Başakşehir Aile İçi Şiddet (6284 Sayılı Kanun) Avukatları

Başakşehir, İstanbul ilçesinde aile içi şiddet ve 6284 sayılı Kanun alanında hizmet veren 484 avukat. Koruyucu ve önleyici tedbir kararları, uzaklaştırma, tedbir nafakası ve görevli merci bilgileriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Melisa Arslan
Av. Melisa Arslan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 94182 sicil numaralı üyesidir.

Av. Hakan Dede
Av. Hakan Dede
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 74615 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Yusuf Barlik
Av. Yusuf Barlik
İstanbul İstanbul Barosu

93100 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ömer Bülent Sever
Av. Ömer Bülent Sever
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 21926 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Erhan Edis
Av. Erhan Edis
İstanbul İstanbul Barosu

91897 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mehmet Doğukan Aydemir
Av. Mehmet Doğukan Aydemir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 78464 sicil numaralı üyesidir.

Av. Eldar Azizov
Av. Eldar Azizov
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 70514 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hacer Gökçe Dinleyici
Av. Hacer Gökçe Dinleyici
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 61587 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nida Çelebi
Av. Nida Çelebi
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 67830 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mehmet Ercan Eren
Av. Mehmet Ercan Eren
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 19652 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ayşegül Karanfil
Av. Ayşegül Karanfil
İstanbul İstanbul Barosu

98885 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Beyza Çizer
Av. Beyza Çizer
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 67642 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hakan Aydinli
Av. Hakan Aydinli
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 27312 sicil numaralı üyesidir.

Av. Cihat Köksal
Av. Cihat Köksal
İstanbul İstanbul Barosu

75510 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Dilara Kaya
Av. Dilara Kaya
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 50265 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ahmet Yasin Solak
Av. Ahmet Yasin Solak
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 85920 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mustafa Tiğli
Av. Mustafa Tiğli
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 33230 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Zeynep Ece Duman
Av. Zeynep Ece Duman
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 96234 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Emine Eray
Av. Emine Eray
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 7972 sicil numaralı üyesidir.

Av. Filiz Günday Gedikoğlu
Av. Filiz Günday Gedikoğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 28120 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gülşen Seyhan
Av. Gülşen Seyhan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 19843 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Kayhan Selek
Av. Kayhan Selek
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 5528 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Muhammed Ekrem Kutlu
Av. Muhammed Ekrem Kutlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 77094 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Zehra Sakin
Av. Zehra Sakin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 96159 sicil numaralı üyesidir.

Av. Cihat Kinay
Av. Cihat Kinay
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 71048 sicil numaralı üyesidir.

Av. Selahattin Görkem Nasuhoğlu
Av. Selahattin Görkem Nasuhoğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 59571 sicil numaralı üyesidir.

Av. Tezer Aydin
Av. Tezer Aydin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 9089 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fatih Talha Boyraz
Av. Fatih Talha Boyraz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 73641 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Sümeyye Yolcu
Av. Sümeyye Yolcu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 87222 sicil numaralı üyesidir.

Av. Nuray Aydin Aslan
Av. Nuray Aydin Aslan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 65727 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Salih Mutlu
Av. Salih Mutlu
İstanbul İstanbul Barosu

61489 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Şemsettin Çuhaci
Av. Şemsettin Çuhaci
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 28206 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ali İşikcevahir
Av. Ali İşikcevahir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 89778 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Pinar Çağla Kandiralioğlu Cuylan
Av. Pinar Çağla Kandiralioğlu Cuylan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 26371 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Emre Esmer
Av. Emre Esmer
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 46652 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Namik Şahin
Av. Namik Şahin
İstanbul İstanbul Barosu

21332 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mizgin Ulukaya
Av. Mizgin Ulukaya
İstanbul İstanbul Barosu

96201 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ahmet Çalişkan
Av. Ahmet Çalişkan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 89238 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Fatma Yazici
Av. Fatma Yazici
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 29707 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Cennet Yüzer
Av. Cennet Yüzer
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 55870 sicil numaralı üyesidir.

Av. Hafize Arda Deniz
Av. Hafize Arda Deniz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 72925 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Abdullah Camioğlu
Av. Abdullah Camioğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 98248 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mustafa Berkant Günindi
Av. Mustafa Berkant Günindi
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 30095 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Cengiz Ege Ertem
Av. Cengiz Ege Ertem
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 81068 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Betül Veyil Günhan
Av. Betül Veyil Günhan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 66194 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fatih Akçay
Av. Fatih Akçay
İstanbul İstanbul Barosu

67149 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Doğukan Sarigül
Av. Doğukan Sarigül
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 74538 sicil numaralı üyesidir.

Av. Afra Firat
Av. Afra Firat
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 77774 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Yusuf Akşeker
Av. Yusuf Akşeker
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 69014 sicil numaralı üyesidir.

Av. Kerem Berk Findik
Av. Kerem Berk Findik
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 98972 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Başakşehir, İstanbul Aile İçi Şiddet (6284 Sayılı Kanun) Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Başakşehir (İstanbul) bölgesinde aile içi şiddet ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma süreçlerini; koruyucu ve önleyici tedbir kararları, uzaklaştırma, iletişim ve yaklaşma yasağı, tedbir nafakası, tedbirin süresi ve uzatılması, kararın ihlali hâlinde zorlama hapsi ile teknik takip yöntemleri gibi başlıklar açısından ayrıntılı biçimde ele alır. Amaç, mağdurun hızla ve etkili biçimde korunmasına, sürecin doğru kurgulanmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — 6284 Sürecinde Öne Çıkanlar
  • Hızlı koruma: Delil aranmaz; kişinin beyanı esas alınır ve tedbir çoğu zaman aynı gün, karşı taraf dinlenmeden verilir.
  • Çok kanallı başvuru: Kolluk, savcılık, mülki amir (ŞÖNİM) veya doğrudan aile mahkemesine başvurulabilir.
  • İki tür tedbir: Mağduru koruyucu tedbirler ve şiddet uygulayana yönelik önleyici tedbirler birlikte verilebilir.
  • İhlalin yaptırımı: Karara aykırılıkta üç günden on güne kadar zorlama hapsine hükmedilebilir; tekrarında süre artar.
  • Yer: Başakşehir dosyaları Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki aile mahkemesinde görülür.

6284 Sayılı Kanun Nedir? Temel Kavramlar

6284 sayılı Kanun, tam adıyla Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kişilerin süratle ve etkili biçimde korunmasını amaçlayan özel bir düzenlemedir. Kanun, klasik yargılama süreçlerinin uzunluğu karşısında mağdurun beklemeksizin korunabilmesi için hızlı, basit ve masrafsız bir koruma mekanizması kurar. Bu yönüyle, ceza ve boşanma süreçlerinden bağımsız olarak işleyen tamamlayıcı bir koruma sistemidir.

Kanunun koruma altına aldığı kişiler yalnızca kadınlar değildir; şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan çocuklar, aile bireyleri ile tek taraflı ısrarlı takip mağdurları da bu korumadan yararlanır. Aile içi şiddet kavramı; fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddetin tümünü kapsar. Bir tokat kadar, sürekli aşağılama, tehdit, harçlıktan yoksun bırakma veya ısrarlı mesaj ve takip de bu kapsamda değerlendirilebilir. Aşağıdaki başlıklarda, uygulamada en sık karşılaşılan kavram ve tedbirler özetlenmiştir:

Fiziksel Şiddet
Darp, yaralama, zorlama
Psikolojik Şiddet
Tehdit, hakaret, baskı
Ekonomik Şiddet
Yoksun bırakma, kontrol
Uzaklaştırma
Konut ve kişiden
İletişim Yasağı
Yaklaşmama, iletişimsizlik
Tedbir Nafakası
Ekonomik koruma

Kanunun getirdiği en önemli yenilik, korumanın delil şartına bağlanmamış olmasıdır. Şiddete uğrayan kişinin beyanı, koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için yeterli kabul edilir; mağdurdan darp raporu, tanık veya belge istenmez. Böylece mağdur, ispat yükü altında ezilmeden hızla koruma altına alınır. Bu ilke, korumanın etkinliğinin temelini oluşturur ve Kanunun mağdur odaklı yaklaşımını yansıtır.

Aile İçi Şiddet Türleri ve Kapsamı

Aile içi şiddet, yalnızca fiziksel saldırıdan ibaret değildir. 6284 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat, şiddeti geniş biçimde tanımlar ve dört temel türü kapsar. Her tür, ayrı ayrı koruma taleplerine dayanak oluşturabilir; çoğu olayda ise birden fazla şiddet türü bir arada bulunur.

Fiziksel Şiddet

Vurma, itme, yaralama, saç çekme, zorla bir yere kapatma gibi bedene yönelik her türlü zorlayıcı eylem. Genellikle darp raporu ile belgelenir, ancak koruma için rapor şart değildir.

Psikolojik Şiddet

Sürekli aşağılama, hakaret, tehdit, korkutma, kıskançlık bahanesiyle kontrol, sosyal ilişkilerden yalıtma ve manevi baskı. İzleri görünmese de mağdur üzerinde ağır etki bırakır.

Ekonomik Şiddet

Kişiyi parasal kaynaklardan yoksun bırakma, çalışmasına izin vermeme veya zorla çalıştırma, gelirine el koyma, harçlıktan mahrum etme yoluyla bağımlı ve savunmasız kılma.

Cinsel Şiddet

Rızaya dayanmayan cinsel davranışa zorlama, bedeni üzerinde baskı ve cinsel içerikli tehdit gibi eylemler. Evlilik içinde de gerçekleşebilir ve koruma kapsamındadır.

Kanun, ayrıca ısrarlı takip hâllerini de koruma kapsamına almıştır. Kişinin rızası dışında sürekli aranması, mesajlarla rahatsız edilmesi, bulunduğu yerlerde ısrarla ortaya çıkılması ve fiziksel olarak izlenmesi gibi davranışlar, mağdurda korku ve güvensizlik yarattığından koruma talebine dayanak oluşturur. Bu tür olaylarda mağdur, aile bireyi olmasa bile (örneğin eski bir ilişki kaynaklı takipte) 6284 korumasından yararlanabilir.

Şiddet türlerinin doğru tespiti, talep edilecek tedbirlerin de doğru belirlenmesini sağlar. Örneğin ekonomik şiddetin ağırlıkta olduğu bir dosyada tedbir nafakası öne çıkarken, ısrarlı takipte iletişim ve yaklaşma yasakları belirleyici olur. Bu nedenle olayın bütün boyutlarıyla ortaya konması, korumanın kapsamlı ve etkili olması bakımından önem taşır.

Koruyucu ve Önleyici Tedbirler Arasındaki Fark

6284 sayılı Kanun, tedbirleri iki ana kategoriye ayırır: mağduru koruyan koruyucu tedbirler ve şiddet uygulayanı sınırlayan önleyici tedbirler. Bu ayrım, korumanın hem mağduru güçlendiren hem de şiddet kaynağını denetim altına alan iki yönlü niteliğini gösterir.

Koruyucu tedbirler, doğrudan mağdurun güvenliğini ve temel ihtiyaçlarını hedefler. Bunlar arasında; mağdura ve varsa çocuklarına uygun bir barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım yapılması, psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal yönden rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi, hayati tehlike hâlinde geçici koruma altına alınması ve kimlik ile diğer bilgilerinin değiştirilmesi ya da gizlenmesi yer alır. Bu tedbirler, mağdurun şiddet ortamından güvenle uzaklaşabilmesini amaçlar.

Önleyici tedbirler ise şiddet uygulayana yöneliktir. Ortak konuttan uzaklaştırma, mağdura ve yakınlarına yaklaşmama, iletişim kurmaya çalışmama, mağdurun bulunduğu yerlere (iş yeri, okul) yaklaşmama, varsa çocuklarla kişisel ilişkinin sınırlandırılması veya kaldırılması, bulundurulan silahların kolluğa teslimi ve alkol ya da uyuşturucu bağımlılığı hâlinde muayene ve tedaviye yönlendirme gibi tedbirler bu grupta yer alır. Hâkim, olayın özelliğine göre bu iki gruptan uygun tedbirleri birlikte uygulayarak korumayı kişiselleştirir.

Örnek Durumlar ve Uygulama Alanları

6284 sayılı Kanun'un uygulama alanı oldukça geniştir. Aşağıdaki örnek durumlar, korumanın hangi hâllerde talep edilebileceğini somutlaştırmak için verilmiştir; her olay kendi koşullarına göre değerlendirilir:

  • Fiziksel saldırı sonrası: Eşi tarafından darbedilen kişinin ortak konuttan uzaklaştırma ve yaklaşmama tedbiri talep etmesi.
  • Sürekli tehdit hâlinde: Ayrı yaşarken telefonla ve mesajla ölümle tehdit edilen kişinin iletişim yasağı istemesi.
  • Ekonomik baskı: Gelirine el konulan ve harçlıktan yoksun bırakılan mağdur için tedbir nafakasına hükmedilmesi.
  • Israrlı takip: Eski partnerin sürekli izlemesi ve bulunduğu yerlerde ortaya çıkması karşısında yaklaşmama kararı.
  • Çocuğun korunması: Şiddete tanık olan veya doğrudan maruz kalan çocuk için kişisel ilişkinin sınırlandırılması.
  • Silah tehlikesi: Evde silah bulunduran ve tehdit eden kişinin silahlarının kolluğa teslimine karar verilmesi.

Bu örneklerde ortak olan nokta, korumanın mağdurun güvenlik ihtiyacına göre biçimlendirilmesidir. Aynı olayda birden fazla tedbir birlikte istenebilir; örneğin fiziksel şiddet ile ekonomik baskının bir arada bulunduğu bir dosyada hem uzaklaştırma hem tedbir nafakası talep edilebilir. Olayın tüm yönleriyle anlatılması, hâkimin en uygun tedbir bileşimine karar vermesini sağlar.

Başakşehir'da 6284 Başvurusu Hangi Mercilere Yapılır?

6284 sayılı Kanun, korumanın kolayca elde edilebilmesi için birden çok başvuru kapısı açar; doğru mercie başvuru, korumanın hızını doğrudan etkiler:

MerciYetki ve İşlev
Aile MahkemesiKoruyucu ve önleyici tedbir kararlarını verir; tedbirin uzatılması, değiştirilmesi ve nafakaya hükmeder
Kolluk (Polis/Jandarma)Başvuru alır, gecikmesinde sakınca olan hâlde tedbir uygular; karar ilk iş günü hâkim onayına sunulur
Cumhuriyet BaşsavcılığıBaşvuruyu alır ve gerekli tedbir taleplerini mahkemeye iletir
Mülki Amir / ŞÖNİMBarınma, maddi yardım, rehberlik gibi koruyucu tedbirleri uygular ve süreci izler
Yer bakımından — Başakşehir

Başakşehir'da şiddete uğrayan veya tehlike altında bulunan kişi, en yakın kolluk birimine ya da doğrudan Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki aile mahkemesine başvurabilir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu kararları Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla verir. Başvuru için harç veya masraf ödenmez; süreç mağdur açısından ücretsiz işler.

İspat, Deliller ve Beyanın Önemi

6284 sayılı Kanun'un koruma aşamasında delil aranmaması, delillerin hiç önemi olmadığı anlamına gelmez. Başlangıçta beyan yeterliyken, tedbirin süresinin uzatılması, itiraza karşı korumanın savunulması ve şiddetin ceza boyutuyla takibi bakımından somut delillerin toplanması korumayı güçlendirir. Bu nedenle mağdurun, mümkün olduğunca kanıt biriktirmesi yararlıdır.

Uygulamada en sık başvurulan deliller arasında; darp ve müessir fiil raporu (adli tıp veya hastane raporu), tehdit ve hakaret içeren mesaj, e-posta ve sosyal medya kayıtları, sesli ve görüntülü kayıtlar (hukuka uygun elde edilmiş olmak kaydıyla), tanık beyanları, kolluk tutanakları ve önceki koruma kararları sayılabilir. Bu deliller, hem korumanın sürekliliğini sağlamak hem de olası bir boşanma veya ceza sürecinde kullanılmak bakımından değerlidir.

Delil toplarken hukuka uygunluk sınırının gözetilmesi önemlidir; hukuka aykırı biçimde elde edilen kayıtların değeri tartışmalı olabilir. Bu nedenle, hangi delilin nasıl toplanacağı ve hangilerinin sürece dahil edileceği konusunda bir avukatın yönlendirmesi hata riskini azaltır. Beyanın tutarlı, olayları tarih ve yer belirterek anlatan, çelişkisiz biçimde sunulması da mahkemenin değerlendirmesinde belirleyici olur.

Koruma Süreci — Adım Adım

6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma süreci, hızlı işleyecek biçimde tasarlanmıştır. Tipik aşamalar şöyledir:

1
Başvuru

Mağdur kolluğa, savcılığa, mülki amire veya doğrudan aile mahkemesine başvurur. Beyan yeterlidir; delil sunma zorunluluğu yoktur. (Genellikle aynı gün)

2
Acil tedbir

Gecikmesinde sakınca bulunan hâlde kolluk amiri veya mülki amir derhâl tedbir uygulayabilir; karar en geç ilk iş günü hâkim onayına sunulur.

3
Hâkim kararı

Aile mahkemesi hâkimi, çoğu zaman karşı tarafı dinlemeden ve dosya üzerinden koruyucu ve önleyici tedbirlere hükmeder. (Genellikle aynı gün)

4
Tebliğ ve uygulama

Karar şiddet uygulayana tebliğ edilir ve kolluk aracılığıyla uygulanır; ihlaller kolluk tarafından takip edilir.

5
İtiraz

Şiddet uygulayan, tedbir kararına karşı tebliğden itibaren kanuni kısa süre içinde itiraz edebilir; itiraz mercii kararı hızla değerlendirir.

6
Uzatma / değişiklik

Şiddet tehlikesi sürerse, süre dolmadan tedbirin uzatılması, değiştirilmesi veya yeni tedbir eklenmesi talep edilir.

Bu aşamaların her birinde talep ve beyanların açık ve tutarlı biçimde sunulması, korumanın etkinliğini artırır. Özellikle tedbir kararının tebliği ve uygulanması aşamasında, ihlallerin anında kolluğa bildirilmesi ve tutanakla belgelenmesi, sonraki zorlama hapsi sürecinin sağlıklı işlemesi için kritik önem taşır.

Talep Edilebilecek Tedbir ve Nafaka Kalemleri

6284 sayılı Kanun kapsamında, olayın niteliğine göre birden çok tedbir ve destek kalemi birlikte istenebilir. Başlıca kalemler şunlardır:

Uzaklaştırma ve Yasaklar

Ortak konuttan uzaklaştırma; mağdura, çocuklara ve yakınlara yaklaşmama; iletişim kurmama; iş yeri ve okula yaklaşmama tedbirleri.

Tedbir Nafakası

Şiddet nedeniyle korunan mağdurun ve çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere geçici nafakaya hükmedilmesi.

Barınma ve Maddi Yardım

Uygun barınma yeri sağlanması ve geçici maddi yardım yapılması; kimlik ve iletişim bilgilerinin gizlenmesi.

Teknik Takip ve Silah

Gerekli hâllerde teknik yöntemlerle (elektronik kelepçe) takip; bulundurulan silahların kolluğa teslimi.

Bu kalemlerin hangilerinin talep edileceği, şiddetin türüne ve mağdurun ihtiyacına göre belirlenir. Ekonomik şiddetin bulunduğu ve mağdurun geçimini şiddet uygulayana bağımlı biçimde sürdürdüğü dosyalarda tedbir nafakası öne çıkarken; fiziksel tehlikenin yüksek olduğu olaylarda uzaklaştırma, silah teslimi ve teknik takip belirleyici olur. Taleplerin baştan doğru ve kapsamlı biçimde ileri sürülmesi, korumanın etkinliğini artırır.

Tedbir Miktarını ve Kapsamını Etkileyen Etkenler

Hâkim, hangi tedbirlere hükmedeceğini ve tedbir nafakasının miktarını belirlerken somut olayın özelliklerini gözetir. Belirleyici etkenler arasında; şiddetin türü ve ağırlığı, tekrar riski, mağdurun ve varsa çocukların ihtiyaç durumu, şiddet uygulayanın ödeme gücü ve tehlikenin süreklilik arz edip etmediği yer alır.

Tedbir nafakasının miktarında, diğer nafakalarda olduğu gibi, mağdurun ihtiyacı ile yükümlünün ödeme gücü arasındaki denge esas alınır. Nafaka, mağdurun insan onuruna yakışır asgari yaşam düzeyini korumaya yeterli olmalı; ancak yükümlüyü ölçüsüz zorlayacak biçimde belirlenmemelidir. Mağdurun ekonomik nedenlerle şiddet ortamına dönmek zorunda kalmaması, bu nafakanın temel amacıdır.

Tedbirlerin kapsamı da olaya göre genişler ya da daralır. Örneğin çocukların da tehlike altında olduğu dosyalarda kişisel ilişkinin sınırlandırılması veya kaldırılması gündeme gelirken; ısrarlı takibin yoğun olduğu olaylarda iletişim ve yaklaşma yasakları teknik takip yöntemleriyle desteklenebilir. Bu değerlendirmelerin sağlıklı yapılabilmesi için olayın tüm boyutlarıyla anlatılması ve varsa delillerin sunulması yararlıdır.

Tedbir Kararının Süresi, Uzatılması ve Süreler

6284 kapsamındaki koruma kararlarında sürelerin doğru yönetilmesi, korumada boşluk oluşmasını önlemek açısından hayati önem taşır. Aşağıdaki tablo, uygulamada öne çıkan süre ve aşamaları özetler:

KonuAçıklama
İlk tedbir süresiKararda süre belirtilir; önleyici tedbirler ilk seferde altı aya kadar bir süre için verilebilir
Acil tedbir onayıKolluk/mülki amir tedbiri en geç ilk iş günü hâkim onayına sunar
UzatmaŞiddet tehlikesi sürerse süre dolmadan uzatma, değişiklik veya yeni tedbir talep edilir
İtiraz süresiŞiddet uygulayan, tedbir kararına karşı tebliğden itibaren kanuni kısa süre içinde itiraz edebilir
Süre dolmadan yenileme

Tedbirin süresi dolmadan önce uzatma talebinde bulunulması, korumada kesinti oluşmasını önler. Süre yönetiminin ihmali, mağduru geçici olarak korumasız bırakabilir; bu nedenle Başakşehir'daki dosyalarda süre takibi dikkatle yürütülmelidir.

Kararın İhlali ve Zorlama Hapsi

6284 sayılı Kanun'un caydırıcılığını sağlayan en önemli unsur, tedbir kararına aykırılık hâlinde uygulanan zorlama hapsidir. Verilen bir tedbire (örneğin uzaklaştırma veya iletişim yasağına) aykırı hareket eden kişi hakkında, ihlal edilen tedbirin niteliği gözetilerek üç günden on güne kadar zorlama hapsine hükmedilebilir.

Tedbirin her ihlalinde bu süre artırılabilir ve toplamda kanunda belirtilen üst sınıra kadar çıkabilir. Zorlama hapsi, ceza hukuku anlamında bir mahkûmiyet değildir; ihlalin kanıtlanmış olması, ceza yargılamasındaki gibi kesin ispata bağlı tutulmaz ve kararın uygulanmasını sağlamaya yönelik bir zorlama tedbiri olarak işler. Bu yönüyle, korumanın kağıt üzerinde kalmasını önleyen fiili bir güvence sağlar.

İhlali belgelemek esastır

Zorlama hapsinin işletilebilmesi için, ihlalin anında kolluğa bildirilmesi ve tutanakla belgelenmesi gerekir. Mesaj, arama kaydı, tanık ve kamera görüntüsü gibi kanıtların saklanması, ihlalin ispatını kolaylaştırır. İhlalin belgelenmemesi, yaptırımın uygulanmasını güçleştirir.

Özel Durumlar: Çocuklar, Israrlı Takip ve Yurt Dışı

6284 sayılı Kanun'un uygulamasında bazı özel durumlar ek değerlendirme gerektirir. Çocuklar bakımından, şiddete tanık olan ya da doğrudan maruz kalan çocuğun korunması için kişisel ilişkinin sınırlandırılması veya kaldırılması, çocuğun teslimi ve velayete ilişkin geçici düzenlemeler gündeme gelebilir. Çocuğun üstün yararı, bu değerlendirmelerin merkezinde yer alır.

Israrlı takip hâllerinde, mağdur ile takipçi arasında aile bağı bulunmasa dahi koruma istenebilir. Eski bir ilişki kaynaklı sürekli arama, mesaj, izleme ve bulunulan yerlerde ortaya çıkma gibi davranışlar, mağdurda korku yarattığından iletişim ve yaklaşma yasaklarına dayanak oluşturur. Bu tür olaylarda teknik takip yöntemleri de korumayı güçlendirebilir.

Yurt dışı unsuru taşıyan dosyalarda ise, mağdurun veya şiddet uygulayanın yurt dışında bulunması süreci teknik olarak etkiler. Türkiye'de bulunan mağdur, yurt dışındaki şiddet uygulayana karşı da koruma talep edebilir; ancak tebligat ve uygulama aşamaları uluslararası kurallara tabi olduğundan zaman alabilir. Bu tür dosyalarda sürecin başında doğru stratejinin belirlenmesi, korumanın etkinliğini artırır.

Gerekli Belgeler ve Hazırlık

Koruma başvurusu için belge şart olmasa da, aşağıdaki belge ve bilgilerin hazır bulundurulması sürecin sağlıklı ve sürekli işlemesine katkı sağlar:

  • Kimlik belgesi: Mağdurun ve varsa çocukların nüfus/kimlik bilgileri.
  • Sağlık/darp raporu: Fiziksel şiddet varsa hastane veya adli tıp raporu (zorunlu değil, ancak güçlendirir).
  • İletişim kayıtları: Tehdit, hakaret veya ısrarlı takip içeren mesaj, e-posta ve arama dökümleri.
  • Kolluk tutanakları: Daha önce yapılmış şikâyet veya olay tutanakları ile önceki koruma kararları.
  • Tanık bilgileri: Şiddete veya tehdide tanık olan kişilerin bilgileri.
  • Ekonomik durum belgeleri: Tedbir nafakası talep edilecekse ihtiyaç ve gelir durumuna ilişkin belgeler.

Belge bulunmasa dahi başvuru yapılabilir; kişinin beyanı koruyucu tedbir için yeterlidir. Belgeler, korumanın sürdürülmesi ve olası boşanma-ceza süreçleri için değer taşır.

Başakşehir'da Aile İçi Şiddet Avukatı Seçerken

Aile içi şiddet dosyaları, mağdurun güvenliğini ve temel yaşam hakkını ilgilendiren hassas süreçlerdir. Bu nedenle avukat seçimi, korumanın hem hızını hem etkinliğini doğrudan etkiler. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular:

  • 6284 ve aile hukuku deneyimi: Koruma kararı, uzaklaştırma ve tedbir nafakası dosyalarında birikim.
  • Hızlı hareket kabiliyeti: Acil koruma taleplerini gecikmeksizin yürütebilme.
  • İhlal takibi bilgisi: Karara aykırılıkta zorlama hapsi sürecini usulüne uygun işletebilme.
  • Bütünlüklü strateji: Koruma ile boşanma, nafaka ve velayet süreçlerini birlikte yönetebilme.
  • Yerel yargı bilgisi: Bakırköy Adliyesi ve bölge aile mahkemeleri ile kolluk uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Süreç, olası sonuçlar ve ücret konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede sorabileceğiniz sorular

  • Durumum için hangi tedbirleri talep etmeliyiz ve bunları en hızlı nasıl elde edebiliriz?
  • Korumamı güçlendirmek için hangi belge ve kayıtları hazırlamalıyım?
  • Tedbir kararı ihlal edilirse zorlama hapsi süreci nasıl işler?
  • Koruma kararı ile boşanma ve nafaka davasını birlikte mi yürütmeliyiz?
  • Tedbirin süresi dolmadan uzatma için ne zaman ve nasıl başvurmalıyız?

Koruma ile Boşanma, Nafaka ve Ceza Süreçlerinin İlişkisi

Aile içi şiddet çoğu zaman tek bir hukuki süreçle sınırlı kalmaz; koruma kararı ile birlikte boşanma, nafaka, velayet ve ceza süreçleri de gündeme gelir. 6284 kapsamındaki koruma kararı bunlardan bağımsız ve hızlı biçimde alınabilir; ancak bu süreçlerin stratejik biçimde birlikte yürütülmesi, mağdurun haklarının bütünlüklü korunmasını sağlar.

Aile içi şiddet aynı zamanda bir ceza hukuku boyutu taşıyabilir. Kasten yaralama, tehdit, hakaret, cinsel saldırı veya ısrarlı takip gibi eylemler, Türk Ceza Kanunu kapsamında ayrıca suç oluşturabilir ve bu fiiller hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir. 6284 koruması ile ceza süreci birbirinden bağımsızdır; koruma kararı alınmış olması ceza takibini engellemez, ceza süreci de korumayı zorunlu kılmaz. İki sürecin birlikte yürütülmesi, hem mağdurun güvenliğini hem de failin sorumluluğunu birlikte gözetir.

Boşanma davası bakımından ise, şiddet olguları çoğu zaman kusur değerlendirmesinde belirleyici olur ve tazminat ile nafaka taleplerini destekler. Bu nedenle koruma sürecinde toplanan deliller, ilerleyen aşamalarda boşanma dosyasında da değer taşır. Süreçlerin bütünlüklü planlanması, mağdurun hem güvenliğini hem de ekonomik ve ailevî haklarını koruma altına alır.

İlgili Mevzuat

  • 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun
    Koruyucu ve önleyici tedbirler, başvuru mercileri, tedbirin süresi ve ihlalde zorlama hapsi
  • Türk Medeni Kanunu (4721)
    Aile hukuku, tedbir nafakası, velayet ve kişisel ilişki düzenlemeleri
  • Türk Ceza Kanunu (5237)
    Yaralama, tehdit, hakaret, cinsel saldırı ve ısrarlı takip gibi şiddet suçları
  • 6284 Sayılı Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği
    Başvuru, tedbir uygulaması ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin (ŞÖNİM) işleyişi

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Beyanın esas alınması

Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için delil aranmayacağı; şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kişinin beyanının esas alınacağı ve korumanın gecikmeksizin sağlanması gerektiği yönündeki yaklaşım.

İlke · Tedbirin süresi ve uzatılması

Şiddet veya şiddet tehlikesinin devam ettiği hâllerde, tedbirin süresinin uzatılabileceği, değiştirilebileceği veya yeni tedbirler eklenebileceği; korumanın kesintiye uğramaması gerektiği değerlendirmesi.

İlke · İhlalde zorlama hapsi

Tedbir kararının gereklerine aykırı hareket edilmesi hâlinde, ihlalin ceza yargılamasındaki gibi kesin ispata bağlı olmaksızın zorlama hapsine hükmedilebileceği; bu yaptırımın kararın uygulanmasını sağlamaya yönelik olduğu ilkesi.

Sıkça Sorulan Sorular

Başakşehir'da 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı için nereye başvurulur?

6284 sayılı Kanun, korumanın hızlı ve kolay elde edilebilmesi için birden fazla başvuru yolu tanır. Şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi altında bulunan kişi; kolluğa (polis veya jandarma), Cumhuriyet başsavcılığına, mülki amire (kaymakamlık/valilik bünyesindeki Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi) ya da doğrudan aile mahkemesine başvurabilir. Başvuru için delil veya belge sunma zorunluluğu yoktur; kişinin beyanı koruyucu tedbir kararı verilmesi için yeterli kabul edilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri veya mülki amir de tedbir kararı verebilir ve bu karar en geç izleyen ilk iş günü hâkim onayına sunulur. Başakşehir'da başvuru, en yakın kolluk birimine veya Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki aile mahkemesine yapılabilir.

Koruma kararı almak için şiddetin ispatı veya delil şart mı?

Hayır. 6284 sayılı Kanun'un en belirleyici özelliklerinden biri, koruyucu tedbir kararı için delil aranmamasıdır. Kanun, şiddet mağdurunun korunmasını önceleyerek, kişinin beyanının esas alınacağını ve tedbir kararı verilebilmesi için herhangi bir belge, rapor veya kesin kanıt sunulmasının gerekmediğini düzenler. Bu düzenleme, mağdurun ispat yükü altında ezilmeden hızla korunabilmesini amaçlar. Ancak tedbirin süresinin uzatılması, sürecin devamı veya başkaca hukuki taleplerde delillerin (darp raporu, mesaj kayıtları, tanık beyanı gibi) sunulması korumayı güçlendirir. Yani başlangıçta beyan yeterliyken, sürecin ilerleyen aşamalarında somut delillerin toplanması yararlı olur.

6284 sayılı Kanun kapsamında hangi tedbirlere hükmedilebilir?

Kanun, iki ana grup tedbir öngörür: koruyucu tedbirler ve önleyici tedbirler. Mağduru koruyan tedbirler arasında; uygun barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım, psikolojik ve hukuki rehberlik, geçici koruma altına alma ve kimlik ile ilgili bilgilerin gizlenmesi sayılabilir. Şiddet uygulayana yönelik önleyici tedbirler ise; ortak konuttan uzaklaştırma, mağdura ve yakınlarına yaklaşmama, iletişim kurmama, mağdurun okul ve iş yerine yaklaşmama, çocuklarla kişisel ilişkinin sınırlandırılması veya kaldırılması, silahların teslimi ve gerektiğinde tedbir nafakası ile teknik yöntemlerle (elektronik kelepçe) takip gibi kalemleri içerir. Hâkim, somut olayın özelliğine göre bu tedbirlerden birine veya birkaçına birlikte hükmedebilir.

Koruma ve uzaklaştırma kararı ne kadar süreyle verilir, uzatılabilir mi?

Kanuna göre önleyici ve koruyucu tedbir kararları, ilk seferinde en çok altı aya kadar bir süre için verilir. Ancak bu süre sınırı mutlak değildir; şiddetin veya şiddet tehlikesinin devam edeceğinin anlaşılması hâlinde, mağdurun talebiyle veya resen tedbirin süresi yeniden değerlendirilerek uzatılabilir, değiştirilebilir ya da aynı kararla yeni tedbirler eklenebilir. Uzatma talebinde, şiddet tehlikesinin sürdüğünü gösteren somut olgu ve delillerin ortaya konması korumanın devamını kolaylaştırır. Süre dolmadan önce yenileme talebinde bulunulması, korumada boşluk oluşmasını önlemek açısından önemlidir. Başakşehir'daki dosyalarda süre yönetimi, hak kaybını önlemek için dikkatle takip edilmelidir.

Uzaklaştırma kararına uymayan kişiye ne olur?

6284 sayılı Kanun, verilen tedbir kararlarının fiilen uygulanabilmesi için özel bir yaptırım öngörür: zorlama hapsi. Tedbir kararının gereklerine aykırı hareket eden (örneğin uzaklaştırma kararına rağmen ortak konuta gelen veya iletişim yasağını ihlal eden) kişi hakkında, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve ihlalin tekrarına göre üç günden on güne kadar zorlama hapsine hükmedilebilir. Tedbir kararının her ihlalinde bu süre artırılabilir ve toplamda kanunda belirtilen üst sınıra kadar çıkabilir. Zorlama hapsi, cezai bir mahkûmiyet değil; kararın uygulanmasını sağlamaya yönelik bir zorlama tedbiridir. İhlalin kolluğa bildirilmesi ve tutanakla belgelenmesi, yaptırımın işletilebilmesi için kritik önem taşır.

6284 kapsamında verilen tedbir nafakası nasıl işler?

Aile içi şiddet nedeniyle korunan ve şiddet uygulayanla aynı hanede yaşamayı sürdüremeyen mağdur lehine, hâkim geçici bir tedbir nafakasına hükmedebilir. Bu nafaka, mağdurun ve varsa bakmakla yükümlü olduğu çocukların temel ihtiyaçlarını, korumanın etkili olması için karşılamayı amaçlar. Tedbir nafakası, boşanma davasındaki nafakadan bağımsız olarak, doğrudan 6284 sayılı Kanun kapsamında ve hızlı biçimde verilebilir. Ödenmemesi hâlinde, diğer nafakalarda olduğu gibi icra yoluyla tahsil yoluna gidilebilir. Nafakanın miktarı, mağdurun ihtiyacı ile yükümlünün ödeme gücü gözetilerek belirlenir ve koşullar değiştiğinde yeniden düzenlenebilir. Bu nafaka, mağdurun ekonomik nedenlerle şiddet ortamına dönmek zorunda kalmasını önlemeyi hedefler.

Erkekler ve çocuklar da 6284 sayılı Kanun'dan yararlanabilir mi?

Evet. 6284 sayılı Kanun'un adı 'Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun' olsa da, koruma yalnızca kadınlarla sınırlı değildir. Kanun; şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarını kapsar. Dolayısıyla şiddete maruz kalan erkekler, çocuklar ve diğer aile bireyleri de aynı koruyucu ve önleyici tedbirlerden yararlanabilir. Çocuklar bakımından ise velayet, kişisel ilişki ve çocuğun teslimine ilişkin ek tedbirler de gündeme gelebilir. Koruma, cinsiyetten bağımsız olarak şiddet gerçeğine ve mağduriyete dayanır.

Koruma kararı boşanma davasından bağımsız mı?

Evet, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma kararı boşanma davasından tamamen bağımsızdır. Kişi, evli olsun ya da olmasın, boşanma davası açmış olsun ya da olmasın koruma talebinde bulunabilir. Evlilik birliği devam ederken de, boşanma süreci içinde de, hatta evlilik dışı birliktelik ya da eski ilişki kaynaklı ısrarlı takip hâllerinde de bu koruma istenebilir. Koruma kararı, boşanma davasının açılmasını gerektirmez ve boşanma davasının sonucuna bağlı değildir. Bununla birlikte, aile içi şiddet çoğu zaman boşanma sürecini de beraberinde getirdiğinden, koruma kararı ile boşanma davasının stratejik biçimde birlikte yürütülmesi mağdurun haklarının bütünlüklü korunmasını sağlar.

Tedbir kararı verilirken karşı taraf dinlenir mi, süreç ne kadar hızlıdır?

6284 sayılı Kanun, korumanın gecikmeksizin sağlanmasını esas aldığından, tedbir kararları çoğu zaman karşı tarafın (şiddet uygulayanın) dinlenmesine gerek olmaksızın, dosya üzerinden ve derhâl verilir. Amaç, mağduru bekletmeden derhâl koruma altına almaktır; bu nedenle kararlar genellikle aynı gün içinde çıkabilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk veya mülki amir dahi tedbir uygulayabilir ve karar sonradan hâkim onayına sunulur. Şiddet uygulayan, verilen tedbir kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde itiraz edebilir; itirazı inceleyen merci de kararı hızla değerlendirir. Bu hızlı işleyiş, korumanın etkinliği açısından belirleyicidir.

6284 davasında avukat zorunlu mu, avukatın katkısı nedir?

6284 sayılı Kanun kapsamında koruma talebinde bulunmak için avukat zorunlu değildir; mağdur, kolluğa veya mahkemeye bizzat başvurarak koruma isteyebilir ve süreç ücretsiz işler. Ancak sürecin doğru kurgulanması, uygun tedbirlerin talep edilmesi, tedbirin süresinin uzatılması, ihlallerin usulüne uygun belgelenip zorlama hapsi sürecinin işletilmesi ve koruma ile boşanma-nafaka-velayet süreçlerinin birlikte yönetilmesi teknik bilgi gerektirir. Bu nedenle alanında deneyimli bir avukatın katkısı, korumanın etkinliğini ve sürekliliğini güçlendirir. Başakşehir'da aile içi şiddet ve 6284 konusunda hizmet veren avukatların yerel kolluk ve mahkeme uygulamalarına aşinalığı da süreci kolaylaştırabilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla güncel hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Aile içi şiddet acil bir güvenlik meselesidir; hayati tehlike hâlinde kolluğa (155/156) başvurulmalı, bağlayıcı hukuki değerlendirme için bir avukata danışılmalıdır.

İlgili Aramalar