Muratlı Gayrimenkul Hukuku Avukatları

Muratlı, Tekirdağ ilçesinde gayrimenkul hukuku alanında hizmet veren 5 avukat. Tapu, kat mülkiyeti, kentsel dönüşüm ve kamulaştırma süreçleriyle inceleyin.

Muratlı, Tekirdağ Gayrimenkul Hukuku Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Muratlı (Tekirdağ) bölgesinde gayrimenkul (taşınmaz) hukuku uyuşmazlıklarını; tapu iptali ve tescil, kat mülkiyeti ve aidat, kentsel dönüşüm, ecrimisil, önalım (şufa), müdahalenin meni, ortaklığın giderilmesi ve kamulaştırma açısından ayrıntılı biçimde ele alır. Amaç, sürecin baştan doğru kurgulanmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Gayrimenkul Davalarında Öne Çıkanlar
  • Kesin yetki: Taşınmazın aynına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; başka yer seçilemez.
  • Görev ayrımı: Mülkiyete ilişkin davalar Asliye Hukuk, kat mülkiyeti ve ortaklığın giderilmesi Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür.
  • Süreler önemli: Önalım (şufa) hakkı hak düşürücü sürelere; ecrimisil geriye dönük beş yıllık döneme bağlıdır.
  • Yer: Muratlı taşınmazlarına ilişkin davalar Çorlu Adliyesi yargı çevresindeki mahkemede görülür.

Gayrimenkul Hukuku Nedir? Kapsamı

Gayrimenkul (taşınmaz) hukuku; arsa, tarla, konut ve iş yeri gibi taşınmazlar üzerindeki mülkiyet, sınırlı ayni haklar (irtifak, rehin) ve zilyetlikten doğan hak ve yükümlülükleri düzenleyen geniş bir alandır. Temel kaynağı Türk Medeni Kanunu (TMK)'nun eşya hukukuna ilişkin hükümleridir. Kat mülkiyeti ilişkileri 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, kamulaştırma işlemleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, dönüşüm süreçleri ise 6306 sayılı Kanun ile özel olarak düzenlenmiştir.

Taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklar, çoğu zaman yüksek maddi değer taşıdığından ve tapu kaydı, kadastro, imar durumu gibi çok sayıda resmî belgeye dayandığından, sürecin teknik bir titizlikle yürütülmesini gerektirir. Aynı olayda birden çok hukuki talebin (örneğin tapu iptali ile birlikte ecrimisil) gündeme gelmesi de sık karşılaşılan bir durumdur. Aşağıda bu alanda en sık görülen uyuşmazlık başlıkları özetlenmiştir:

Tapu İşlemleri
İptal, tescil, düzeltme
Kat Mülkiyeti
Aidat, ortak alan, yönetim
Kentsel Dönüşüm
6306 sayılı Kanun
Kamulaştırma
Bedel, el atma
Ecrimisil
Haksız işgal tazminatı
Önalım (Şufa)
Paydaşın öncelik hakkı

Gayrimenkul uyuşmazlıklarında talepler çoğu zaman birbirine bağlıdır: tapu iptali davasıyla birlikte taşınmazın haksız kullanımından doğan ecrimisil, ortaklığın giderilmesiyle birlikte muhdesat (bina/ağaç gibi eklentilerin) tespiti veya kamulaştırmayla birlikte değer kaybı istenebilir. Bu bağlantı nedeniyle dosyanın parça parça değil bütüncül bir bakışla ele alınması gerekir. Ayrıca taşınmaz davalarında tapu kaydının, imar durumunun ve kadastro sınırlarının doğru okunması, davanın kaderini belirleyecek kadar önemlidir. Yanlış tespit edilen bir sınır veya eksik incelenmiş bir tapu kaydı, uzun süren yargılamaların temel kaynağıdır.

Tapu İptali ve Tescil Davası

Tapu iptali ve tescil davası, gayrimenkul hukukunun en temel davalarından biridir. Kanuna veya gerçek hukuki duruma aykırı biçimde oluşmuş bir tapu kaydının iptalini ve taşınmazın gerçek hak sahibi adına tescilini amaçlar. Bu dava, mülkiyet hakkına doğrudan etki ettiğinden taşınmazın aynına ilişkin sayılır ve bu nitelik, görevli ve yetkili mahkemeyi belirler.

Dava, çok farklı sebeplere dayanabilir. Bunların başlıcaları arasında; hukuki ehliyetsizlik (işlem tarihinde temyiz kudretinin bulunmaması), irade sakatlığı (hata, hile, korkutma), muris muvazaası (mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla satış gibi göstererek yaptığı bağış işlemleri), vekâletin kötüye kullanılması ve inançlı işlemler sayılabilir. Ayrıca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ya da imar/kadastro uygulamalarındaki hatalara dayanan tapu tescil talepleri de bu kapsamda değerlendirilir.

Bu davalarda ispat yükü büyük önem taşır. Tapu ve nüfus kayıtları, banka hareketleri, tanık beyanları ve gerektiğinde sağlık kurulu raporları gibi deliller titizlikle toplanır. Özellikle muris muvazaası davalarında; mirasbırakanın gerçek iradesi, mal varlığının durumu ve işlemin ekonomik gerekçesi bir bütün olarak incelenir. Sürecin doğru kurgulanması, hem davanın kabulü hem de olası tazminat talepleri açısından belirleyicidir.

Kat Mülkiyeti ve Aidat Uyuşmazlıkları

Kat mülkiyeti, tamamlanmış bir yapının bağımsız bölümleri (daire, dükkân, büro) üzerinde kurulan özel bir mülkiyet türüdür ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ile düzenlenir. Bu kanun; kat maliklerinin hak ve yükümlülüklerini, ortak yerlerin kullanımını, yönetim planını, kat malikleri kurulu kararlarını ve yönetici atanmasını kapsar. Apartman ve site yaşamından doğan uyuşmazlıkların büyük bölümü bu düzenlemeye dayanır.

En sık karşılaşılan uyuşmazlık, ortak gider ve avans (aidat) borçlarıdır. Her kat maliki, yönetim planında ve kurul kararlarında belirlenen ortak giderlere arsa payı veya kararlaştırılan esasa göre katılmak zorundadır. Aidatını ödemeyen malikten gecikme tazminatı istenebilir; yönetici, borçlu malike karşı icra takibi veya dava yoluna başvurabilir. Ortak gider alacakları, taşınmaz üzerinde güçlü bir kanuni teminata bağlandığından, ödenmeyen borçlar bağımsız bölümün devri hâlinde dahi takip edilebilir.

Kat mülkiyeti kapsamındaki diğer uyuşmazlıklar arasında; ortak alanların (çatı, cephe, bahçe, otopark) kurala aykırı kullanımı, projeye aykırı tadilat ve eklentiler, gürültü ve rahatsızlık gibi çekilmezlik hâlleri, yönetici kararlarının iptali ve yönetim planının değiştirilmesi yer alır. Ağır ve sürekli biçimde diğer maliklerin haklarını ihlal eden kat malikinin bağımsız bölümünün devri dahi kanunda öngörülen sıkı koşullarla istenebilir. Bu uyuşmazlıklar, kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görev alanındadır.

Kentsel Dönüşüm (6306 Sayılı Kanun)

Kentsel dönüşüm, deprem başta olmak üzere afet riski taşıyan yapıların yenilenmesini amaçlayan bir süreçtir ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile düzenlenir. Süreç, çoğunlukla yapının lisanslı kuruluşlarca incelenip riskli yapı olarak tespit edilmesiyle başlar. Tespit, tapu kaydına şerh edilir ve maliklere tebliğ edilir.

Riskli yapı tespitine karşı malikler, kanunda öngörülen süre içinde idareye ve gerekirse idare mahkemesine başvurarak itiraz edebilir. Tespitin kesinleşmesinin ardından yapının yıkımı ve dönüşümüne ilişkin kararlar, maliklerin arsa payı çoğunluğuyla alınır. Bu karara katılmayan (ayrık kalan) maliklerin bağımsız bölümleri, kanunda belirtilen usulle satışa çıkarılabilir.

Sözleşme öncesi dikkat

Dönüşümde imzalanacak müteahhitle sözleşme (kat karşılığı inşaat) hak kaybına en açık aşamadır. Teslim süresi, cezai şart, yeni bağımsız bölümlerin metrekaresi ve paylaşım oranı, kira yardımı ve iskân gibi başlıkların açık ve dengeli düzenlenmesi büyük önem taşır. Sözleşme imzalanmadan önce hukuki değerlendirme alınması önerilir.

Dönüşüm sürecinde maliklere kira yardımı, faiz desteği veya konut kredisi gibi çeşitli destekler sağlanabilmektedir. Sürecin idari ayağı (tespit, itiraz, ruhsat) ile özel hukuk ayağının (müteahhit sözleşmesi, paylaşım, teslim) birlikte ve doğru sırayla yürütülmesi, hem maliklerin haklarını korur hem de süreci hızlandırır.

Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı)

Ecrimisil, bir taşınmazı hak sahibinin rızası ve hukuki dayanağı olmaksızın kullanan kişinin, malike ödemekle yükümlü olduğu haksız işgal tazminatıdır. Kötüniyetli zilyedin, taşınmazı kullanmaktan elde ettiği veya elde edebileceği menfaatin karşılığını malike ödemesi esasına dayanır. Uygulamada; ortak taşınmazı diğer paydaşların rızası olmadan tek başına kullanan paydaşa, kira sözleşmesi sona erdiği hâlde taşınmazda oturmaya devam edene ya da başkasının arsasını izinsiz kullanan kişiye karşı sık başvurulan bir taleptir.

Ecrimisil talebi, kural olarak dava tarihinden geriye doğru beş yıllık dönemi kapsar. Tazminat miktarı; taşınmazın niteliği, konumu, emsal kira bedelleri ve serbest piyasa koşulları dikkate alınarak çoğunlukla bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Talep sahibinin, işgalin varlığını ve süresini ispatlaması gerekir; bu nedenle tapu kaydı, keşif tutanağı, tanık beyanı ve varsa yazılı bildirimler önem taşır.

Ecrimisil çoğu zaman tek başına değil; müdahalenin meni (el atmanın önlenmesi), tapu iptali veya ortaklığın giderilmesi gibi taleplerle birlikte ileri sürülür. Örneğin ortak bir taşınmazı tek başına kullanan paydaştan hem el atmanın önlenmesi hem de geçmiş dönem için ecrimisil istenebilir. Talebin doğru zamanlanması ve süre yönünden değerlendirilmesi, tazminat tutarını doğrudan etkiler.

Önalım (Şufa) Hakkı

Önalım (şufa) hakkı, paylı mülkiyete konu bir taşınmazda, paydaşlardan birinin payını üçüncü bir kişiye satması hâlinde, diğer paydaşların bu payı öncelikle ve aynı koşullarla satın alma hakkıdır. Amaç, paylı mülkiyette dışarıdan yeni ve istenmeyen kişilerin ortak olmasını önlemek ve mevcut paydaşlara önceliği korumaktır. Bu hak, yalnızca gerçek bir satış işleminde doğar; bağış veya trampa gibi işlemlerde kural olarak kullanılamaz.

Önalım hakkı, dava açılarak kullanılır ve kanunda öngörülen süreler hak düşürücü niteliktedir. Satışın önalım hakkı sahibine noter aracılığıyla bildirilmesinden başlayarak üç ay ve her hâlde satış tarihinden itibaren iki yıl içinde dava açılmalıdır. Bu süreler kaçırıldığında hak sona erer. Dava açılırken, önalım bedelinin (satış bedeli ile alıcının ödediği harç ve masrafların toplamı) mahkemece belirlenecek süre içinde depo edilmesi gerekir.

Fiili taksim savunması

Paydaşlar taşınmazı fiilen bölüşmüş ve herkes kendi kullandığı bölümde uzun süredir oturuyorsa, önalım hakkının kullanılması dürüstlük kuralına aykırı bulunabilir. Bu nedenle taşınmazdaki fiili kullanım durumu, önalım davalarında sıkça tartışılan bir savunma başlığıdır.

Müdahalenin Meni (El Atmanın Önlenmesi)

Müdahalenin meni, bir başka adıyla el atmanın önlenmesi davası, taşınmaz malikinin veya zilyedinin, mülkiyet ya da zilyetlik hakkına haksız biçimde yapılan tecavüzün durdurulmasını istediği davadır. Komşu parselden yapılan taşkın inşaat, izinsiz olarak arsanın kullanılması, geçit veya su hakkının haksız engellenmesi ya da bir paydaşın ortak taşınmaza diğerlerinin rızası dışında el atması gibi durumlarda bu davaya başvurulur.

Davanın amacı, mevcut tecavüzü sona erdirmek ve tekrarını önlemektir. Sıklıkla ecrimisil (geçmiş dönem işgal tazminatı) ve gerektiğinde taşkın yapının kaldırılması (kal) talepleriyle birlikte açılır. Mahkeme; tapu kaydı, kadastro sınırları ve mahallinde yapılacak keşif ile bilirkişi incelemesine dayanarak tecavüzün varlığını ve kapsamını belirler.

El atmanın önlenmesi davalarında sınırların ve fiili kullanımın doğru tespiti kritik önemdedir. Özellikle taşkın yapı iddialarında, komşu parseller arasındaki sınırın kadastral verilerle örtüşüp örtüşmediği titizlikle incelenir. Haklı bulunan taraf lehine, tecavüzün önlenmesiyle birlikte taşınmazın işgal edilen döneme ilişkin ecrimisil de hükmedilebilir.

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu)

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası, bir taşınmaz üzerindeki paylı veya elbirliği (iştirak) hâlindeki mülkiyete son vererek, her paydaşın hakkını ayrı ve bağımsız biçimde almasını sağlar. Paydaşlar taşınmazın kullanımı, satışı veya değerlendirilmesi konusunda anlaşamadığında; herhangi bir paydaş bu davayı açarak ortaklığa hukuken son verebilir. Miras yoluyla intikal eden taşınmazlarda mirasçılar arasında en sık başvurulan yollardan biridir.

Ortaklık iki yolla giderilir. İlki, taşınmazın aynen taksimidir; yani taşınmazın fiilen bölünüp paydaşlara pay oranında dağıtılmasıdır. Ancak taşınmazın niteliği, imar durumu veya değer kaybı nedeniyle aynen bölme çoğu kez mümkün olmaz. Bu durumda ikinci yol olan satış yoluyla ortaklığın giderilmesi uygulanır: taşınmaz açık artırma ile satılır ve elde edilen bedel, paydaşların payları oranında dağıtılır.

Davada tüm paydaşların yer alması zorunludur; eksik paydaşla açılan dava sağlıklı sonuç vermez. Taşınmaz üzerinde bir paydaşın yaptığı bina veya diktiği ağaç gibi eklentiler (muhdesat) varsa, bunların kime ait olduğu ayrıca tespit edilir ve satış bedelinin paylaşımında dikkate alınır. Ortaklığın giderilmesi davaları, taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür.

Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma

Kamulaştırma, idarenin (belediye, karayolları, bakanlık gibi) kamu yararı gerektirdiğinde, özel mülkiyetteki bir taşınmazı bedelini ödeyerek kanunda öngörülen usulle mülkiyetine geçirmesidir ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile düzenlenir. Usulüne uygun kamulaştırmada idare; kamu yararı kararı alır, taşınmaza değer takdir eder, malikle uzlaşmayı dener ve uzlaşma sağlanamazsa bedel tespiti ve tescil davası açar.

Bedel tespiti davalarında taşınmazın gerçek değeri; niteliği, imar durumu, konumu ve emsal satışlar dikkate alınarak bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Malik, takdir edilen bedele itiraz edebilir ve taşınmazının değerinin doğru yansıtılmasını isteyebilir. Bu nedenle emsal, imar ve değerleme incelemesinin titizlikle yapılması, malik lehine belirleyici sonuçlar doğurur.

Fiili El Atma

İdarenin, kamulaştırma yapmadan taşınmaza fiilen el koyup üzerinde yol, park gibi tesis kurması. Malik, taşınmaz bedelini dava yoluyla isteyebilir.

Hukuki El Atma

İmar planıyla taşınmazın yeşil alan, yol gibi ayrılıp uzun süre kamulaştırılmayarak malikin tasarrufunun fiilen kısıtlanması. Bedel talep edilebilir.

Kamulaştırmasız el atma davaları, malikin anayasal mülkiyet hakkının korunması bakımından önemlidir. Fiili el atmada taşınmaz bedeli, hukuki el atmada ise tasarruf kısıtlamasının karşılığı talep edilir. Bu davalarda faizin başlangıç tarihi, değer kaybı ve dava türünün doğru seçimi, malikin eline geçecek tutarı doğrudan etkiler.

Kat Karşılığı (Arsa Payı Karşılığı) İnşaat Sözleşmeleri

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, arsa sahibinin arsasının belirli bir payını müteahhide devretmesi karşılığında, müteahhidin arsa üzerine yapacağı binadan belirli bağımsız bölümleri arsa sahibine teslim etmeyi üstlendiği, karma nitelikte bir sözleşmedir. Hem eser sözleşmesi hem de taşınmaz devri özelliği taşıdığından, kural olarak resmî şekilde (noterde düzenleme biçiminde) yapılması aranır.

Uygulamada en sık uyuşmazlıklar; teslimde gecikme, ayıplı (kusurlu) imalat, projeye ve ruhsata aykırı yapı, iskân (yapı kullanma izni) alınamaması ve paylaşım oranına ilişkin anlaşmazlıklardan doğar. Müteahhidin edimini yerine getirmemesi hâlinde arsa sahibi; gecikme tazminatı (kira kaybı), ayıp giderim bedeli, koşulları varsa sözleşmenin feshi ile devredilen arsa paylarının iptal ve tescili gibi taleplerde bulunabilir.

Bu sözleşmeler uzun vadeli ve yüksek değerli olduğundan, imza öncesi hükümlerin dengeli düzenlenmesi hak kaybını büyük ölçüde önler. Teslim süresi ve gecikme cezası, bağımsız bölümlerin nitelik ve metrekaresi, paylaşım tablosu, arsa payının devir zamanı ve ipotek yetkisi gibi başlıklar açıkça belirlenmelidir. Sözleşmenin doğru kurgulanması, ileride açılacak davaların da temelini oluşturur.

Muratlı'da Gayrimenkul Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Gayrimenkul davalarında görev ve yetki kuralları, dava türüne göre farklılaşır; doğru mahkemenin seçilmesi görevsizlik/yetkisizlik kaynaklı gecikmeyi önler:

Dava TürüGörevli Mahkeme
Tapu iptali ve tescilAsliye Hukuk Mahkemesi
Ecrimisil (haksız işgal)Asliye Hukuk Mahkemesi
Önalım (şufa)Asliye Hukuk Mahkemesi
El atmanın önlenmesiAsliye Hukuk Mahkemesi
Kamulaştırma bedel tespitiAsliye Hukuk Mahkemesi
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu)Sulh Hukuk Mahkemesi
Kat mülkiyeti ve aidat uyuşmazlıklarıSulh Hukuk Mahkemesi
Kadastro tespitine itirazKadastro Mahkemesi
Riskli yapı tespitine itiraz (6306)İdare Mahkemesi

Görev ayrımının yanında yetki kuralı da belirleyicidir. Taşınmazın aynına (mülkiyetine) ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; taraflar sözleşmeyle veya iradeleriyle başka bir yer mahkemesini seçemez. Bu kural, gayrimenkul davalarını kişisel alacak davalarından ayıran en önemli özelliklerden biridir.

Yer bakımından yetki — Muratlı

Muratlı sınırları içindeki bir taşınmaza ilişkin tapu, ecrimisil, önalım, el atmanın önlenmesi veya ortaklığın giderilmesi davaları, taşınmazın bulunduğu yer kuralı gereği Çorlu Adliyesi yargı çevresindeki görevli mahkemede açılır. Başka bir ildeki mahkemede açılan dava, yetkisizlikle sonuçlanır ve zaman kaybına yol açar.

Gayrimenkul Davası Süreci — Adım Adım

Gayrimenkul davaları, HMK'daki yazılı yargılama usulüne göre yürür ve çoğu zaman keşif ile bilirkişi incelemesi içerir. Tipik aşamalar şöyledir:

1
Ön hazırlık ve kayıt incelemesi

Tapu kaydı, kadastro paftası, imar durumu ve varsa sözleşmeler incelenir; taraflar ve talepler netleştirilir.

2
Dava dilekçesi

Talep (tapu iptali, ecrimisil, ortaklığın giderilmesi vb.), hukuki sebep ve deliller dilekçede belirtilerek dava açılır.

3
Cevap ve dilekçeler aşaması

Davalı cevap verir; karşı talepler ileri sürülebilir. Dilekçelerin teatisiyle uyuşmazlık sınırları belirlenir.

4
Keşif ve bilirkişi

Taşınmaz mahallinde keşif yapılır; harita mühendisi, değerleme ve teknik bilirkişi raporlarıyla sınır, değer ve muhdesat tespit edilir.

5
Karar

Mahkeme; iptal-tescil, tazminat, satış veya el atmanın önlenmesine ilişkin hükmünü toplanan delillere göre kurar.

6
İstinaf ve temyiz

Karara karşı Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf, koşulları varsa Yargıtay'da temyiz yoluna gidilebilir.

Sürecin en belirleyici aşaması çoğu zaman keşif ve bilirkişi incelemesidir. Sınır, değer ve muhdesat tespitinin doğru yapılması, kararın adil olması bakımından kritik önem taşır. Bilirkişi raporuna karşı süresinde ve gerekçeli itiraz sunulması, hatalı tespitlerin düzeltilmesi açısından önemlidir.

Gayrimenkul Davaları Ne Kadar Sürer?

Sürenin sabit bir cevabı yoktur; dava türü, taşınmazın niteliği ve taraf/paydaş sayısı belirleyicidir. Tapu kaydının ve kadastro verilerinin celbi, taşınmaz üzerinde yapılacak keşif ve ardından hazırlanacak bilirkişi raporu, gayrimenkul davalarını uzatan başlıca teknik etkenlerdir. Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi ve ek rapor alınması hâlinde süreç bir miktar daha uzayabilir.

Tek maliki ilgilendiren ve tapu kaydı net olan basit bir dava, çok sayıda paydaşın bulunduğu ortaklığın giderilmesi ya da karmaşık muris muvazaası dosyalarına göre belirgin biçimde daha hızlı sonuçlanır. Tebligat trafiği, keşif için verilen randevular ve istinaf/temyiz aşamaları da toplam süreyi etkiler.

Süreci kısaltmak için en etkili yol, davanın baştan doğru mahkemede ve eksiksiz delillerle açılmasıdır. Tapu, kadastro ve imar belgelerinin önceden derlenmesi, gereksiz ara kararların ve celse kayıplarının önüne geçer. Gerçekçi bir süre beklentisi ancak dosya ve taşınmazın durumu incelendikten sonra oluşturulabilir; peşin ve kesin süre vaadi bu davalarda gerçekçi değildir.

Gerekli Belgeler ve Deliller

Gayrimenkul dosyalarında, sürecin sağlıklı ilerlemesi için aşağıdaki belge ve delillerin hazırlanması önerilir:

  • Tapu kayıt örneği: Taşınmazın güncel ve geçmiş tapu kayıtları, takyidat (şerh/ipotek) bilgileri.
  • Kadastro ve pafta bilgileri: Ada/parsel, sınır ve yüzölçümüne ilişkin kadastral kayıtlar.
  • İmar durumu belgesi: Belediyeden alınan imar durumu, plan ve ruhsat kayıtları.
  • Sözleşmeler: Satış, kira, kat karşılığı inşaat gibi taşınmaza ilişkin sözleşmeler.
  • Ödeme ve masraf belgeleri: Banka dekontları, harç ve masraf makbuzları (özellikle önalımda).
  • Veraset ilamı ve nüfus kayıtları: Miras kaynaklı taşınmaz uyuşmazlıklarında paydaşlığı gösteren belgeler.
  • Fotoğraf, keşif ve tanık bilgileri: İşgal, taşkın yapı ve fiili kullanımı gösteren deliller.

Ulaşılamayan belgeler için avukat aracılığıyla müzekkere ile tapu müdürlüğü, kadastro ve belediyeden kayıt celbi talep edilebilir.

Muratlı'da Gayrimenkul Avukatı Seçerken

Gayrimenkul dosyaları yüksek maddi değer taşıdığından ve teknik incelemeye (kadastro, imar, değerleme) dayandığından, avukat seçimi sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular:

  • Gayrimenkul hukuku deneyimi: Tapu iptali, ortaklığın giderilmesi ve kamulaştırma dosyalarında birikim.
  • Teknik okuma yetkinliği: Tapu, kadastro paftası ve imar belgelerini doğru yorumlayabilme.
  • Bilirkişiyle çalışma: Keşif ve değerleme raporlarına etkili itiraz hazırlayabilme.
  • Yerel yargı bilgisi: Çorlu Adliyesi ve bölge mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Süreç, olası sonuçlar ve ücret konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede sorabileceğiniz sorular

  • Uyuşmazlığım için hangi dava türü (tapu iptali, ecrimisil, ortaklığın giderilmesi) uygun?
  • Taşınmazın tapu ve imar durumu talebimi nasıl etkiler; hangi belgeleri hazırlamalıyım?
  • Önalım veya ecrimisil taleplerimde süre yönünden bir engel var mı?
  • Bilirkişi değerlemesi ve keşif sürecinde nelere dikkat etmeliyiz?
  • Sürecin yaklaşık aşamaları, süresi ve ücretlendirme nasıl işler?

İlgili Mevzuat

  • Türk Medeni Kanunu (4721)
    Mülkiyet, tapu sicili, paylı-elbirliği mülkiyet, önalım ve ayni haklar
  • Kat Mülkiyeti Kanunu (634)
    Bağımsız bölümler, ortak yerler, aidat, yönetim planı ve kurul kararları
  • Kamulaştırma Kanunu (2942)
    Kamulaştırma usulü, bedel tespiti ve kamulaştırmasız el atma
  • 6306 sayılı Kanun
    Afet riski altındaki yapıların dönüştürülmesi (kentsel dönüşüm)
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Görev, kesin yetki, keşif, bilirkişi ve yargılama usulü

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Muris muvazaası

Mirasbırakanın, mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağışladığı taşınmazı satış gibi göstermesi hâlinde, işlemin muvazaa nedeniyle geçersiz sayılarak tapu iptali ve tescile hükmedilebileceği yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · Önalımda fiili taksim

Paydaşların taşınmazı fiilen bölüşüp uzun süredir kendi kullandıkları bölümde oturmaları hâlinde, önalım hakkının kullanılmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmayabileceği değerlendirmesi.

İlke · Ecrimisil ve intifadan men

Paydaşlar arasında ecrimisil istenebilmesi için kural olarak, kullanan paydaşın intifadan men edilmiş (kullanıma itiraz edilmiş) olması gerektiği; belirli istisnai hâllerde bu koşulun aranmayabileceği yaklaşımı.

Sıkça Sorulan Sorular

Muratlı'da tapu iptali ve tescil davası hangi mahkemede açılır?

Taşınmazın aynına (mülkiyetine) ilişkin tapu iptali ve tescil davaları Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülür. Yetki bakımından ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; taraflar başka bir yer mahkemesini seçemez. Bu nedenle Muratlı sınırları içindeki bir taşınmaza ilişkin dava, Çorlu Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılır. Kadastro tespitine itiraz gibi özel durumlarda ise görev Kadastro Mahkemesi'ne ait olabilir.

Ecrimisil (haksız işgal tazminatı) nedir, nasıl talep edilir?

Ecrimisil, bir taşınmazı hak sahibinin rızası dışında kullanan kişinin ödemesi gereken haksız işgal tazminatıdır. Malik, izinsiz kullanan kişiden taşınmazın kullanımından elde edilebilecek kira benzeri geliri talep edebilir. Talep, kural olarak dava tarihinden geriye doğru beş yıllık dönemi kapsar. Ecrimisil davası taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılır ve tazminat miktarı çoğunlukla bilirkişi incelemesiyle, emsal kira ve taşınmazın niteliği dikkate alınarak belirlenir.

Önalım (şufa) hakkı nedir, süresi nedir?

Önalım (şufa) hakkı, paylı mülkiyette bir paydaşın payını üçüncü bir kişiye satması durumunda, diğer paydaşların o payı öncelikle satın alma hakkıdır. Bu hak, satışın önalım hakkı sahibine noter aracılığıyla bildirilmesinden başlayarak üç ay ve her hâlde satıştan itibaren iki yıl içinde dava açılarak kullanılır; süreler hak düşürücüdür. Önalım bedeli, satış bedeli ile alıcının ödediği harç ve masrafların toplamıdır. Dava taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılır.

Kat maliki aidat borcunu ödemezse ne yapılabilir?

Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre her kat maliki, yönetim planı ve karar defterinde belirlenen ortak gider ve avanslara katılmakla yükümlüdür. Aidatını ödemeyen malikten gecikilen günler için gecikme tazminatı istenebilir. Yönetici veya kat malikleri kurulu, borçlu malike karşı icra takibi başlatabilir veya dava açabilir. Ortak gider alacakları, taşınmaz üzerinde kanuni ipotek/rehin gibi güçlü bir teminata da bağlanabilir. Aidat uyuşmazlıkları Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görev alanındadır.

Kentsel dönüşümde arsa payına düşen daireyi almak istemeyen malik ne yapabilir?

6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespiti kesinleşen binalarda, dönüşüm sürecine ilişkin kararlar arsa payı çoğunluğuyla alınır. Karara katılmayan (ayrık kalan) maliklerin bağımsız bölümleri, kanunda öngörülen usulle satışa çıkarılabilir. Malik, riskli yapı tespitine karşı süresi içinde idari yoldan ve gerekirse idare mahkemesinde itiraz edebilir. Ayrıca kendisine önerilen dönüşüm şartlarının hak ve menfaat dengesine uygunluğunu değerlendirmek için hukuki destek almak önem taşır.

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası ne işe yarar?

Ortaklığın giderilmesi davası, bir taşınmaz üzerindeki paylı veya elbirliği mülkiyetine son vererek her paydaşın hakkını ayrı ayrı almasını sağlar. Ortaklık iki yolla giderilir: taşınmazın aynen (fiilen) bölünmesi mümkünse aynen taksim, mümkün değilse taşınmazın satılıp bedelinin paylar oranında dağıtılması (satış yoluyla). Uygulamada aynen bölme çoğu kez mümkün olmadığından satış yolu tercih edilir. Dava taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılır ve tüm paydaşların davaya dahil edilmesi gerekir.

Kamulaştırmasız el atma nedir, ne tür tazminat istenir?

Kamulaştırmasız el atma, idarenin bir taşınmaza usulüne uygun kamulaştırma yapmadan fiilen el koyması ya da imar planıyla taşınmaz üzerinde tasarrufu hukuken kısıtlaması (hukuki el atma) hâlidir. Fiilen el atmada malik, taşınmaz bedelinin ödenmesini dava yoluyla isteyebilir; hukuki el atmada da benzer şekilde bedel talep edilebilir. Bu davalarda bedel, bilirkişi marifetiyle taşınmazın nitelik ve değeri esas alınarak belirlenir. Sürecin doğru kurgulanması, faiz ve değer kaybı yönünden malik lehine önemli sonuçlar doğurur.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhit teslimde gecikirse ne olur?

Kat karşılığı (arsa payı karşılığı) inşaat sözleşmelerinde müteahhit, kararlaştırılan süre ve nitelikte bağımsız bölümleri teslim etmekle yükümlüdür. Teslimde gecikme hâlinde arsa sahibi; gecikme tazminatı (örneğin kira kaybı) isteyebilir, ayıplı imalat için ayıp hükümlerine dayanabilir ve koşulları varsa sözleşmenin feshi ile tapu iptali/tescil taleplerinde bulunabilir. Bu sözleşmeler karmaşık ve uzun vadeli olduğundan, cezai şart, teslim süresi ve iskân gibi hükümlerin baştan ayrıntılı düzenlenmesi hak kaybını önler.

Gayrimenkul davası ne kadar sürer?

Sürenin tek bir cevabı yoktur; dava türü, taşınmazın niteliği ve paydaş/taraf sayısı belirleyicidir. Bilirkişi keşfi, tapu ve kadastro kayıtlarının celbi ile taşınmaz üzerinde yapılacak inceleme çoğu gayrimenkul davasını uzatan başlıca etkenlerdir. Tarafların ve delillerin çok olduğu ortaklığın giderilmesi veya tapu iptali davaları, tek maliki ilgilendiren basit dosyalara göre daha uzun sürer. Talep ve delillerin baştan eksiksiz sunulması, gereksiz ara kararların önüne geçerek süreci kısaltan en önemli etkendir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar