Fatih Miras Hukuku Avukatları

Fatih, İstanbul ilçesinde miras hukuku alanında hizmet veren 1.690 avukat. Veraset ilamı, saklı pay, muris muvazaası ve miras paylaşımı süreçleriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Selçuk Serhat Coşkun
Av. Selçuk Serhat Coşkun
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 14274 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gülşah Akin
Av. Gülşah Akin
İstanbul İstanbul Barosu

52406 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. İrfan Özer
Av. İrfan Özer
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 22836 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mustafa Genç
Av. Mustafa Genç
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 95631 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Orhan Sahilli
Av. Orhan Sahilli
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 24969 sicil numaralı üyesidir.

Av. Aynur Teker
Av. Aynur Teker
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 57777 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sefa Kanmaz
Av. Sefa Kanmaz
İstanbul İstanbul Barosu

54451 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Serhat Karğin
Av. Serhat Karğin
İstanbul İstanbul Barosu

90485 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Rabia Ayşe Akelçi
Av. Rabia Ayşe Akelçi
İstanbul İstanbul Barosu

15010 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hüseyin Ufuk Konbak
Av. Hüseyin Ufuk Konbak
İstanbul İstanbul Barosu

31558 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Sevgi Şahin
Av. Sevgi Şahin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 61253 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ali Gülboy
Av. Ali Gülboy
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 20880 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Aynur Mordeniz
Av. Aynur Mordeniz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 15471 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ahmet Engin Altinanit
Av. Ahmet Engin Altinanit
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 12100 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İbrahim Sahir Yörük
Av. İbrahim Sahir Yörük
İstanbul İstanbul Barosu

12259 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Bilal Polat
Av. Bilal Polat
İstanbul İstanbul Barosu

87755 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Fatih Özdemir
Av. Fatih Özdemir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 63449 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Esra Ekmekci Çalicioğlu
Av. Esra Ekmekci Çalicioğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 13506 sicil numaralı üyesidir.

Av. Furkan Çuhadar
Av. Furkan Çuhadar
İstanbul İstanbul Barosu

82836 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hasret Nur Böke
Av. Hasret Nur Böke
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 98555 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Necati Özdemir
Av. Necati Özdemir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 14502 sicil numaralı üyesidir.

Av. Gül Baksu
Av. Gül Baksu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 14824 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Vasif Ergin
Av. Vasif Ergin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 13968 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Halide Elmali
Av. Halide Elmali
İstanbul İstanbul Barosu

14362 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Velda Tezcan
Av. Velda Tezcan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 35832 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hasan Çetin
Av. Hasan Çetin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 10721 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Aynur Kiliç
Av. Aynur Kiliç
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 19381 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mustafa İnel
Av. Mustafa İnel
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 56148 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. İdris Turan Kiziltaş
Av. İdris Turan Kiziltaş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 12975 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Necmettin Eşref Ertekin
Av. Necmettin Eşref Ertekin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 15027 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Cengiz Abak
Av. Cengiz Abak
İstanbul İstanbul Barosu

7338 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mehmet Çelik
Av. Mehmet Çelik
İstanbul İstanbul Barosu

73576 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Sümeyya Arslan
Av. Sümeyya Arslan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 54901 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Kani Karadoğan
Av. Kani Karadoğan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 8360 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Mehmet Neslioğlu
Av. Mehmet Neslioğlu
İstanbul İstanbul Barosu

24012 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Dilan Balpetek
Av. Dilan Balpetek
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 89759 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Salih Sitki Erdat
Av. Salih Sitki Erdat
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 12210 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Melike Demiray
Av. Melike Demiray
İstanbul İstanbul Barosu

92013 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hatice Nur Oruç
Av. Hatice Nur Oruç
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 80248 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ayşe Samiye Bulaç
Av. Ayşe Samiye Bulaç
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 93706 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ahmet Gültekin
Av. Ahmet Gültekin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 13012 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Mehmet Naif Çakirci
Av. Mehmet Naif Çakirci
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 66038 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mahmut Eskitaşcioğlu
Av. Mahmut Eskitaşcioğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 13262 sicil numaralı üyesidir.

Av. Nebile Nur Büyükokuroğlu
Av. Nebile Nur Büyükokuroğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 74190 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ahmet Muaz Kömür
Av. Ahmet Muaz Kömür
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 80212 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ümran Akcan
Av. Ümran Akcan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 94116 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Şule Karacan
Av. Şule Karacan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 65973 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mehmet Turgut
Av. Mehmet Turgut
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 11968 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ebru Okur
Av. Ebru Okur
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 47201 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fatih Şirin
Av. Fatih Şirin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 39616 sicil numaralı üyesidir.

Fatih, İstanbul Miras Hukuku Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Fatih (İstanbul) bölgesinde miras hukuku uyuşmazlıklarını; yasal mirasçılık ve zümre sistemi, saklı pay ve tenkis, muris muvazaası (mirastan mal kaçırma), vasiyetname, mirasın reddi, veraset ilamı ve miras paylaşımı (ortaklığın giderilmesi) açısından ayrıntılı biçimde ele alır. Amaç, sürecin baştan doğru kurgulanmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Miras Sürecinde Öne Çıkanlar
  • Görevli mahkeme: Veraset ilamı, mirasın reddi ve ortaklığın giderilmesi Sulh Hukuk; tenkis, muris muvazaası ve vasiyet iptali Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
  • Saklı pay güvencesi: Altsoy, ana-baba ve sağ kalan eşin dokunulamayan payı vardır; ihlali tenkis davasıyla düzeltilir.
  • Mal kaçırma: Görünüşte satış, gerçekte bağış işlemleri muris muvazaası davasıyla iptal edilebilir.
  • Süreler kritik: Mirasın reddi kural olarak üç aylık hak düşürücü süreye tabidir; kaçırılırsa miras kabul edilmiş sayılır.
  • Yer: Fatih dosyaları Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkemede görülür.

Miras Hukuku Nedir? Kapsamı

Miras hukuku; bir kişinin ölümüyle geride bıraktığı malvarlığının (tereke) kimlere, hangi oranda ve nasıl geçeceğini düzenleyen hukuk dalıdır. Temel kaynağı Türk Medeni Kanunu (TMK)'nun miras hükümleri, yargılama usulünün kaynağı ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'dur. Mirasbırakanın ölümüyle birlikte terekedeki hak ve borçlar kural olarak kendiliğinden mirasçılara geçer; mirasçılar hem aktifi hem de mirasbırakanın borçlarını (pasifi) devralır.

Miras hukuku uyuşmazlıkları çoğu zaman aile içi ilişkilerle iç içedir; bu nedenle hem hukuki hem de duygusal bir boyut taşır. Özellikle taşınmaz paylaşımı, mal kaçırma iddiaları ve saklı pay ihlalleri, mirasçılar arasında uzun süren çekişmelere yol açabilir. Aşağıda bu alanda en sık karşılaşılan uyuşmazlık başlıkları özetlenmiştir:

Yasal Miras
Zümre sistemi, paylar
Saklı Pay
Tenkis davası
Vasiyetname
Düzenleme ve iptal
Mirasın Reddi
Reddi miras, süre
Veraset İlamı
Mirasçılık belgesi
Muris Muvazaası
Mal kaçırma, tenkis

Miras uyuşmazlıklarında talepler çoğu zaman birbirine bağlıdır: veraset ilamı olmadan paylaşım yapılamaz, saklı pay ihlali tenkisi, mal kaçırma iddiası ise tapu iptali davasını gerektirir. Bu bağlantı nedeniyle dosyanın parça parça değil bütüncül bir bakışla ele alınması önemlidir. Örneğin bir mirasçı, mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirleri incelemeden yalnızca paylaşım davası açarsa, saklı payını ihlal eden tasarrufları geriye almadan eksik bir paylaşımla yetinmek zorunda kalabilir. Benzer şekilde, mirasın reddi için tanınan kısa sürenin kaçırılması, borca batık bir terekenin mirasçının kişisel malvarlığını tehdit etmesine yol açabilir. Bu nedenle sürecin başında terekenin durumu, mirasbırakanın önceki tasarrufları ve tüm mirasçıların hakları eksiksiz değerlendirilmelidir.

Yasal Mirasçılar ve Zümre Sistemi

Türk hukukunda yasal mirasçılık, zümre (derece) sistemine göre belirlenir. Zümre sistemi, kan hısımlarını mirasbırakana yakınlıklarına göre gruplara ayırır ve önceki zümrede mirasçı bulundukça sonraki zümreye miras geçmez.

Birinci zümre — altsoy

Mirasbırakanın çocukları ve onların altsoyu (torunlar) birinci zümreyi oluşturur. Çocuklar eşit pay alır; bir çocuk mirasbırakandan önce ölmüşse onun payı kendi altsoyuna (halefiyet yoluyla) geçer. Altsoy bulunduğu sürece ikinci ve üçüncü zümre mirasçı olamaz.

İkinci zümre — ana-baba ve altsoyu

Altsoy yoksa mirasbırakanın ana ve babası ile onların altsoyu (mirasbırakanın kardeşleri, yeğenleri) mirasçı olur. Bu zümre de kendi içinde halefiyet ilkesine göre işler.

Üçüncü zümre — büyük ana-baba ve altsoyu

İlk iki zümrede mirasçı yoksa büyük ana-baba ile onların altsoyu mirasçı olur. Bu zümre, mirasın daha uzak hısımlara geçişini düzenler.

Sağ kalan eş ise özel bir konumdadır; hangi zümreyle birlikte mirasçı olduğuna göre payı değişir. Eş, birinci zümreyle (çocuklarla) birlikteyse terekenin dörtte birini, ikinci zümreyle birlikteyse yarısını, üçüncü zümreyle birlikteyse dörtte üçünü alır; hiç kan hısmı yoksa mirasın tamamı eşe kalır. Hiç mirasçı bulunmayan hâllerde miras Devlete geçer. Bu payların doğru hesaplanması, hem paylaşım hem de saklı pay değerlendirmesi açısından temel oluşturur.

Saklı Pay ve Tenkis Davası

Mirasbırakanın malvarlığı üzerindeki tasarruf özgürlüğü sınırsız değildir. Kanun, bazı yakın mirasçılara saklı pay güvencesi tanır; bu, mirasbırakanın karşılıksız kazandırmalarıyla (vasiyet, bağış) dokunamayacağı asgari paydır. Saklı paylı mirasçılar; altsoy, ana-baba ve sağ kalan eştir. Mirasbırakan, saklı paylar dışında kalan kısım (tasarruf edilebilir kısım) üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilir.

Mirasbırakan, sağlığında yaptığı bağış veya düzenlediği vasiyetle bir mirasçının saklı payını zedelemişse, o mirasçı tenkis davası açarak bu tasarrufların yasal sınıra indirilmesini isteyebilir. Tenkiste, saklı payı aşan kazandırmalar belirli bir sıraya göre indirilir ve mirasçı saklı payına kavuşur. Dava, saklı payı ihlal edilen mirasçı tarafından açılır ve terekenin tenkis hesabı çoğu zaman bilirkişi incelemesini gerektirir.

Tenkis davasında hesaplama, mirasbırakanın ölüm tarihindeki tereke değeri üzerinden yapılır ve sağlararası kazandırmalar bu hesaba eklenerek denkleştirme sağlanır. Davanın süresi, saklı payın ihlal edildiğinin öğrenilmesinden itibaren işleyen belirli sürelere tabidir; bu süreler kaçırıldığında hak düşebilir. Uygulamada tenkis, çoğu zaman muris muvazaası veya vasiyetin iptali gibi taleplerle birlikte değerlendirilir; bu nedenle dosyanın bütüncül kurgulanması önemlidir.

Muris Muvazaası — Mirastan Mal Kaçırma

Miras uyuşmazlıklarının en sık karşılaşılan başlıklarından biri muris muvazaasıdır. Muris muvazaası, mirasbırakanın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği bir taşınmazı görünüşte satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek devretmesidir. Bu durumda ortada iki işlem vardır: taraflarca gerçekte istenmeyen görünüşteki işlem (satış) ve gizlenen gerçek işlem (bağış).

Yerleşik uygulamada, görünüşteki satış işlemi muvazaa nedeniyle geçersiz sayılır; gizli bağış ise şekil şartlarına uyulmadığı için (taşınmazda resmî şekil aranır) çoğu zaman geçerli olmaz. Bu nedenle mirasçılar, tapu iptali ve tescil davası açarak taşınmazın terekeye dönmesini isteyebilir.

İspatta dikkat edilecekler

Muris muvazaasında; satış bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasındaki fark, mirasbırakanın satmaya makul bir ihtiyacının bulunup bulunmadığı, alıcının ödeme gücü ve tarafların sosyal-ekonomik durumu gibi ölçütler birlikte değerlendirilir. Tanık, banka kayıtları ve tapu-değer araştırmaları belirleyici delillerdir.

Muris muvazaası davasını, mirasçı sıfatı bulunan herkes açabilir; bu davada davacının saklı paylı mirasçı olması şart değildir. Yerleşik uygulamaya göre bu davanın zamanaşımına tabi olmadığı kabul edilir; ancak delillerin zamanla kaybolması nedeniyle davanın gecikmeden hazırlanması önemlidir. Bir davada muris muvazaası ispatlanamazsa, koşulları varsa tenkis talebi ikincil talep olarak değerlendirilebilir.

Vasiyetname ve Miras Sözleşmesi

Mirasbırakan, ölümünden sonra malvarlığının nasıl paylaşılacağını ölüme bağlı tasarruflarla düzenleyebilir. Bunların başlıcaları vasiyetname ve miras sözleşmesidir. Vasiyetname tek taraflı bir irade açıklamasıdır ve mirasbırakan tarafından her zaman geri alınabilir; miras sözleşmesi ise iki taraflı olup, tarafları bağlar.

Vasiyetname üç biçimde yapılabilir: mirasbırakanın tamamını kendi el yazısıyla yazıp tarih koyup imzaladığı el yazılı vasiyetname; noter veya yetkili memur ile iki tanık önünde yapılan resmî vasiyetname; ve yalnızca yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, salgın hastalık, savaş gibi olağanüstü hâllerde başvurulabilen sözlü vasiyettir. Şekil şartlarına uyulmaması vasiyetnamenin iptaline yol açabilir.

El Yazılı Vasiyet

Tamamı el yazısıyla yazılır, tarih ve imza içerir; noter onayı zorunlu değildir.

Resmî Vasiyet

Noter/memur ve iki tanık huzurunda düzenlenir; ispat kolaylığı sağlar.

Sözlü Vasiyet

Yalnızca olağanüstü hâllerde geçerlidir; tanıklar beyanı en kısa sürede yazıya döker.

Miras Sözleşmesi

İki taraflı ölüme bağlı tasarruftur; resmî vasiyet şeklinde yapılır ve tarafları bağlar.

Vasiyetnamede ehliyetsizlik, yanılma, aldatma, korkutma veya şekil eksikliği bulunuyorsa ilgili mirasçılar vasiyetnamenin iptali davası açabilir. Ayrıca vasiyet saklı payı ihlal ediyorsa iptal yerine tenkis yoluna gidilebilir. İptal davasında husumet, vasiyetten yararlananlara yöneltilir; dava, tasarrufun ve iptal sebebinin öğrenilmesinden itibaren işleyen sürelere tabidir. Vasiyetnamenin açılması ve mirasçılara tebliği ise ayrı bir işlem olup, bu işlem yapılmadan vasiyet hükümleri infaz edilmez.

Mirasın Reddi (Reddi Miras)

Miras, mirasbırakanın ölümüyle kendiliğinden mirasçılara geçer; ancak mirasçılar bunu kabule zorlanamaz. Terekenin borca batık olduğu veya mirasçının miras ilişkisini istemediği hâllerde mirasın reddi (reddi miras) yoluna başvurulabilir. Reddi miras, mirasçının terekedeki hem hak hem de borçlardan sıyrılmasını sağlar.

Ret hakkı, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesine yapılacak yazılı veya sözlü beyanla kullanılır. Kural olarak mirasçı, mirasbırakanın ölümünü ve mirasçı olduğunu öğrendiği andan itibaren üç ay içinde reddetmelidir. Bu süre hak düşürücüdür; süre içinde ret yapılmazsa miras kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılır.

Hükmen ret

Mirasbırakanın ödemeden aczi ölümü sırasında açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, miras reddedilmiş sayılır (hükmen ret). Bu durumda mirasçı, alacaklıların takibiyle karşılaştığında terekenin borca batık olduğunu ileri sürerek kişisel sorumluluktan kurtulmayı talep edebilir.

Bir mirasçının mirası reddetmesi hâlinde onun payı, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi diğer mirasçılara geçer. En yakın mirasçıların tamamının reddetmesi durumunda tereke, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Reddin sonuçları ağır olduğundan, karar öncesinde terekenin aktif ve pasifinin dikkatle incelenmesi ve gerekiyorsa tereke defterinin tutulmasının talep edilmesi önerilir.

Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi)

Mirasçılık belgesi (veraset ilamı), bir kişinin mirasbırakanın mirasçısı olduğunu ve terekedeki payını gösteren resmî belgedir. Bu belge; tapu devri, banka hesaplarının çözümü, araç devri ve miras paylaşımı gibi hemen her miras işleminde mirasçı sıfatını ispat için gereklidir. Belge olmadan mirasçılar, mirasbırakan adına kayıtlı mallar üzerinde işlem yapamaz.

Mirasçılık belgesi kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesinden veya noterden talep edilebilir. Ancak mirasçılık ilişkisinde çekişme varsa, mirasçılar arasında uyuşmazlık bulunuyorsa, nüfus kayıtları belge vermeye elverişli değilse veya yabancılık unsuru söz konusuysa belgenin mahkemeden alınması gerekir. Belge, her mirasçı tarafından tek başına istenebilir ve verilmesi çekişmesiz yargı işidir.

Verilen mirasçılık belgesi kesin hüküm niteliğinde değildir; aksini iddia eden ilgili, her zaman belgenin iptalini veya değiştirilmesini isteyebilir. Bu nedenle belge, mirasçılık ilişkisinin karinesi olarak kabul edilir. Nüfus kayıtlarındaki hatalar veya evlilik dışı/evlat edinme ilişkileri gibi durumlar, belgenin doğru düzenlenmesi için önceden düzeltilmelidir.

Miras Paylaşımı ve Ortaklığın Giderilmesi

Mirasbırakanın ölümüyle mirasçılar, tereke üzerinde elbirliği (iştirak hâlinde) mülkiyet sahibi olur. Bu ortaklıkta mirasçılar, mallar üzerinde kural olarak birlikte hareket etmek zorundadır ve tek başına tasarruf edemez. Ortaklık, paylaşımla sona erer.

Mirasçılar önce aralarında anlaşarak paylaşım yapmayı deneyebilir; anlaşma sağlanırsa noterde veya aralarında düzenlenecek paylaşma sözleşmesiyle tereke bölüştürülür. Anlaşma sağlanamazsa her mirasçı, mahkemeden paylaşmayı isteyebilir. Taşınmaz ve taşınırların paylaşımında en sık başvurulan yol ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasıdır.

Aynen Taksim

Mal bölünebiliyor ve paylaştırma mümkünse, mahkeme malı mirasçılar arasında aynen böler.

Satış Yoluyla Paylaşım

Aynen taksim mümkün değilse mal, açık artırmayla satılır; bedeli paylar oranında dağıtılır.

Ortaklığın giderilmesi davasında husumet, tüm mirasçılara yöneltilir; davanın sonucundan herkes etkilenir. Taşınmazın bir kısım mirasçı tarafından kullanılması veya kira geliri elde edilmesi hâllerinde, ecrimisil (haksız işgal tazminatı) gibi ek talepler de gündeme gelebilir. Paylaşımın adil yürütülebilmesi için terekenin tam olarak tespiti, borçların düşülmesi ve varsa denkleştirme hesaplarının yapılması gerekir.

Mirastan Iskat ve Mirastan Yoksunluk

Miras hukuku, bazı hâllerde bir kişinin mirasçılık sıfatının sona ermesini veya sınırlanmasını öngörür. Bunlar birbirinden farklı iki kurumdur: mirastan çıkarma (ıskat) ve mirastan yoksunluk.

Mirastan çıkarma (ıskat)

Mirasbırakan, ancak kanunda sınırlı biçimde sayılan ağır sebeplerin varlığında bir saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir. Bunun için mirasçının, mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemiş olması ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemiş olması gerekir. Çıkarma, vasiyetnamede sebebi açıkça gösterilerek yapılmalıdır. Sebep gösterilmemiş veya sebep gerçek dışıysa, çıkarılan mirasçı saklı payı oranında hak talep edebilir.

Mirastan yoksunluk

Mirastan yoksunluk ise mirasbırakanın iradesine bağlı değildir; kanun gereği kendiliğinden doğar. Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden, mirasbırakanı ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getiren ya da vasiyetnamesini yok eden kişiler mirastan yoksun kalır. Yoksun kalan kişi, sanki mirasbırakandan önce ölmüş gibi işlem görür; yerine altsoyu halefiyet yoluyla mirasçı olabilir. Bu kurumların doğru ayrılması, hem çıkarma davalarında hem de paylaşım hesaplarında önem taşır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme — Fatih'da Miras Davası Nerede Açılır?

Miras davalarında görev, davanın türüne göre Sulh Hukuk ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasında bölünür; doğru mahkemenin seçilmesi görevsizlik/yetkisizlik kaynaklı gecikmeyi önler:

Dava / İşlemGörevli Mahkeme
Veraset ilamı (mirasçılık belgesi)Sulh Hukuk Mahkemesi (veya noter)
Mirasın reddiSulh Hukuk Mahkemesi
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu)Sulh Hukuk Mahkemesi
Tenkis davasıAsliye Hukuk Mahkemesi
Muris muvazaası (tapu iptali ve tescil)Asliye Hukuk Mahkemesi
Vasiyetnamenin iptaliAsliye Hukuk Mahkemesi
Yetkili yerKural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri
Yer bakımından yetki — Fatih

Fatih'da açılacak miras davaları, yukarıdaki görev ve yetki kurallarına göre Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki ilgili Sulh Hukuk veya Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Taşınmazın aynına ilişkin bazı taleplerde ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisi gündeme gelebilir; bu ayrım dava türüne göre değerlendirilir.

Miras Davası Süreci — Adım Adım

Miras uyuşmazlıklarında süreç, davanın türüne göre değişmekle birlikte tipik aşamalar şöyledir:

1
Mirasçılık belgesinin alınması

Paylaşım ve dava öncesinde, mirasçıları ve payları gösteren veraset ilamı temin edilir.

2
Tereke ve tasarrufların tespiti

Terekedeki mallar, borçlar ve mirasbırakanın sağlararası kazandırmaları (bağış, satış) araştırılır.

3
Dava dilekçesi ve talepler

Tenkis, muris muvazaası, ortaklığın giderilmesi veya vasiyet iptali gibi talepler ve deliller dilekçede belirtilir.

4
Ön inceleme ve tahkikat

Deliller toplanır, tanıklar dinlenir; tereke değeri ve tenkis hesabı için bilirkişi incelemesi yapılabilir.

5
Karar

Mahkeme; tapu iptali/tescil, tenkis, paylaşım veya satış gibi taleplere ilişkin hükmünü kurar.

6
İstinaf ve temyiz

Karara karşı Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf, koşulları varsa Yargıtayda temyiz yoluna gidilebilir.

Miras Davası Ne Kadar Sürer?

Sürenin sabit bir cevabı yoktur; davanın türü ve dosyanın niteliği belirleyicidir. Veraset ilamı ve mirasın reddi gibi çekişmesiz işler kısa sürede sonuçlanabilirken, muris muvazaası, tenkis ve vasiyet iptali gibi çekişmeli davalar; delil toplama, tanık dinleme ve bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden belirgin biçimde uzar.

Süreyi etkileyen başlıca etkenler; mirasçı sayısı, terekedeki mal çeşitliliği, taşınmazların değer tespiti, sağlararası kazandırmaların araştırılması, tebligat ve duruşma trafiği ile istinaf/temyiz aşamalarıdır. Özellikle ortaklığın giderilmesi davalarında, satış yoluyla paylaşım süreci ve muhammen bedel tespitleri süreyi etkiler.

Uygulamada, mirasçıların uzlaşmaya açık olduğu ve paylaşımın anlaşmayla yapılabildiği dosyalar belirgin biçimde kısa sürer. Buna karşılık mal kaçırma iddiası, saklı pay ihlali ve çok sayıda taşınmazın bulunduğu dosyalar daha uzun sürebilir. Gerçekçi bir süre beklentisi, ancak tereke ve mirasbırakanın önceki tasarrufları incelendikten sonra oluşturulabilir.

Miras Davalarında Zamanaşımı ve Süreler

Miras hukukunda süreler, davanın türüne göre farklılık gösterir ve çoğu zaman hak kaybına yol açacak niteliktedir. Bu nedenle sürelerin doğru hesaplanması büyük önem taşır.

  • Mirasın reddi: Kural olarak ölümün ve mirasçılığın öğrenilmesinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre.
  • Tenkis davası: Saklı payın ihlal edildiğinin öğrenilmesinden itibaren işleyen belirli süreler.
  • Vasiyetnamenin iptali: Vasiyetnamenin ve iptal sebebinin öğrenilmesinden itibaren işleyen süreler.
  • Muris muvazaası (tapu iptali ve tescil): Yerleşik uygulamaya göre zamanaşımına tabi değildir.
  • Ortaklığın giderilmesi: Her mirasçı, paylaşım gerçekleşene kadar dava açabilir; süreye bağlı değildir.

Sürelerin niteliği (hak düşürücü süre veya zamanaşımı) sonuçları bakımından önemlidir: hak düşürücü süre kaçırıldığında hak tümüyle sona ererken, zamanaşımı def'i ileri sürülmedikçe mahkemece kendiliğinden dikkate alınmaz. Bu ince ayrımlar nedeniyle, süreye tabi bir talep söz konusu olduğunda vakit kaybetmeden bir avukata danışılması önerilir.

Gerekli Belgeler ve Deliller

Miras dosyalarında, sürecin sağlıklı ilerlemesi için aşağıdaki belge ve delillerin hazırlanması önerilir:

  • Mirasbırakanın ölüm belgesi ve güncel nüfus kayıt örneği (aile nüfus tablosu)
  • Mirasçılık belgesi (veraset ilamı)
  • Terekeye ilişkin kayıtlar (tapu, araç, banka hesapları, hisse ve alacak belgeleri)
  • Mirasbırakanın sağlararası devir/bağış işlemlerine ilişkin tapu ve satış kayıtları — muvazaa/tenkis için
  • Varsa vasiyetname veya miras sözleşmesi ve açılış tutanağı
  • Taşınmazların değerine ilişkin belge ve tanık bilgileri
  • Terekedeki borçları gösteren belgeler — reddi miras ve tereke tespiti için

Ulaşılamayan kayıtlar için avukat aracılığıyla müzekkere ile tapu, banka ve nüfus müdürlüğü gibi kurumlardan kayıt celbi talep edilebilir.

Fatih'da Miras Avukatı Seçerken

Miras dosyaları çoğu zaman çok sayıda mirasçıyı, taşınmazı ve teknik hesabı içerdiğinden, avukat seçimi sürecin hem hukuki hem pratik yükünü etkiler. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular:

  • Miras hukuku deneyimi: Tenkis, muris muvazaası ve ortaklığın giderilmesi dosyalarında birikim.
  • Tereke ve değer analizi: Taşınmaz değer tespiti ve tenkis hesaplarında titiz çalışma.
  • Strateji ve süre yönetimi: Hak düşürücü sürelerin ve talep sıralamasının doğru kurgulanması.
  • Yerel yargı bilgisi: Bakırköy Adliyesi ve bölge mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Süreç, olası sonuçlar ve ücret konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede sorabileceğiniz sorular

  • Terekenin durumuna göre önce hangi davayı (paylaşım, tenkis, muvazaa) açmalıyım?
  • Saklı payım ihlal edilmiş mi; tenkis talebi için ne hazırlamalıyım?
  • Mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirler mal kaçırma niteliğinde olabilir mi?
  • Reddi miras için süre işliyor mu; tereke borca batık mı?
  • Sürecin yaklaşık aşamaları, süresi ve ücretlendirme nasıl işler?

İlgili Mevzuat

  • Türk Medeni Kanunu (4721)
    Yasal mirasçılık, saklı pay, tenkis, vasiyetname, mirasın reddi ve paylaşma
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Yargılama usulü, görev, yetki, deliller ve çekişmesiz yargı işleri
  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Muvazaa, bağışlama ve ölünceye kadar bakma sözleşmesine ilişkin hükümler
  • Noterlik Kanunu (1512)
    Mirasçılık belgesinin noterce verilmesi ve resmî vasiyet işlemleri

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Muris muvazaası

Mirasbırakanın mal kaçırma amacıyla yaptığı görünüşteki satışın muvazaa nedeniyle geçersiz sayıldığı; satış bedeli ile gerçek değer arasındaki fark ve tarafların durumunun birlikte değerlendirildiği yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · Saklı pay ve tenkis

Saklı paylı mirasçının payını zedeleyen karşılıksız kazandırmaların, tenkis davasıyla yasal sınıra indirilmesi gerektiği; hesabın ölüm tarihindeki tereke değeri üzerinden yapıldığı değerlendirmesi.

İlke · El yazılı vasiyet

El yazılı vasiyetnamenin geçerliliği için metnin tamamının vasiyetçinin el yazısıyla yazılması, tarih ve imza taşıması gerektiği; şekil eksikliğinin iptal sebebi oluşturduğu ilkesi.

Sıkça Sorulan Sorular

Fatih'da miras davası hangi mahkemede açılır?

Miras uyuşmazlıklarında görev, davanın türüne göre değişir. Veraset ilamı (mirasçılık belgesi) ve mirasın reddinin tespiti gibi işlerle terekenin paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi davaları kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesinde; tenkis, muris muvazaası, tapu iptali ve tescil gibi çekişmeli davalar ise Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Yetki bakımından kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Fatih'daki dosyalar bu ayrıma göre Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkemede ele alınır.

Saklı pay nedir, tenkis davası ne işe yarar?

Saklı pay, bazı yasal mirasçıların (altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş) miras üzerindeki, mirasbırakanın karşılıksız tasarruflarıyla dokunulamayan asgari payıdır. Mirasbırakan sağlığında vasiyet veya bağış yoluyla bu payı ihlal etmişse, saklı paylı mirasçı tenkis davası açarak yapılan tasarrufların yasal sınıra çekilmesini isteyebilir. Tenkis davasıyla mirasçı, saklı payına kavuşana kadar aşan kısmın indirilmesini talep eder. Dava, mirasbırakanın ölümü ve tasarrufun öğrenilmesinden itibaren işleyen sürelere tabidir.

Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) davası nedir?

Muris muvazaası, mirasbırakanın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı görünüşte satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesidir. Bu durumda görünürdeki işlem muvazaa nedeniyle geçersiz sayılır. Mirasçılar, tapu iptali ve tescil davası açarak taşınmazın terekeye dönmesini isteyebilir. Yerleşik uygulamada bu davada mirasçının saklı paylı olması şart değildir; muvazaayı ispat eden her mirasçı dava açabilir. İspatta satış bedeli ile gerçek değer arasındaki fark, tarafların ekonomik durumu ve olayın oluşu değerlendirilir.

Mirasın reddi (reddi miras) nasıl ve ne zaman yapılır?

Mirasçılar, mirası kayıtsız şartsız reddedebilir. Ret, mirasbırakanın ölümünü ve mirasçı olduğunu öğrenmeden itibaren kural olarak üç ay içinde, mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine yazılı veya sözlü beyanla yapılır. Bu süre hak düşürücüdür; kaçırılırsa miras kabul edilmiş sayılır. Mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır. Reddeden mirasçının payı, sanki o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi diğer mirasçılara geçer.

Veraset ilamı (mirasçılık belgesi) nereden alınır?

Mirasçılık belgesi, kimlerin hangi oranda mirasçı olduğunu gösteren resmî belgedir. Bu belge, kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesinden veya noterden talep edilebilir. Ancak mirasçılık ilişkisi çekişmeli ise, yabancılık unsuru bulunuyorsa veya nüfus kayıtları belge vermeye elverişli değilse belgenin mahkemeden alınması gerekir. Veraset ilamı; tapu, banka, araç devri ve miras paylaşımı gibi işlemlerde mirasçı sıfatını ispat için kullanılır. Belge her mirasçı tarafından tek başına istenebilir.

Miras nasıl paylaşılır, ortaklığın giderilmesi ne demek?

Mirasbırakanın ölümüyle mirasçılar, terekedeki mallara elbirliğiyle (iştirak hâlinde) sahip olur; bu ortaklık paylaşımla sona erer. Mirasçılar aralarında anlaşarak paylaşabilir; anlaşamazlarsa her mirasçı ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası açabilir. Mahkeme, malın aynen taksimi mümkünse aynen böler; mümkün değilse satış yoluyla paylaştırılmasına karar verir ve satış bedeli paylar oranında dağıtılır. Bu dava, taşınmaz ve taşınırların paylaşımında sıkça başvurulan yoldur.

Vasiyetname nasıl yapılır, geçersizliği için ne yapılabilir?

Vasiyetname; el yazılı, resmî (noter/memur önünde) veya olağanüstü koşullarda sözlü olarak yapılabilir. El yazılı vasiyetnamenin tamamının vasiyetçinin el yazısıyla yazılıp tarih atılması ve imzalanması gerekir. Şekil şartlarına uyulmaması, ehliyetsizlik, yanılma, aldatma ve zorlama gibi hâllerde ilgili mirasçılar vasiyetnamenin iptali davası açabilir. Ayrıca vasiyet saklı payı ihlal ediyorsa tenkis yoluna gidilebilir. İptal davası, vasiyetnamenin ve iptal sebebinin öğrenilmesinden itibaren işleyen sürelere tabidir.

Mirasçılıktan çıkarma (ıskat) mümkün müdür?

Mirasbırakan, ancak kanunda sayılan ağır sebeplerin varlığında bir saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir (ıskat). Bunun için mirasçının, mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemiş olması ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemiş olması gerekir ve çıkarma sebebi vasiyetnamede açıkça gösterilmelidir. Sebep gösterilmeden veya geçersiz sebeple yapılan çıkarma, tenkise tabi olabilir. Çıkarılan mirasçının altsoyu, çıkarılan mirasçı ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.

Miras davalarında zamanaşımı ve süreler nasıldır?

Miras hukukunda türüne göre farklı süreler vardır. Mirasın reddi kural olarak üç aylık hak düşürücü süreye tabidir. Tenkis ve vasiyetnamenin iptali davaları, ihlalin veya iptal sebebinin öğrenilmesinden itibaren işleyen belirli sürelere bağlıdır. Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının ise yerleşik uygulamaya göre zamanaşımına tabi olmadığı kabul edilir. Süreler dosyaya ve talebe göre değiştiğinden, hak kaybı yaşamamak için sürecin başında bir avukata danışılması önemlidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar