Israrlı Takip Suçu TCK 123/A: Şikayet ve Korunma Rehberi
Türk Ceza Kanunu'na 2022 yılında eklenen 123/A maddesi, "ısrarlı takip" adıyla hayatımıza girdi. Pek çok kişi bu suçun varlığından hâlâ haberdar değil; oysa 2024 Adalet İstatistikleri, bu başlıkta tam 12.098 yeni dava açıldığını ortaya koyuyor. Görece yeni bir düzenleme olmasına rağmen bu hızlı artış, sorunun ne denli yaygın olduğunu gözler önüne seriyor.
Suç tanımı oldukça geniş tutulmuş: Bir kişiyi ısrarla fiziken takip etmek ya da telefon, mesaj, sosyal medya veya üçüncü kişiler aracılığıyla temas kurmaya çalışmak — ve bu davranışın mağdurda ciddi bir huzursuzluk oluşturması ya da mağdurun veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olması — suçun temel unsurlarını oluşturuyor. Yani yasa hem sokakta beklemeyi hem de onlarca hesaptan mesaj atmayı aynı çatı altında değerlendiriyor.
Asiye'nin Hikayesi: Her Gün Onlarca Arama, İşyeri Önünde Bekleyiş

Asiye K. (isimler temsilidir), üç yıllık ilişkisini sona erdirdikten sonraki ilk hafta içinde eski sevgilisi Murat T.'nin günde kırk ila altmış kez aradığını fark etti. İlk başta aramadı; Murat WhatsApp'tan yazdı. Asiye onu engelledi. Murat yeni bir numara aldı. Asiye onu da engelledi. Bu sefer Instagram'dan geldi, sonra Twitter'dan, ardından tanımadığı bir hesaptan. Aradan üç gün geçmeden Asiye'nin iş arkadaşları, kapı önünde Murat'ı görmeye başladı. Bir gün öğle arası çıktığında Murat tam karşısındaydı: "Sadece konuşmak istiyorum" dedi. Asiye panikleyerek geri döndü, kapıyı kapattı. O gün işe geri dönemedi.
Asiye'nin yaşadıkları hem psikolojik hem de fiziksel bir kuşatmaya dönüşmüştü. Avukat bir arkadaşının yönlendirmesiyle karakola şikayet dilekçesi verdi ve aynı gün 6284 sayılı Kanun kapsamında Murat'ın kendisine yaklaşmasını yasaklayan bir tedbir kararı aldı. Ceza davası asliye ceza mahkemesinde başladı. Murat'ın savunması "sadece konuşmak istiyordum" oldu; mahkeme bu savunmayı reddetti çünkü suç, mağdurun istememesine rağmen sürdürülen davranışla tanımlanmaktaydı.
İlk duruşmada Asiye'nin avukatı, 47 ekran görüntüsü, HTS kayıtları (arama dökümleri) ve iş yerindeki güvenlik kamera görüntülerini delil olarak sundu. Murat'ın yeni hesaplar açarak engellemeyi aşması ve tedbir kararının ardından işyeri önünde yeniden görünmesi, davanın nitelikli hal kapsamına girmesine yol açtı. Üçüncü duruşmada mahkeme, Murat'ı 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı ve HAGB uyguladı; ancak tedbir kararını sürdürdü. Asiye, "Kararı aldıktan sonra ilk kez rahat uyudum" dedi.
Israrlı Takip Nedir: 2022'nin Yeni Suçu

TCK 123/A, 2022 yılında yürürlüğe girdi ve Türk hukukunda "stalking" kavramının ilk kez bağımsız bir suç olarak düzenlenmesi anlamına geldi. Bu tarihe kadar mağdurlar, yaşadıkları durumu tehdit, hakaret veya kişilik haklarına saldırı kapsamında şikayete taşımak zorundaydı; bu ise çoğu zaman yetersiz kalıyordu. Yeni madde, ısrarlı takibi bağımsız ve somut bir suç olarak tanımladı.
Suçun tehdit veya şantajdan temel farkı şudur: Tehdit suçunda failin mağdura açıkça zarar verme vaadinde bulunması gerekir. Şantajda ise haksız bir menfaat elde etme amacı aranır. Israrlı takipte bunların hiçbiri zorunlu değildir. Fail mağduru tehdit etmese de, para veya başka bir şey talep etmese de, yalnızca ısrarcı ve sürekli iletişim girişimleriyle ya da fiziksel yakınlıkla mağdurun huzurunu ve güvenlik duygusunu zedeliyorsa suç oluşur. Bu ayrım pratikte çok önemlidir: "Sadece görmek istiyorum" diyen bir fail tehdit etmemiş olabilir ama ısrarlı takip suçunu işlemiş olabilir.
Pek çok kişinin sorduğu başka bir soru da şu: Kıskançlık veya "önemseme" bu suçu oluşturur mu? Kanun koyucu açık bir cevap vermiştir: Failin niyeti değil mağdurun deneyimi belirleyicidir. Mağdur ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi yaşıyorsa, failin "iyi niyetle aradığını" söylemesi hukuki bir savunma zemini sağlamaz. Bu çerçeve, özellikle ayrılık sonrası ilişkilerde yaygınlaşan "bağlantıyı sürdürme" girişimlerini suç kapsamına dahil ediyor.
"Israr" Eşiği: Hangi Davranışlar Suç Oluşturur?

Kanun metninde "ısrar" sözcüğü kilit öneme sahiptir. Tek seferlik bir arama, bir mesaj veya bir kez karşılaşma suç oluşturmaz. Ancak bu "tek seferlik" eşiği pratikte düşündüğünüzden çok daha çabuk aşılabilir. Mahkemeler, ısrarın varlığını değerlendirirken hem zaman dilimini hem de yoğunluğu hem de failin engelleme girişimlerine verdiği tepkiyi birlikte ele alır.
Aşağıdaki tablo, suç oluşturan ve oluşturmayan davranışlar arasındaki çizgiyi somutlaştırmaktadır:
| Davranış | Hukuki Değerlendirme | Açıklama |
|---|---|---|
| Günde 40-60 arama | Suç oluşturabilir | Kısa sürede yoğun iletişim girişimi ısrar unsurunu güçlü biçimde karşılar |
| Tek seferlik arama | Suç oluşturmaz | Süreklilik ve yoğunluk aranır |
| Engellendikten sonra yeni hesap açma | Suç oluşturur (güçlü delil) | İrade ile sürdürülen temas girişiminin kanıtıdır |
| Bir kez sosyal medyadan yorum | Tek başına suç oluşturmaz | Bağlam ve süreklilik belirleyicidir |
| İş yeri/ev önünde sürekli bekleme | Suç oluşturabilir | Fiziksel takip unsuru açıkça kanun kapsamındadır |
| Bir kez hediye bırakma | Tek başına suç oluşturmaz | Ancak diğer davranışlarla birlikte güçlü bir delil parçasıdır |
| Üçüncü kişiler aracılığıyla mesaj iletme | Suç oluşturabilir | Kanun açıkça "üçüncü kişiler aracılığıyla temas" ifadesini içerir |
| Ortak mekanda karşılaşma | Tek başına suç oluşturmaz | Kasıt ve süreklilik kanıtlanmalıdır |
Bir diğer sık sorulan mesele: Fail mağduru doğrudan aramak yerine ortak arkadaşları aracılığıyla haber iletirse bu da suç kapsamına girer mi? Evet. Kanun metni "üçüncü kişiler aracılığıyla temas kurmaya çalışma" ifadesini açıkça içermektedir. Dolayısıyla ortak bir arkadaşa "Ona benden selam söyle, bir konuşalım" demek, sıklık ve etki bakımından ısrar eşiğini aşıyorsa suç oluşturabilir. Bu nedenle mağdurların yalnızca doğrudan iletişimi değil, üçüncü kişi aracılığıyla gelen tüm temas girişimlerini de kayıt altına alması büyük önem taşır.
Cezalar: Temel Hal ve Nitelikli Haller

TCK 123/A'nın öngördüğü ceza iki katmana ayrılmaktadır: temel hal ve nitelikli haller. Temel halde ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Bu aralık, hakimin olayın özgün koşullarını değerlendirerek takdir yetkisini kullanacağı anlamına gelir. Davranışın süresi, yoğunluğu, mağdur üzerindeki etkisi ve failin sabıka durumu bu değerlendirmede belirleyici rol oynar.
Nitelikli haller ise ceza alt sınırını 1 yıla, üst sınırını 3 yıla çıkarır. Kanun, nitelikli halleri şöyle sıralamaktadır: suçun bir çocuğa karşı işlenmesi; suçun ayrılık kararı verilen ya da boşanılan eşe karşı işlenmesi; mağdurun okulunu, işyerini veya konutunu değiştirmek ya da bırakmak zorunda kalması; ve hakkında uzaklaştırma veya başka bir tedbir kararı verilmiş olan faile karşı suçun işlenmesi. Bu son hal özellikle dikkat çekicidir: tedbir kararına rağmen devam eden takip, hem tedbir ihlali hem de ısrarlı takip suçunun nitelikli hali olarak çifte sonuç doğurabilir.
Uygulamada dikkat çeken bir nokta şudur: Nitelikli hallerin birden fazlası aynı anda gerçekleşebilir. Örneğin boşanılan eş tarafından takip edilen ve bu nedenle işyerini değiştirmek zorunda kalan bir mağdurun durumunda iki nitelikli hal birden söz konusudur. Bu da cezanın üst sınıra yakın belirlenmesi ihtimalini artırmaktadır. Mahkemeler bu durumları bütünüyle ele alarak değerlendirmektedir.
Şikayet Süreci Adım Adım

Israrlı takip suçu şikayete bağlıdır. Bu, savcılığın resen (kendiliğinden) harekete geçemeyeceği anlamına gelir; mağdurun şikayet etmesi gerekir. Şikayet süresi, suçun öğrenilmesinden itibaren 6 aydır; bu süre TCK'nın 73. maddesinden kaynaklanmaktadır. 6 ayı kaçıranlar dava açamaz, bu nedenle karar vermekte geciktirmeyin.
1. Delil Dosyanızı Oluşturun
Karakola ya da savcılığa gitmeden önce elinizden geldiğince delil bir araya getirin. Delil kategorileri şunlardır: arama kayıtları (HTS raporu için operatöre başvurun veya savcılıktan talep edin), mesaj ve DM ekran görüntüleri (hesap URL'leri görünür olacak şekilde), kamera görüntüleri (iş yeri, bina, cadde), tanık beyanları (olaya tanıklık eden kişilerin iletişim bilgileri) ve sizin tuttuğunuz olay günlüğü (tarih-saat-yer-ne oldu şeklinde not defterine veya telefona yazılmış kronoloji). Engellediğinizde failin yeni hesap açarak devam ettiğini gösteren kayıtlar özellikle güçlüdür.
2. Şikayet Dilekçesi Verin
En yakın karakola veya cumhuriyet başsavcılığına yazılı dilekçeyle başvurabilirsiniz. Dilekçede olayları kronolojik sırayla, tarih ve yer bilgisiyle anlatın. "Sürekli rahatsız ediyor" gibi genel ifadeler yerine "3 Mart 2024 saat 09.14'te arayan numara, engellendikten sonra aynı gün 17.32'de farklı numaradan tekrar aradı" gibi somut ifadeler kullanın. Ekran görüntülerini dilekçeye ek olarak teslim edin.
3. Savcılık Soruşturması
Şikayet alındıktan sonra savcılık soruşturma başlatır. Fail ifadeye çağrılır, HTS kayıtları resmi yollarla temin edilir, kamera görüntüleri talep edilebilir. Soruşturma tamamlandığında savcılık ya iddianame düzenler ya da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (takipsizlik kararı) verir. Takipsizlik kararına 15 gün içinde itiraz hakkınız bulunmaktadır.
4. Yargılama
Israrlı takip suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. İddianame kabul edildikten sonra duruşmalar başlar, taraflar delillerini sunar ve mahkeme karar verir. Sürece bir ceza hukuku avukatı eşliğinde girmeniz, hem delil sunumunuzu güçlendirir hem de usul hatalarından korunmanızı sağlar.
Çifte Kalkan: Ceza Şikayeti ve 6284 Tedbiri Birlikte

Asiye'nin hikayesinde de gördüğümüz gibi, en etkili strateji ceza şikayeti ile 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamındaki koruma tedbirini aynı anda kullanmaktır. Bu iki yol birbirinden bağımsızdır; biri diğerini engellemez, aksine birbirini güçlendirir.
6284 tedbirinin en büyük avantajı hızıdır. Delil şartı aranmaz; mağdurun beyanı ve durumun aciliyeti yeterlidir. Karakola başvuran mağdur aynı gün "uzaklaştırma kararı" alabilir. Bu karar, faile belirli bir mesafeden yaklaşmamayı, iletişim kurmamayı ve ortak mekanları terk etmeyi zorunlu kılar. Karara uyulmaması başlı başına ayrı bir suçtur. Daha fazla bilgi için 6284 koruma kararı başvurusu rehberimize bakabilirsiniz.
Ceza davası ise uzun vadeli çözümü sağlar. Mahkumiyet kararı, failin sabıka kaydına işler ve gelecekteki olası suç girişimlerinde ağırlaştırıcı sebep oluşturur. Bunun yanı sıra tazminat davası açma imkanı da doğar. İki yolu birlikte kullanmak; hem anlık fiziksel korumayı hem de uzun vadeli hukuki sonuçları birden sağlar. Deneyimli bir avukat, hangi başvuruyu önce yapmanız gerektiğini somut dosyanıza göre yönlendirecektir.
Dijital Takip: Yeni Hesaplar, Sahte Profiller, Konum Etiketleri

Kanunun bilişim sistemlerini açıkça suç kapsamına dahil etmesi, dijital takibi fiziksel takiple eşdeğer kılmaktadır. Uygulamada bu aşağıdaki biçimlerde karşımıza çıkmaktadır: engellendikten sonra yeni bir telefon numarasıyla arama yapmak; farklı sosyal medya platformlarından mesaj göndermek; sahte profil oluşturarak takip etmek; mağdurun fotoğraflarını izinsiz kullanmak veya konum etiketi eklemek; ortak grupları kullanmak; ve anlık mesajlaşma uygulamalarında yeni hesap açmak.
Bu davranışların en önemli hukuki özelliği şudur: Engellenen failin yeni kanal açması, ısrarın bilinçli ve kasıtlı olduğunun en güçlü kanıtı sayılır. Mahkemeler bu davranışı, failin "farkında olmadan" rahatsız ettiği savunmasını çürüten doğrudan bir kanıt olarak değerlendirmektedir.
Konum verisi de giderek artan bir dijital takip aracına dönüşmektedir. Failin mağdurun gittiği yerleri önceden bilmesi, sosyal medya paylaşımlarından veya ortak kişilerden bu bilgiyi edinmesi ya da mağdurun cihazına izinsiz takip uygulaması yüklemiş olması bu kapsamda değerlendirilebilir. Cihazınızda bilinmeyen uygulama fark ederseniz siber güvenlik uzmanından destek alın ve durumu savcılığa bildirin; bu ayrı bir suç başlığı oluşturabilir.
Sosyal medya platformlarının içerik politikaları kapsamında hesapların kaldırılması için de başvuru yapabilirsiniz; ancak bu idari yol, ceza şikayetinin yerini tutmaz. Her ikisini birden takip etmek en sağlıklı yaklaşımdır. İzmir'de bir ceza avukatı arıyorsanız ya da başka bir şehirde yaşıyorsanız platforma kayıtlı avukatlarla iletişime geçebilirsiniz.
Uzlaştırma Yok: Bu Suçun Farkı

Türk ceza hukukunda pek çok suçta savcılık "uzlaştırmacı" atar ve tarafların anlaşması halinde dava düşer. Bu mağdurlar açısından bazen bir baskı aracına dönüşebilmektedir: fail mağdura "uzlaşalım, parayı al, davayı düşür" diyebilir. Kanun koyucu ısrarlı takip suçunu bu mekanizmanın dışında bırakmıştır.
Kanun metni açıktır: Israrlı takip suçunda uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. Bu ne anlama gelir? Savcılık uzlaştırmacı atamaz. Fail veya avukatı uzlaşma teklifi sunamaz. Mağdurun "uzlaşalım" baskısıyla karşılaşma ihtimali hukuken ortadan kalkmıştır. Dava iddianame ve yargılama aşamasına doğrudan taşınır.
Şikayet geri alınırsa ne olur? Dava düşer; ancak 6 aylık şikayet süresi içinde yeniden şikayet açılamaz. Bu nedenle baskı veya ikna sonucunda şikayeti geri çekmek, mağduru hukuki açıdan korumasız bırakabilir. Herhangi bir karardan önce mutlaka bir hukuk danışmanıyla görüşün. Hukuki sorularınızı platforma yöneltebilir, uzman avukatların yanıtlarından yararlanabilirsiniz.
Sık Yapılan 7 Hata

Israrlı takip davalarında mağdurların ve zaman zaman şüphelilerin düştüğü hatalar süreci doğrudan etkiliyor. Aşağıda en sık karşılaşılan yedi hatayı derledik:
- Delilleri silmek ya da kaydetmemek: "Zaten biliyorum kaç kez aradı" demek yetmez. Ekran görüntüsü alın, tarihleri not edin. Mahkeme somut belge ister; hafıza delil sayılmaz.
- 6 aylık şikayet süresini kaçırmak: "Biraz bekleyeyim, belki geçer" düşüncesiyle ertelemek en büyük tuzaktır. Süre dolduğunda hakkınız kalıcı olarak düşer. İlk belirtide danışın.
- Uzlaşma teklifini kabul etmek: Yasal açıdan uzlaştırma mümkün olmasa da gayri resmi baskıyla "parayı al davayı düşür" gibi teklifler gelebilir. Avukatsız bu tür görüşmelere girmeyin.
- Sosyal medyada olay anlatmak: Şikayet sürecindeyken sosyal medyada faili ifşa eden paylaşımlar yapmak, ceza davası dışında sizin aleyhinize kullanılabilecek hukuki riskler doğurabilir.
- Karşılıklı iletişime devam etmek: Faile zaman zaman yanıt vermek, "engellediysen neden yanıt verdin?" sorusunu doğurur ve süreklilik savunmasını zorlaştırır. Kesmek istiyorsanız tamamen kesin.
- Sadece ceza şikayetine güvenmek: Ceza davası aylarca sürer. Bu süreçte koruma için 6284 tedbiri almamak sizi anlık tehdide açık bırakır. Her ikisini birlikte kullanın.
- Avukatsız yargılama sürecine girmek: Israrlı takip davaları, delil yönetimi ve usul kuralları açısından teknik bir süreçtir. Özellikle nitelikli hal iddiası içeren davalarda avukatsız sürecin riskleri artmaktadır.
Değerlendirme ve Avukat Önerisi
Israrlı takip, pek çok kişinin "bu kadar ciddi mi?" diye küçümsediği ama mağdurların hayatını köklü biçimde değiştiren bir suç türüdür. Asiye gibi on binlerce kişi her yıl işyerini, evini, sosyal çevresini değiştirmek zorunda kalıyor; kimi zaman güvenli hissedebilmek için şehir değiştiriyor. Kanun koyucu bu gerçeği görüp 2022'de TCK 123/A'yı hayata geçirdi; 2024'teki 12.098 dava rakamı ise bu düzenlemenin ne kadar ihtiyaç duyulan bir boşluğu kapattığını gösteriyor.
Eğer benzer bir durumla karşı karşıyaysanız, yapmanız gereken ilk şey delil toplamak ve bunu hem bir ceza avukatıyla hem de 6284 başvurusunda birlikte kullanmaktır. Şikayete bağlı suç olduğundan zamanla yarışıyorsunuz; 6 aylık süreyi göz ardı etmeyin. Uzlaştırma baskısına kulak asmayın; bu suçta yasal olarak mümkün değildir. Fail tarafındaysanız ve haklarında şikayet açıldığını öğrendiyseniz de bir avukatla sürecin olası sonuçlarını değerlendirmeniz önemlidir çünkü nitelikli hallerin birleşmesi cezayı önemli ölçüde artırabilir.
Türkiye genelinde ceza hukuku alanında uzmanlaşmış avukatlara ulaşmak için platformumuzun avukat rehberini kullanabilirsiniz. Somut durumunuza göre hem şehrinize hem de uzmanlık alanına göre filtreleme yapmanız mümkündür. Hukukun size sağladığı araçları bilmek, en zor anlarda en güçlü koruma kalkanınızdır.