Maketten Konut Alımında Teslim Gecikmesi, Cayma ve Dönme Hakları
Maketten konut almak, pek çok aile için ömrünün en büyük finansal kararıdır. Henüz temeli atılmamış, bazen sadece maket ve brüt planlardan ibaret bir daire için yüz binlerce lira ödeniyor; karşılığında ise yalnızca bir sözleşme kağıdı ve "en geç 18 ayda teslim" vaadi var. Türkiye'de bu sistemin nasıl işlediğini ve hangi sözleşme hükümlerinin yasal güvence taşıdığını yüz binlerce alıcı ancak gecikme başladığında öğreniyor.
Türk Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun 40-46. maddeleri ve Ön Ödemeli Konut Satışları Yönetmeliği, bu alandaki temel yasal çerçeveyi oluşturmaktadır. Kanun; sözleşme tarihinden itibaren 14 gün içinde gerekçesiz cayma hakkı, teslimat gününe kadar her an sözleşmeden dönme hakkı ve hiçbir sözleşmenin aşamayacağı 48 aylık teslim tavanı gibi kritik güvenceler getirmiştir. Bu hakları bilmemek, yıllarca sürebilecek bir hukuki maratonu ya da ciddi para kaybını beraberinde getirir.
"18 Ayda Teslim" Vaadiyle Başlayan, 3 Yılda Bitmek Bilmeyen Bekleyiş

Denizli'de yaşayan Selin ve Murat Yılmaz (isimler temsilidir), 2022 yılının bahar aylarında bir inşaat şirketinin tanıtım ofisinde parlak maketlerin ve geniş ekranlarda dönen 3D görsellerinin büyüsüne kapıldı. Proje broşüründe yazıyordu: "Akıllı ev teknolojisi, 3 blok, 240 daire, yüzme havuzu, kapalı otopark — 18 ay içinde teslim." Çiftin bütçesi 140 metrekarelik bir daireye yetiyordu ve satış temsilcisi aceleye gerek olmadığını, fiyatların her ay yükseldiğini ısrarla vurgulamaktaydı.
Murat, o günü şöyle anlatıyor: "Noterden değil, doğrudan firmanın ofisinde imzaladık. Dediler ki 'Tapu işlemlerini biz hallederiz, bu sözleşme yeterli.' 30.000 dolar peşinat ödedik, geri kalanı 18 taksitte." İki yıl boyunca inşaat alanını geçerken kaba inşaatın neredeyse yerinde saydığını gördüler; firma ise her seferinde "malzeme temininde güçlük" ve "belediye engeli" gibi açıklamalar sundu. 2025 yılı başına gelindiğinde sözleşmedeki teslim tarihinin üzerinden 36 ay geçmişti; daire hâlâ kaba inşaattaydı ve Selin ile Murat kirada oturmaya devam ediyordu.
Bir arkadaşlarının tavsiyesi üzerine bir gayrimenkul hukuku avukatına başvurduklarında ilk duydukları şey sarsıcı oldu: imzaladıkları belge, adi yazılı bir sözleşmeydi ve kanunun aradığı şekil şartını taşımıyordu. Bu, ödedikleri paraların yasal güvencesi açısından ciddi bir zayıflık anlamına geliyordu. Avukat, durumu hemen harekete geçme gerektiren bir acil hukuki süreç olarak tanımladı.
Murat duyduklarını inanamayarak dinledi: "Biz noter sözleşmesi imzalamalıymışız, değil mi? Hiç kimse bunu bize söylemedi." Avukat ise bu durumun son derece yaygın olduğunu, pek çok müvekkiliyle aynı sahneyi yaşadığını anlattı. Selin ve Murat'ın davası, nihayetinde arabuluculuk ve tüketici mahkemesi sürecinden geçerek çözüme kavuştu; ancak bu yol hem zaman hem de enerji açısından yorucu oldu. Onların hikayesi, makalenin ilerleyen bölümlerinde dönüm noktalarıyla birlikte aktarılmaya devam edecek.
