Ümraniye Tazminat Hukuku Avukatları

Ümraniye, İstanbul ilçesinde tazminat hukuku alanında hizmet veren 1.350 avukat. Görevli mahkeme, dava süreci, tazminat hesabı ve zamanaşımı bilgileriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Hatice Özçağlayan
Av. Hatice Özçağlayan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 17124 sicil numaralı üyesidir.

Av. Kadir Çiçek
Av. Kadir Çiçek
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 56899 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Mehmet Serhat Özden
Av. Mehmet Serhat Özden
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 25720 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Atilla Kartal
Av. Atilla Kartal
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 25932 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Firat Oktay
Av. Firat Oktay
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 47136 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ecem Doğru
Av. Ecem Doğru
İstanbul İstanbul Barosu

98010 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Zafer Gökdemir
Av. Zafer Gökdemir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 39536 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Oğuzhan Kaçar
Av. Oğuzhan Kaçar
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 81420 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Oya Tanriverdi Yazicioğlu
Av. Oya Tanriverdi Yazicioğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 45827 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İrfan Çelik
Av. İrfan Çelik
İstanbul İstanbul Barosu

92625 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Şule Buldu
Av. Şule Buldu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 78332 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gülsen Gürbüz
Av. Gülsen Gürbüz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 25384 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ali Yeşilirmak
Av. Ali Yeşilirmak
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 21380 sicil numaralı üyesidir.

Av. Melike Durğun
Av. Melike Durğun
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 69474 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ali Gökhan Yenidünya
Av. Ali Gökhan Yenidünya
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 29093 sicil numaralı üyesidir.

Av. Emrah Culha
Av. Emrah Culha
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 47507 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Kemal Kayci
Av. Kemal Kayci
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 76317 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hakan Tunçkol
Av. Hakan Tunçkol
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 21284 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Aysel Ağbaba
Av. Aysel Ağbaba
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 30823 sicil numaralı üyesidir.

Av. Sude Oral
Av. Sude Oral
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 93111 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Erkan Yurdagül
Av. Erkan Yurdagül
İstanbul İstanbul Barosu

8031 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Yusuf Kara
Av. Yusuf Kara
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 37634 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Dilan Apatay
Av. Dilan Apatay
İstanbul İstanbul Barosu

43531 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Kezban Ekşioğlu
Av. Kezban Ekşioğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 19372 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Cihan Polat
Av. Cihan Polat
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 56003 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Müjgan Tunç Yücel
Av. Müjgan Tunç Yücel
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 49730 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Kürşad Akça
Av. Kürşad Akça
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 83514 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Muhsine Morkoç Veske
Av. Muhsine Morkoç Veske
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 60003 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Fatma Ayvaz Tanil
Av. Fatma Ayvaz Tanil
İstanbul İstanbul Barosu

56856 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Yelda Zekioğlu
Av. Yelda Zekioğlu
İstanbul İstanbul Barosu

49302 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Abdurrahman Eser
Av. Abdurrahman Eser
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 20668 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mehmet Tuna
Av. Mehmet Tuna
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 25031 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Şebnem Banu Avşar
Av. Şebnem Banu Avşar
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 51663 sicil numaralı üyesidir.

Av. Burak Karakaş
Av. Burak Karakaş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 78738 sicil numaralı üyesidir.

Av. Tahir Algor
Av. Tahir Algor
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 93331 sicil numaralı üyesidir.

Av. Arif Güdüm
Av. Arif Güdüm
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 32400 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Elif Remle Yarali
Av. Elif Remle Yarali
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 69797 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Gökçe Ünal Küçükkayikci
Av. Gökçe Ünal Küçükkayikci
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 34753 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Özlem Yola
Av. Özlem Yola
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 53646 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Kübra Avci
Av. Kübra Avci
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 56616 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Semanur Karataş
Av. Semanur Karataş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 93804 sicil numaralı üyesidir.

Av. Sadik Alper Dağli
Av. Sadik Alper Dağli
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 27392 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nazli Hilal Çakir
Av. Nazli Hilal Çakir
İstanbul İstanbul Barosu

97583 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ekrem Taşci
Av. Ekrem Taşci
İstanbul İstanbul Barosu

50239 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Faruk Ülker
Av. Faruk Ülker
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 21254 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ahmet Batan
Av. Ahmet Batan
İstanbul İstanbul Barosu

47044 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Sinem Alyazici Bulut
Av. Sinem Alyazici Bulut
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 52928 sicil numaralı üyesidir.

Av. Zehra Hamamci
Av. Zehra Hamamci
İstanbul İstanbul Barosu

97521 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Dilek Demir
Av. Dilek Demir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 71264 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Uğur Çebi
Av. Uğur Çebi
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 43785 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Ümraniye, İstanbul Tazminat Hukuku Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Ümraniye (İstanbul) bölgesinde tazminat hukuku uyuşmazlıklarını; maddi ve manevi tazminat türleri, haksız fiil sorumluluğu, trafik ve iş kazası tazminatları, destekten yoksun kalma, tazminatın nasıl hesaplandığı, görevli mahkeme, dava süreci ve zamanaşımı açısından ele alır. Amaç, hakkınızın zamanında ve doğru usulle talep edilmesine ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Tazminat Davalarında Öne Çıkanlar
  • Görevli mahkeme: Kural olarak Asliye Hukuk; iş kazasında İş Mahkemesi, ticari işlerde Asliye Ticaret Mahkemesi.
  • Tazminat türü: Malvarlığı kaybı için maddi, elem ve kişilik hakkı ihlali için manevi tazminat.
  • Zamanaşımı: Haksız fiilde kural olarak öğrenmeden 2, her hâlde fiilden 10 yıl (suç oluşturuyorsa uzayabilir).
  • Kusur: Müterafik kusur tazminatı azaltır; kusur ve maluliyet çoğu zaman bilirkişiyle belirlenir.
  • Yer: Ümraniye dosyaları Bakırköy Adliyesi yargı çevresinde görülür.

Tazminat Hukuku Nedir? Kapsamı

Tazminat hukuku, bir kişinin hukuka aykırı bir davranış sonucu uğradığı zararın giderilmesini düzenleyen alandır. Temeli, hukukun en eski ilkelerinden biri olan "zarar verenin, verdiği zararı tazmin etmesi" düşüncesine dayanır. Zararın kaynağı bir haksız fiil (örneğin trafik kazası veya bir saldırı), bir sözleşmenin ihlali ya da kanunun özel olarak öngördüğü bir sorumluluk hâli olabilir. Bu alanın temel kaynağı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'dur; trafik kazalarında Karayolları Trafik Kanunu, iş kazalarında ise İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanunu tamamlayıcı düzenlemeler getirir.

Tazminat sorumluluğunun doğması için kural olarak dört unsurun birlikte bulunması aranır: hukuka aykırı bir fiil, bir zarar, fiil ile zarar arasında uygun nedensellik bağı ve çoğu hâlde kusur. Ancak kanun bazı durumlarda kusur aranmaksızın da sorumluluk öngörür; bunlara kusursuz sorumluluk hâlleri denir. Bu unsurların somut olayda doğru tespit edilmesi, hem sorumlunun belirlenmesi hem de istenebilecek tazminat tutarı bakımından belirleyicidir. Aşağıda uygulamada en sık karşılaşılan tazminat türleri özetlenmiştir:

Maddi Tazminat
Somut malvarlığı kayıpları
Manevi Tazminat
Elem, üzüntü, kişilik hakkı
Haksız Fiil
Hukuka aykırı davranış zararı
Trafik Kazası
Bedeni ve maddi hasar
İş Kazası
İş göremezlik ve tedavi
Destekten Yoksunluk
Ölüm hâlinde yakınlar

Maddi ve Manevi Tazminat

Maddi tazminat, zarar görenin malvarlığında meydana gelen fiili azalmayı ve mahrum kalınan kazancı gidermeyi amaçlar. Bir bedensel zararda tedavi giderleri, çalışma gücünün kaybı veya azalmasından doğan kazanç kaybı, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar; bir eşya zararında ise onarım bedeli veya değer kaybı bu kapsamdadır. Maddi tazminatın belirlenmesinde amaç, zarar göreni mümkün olduğunca zarardan önceki durumuna getirmektir; bu nedenle talep, belgelere ve çoğu zaman bilirkişi hesabına dayanır.

Manevi tazminat ise malvarlığında ölçülebilir bir kayba değil, kişinin duyduğu acı, elem, üzüntü ve kişilik haklarının ihlaline karşılık gelir. Bedensel bütünlüğün zedelenmesi, bir yakının ölümü, ağır hakaret veya özel hayatın ihlali gibi hâllerde talep edilebilir. Manevi tazminat bir zenginleşme aracı değildir; amacı, ihlalin yol açtığı manevi tahribatı bir ölçüde hafifletmek ve tatmin duygusu sağlamaktır. Miktarı; olayın ağırlığı, tarafların kusuru ve ekonomik durumu, zarar görenin çektiği acının derecesi gibi ölçütler dikkate alınarak hâkim tarafından takdir edilir.

Bu iki tazminat türü birbirinden bağımsızdır ve çoğu zaman aynı davada birlikte talep edilir. Örneğin bir trafik kazasında yaralanan kişi hem tedavi gideri ve kazanç kaybı için maddi hem de yaşadığı elem için manevi tazminat isteyebilir. Talebin doğru kalemlere ayrılması, hem harç hesabı hem de ispat yükü bakımından önemlidir; eksik veya hatalı talep, sonradan giderilmesi güç hak kayıplarına yol açabilir.

Haksız Fiil Sorumluluğu

Tazminat hukukunun en geniş uygulama alanı haksız fiil sorumluluğudur. Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışıyla başkasına zarar vermesidir; kanun bu durumda zarar verenin, verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğunu öngörür. Trafik kazaları, darp ve yaralamalar, hakaret, mala zarar verme, komşuluk ilişkilerinden doğan zararlar ve doktor hatası gibi çok çeşitli olaylar bu başlık altında değerlendirilir.

Haksız fiil sorumluluğunun kurulabilmesi için hukuka aykırı bir fiilin varlığı, bir zararın doğması, fiil ile zarar arasında uygun bir nedensellik bağının bulunması ve kural olarak failin kusurlu olması gerekir. Kusur; kast (bilerek ve isteyerek zarar verme) veya ihmal (gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi) biçiminde ortaya çıkabilir. Zarar görenin bu unsurları ispatla yükümlü olması, delillerin (tutanak, tanık, rapor, kamera görüntüsü, sağlık kayıtları) baştan itibaren titizlikle toplanmasını gerektirir.

Bir olayda birden çok kişinin ortak kusuruyla zarar doğmuşsa, bunlar zarar görene karşı müteselsil (zincirleme) sorumlu olabilir; yani zarar gören tazminatın tamamını içlerinden herhangi birinden isteyebilir, ödeyen taraf diğerlerine rücu eder. Ayrıca aynı fiil hem cezai hem hukuki sorumluluk doğurabilir; ceza davasındaki mahkûmiyet, tazminat davasında maddi olguların ispatı bakımından güçlü bir delil oluşturur. Bu iki sürecin birlikte yürütülmesi çoğu zaman zarar görenin lehinedir.

Kusurlu ve Kusursuz Sorumluluk

Tazminat sorumluluğu her zaman kusura dayanmaz. Kusurlu sorumlulukta, tazminat isteyebilmek için failin kusurlu olduğunun ortaya konması gerekir. Buna karşılık kanun, belirli hâllerde toplumsal ve ekonomik dengeyi gözeterek kusursuz (objektif) sorumluluk öngörür; bu hâllerde sorumlu kişi, kusuru bulunmasa dahi zararı gidermekle yükümlü olabilir.

Kusurlu Sorumluluk

Genel kuraldır. Zarar görenin, failin kast veya ihmalini ispat etmesi gerekir. Haksız fiillerin büyük çoğunluğu bu kapsamdadır.

Ev Başkanı / Yapı Malikinin Sorumluluğu

Yapının bakım eksikliği veya yapım bozukluğundan doğan zararlarda malikin sorumluluğu gibi objektif esasa yakın hâller.

Tehlike Sorumluluğu

Önemli ölçüde tehlike arz eden işletmelerin faaliyetinden doğan zararlarda, kusar aranmaksızın işletenin sorumluluğu.

İşletenin Sorumluluğu

Motorlu araç işleteninin, aracın işletilmesinden doğan zararlardan kural olarak kusursuz sorumluluğu (KTK).

Kusursuz sorumluluk hâllerinde bile sorumluluğun sınırları vardır; örneğin zararın mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru veya üçüncü kişinin ağır kusurundan kaynaklandığının ispatı, nedensellik bağını kesebilir ve sorumluluğu kaldırabilir. Somut olayın hangi sorumluluk türüne girdiğinin doğru belirlenmesi; ispat yükünün kimde olacağını, hangi savunmaların ileri sürülebileceğini ve dolayısıyla davanın seyrini doğrudan etkiler.

Trafik Kazası Tazminatı

Trafik kazaları, tazminat hukukunun uygulamada en sık karşılaşılan alanıdır. Bir trafik kazasında zarar gören kişinin karşısında birden çok sorumlu bulunabilir: kusurlu sürücü, aracın işleteni (sahibi) ve zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortasını yapan sigorta şirketi. İşleten, aracın işletilmesinden doğan zararlardan kural olarak kusuru aranmaksızın sorumludur; sigorta şirketi ise poliçe limitiyle sınırlı olarak zararı karşılar.

Trafik kazasından doğan talepler başlıca üç grupta toplanır: bedeni zararlar (tedavi giderleri, geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle kazanç kaybı, ölüm hâlinde destekten yoksun kalma), araç ve eşya zararları (onarım bedeli, değer kaybı, ikame araç gideri) ve yaşanan elem nedeniyle manevi tazminat. Bedeni zararlar ile maddi hasar için öncelikle sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir; limiti aşan kısım için işleten ve sürücüye başvurulur. Uyuşmazlık koşulları varsa Sigorta Tahkim Komisyonu önünde de çözülebilir.

Kaza sonrası düzenlenen tutanak, alkol ve hız tespitleri, kamera kayıtları ve sağlık raporları kusur ile zararın belirlenmesinde kritik önem taşır. Kusur oranı ve maluliyet derecesi çoğu zaman bilirkişi incelemesiyle saptanır; müterafik kusur (örneğin emniyet kemeri takılmaması) tazminatı azaltabilir. Bu nedenle delillerin kaza anından itibaren güvence altına alınması ve başvuruların doğru sıra ile yapılması, alınacak tazminatı doğrudan etkiler.

İş Kazası Tazminatı

İş kazası ve meslek hastalıkları, işçinin işverene karşı tazminat talep edebildiği önemli bir alandır. İşveren, çalışanlarının sağlık ve güvenliğini korumak için gerekli her türlü önlemi almakla yükümlüdür; bu yükümlülüğün ihlali sonucu bir iş kazası meydana gelirse, işveren kusuru oranında maddi ve manevi tazminattan sorumlu olur. Bu davalar İş Mahkemesi'nde görülür.

Yaralanmalı iş kazalarında işçi; tedavi giderleri, geçici iş göremezlik döneminde uğradığı kazanç kaybı ve kalıcı maluliyet hâlinde sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebilir; ayrıca yaşadığı acı için manevi tazminat isteyebilir. Ölümlü kazalarda ise geride kalan eş, çocuk ve bakılan yakınlar destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talep edebilir. Tazminatın belirlenmesinde işverenin kusur oranı ile işçinin maluliyet derecesi belirleyicidir ve her ikisi de bilirkişi incelemesiyle saptanır.

SGK ödemeleri ve denkleştirme

SGK tarafından işçiye veya yakınlarına bağlanan gelir ve yapılan yardımlar, işverenin ödeyeceği tazminattan denkleştirme (rücu) kuralları çerçevesinde düşülür. Bu hesabın doğru yapılması, hem işçinin gerçek zararının karşılanması hem de mükerrer ödemenin önlenmesi bakımından önemlidir.

İşçinin de olayın oluşumunda kusuru bulunabilir; ancak işverenin gözetim ve güvenlik yükümlülüğü ağır olduğundan, işçinin kusuru genellikle sınırlı bir indirim nedeni olarak değerlendirilir. Kaza sonrası düzenlenen tutanaklar, SGK müfettiş raporları ve iş güvenliği kayıtları, kusur dağılımının belirlenmesinde temel delillerdir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Bir kişinin haksız fiil sonucu ölümü, yalnızca ölenin değil, onun desteğinden yararlanan yakınlarının da zarara uğramasına yol açar. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin sağlığında düzenli olarak baktığı veya bakması beklenen kişilerin, bu desteğin yitirilmesinden doğan maddi zararını gidermeyi amaçlar. Bu talep, ölenin malvarlığına bağlı bir miras hakkı değil, destek görenlerin kendi kişisel zararına dayanan bağımsız bir haktır.

Destek kavramı yalnızca yasal mirasçılarla sınırlı değildir; ölenin fiilen ve düzenli biçimde geçimine katkıda bulunduğu eş, çocuklar, anne-baba ve somut olayın özelliklerine göre nişanlı veya fiilî destek gören diğer kişiler de talepte bulunabilir. Önemli olan, kişinin ölenden gerçek ve düzenli bir destek görmüş ya da ileride görecek olmasıdır. Bu nedenle destek ilişkisinin varlığı ve kapsamı, dosyada delillerle ortaya konmalıdır.

Tazminat, ölenin muhtemel yaşam süresi, gelir düzeyi, destek görenlerin bakım ihtiyacının süresi ve payları dikkate alınarak aktüeryal (matematiksel) yöntemle hesaplanır. Ölenin kendi kusuru ile destek görenin varsa kusuru, hesaptan indirim nedenidir. Yakınlar ayrıca yaşadıkları derin acı için manevi tazminat da talep edebilir. Hesabın karmaşıklığı ve etkileyen değişkenlerin çokluğu nedeniyle bu davalarda uzman desteği önem taşır.

Tazminat Nasıl Hesaplanır?

Tazminatın miktarı rastgele belirlenmez; kanunda öngörülen ölçütler ve teknik hesaplama yöntemleriyle saptanır. Özellikle bedensel zararlarda hesap, birbirini etkileyen birçok değişkene dayanır ve çoğu zaman bilirkişi incelemesi gerektirir. Temel unsurlar şunlardır:

  • Maluliyet (iş göremezlik) oranı: Kalıcı zararlarda çalışma gücündeki kaybın yüzdesi, yetkili sağlık kurulu raporuyla belirlenir ve tazminatın omurgasını oluşturur.
  • Kusur oranı: Tarafların olaya katkısı belirlenir; zarar verenin kusuru oranında tazminattan sorumlu tutulur.
  • Müterafik (bölüşük) kusur: Zarar görenin de kusuru varsa, tazminattan bu oranda indirim yapılır.
  • Denkleştirme (indirim): Aynı zarar için başka bir kaynaktan (örneğin SGK gelirinden) alınan ödemeler tazminattan düşülür ki mükerrer ödeme olmasın.
  • Gelir ve yaşam süresi: Zarar görenin geliri, yaşı ve muhtemel çalışma/yaşam süresi aktüeryal hesapta esas alınır.

Bu hesaplamada önce zararın gerçek tutarı belirlenir, ardından kusur oranı uygulanır ve varsa müterafik kusur indirimi ile denkleştirme yapılır. Bedeni zararlarda güncel yaşam tabloları ve teknik esaslara göre yapılan aktüeryal hesap kullanılır; hatalı yöntem, tazminatın gerçek zararın altında veya üstünde çıkmasına yol açar. Bu nedenle bilirkişi raporlarının denetlenmesi ve gerektiğinde itiraz edilmesi, sürecin en teknik ve kritik aşamalarından biridir.

Ümraniye'da Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Görevli mahkeme, tazminatın kaynağına ve tarafların sıfatına göre belirlenir:

Uyuşmazlık TürüGörevli Mahkeme
Genel haksız fiil, trafik kazası, doktor hatasıAsliye Hukuk Mahkemesi
İş kazası / meslek hastalığı (işçi–işveren)İş Mahkemesi
İki tarafın da tacir olduğu ticari işten doğan tazminatAsliye Ticaret Mahkemesi
Tüketici işleminden doğan tazminat (değere göre)Tüketici Mahkemesi / Hakem Heyeti
Yer bakımından yetki — Ümraniye

Kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Haksız fiillerde ayrıca fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi de yetkilidir; iş davalarında işin yapıldığı yer mahkemesi de yetkili olabilir. Ümraniye'da meydana gelen bir olayda, Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkeme çoğu zaman yetkili olur.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece re'sen dikkate alınır; yanlış mahkemede açılan dava görevsizlikle sonuçlanır ve dosya yetkili mahkemeye gönderilir. Yetki ise çoğu hâlde tarafların ileri sürmesine bağlıdır. Doğru mahkeme ve yetki tercihinin baştan yapılması, gereksiz süre ve masraf kaybını önler; bu teknik değerlendirmenin bir avukatla yapılması önerilir.

Tazminat Davası Süreci Nasıl İşler?

Tazminat davası, dosyanın niteliğine göre değişse de genel olarak belirli aşamalardan geçer. Sürecin baştan doğru kurgulanması; hem hakkın tam olarak talep edilmesini hem de zamanaşımı gibi risklerin yönetilmesini sağlar. Tipik akış şöyledir:

1
Delil ve zarar tespiti

Kaza tutanağı, sağlık raporları, gider belgeleri, tanık ve kamera kayıtları toplanır; gerekirse delil tespiti veya ön ekspertiz yaptırılır.

2
Ön başvuru / ihtar

Zorunlu sigortaya karşı taleplerde yazılı başvuru; diğer sorumlulara ihtar çekilerek uyuşmazlık netleştirilir.

3
Dava dilekçesi ve harç

Görevli-yetkili mahkemede dava açılır; talep kalemleri ayrıştırılır, nispi harç ve gider avansı yatırılır. Belirsiz alacak/kısmi dava tercih edilebilir.

4
Bilirkişi ve tahkikat

Kusur, maluliyet ve aktüeryal hesap için bilirkişi incelemesi yapılır; tanıklar dinlenir, raporlara itiraz edilir.

5
Karar

Mahkeme, kusur ve zarar değerlendirmesine göre maddi ve/veya manevi tazminata hükmeder ya da talebi reddeder.

6
İstinaf / temyiz ve icra

Karara karşı Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf, koşulları varsa Yargıtay'da temyiz yoluna gidilir; kesinleşen alacak icra yoluyla tahsil edilir.

Sürecin uzunluğu; bilirkişi incelemelerinin sayısı, tarafların itirazları ve kanun yolu aşamalarına göre değişir. Dava sırasında talep edilen tutar bilirkişi hesabına göre netleştikçe ıslah veya belirsiz alacak yöntemiyle artırılabilir. Bu usuli tercihlerin doğru kullanılması, hem harç yükünü hem de hak kaybı riskini yönetmenin en önemli araçlarındandır.

Tazminat Davasında Zamanaşımı

Süreler hak kaybına yol açabilir

Zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan davada karşı taraf bu def'iyi ileri sürerse talep reddedilebilir. Bu nedenle sürecin erken başlatılması büyük önem taşır.

Talebin KaynağıZamanaşımı (Kural)
Haksız fiil — öğrenmeye bağlıZararı ve faili öğrenmeden itibaren 2 yıl
Haksız fiil — mutlak süreFiilin işlenmesinden itibaren 10 yıl
Fiil aynı zamanda suç iseCeza kanunundaki daha uzun dava zamanaşımı uygulanır
Sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminatKural olarak 10 yıl

Zamanaşımı süresinin başlangıcı, zarar görenin hem zararı hem de sorumlu kişiyi öğrendiği andır; bu nedenle sürenin ne zaman işlemeye başladığı çoğu zaman tartışma konusu olur. Süre, dava açılması, icra takibi veya borcun ikrarı gibi işlemlerle kesilir ve yeniden işlemeye başlar. Bir fiilin aynı zamanda suç oluşturması hâlinde daha uzun ceza zamanaşımının uygulanması, mağdur lehine önemli bir imkândır. Bu tekniklerin doğru kullanılması, zaman kaybı nedeniyle hakkın yitirilmesini önler.

Tazminat Davası İçin Gerekli Belgeler

Tazminat davasının başarısı, büyük ölçüde zararın ve sorumluluğun belgelerle ortaya konmasına bağlıdır. Dosyanın niteliğine göre değişmekle birlikte, uygulamada sık istenen belgeler şunlardır:

  • Olayı belgeleyen kayıtlar: Kaza tespit tutanağı, iş kazası tutanağı, olay yeri fotoğrafları, kamera görüntüleri, kolluk ve savcılık dosyası.
  • Sağlık belgeleri: Hastane ve ameliyat kayıtları, epikriz, tedavi giderlerine ilişkin fatura ve raporlar, maluliyet oranını gösteren sağlık kurulu raporu.
  • Gelir ve zarar belgeleri: Maaş bordroları, SGK hizmet dökümü, vergi kayıtları, kazanç kaybını ve ekonomik durumu gösteren belgeler.
  • Eşya zararı belgeleri: Onarım faturaları, ekspertiz/değer kaybı raporları, ikame araç giderleri.
  • Sigorta ve başvuru belgeleri: Poliçe, sigortaya yapılan yazılı başvuru ve yanıtı, varsa Sigorta Tahkim Komisyonu evrakı.

Belgelerin olaydan hemen sonra toplanması, zamanla ulaşılmaz hâle gelebilecek delillerin (kamera kaydı, tanık bilgisi) kaybını önler. Eksik belge, davanın uzamasına veya talebin bir kısmının ispatlanamamasına yol açabilir. Bu nedenle dava açılmadan önce delil durumunun bir avukatla gözden geçirilmesi, sürecin sağlam temelde ilerlemesini sağlar.

Ümraniye'da Tazminat Avukatı Seçerken

Tazminat davaları, hukuki bilginin yanında maluliyet, kusur ve aktüeryal hesap gibi teknik konulara da hâkimiyet gerektirir. Doğru avukat seçimi; talebin eksiksiz kurulması, bilirkişi raporlarının etkin denetlenmesi ve sürecin hak kaybı olmadan yürütülmesi bakımından belirleyicidir. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular aşağıda özetlenmiştir:

  • Alan deneyimi: Trafik/iş kazası ve bedeni zarar dosyalarında, kusur ve tazminat hesabına hâkimiyet.
  • Teknik değerlendirme: Bilirkişi raporlarını okuyup denetleyebilme ve gerektiğinde itiraz edebilme becerisi.
  • Yerel yargı bilgisi: Bakırköy Adliyesi ve bölge mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Olası sonuçlar, süreç ve ücret/harç konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede avukata sorabileceğiniz sorular

  • Olayımda hangi sorumlulara ve hangi usulle (sigorta, işleten, sürücü) başvurulabilir?
  • Talebimde hangi maddi ve manevi tazminat kalemleri yer alabilir?
  • Zamanaşımı açısından durumum nedir; süre kaçmış mı?
  • Bilirkişi hesabı yaklaşık nasıl işler; hangi belgeleri hazırlamalıyım?
  • Sürecin muhtemel aşamaları, süresi ve harç/masraf yükü ne olur?

İlgili Mevzuat

  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Haksız fiil, sözleşmeden doğan sorumluluk, maddi ve manevi tazminatın genel esasları
  • Karayolları Trafik Kanunu (2918)
    İşletenin sorumluluğu, zorunlu trafik sigortası ve trafik kazası tazminatı
  • Sosyal Sigortalar ve GSS Kanunu (5510)
    İş kazası/meslek hastalığında SGK yardımları ve rücu-denkleştirme ilişkisi
  • İş Kanunu (4857) ve İş Mahkemeleri Kanunu (7036)
    İşverenin gözetim yükümlülüğü ve iş kazası davalarında görev
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Görev-yetki, ispat, belirsiz alacak ve kısmi dava usulü

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Müterafik kusur

Zarar görenin olayın oluşumuna veya zararın artmasına katkısı bulunduğunda, hükmedilecek tazminattan bu kusur oranında indirim yapılması gerektiği yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · Aktüeryal hesap

Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatının, güncel ve teknik esaslara uygun aktüeryal yöntemle hesaplanması; hatalı yöntemle kurulan hükümlerin denetime tabi olması.

İlke · Denkleştirme

Aynı zarar için SGK gibi kaynaklardan yapılan ödemelerin, mükerrer tazminatı önlemek amacıyla hükmedilecek tutardan düşülmesi gerektiği değerlendirmesi.

Sıkça Sorulan Sorular

Ümraniye'da tazminat davası hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme uyuşmazlığın kaynağına göre değişir. Haksız fiile (örneğin trafik kazası, saldırı) veya sözleşme dışı sorumluluğa dayanan maddi ve manevi tazminat davaları kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülür. Bir sözleşmeden kaynaklanan ve tarafların ikisinin de tacir olduğu ticari uyuşmazlıklarda Asliye Ticaret Mahkemesi; iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle işçinin işverene karşı açtığı tazminat davalarında ise İş Mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; haksız fiillerde ayrıca fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi de yetkilidir. Ümraniye'daki dosyalar bu kurallara göre Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkemede ele alınır.

Maddi tazminat ile manevi tazminat arasındaki fark nedir?

Maddi tazminat, zarar görenin malvarlığında meydana gelen somut kayıpları (tedavi giderleri, iş göremezlik nedeniyle kazanç kaybı, araç hasarı, destekten yoksun kalma zararı gibi) gidermeyi amaçlar ve belge ile hesaba dayanır. Manevi tazminat ise bedensel bütünlüğün ihlali, ağır üzüntü, elem ve kişilik haklarına saldırı gibi manevi zararların bir ölçüde telafisini hedefler; kanunda öngörülen ölçütler (kusur, tarafların ekonomik durumu, olayın ağırlığı) çerçevesinde hâkim tarafından takdir edilir. İki tazminat türü aynı davada birlikte istenebilir.

Trafik kazası sonrası tazminatı kimden isteyebilirim?

Trafik kazalarında zarar görenin başvurabileceği birden çok sorumlu bulunabilir: kusurlu sürücü, aracın işleteni (sahibi) ve zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası şirketi. Bedeni zararlar ile araç hasarı için öncelikle sigorta şirketine başvurulması, sigortanın limitini aşan kısım için ise işleten ve sürücüye dava açılması yaygın uygulamadır. Kazadan doğan maddi tazminat talepleri için sigortacıya karşı açılacak davalarda öncelikle yazılı başvuru koşulu aranır. Somut olayda hangi sorumluya, hangi sıra ve usulle başvurulacağı bir avukatla değerlendirilmelidir.

İş kazası geçiren işçi hangi tazminatları talep edebilir?

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu bedensel zarara uğrayan işçi, işverenin kusuru oranında maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Maddi tazminat kapsamında geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle oluşan kazanç kaybı, tedavi ve bakım giderleri yer alır; ölüm hâlinde ise yakınlar destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir. SGK tarafından bağlanan gelir ve yapılan ödemeler, işverenin ödeyeceği tazminattan denkleştirme (rücu) kuralları çerçevesinde düşülür. Bu davalar İş Mahkemesi'nde görülür ve kusur ile maluliyet oranının bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerekir.

Destekten yoksun kalma tazminatı nedir, kimler isteyebilir?

Bir kişinin haksız fiil sonucu ölümü hâlinde, sağlığında ölenin desteğinden yararlanan kişiler bu desteğin yitirilmesinden doğan zararlarını isteyebilir. Destek kavramı yalnızca yasal mirasçılarla sınırlı değildir; ölenin fiilen ve düzenli olarak baktığı eş, çocuk, anne-baba ve bazı hâllerde nişanlı ya da fiilî destek gören kişiler de talepte bulunabilir. Tazminat, ölenin muhtemel yaşam süresi, gelir düzeyi ve destek görenlerin bakım ihtiyacı üzerinden aktüeryal hesapla belirlenir; ölenin kusuru ve müterafik kusur da hesaba etki eder.

Tazminat davasında zamanaşımı ne kadardır?

Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde kural olarak zarar görenin zararı ve failini öğrendiği tarihten itibaren iki yıllık, her hâlde fiilin işlenmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı uygulanır. Eğer fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanununda bu suç için daha uzun bir dava zamanaşımı öngörülüyorsa, o daha uzun süre tazminat talebi bakımından da geçerli olur. Sözleşmeye aykırılıktan doğan taleplerde ise kural olarak on yıllık süre söz konusudur. Sürelerin başlangıcı ve kesilmesi teknik konular olduğundan hakkın kaybedilmemesi için erken değerlendirme önemlidir.

Kusurum varsa yine de tazminat alabilir miyim?

Zarar görenin de olayın oluşumuna veya zararın artmasına katkısı bulunuyorsa, buna müterafik (bölüşük) kusur denir ve hükmedilecek tazminattan bu oranda indirim yapılır; kusur tümüyle kaldırmaz, yalnızca azaltır. Örneğin trafik kazasında hem sürücünün hem de yayanın kusuru varsa, tazminat yayanın kusuru oranında indirilir. Kusur oranları genellikle bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Bu nedenle kusur dağılımının doğru tespiti, alınacak tazminat tutarını doğrudan etkiler.

Tazminat davası ne kadar sürer ve ne kadar masraf gerekir?

Kesin bir süre vermek mümkün değildir; bilirkişi incelemesinin (kusur, maluliyet, aktüeryal hesap) sayısı, tanık ve delil durumu ile istinaf/temyiz aşamaları toplam süreyi belirler. Dava açılırken kural olarak nispi harç ve gider avansı yatırılır; harç, talep edilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanır. Maddi durumu yeterli olmayanlar adli yardım talebinde bulunabilir. Zamanaşımı riskine karşı belirsiz alacak veya kısmi dava gibi yöntemlerle harç yükü yönetilebilir; uygun usulün seçimi bir avukatla değerlendirilmelidir.

Sigorta şirketine başvurmadan doğrudan dava açabilir miyim?

Zorunlu trafik sigortasından kaynaklanan bedeni ve maddi zarar taleplerinde, sigorta şirketine karşı doğrudan dava açmadan önce yazılı başvuru yapılması ve öngörülen sürede yanıt beklenmesi gerekir; koşulları varsa uyuşmazlık Sigorta Tahkim Komisyonu'na da götürülebilir. Buna karşılık kusurlu sürücü veya işletene karşı açılacak davalarda böyle bir ön başvuru koşulu bulunmaz. Hangi sorumluya, hangi usulle başvurulacağının doğru belirlenmesi, hem süre kaybını hem de usulden ret riskini önler.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar