Yargıtay'dan Anayasa Mahkemesi ve Bireysel Başvuru Sistemi Hakkında Resmi Açıklama
Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin Şerafettin Can Atalay hakkındaki kararlarıyla ilgili kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla resmi bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Anayasa'da yüksek mahkemelerin konumu ve bireysel başvuru sisteminin işleyişi detaylı şekilde ele alındı.
Anayasa'nın 146, 154 ve 155. maddelerinde Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay'ın yüksek mahkemeler olarak düzenlendiği, aralarında üstünlük sıralaması bulunmadığı belirtildi. Yargıtay'ın 6 Mart 1868'den beri adli yargının en üst temyiz mercii olduğu, üyelerinin alanlarında uzman yüksek hakimlerden oluştuğu vurgulandı. Anayasa'nın 154. maddesine göre Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka merciye bırakmadığı kararların son inceleme merciidir. Ayrıca Yargıtay'ın, adli yargıda hukukun eşit uygulanmasını sağlama görevi bulunduğu ifade edildi.
Bireysel Başvuru ve Anayasa Mahkemesi'nin Yetkileri
Anayasa'nın 148. maddesinde Anayasa Mahkemesi'nin görev ve yetkileri tanımlanmış, 2010 yılında yapılan değişiklikle bireysel başvuru hakkı eklenmiş ve 2012'den itibaren uygulanmaya başlanmıştır. Ancak bireysel başvuru öncesinde olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Anayasa'nın 148/5 hükmü gereği bireysel başvuruda kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlar incelenemez. Bu nedenle bireysel başvuru, olağan veya olağanüstü kanun yolu olmayıp, temel hak ve özgürlüklere yönelik hukuka aykırı müdahalelerin kanun yollarında giderilememesi halinde başvurulabilecek ikincil bir hak arama yoludur.
Açıklamada, Anayasa Mahkemesi'nin adli ve idari mahkemelerce verilen kararları bozma yetkisi olmadığı, istinaf ve temyiz mercii olarak davaları yeniden inceleyemeyeceği vurgulandı. Buna karşın, Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru incelemelerinde zaman zaman anayasal ve yasal sınırları aşarak Yargıtay ve Danıştay'ın yerleşik içtihatlarını tersine çevirecek kararlar aldığı, bunun kesin hüküm etkisini devre dışı bıraktığı ifade edildi.
Kamuoyunda Anayasa Mahkemesi'nin "süper temyiz mahkemesi" olduğu yönünde yanlış bir algı oluştuğuna dikkat çekilen açıklamada, temel hak ve özgürlüklerin korunmasının sadece Anayasa Mahkemesi'nin değil tüm yargı organlarının görevi olduğu belirtildi. Bireysel başvuru sisteminin, yapısal sorunların çözümünde elverişli bir araç olması beklenirken, mecrasından çıkarak yargı sistemini zayıflatan bir sorun haline geldiği kaydedildi.
Sık Sorulan Sorular
Yargıtay'ın görev alanı nedir?
Bireysel başvuru nedir?
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruda hangi sınırları gözetir?
İlgili Haberler
Yargıtay'dan Üye Hakkındaki İddialara İlişkin Resmi Açıklama
Anayasa Mahkemesi, duruşma düzeni bozulan disiplin hapsi kararında hak ihlali tespit etti
AYM, kültürel varlığı bulunan taşınmazlarda kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesini mülkiyet hakkı ihlali saydı
Ortaklığın Giderilmesi Davasında Taraf Teşkili Sağlanmadan Satılan Taşınmazın Zararının Karşılanmaması