Asliye Hukuk Mahkemesi Mirastan Feragat

Mirastan Feragat Sözleşmesi: Sağlıkta Yapılan Vazgeçmenin Kuralları

Noterde mirastan feragat sözleşmesi imzalayan baba ve oğul

Mirastan feragat sözleşmesi, pek çok Türk ailesinin varlığını koruma ve paylaşma biçimini kökten etkileyen ama adını nadiren doğru bilen bir hukuki araçtır. Kısaca söylemek gerekirse: mirasbırakan daha hayattayken, mirasçısıyla noterde oturup bir sözleşme imzalar ve o mirasçı ileride doğacak miras hakkından —tamamen ya da kısmen— önceden vazgeçer. Bu düzenleme Türk Medeni Kanunu'nun 528 ila 530. maddeleri arasında yer alır ve hem ivazlı (karşılık alarak) hem de ivazlı olmayan biçimde yapılabilir.

Çoğu aile bu sözleşmenin varlığından habersizdir ya da yalnızca ölümden sonra yapılan miras reddiyle karıştırmaktadır. Oysa aradaki fark hem zamanlama hem şekil hem de sonuç bakımından köklüdür. Bir mirasçının, babasının dükkanını sağlığında devralıp noterde feragat imzalaması ile o babanın ölümünden sonra mirası reddetmesi arasında hukuki anlam, vergisel sonuç ve özellikle altsoya etkisi açısından dağlar kadar fark vardır. Bu farkı bilmeden yapılan işlemler, on yıllar sonra aile içinde kapanması güç yaralara yol açabilir.

Bir Aile Hikâyesi: Dükkanı Alan Ağabey, On Beş Yıl Sonra Gelen Şok

Miras paylaşımı sırasında şaşıran aile üyeleri noterde
Miras paylaşımı sırasında şaşıran aile üyeleri noterde

Kayseri'de küçük bir tekstil dükkanı işleten Hasan Bey (isimler temsilidir), 2008 yılında en büyük oğlu Murat'a hem dükkanı hem de dükkanın bulunduğu taşınmazı devretmeye karar verdi. Murat o sırada otuz altı yaşındaydı, evliydi ve iki çocuğu vardı. Küçük çocuklar Elif ve Kemal ise zaten farklı şehirlerde kendi işlerini kurmuş, babanın işletmesine uzaktan bakıyorlardı.

Devir sırasında Hasan Bey'in avukatı bir teklifte bulundu: "Dükkanı Murat'a bugün veriyorsunuz, ama ileride miras açıldığında Elif ve Kemal de hak iddia edebilir. Murat'ın şimdiden noterde feragat imzalaması gerekmiyor, tam tersi: Elif ve Kemal'in Murat lehine feragat imzalaması işleri temize çeker." Uzun görüşmeler sonunda Elif ve Kemal, dükkanın taşınmaz değerine yakın bir para almak karşılığında noterde feragat sözleşmesini imzaladı. Hasan Bey de sözleşmenin tarafıydı; noter, iki tanık eşliğinde resmi düzenlemeyi tamamladı.

Aradan on beş yıl geçti. 2023 yılında Hasan Bey hayatını kaybetti. Elif ve Kemal miras hakkı olmadığını biliyordu zaten; feragati kabul etmişlerdi. Ama şok beklenmedik bir yerden geldi: Murat'ın büyük oğlu Tarık, dedesiyle babası arasındaki feragat sözleşmesinin kendisini de bağlayıp bağlamadığını sormak için bir avukatta randevu aldı. Tarık o sırada otuz iki yaşındaydı ve büyükbabasından miras bekliyordu. Avukat dosyayı incelediğinde tablonun karmaşıklığını gördü: Elif ve Kemal ivazlı feragat imzalamıştı — para almışlardı. TMK 528/2 gereği, aksi kararlaştırılmadıkça ivazlı feragat feragat edenin altsoyu için de hüküm doğurur. Yani Elif'in ve Kemal'in çocukları da, sözleşmede farklı bir düzenleme yapılmamışsa, büyükbabalarının mirasından pay alamıyordu.

Tarık, "Benim annem feragat imzaladı, ben değil" diye itiraz etti. Avukat saatlerce süren görüşmede kanunun bu konudaki net düzenlemesini anlattı. Sonunda Elif ve Kemal'in imzaladığı sözleşme incelendi — sözleşmede "altsoyu kapsamaz" kaydı yoktu. Tarık'ın itirazı hukuki zemin bulmuyordu. Bu hikâye, mirastan feragat sözleşmesinin neden titizlikle kaleme alınması gerektiğini ve altsoya etkisinin neden hiçbir zaman göz ardı edilemeyeceğini en çarpıcı biçimde özetliyor.

Önemli: İvazlı feragat (karşılık alarak yapılan feragat) aksi kararlaştırılmadıkça feragat edenin altsoyu için de bağlayıcıdır. Sözleşmeye "altsoy bu feragatin kapsamı dışındadır" kaydını yazdırmak hem bir hak hem de çoğu durumda zorunluluktur.

Mirastan Feragat Nedir: Sağlıkta Yapılan Miras Anlaşması

Miras sözleşmesini birlikte inceleyen yaşlı baba ve kızı
Miras sözleşmesini birlikte inceleyen yaşlı baba ve kızı

Mirastan feragat sözleşmesi, Türk Medeni Kanunu'nun 528. maddesinde tanımlanmıştır. Tanıma göre: mirasbırakan ile mirasçı ya da mirasçı olabilecek kişi, mirasbırakan henüz hayattayken bir sözleşme yaparak mirasçının ileride doğacak miras hakkından vazgeçmesini kararlaştırabilir. Bu sözleşme, doğası gereği iki taraflıdır — hem mirasbırakanın hem de feragat eden mirasçının iradesini ve imzasını gerektirir.

Feragat sözleşmesinin temel mantığı şudur: miras normalde ölümle açılır ve o gün kim mirasçıysa o pay alır. Feragat ise bu "doğal akışa" müdahale eder ve mirasçı daha ölüm gelmeden hakkından vazgeçer. Bu vazgeçme salt sembolik değildir; feragat eden kişi mirasçılık sıfatını kaybeder ve miras açıldığında bu sözleşme hüküm doğurur.

İki tür feragat vardır. İvazlı feragat, mirasçının bir karşılık —para, taşınmaz, işletme devri, düzenli ödeme gibi— alarak vazgeçmesidir. Gündelik dilde "sağlığında payını aldı" denen durum tam da budur. İvazsız feragat ise herhangi bir karşılık olmaksızın yapılan vazgeçmedir. Belki mirasbırakan sağlığında başka bir çocuğuna çok daha fazla destek olmuştur ve diğer çocuklar bu dengesizliği zaten kabullenerek gönüllü feragat etmek istemiştir. Belki de salt aile barışı için bir karar alınmıştır. Her iki türün hükümleri, özellikle altsoya etkisi bakımından birbirinden önemli ölçüde ayrışır.

Feragat sözleşmesinin kapsamı da taraflarca serbestçe belirlenebilir. Mirasçı mirasın tamamından mı vazgeçecek, yoksa yalnızca belirli bir mülkün ya da belirli bir pay oranının mırasından mı? Bu kısmi feragat de geçerlidir. Aynı şekilde feragat belirli bir kişi lehine de yapılabilir: "Murat lehine feragat ediyorum" gibi. Ancak bu durumda Murat'ın sonradan mirası kabul edememesi ya da ölmesi halinde feragatin hükümsüz kalacağını TMK 529 açıkça düzenlemiştir.

Örnek: Hasan Bey ölümünde 4 çocuk bırakmaktadır. Çocuklardan ikisi, sağlığında aldıkları para karşılığında noterde ivazlı feragat imzalamıştır. Miras açıldığında bu iki çocuk mirasçılık sıfatına sahip değildir; miras kalan iki çocuk arasında paylaşılır.

Feragat, Ret ve Iskat: Üçlü Karşılaştırma

Feragat ret ve ıskat arasındaki farkları gösteren üç sahne
Feragat ret ve ıskat arasındaki farkları gösteren üç sahne

Miras hukukunun en çok karıştırılan üçlüsüdür bunlar. Hepsi de bir mirasçının mirastan uzaklaşmasını anlatır gibi görünür, ama zamanlama, taraf sayısı, şekil ve sonuçları birbirinden köklü biçimde ayrışır. Bu farkı bilmeden verilen hukuki tavsiye veya yapılan işlemler, aileleri onlarca yıl sonra mahkemeye taşıyabilir.

Özellik Mirastan Feragat Mirası Ret Mirastan Iskat
Zamanlama Mirasbırakan hayattayken Ölümden sonra (miras açıldıktan sonra) Mirasbırakan hayattayken (vasiyetname ile)
Taraf sayısı İki taraflı sözleşme (mirasbırakan + mirasçı) Tek taraflı beyan (yalnızca mirasçı) Tek taraflı (yalnızca mirasbırakan)
Şekil Resmi senet (noter + 2 tanık) Sulh hukuk mahkemesine yazılı/sözlü beyan, 3 ay içinde Resmi vasiyetname şekli
Temel neden Anlaşma, denkleştirme, aile planlaması Borçlu tereke, kişisel karar Mirasbırakanın cezalandırma iradesi (kanunda belirtilen sebepler)
Altsoya etkisi İvazlıda altsoy da etkilenir (aksi kararlaştırılmazsa); ivazlızsızda etkilenmez Altsoy kendi payına hak kazanır (halefiyet) Altsoy etkilenmez (ıskat yalnızca o kişiye özgü)
Geri dönüş İki tarafın anlaşmasıyla, aynı şekilde Kural olarak geri alınamaz Mirasbırakan vasiyetini değiştirerek
Mahkeme İptal/tenkis için Asliye Hukuk Ret için Sulh Hukuk İtiraz için Asliye Hukuk

Bu tablonun en kritik satırı altsoya etkisidir. Mirası reddeden kişinin çocukları, kendi paylarına kendi hakları olarak sahip çıkabilir — ret, altsoya geçmez. Feragat ise ivazlı olduğunda ve sözleşmede aksi yazılmamışsa altsoya sirayet eder. Bu fark, karar aşamasında aile üyelerinin büyük çoğunluğunun gözünden kaçmaktadır.

Not: Mirastan ıskat (çıkarma) ile feragati karıştırmak da yaygındır. Iskat mirasbırakanın tek taraflı cezalandırma işlemidir; kanunda sınırlı sayıda sayılmış nedenlere dayanır. Feragat ise bir anlaşmadır — mirasbırakan ve mirasçı birlikte karar verir.

Şekil Şartı: Noter ve İki Tanık Zorunluluğu

Noterde iki tanık eşliğinde miras sözleşmesi imzalanıyor
Noterde iki tanık eşliğinde miras sözleşmesi imzalanıyor

Mirastan feragat sözleşmesi, miras sözleşmesinin bir türüdür ve Türk Medeni Kanunu bu tür sözleşmelerin en katı şekil şartına bağlı olmasını zorunlu kılmaktadır. Kanunun öngördüğü şekil, resmi vasiyetname düzenleme şekliyle aynıdır: noter ya da sulh hakimi huzurunda, iki tanığın da aynı anda hazır bulunduğu bir ortamda, her iki tarafın iradesi açıkça beyan edilerek resmi senet düzenlenmesi gerekir.

Bu şekil şartı katıdır ve kısmen uyulması da yeterli değildir. Uygulamada zaman zaman şu hataların yapıldığı görülmektedir: avukat tarafından hazırlanmış imzalı bir kâğıt getirilerek noterde yalnızca imza onaylatılmaya çalışılması; iki tarafın ayrı ayrı farklı günlerde notere gitmesi; tanıkların yalnızca birinin ya da ikisinin de hazır olmaması. Bunların hepsi sözleşmeyi geçersiz kılar. Noterlik Kanunu ve Türk Medeni Kanunu birlikte okunduğunda resmi düzenleme ile resmi tasdik arasındaki fark önem kazanır: feragat sözleşmesi için gereken resmi düzenlemedir, yani noterin metni bizzat kaleme aldığı ya da tarafların huzurunda okuduğu süreçtir.

Sözleşmenin geçersizliği ileri sürüldüğünde bu meseleye bakan mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Şekil eksikliğine dayanan iptal davaları miras hukukunda görece sık açılmaktadır; özellikle aile içi çatışmaların derinleştiği ve geçmişte yapılmış düzenlemelerin sorgulanmak istendiği durumlarda tanık sayısı, imzaların tarihi ve noter sürecinin usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği mercek altına alınır.

Örnek: "Babam hayattayken bana 'seni mirasçılıktan çıkardım, senin payın kardeşine geçecek' demiş ve bir kağıda imzamı aldı" — bu durumda kâğıdın adi yazılı imzalı belge olması onu geçersiz kılar. Mirastan feragat sözleşmesi noter düzenlemesi olmaksızın hüküm doğurmaz.

Altsoy Bombası: İvazlı Feragat Torunları da Bağlar

İvazlı feragatin altsoya etkisini yaşayan geniş aile
İvazlı feragatin altsoya etkisini yaşayan geniş aile

Türk miras hukukunun en sürpriz hükümlerinden biri TMK 528/2'de saklıdır. Bu fıkraya göre: ivazlı feragat, aksi kararlaştırılmadıkça feragat edenin altsoyu için de hüküm doğurur. Başka bir ifadeyle: para alarak mirastan vazgeçen kişinin çocukları da o mirasa hak iddia edemez. Oysa mirası reddeden kişinin çocukları kendi paylarına sahip çıkabilir; ret altsoya sirayet etmez. Bu fark, aile planlaması açısından devasa önem taşır.

Senaryo 1: Altsoy Etkileniyor

Hasan Bey'in kızı Serpil, babasının İstanbul'daki dairesini devralırken feragat sözleşmesine imza attı ve bunun karşılığında kardeşlerine ödenecek tutarın bir kısmı kendisine verildi — yani ivazlı feragat. Sözleşmede "Serpil'in altsoyu bu feragatin kapsamı dışındadır" gibi bir kayıt yoktu. Hasan Bey vefat ettiğinde Serpil'in iki çocuğu, büyükbabalarından pay talep edemedi. Çocuklar bunu duyana kadar on iki yıl geçmişti.

Senaryo 2: Altsoy Etkilenmiyor (İvazsız Feragat)

Aynı senaryoda Serpil herhangi bir karşılık almaksızın, yani ivazsız olarak feragat etmiş olsaydı tablo değişirdi. TMK 528/2, yalnızca ivazlı feragate uygulanır. İvazsız feragatte altsoy etkilenmez — Serpil'in çocukları kendi miras paylarına sahip çıkabilirdi.

Senaryo 3: Sözleşmede Kayıt Var

Pratikte deneyimli bir miras avukatı sözleşmeye şu gibi bir kayıt ekletir: "İşbu feragat yalnızca feragat eden şahsa özgüdür; feragat edenin altsoyu bu sözleşmeden etkilenmez ve mirasbırakanın terekesinden yasal paylarını talep etme haklarını saklı tutarlar." Bu kayıt, ivazlı feragatin de altsoyu bağlamamasını sağlar. Aile bu kaydı koydurduğunda hem feragat eden kişinin karşılığını alması hem de çocukların haklarının korunması mümkün olur.

Kritik Kural: İvazlı feragat imzalayacak kişinin mutlaka altsoy etkisini sorgulaması ve sözleşmeye gerekli kaydı yazdırması gerekir. Bu, aileler arasında en sık atlanan ve en ağır sonuçlar doğuran hukuki nüanstır.

Tenkis Kesişimi: Feragat Parası da Sorgulanır

Tenkis davasında avukatıyla feragat sözleşmesini inceleyen müvekkil
Tenkis davasında avukatıyla feragat sözleşmesini inceleyen müvekkil

Mirastan feragat sözleşmesini imzalamak ve karşılığında ciddi bir para ya da mülk almak, her şeyin temizce çözüldüğü anlamına gelmez. Zira feragat karşılığında ödenen değerler, belirli koşullarda tenkis davasına konu olabilir. Bu nokta çoğu aile tarafından hiç bilinmez; ne var ki hukuki sonuçları ciddidir.

Türk Medeni Kanunu'nun tenkise ilişkin hükümleri (TMK 565 ve devamı), mirasbırakanın sağlararası kazandırmalarını da kapsar. Mirasbırakan, saklı paylı mirasçıların haklarını zedeleyecek ölçüde mal aktarmışsa bu kazandırmalar tenkise tabi olabilir. İvazlı feragat kapsamında yapılan ödemeler ve devredilen taşınmazlar, miras açıldığında saklı pay hesabına dahil edilmek üzere incelenebilir. Eğer feragat karşılığında verilen değerler, saklı paylı diğer mirasçıların haklarını fiilen zedeliyorsa bu mirasçılar tenkis davası açabilir.

Şöyle düşünmek gerekir: Hasan Bey, büyük oğluna mülklerin neredeyse tamamını ivazlı feragat kapsamında devretti. Küçük çocuklar düşük miktarda para alarak feragat imzaladı. Sonraki yıllarda terekenin tüm değeri bu mülklerde toplanmış oldu ve feragat karşılığı ödenen miktar saklı payları karşılamaktan uzak kaldı. Bu durumda feragat imzalayan mirasçılar, sözleşmeyi deli saçması kadar basite indirgemeden bir avukatla değerlendirmeleri gereken tenkis iddialarını gündeme taşıyabilir.

Sonuç olarak: feragat sözleşmesindeki "ödenen bedel saklı payı karşılıyor mu?" sorusu hem noter aşamasında hem de ileride miras açıldığında özenle ele alınmalıdır. Feragat parasının tenkis hesabından nasıl etkileneceği, somut verilere ve avukat değerlendirmesine dayanır; genel kural vermek yanıltıcı olur.

Pratik Not: Feragat sözleşmesi yapılırken bir miras hukuku avukatı tarafından saklı pay hesabı yapılması, ilerideki tenkis riskini önemli ölçüde azaltır. Bu hesap hem feragat eden mirasçıyı hem de diğer saklı paylıları korur.

Dönme ve İptal Yolları

Feragat sözleşmesinden dönme müzakeresi yapan taraflar
Feragat sözleşmesinden dönme müzakeresi yapan taraflar

Feragat sözleşmesi imzalandıktan sonra pişman olmak mümkündür; ancak tek taraflı pişmanlık hukuki olarak yeterli değildir. Sözleşmeden dönmenin temel yolu her iki tarafın anlaşmasıdır. Feragat eden mirasçı ile mirasbırakan, feragat sözleşmesini aynı resmi şekilde — yani noter huzurunda iki tanık eşliğinde — yeni bir sözleşmeyle ortadan kaldırabilir. Bu dönme sözleşmesinde feragat edenin aldığı ivazın ne olacağı da düzenlenmelidir: iade mi edilecek, karşılıklı tasfiye mi yapılacak?

Anlaşmalı dönmenin yanı sıra sözleşmenin iptali için mahkemeye başvurma da mümkündür. İptal gerekçeleri şunlardır:

  • İrade sakatlıkları: Feragat eden kişi yanılma (hata), aldatma veya korkutma (tehdit-ikrah) sonucunda imza atmışsa iptal davası açabilir. "Babam beni zorladı, yoksa imzalamayacaktım" iddiası bu kategoriye girer; ancak ispat yükü ağırdır.
  • Ehliyetsizlik: Feragat sözleşmesinin imzalandığı tarihte mirasbırakan ya da feragat eden kişi ayırt etme gücünden yoksunsa sözleşme iptal edilebilir. Demans ya da ağır ruhsal hastalık bu iddiaya dayanak oluşturabilir.
  • Şekil eksikliği: Noter düzenlemesi şartı eksiksiz yerine getirilmemişse sözleşme baştan geçersizdir; bu durumda iptalden çok butlan (yokluk/hükümsüzlük) söz konusudur.
  • İvazın ödenmemesi: Mirasbırakan feragat karşılığında vaat ettiği ivazı ödememişse feragat eden, bu ihlale dayanarak sözleşmenin geçerliliğini tartışabilir; seçenekler somut sözleşme koşullarına ve mahkeme yorumuna göre değişir.

İptal davası Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılır. Feragat sözleşmesine ilişkin davalar kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinde görülür. Davalarda belge incelemesinin yanı sıra bilirkişi raporu ve tanık beyanı da önemli yer tutabilir.

Kullanım Senaryoları: Aile Şirketi, Barış Modeli, İkinci Evlilik

Aile şirketi devri, barış modeli ve çift arasında feragat senaryoları
Aile şirketi devri, barış modeli ve çift arasında feragat senaryoları

Mirastan feragat sözleşmesi soyut bir hukuki araç değildir; ailelerin somut ve gündelik sorunlarına çözüm üretmek için başvurulan bir yoldur. Pratikte en sık karşılaşılan dört temel senaryo şunlardır:

Aile şirketinde kuşak devri: Küçük ve orta ölçekli aile işletmelerinin en büyük korkusu, kurucu vefat ettiğinde mirasçılar arasında çıkan anlaşmazlığın işletmeyi felç etmesidir. Çözüm yolu genellikle şudur: işletmeyi yönetecek çocuk, sağlığında işletmenin hisselerini veya taşınmazını devralır; diğer çocuklar ise bu devrin "denkleştirilmesi" karşılığında —nakit, başka taşınmaz, düzenli ödeme— mirastan feragat sözleşmesi imzalar. Böylece hem işletme bütünlüğü korunur hem de aile içi hak ihlali önlenir. Bu modelin çalışması için feragat bedelinin gerçek piyasa değerini yansıtması ve tenkis hesabının önceden yapılması şarttır.

Çatışmalı ailede barış modeli: Bazı ailelerde mirasçılar arasındaki ilişki zaten gergindir ve ölümden sonra uzun yıllara yayılacak bir miras kavgası kaçınılmaz görünmektedir. Bu durumda mirasbırakan hayattayken tüm tarafları noterde bir araya getirerek, herkese tatmin edici birer karşılık vererek feragat sözleşmeleri imzalatmak barışı "satın almanın" hukuki yoludur. "Parayı al, ileride davadan vazgeç" modeli olarak da bilinen bu yaklaşım, aile ilişkilerini koruma amacı taşıması bakımından salt maddi bir hesabın ötesinde anlam kazanır.

Yurt dışında yaşayan mirasçının payının tasfiyesi: Türkiye'den göç etmiş ve artık yurt dışında yerleşik olan bir mirasçı, mirasbırakanın ölümünden sonra Türkiye'deki mirasla ilgilenmek istemeyebilir. Sağlığında yapılacak bir feragat sözleşmesiyle bu mirasçının payının diğer kardeşlere ya da mirasbırakanın belirlediği kişilere geçmesi sağlanabilir; feragat edenin de bir karşılık alması pratik bir çözümdür.

İkinci evliliklerde eşler arası feragat: Türk Medeni Kanunu, sağ kalan eşe yasal miras hakkı tanır. İkinci evliliklerde birinci evlilikten çocukları olan bir mirasbırakan, yeni eşinin ilerideki miras hakkı konusunda kaygı yaşayabilir ya da tam tersi eş, üvey çocuklarla olası çatışmayı önlemek isteyebilir. Eşlerin noterde karşılıklı feragat sözleşmesi imzalaması bu kaygıyı giderebilir; ancak bu sözleşmenin ailedeki tüm dinamikleri değiştireceği ve mutlaka uzman görüşüyle şekillendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Hatırlatma: Hangi senaryo söz konusu olursa olsun, mirastan feragat sözleşmesinin noter aşamasında dikkatle kaleme alınması belirleyicidir. Altsoy kaydı, ivaz miktarı ve feragatin kapsamı sözleşmenin içinde açıkça yazılmalıdır.

Sık Yapılan 7 Hata

Mirastan feragat sözleşmesinde hata yapan kişi adliyede bekliyor
Mirastan feragat sözleşmesinde hata yapan kişi adliyede bekliyor

Miras hukuku pratiğinde feragat sözleşmeleriyle ilgili tekrarlayan belirli hatalar vardır. Bu hataların çoğu, sonuçlar ortaya çıktığında artık geri dönüşü son derece güç bir hale gelmiştir.

  1. Adi yazılı belgeyle yetinmek: Avukat tarafından hazırlanmış, her iki tarafça imzalanmış ve noterde yalnızca imzası tasdik ettirilmiş bir belge feragat sözleşmesi sayılmaz. Resmi düzenleme (noter bizzat kaleme alır ya da taraflara okur, iki tanık hazır bulunur) zorunludur. Bu hata sözleşmeyi baştan geçersiz kılar.
  2. Altsoy etkisini görmezden gelmek: İvazlı feragat imzalayan kişi, çocuklarının da etkileneceğini bilmeden imzalamaktadır. "Altsoy bu sözleşmeden etkilenmez" kaydı yazılmadığında çocukların hakları kaybedilir. Notere gitmeden önce bu madde mutlaka avukatla konuşulmalıdır.
  3. Feragati ret ile karıştırmak: "Zaten reddedecektim, şimdiden imzaladım" mantığıyla feragat sözleşmesini değerlendirmek her iki kurumu da yanlış anlamaktır. Ret ölümden sonra yapılır, altsoy etkilenmez; feragat ise sağlıkta yapılır ve ivazlıysa altstoy bağlar. Bu fark kader belirleyicidir.
  4. Tenkis hesabı yapmadan ivaz belirlemek: Feragat bedeli piyasa değerinin çok altında kalıyorsa ileride saklı pay sahipleri tenkis iddiasıyla gelebilir. Feragat karşılığında ödenen miktar yeterlilik testinden geçirilmeden belirlenmemelidir.
  5. Feragati "kalıcı bir belge" zannetmek: Bazı aileler feragat sözleşmesini imzaladıktan sonra diğer tüm miras belgelerini, gayrimenkul tapularını ve nüfus kayıtlarını güncellemeden yıllarca beklemektedir. Sözleşme imzalandıktan sonra ilgili kurumların bilgilendirilmesi ve buna bağlı işlemlerin tamamlanması ihmal edilmemelidir.
  6. Vergisel boyutu atlamak: Feragat karşılığında alınan para ya da mülk, veraset ve intikal vergisi açısından değerlendirme gerektirebilir. Vergi dairesine danışmadan işlemi tamamlamak, sonradan vergi cezalarıyla karşılaşmaya yol açabilir.
  7. Belirli kişi lehine feragatte koşulu atlamak: "Ahmet lehine feragat ediyorum" şeklinde kaleme alınan bir sözleşmede Ahmet'in sonradan mirası kabul edememesi ya da mirasbırakandan önce ölmesi durumunda feragatin hükümsüz kalıp kalmayacağı sözleşmede açıkça düzenlenmelidir. Bu düzenleme yapılmazsa farklı yorumlara zemin hazırlanır ve mahkeme yolu açılır.

Değerlendirme ve Avukat Önerisi

Miras avukatıyla feragat sözleşmesini planlayan aile
Miras avukatıyla feragat sözleşmesini planlayan aile

Mirastan feragat sözleşmesi, doğru uygulandığında Türk ailelerinin kuşaklar arası mülk ve işletme transferini en az çatışmayla gerçekleştirebilecekleri hukuki araçların başında gelir. Ancak bu araç, yüzeysel anlaşılıp "notere gidip imzaladım, tamam" denildiğinde hem feragat eden kişiyi hem çocuklarını hem de saklı pay sahiplerini onlarca yıl süren hukuki ihtilafların içine çekebilir.

Hangi tarafta olursanız olun —miras hakkından vazgeçmeyi düşünen bir mirasçı ya da servetini hayattayken düzenlemek isteyen bir mirasbırakan— yapılacak ilk iş, somut aile tablosunu ve varlık envanterini bir miras hukuku avukatı ile paylaşmaktır. İvaz yeterliliği hesabı, altsoy kaydının sözleşmeye nasıl yazılacağı, tenkis riskinin nasıl minimize edileceği ve sözleşmenin feragat edenin gerçek iradesini yansıtıp yansıtmadığı ancak hukuki bir gözle değerlendirilebilir.

Eğer mirasbırakan hayatını kaybetmiş ve siz şu an saklı payınızın ihlal edildiğini ya da feragat sözleşmesinin geçerliliğini sorgulamak istediğinizi düşünüyorsanız dava, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılacak ve süresi geçirilmeden başlatılacak bir süreçtir. Hak kaybına uğramamak için vakit kaybetmeden bir miras avukatına danışmanızı öneririm. Platformumuzda konuya özgü sorularınızı da soru-cevap bölümünde paylaşabilirsiniz.

Son Not: Bu makale genel bilgi amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mirastan feragat sözleşmesi yapılmadan önce mutlaka bir miras hukuku avukatına başvurulması gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Mirastan feragat sözleşmesi sözlü olarak yapılabilir mi?
Hayır. Kanun resmi vasiyetname düzenleme şeklini zorunlu kılmaktadır: noter (veya sulh hakimi) huzurunda iki tanık eşliğinde yapılan resmi düzenleme şarttır. Adi yazılı 've mirastan feragat ediyorum' ifadesi içeren belgeler geçersizdir.
Feragat eden kişi fikrini değiştirip sözleşmeden dönebilir mi?
Evet, ancak tek taraflı değil. Feragatten dönmek için her iki tarafın —hem feragat eden mirasçı hem de mirasbırakan— anlaşması ve yine aynı resmi şekilde (noter huzurunda iki tanıkla) yeni bir sözleşme yapması gerekir.
Eşler birbirlerinin mirasından feragat edebilir mi?
Evet. Türk Medeni Kanunu eşler arası mirastan feragate engel teşkil etmez. Özellikle ikinci evliliklerde tarafların birbirinin mirasından feragat etmesi pratikte sıkça karşılaşılan bir senaryodur.
Mirastan feragat vergiye tabi midir?
Feragat karşılığında alınan para veya mal, ivazsız intikal niteliği taşıyıp taşımadığına bağlı olarak veraset ve intikal vergisinin kapsamına girebilir. Bu konuda vergi dairesine veya bir mali müşavire danışmak gerekir.
Feragat eden kişinin alacaklıları ne yapabilir?
Feragat, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yapılmışsa alacaklılar tasarrufun iptali davası açabilir. Özellikle borcun doğumundan sonra yapılan ivazlı feragatler bu açıdan yakından incelenir.
Belirli bir kişi lehine feragat nedir ve ne zaman geçersiz hale gelir?
Feragat 'falanca kişi lehine' yapılmışsa ve o kişi mirasbırakandan önce ölürse ya da mirası reddetmek zorunda kalırsa feragat hükümsüz kalabilir. TMK 529 bu durumu düzenler; ayrıntılar sözleşmenin kaleme alınış biçimine göre değişir.
Feragat sözleşmesini hangi mahkeme iptal edebilir?
Feragat sözleşmesinin iptali veya tenkisi davası Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülür. İrade sakatlığı, ehliyetsizlik veya şekil eksikliği iddialarında dava bu mahkemede açılmalıdır.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayınız için alanında deneyimli bir avukata danışmanızı öneririz.

Asliye Hukuk Mahkemesi — Diğer Rehberler