Ön Ödemeli Satış Nedir: Tapu ve Noter Şekil Şartı ile Adi Sözleşme Tuzağı

Ön ödemeli konut satışı, tapu siciline henüz tescil edilmemiş bir konutun, tüm bedeli ya da bir kısmı peşin olarak ödenerek veya taksitli ödeme planıyla satışa sunulmasıdır. Kanun bu satışları olağan taşınmaz satışından farklı bir kategoride değerlendirir; çünkü alıcı, henüz fiziksel olarak var olmayan bir gayrimenkule para ödemektedir ve bu durum onu özel bir korumaya muhtaç kılar.
Kanunun en kritik buyruğu şekil şartıdır: Ön ödemeli konut satışı, tapu siciline tescil yoluyla gerçekleştirilmelidir. Eğer mülk henüz tapu kayıtlarına geçecek aşamada değilse — örneğin arsa payı henüz bölünmemiş, kat irtifakı kurulmamışsa — o zaman en az noterde düzenleme şeklinde bir satış vaadi sözleşmesi yapılması zorunludur. Bu ikisinin dışında kalan her türlü adi yazılı sözleşme, kâğıt üzerinde bir satış vaadinden ya da rezervasyon belgesinden ibarettir ve kanunun sağladığı güvencelerden tam anlamıyla yararlanmayı zorlaştırır.
Piyasadaki gerçeklik ise çoğu zaman farklıdır. İnşaat firmalarının satış ofislerinde imzalanan "ön satış sözleşmesi", "rezervasyon formu" ya da "satın alma taahhütnamesi" başlıklı belgeler, hukuki anlamda adi yazılı belge niteliği taşır. Bu belgelerle toplanan paralar, şekil geçersizliği gerekçesiyle iade talebine konu olabilir. Önemli olan nokta şudur: Satıcı bu geçersizliği tüketici aleyhine ileri süremez. Yani firma "sözleşme zaten geçersizdi, biz de bağlı değiliz" diyemez; geçersizliği tüketici lehine yorum katarak mahkemeler iade kararı verebilir.
Selin ve Murat örneğine dönecek olursak, avukat bu konuyu onlara şöyle özetledi: "Sözleşmeniz geçersiz olsa bile ödediğiniz paralar için iade talebi açabilirsiniz. Geçersizlik kılıcı sadece sizin elinizde; firma bunu sizin aleyhinize kullanamaz." Bu bilgi, çiftin cesaretini yeniden toplamalarını sağladı.
Bir diğer önemli kural da ön bilgilendirme yükümlülüğüdür: Satıcı, sözleşme imzalanmadan en az bir gün önce tüketiciye ön bilgilendirme formu vermek zorundadır. Bu form; konutun teknik özellikleri, ödeme planı, teslim tarihi, cayma hakkı ve dönme koşulları gibi bilgileri kapsamalıdır. Ön bilgilendirme formu verilmeden imzalanan sözleşmeler de ayrı bir itiraz konusu oluşturabilir.
Haklar Zaman Çizelgesi: 14 Gün Cayma, Teslime Kadar Dönme, 48 Ay Tavanı

Maketten konut alıcısının sahip olduğu haklar, zamana bağlı farklı kategorilerde düzenlenmiştir. Her birinin kullanım penceresi, koşulları ve sonuçları birbirinden önemli ölçüde ayrışmaktadır. Bu zaman çizelgesini bilmek, hangi hakkı ne zaman kullanmanız gerektiğini anlamak açısından belirleyicidir.
| Hak Türü | Kullanım Süresi | Gerekçe Şartı | Maddi Sonuç |
|---|---|---|---|
| Cayma Hakkı | Sözleşmeden itibaren 14 gün | Gerekçe gerekmez | Tüm ödemeler tam iade, ceza yok |
| Sözleşmeden Dönme (tüketici) | Konut teslimine kadar her zaman | Gerekçe gerekmez | Kademeli kesinti + masraf; satıcı kusurunda kesinti yok |
| Gecikmeye Bağlı Dönme | Teslim tarihi geçince | Gecikme yeterli | Tüm ödemeler faizle iade + zararlar |
| 48 Ay Tavanı | Sözleşme tarihinden itibaren | Aşılması yeterli | Dönme + faizli iade + tazminat |
| Ayıplı Teslim | Teslimden itibaren 5 yıl | Ayıbın tespiti | Bedel indirimi / onarım / dönme |
48 aylık tavan kuralı, kanunun getirdiği en güçlü sınırlamalardan biridir. Taraflar sözleşmede ne yazmış olursa olsun, konut teslimi sözleşme tarihinden itibaren 48 ayı aşamaz. Bu süreyi aşan her gün, tüketici için sözleşmeden dönme ve tazminat talebini güçlendiren bir delil niteliği taşır. Pratikte "48. ay doldu, hâlâ teslim yok" noktası, tüketici avukatının elindeki en güçlü kozdur.
14 günlük cayma hakkının önemine özellikle dikkat çekmek gerekir. Satış ofisinin coşkulu ortamında imzalanan sözleşmenin ardından eve dönüp sakin bir kafayla şartları değerlendirmeye fırsat tanıyan bu süre, pek çok alıcı tarafından bilinmemektedir. Cayma bildiriminin yazılı olarak ve ispat edilebilir biçimde (taahhütlü mektup, noter ihtarnamesi, iadeli tebligat) gönderilmesi önerilir.
Teslim Gecikti: Dönmek mi, Beklemeye Devam mı?

Teslim tarihi geçtiğinde alıcının önünde iki temel yol açılır: ya sözleşmeden dönmek ya da ifada ısrar ederek kira tazminatı talep etmek. Her iki seçeneğin de kendine özgü avantajları ve riskleri vardır; hangisinin tercih edileceği büyük ölçüde projenin gerçek durumuna ve alıcının mali beklentilerine bağlıdır.
Sözleşmeden dönme yolunu seçen tüketici, ödediği tüm bedellerin yasal faiziyle birlikte iadesini talep edebilir. Gecikme satıcının kusuruna dayandığı için — ki çoğu durumda inşaat firması temerrüde düşmüş sayılır — dönme halinde kademeli kesinti uygulanamaz. Bunun yanı sıra kira, taşıma, geçici konut gideri gibi maddi zararlar için tazminat talebinde bulunmak da mümkündür.
Beklemeye devam etme yolunu seçen tüketici ise gecikmeye bağlı kira tazminatı talep edebilir. Yerleşik yargı uygulamasına göre alıcı, oturamadığı dönem boyunca emsali dairedeki kira bedelini tazminat olarak isteyebilmektedir. Bu yaklaşım, piyasa değerinin yüksek olduğu ve projenin gerçekten tamamlanacağına dair güvenilir bir tablo çizildiği durumlarda tercih edilebilir.
Hangi yolun seçileceğine karar vermeden önce bir tazminat hukuku avukatına veya gayrimenkul alanında uzman bir avukata danışmak kritik önem taşımaktadır. Özellikle ödenen tutarın büyüklüğü, projenin tamamlanma yüzdesi ve firmanın mali durumu, bu kararı doğrudan etkileyen faktörlerdir.
Pratik öneri olarak şunu belirtmek gerekir: Teslim tarihinin geçmesinin ardından bekleyerek geçen her ay, dönme kararının gecikmesi anlamına gelir. Bu gecikme ileride "alıcı ifayı zımnen kabul etti" şeklinde yorumlanmak üzere firma tarafından argüman olarak kullanılabilir. Gecikmeyi fark eder etmez yazılı itirazın ve ihtar mekanizmasının harekete geçirilmesi, hukuki pozisyonu güçlü tutar.
Süreç Adım Adım: İhtardan Davaya

Hukuki süreci adım adım takip etmek, hem zaman kaybını hem de delil zafiyetini önler. Aşağıdaki adımlar, maketten konut uyuşmazlıklarında tipik olarak izlenen yolu özetlemektedir.
1. Belge ve Delil Derleme
Sürecin ilk ve en kritik adımı, elinizde ne olduğunu tespit etmektir. Sözleşme, ödeme dekontları, ön bilgilendirme formu, tanıtım broşürleri, yazışmalar, firma temsilcisiyle yapılan e-posta veya mesaj trafiği — bunların hepsi potansiyel delildir. Özellikle "teslim tarihi" ifadesini içeren her belge özenle saklanmalıdır. Firmanın size verdiği her türlü yazılı vaat, tanıtım materyalindeki teknik özellikler ve fotoğraflar da dosyaya eklenmelidir.
2. Avukatlık Danışmanlığı ve Hak Değerlendirmesi
Dava açmadan önce bir uzman avukata danışmak, hem mevcut durumun net değerlendirilmesi hem de izlenecek strateji açısından zorunludur. Avukat rehberinde gayrimenkul ve tüketici hukuku alanında deneyimli avukatlara ulaşabilirsiniz. Avukat; sözleşmenin şekil şartlarını, ödeme miktarını, gecikme süresini ve firmanın mali durumunu inceleyerek size en uygun hak arama yolunu gösterecektir.
3. İhtarname Gönderimi
Avukatınız aracılığıyla ya da bizzat noter kanalıyla firmaya ihtarname gönderilir. İhtarname; gecikmeyi tespit eden, firmanın temerrüde düşürüldüğünü bildiren ve yapılacak talepleri (dönme, tazminat, iade) açıkça ortaya koyan resmi bir bildirimdir. İhtar tarihi, yasal sürelerin ve faizin başlangıcı bakımından kritik öneme sahiptir. İhtar gönderilmeden dava açmak da mümkündür; ancak ihtar, firmanın uzlaşmaya yönelmesini sağlayabilir ve dava sürecini kısaltabilir.
4. Arabuluculuk
Tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı olarak arabuluculuk öngörülmüştür. Arabulucu, tarafları bir araya getirerek anlaşma zemini oluşturmaya çalışır. Arabuluculuk görüşmelerinde firmanın uzlaşma teklifini değerlendirirken tüm ödeme tutarını, birikmiş faizi, kira tazminatını ve diğer zararlarınızı dikkate alın; yalnızca ana parayı iade eden teklifleri kabul etmek için acele etmeyin.
5. Tüketici Mahkemesinde Dava
Arabuluculuktan sonuç alınamazsa tüketici mahkemesinde dava açılır. Uyuşmazlığın değerine ve niteliğine göre önce tüketici hakem heyetine başvuru da gündeme gelebilir; bu husus avukatınızla birlikte değerlendirilmelidir. Tüketici mahkemelerinde bu tür davalar bilirkişi incelemesiyle ilerlediğinden, inşaatın tamamlanma durumunu belgeleyen fotoğraf, mimari rapor ve keşif talepleri delil açısından önem taşır.
Ayıplı ve Eksik Teslim: Metrekare ile Sosyal Tesis Davaları

Teslim gerçekleştiğinde bile mücadele sona ermiş olmayabilir. Maketten konut uyuşmazlıklarının ikinci büyük kategorisini ayıplı ve eksik teslim davaları oluşturmaktadır. Bu davalarda temel soru şudur: Teslim edilen konut, sözleşmede, katalogda veya tanıtım materyallerinde vaat edilenle örtüşüyor mu?
Türkiye'de özellikle yaygın olan sorunlardan biri net-brüt metrekare farkıdır. Satış ofisinde 120 metrekare olarak tanıtılan bir daire, tapu ve yapı ruhsatındaki net kullanım alanı hesabıyla 95 metrekareye inebilir. Bazı firmalar bu farkı küçük harflerle dipnotta belirtmekte, bazıları ise hiç belirtmemektedir. Mahkemeler bu ayrımı kabul ederek alıcı lehine bedel indirimi kararı vermektedir. Benzer durum balkon kapatma, teras alanı ve ortak alan paylaşım hesaplarında da karşımıza çıkmaktadır.
Sosyal tesis vaatleri de sık sık dava konusu olmaktadır. Kapalı yüzme havuzu, çocuk oyun alanı, fitness merkezi, güvenlik kulübesi, misafir otopark gibi özellikler satış sürecinde büyük yer tutmakta; ancak teslim sırasında "proje revizyonu" gerekçesiyle budanabilmektedir. Bu değişikliklerin tüketiciye önceden bildirilmemesi ve onayının alınmaması halinde ayıplı teslim hükümleri devreye girer. Tüketici; tesisi yaptırma, tesisin değer karşılığını talep etme, sözleşmeden dönme ya da orantılı bedel indirimi arasında seçim yapabilir.
Malzeme kalitesi de dikkat edilmesi gereken bir başka alandır. Sözleşmede "A marka seramik, B marka ısıtma sistemi" gibi teknik özellikler belirtilmişse ve teslimde daha düşük kaliteli malzeme kullanılmışsa, bu durum da ayıp oluşturur. Teslimde tüm teknik özelliklerin belge ve fotoğraflarla karşılaştırmalı olarak kontrol edilmesi, bu tür uyuşmazlıkları önlemenin ya da ispat etmenin en sağlıklı yoludur. Ayıplı mal iade ve değişim haklarına ilişkin genel tüketici hukuku çerçevesini de incelemenizi öneririz.
Teminat Sorgusu: İflasa Karşı Kalkan

Maketten konut alımında en az cayma ve dönme hakkı kadar önemli olan bir konu, projenin teminat yapısıdır. İnşaat sektörünün kendine özgü krizleri ve firma iflas riskleri düşünüldüğünde, sözleşme imzalamadan önce teminat sorgusu yapmak bir ihtiyat değil, bir zorunluluktur.
Belirli büyüklükteki projelerde kanun, bina tamamlama sigortası veya alternatif teminat mekanizmaları (hakediş hesabı, teminat hesabı gibi) zorunlu kılmaktadır. Bina tamamlama sigortası, inşaat firmasının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirememesi halinde devreye girerek konutun tamamlanmasını ya da alıcının zararının karşılanmasını sağlar. Bu sigortanın varlığını ve kapsamını sözleşme imzalanmadan önce sorgulamak, sonraki olası bir felaketten korunmanın en etkili yoludur.
Teminat hesabı modeli ise ödenen bedellerin inşaatın gerçek ilerleme hızıyla orantılı biçimde serbest bırakıldığı bir yapıdır. Bu modelde paranız bir bankada tutuluyor ve hakediş raporları doğrultusunda firmaya aktarılıyor olabilir. Bu tür bir güvencenin sözleşmede yer alıp almadığını kontrol edin.
1. Proje için bina tamamlama sigortası var mı? Poliçe numarasını ve sigorta şirketini isteyin.
2. Ödemeleriniz hakediş/teminat hesabına mı aktarılacak yoksa doğrudan firma hesabına mı?
3. Firmanın sicili temiz mi? Ticaret Sicil Gazetesi ve KAP (Kamuyu Aydınlatma Platformu) kayıtlarını kontrol edin.
4. Arsa üzerinde ipotek veya şerh var mı? Tapu müdürlüğünden tapu kaydını talep edin.
İnşaat firmasının iflas etmesi durumunda alıcıların karşılaştığı tablo genellikle iç karartıcıdır. Tapu siciline herhangi bir kayıt düşürülmemişse ve sigorta ya da teminat yoksa, ödenen paralar iflas masasında sıraya girer ve alıcılar uzun yıllar boyunca bir kısmını bile geri alamayabilir. Adi sözleşmeli alıcıların bu sıralamadaki konumu oldukça zayıftır. Bu nedenin birden fazla kez altını çizmek gerekir: Noterde yapılmamış, tapuya tescil edilmemiş ve teminattan yoksun bir sözleşme, mali açıdan son derece savunmasız bir pozisyon demektir.
Ödeme Planı ve Senetler: Dönmede Hesaplaşma

Maketten konut satışlarında ödeme planları çok çeşitli biçimler alabilir. Peşinat artı taksit, banka kredisi, gayri nakdi taksit senetleri, arsa payı karşılığı gibi farklı modeller uygulamada karşımıza çıkmaktadır. Bu modelin hangisi olduğu, sözleşmeden dönme halindeki hesaplaşmayı doğrudan etkiler.
Senet uygulaması özellikle dikkat gerektiren bir alandır. Bazı firmalar, ödeme planı kapsamında tüketiciden yüksek miktarlı senet almaktadır. Bu senetler çoğu zaman alıcının imzaladığı kambiyo senedi niteliğinde olduğundan, firmanın yasal yollara başvurması halinde icra takibine konu olabilir. Dolayısıyla sözleşmeden dönme kararı alınırken senetlerin iade edilmesi veya geçersiz kılınması, müzakere sürecinin ayrılmaz bir parçası olmak zorundadır.
Tüketicinin kendi iradesiyle sözleşmeden dönmesi halinde mevzuat, satıcıya belirli oranlarda kesinti ve masraf talep etme hakkı tanımaktadır. Bu kesinti oranı, dönmenin zamanına göre kademeli olarak hesaplanır; mevzuatla belirlenmiş olup rakam vermek doğru olmaz çünkü düzenlemeler güncellenebilmektedir. Ancak şunu net belirtmek gerekir: Satıcının kendi yükümlülüğünü — teslim süresi, teknik özellikler, proje değişikliği gibi — ihlal etmesinden kaynaklanan dönme durumunda bu kesintiler uygulanamaz.
Banka kredisi kullananlar için ek bir husus daha söz konusudur: Kredi sözleşmesi ile konut satış sözleşmesi birbirine bağlıdır. Konut satış sözleşmesinin sona ermesi halinde banka kredi sözleşmesi de oluşan duruma göre etkilenebilmektedir. Bu ilişkiyi ve banka ile yapılacak hesaplaşmayı avukatınızla birlikte yönetmeniz önerilir. Dönme kararı alındığında bankanın da sürece dahil edileceği, erken kapatma masrafları ve sigorta iadelerinin de hesaba katılması gerektiği unutulmamalıdır.
Selin ve Murat örneğine son bir kez dönecek olursak: Çift arabuluculuk sürecinde firmadan peşinat ve yatırdıkları 18 taksiti geri aldı. Avukatları kira tazminatını da müzakere masasına getirdi; firma kısmen kabul etti ve nihai uzlaşmayla dava aşamasına geçmeden süreç kapandı. Ancak bu süreç, ilk ihtar mektubundan uzlaşmaya kadar dokuz ay sürdü.
Sık Yapılan 7 Hata

Maketten konut uyuşmazlıklarında yıllarca süren davaların pek çoğunun temelinde aynı hatalar yatmaktadır. Bu hataları önceden bilmek, hem satın alma kararında hem de sonraki hukuki süreçte ciddi bir avantaj sağlar.
- Adi yazılı sözleşmeyle yetinmek: Noterde düzenleme şeklinde satış vaadi ya da tapu tescili yapılmadan imzalanan sözleşmeler, şekil şartı eksikliğinden dolayı zayıf bir hukuki zemine sahiptir. "Bu sektörde herkes böyle yapıyor" ifadesi, hukuki bir güvence değildir.
- 14 günlük cayma süresini harcamak: Ofis ortamının baskısıyla ya da "bu fırsat kaçar" telaşıyla imzalanan sözleşmeden soğuma ya da şüphe başladığında cayma penceresi zaten kapanmış olabilir. 14 gün boyunca sözleşmeyi dikkatlice incelemek için bu süreyi kullanın.
- Teslim gecikmesini sessizce beklemek: Gecikmeyi ihtar ve yazışma yapmadan, sadece sözlü görüşmelerle geçiştirmek, ilerideki davada "alıcı durumu kabul etti" argümanına kapı aralar. Gecikme başladığı andan itibaren yazılı itiraz ve ihtarname devreye girmelidir.
- Teminat ve sigortayı sorgulamadan sözleşme imzalamak: Bina tamamlama sigortası, hakediş hesabı veya başka bir teminat mekanizması olmayan projelerde firma iflas ederse paranızı geri almak son derece güçleşir.
- Teslim anında teknik inceleme yapmamak: Teknik kontrolsüz, sadece imzayla gerçekleştirilen teslim tutanakları, sonraki ayıp davalarında alıcı aleyhine bir belge haline gelebilir. Teslimde uzman veya avukat eşliğinde inceleme yapılması ve tüm eksiklerin tutanağa geçirilmesi şarttır.
- Arabuluculukta acele uzlaşmak: Arabuluculuk görüşmelerinde firmanın "sadece ana para iadesi" teklifini kabul etmek, birikmiş faiz ve kira tazminatı gibi önemli alacakların yitirilmesi anlamına gelebilir. Teklifi avukatınızla birlikte değerlendirin.
- 48 ay tavanını geçtikten sonra harekete geçmek: 48 ayı aşan gecikmelerde hukuken en güçlü dönme ve tazminat zemini oluşmuş olmasına rağmen bazı alıcılar "bitiyor gibi görünüyor, biraz daha bekleyelim" diyerek eylemsiz kalır. Bu bekleme süreci, tazminat hesabını olumlu etkilememekte; aksine dava sürecini uzatmaktadır.
Değerlendirme ve Avukat Yönlendirmesi
Maketten konut satışları, Türkiye'deki tüketici hukuku davalarının en karmaşık ve yüksek bedelli grubunu oluşturmaktadır. Teslim gecikmesi, ayıplı teslim, sözleşme geçersizliği ve ödeme hesaplaşması gibi başlıkların her biri, kendi içinde uzmanlaşma gerektiren alt konulardır. Tek bir davada bu başlıkların birden fazlası birleşebilir ve süreç yıllar içinde bilirkişi incelemesi, itiraz ve icra aşamalarına kadar uzanabilir.
Eğer hâlâ satın alma sürecindeyseniz: Sözleşme imzalamadan önce bir hukuk danışmanlığı aldığınızda genellikle birkaç kritik maddenin revize edilmesi ya da tapu/noter şartının ısrarla talep edilmesi yeterli olmaktadır. Bu adım, olası yüzbinlerce liralık riski çok küçük bir maliyetle yönetmek anlamına gelir.
Eğer teslim gecikmesiyle karşı karşıyaysanız: Gecikmenin kaçıncı ayında olduğunuzu, sözleşmede belirtilen teslim tarihini ve 48 ay tavanını hesaplayın. İhtarname gönderme ve arabuluculuk öncesi hazırlık sürecini başlatmak için hukuki soru forumunda ilk değerlendirmenizi yapabilir ya da doğrudan bir avukata ulaşabilirsiniz.
Eğer teslim gerçekleşti ama ayıplarla karşılaştıysanız: Teslim tutanağı, sözleşme ve tanıtım materyallerini bir araya getirin; 5 yıllık zamanaşımı süresini aklınızda tutun ve teknik inceleme ile birlikte ilerleyin. Hem bedel indirimi hem de eksik kısımların tamamlanması gibi farklı talepler bir arada değerlendirilebilir.
Bu tür uyuşmazlıklarda deneyimli bir gayrimenkul hukuku avukatı ile çalışmak, hem süreci kısaltır hem de alınabilecek en iyi sonuca ulaşmanın önünü açar. Dosyanızın özgün koşulları — sözleşmenin türü, ödeme miktarı, gecikme süresi, projenin durumu — nihai stratejiyi şekillendirecektir; bu nedenle genel bilgilerin somut hukuki danışmanlığın yerini tutmayacağını unutmayın.