiyet bağının varlığını, zararı ve kural olarak kusuru zarar gören ortaya koymak zorundadır. Bu nedenle olaya ilişkin tutanaklar, kamera kayıtları, tanık beyanları, sağlık ve bilirkişi raporları büyük önem taşır. Karmaşık olaylarda nedensellik bağı çoğu zaman bilirkişi incelemesiyle değerlendirilir. Delillerin olaydan hemen sonra güvence altına alınması, zamanla ulaşılmaz hâle gelebilecek kanıtların kaybını önler.

Müterafik Kusur ve Denkleştirme

Zarar görenin de olayın oluşumuna veya zararın artmasına katkısı bulunuyorsa, buna müterafik yani bölüşük kusur denir. Bu durumda hükmedilecek tazminattan, zarar görenin kusuru oranında indirim yapılır; kusur tazminatı tümüyle kaldırmaz, yalnızca azaltır. Örneğin bir olayda hem failin hem de zarar görenin kusuru varsa, tazminat zarar görenin kusuru oranında düşürülür. Kusur oranları çoğu zaman bilirkişi incelemesiyle belirlenir ve bu tespit, alınacak tutarı doğrudan etkiler.

Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini belirlerken yalnızca kusuru değil, olayın özelliklerini ve tarafların durumunu da dikkate alır. Bu çerçevede denkleştirme ilkesi de devreye girer: aynı zarar için başka bir kaynaktan yapılan ödemeler (örneğin bazı sosyal güvenlik ödemeleri), mükerrer tazminatı önlemek amacıyla hesaptan düşülebilir. Böylece zarar gören, gerçek zararından daha fazlasını elde etmemiş olur; bu, tazminatın telafi edici niteliğinin bir gereğidir.

Ayrıca kanun, özel bazı hâllerde hâkime tazminatta indirim yapma yetkisi tanır; örneğin tazminatı ödeyecek kişi yoksulluğa düşecek durumdaysa ve kusuru ağır değilse, hakkaniyet gereği indirim mümkün olabilir. Bütün bu değerlendirmeler teknik ve olguya bağlı olduğundan, hem kusur dağılımının hem de denkleştirilecek kalemlerin doğru belirlenmesi için bilirkişi raporlarının dikkatle denetlenmesi ve gerektiğinde itiraz edilmesi önemlidir.

Akdeniz'da Haksız Fiil Tazminatı Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Görevli mahkeme, uyuşmazlığın konusuna ve tarafların sıfatına göre belirlenir:

Uyuşmazlık TürüGörevli Mahkeme
Genel haksız fiil (yaralama, hakaret, mala zarar, doktor hatası)Asliye Hukuk Mahkemesi
İş kazası / meslek hastalığı (işçi–işveren)İş Mahkemesi
İki tarafın da tacir olduğu ticari işten doğan haksız fiilAsliye Ticaret Mahkemesi
Tüketici işlemiyle bağlantılı zarar (değere göre)Tüketici Mahkemesi / Hakem Heyeti
Yer bakımından yetki — Akdeniz

Kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Haksız fiillerde ayrıca fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi de yetkilidir. Bu esneklik, Akdeniz'da meydana gelen bir olayda dava açacak kişiye seçim imkânı tanır; çoğu zaman Mersin Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkeme yetkili olur.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınır; yanlış görevli mahkemede açılan dava görevsizlikle sonuçlanır ve dosya yetkili mahkemeye gönderilir. Yetki ise çoğu hâlde tarafların ileri sürmesine bağlıdır. Asliye Hukuk Mahkemesi, haksız fiil davalarında konu ne olursa olsun genel görevli mahkeme olduğundan, uyuşmazlığın özel bir mahkemenin görev alanına girip girmediğinin baştan belirlenmesi gereksiz süre ve masraf kaybını önler.

Haksız Fiil Tazminatı Davası Süreci Nasıl İşler?

Haksız fiil tazminatı davası, dosyanın niteliğine göre değişse de genel olarak belirli aşamalardan geçer. Sürecin baştan doğru kurgulanması; hem hakkın tam olarak talep edilmesini hem de zamanaşımı gibi risklerin yönetilmesini sağlar. Tipik akış şöyledir:

1
Delil ve zarar tespiti

Tutanaklar, sağlık raporları, gider belgeleri, tanık ve kamera kayıtları toplanır; gerekirse delil tespiti veya ön ekspertiz yaptırılır.

