Galeriye Emanet Araç Satıldı Parası Ödenmedi: Ne Yapmalısınız?
Aracınızı satması için bir galeriye bıraktınız. Birkaç gün sonra galerici mesaj attı: "Müşteri çıktı, görüşüyoruz." Üç hafta suskunluktan sonra sorduğunuzda "araç satıldı, para biraz gecikecek" cevabını aldınız. Bir ay daha geçti, telefona artık çıkmıyor. Bu tablo Türkiye'nin ikinci el araç piyasasında her gün onlarca kişinin yaşadığı bir mağduriyet tablosudur ve hukuki çözüm yolu hem ceza hem hukuk kolunun eş zamanlı kullanılmasını gerektirmektedir.
Konsinye araç mağduriyetinde en büyük hata "beklemek" ya da "tek bir yola yüklenmek"tir. Galerici satış bedelini size ödemeyip harcadığında bu eylem Türk Ceza Kanunu'nun 155. maddesi kapsamında güveni kötüye kullanma, sistematik tekerrürde ise dolandırıcılık suçu olarak nitelendirilebilir. Aynı zamanda sözleşmeden doğan alacağınızı icra ya da dava yoluyla tahsil etme hakkınız da doğar. İki kolun birlikte işletilmesi hem cezai baskı oluşturur hem de alacağınızın önüne geçilmesini engeller.
Bir Emeklinin Üç Haftalık Kâbusu: Araç Satılmış, Para Uçmuş

Mahmut Bey (isimler temsilidir), 61 yaşında emekli bir öğretmendir. 2006 model aracını satmak istedi ama platformlarda "doğru alıcıyı bulma" sürecinden yoruldu. Mahallesindeki galericiye, tanıdık aracılığıyla güvendi. İki sayfa yazılı bir "konsinye sözleşmesi" yoktu; sadece telefondan "170 binden aşağısına satma" sözü ve galericinin verdiği elden yazılı bir "teslim aldım" notu. Araç anahtarını ve ruhsat fotokopisini bıraktı.
Üç hafta sonra galerici WhatsApp'tan yazdı: "Müşteri beğendi, kaparo verdi, bu hafta devir yapılıyor." Mahmut Bey mutlu ama biraz endişeliydi. Devir günü "noter randevusu ayarlanıyor" mesajı geldi, bir gün sonra sessizlik. Telefon çaldı ama cevap gelmedi. Mahmut Bey bu süreçte galericinin kendi ilanını buldu — aracı 185 bin liraya satışa çıkarmıştı. Yani 15 bin lira fark galericinin cebine girecekti; bu kabul edilebilir bir komisyon sayılabilirdi. Fakat asıl problem başka bir yerde çıktı.
Bir tanıdık Mahmut Bey'e ulaştı: "Aracını ben aldım, devir de yapıldı; bedeli galericiye ödedim." Alıcı, Mahmut Bey'in arabasını galericiden 175 bin liraya almış ve parayı galericiye nakit ödemişti. Araç çoktan devralmış, plaka alıcıya geçmişti. Ama Mahmut Bey'in hesabına tek kuruş girmemişti. Galerici hem satış bedelini almış hem de Mahmut Bey adına araç üzerindeki devir yetkisini kullanmıştı. İşte bu noktada tablo güveni kötüye kullanmadan dolandırıcılığa kayma tehlikesi taşıyan ciddi bir suç tablosuna dönüştü. Mahmut Bey konuyu araştırınca hem savcılığa şikayet hem icra takibi açmak gerektiğini anladı; bu makalenin devamı o iki kolu birlikte anlatan bir rehber niteliğindedir.
Konsinye Nedir: Hukuki Zemin ve Yetki Belgesi Zorunluluğu

Konsinye araç satışı, hukuki özü itibarıyla bir vekalet ya da komisyon ilişkisidir. Siz aracınızı galericiye "sat ve bedelini ver" talimatıyla teslim edersiniz. Galerici sizin adınıza alıcıyla buluşur, satışı gerçekleştirir ve belirlenen bedeli — komisyon mahsup ederek ya da üzerinde anlaşılan fiyatın tamamını — size öder. Türk Borçlar Kanunu'ndaki vekalet hükümleri (özellikle madde 502 ve devamı) çerçevesinde değerlendirildiğinde galericinin iki temel borcu doğar: birincisi, satıştan elde ettiği bedeli derhal hesaba aktarmak; ikincisi, tüm işlemler hakkında hesap vermek. Bu borçların yerine getirilmemesi sözleşmeden doğan hukuki sorumluluğun kapısını açar.
Bunun yanında İkinci El Motorlu Kara Taşıtı Ticareti Yönetmeliği, galericilere yetki belgesi zorunluluğu getirir. Yetki belgesi olmadan ikinci el araç alım-satımı yapan galericiler kayıt dışı faaliyet içindedir. Bu durum alacak davanızda ve ceza dosyanızda ciddi bir ek risk faktörü yaratır. Galericinin yetki belgesi olup olmadığını Ticaret İl Müdürlüğü'nden ya da Bakanlık'ın kamuya açık sorgu ekranından teyit edebilirsiniz — belgesiz galericiye aracınızı bırakmak hem riski ikiye katlar hem de suç kastının ispatını kolaylaştırır.
Konsinye teslim anında dikkat edilmesi gereken en kritik iki belge şunlardır: yazılı konsinye sözleşmesi (araç bedeli, alt satış sınırı, komisyon oranı, satış süresi ve galericinin hesap verme yükümlülüğü kayıt altında olmalıdır) ve araç teslim tutanağı (km bilgisi, görünür hasar tespiti, anahtar ve ruhsat durumu). Bu iki belge olmadan ilişkinin hukuki içeriği tartışmalı hale gelir ve ispat yükü tamamen size yüklenir.
Para Ödenmezse Çift Kol: Ceza ve İcra Aynı Anda

Galerici satış bedelini size ödemeyip kendi harcamasına katmışsa hukuki tablo ikiye ayrılır ve her iki kolu da mümkün olan en kısa sürede harekete geçirmeniz gerekir. Tek kola yüklenmek — örneğin sadece savcılığa şikayet edip icrayı beklemek ya da sadece dava açıp ceza baskısını ihmal etmek — tahsilat sürecini uzatır ve galericiye mal kaçırma fırsatı tanır.
Emanet ya da vekalet ilişkisiyle teslim alınan malı kendine mal eden kişi güveni kötüye kullanma suçunu işler. Galericinin konsinye araç satışından elde ettiği bedeli sizin hesabınıza aktarmak yerine kendi kullanımına yönlendirmesi tam olarak bu suçu oluşturur. Daha da önemlisi, bu suçun meslek ya da ticaret sırasında işlenmesi — galericinin işi bu! — nitelikli hal sayılır ve ceza artırımı anlamına gelir. Şikayet için Cumhuriyet savcılığına ya da emniyete başvurabilirsiniz. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma halinde şikayete tabi olup olmadığı somut olayın nitelendirilmesiyle belirlenir; avukatınızla bu nüansı netleştirin. Galerici birden fazla araç sahibini aynı şekilde mağdur etmişse suç nitelendirmesi dolandırıcılığa kaymaya başlar ve o zaman re'sen soruşturulabilir bir suç söz konusu olabilir. Bu makalenin güveni kötüye kullanma suçunu anlatan detaylı rehberine başvurarak şikayet dilekçenizi şekillendirebilirsiniz.
Ceza şikayeti açıldığında savcılık soruşturma başlatır, galericinin ifadesi alınır ve bu süreç genellikle galericinin masaya gelme isteğini artırır. Ceza yargılaması sonuçlanmadan önce bile uzlaşma ya da edim teklifi gelebilir. Ancak ceza koluna güvenerek hukuki alacak davasını ya da icra takibini ihmal etmeyin; çünkü ceza mahkemesi tazminata hükmetmeyebilir ya da süreç uzayabilir.
Satış bedeli belgelenebiliyorsa — alıcının galericiye ödeme dekontu, alıcının beyanı, noter satış kaydı — bu miktarı yasal faiziyle birlikte talep etmek için ya doğrudan icra müdürlüğüne ilaçsız icra takibi başlatırsınız ya da asliye hukuk mahkemesinde alacak davası açarsınız. Galericinin komisyon hakkı burada mahsup edilir; yani net alacağınız: satış bedeli eksi kararlaştırılan komisyon. Eğer komisyon hiç kararlaştırılmamışsa TBK'nın teamül hükümlerine göre makul bir komisyon mahsubu söz konusu olabilir. İcra takibinde galericinin banka hesapları ve araçları üzerine haciz konulabilir. Galericinin ödeme niyeti yoksa mal kaçırmadan önce ihtiyati haciz kararı almak kritik önem taşır.
Mahmut Bey bu aşamada alıcıyla iletişime geçti. Alıcı galericiye ödeme yaptığını gösteren banka dekontunu paylaştı. Bu belge hem savcılıktaki ceza dosyasına hem de icra takibine esas teşkil eden kritik kanıt haline geldi. Alıcı tanıklığının gücü ilerleyen bölümlerde ayrıca ele alınmaktadır.
Araç Hâlâ Galerideyse: Azil ve İade İhtarı

Eğer araç henüz satılmamış ve galericinin elindeyse tablonun farklı bir boyutu devreye girer: emanet aldığı aracı iade etmemek ya da aracı "satacağım" diye tutarken aslında kendi işleri için kullanmak. Bu durumda ilk yapmanız gereken şey vekaleti azletmek ve aracın iadesini talep eden yazılı bir ihtar çekmektir. Satış yetkisi içeren bir vekâlet verildiyse noter kanalıyla azil bildirimi göndermeniz zorunludur; aksi halde galerici vekâlete dayanarak satışı gerçekleştirebilir ve siz "razı oldum" savunmasıyla karşılaşabilirsiniz. Azil ve iade ihtarı aynı belgeyle yapılabilir. Satış vekaletinin iptali ve azil sürecini anlatan rehberimiz bu adımda size yol gösterecektir.
Galerici ihtara rağmen aracı iade etmezse iki yol açılır. Birincisi, sulh hukuk mahkemesinden istihkak (mülkiyetin geri alınması) talep edebilirsiniz. İkincisi, bu noktada da güveni kötüye kullanma ya da mala zarar verme suçlaması gündeme gelebilir. Önemli bir ek mesele şudur: araç galeride beklerken galericinin aracı kendi işleri için kullanması — yolcu taşıma, test sürüşü dışına çıkma, uzak mesafe — hem somut kilometre artışı hem de aracın değer kaybı anlamına gelir. Teslim anında ve alındığında çekilen ekspertiz raporlarıyla km farkı hesaplanarak tazminat talep edebilirsiniz.
Bazı galericiler araç iade edildiğinde "3 aylık otopark ücreti, elektrik, su" gibi kalemler talep etmektedir. Bu talepler kural olarak hukuki dayanaktan yoksundur. Araç sahibi galeride "bırak sat" demiştir; bırakma yeri zaten galerinin satış alanıdır. Otopark ücreti için ayrıca yazılı sözleşme olmadıkça böyle bir talep kabul edilmez. Bu talebi reddedin ve itirazınızı yazılı olarak bildirin.
Devir Yapılmadan Teslim Faciası: Üçlü Noter Kapanışı

İkinci el araç satışında en sık yaşanan ve en ağır sonuçlar doğuran senaryolardan biri şudur: araç alıcıya teslim edilmiş, fakat trafik tescil devri yapılmamıştır. Bu durumda araç kağıt üzerinde hâlâ sizin adınıza kayıtlıdır. Kaza, trafik cezası, vergi borcu — hepsi size yönelir. Alıcı gelecekte devir yaptırmayı ertelerse ya da araç üçüncü bir kişiye geçerse "işletenlik" sıfatı sizde kalmaya devam edebilir. Satılan ama devredilmeyen araçların ceza ve vergi mağduriyetini anlatan rehberimiz bu riskleri ayrıntılı biçimde ele almaktadır.
Galerici aracılığıyla satışta bu riskin önüne geçmenin tek yolu altın kuraldır: para hesabınıza geçmeden devir imzası atmayın. Galericiler zaman zaman "noterde devir yapıyoruz, siz gelmeyin, biz hallederiz" der. Bu öneriye uyulmamalıdır. Güvenli kapanış modeli şöyledir: satıcı (siz), alıcı ve gerekirse galericinin yetkili temsilcisi aynı anda notere gelir; alıcı parayı sizin hesabınıza EFT/havale ile aktarır; para hesabınıza geçtiğine dair banka mesajını görürsünüz; ancak o anda devir evrakına imza atarsınız. Bu üçlü, eş zamanlı kapanış modeli mağduriyetin büyük çoğunluğunu ortadan kaldırır.
Galericiye satış vekaleti vermişseniz bu model biraz farklı işler. Vekâleten satışlarda bedelin önce galericinin hesabına, oradan size geçmesi yerine "bedelin doğrudan benim hesabıma ödenmesini şart koşuyorum" ibaresi taşıyan sınırlı bir vekâletname düzenlettirmek mümkündür. Bu şart vekâletnameye yazılırsa alıcı da bilir, galericinin "parayı aldım ama size göndermedim" savunması çürütülür.
Takas, Senet ve Kapora Tuzakları

Konsinye piyasasında para ödenmemesi dışında bir dizi başka tuzak daha vardır. Bunların en yaygın olanları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.
| Tuzak Türü | Nasıl İşliyor? | Risk | Önlem |
|---|---|---|---|
| Takas + Üstü Senet | Galericinin elindeki araç size takaslanır, üst fark senetle ödenir. | Takas aracının gizli borçları veya hasarı sonradan çıkabilir; senet protestosu zaman alır. | Takas aracı bağımsız ekspertize gönderilsin; trafik ceza ve vergi borçları sorgulanarak teslim alınsın. |
| Senetle Ödeme Vaadi | Galerici satış bedelini peşin değil senetle ödemek ister. | Senedi protestoya koyma ve icra süreci peşin alacaktan çok daha uzun sürer. | Senet yerine hesap transferi ısrar edin; senet almak zorundaysanız noter onaylı satış bedelinin senet olduğunu belgeleyin. |
| Kapora Verip Araç Alamama | Alıcı konumundaki kişi depozito verir ama araç teslim edilmez. | Galericinin kasasına giren kapora iade edilmez; dolandırıcılık şüphesi doğar. | Kaparo makbuzunu yazılı alın; iade şartını makbuza yazdırın; büyük miktarda kaparo yatırmayın. |
| Çift Sözlü Anlaşma | Galerici "resmi fiyat düşük gösterelim, farkı elden alırsın" önerir. | Elden alınan fark ispat edilemez; noter kaydı düşük gösterilen bedeli tescil eder. | Her kuruşun noter satış bedelinde görünmesini isteyin; kısa vadeli vergi avantajı uzun vadeli ispat felaketi yaratır. |
Galericinin size verdiği takas aracının bir finansman şirketine rehni ya da haczi olabilir. Aylarca kullandıktan sonra icra müdürlüğü kapınıza geldiğinde "bu araç zaten haczedilmişti" gerçeğiyle yüzleşirsiniz. Takas teklifinde araçları teslim almadan önce e-devlet üzerinden trafik ceza sorgusunu ve Adalet Bakanlığı araç sorgu hizmetlerini kullanın.
İspat Seti: Alıcı Tanıklığının Gücü

Konsinye araç mağduriyetinde ispat yükü çoğu zaman size aittir. Galericinin "araç satılmadı", "parayı henüz almadım" ya da "ödedim, siz unuttunuz" gibi savunmalar üretmesi sürpriz değildir. Bu nedenle ispat setinizi mümkün olan en erken aşamada derlemeniz kritiktir. Aşağıdaki adımlar bu süreci yapılandırmaktadır.
1. Konsinye Sözleşmesi ve Teslim Tutanağı
Varsa araç teslim sırasında imzalanan her türlü belge. Yazılı sözleşme yoksa teslim anında çekilen fotoğraflar, araç bilgilerini içeren WhatsApp mesajları ya da galericinin el yazısıyla verdiği not dahi delil değeri taşıyabilir. Bu belgelerin eksiksiz korunduğundan emin olun.
2. İlan Kayıtları
Galericinin kendi platformlarında verdiği ilanları ekran görüntüsü olarak saklayın. İlan, aracın belirli bir tarihte galericinin elinde ve satışta olduğunu kanıtlar. İlan kaldırıldıktan sonra Wayback Machine arşivinden ya da platform geçmişinden de erişilebilir.
3. Alıcı Beyanı ve Ödeme Dekontu
Mahmut Bey'in vakasında belirleyici olan kanıt tam da buydu: alıcının galericiye ödeme yaptığını gösteren banka dekontu. Alıcı, yaşananları öğrendiğinde genellikle işbirliği yapmaya isteklidir; çünkü kendisi de mağdur potansiyeli taşır (araçta sonradan çıkan sorunlar, devir belgeleri, trafik cezaları). Alıcının noterde verdiği beyanı ya da yazılı ifadesi savcılık dosyasına eklenebilir ve mahkemede tanıklık yapabilir.
4. WhatsApp ve E-posta Yazışmaları
Galericinin "araç satıldı", "para gelecek", "bu hafta öderim" gibi mesajları hem satışın gerçekleştiğini hem de galericinin ödeme yükümlülüğünü kabul ettiğini kanıtlar. Bu mesajların ekran görüntüsünü alın, e-postaya kendinize gönderin ve varsa noter huzurunda tespit yaptırın. Tespit masrafı küçüktür, ispat değeri büyüktür.
5. Kamera Kaydı
Galerinin güvenlik kameraları aracın ne zaman teslim alındığını, ne zaman teslim edildiğini ve alıcıyla galericinin ne zaman bir araya geldiğini gösterebilir. Savcılık soruşturması sırasında kamera kayıtlarının muhafazası talep edilebilir. Bunu savcılık aşamasında hemen talep edin; kayıtlar genellikle 30-90 gün içinde silinir.
Türk yargısında "galericiye ödedim" diyen alıcının ifadesi, galericinin "parayı almadım" savunmasını doğrudan çürütür. Alıcının bankadan aldığı EFT dekontu ya da nakit ödeme durumunda kendi beyanı, hâkimin vicdanî kanaatini şekillendiren en güçlü unsurlardan biridir. Alıcıyla iletişim kurmaktan çekinmeyin; çoğu zaman alıcı da durumdan rahatsız olur ve yardımcı olmak ister.
Güvenli Konsinye İçin 6 Kural

Yaşanan tüm bu mağduriyetlerin büyük çoğunluğu baştan alınacak birkaç basit önlemle önlenebilirdi. Konsinye araç satışına girmeden önce şu altı kuralı uygulayın.
Kural 1 — Yetki Belgesini Sorgula: Galericiyle anlaşmadan önce İkinci El Motorlu Kara Taşıtı Ticareti kapsamındaki yetki belgesini görün. Belgesiz galericilerle çalışmayın; hem yasal güvenceniz hem de caydırıcılık mekanizması büyük ölçüde ortadan kalkar.
Kural 2 — Yazılı Konsinye Sözleşmesi: Sözlü anlaşma yapmayın. Sözleşmede şunlar mutlaka yer almalıdır: minimum satış bedeli, galericinin komisyon oranı, satış süresi (kaç güne kadar satılacak?), satılmazsa iade prosedürü, satış anında sizin hesabınıza ödeme şartı ve otopark ücreti talep edilmeyeceği kaydı.
Kural 3 — Ruhsat ve Yedek Anahtar Sende Kalsın: Galericiye tek bir anahtar ve ruhsat fotokopisi verin; asıl ruhsat ve yedek anahtar size ait kalmalıdır. Bu küçük tedbir, galericinin aracı sizden bağımsız biçimde kaydedip devretmesini güçleştirir.
Kural 4 — Teslim Anında Fotoğraf ve Tutanak: Araç tesliminde km sayacı, her iki tarafın üzerinde anlaştığı mevcut hasarlar, yakıt durumu ve teslim tarihi fotoğraflanmalı ve iki tarafça imzalanan tutanağa geçirilmelidir.
Kural 5 — Satış Anında Sen Orada Ol: Mümkünse devir sırasında bizzat bulunun. Notere müşterinizle birlikte gidin. Para hesabınıza geçmeden devir evrakına imza atmayın. "Siz meşgul olun, biz hallederiz" teklifini kabul etmeyin.
Kural 6 — Vekalet Vereceksen Sınırlı Ver: Galeriye geniş kapsamlı satış vekaleti vermek yerine "araç bedelinin tamamının şu IBAN'a ödenmesi şartıyla geçerlidir" ibaresini taşıyan sınırlı vekalet düzenletin. Bu şart noterde kayıt altına alındığında alıcı da bilinçli olur, galericinin üçgenin dışında işlem yapma alanı daralır.
Sık Yapılan 7 Hata

Mağduriyet yaşayan araç sahiplerinin büyük çoğunluğunun düştüğü hataları bilmek hem mevcut durumunuzu yönetmenize hem de bir dahaki sefere doğru adım atmanıza yardımcı olur. İşte en yaygın yedi hata:
- Beklemek ve beklemek: "Belki öder" diye haftalarca, aylarca zaman kaybetmek. Şikayet süresi işlemeye başlar; galericinin mal kaçırma fırsatı artar. Ödeme gelmiyorsa en geç 1-2 haftada yazılı ihtar çekin.
- Sadece ceza şikayetiyle yetinmek: Savcılık soruşturması alacağınızı otomatik olarak tahsil etmez. Ceza koluna ek olarak icra ya da dava kolunu da aynı anda işletmeniz gerekir.
- Ruhsatı galericiye vermek: Ruhsatı teslim etmek, galericinin sizin adınıza ek işlemler yapmasına kapı aralar. Fotokopi yeterlidir; aslını saklayın.
- Sözlü anlaşmayla yetinmek: "Tanışıktık, kağıt istemek ayıp" diye yazılı sözleşme yapmamak. Tanışıklık ispat yükünü hafifletmez, ağırlaştırır.
- Satış vekaletini sınırsız vermek: Galericiye "istediğin fiyata sat" anlamına gelen geniş vekaletname vermek, tüm kontrolü kaybetmek demektir. Bedel sınırı ve ödeme şartı vekâletnameye yazılmalıdır.
- Delilleri toplamamak: WhatsApp ekran görüntülerini zamanında almamak, galericinin ilanını kaydetmemek, alıcıyla iletişim kurmamak. Delil taze ve erişilebilirken toplanmalıdır.
- Avukat danışmadan uzlaşmak: Galerici "taksit taksit öderim" dediğinde avukatsız imzalanan taksit sözleşmesi ceza şikayetinizi değil ama icra stratejinizi olumsuz etkileyebilir. Herhangi bir uzlaşmayı avukata danışmadan imzalamayın.
Galerici ödeme niyeti taşımıyorsa mülklerini ve banka hesaplarını boşaltma ihtimali yüksektir. Dava açmadan ya da icra takibine başlamadan önce mahkemeden ihtiyati haciz kararı talep etmek, tahsilat şansınızı önemli ölçüde artırır. Bu karar için alacağın varlığına dair delil ve aciliyet gerekçesi sunulması yeterlidir; ihtiyati haciz kararı çok hızlı alınabilir. Konuyu icra-iflas hukuku alanında çalışan avukatlarla değerlendirin.
Kişiye Özel Değerlendirme ve Avukat Desteği

Galeriye emanet verdiğiniz aracın satılıp paranın ödenmemesi hem hukuki hem duygusal olarak son derece yıpratıcı bir süreçtir. Bu makalede ele alınan ceza kolu, icra kolu, azil ve iade ihtarı, ispat seti ve güvenli konsinye kuralları genel bir çerçeve sunmaktadır. Ancak her vakanın somut koşulları farklıdır: yazılı sözleşme var mı yok mu, galericinin mal varlığı ne durumda, alıcı işbirliği yapmaya hazır mı, şikayet süreleri dolmak üzere mi? Bu soruların cevapları stratejinizi doğrudan etkiler.
Mahmut Bey, avukat desteğiyle hem savcılığa şikayet dilekçesi verdi hem de alıcının dekontu esas alınarak icra takibi başlattı. Galericinin aracı üzerine haciz konuldu; birkaç hafta içinde galericinin tutum değişti ve uzlaşma talebiyle masaya geldi. Vakanın bu şekilde sonuçlanmasında çift kol stratejisinin ve alıcı tanıklığının belirleyici etkisi oldu.
Siz de benzer bir durumla karşılaştıysanız zaman kaybetmeden adım atın. Platformumuzda avukatlara soru sorabilir, ceza hukuku alanında çalışan avukatlarla iletişime geçebilir ya da tüm şehirlerdeki avukat rehberimizden size en uygun hukuki desteği bulabilirsiniz. Ayrıca menfi tespit davası gibi ilgili konulardaki rehber makalelerimiz de süreç hakkında ek bilgi sunmaktadır. Unutmayın: hukuki süreçlerde en değerli kaynak zamandır. Erken başlanan takip hem delilleri taze tutar hem de galericinin mal kaçırma penceresini kapatır.