Madde 10 – (Değişik: 24/4/2001 - 4650/5 md.)
Kamulaştırmanın
satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı
bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu
husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın
bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın
kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü
maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında,
idare adına tesciline karar verilmesini ister.
Mahkeme,
idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği
duruşma gününü, dava dilekçesi ve idare tarafından verilen belgelerin birer
örneği de eklenerek taşınmaz malın malikine meşruhatlı davetiye ile veya
idarece yapılan araştırmalar sonucunda adresleri bulunamayanlara, 11.2.1959
tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28 inci maddesi gereğince ilan
yoluyla tebligat suretiyle bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü
idareye de tebliğ olunur.
Mahkemece
malike doğrudan çıkarılacak meşruhatlı davetiyede veya ilan yolu ile yapılacak
tebligatta;
a)
Kamulaştırılacak taşınmaz malın tapuda kayıtlı bulunduğu yer, mevkii, pafta,
ada, parsel numarası, vasfı, yüzölçümü.
b)
Malik veya maliklerin ad ve soyadları,
c)
Kamulaştırmayı yapan idarenin adı,
d)
14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, tebligat veya ilan tarihinden
itibaren kamulaştırma işlemine idari yargıda iptal veya adli yargıda maddi
hatalara karşı düzeltim davası açabilecekleri,
e)
Açılacak davalarda husumetin kime yöneltileceği,
f)
14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, kamulaştırma işlemine karşı idari
yargıda iptal davası açanların, dava açtıklarını (…)[9]
belgelendirmedikleri takdirde, kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve mahkemece
tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden taşınmaz malın kamulaştırma yapan
idare adına tescil edileceği,
g)
Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına hangi bankaya
yatırılacağı,
h)
Konuya ve taşınmaz malın değerine ilişkin tüm savunma ve delilleri, tebliğ
tarihinden itibaren on gün içinde mahkemeye yazılı olarak bildirmeleri
gerektiği,
Belirtilir.
Mahkemece,
kamulaştırılacak taşınmaz malın bulunduğu yerde çıkan bir gazete ve bir
internet haber sitesi ile Türkiye genelinde yayımlanan gazetelerin birisinde
kamulaştırmanın ve belgelerin özeti en az birer defa yayımlanır.[10]
Mahkemece
belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim, taşınmaz malın bedeli konusunda
tarafları anlaşmaya davet eder. Tarafların bedelde anlaşması halinde hakim,
taraflarca anlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve
sekizinci fıkranın ikinci ve devamı cümleleri uyarınca işlem yapar.
Mahkemece
yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on
gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci
maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz
malın değerini tespit için mahallinde keşif yapar. Yapılacak keşifte, taşınmaz
malın bulunduğu yerin bağlı olduğu köy veya mahalle muhtarının da hazır
bulunması amacıyla, muhtara da davetiye çıkartılır ve keşifte hazır bulunması
temin edilerek, muhtarın beyanı da alınır.
Bilirkişiler,
taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11 inci maddedeki
esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten raporlarını onbeş gün
içinde mahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin
taraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini ve
bilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsa
itirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır.
(Değişik
sekizinci fıkra: 19/4/2018-7139/26 md.) Tarafların bedelde
anlaşamamaları halinde gerektiğinde hâkim tarafından onbeş gün içinde
sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hâkim,
tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından
yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder.
Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının
kamulaştırılma bedelidir. Tarafların anlaşması halinde kamulaştırma bedeli
olarak anlaşılan miktar peşin ve nakit olarak, hak sahibi adına bankaya
yatırılır. Tarafların anlaşamaması halinde hâkim tarafından kamulaştırma bedeli
olarak tespit edilen bedelin (…) mahkemece belirlenecek banka hesabına
yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş
gün süre verilir. Kamulaştırma bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına
göre yapılmış ise ilk taksitin yine peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, hak
sahibi tespit edilememiş ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere
10 uncu maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya
yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş
gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere
mahkemece uzatılabilir. İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına
yatırıldığına, hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen
bedelin (…)[11]
veya hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda ise ileride ortaya çıkacak hak
sahibine verilmek üzere bloke edildiğine dair makbuzun ibrazı halinde
mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak
sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın
yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup, tarafların bedele
ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır. İstinaf veya temyiz incelemesi
sonucunda kesinleşen kamulaştırma bedeli, hak sahibine peşin ve nakit olarak
ödenen tutardan daha az olması durumunda aradaki fark ilgilisinden talep
edilir. İdare tarafından hak sahibi adına yapılan ödeme tarihi ile geri ödemeye
ilişkin yazının ilgilisine tebliğ edildiği tarih arasındaki süre için faiz
alınmaz.
(Ek fıkra: 11/4/2013-6459/6 md.)
(İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 5/4/2023 tarihli ve E: 2022/83, K: 2023/69
sayılı Kararı ile.) (…)
Bu
maddede öngörülen işlemler, mahkemenin davetine uymayanlar olduğu takdirde
ilgilinin yokluğunda yapılır.
Hak
sahibinin tespit edilemediği durumlarda mahkemece, kamulaştırma bedelinin üçer
aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandırılması amacıyla gerekli tedbirler
alınır.
Kamulaştırılması
yapılan taşınmaz mal, tahsis edildiği kamu hizmeti itibariyle sicile kaydı
gerekmeyen bir niteliğe dönüşmüş ise, istek halinde mahkemece sicil kaydının
terkinine karar verilir.
Bu
tescil ve terkin işlemi sırasında mal sahiplerinin bu taşınmaz mal nedeniyle
vergi ilişkisi aranmaz. Ancak, tapu dairesi durumu ilgili vergi dairesine
bildirir.
(İptal
ondördüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 Tarihli ve
E: 2024/101, K: 2024/232 Sayılı Kararı ile.)
Kamulaştırma
işlemine karşı idari yargıda iptal veya maddi hatalara karşı adli mahkemelerde
açılacak düzeltim davalarında hangi idareye husumet yöneltileceğinin davetiye
ve ilanda açıkça belirtilmemiş veya yanlış gösterilmiş olması nedeniyle davada
husumet yanlış yöneltilmiş ise, gerçek hasma tebligat yapılmak suretiyle davaya
devam olunur.
Kamulaştırma
bedelinin tespiti esasları:[12][13]