2
İhtar ve müzakere

Sorumluya ihtar çekilerek talep bildirilir; uyuşmazlık netleştirilir ve varsa sulh imkânı değerlendirilir.

3
Dava dilekçesi ve harç

Görevli-yetkili mahkemede dava açılır; maddi ve manevi tazminat kalemleri ayrıştırılır, nispi harç ve gider avansı yatırılır. Belirsiz alacak/kısmi dava tercih edilebilir.

4
Bilirkişi ve tahkikat

Kusur, illiyet, maluliyet ve aktüeryal hesap için bilirkişi incelemesi yapılır; tanıklar dinlenir, raporlara itiraz edilir.

5
Karar

Mahkeme, kusur ve zarar değerlendirmesine göre maddi ve/veya manevi tazminata hükmeder ya da talebi reddeder.

6
İstinaf / temyiz ve icra

Karara karşı Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf, koşulları varsa Yargıtay'da temyiz yoluna gidilir; kesinleşen alacak icra yoluyla tahsil edilir.

Sürecin uzunluğu; bilirkişi incelemelerinin sayısı, tarafların itirazları ve kanun yolu aşamalarına göre değişir. Dava sırasında talep edilen tutar bilirkişi hesabına göre netleştikçe ıslah veya belirsiz alacak yöntemiyle artırılabilir. Bu usuli tercihlerin doğru kullanılması, hem harç yükünü hem de zamanaşımı ile hak kaybı riskini yönetmenin en önemli araçlarındandır. Sürecin her aşamasında delil ve talep bütünlüğünün korunması, davanın sağlam temelde ilerlemesini sağlar.

Haksız Fiil Tazminatında Zamanaşımı

Süreler hak kaybına yol açabilir

Zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan davada karşı taraf bu def'iyi ileri sürerse talep reddedilebilir. Bu nedenle sürecin erken başlatılması büyük önem taşır.

Talebin KaynağıZamanaşımı (Kural)
Haksız fiil — öğrenmeye bağlı süreZararı ve faili öğrenmeden itibaren 2 yıl
Haksız fiil — mutlak süreFiilin işlenmesinden itibaren 10 yıl
Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsaCeza kanunundaki daha uzun dava zamanaşımı uygulanır
Zarar veren, fiilinden zenginleşmişseSebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde iade talep edilebilir

Zamanaşımı süresinin başlangıcı, zarar görenin hem zararı hem de sorumlu kişiyi öğrendiği andır; bu nedenle sürenin ne zaman işlemeye başladığı çoğu zaman tartışma konusu olur. İki yıllık kısa süre, mutlak on yıllık süreyi aşamaz. Süre; dava açılması, icra takibi veya borcun ikrarı gibi işlemlerle kesilir ve yeniden işlemeye başlar. Bir fiilin aynı zamanda suç oluşturması hâlinde daha uzun ceza zamanaşımının uygulanması, mağdur lehine önemli bir imkândır; kısa süre geçmiş olsa bile bu yolla talep hâlâ mümkün olabilir. Bu tekniklerin doğru kullanılması, zaman kaybı nedeniyle hakkın yitirilmesini önler.

Haksız Fiil Tazminatı Davası İçin Gerekli Belgeler

Haksız fiil davasının başarısı, büyük ölçüde zararın, kusurun ve illiyet bağının belgelerle ortaya konmasına bağlıdır. Dosyanın niteliğine göre değişmekle birlikte, uygulamada sık istenen belgeler şunlardır:

  • Olayı belgeleyen kayıtlar: Kolluk ve olay tutanakları, olay yeri fotoğrafları, kamera görüntüleri, savcılık soruşturma dosyası ve varsa ceza mahkemesi kararı.
  • Sağlık belgeleri: Hastane ve ameliyat kayıtları, epikriz, tedavi giderlerine ilişkin fatura ve raporlar, maluliyet oranını gösteren sağlık kurulu raporu.
  • Gelir ve zarar belgeleri: Maaş bordroları, SGK hizmet dökümü, vergi kayıtları, kazanç kaybını ve ekonomik durumu gösteren belgeler.
  • Eşya zararı belgeleri: Onarım faturaları, ekspertiz ve değer kaybı raporları, kullanımdan mahrum kalmaya ilişkin giderler.
  • Tanık ve iletişim delilleri: Olaya tanık olanların bilgileri, hakaret veya tehdit içeren mesaj ve kayıtlar, sosyal medya çıktıları.

Belgelerin olaydan hemen sonra toplanması, zamanla ulaşılmaz hâle gelebilecek delillerin (kamera kaydı, tanık bilgisi) kaybını önler. Eksik belge, davanın uzamasına veya talebin bir kısmının ispatlanamamasına yol açabilir. Bu nedenle dava açılmadan önce delil durumunun bir avukatla gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa mahkemeden delil tespiti istenmesi, sürecin sağlam temelde ilerlemesini sağlar.

Akdeniz'da Haksız Fiil Tazminatı Avukatı Seçerken

Haksız fiil davaları, hukuki bilginin yanında kusur, illiyet, maluliyet ve aktüeryal hesap gibi teknik konulara da hâkimiyet gerektirir. Doğru avukat seçimi; talebin eksiksiz kurulması, bilirkişi raporlarının etkin denetlenmesi ve sürecin hak kaybı olmadan yürütülmesi bakımından belirleyicidir. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular aşağıda özetlenmiştir:

  • Alan deneyimi: Haksız fiil ve bedeni zarar dosyalarında, kusur ve tazminat hesabına hâkimiyet.
  • Teknik değerlendirme: Bilirkişi raporlarını okuyup denetleyebilme ve gerektiğinde itiraz edebilme becerisi.
  • Yerel yargı bilgisi: Mersin Adliyesi ve bölge mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Olası sonuçlar, süreç ve ücret/harç konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede avukata sorabileceğiniz sorular

  • Olayımda haksız fiilin unsurları bir arada var mı; kimler sorumlu tutulabilir?
  • Talebimde hangi maddi ve manevi tazminat kalemleri yer alabilir?
  • Zamanaşımı açısından durumum nedir; fiil suç oluşturuyorsa uzun süre uygulanır mı?
  • İlliyet bağı ve kusur nasıl ispatlanır; hangi delilleri hazırlamalıyım?
  • Sürecin muhtemel aşamaları, süresi ve harç/masraf yükü ne olur?

İlgili Mevzuat

  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Haksız fiil sorumluluğu, kusur, kusursuz sorumluluk hâlleri ile maddi ve manevi tazminatın genel esasları
  • Türk Medeni Kanunu (4721)
    Kişilik haklarının korunması ve saldırı hâlinde tazminat talep etme imkânı
  • Türk Ceza Kanunu (5237)
    Fiilin suç oluşturduğu hâllerde daha uzun ceza dava zamanaşımının tazminata etkisi
  • Karayolları Trafik Kanunu (2918)
    Trafik kazalarında işletenin kusursuz sorumluluğu ve zorunlu sigorta ilişkisi
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Görev-yetki, ispat, belirsiz alacak ve kısmi dava usulü

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · İlliyet bağının kesilmesi

Mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru veya üçüncü kişinin ağır kusurunun, uygun nedensellik bağını kesebileceği ve sorumluluğu kaldırabileceği ya da azaltabileceği yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · Müterafik kusur

Zarar görenin olayın oluşumuna veya zararın artmasına katkısı bulunduğunda, hükmedilecek tazminattan bu kusur oranında indirim yapılması gerektiği değerlendirmesi.

İlke · Manevi tazminatın belirlenmesi

Manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığı; olayın ağırlığı, tarafların kusuru ve ekonomik durumu gözetilerek hakkaniyete uygun biçimde takdir edilmesi gerektiği yönündeki yaklaşım.

Sıkça Sorulan Sorular

Akdeniz'da haksız fiil tazminatı davası hangi mahkemede açılır?

Haksız fiile dayanan maddi ve manevi tazminat davaları kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülür; bu, uyuşmazlığın konusuna göre değişmeyen genel görevli mahkemedir. Ancak taraflar arasında iş ilişkisi varsa ve zarar iş kazası ya da meslek hastalığından doğuyorsa İş Mahkemesi, her iki taraf da tacir ve uyuşmazlık ticari işten kaynaklanıyorsa Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olabilir. Yetki bakımından kural davalının yerleşim yeri mahkemesidir; haksız fiillerde ayrıca fiilin işlendiği veya zararın doğduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Akdeniz'daki dosyalar bu kurallara göre Mersin Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkemede ele alınır.

Haksız fiil tazminatı için hangi şartların bir arada bulunması gerekir?

Haksız fiil sorumluluğunun doğması için kural olarak dört unsurun birlikte gerçekleşmesi aranır: hukuka aykırı bir fiil, ölçülebilir veya somut bir zarar, fiil ile zarar arasında uygun nedensellik (illiyet) bağı ve failin kusurlu olması. Kusur; kast yani bilerek ve isteyerek zarar verme ya da ihmal yani gerekli özenin gösterilmemesi biçiminde olabilir. Bu unsurlardan yalnızca biri eksikse tazminat talebi kural olarak reddedilir. Ancak kanunun öngördüğü kusursuz sorumluluk hâllerinde kusur şartı aranmaz; bu durumda diğer unsurların varlığı yeterli sayılabilir. Somut olayda unsurların birlikte bulunup bulunmadığı bir avukatla değerlendirilmelidir.

Maddi tazminat ile manevi tazminat arasındaki fark nedir?

Maddi tazminat, zarar görenin malvarlığında meydana gelen somut kayıpları giderir; tedavi giderleri, çalışma gücünün kaybından doğan kazanç kaybı, eşya hasarı, onarım bedeli ve değer kaybı gibi belgeye ve hesaba dayanan kalemleri kapsar. Manevi tazminat ise malvarlığında ölçülebilir bir kayba değil, kişinin yaşadığı acı, elem, üzüntü ve kişilik haklarının ihlaline karşılık gelir; bedensel bütünlüğün zedelenmesi, bir yakının ölümü ya da ağır kişilik hakkı saldırısı hâllerinde talep edilir. Miktarı; olayın ağırlığı, tarafların kusuru ve ekonomik durumu gibi ölçütlerle hâkim tarafından takdir edilir. İki tür aynı davada birlikte istenebilir.

İlliyet bağı nedir ve neden önemlidir?

İlliyet (nedensellik) bağı, hukuka aykırı fiil ile ortaya çıkan zarar arasındaki sebep-sonuç ilişkisidir. Tazminat sorumluluğunun doğması için zararın, failin davranışının uygun ve olağan bir sonucu olması gerekir. Yani her mantıksal bağlantı değil, hayat deneyimine göre o davranışın normalde böyle bir zararı doğurmaya elverişli olması aranır. Mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru veya üçüncü kişinin ağır kusuru, bu bağı kesebilir ve sorumluluğu kaldırabilir ya da azaltabilir. İlliyet bağının kurulamadığı hâllerde, fiil hukuka aykırı ve kusurlu olsa bile tazminata hükmedilmez; bu nedenle bağın delillerle ortaya konması davanın temel taşıdır.

Kusurum olmasa da haksız fiilden sorumlu tutulabilir miyim?

Evet, kanunun özel olarak öngördüğü kusursuz (objektif) sorumluluk hâllerinde kişi, kendi kusuru bulunmasa dahi zararı gidermekle yükümlü olabilir. Örneğin adam çalıştıranın, çalışanının işi görürken üçüncü kişiye verdiği zarardan sorumluluğu; hayvan bulunduranın sorumluluğu; yapı malikinin, yapının bakım eksikliği veya yapım bozukluğundan doğan zararlardan sorumluluğu ve motorlu araç işleteninin sorumluluğu bu kapsamdadır. Bu hâllerde sorumluluğun temeli kusur değil, belirli bir riski yaratmış veya denetim yükümlülüğü altında olmaktır. Yine de kurtuluş kanıtı getirilebilen veya illiyet bağının kesildiği durumlarda sorumluluk kalkabilir; somut hâl bir avukatla değerlendirilmelidir.

Haksız fiil tazminatında zamanaşımı ne kadardır?

Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde kural olarak zarar görenin, zararı ve failini öğrendiği tarihten itibaren iki yıllık ve her hâlde fiilin işlenmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı uygulanır. Eğer fiil aynı zamanda bir suç oluşturuyor ve ceza kanununda bu suç için daha uzun bir dava zamanaşımı öngörülüyorsa, o daha uzun süre tazminat talebi bakımından da geçerli olur. Süre; dava açılması, icra takibi veya borcun ikrarı gibi işlemlerle kesilir ve yeniden işlemeye başlar. İki yıllık sürenin başlangıcı çoğu zaman tartışmalıdır; bu nedenle hakkın kaybedilmemesi için sürecin erken değerlendirilmesi önemlidir.

Zarar görenin de kusuru varsa tazminat nasıl etkilenir?

Zarar görenin, olayın oluşumuna veya zararın artmasına katkısı bulunuyorsa buna müterafik yani bölüşük kusur denir. Bu durumda hükmedilecek tazminattan, zarar görenin kusuru oranında indirim yapılır; kusur tazminatı tümüyle ortadan kaldırmaz, yalnızca azaltır. Örneğin bir olayda hem failin hem de zarar görenin kusuru varsa, tazminat zarar görenin kusuru oranında düşürülür. Ayrıca hâkim, tazminatı belirlerken tarafların ekonomik durumunu ve olayın özelliklerini de dikkate alarak denkleştirme yapabilir. Kusur oranları genellikle bilirkişi incelemesiyle belirlendiğinden, kusur dağılımının doğru tespiti alınacak tutarı doğrudan etkiler.

Birden çok kişi zarar verdiyse tazminatı kimden isterim?

Bir zarara birden çok kişinin ortak davranışı ya da ayrı ayrı fiilleri sebep olmuşsa, bu kişiler zarar görene karşı kural olarak müteselsil yani zincirleme sorumlu olur. Bu, zarar görenin tazminatın tamamını içlerinden dilediği birinden isteyebilmesi demektir; ödeyen kişi, iç ilişkide diğerlerine kendi payları oranında rücu eder. Müteselsil sorumluluk zarar görenin lehinedir; çünkü ödeme gücü olan sorumluya yönelerek zararını daha güvenli biçimde tahsil edebilir. Sorumlular arasında azmettiren ve yardım eden de yer alabilir. Kimlerin sorumlu olduğu ve hangi sorumluya öncelik verileceği, dosyanın özelliklerine göre bir avukatla belirlenmelidir.

Haksız fiil aynı zamanda suçsa ceza davası ile tazminat davası nasıl yürür?

Aynı fiil hem cezai hem de hukuki sorumluluk doğurabilir; örneğin bir yaralama hem ceza davasına hem de tazminat davasına konu olur. Bu iki süreç kural olarak ayrı yürür: ceza mahkemesi failin cezalandırılmasına, hukuk mahkemesi ise zararın giderilmesine bakar. Ceza davasında verilen ve maddi olguları kesin biçimde saptayan mahkûmiyet kararı, tazminat davasında bu olguların ispatı bakımından güçlü bir delil oluşturur; hukuk hâkimi kural olarak bu maddi tespitlerle bağlıdır. Ayrıca fiil suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımının uygulanması, tazminat talebi için ek süre sağlar. Bu iki sürecin birlikte planlanması çoğu zaman zarar görenin lehinedir.

Haksız fiil davası ne kadar sürer ve ne kadar masraf gerekir?

Kesin bir süre vermek mümkün değildir; kusur, maluliyet ve aktüeryal hesap için yapılacak bilirkişi incelemelerinin sayısı, tanık ve delil durumu ile istinaf ve temyiz aşamaları toplam süreyi belirler. Dava açılırken kural olarak nispi harç ve gider avansı yatırılır; harç, talep edilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanır. Maddi durumu yeterli olmayanlar adli yardım talebinde bulunabilir. Tazminat tutarı bilirkişi hesabıyla netleşince belirsiz alacak veya kısmi dava gibi yöntemlerle talep artırılabilir ve harç yükü yönetilebilir. Uygun usulün seçimi hem masraf hem de hak kaybı riskini azaltacağından bir avukatla değerlendirilmesi önerilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar