Merkez İş Hukuku Avukatları

Merkez, Sivas ilçesinde iş hukuku alanında hizmet veren 579 avukat. Fesih, tazminat, arabuluculuk ve görevli mahkeme bilgileriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Ömer Faruk Ada
Av. Ömer Faruk Ada
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 589 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İremnur Yalçin
Av. İremnur Yalçin
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Sivas Barosu'nun 1637 sicil numaralı üyesidir.

Av. Naciye Fatih
Av. Naciye Fatih
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 1442 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gamze Dökmetaş
Av. Gamze Dökmetaş
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 1583 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mualla Kaya
Av. Mualla Kaya
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 1647 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Dilek Sönmez Uzun
Av. Dilek Sönmez Uzun
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu'nun 608 sicil numaralı üyesidir. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Yusuf Coşman
Av. Yusuf Coşman
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 699 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Furkan Erinmez
Av. Furkan Erinmez
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu'nun 1141 sicil numaralı üyesidir. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gamze Yeğiner
Av. Gamze Yeğiner
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Sivas Barosu'nun 1243 sicil numaralı üyesidir.

Av. Songül Arslan
Av. Songül Arslan
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Sivas Barosu'nun 1574 sicil numaralı üyesidir.

Av. Cansu Asan Özer
Av. Cansu Asan Özer
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu'nun 905 sicil numaralı üyesidir. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ümit Uzun
Av. Ümit Uzun
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Sivas Barosu'na 1391 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Tuna Polat
Av. Tuna Polat
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 754 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Alparslan Hardal
Av. Alparslan Hardal
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 1234 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nurulhüda Şeker
Av. Nurulhüda Şeker
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu'nun 844 sicil numaralı üyesidir. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Yakup Kerem Yüceyurt
Av. Yakup Kerem Yüceyurt
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Sivas Barosu'nun 1250 sicil numaralı üyesidir.

Av. Hilal Özcan
Av. Hilal Özcan
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Sivas Barosu'na 1427 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Muhammed Halit Doğan
Av. Muhammed Halit Doğan
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 1451 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İsmail Çinar
Av. İsmail Çinar
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu'nun 770 sicil numaralı üyesidir. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ahmet Turan Çoşkun
Av. Ahmet Turan Çoşkun
Sivas Sivas Barosu

1531 baro sicil numarasıyla Sivas Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Sivas ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Gökhan Korkmaz
Av. Gökhan Korkmaz
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Sivas Barosu'nun 960 sicil numaralı üyesidir.

Av. Muhammed Taha Karasulu
Av. Muhammed Taha Karasulu
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 1593 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Eda Kiliç
Av. Eda Kiliç
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 1613 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Recai Gütmen
Av. Recai Gütmen
Sivas Sivas Barosu

603 baro sicil numarasıyla Sivas Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Sivas ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Nuri Saçli
Av. Nuri Saçli
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 1097 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Salih Coşar
Av. Salih Coşar
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Sivas Barosu'na 612 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Selim Bayazit
Av. Selim Bayazit
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 893 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Zeynep Bölükbaşi
Av. Zeynep Bölükbaşi
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Sivas Barosu'na 1356 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Enes Özdemir
Av. Enes Özdemir
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Sivas Barosu'nun 1573 sicil numaralı üyesidir.

Av. Abdurrahman Doğan
Av. Abdurrahman Doğan
Sivas Sivas Barosu

1094 baro sicil numarasıyla Sivas Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Sivas ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Asuman Çapar
Av. Asuman Çapar
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Sivas Barosu'na 638 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Fahri Bahadir
Av. Fahri Bahadir
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Sivas Barosu'nun 601 sicil numaralı üyesidir.

Av. Adem İmre
Av. Adem İmre
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Sivas Barosu'na 1668 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Fatma Nur Duran Alakoç
Av. Fatma Nur Duran Alakoç
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 1185 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nuh Güler
Av. Nuh Güler
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Sivas Barosu'nun 1319 sicil numaralı üyesidir.

Av. Zeynep Yurt
Av. Zeynep Yurt
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 1405 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gizem Topçu
Av. Gizem Topçu
Sivas Sivas Barosu

1731 baro sicil numarasıyla Sivas Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Sivas ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Gökhan Boğazliyan
Av. Gökhan Boğazliyan
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Sivas Barosu'na 684 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Cihad Mert
Av. Cihad Mert
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 1490 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gülşen Tiryaki
Av. Gülşen Tiryaki
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu'nun 1325 sicil numaralı üyesidir. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fadime Özge Boztunç
Av. Fadime Özge Boztunç
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Sivas Barosu'na 1418 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Selim Uzun
Av. Selim Uzun
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Sivas Barosu'nun 1027 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ahmet Göze
Av. Ahmet Göze
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 1594 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sümeyye Babatutmaz Alkan
Av. Sümeyye Babatutmaz Alkan
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu'nun 1322 sicil numaralı üyesidir. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sedat Koç
Av. Sedat Koç
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Sivas Barosu'nun 1023 sicil numaralı üyesidir.

Av. Esra Meran Uslu
Av. Esra Meran Uslu
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu'nun 1273 sicil numaralı üyesidir. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Resul Çakmak
Av. Resul Çakmak
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Sivas Barosu'na 718 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Talip Mert
Av. Talip Mert
Sivas Sivas Barosu

845 baro sicil numarasıyla Sivas Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Sivas ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Amine Çiğdem Karakütük Tosun
Av. Amine Çiğdem Karakütük Tosun
Sivas Sivas Barosu

1276 baro sicil numarasıyla Sivas Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Sivas ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Sinan Ata
Av. Sinan Ata
Sivas Sivas Barosu

530 baro sicil numarasıyla Sivas Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Sivas ilinde faaliyet göstermektedir.

Merkez, Sivas İş Hukuku Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Merkez (Sivas) bölgesinde iş hukuku uyuşmazlıklarını; iş sözleşmesinin kurulması ve sona ermesi, fesih türleri, kıdem ve ihbar tazminatı, işe iade, fazla mesai ve ücret alacakları, mobbing, iş kazası, zorunlu arabuluculuk ve görevli mahkeme boyutlarıyla ayrıntılı biçimde ele alır. Amaç, hangi yolun izleneceğini baştan doğru kurgulamanıza yardımcı olmak ve uyuşmazlığınıza uygun avukatı sayfadaki listeden bilinçli şekilde seçmenizi sağlamaktır.

Kısa Bakış — İş Hukuku Uyuşmazlıklarında Öne Çıkanlar
  • Görevli mahkeme: İşçi–işveren uyuşmazlıkları İş Mahkemesinde görülür; olmayan yerde Asliye Hukuk Mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar.
  • Zorunlu arabuluculuk: Tazminat ve alacak davaları ile işe iade taleplerinde arabuluculuk dava şartıdır; atlanırsa dava usulden reddedilir.
  • Başlıca alacaklar: Kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık izin ücreti, ücret ve iş güvencesi tazminatı.
  • Süre & zamanaşımı: Tazminat alacaklarında beş yıl; işe iadede fesihten itibaren bir aylık hak düşürücü süre. Erken başvuru önemlidir.
  • Yer: Merkez uyuşmazlıkları Sivas Adliyesi yargı çevresinde görülür.

İş Hukuku Nedir? Kapsamı ve Temel İlkeleri

İş hukuku, bağımlı çalışma ilişkisi içinde bir işverenin emir ve talimatı altında ücret karşılığı iş gören işçi ile işveren arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk dalıdır. Temel kaynağı 4857 sayılı İş Kanunu olmakla birlikte; sendikal haklar için 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, sosyal güvenlik boyutu için 5510 sayılı Kanun, iş güvenliği için 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve yargılama usulü için 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu tamamlayıcı kaynaklardır. Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde Türk Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmesine ilişkin genel hükümleri uygulanır.

İş hukukunun en belirleyici özelliği işçiyi koruma ilkesidir. İşçi, ekonomik olarak işverene bağımlı ve pazarlık gücü zayıf taraf kabul edildiğinden, kanun hükümlerinin çoğu işçi lehine emredici niteliktedir; yani sözleşmeyle işçi aleyhine bertaraf edilemez. Bir hükmün yorumu tartışmalı olduğunda "işçi lehine yorum" ilkesi devreye girer. Bu koruyucu yaklaşım, iş sözleşmesinin kurulmasından sona ermesine kadar tüm aşamalara sinmiştir.

Bir iş ilişkisinin varlığı için belirleyici ölçüt bağımlılık unsurudur: işçinin, işverenin denetim ve gözetimi altında, onun talimatlarına uyarak çalışması. Bu unsur, iş sözleşmesini eser veya vekâlet gibi bağımsız çalışma ilişkilerinden ayırır ve İş Kanunu korumasının uygulanıp uygulanmayacağını belirler. Aşağıda iş hukukunun en sık gündeme gelen konu başlıkları özetlenmiştir:

İş Sözleşmesi
Kuruluş ve türleri
Fesih
Haklı / geçerli / bildirimli
Kıdem & İhbar
Tazminat hakları
Ücret Alacakları
Fazla mesai, izin
İş Kazası
Tazminat ve SGK
Sendikal Haklar
Toplu iş ilişkileri

İş Sözleşmesi Türleri

İş ilişkisinin hukuki çerçevesi, tarafların kurduğu iş sözleşmesiyle belirlenir. Sözleşmenin türü; feshin sonuçlarını, tazminat haklarını ve iş güvencesinden yararlanmayı doğrudan etkilediği için baştan doğru belirlenmesi önemlidir. İş Kanunu, farklı çalışma biçimlerine uygun birçok sözleşme tipini tanımıştır.

En temel ayrım belirli süreli–belirsiz süreli sözleşme ayrımıdır. Belirsiz süreli sözleşme asıl olan tiptir; iş güvencesi hükümleri ve ihbar tazminatı esas olarak bu sözleşmelerde uygulanır. Belirli süreli sözleşme ise ancak işin niteliği veya belirli bir olgunun gerçekleşmesi gibi objektif bir neden bulunuyorsa geçerli biçimde kurulabilir; esaslı bir neden olmadan zincirleme (birbirini izleyen) belirli süreli sözleşmeler yapılması hâlinde sözleşme baştan belirsiz süreli sayılır. Bu, işçinin iş güvencesi ve tazminat haklarını korumaya yönelik önemli bir güvencedir.

Diğer başlıca türler şunlardır:

  • Tam süreli / kısmi süreli sözleşme: Haftalık çalışma süresinin tam mı yoksa emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az mı olduğuna göre belirlenir; kısmi süreli çalışanın haklarında ayrımcılık yapılamaz.
  • Deneme süreli sözleşme: Taraflar, sözleşmeye kural olarak en çok iki aya kadar (toplu iş sözleşmesiyle dört aya kadar uzatılabilen) bir deneme süresi koyabilir; bu süre içinde taraflar bildirim süresine ve tazminata gerek olmaksızın sözleşmeyi feshedebilir, ancak işçinin çalıştığı günlerin ücreti ve diğer hakları saklıdır.
  • Çağrı üzerine çalışma: İşçinin, işgücüne ihtiyaç duyulduğunda çağrılarak çalıştırıldığı kısmi süreli bir türdür; süre kararlaştırılmamışsa haftalık belirli bir süre çalışma kararlaştırılmış sayılır.
  • Uzaktan çalışma: İşin, işyeri dışında teknolojik araçlarla yürütüldüğü ve yazılı sözleşmeyle düzenlenmesi gereken çalışma biçimidir.

Fesih Türleri: Haklı, Geçerli ve Bildirimli Fesih

İş hukuku uyuşmazlıklarının büyük çoğunluğu iş sözleşmesinin sona ermesinden, yani fesihten kaynaklanır. Feshin hangi türe girdiği; tazminat hakkını, işe iade imkânını ve ispat yükünü belirlediği için davanın kaderini doğrudan etkiler. Uygulamada üç temel fesih biçimini ayırt etmek gerekir.

Bildirimli (süreli) fesih, belirsiz süreli sözleşmelerde tarafların, kıdeme göre değişen bildirim sürelerine uyarak sözleşmeyi sona erdirmesidir. Bildirim süresine ait ücret peşin ödenerek sözleşme derhâl de sona erdirilebilir. İş güvencesi kapsamındaki işçilerde işverenin bu feshi ayrıca geçerli bir sebebe dayandırması zorunludur.

Haklı nedenle (derhâl) fesih, İş Kanunu m.24 (işçi için) ve m.25 (işveren için) sayılan ağır sebeplerin varlığında, bildirim süresi beklenmeksizin sözleşmenin sona erdirilmesidir. İşçi bakımından ücretin ödenmemesi, sağlık koşullarının bozulması veya işverenin ahlak ve iyiniyete aykırı davranışı; işveren bakımından işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları, işi savsaklaması veya devamsızlığı başlıca örneklerdir. Ahlak ve iyiniyete aykırılık hâllerinde fesih hakkı, olayın öğrenilmesinden itibaren altı işgünü ve her hâlde bir yıl içinde kullanılmalıdır.

Geçerli nedenle fesih, iş güvencesi kapsamındaki işçinin; yetersizliği, davranışları veya işletme, işyeri ve işin gereklerinden kaynaklanan bir sebeple, bildirim sürelerine uyularak feshedilmesidir. Geçerli sebep, haklı sebep kadar ağır değildir; bu fesihte kural olarak kıdem ve ihbar tazminatı ödenir. İşveren geçerli sebep gösteremez veya gösterdiği sebep gerçek değilse fesih geçersiz sayılır ve işe iade sonucu doğar.

Fesihte yazılılık ve savunma alma

İşveren, geçerli sebeple fesihte fesih bildirimini yazılı yapmak ve sebebini açık ve kesin biçimde belirtmek zorundadır. İşçinin davranışı veya verimiyle ilgili fesihlerde, işçinin savunması alınmadan sözleşme feshedilemez. Bu usul kurallarına uyulmaması feshi geçersiz kılabilir.

Kıdem ve İhbar Tazminatı

Fesihle birlikte en çok gündeme gelen iki alacak kıdem ve ihbar tazminatıdır. İkisi farklı koşullara ve farklı hesap yöntemine tabidir; sık sık birbirine karıştırılsa da hukuki temelleri ayrıdır.

Kıdem tazminatı, aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışmış işçiye, sözleşmenin kıdeme hak kazandıran bir sebeple sona ermesi hâlinde ödenir. Her tam çalışma yılı için işçiye otuz günlük (giydirilmiş brüt) ücreti tutarında ödeme yapılır; bir yıldan artan süreler için de oranlama yapılır. Hesaba yalnızca çıplak ücret değil, süreklilik gösteren ikramiye, yol, yemek, prim gibi ek menfaatler de dâhil edilir (giydirilmiş ücret). Kıdem tazminatının bir tavanı (üst sınırı) vardır ve bu tavan her yıl güncellenir; tavanı aşan kısım ödenmez.

İhbar tazminatı ise bildirim sürelerine uyulmadan yapılan fesihlerde, süreye uymayan tarafın karşı tarafa ödediği tazminattır. Bildirim süreleri kıdeme göre iki–sekiz hafta arasında değişir. İhbar tazminatı, kıdem tazminatından farklı olarak bir yıllık kıdem şartına bağlı değildir ve yalnızca işçi değil, bildirim süresine uymadan işi bırakan işçiden işveren de talep edebilir. İşçinin haklı nedenle derhâl feshinde ihbar tazminatı gündeme gelmez.

  • Kıdem şartı: Aynı işverende en az bir yıl + kıdeme hak kazandıran sona erme sebebi.
  • Hesap esası: Kıdemde giydirilmiş brüt ücret üzerinden her yıl için 30 gün; ihbarda kıdeme göre 2–8 haftalık ücret.
  • Ödemede gecikme: Kıdem tazminatı zamanında ödenmezse mevduata uygulanan en yüksek faiz talep edilebilir.

İşe İade Davası

İşe iade davası, iş güvencesi kapsamındaki işçinin, geçerli sebep gösterilmeden veya geçersiz sebeple işten çıkarılması hâlinde başvurabileceği özel bir yoldur. Amacı, işçinin işine geri dönmesini sağlamak ve keyfi fesihleri caydırmaktır. Bu davanın açılabilmesi için belirli koşulların bir arada bulunması gerekir.

Koşullar şunlardır: işyerinde en az otuz işçinin çalışması, işçinin ilgili işyerinde en az altı aylık kıdeminin bulunması, iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması ve feshin geçerli bir sebebe dayandırılmamış olması. İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile işyerinin tamamını yöneten ve işçi alıp çıkarma yetkisi olan yardımcıları bu güvenceden yararlanamaz.

Sürece ilişkin usul kuralları katıdır: işçi, fesih bildiriminin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde önce arabulucuya başvurmalıdır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücüdür.

Mahkeme feshin geçersizliğine karar verirse, işveren işçiyi kararın kesinleşmesinden itibaren başvuru üzerine bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşveren işçiyi işe başlatmazsa, işçiye kıdemine göre en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında iş güvencesi tazminatı öder. Ayrıca işçi, çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş ücret ve diğer haklarını (boşta geçen süre ücreti) da alır.

İşe başlatma

İşveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatırsa boşta geçen süre ücreti (en çok dört ay) ödenir; iş güvencesi tazminatı gündeme gelmez.

Başlatmama

İşe başlatmazsa 4–8 aylık iş güvencesi tazminatı + en çok dört aylık boşta geçen süre ücreti birlikte ödenir.

Fazla Mesai, Yıllık İzin ve Ücret Alacakları

İş sözleşmesi devam ederken veya sona erdiğinde en sık talep edilen kalemler işçilik alacaklarıdır. Bu alacakların doğru hesaplanması ve ispatı, davanın sonucunu belirleyen teknik konulardandır.

Fazla çalışma (fazla mesai): Haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır ve her fazla saat için normal saat ücretinin yüzde elli fazlası ödenir. Haftalık çalışma süresi sözleşmeyle kırk beş saatin altında belirlenmişse, bu süreyi aşan ve kırk beş saate kadar olan çalışmalar "fazla sürelerle çalışma" olarak yüzde yirmi beş zamlı ödenir. İşçi isterse zamlı ücret yerine serbest zaman (izin) kullanabilir. Yılda toplam iki yüz yetmiş saati aşan fazla çalışma yaptırılamaz.

Yıllık ücretli izin: En az bir yıl çalışan işçi yıllık ücretli izne hak kazanır. İzin süresi kıdeme göre değişir: bir–beş yıl arası için en az on dört gün, beş–on beş yıl arası için en az yirmi gün, on beş yıl ve üzeri için en az yirmi altı gün. On sekiz yaşından küçük ve elli yaşından büyük işçilerde izin en az yirmi gündür. Kullandırılmayan yıllık izinlerin ücreti, ancak iş sözleşmesi sona erdiğinde son ücret üzerinden ödenir; sözleşme devam ederken izin ücrete dönüştürülemez.

Diğer alacaklar: Ödenmeyen aylık ücret, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil (UBGT) ücretleri, prim ve ikramiyeler de dava konusu edilebilir. Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılırsa, o günün ücretine ek olarak çalışılan her gün için bir günlük ücret daha ödenir. Bu alacaklarda ödemeyi ispat yükü işverendedir.

Bordronun ispat gücü

İşçi tarafından ihtirazi kayıt konulmadan imzalanan ve fazla mesai, tatil çalışmasını ayrı ayrı gösteren bordrolar, aksi yazılı delille kanıtlanmadıkça o dönem alacaklarının ödendiğine karine oluşturur. Bu nedenle bordroların dikkatle incelenmesi önemlidir.

Mobbing ve Eşit Davranma İlkesi

İş ilişkisi yalnızca ücret ve çalışma süresinden ibaret değildir; işçinin kişilik hakları da hukukun koruması altındadır. Bu alanda iki önemli kurum öne çıkar: mobbing ve eşit davranma (ayrımcılık yasağı) ilkesi.

Mobbing (işyerinde psikolojik taciz): Bir işçiye yönelik olarak sistematik biçimde, süreklilik gösterecek şekilde tekrarlanan; yıldırma, dışlama, aşağılama veya işten soğutma amaçlı davranışlardır. Tek başına bir tartışma veya olağan bir iş talimatı mobbing sayılmaz; belirleyici olan davranışların süreklilik, sistematiklik ve kişiyi hedef alma unsurlarını taşımasıdır. İşveren, işçiyi gözetme ve kişilik haklarını koruma borcu gereği mobbingi önlemekle yükümlüdür. Mobbinge maruz kalan işçi haklı nedenle fesih hakkını kullanabilir, manevi tazminat talep edebilir ve ayrıca ceza hukuku boyutunda şikâyet yoluna gidebilir.

Eşit davranma ilkesi: İşveren, iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, din ve mezhep gibi sebeplere dayalı ayrım yapamaz. İş sözleşmesinin yapılmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde bu ilkeye aykırı davranılamaz. İlkenin ihlali hâlinde işçi, yoksun bırakıldığı hakların yanında dört aya kadar ücreti tutarında ayrımcılık tazminatı talep edebilir. Aynı işyerinde aynı nitelikte iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret ödenmesi de yasaktır.

İspat kolaylığı

İşçi, mobbing veya ayrımcılık iddiasını güçlü emarelerle (yazışma, tanık, rapor) ortaya koyduğunda, böyle bir durumun bulunmadığını ispat yükü işverene geçebilir. Bu nedenle işçinin olayları belgelemesi büyük önem taşır.

İş Kazası ve Meslek Hastalığı

İş kazası, işçinin işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş sebebiyle veya işe bağlı diğer hâllerde meydana gelen ve işçiyi bedence veya ruhça zarara uğratan olaydır. Meslek hastalığı ise işçinin yürüttüğü işin niteliği gereği tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm koşulları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlleridir. Her iki durumda da işçi lehine çok katmanlı bir koruma sistemi devreye girer.

İlk katman sosyal güvenliktir: Sosyal Güvenlik Kurumu, iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kapsamında geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri ve ölüm hâlinde hak sahiplerine gelir bağlanması gibi edimleri sağlar. İkinci katman işverenin hukuki sorumluluğudur: SGK'nın karşılamadığı zararlar için işçi veya hak sahipleri, işverenin kusuru ölçüsünde maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Bu davada iş göremezlik oranı, kusur dağılımı ve zararın miktarı bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

İşverenin temel yükümlülüğü iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almaktır. Gerekli eğitim, ekipman ve denetimlerin sağlanmaması, kusur değerlendirmesinde işveren aleyhine ağır basar. İşçinin kendi kusuru varsa (müterafik kusur) tazminattan indirim yapılabilir. Ağır sonuçlu kazalarda ayrıca taksirle yaralama veya ölüme neden olma yönünden cezai sorumluluk gündeme gelir; bu boyut ceza mahkemesinde ayrıca yürür. İşveren, iş kazasını kazadan sonra üç işgünü içinde SGK'ya bildirmekle yükümlüdür.

Görevli ve Yetkili Mahkeme: İş Mahkemesi ve Zorunlu Arabuluculuk

İşçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıklarda görevli mahkeme kural olarak İş Mahkemesidir; İş Mahkemesi kurulmamış yerlerde bu davalara Asliye Hukuk Mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetki bakımından dava, davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesinde veya işin yapıldığı yer mahkemesinde açılabilir; birden fazla davalı varsa herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Bu yetki kuralları işçi lehine düzenlenmiş olup sözleşmeyle işçi aleyhine değiştirilemez.

7036 sayılı Kanun ile getirilen en önemli usul kuralı, zorunlu (dava şartı) arabuluculuktur. İşçilik alacakları (kıdem, ihbar, fazla mesai, ücret, yıllık izin vb.) ve işe iade talepleriyle, iş sözleşmesine dayalı tazminat davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Arabuluculuk aşaması atlanarak açılan dava, mahkemece usulden reddedilir. Ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları bu zorunluluğun kapsamı dışındadır.

Uyuşmazlık TürüGörevli MahkemeZorunlu ArabuluculukNot
Kıdem / ihbar tazminatıİş MahkemesiEvet (dava şartı)Önce arabulucuya başvuru zorunlu
Fazla mesai / ücret alacaklarıİş MahkemesiEvet (dava şartı)İspat yükü işverende
İşe iade talebiİş MahkemesiEvet (dava şartı)Fesihten itibaren 1 ay içinde başvuru
İş kazası / meslek hastalığı tazminatıİş MahkemesiHayır (istisna)Doğrudan dava açılabilir
Hizmet tespiti (SGK'ya karşı)İş MahkemesiHayırSGK'nın taraf olduğu davalar kapsam dışı

Merkez'daki iş uyuşmazlıkları, yer bakımından yetki kurallarına göre Sivas Adliyesi yargı çevresindeki İş Mahkemesinde (yoksa Asliye Hukuk Mahkemesinde) görülür. Doğru forumun ve yetkinin baştan belirlenmesi, görevsizlik/yetkisizlik kararıyla oluşacak zaman kaybını önler.

Merkez'da İş Davası Süreci Nasıl İşler?

Bir iş uyuşmazlığında sürecin doğru sırayla yürütülmesi, hem hak kayıplarını önler hem de sonucu hızlandırır. Aşağıdaki adımlar tipik bir işçilik alacağı/işe iade sürecinin ana hatlarını gösterir:

1
Fesih ve durum tespiti

Fesih bildirimi, gerekçesi ve tebliğ tarihi belgelenir; işe iade için bir aylık, tazminat için beş yıllık sürelerin işlemeye başladığı an tespit edilir.

2
Belge ve delil toplama

Hizmet dökümü (SGK), bordrolar, iş sözleşmesi, giriş-çıkış kayıtları, yazışmalar ve tanık bilgileri bir araya getirilir; alacak kalemleri hesaplanır.

3
Zorunlu arabuluculuk

Dava açmadan önce arabulucuya başvurulur. Anlaşma sağlanırsa hızlı ve kesin sonuç doğar; sağlanamazsa son tutanak düzenlenir ve dava yolu açılır.

4
Dava açılması

Arabuluculuk son tutanağı eklenerek yetkili İş Mahkemesinde dava açılır; işe iadede iki haftalık hak düşürücü süreye dikkat edilir.

5
Yargılama ve bilirkişi

Tanıklar dinlenir, SGK ve işyeri kayıtları celbedilir, alacak hesabı ve iş kazasında kusur/iş göremezlik bilirkişi raporuyla belirlenir.

6
Karar ve kanun yolları

Mahkeme kararı verir; taraflar süresi içinde istinaf, koşulları varsa temyiz yoluna başvurabilir. Kesinleşen karar icra yoluyla tahsil edilir.

İş Davalarında Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler

İş hukukunda süreler, hakların korunması bakımından belirleyicidir ve talebin türüne göre farklılaşır. Sürelerin doğru hesaplanması, açılacak davanın esasa girmeden reddedilmesini önler.

Zamanaşımı süreleri: Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ve iş güvencesi (işe başlatmama) tazminatı için beş yıllık zamanaşımı uygulanır ve bu süre kural olarak iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten işler. Ücret, fazla mesai, yıllık izin ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi alacaklarda da beş yıllık zamanaşımı geçerlidir. Zamanaşımı, alacağı büsbütün sona erdirmez ancak karşı tarafça ileri sürüldüğünde talebin reddine yol açar.

Hak düşürücü süreler: İşe iade davasında işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalı; anlaşma olmazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açmalıdır. Bu süreler hak düşürücü olduğundan durmaz, kesilmez ve kaçırıldığında işe iade talebi tümüyle ortadan kalkar. Benzer şekilde, haklı nedenle derhâl fesih hakkı, olayın öğrenilmesinden itibaren altı işgünü ve her hâlde bir yıl içinde kullanılmalıdır.

İş Uyuşmazlıklarında Sık Yapılan Hatalar

Uygulamada işçilerin (ve zaman zaman işverenlerin) haklarını zayıflatan bazı tekrarlayan hatalar vardır. Bunların önceden bilinmesi, telafisi güç kayıpları önler:

  • Sürelerin kaçırılması: Özellikle işe iadedeki bir aylık arabuluculuk başvuru süresinin geçirilmesi, hakkın tümden kaybına yol açar.
  • İbraname/ikale sözleşmesinin bilinçsiz imzalanması: Fesihte "her türlü hakkımı aldım" içerikli belgelerin dikkatsizce imzalanması, sonradan alacak talebini güçleştirebilir. İbra belgeleri sıkı geçerlilik koşullarına tabidir.
  • İstifa dilekçesi baskısı: İşçinin, aslında haklı nedenle veya işveren feshiyle ayrıldığı hâlde "istifa ettim" içerikli dilekçe imzalaması, kıdem-ihbar tazminatı hakkını riske atar.
  • Delil toplamama: Fazla mesai, mobbing ve ödenmeyen ücret iddialarında yazışma, tanık ve kayıtların önceden derlenmemesi ispatı zorlaştırır.
  • Ücretin bir kısmının elden ödenmesine ses çıkarmama: Sigortaya düşük ücret bildirimi, tazminat ve alacak hesabını doğrudan düşürür; gerçek ücretin ispatı ayrı bir uyuşmazlık konusu olur.

İş Davası İçin Gerekli Belgeler

Sağlam bir dosya, sürecin en kritik parçasıdır. Aşağıdaki belge ve bilgiler, işçilik alacağı veya işe iade sürecinde büyük önem taşır:

  • İş sözleşmesi: Varsa yazılı sözleşme; sözleşmenin türü ve kararlaştırılan koşulları gösterir.
  • SGK hizmet dökümü: Giriş-çıkış tarihleri, kıdem ve bildirilen ücreti kanıtlar; e-Devlet'ten alınabilir.
  • Ücret bordroları ve banka kayıtları: Ödenen ve ödenmeyen kalemleri, fazla mesai ve tatil ücretlerini gösterir.
  • Fesih bildirimi / ihtarname: Feshin tarihi ve gerekçesi ile sürelerin başlangıcını belgeler.
  • Giriş-çıkış / puantaj kayıtları: Çalışma sürelerini ve fazla mesaiyi ortaya koyar.
  • Yazışmalar ve tanık bilgileri: Mobbing, fazla mesai ve gerçek ücret gibi iddiaların ispatında kullanılır.

İş Hukuku Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

İş hukuku, hem maddi hukuk hem de usul (arabuluculuk, hak düşürücü süreler, bilirkişi hesabı) yönünden teknik bir alandır. Sürecin baştan doğru kurgulanması, sonucu belirleyen en önemli etkendir. Merkez bölgesindeki avukatları listeden incelerken, görüşme sırasında şu noktaları netleştirmeniz yararlı olur:

Alan deneyimi

İş hukuku uyuşmazlıklarında (fesih, işe iade, işçilik alacağı, iş kazası) düzenli çalışıp çalışmadığı.

Süreç planı

Arabuluculuk, dava ve kanun yolu adımlarını, süreleri ve olası senaryoları baştan açıklayabilmesi.

Alacak hesabı

Kıdem, ihbar, fazla mesai ve diğer kalemlerin nasıl hesaplandığını anlaşılır biçimde aktarması.

Ücret ve masraf

Vekâlet ücreti, yargılama gideri ve olası ek masrafların yazılı ve şeffaf biçimde belirtilmesi.

Görüşmede sorabileceğiniz örnek sorular: "Benim durumumda işe iade koşulları oluşuyor mu?", "Zorunlu arabuluculuk aşaması ne kadar sürer?", "Fazla mesai iddiamı hangi delillerle ispatlayabiliriz?", "Kıdem ve ihbar tazminatım yaklaşık ne kadar hesaplanır?", "Süreler bakımından acele etmem gereken bir durum var mı?" Bu sorulara verilen yanıtların açıklığı, avukatın alana hâkimiyeti hakkında fikir verir. Avukatlık Kanunu gereği avukatlar dava sonucu hakkında kesin başarı taahhüdünde bulunamaz; size gerçekçi bir değerlendirme sunan yaklaşım daha güvenilirdir.

İlgili Mevzuat

İş hukuku uyuşmazlıkları çok sayıda kanun ve düzenlemenin bir arada uygulanmasını gerektirir. Başlıca kaynaklar şunlardır:

  • 4857 sayılı İş Kanunu
    Fesih, tazminat, çalışma süreleri, izin, iş güvencesi ve eşit davranma gibi temel kuralların ana kaynağı.
  • 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu
    İş mahkemelerinin görev ve yetkisi ile zorunlu (dava şartı) arabuluculuk usulünü düzenler.
  • 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu
    Sendika özgürlüğü, toplu iş sözleşmesi, grev ve lokavt gibi toplu iş ilişkilerini kapsar.
  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
    Sigortalılık, prim, iş kazası ve meslek hastalığı sigortası ile hizmet tespitine ilişkin kuralları içerir.
  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
    İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ile önleyici tedbirleri düzenler.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
    Hizmet sözleşmesine ilişkin genel hükümlerle İş Kanunu'nun boşluk bıraktığı hâllerde tamamlayıcı kaynaktır.

Emsal İçtihat Yaklaşımları

Yüksek mahkeme kararlarında istikrar kazanmış başlıca ilkeler:

İlke · Feshin son çare olması

İşletme gereklerine dayalı fesihte, işverenin işçiyi çıkarmadan önce fazla çalışmayı kaldırma, esnek çalışma veya başka pozisyonda değerlendirme gibi imkânları tükettiğinin (feshin son çare olduğunun) araştırılması gerektiği yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · Fazla mesaide takdiri indirim

Uzun süreli fazla mesai iddiasının yalnızca tanık beyanına dayandığı hâllerde, hayatın olağan akışı gözetilerek hesaplanan alacaktan hakkaniyet gereği belirli oranda indirim yapılabileceği değerlendirmesi.

İlke · Gerçek ücretin araştırılması

Bordroda gösterilen ücretin gerçeği yansıtmadığı iddiasında; meslek kuruluşlarından emsal ücret sorulması ve tüm delillerle gerçek ücretin belirlenmesi gerektiği yaklaşımı.

İlke · İbra ve ikalede işçi iradesi

Fesihte düzenlenen ibraname ve ikale (bozma) sözleşmelerinin, işçinin makul yararı ve serbest iradesi gözetilerek sıkı biçimde denetlenmesi; miktar içermeyen veya baskı altında imzalanan belgelerin sınırlı etki taşıyabileceği eğilimi.

Sıkça Sorulan Sorular

Merkez'da iş davası hangi mahkemede açılır?

İşçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıklar kural olarak İş Mahkemelerinde görülür; İş Mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara Asliye Hukuk Mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetki bakımından dava, davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği gibi işin yapıldığı yer mahkemesinde de açılabilir; bu yetki kuralı işçi lehine getirilmiş olup sözleşmeyle ortadan kaldırılamaz. Önemli bir usul kuralı da şudur: kıdem-ihbar tazminatı, fazla mesai ve ücret alacakları ile işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Merkez'daki uyuşmazlıklar yer bakımından yetki kurallarına göre Sivas Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkemede ele alınır.

İşe iade davası açmak için hangi koşullar gerekir ve süresi nedir?

İş güvencesi hükümlerinden yararlanıp işe iade davası açabilmek için birkaç koşulun bir arada bulunması gerekir: işyerinde en az otuz işçi çalışması, işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması, iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması ve işverence geçerli bir sebep gösterilmeden veya geçersiz sebeple feshedilmiş olması. İşveren vekili niteliğindeki üst düzey yöneticiler bu korumadan yararlanamaz. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde önce arabulucuya başvurulması, anlaşma sağlanamazsa arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılması gerekir. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması hâlinde işe iade talebi ileri sürülemez.

Kıdem tazminatına hak kazanmanın şartları nelerdir?

Kıdem tazminatına hak kazanmanın temel koşulu, aynı işverene bağlı olarak en az bir yıllık çalışmanın bulunması ve iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazandıran bir sebeple sona ermesidir. Bu sebepler başlıca şunlardır: işverenin haklı sebep dışında (yani ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık dışındaki gerekçelerle) yaptığı fesih, işçinin haklı nedenle (ücretin ödenmemesi, sağlığa aykırı koşullar, işverenin ahlak ve iyiniyete aykırı davranışı gibi) yaptığı fesih, kadın işçinin evlilik nedeniyle bir yıl içinde ayrılması, işçinin emeklilik, muvazzaf askerlik veya işçinin ölümü hâlleri. İşçinin haklı bir neden olmadan istifa etmesi kural olarak kıdem tazminatı hakkı doğurmaz.

İhbar tazminatı nedir, kimler talep edebilir?

İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesinin bildirim (ihbar) sürelerine uyulmadan feshedilmesi hâlinde, süreye uymayan tarafın karşı tarafa ödemesi gereken tazminattır. Bildirim süreleri işçinin kıdemine göre değişir ve iki haftadan sekiz haftaya kadar uzanır; altı aya kadar kıdemde iki hafta, altı ay–bir buçuk yıl arasında dört hafta, bir buçuk–üç yıl arasında altı hafta, üç yıldan fazla kıdemde sekiz haftadır. İhbar tazminatını yalnızca işçi değil, işçinin bildirim süresine uymadan işi bıraktığı hâllerde işveren de talep edebilir. Kıdem tazminatından farklı olarak ihbar tazminatı bir yıllık kıdem şartına bağlı değildir.

Haklı fesih ile geçerli fesih arasındaki fark nedir?

Haklı fesih (İş Kanunu m.24 ve m.25), taraflardan birinin iş ilişkisini derhâl, bildirim süresi beklemeden sona erdirmesini gerektiren ağır sebeplere dayanır; örneğin işçi bakımından ücretin ödenmemesi, işveren bakımından işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışı. İşveren işçiyi ahlak ve iyiniyete aykırılık nedeniyle haklı sebeple çıkarırsa işçi kural olarak kıdem tazminatına hak kazanamaz. Geçerli fesih (m.18) ise iş güvencesi kapsamındaki işçinin, işçinin yetersizliği, davranışları veya işletme gereklerinden kaynaklanan ve bildirim sürelerine uyularak yapılan feshidir; bu fesihte kural olarak kıdem ve ihbar tazminatı ödenir. Geçerli sebep gösterilmeyen fesih ise geçersiz sayılır ve işe iade sonucunu doğurabilir.

Fazla mesai ve ücret alacakları nasıl ispatlanır?

Haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır ve her fazla saat için normal ücretin yüzde elli fazlasıyla ödeme yapılması gerekir. Ücret ve fazla mesai alacaklarının ödendiğini ispat yükü kural olarak işverendedir; ödemenin, imzalı ve fazla mesaiyi ayrı gösteren bordroyla ya da banka kaydıyla kanıtlanması beklenir. İşçi ise çalışma süresini ve fazla mesai yaptığını her türlü delille, özellikle tanık, işyeri giriş-çıkış kayıtları, puantaj ve yazışmalarla ispatlayabilir. Yalnızca tanık beyanına dayanan uzun süreli fazla mesai iddialarında mahkemeler hakkaniyet gereği belirli bir oranda indirim (takdiri indirim) uygulayabilir.

İş davalarında zamanaşımı süresi ne kadardır?

Süre, talebin türüne göre değişir. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ve iş güvencesi tazminatı alacakları için beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanır; bu süre kural olarak iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren işler. Ücret, fazla mesai, yıllık izin ücreti, hafta tatili ve genel tatil ücreti gibi alacaklar ise beş yıllık zamanaşımına tabidir. İşe iade davasında ise süreler zamanaşımı değil hak düşürücü niteliktedir ve çok kısadır (fesih bildiriminden itibaren bir ay içinde arabuluculuk başvurusu). Sürelerin kaçırılması ciddi hak kayıplarına yol açtığından, fesihten sonra vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme yaptırmak önemlidir.

Mobbing (işyerinde psikolojik taciz) nedir, nasıl ispatlanır?

Mobbing, işyerinde bir kişiye yönelik olarak sistematik biçimde, süreklilik gösterecek şekilde tekrarlanan; yıldırma, dışlama, küçük düşürme veya işten soğutma amacı taşıyan davranışlardır. Tek seferlik bir tartışma veya olağan iş talimatları mobbing sayılmaz; belirleyici olan davranışların süreklilik, sistematiklik ve kişiyi hedef alma unsurlarını taşımasıdır. İşveren, işçiyi gözetme ve kişilik haklarını koruma borcu gereği mobbingi önlemekle yükümlüdür. İspatta e-posta ve mesaj yazışmaları, tanık beyanları, sağlık raporları, tutulan olay günlükleri ve idari yazışmalar kullanılır; mobbing mağduru işçi hem haklı nedenle fesih hakkını kullanabilir hem de manevi tazminat talep edebilir.

İş kazası geçiren işçinin hakları nelerdir?

İş kazası veya meslek hastalığı hâlinde işçi lehine birden çok koruma devreye girer. Sosyal Güvenlik Kurumu; geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri ve ölüm hâlinde hak sahiplerine gelir bağlanması gibi edimleri sağlar. Bunun yanında işçi veya hak sahipleri, işverenin kusuru ölçüsünde maddi ve manevi tazminat davası açabilir; SGK'nın karşılamadığı zararlar bu davada talep edilir. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alma yükümlülüğü esastır; tedbirsizlik kusur değerlendirmesinde belirleyicidir. Ağır sonuçlu kazalarda ayrıca taksirle yaralama veya ölüme neden olma yönünden cezai sorumluluk da gündeme gelebilir. İşverenin kazayı SGK'ya süresinde bildirmesi zorunludur.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar