Beyoğlu Zorunlu Arabuluculuk Avukatları
Beyoğlu, İstanbul ilçesinde zorunlu (dava şartı) arabuluculuk süreçlerinde hizmet veren 2.487 avukat. Dava şartı, başvuru, anlaşma belgesi ve görevli merci bilgileriyle inceleyin.
Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 88059 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul Barosu'nun 47916 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 2997 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 25023 sicil numaralı üyesidir.
17948 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 4787 sicil numaralı üyesidir.
32741 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
İstanbul Barosu bünyesinde 2172 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 17641 sicil numaralı üyesidir.
50517 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
İstanbul Barosu bünyesinde 96256 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 90989 sicil numaralı üyesidir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 13191 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul Barosu'nun 13432 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
18314 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
99804 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
54382 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
24339 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 88789 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 42904 sicil numaralı üyesidir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 53328 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 60006 sicil numaralı üyesidir.
İstanbul Barosu'nun 55098 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 70799 sicil numaralı üyesidir.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 57031 sicil numaralı üyesidir.
İstanbul Barosu'nun 32965 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 99581 sicil numaralı üyesidir.
70107 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
İstanbul Barosu'nun 79194 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
90094 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
İstanbul Barosu bünyesinde 68481 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul Barosu bünyesinde 5484 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 89275 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
44419 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
İstanbul Barosu bünyesinde 64384 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul Barosu'nun 27912 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul Barosu'nun 52674 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 79240 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul Barosu bünyesinde 72454 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul Barosu bünyesinde 26431 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 2126 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul Barosu'nun 45517 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 35481 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul Barosu bünyesinde 9698 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
26522 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
İstanbul Barosu'nun 11672 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
6853 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
İstanbul Barosu bünyesinde 10825 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 20866 sicil numaralı üyesidir.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 2122 sicil numaralı üyesidir.
Beyoğlu, İstanbul Zorunlu Arabuluculuk Avukatları — Kapsamlı Rehber
Bu rehber, Beyoğlu (İstanbul) bölgesindeki uyuşmazlıklarda zorunlu (dava şartı) arabuluculuk sürecini; kapsamını, başvuru yolunu, tarafların yükümlülüklerini, anlaşma belgesinin hukuki değerini, gizlilik ve tarafsızlık ilkelerini, ücret düzenini, süreleri ve görevli mercii ayrıntılı biçimde ele alır. Amaç, hangi uyuşmazlıkta arabuluculuğun zorunlu olduğunu baştan doğru belirlemenize, süreci hak kaybı olmadan yürütmenize ve uyuşmazlığınıza uygun avukatı sayfadaki listeden bilinçli şekilde seçmenize yardımcı olmaktır.
- Dava şartı: İş, ticari, tüketici ve belirli kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.
- Başvuru yeri: Yetkili adliyedeki arabuluculuk bürosu; büro yoksa sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü.
- Anlaşma belgesi: Tarafların ve avukatların birlikte imzasıyla doğrudan icra edilebilir; ilam niteliğinde belge sayılır.
- Gizlilik: Süreçte konuşulanlar davada delil olarak kullanılamaz; tarafsızlık ve gizlilik esastır.
- Yer: Beyoğlu uyuşmazlıkları yetki kurallarına göre Bakırköy Adliyesi yargı çevresinde ele alınır.
Zorunlu Arabuluculuk Nedir? Kapsamı ve Temel İlkeleri
Arabuluculuk, tarafların bir uyuşmazlığı, bağımsız ve tarafsız bir üçüncü kişinin (arabulucunun) yardımıyla, kendi iradeleriyle ve müzakere yoluyla çözmeye çalıştıkları alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Zorunlu (dava şartı) arabuluculuk ise kanunun belirli uyuşmazlık türlerinde, dava açılmadan önce bu yola başvurulmasını mecburi kıldığı hâldir. Bu aşama tamamlanmadan açılan dava, mahkemece dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Temel çerçeve, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile çizilmiştir; dava şartı hükümleri ise ilgili özel kanunlarda (iş, ticaret, tüketici ve kira alanlarında) yer alır.
Sistemin amacı, yargının iş yükünü hafifletmek, uyuşmazlıkları daha hızlı ve daha az masrafla sonuçlandırmak ve tarafların kendi çözümlerini üretmesini sağlamaktır. Dava sonunda bir tarafın kazanıp diğerinin kaybettiği kazan-kaybet yapısının aksine, arabuluculuk her iki tarafın da menfaatini gözeten kazan-kazan çözümlerine imkân tanır. Süreç sonunda varılan anlaşma, tarafların kendi belirlediği koşulları içerdiğinden uygulanma olasılığı yüksek olur ve taraflar arasındaki ilişkiyi (özellikle ticari ve komşuluk ilişkilerinde) koruma şansı doğar.
Arabuluculuğun dayandığı temel ilkeler; iradilik, eşitlik, gizlilik ve arabulucunun tarafsızlığıdır. Zorunlu arabuluculukta sürece girmek zorunlu olsa da, anlaşıp anlaşmama ve anlaşmanın içeriğini belirleme tamamen tarafların iradesindedir; hiç kimse anlaşmaya zorlanamaz. Aşağıda dava şartı arabuluculuğun uygulandığı başlıca alanlar özetlenmiştir:
Dava Şartı Arabuluculuğun Kapsamındaki Uyuşmazlıklar
Zorunlu arabuluculuğun hangi uyuşmazlıkları kapsadığı, sürecin en çok karıştırılan konusudur. Kapsamın doğru belirlenmesi, gereksiz başvuruyu önlediği gibi zorunlu olduğu hâlde atlanmasının doğuracağı usulden ret riskini de ortadan kaldırır. Dava şartı arabuluculuk, kanunda tek tek sayılan alanlarda uygulanır.
İş hukuku uyuşmazlıkları: İşçi ile işveren arasındaki, kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçilik alacağı (kıdem, ihbar, fazla mesai, ücret, yıllık izin gibi) ve işe iade talepleri dava şartı arabuluculuğa tabidir. Ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları bu zorunluluğun dışındadır.
Ticari uyuşmazlıklar: Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Bu kapsam, iki tacir arasındaki alacak-tazminat uyuşmazlıklarının büyük kısmını içine alır.
Tüketici ve kira uyuşmazlıkları: Tüketici mahkemesinin görev alanına giren belirli tüketici uyuşmazlıkları ile kira ilişkisinden kaynaklanan (tahliye, kira bedelinin tespiti, komşu hakkı ve ortaklığın giderilmesi gibi kanunda sayılan) uyuşmazlıklar da dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Kapsamdaki her alan kendi özel kanunundaki istisnaları barındırdığından, somut uyuşmazlıkta zorunluluğun bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Zorunlu Arabuluculuğun Kapsamı Dışındaki İşler
Her uyuşmazlık arabuluculuğa elverişli değildir. Arabuluculuk, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği özel hukuk uyuşmazlıklarında mümkündür. Tarafların iradesiyle sonuç doğuramayacağı, kamu düzenini yakından ilgilendiren ve resen araştırma ilkesinin geçerli olduğu alanlar kural olarak kapsam dışıdır.
Örneğin bir cebir, tehdit veya aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir. Aynı şekilde nüfus kayıtlarına ilişkin davalar, soybağı (babalık) davaları gibi kişi hâllerini ilgilendiren ve tarafların tasarrufuna kapalı işler ile ceza yargılamasının konusu olan (kamu davası niteliğindeki) fiiller arabuluculuğun konusu olamaz. İdari yargının görev alanındaki uyuşmazlıklar da bu yöntemin dışındadır.
Bu ayrım, uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişliliği başlığı altında değerlendirilir. Zorunlu arabuluculuk kapsamında sanılan ancak elverişli olmayan bir konu için yapılan başvuru amacına ulaşmaz; bu nedenle başvuru öncesinde uyuşmazlığın niteliğinin doğru tespiti önemlidir. Elverişlilik konusunda tereddüt varsa, bir avukatın hukuki değerlendirmesi zaman ve masraf kaybını önler.
Dava şartı arabuluculuğa tabi olmayan bir uyuşmazlıkta gereksiz yere arabuluculuğa gidilmesi zaman kaybettirebileceği gibi, zorunlu olduğu hâlde atlanması da davanın usulden reddine yol açar. Bu yüzden kapsam değerlendirmesi sürecin ilk ve en kritik adımıdır.
Örnek Uyuşmazlık Senaryoları
Zorunlu arabuluculuğun günlük yaşamda nasıl karşımıza çıktığını somut örnekler üzerinden görmek, sürecin işleyişini daha anlaşılır kılar. Aşağıdaki tipik senaryolar, farklı hukuk alanlarında dava şartı arabuluculuğun nasıl devreye girdiğini gösterir.
İşçilik alacağı senaryosu: İşten çıkarılan bir çalışan, ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatı ile birikmiş fazla mesai ücretini talep etmek istiyor. Doğrudan dava açamaz; önce arabuluculuk bürosuna başvurması gerekir. Arabuluculukta işveren, tutarın bir kısmında anlaşmayı önerir; taraflar makul bir rakamda uzlaşırsa, avukatların da imzaladığı anlaşma belgesi doğrudan icra edilebilir hâle gelir ve alacak hızla tahsil edilir.
Ticari alacak senaryosu: Bir tacir, teslim ettiği mal karşılığında ödeme alamamıştır. Konusu para olan bu ticari alacak için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Arabuluculuk oturumunda taraflar bir ödeme planı üzerinde anlaşabilir; böylece hem alacak güvenceye bağlanır hem de iki firma arasındaki ticari ilişki korunma imkânı bulur.
Kira uyuşmazlığı senaryosu: Kiraya veren, kira bedelinin güncellenmesi veya tahliye konusunda anlaşmazlık yaşamaktadır. Kanunda sayılan kira uyuşmazlıkları da dava şartı arabuluculuğa tabi olduğundan, taraflar önce arabulucuya başvurur. Anlaşılırsa yeni koşullar anlaşma belgesine bağlanır; anlaşılamazsa son tutanakla dava yolu açılır. Bu örnekler, arabuluculuğun farklı alanlarda ortak bir mantıkla işlediğini gösterir.
Arabuluculuğun Dava Yoluna Göre Avantajları
Zorunlu arabuluculuğun bir dava şartı olması, onu yalnızca bir formalite gibi göstermemelidir; süreç, doğru kullanıldığında taraflara dava yoluna göre birçok somut avantaj sağlar. Bu avantajların bilinmesi, tarafların sürece daha yapıcı yaklaşmasını kolaylaştırır.
Hız: Yıllar sürebilen bir yargılamanın aksine, arabuluculuk çoğu zaman birkaç hafta içinde, bir veya birkaç oturumda sonuçlanır. Uyuşmazlığın erken çözülmesi, tarafların belirsizlik içinde geçireceği zamanı kısaltır ve ticari kararların hızla alınmasını sağlar.
Düşük maliyet: Arabuluculukta harç, keşif ve uzun bilirkişi süreçlerinin masrafları söz konusu olmaz; ücret tarifeye bağlıdır ve genellikle bir davanın toplam maliyetinin çok altında kalır. Anlaşamama hâlinde ilk iki saatin devletçe karşılanması da başlangıç maliyetini düşürür.
İlişkinin korunması ve esneklik: Mahkeme kararı tarafları kazanan-kaybeden olarak ayırırken, arabuluculuk iki tarafın da menfaatini gözeten çözümlere imkân tanır. Taraflar, kanunun katı çerçevesi dışında, kendi ihtiyaçlarına uygun (ödeme planı, iş ilişkisinin sürdürülmesi gibi) yaratıcı çözümler üretebilir. Bu esneklik, özellikle sürmesi istenen ticari veya komşuluk ilişkilerinde değerlidir.
- Zaman: Genellikle birkaç hafta içinde sonuç; davaya göre çok daha kısa.
- Maliyet: Tarifeye bağlı, öngörülebilir ve düşük masraf.
- Gizlilik: Süreç kamuya açık değildir; ticari sır ve itibar korunur.
- Kontrol: Sonucu taraflar belirler; karar dışarıdan dayatılmaz.
İspat, Deliller ve Müzakere Hazırlığı
Arabuluculuk bir yargılama olmasa da, taraflar masaya güçlü bir dosya ile oturduğunda müzakere pozisyonları belirgin biçimde güçlenir. İyi hazırlanmış bir taraf, talebinin dayanaklarını somut biçimde ortaya koyabildiğinden daha elverişli bir anlaşmaya ulaşma imkânı bulur.
Müzakere öncesi hazırlık, uyuşmazlığın türüne göre şekillenir. İşçilik alacaklarında SGK hizmet dökümü, bordrolar, giriş-çıkış kayıtları ve yazışmalar; ticari uyuşmazlıklarda sözleşme, fatura, irsaliye ve cari hesap ekstreleri; kira uyuşmazlıklarında kira sözleşmesi, ödeme dekontları ve ihtarnameler belirleyici olur. Bu belgeler, talebin miktarını ve haklılığını gösterdiğinden, karşı tarafın da gerçekçi bir değerlendirme yapmasını sağlar.
Önemli bir nokta, arabuluculuğun gizliliği ile ispat arasındaki dengedir: süreçte yapılan açıklamalar ve sunulan uzlaşma önerileri sonradan davada delil olarak kullanılamaz. Bu nedenle bir tarafın, ileride dava açması ihtimaline karşı hangi bilgiyi ne ölçüde paylaşacağını bilinçli biçimde planlaması gerekir. Talep kalemlerinin ve dayanak belgelerin baştan doğru belirlenmesi, hem müzakerede güçlü durmayı hem de anlaşamama hâlinde açılacak davaya sağlam bir zemin hazırlamayı mümkün kılar.
Arabuluculuğa hazırlıksız gidilmesi, tarafın talebini rakamsal ve belgesel olarak temellendirememesine ve dolayısıyla aleyhine bir uzlaşmaya sürüklenmesine yol açabilir. Güçlü bir dosya, hem hızlı hem de adil bir çözümün anahtarıdır.
Görevli ve Yetkili Merci: Arabuluculuk Bürosu
Zorunlu arabuluculukta başvuru, mahkemeye değil arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabuluculuk büroları adliyeler bünyesinde kurulur; büro kurulmayan yerlerde bu görev, sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü tarafından yerine getirilir. Büro, başvuruyu alır, yetki denetimini yapar ve dosyayı bir arabulucuya görevlendirme yoluyla tevdi eder.
Yetki bakımından başvuru, karşı tarafın (ya da taraflardan birinin) yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer arabuluculuk bürosuna yapılabilir; uyuşmazlık türüne göre özel yetki kuralları da uygulanır. Karşı taraf, arabulucuya yetki itirazında bulunursa, arabulucu dosyayı derhâl ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderir; mahkeme yetki itirazını dosya üzerinden kesin olarak karara bağlar. Yetkisiz büroda yürütülen süreç, sonraki davada dava şartının yerine getirilmediği itirazına açık olabileceğinden, başvuru yerinin doğru seçilmesi önemlidir.
Taraflar, büronun görevlendireceği arabulucu yerine, sicile kayıtlı arabulucular arasından bir arabulucu üzerinde birlikte de anlaşabilir. Görevlendirilen arabulucu, tarafsızlığını etkileyecek bir durum varsa bunu açıklamak ve gerekiyorsa görevi kabul etmemekle yükümlüdür. Aşağıdaki tablo, başlıca dava şartı alanlarında görevli/yetkili merci ile inceleyecek mahkemeyi özetler:
| Uyuşmazlık Türü | Başvuru Mercii | Zorunlu mu? | Uyuşmazlık Çözülmezse Görevli Mahkeme |
|---|---|---|---|
| İşçilik alacağı / işe iade | Arabuluculuk Bürosu | Evet (dava şartı) | İş Mahkemesi |
| Ticari para alacağı / tazminat | Arabuluculuk Bürosu | Evet (dava şartı) | Asliye Ticaret Mahkemesi |
| Belirli tüketici uyuşmazlıkları | Arabuluculuk Bürosu | Evet (dava şartı) | Tüketici Mahkemesi |
| Kira / tahliye / kira tespiti | Arabuluculuk Bürosu | Evet (dava şartı) | Sulh Hukuk Mahkemesi |
| İş kazası / meslek hastalığı tazminatı | Doğrudan mahkeme | Hayır (istisna) | İş Mahkemesi |
Beyoğlu'daki uyuşmazlıklar, yer bakımından yetki kurallarına göre Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki arabuluculuk bürosuna başvuruyla başlar; anlaşma sağlanamazsa uyuşmazlığın türüne uygun görevli mahkemede dava açılır.
Arabuluculuk Süreci Adım Adım
Zorunlu arabuluculuğun doğru sırayla yürütülmesi, hem hak kayıplarını önler hem de süreci hızlandırır. Aşağıdaki adımlar tipik bir dava şartı arabuluculuk sürecinin ana hatlarını gösterir:
Yetkili arabuluculuk bürosuna başvuru yapılır; uyuşmazlığın türü, taraflar ve talep özetlenir. Bu tarihte zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez.
Büro dosyayı listedeki bir arabulucuya tevdi eder; taraflar isterse belirli bir arabulucu üzerinde birlikte anlaşabilir. Arabulucu tarafsızlığını denetler.
Arabulucu tarafları toplantıya davet eder, süreci ve ilkeleri (iradilik, gizlilik) açıklar; ilk toplantıya mazeretsiz katılmamanın sonuçları hatırlatılır.
Bir veya birkaç oturumda taraflar menfaatlerini ortaya koyar; arabulucu çözüm seçenekleri üretilmesini kolaylaştırır, ancak taraflara karar dayatmaz.
Anlaşma sağlanırsa anlaşma belgesi düzenlenir; sağlanamazsa son tutanak tutulur. Süreç, kanunda öngörülen sürede sonuçlandırılır.
Anlaşma belgesi icraya konulabilir; anlaşma olmazsa son tutanak eklenerek görevli mahkemede süresinde dava açılır.
Başvuruda ve Görüşmede Tarafların Yükümlülükleri
Zorunlu arabuluculuk, tarafların sürece samimi biçimde katılmasını gerektiren bir yapı kurar. Sürecin sağlıklı işlemesi ve olumsuz ekonomik sonuçlardan kaçınmak için tarafların bazı yükümlülükleri vardır.
İlk toplantıya katılım: Taraflar, arabulucunun daveti üzerine ilk toplantıya geçerli bir mazeret olmaksızın katılmakla yükümlüdür. Geçerli mazeret göstermeden ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulabilir ve bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu düzenleme katılımı teşvik eder.
İyiniyetli müzakere: Taraflardan, çözüm için iyiniyetle ve makul biçimde müzakere etmeleri beklenir; ancak hiçbir taraf anlaşmaya veya belirli bir teklifi kabule zorlanamaz. Anlaşamamak başlı başına bir kusur değildir. Arabulucu ise tarafsızlığını korumak, tarafları eşit biçimde dinlemek ve süreci hukuka uygun yürütmekle yükümlüdür.
Taraflar sürece bizzat katılabileceği gibi avukatları aracılığıyla da temsil edilebilir. Anlaşma belgesinin tarafların avukatlarınca da imzalanması, belgeye doğrudan icra edilebilirlik kazandırdığından uygulamada önemli bir avantaj sağlar.
Anlaşma Belgesi ve İcra Edilebilirlik
Arabuluculuk sürecinin en değerli sonucu, tarafların üzerinde uzlaştıkları çözümü hukuken güvenceye alan anlaşma belgesidir. Bu belgenin hukuki niteliği ve icra kabiliyeti, arabuluculuğu yalnızca bir müzakere değil, bağlayıcı bir çözüm yolu hâline getirir.
Taraflar arabuluculuk sonunda bir anlaşmaya varırsa, anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir ve anlaşma belgesi düzenlenir. Bu belge, taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. Belgenin, tarafların yanı sıra avukatlarınca da imzalanması hâlinde, ayrıca bir icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın belge doğrudan ilam (mahkeme kararı) niteliğinde belge sayılır ve icraya konulabilir. Bu, uygulamada tarafların anlaşmayı hızla hayata geçirmesini sağlayan güçlü bir kolaylıktır.
Avukat imzası bulunmayan anlaşma belgelerinde ise, belgenin icra edilebilir olması için sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir. Mahkeme bu incelemede, anlaşmanın içeriğine değil, uyuşmazlığın arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığına bakar; şerh verilmesiyle belge ilam niteliği kazanır. Anlaşma belgesi, üzerinde anlaşılan konular bakımından davayı sona erdirdiğinden, kapsamının açık ve eksiksiz yazılması sonradan yeni uyuşmazlık doğmasını önler.
Tarafların ve avukatların birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, mahkeme onayı aranmaksızın doğrudan icra edilebilir; ilam niteliğinde belge sayılır.
Yalnızca taraflarca imzalanan belge için, icra edilebilirlik şerhi almak üzere sulh hukuk mahkemesine başvurmak gerekir.
Gizlilik, Tarafsızlık ve Delil Yasağı
Arabuluculuğun tarafların çekinmeden ve serbestçe müzakere edebilmesi, sürecin gizliliğine dayanır. Bu ilke olmadan taraflar, sonradan aleyhlerine kullanılabileceği kaygısıyla açık davranmaktan kaçınırdı.
Gizlilik ilkesi: Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, taraflar ve sürece katılan diğer kişiler, arabuluculuk faaliyeti sırasında öğrendikleri bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür. Gizliliğin ihlali, hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir.
Delil yasağı: Tarafların arabuluculuk için veya arabuluculuk sırasında yaptıkları açıklamalar, ileri sürdükleri görüş ve öneriler, uyuşmazlığın çözümü için gösterdikleri kabuller ve yalnızca arabuluculuk faaliyeti için hazırlanan belgeler, sonradan açılacak davada delil olarak kullanılamaz ve bunların mahkemece açıklanması istenemez. Bu güvence, arabuluculuğu güvenli bir müzakere zemini hâline getirir.
Tarafsızlık: Arabulucu, taraflara eşit mesafede durmak, hiçbirinin lehine veya aleyhine tavır almamak zorundadır. Tarafsızlığından şüphe duyulmasını gerektiren bir durum varsa bunu taraflara açıklamalı; taraflar buna rağmen görevi sürdürmesini isterse devam edebilir, aksi hâlde görevi bırakır. Arabulucu, tarafların yerine karar veren bir hakem değil, çözüme ulaşmalarını kolaylaştıran bir yardımcıdır.
Arabuluculuk Ücreti ve Masraflar
Arabuluculuğun maliyeti, dava yoluna göre önemli ölçüde düşüktür ve masraf yapısı kanun ile tarife çerçevesinde belirlenir. Ücretin kim tarafından ve ne zaman ödeneceği, sürecin sonucuna göre değişir.
Anlaşma hâlinde: Taraflar anlaşırsa, arabuluculuk ücreti aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit biçimde ödenir. Ücret, her yıl güncellenen Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre; genellikle uyuşmazlık konusu tutar üzerinden nispi olarak hesaplanır. Konusu para olmayan uyuşmazlıklarda ise tarifedeki saatlik veya maktu esas uygulanır.
Anlaşamama hâlinde: Dava şartı arabuluculukta taraflar anlaşamaz ve uyuşmazlık ilk iki saatlik görüşme sürecinde çözülemezse, bu ilk iki saate ilişkin ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; iki saati aşan kısım aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca ödenir. Sonradan dava açılırsa, arabuluculuk için yapılan gider yargılama gideri sayılır ve davanın esasındaki haklılık durumuna göre karşı tarafa yükletilebilir. Bu yapı, tarafların düşük maliyetle çözüm arayışına girmesini teşvik eder.
Arabuluculukta harç, keşif, bilirkişi ve uzun yargılama masrafları söz konusu olmadığından toplam maliyet, benzer bir davaya göre genellikle çok daha düşüktür. Bu, hız avantajıyla birleştiğinde arabuluculuğu cazip kılar.
Süreler: Zamanaşımının Durması ve Sürecin Uzunluğu
Zorunlu arabuluculukta süreler, hem hak kayıplarının önlenmesi hem de sürecin öngörülebilirliği bakımından belirleyicidir. İki farklı süre boyutu önem taşır: sürecin kendisinin ne kadar süreceği ve başvurunun hakların korunmasına etkisi.
Zamanaşımının durması: Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından, sürecin sona erdiği (son tutanağın düzenlendiği) tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Bu kural, zorunlu arabuluculuk nedeniyle geçen zamanın taraf aleyhine hak kaybına yol açmasını engeller. Böylece taraf, arabuluculukta geçen süreyi düşünerek acele etmek zorunda kalmaz.
Sürecin uzunluğu: Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren uyuşmazlık türüne göre kanunda belirlenen süre (kural olarak birkaç hafta) içinde başvuruyu sonuçlandırmakla yükümlüdür; bu süre, zorunlu hâllerde arabulucu tarafından bir defaya mahsus ve sınırlı biçimde uzatılabilir. Uygulamada süreç çoğunlukla bir veya birkaç oturumda tamamlanır. Bu hız, yargı sürecine göre en belirgin üstünlüklerden biridir.
| Konu | Kural | Açıklama |
|---|---|---|
| Zamanaşımı / hak düşürücü süre | Başvuruyla durur | Son tutanağa kadar işlemez |
| Sürecin tamamlanma süresi | Kanunda belirli süre (birkaç hafta) | Uyuşmazlık türüne göre değişir |
| Süre uzatımı | Sınırlı, bir defaya mahsus | Zorunlu hâllerde arabulucunun kararıyla |
| Dava açma (anlaşamama) | Son tutanak sonrası | Görevli mahkemede süresinde açılır |
Anlaşamama Durumu: Son Tutanak ve Dava Yolu
Arabuluculuk her uyuşmazlıkta anlaşmayla sonuçlanmaz; bu, sistemin doğal bir sonucudur. Anlaşma sağlanamadığında sürecin nasıl kapanacağı ve dava yolunun nasıl açılacağı, hak kaybını önlemek bakımından iyi bilinmelidir.
Taraflar anlaşamazsa arabulucu, sürecin anlaşmayla sonuçlanmadığını gösteren son tutanağı düzenler. Bu tutanak, dava şartının yerine getirildiğini kanıtlayan belgedir. Anlaşamama hâlinde açılacak davaya, arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin eklenmesi gerekir. Bu belge eklenmeden açılan davada mahkeme, davacıya son tutanağın sunulması için bir haftalık kesin süre verir; verilen sürede sunulmazsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Dava, uyuşmazlığın türüne göre görevli ve yetkili mahkemede açılır: işçilik alacaklarında İş Mahkemesi, ticari para alacaklarında Asliye Ticaret Mahkemesi, belirli tüketici uyuşmazlıklarında Tüketici Mahkemesi, kira uyuşmazlıklarında ise kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi. Bazı uyuşmazlıklarda (örneğin işe iade) son tutanaktan itibaren işleyen kısa hak düşürücü süreler bulunduğundan, anlaşamama hâlinde vakit kaybetmeden dava açılması önem taşır. Beyoğlu'daki uyuşmazlıklarda dava, Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki görevli mahkemede açılır.
Özel Durumlar ve Sık Karşılaşılan Sorunlar
Zorunlu arabuluculuk sürecinde pratikte bazı özel durumlar sıkça gündeme gelir. Bunların önceden bilinmesi, sürprizle karşılaşmayı ve hak kaybını önler:
- Kısmi anlaşma: Taraflar uyuşmazlığın bir kısmında anlaşıp diğer kısmında anlaşamayabilir. Bu hâlde anlaşılan konular anlaşma belgesine, anlaşılamayan konular son tutanağa yazılır; anlaşılamayan kısım için dava yolu açık kalır.
- Yetki itirazı: Karşı taraf arabulucunun yetkisine itiraz ederse, dosya sulh hukuk mahkemesine gönderilir ve mahkeme itirazı dosya üzerinden kesin olarak karara bağlar; bu süreçte de zamanaşımı durmaya devam eder.
- Birden fazla taraf: Uyuşmazlıkta birden fazla davalı veya başvurulan varsa, başvuru bunlardan birinin yerleşim yeri bürosuna yapılabilir; tüm tarafların sürece dâhil edilmesi gerekir.
- Talep ve kapsam: Arabuluculukta ileri sürülmeyen bir talep, sonradan açılan davada ileri sürülebilir; ancak dava şartı, uyuşmazlığın esası bakımından başvurunun yapılmış olmasıyla yerine getirilmiş sayılır. Talep kalemlerinin baştan doğru belirlenmesi yine de yararlıdır.
- Anlaşmanın ifa edilmemesi: İcra edilebilir nitelikteki anlaşma belgesine rağmen karşı taraf yükümlülüğünü yerine getirmezse, belge ilam gibi icra takibine konulabilir; yeniden dava açmaya gerek kalmaz.
Zorunlu Arabuluculuk İçin Gerekli Belgeler
Sürecin sağlıklı yürümesi ve müzakerede güçlü bir zemin oluşturulması için, uyuşmazlığın türüne uygun belge ve bilgilerin başvuru öncesinde derlenmesi önemlidir. Başlıca belgeler şunlardır:
- Kimlik ve iletişim bilgileri: Tarafların ve varsa temsilcilerin ad, adres ve iletişim bilgileri; tüzel kişilerde yetki belgesi.
- Uyuşmazlığı gösteren temel sözleşme: İş sözleşmesi, ticari sözleşme, kira sözleşmesi veya satış/hizmet belgesi gibi ilişkiyi kanıtlayan metin.
- Alacak veya talep hesabı: Talep edilen tutarın dayanağını gösteren bordro, fatura, hesap ekstresi, dekont ve benzeri kayıtlar.
- Yazışmalar ve ihtarnameler: Uyuşmazlık öncesi karşılıklı yazışmalar, ihtar ve bildirimler; tarafların iddialarını destekleyen belgeler.
- Vekâletname: Avukatla temsil hâlinde, arabuluculuk yetkisini de kapsayan vekâletname.
- Destekleyici deliller: Fotoğraf, ekspertiz raporu, e-Devlet çıktıları ve konuya göre diğer belgeler.
Arabuluculuk Sürecinde Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada tarafların haklarını zayıflatan bazı tekrarlayan hatalar vardır. Bunların önceden bilinmesi, telafisi güç kayıpları önler:
- İlk toplantıya mazeretsiz katılmama: Davada haklı çıkılsa bile yargılama giderinin tamamını üstlenmeye ve vekâlet ücretinden yoksun kalmaya yol açabilir.
- Anlaşma belgesini dikkatsizce imzalama: Kapsamı yeterince açık olmayan veya haklardan fazlaca feragat içeren metin, sonradan geri alınamayacak bağlayıcı sonuç doğurabilir.
- Son tutanağı saklamama: Anlaşamama hâlinde dava açarken son tutanak sunulamazsa, verilen kesin süre içinde tamamlanmadığında dava usulden reddedilir.
- Kapsamı yanlış değerlendirme: Zorunlu olmayan bir işte gereksiz başvuru ya da zorunlu olan bir işte doğrudan dava, zaman ve masraf kaybına yol açar.
- Avukat imzasını atlama: Avukatların birlikte imzasının doğrudan icra edilebilirlik sağladığı gözden kaçırılırsa, ayrıca mahkemeden şerh alma zorunluluğu doğar ve süreç uzar.
Arabuluculuk Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?
Zorunlu arabuluculuk, göründüğünden daha teknik bir alandır; kapsam değerlendirmesi, alacak hesabı, anlaşma metninin düzenlenmesi ve icra edilebilirlik gibi konular doğrudan hak kaybı riski taşır. Beyoğlu bölgesindeki avukatları listeden incelerken, görüşme sırasında şu noktaları netleştirmeniz yararlı olur:
İlgili uyuşmazlık türünde (iş, ticari, tüketici, kira) arabuluculuk süreçlerini düzenli yürütüp yürütmediği.
Başvuru, müzakere, anlaşma/son tutanak ve olası dava adımlarını, süreleri ve senaryoları baştan açıklayabilmesi.
Alacak veya tazminat kalemlerinin nasıl hesaplandığını ve müzakere hedefini anlaşılır biçimde aktarması.
Vekâlet ücreti ve arabuluculuk masraflarının yazılı ve şeffaf biçimde belirtilmesi.
Görüşmede sorabileceğiniz örnek sorular: Benim uyuşmazlığımda arabuluculuk dava şartı mı? Anlaşırsak belgeyi doğrudan icra edilebilir hâle nasıl getiririz? Anlaşamazsak dava için hangi süreler işliyor? Müzakerede hangi kalemleri, hangi sınırlar içinde talep edebiliriz? İlk toplantıya katılmanın ekonomik sonuçları neler? Bu sorulara verilen yanıtların açıklığı, avukatın alana hâkimiyeti hakkında fikir verir. Avukatlık mevzuatı gereği avukatlar sonuç hakkında kesin başarı taahhüdünde bulunamaz; size gerçekçi bir değerlendirme sunan yaklaşım daha güvenilirdir.
İlgili Mevzuat
Zorunlu arabuluculuk, hem genel arabuluculuk çerçeve kanununun hem de dava şartını getiren özel kanunların bir arada uygulanmasını gerektirir. Başlıca kaynaklar şunlardır:
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
Arabuluculuğun tanımı, ilkeleri, arabulucunun görev ve yükümlülükleri, anlaşma belgesi ve icra edilebilirlik gibi temel kuralların ana kaynağı. - 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu
İşçilik alacağı ve işe iade uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğu düzenler. - 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
Konusu para olan alacak ve tazminata ilişkin ticari davalarda dava şartı arabuluculuğu öngörür. - 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
Belirli tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğun kapsam ve istisnalarını belirler. - 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Dava şartları, yetki, görev ve yargılama usulüne ilişkin genel kuralları içerir; arabuluculuk düzenlemelerini tamamlar. - Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi
Her yıl güncellenen tarife, arabuluculuk ücretinin hesap esasını ve alt sınırlarını belirler.
Yargı ve İçtihat İlkeleri
Yüksek mahkeme kararlarında istikrar kazanmış başlıca ilkeler:
Zorunlu arabuluculuğa başvurulmadan açılan davada, dava şartı eksikliğinin sonradan tamamlanamayacağı; mahkemenin bu eksikliği herhangi bir işlem yapmadan davayı usulden reddederek gidereceği yönündeki yerleşik yaklaşım.
Dava dilekçesine son tutanak eklenmemişse, mahkemenin davacıya bir haftalık kesin süre vermesi; bu sürede sunulmazsa davanın dava şartı yokluğundan reddedileceği değerlendirmesi.
Geçerli mazeret olmaksızın ilk toplantıya katılmayan tarafın, davada haklı çıksa dahi yargılama giderinden sorumlu tutulması ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yönündeki uygulama.
Tarafların ve avukatlarının birlikte imzaladığı anlaşma belgesinin ilam niteliğinde belge sayılarak doğrudan icra edilebileceği ve üzerinde anlaşılan konularda davayı sona erdireceği yönündeki yaklaşım.
Sıkça Sorulan Sorular
Beyoğlu'da zorunlu arabuluculuk başvurusu nereye yapılır?
Dava şartı arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlık konusuna göre yetkili adliyedeki arabuluculuk bürosuna yapılır; arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde bu görev sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü tarafından yürütülür. Başvuru, karşı tarafın veya taraflardan birinin yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yer arabuluculuk bürosuna yapılabilir. Beyoğlu'daki uyuşmazlıklarda yer bakımından yetki kurallarına göre Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki büro yetkili olur. Büro, dosyayı listede kayıtlı arabuluculardan birine görevlendirme yoluyla tevdi eder; taraflar isterlerse listeden bir arabulucu üzerinde birlikte anlaşabilir.
Hangi davalarda arabuluculuk dava şartıdır?
Kanun gereği bazı uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Başlıca dava şartı arabuluculuk alanları şunlardır: işçi-işveren arasındaki işçilik alacağı ve işe iade uyuşmazlıkları, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminata ilişkin ticari davalar, tüketici mahkemesinin görev alanına giren belirli tüketici uyuşmazlıkları ve kira ilişkisinden kaynaklanan (tahliye, kira bedeli tespiti, ortaklığın giderilmesi gibi belirli) uyuşmazlıklar. Bu alanlarda arabuluculuk aşaması atlanarak açılan dava, mahkemece dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davaları gibi kanunda sayılan istisnalar ise kapsam dışındadır.
Zorunlu arabuluculuk ile ihtiyari (isteğe bağlı) arabuluculuk arasındaki fark nedir?
Zorunlu (dava şartı) arabuluculuk, kanunun belirli uyuşmazlıklar için dava açmadan önce başvurulmasını mecburi tuttuğu türdür; bu aşama tamamlanmadan dava açılamaz. İhtiyari arabuluculuk ise tarafların, üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri her türlü özel hukuk uyuşmazlığında, kendi iradeleriyle ve zorunluluk olmaksızın başvurdukları yoldur. Her iki türde de arabulucunun tarafsızlığı, gizlilik ilkesi ve tarafların iradesiyle varılan anlaşmanın bağlayıcılığı geçerlidir. Temel fark, sürece girmenin zorunlu olup olmamasıdır; sonuç ve anlaşma belgesinin hukuki değeri bakımından ikisi arasında esaslı fark yoktur.
Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?
Süreç, dava sürecine göre oldukça kısadır. Dava şartı arabuluculukta arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren uyuşmazlık türüne göre kanunda belirlenen süre (kural olarak birkaç hafta) içinde başvuruyu sonuçlandırmakla yükümlüdür; bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından bir defaya mahsus sınırlı biçimde uzatılabilir. Uygulamada taraflar bir veya birkaç oturumda bir araya gelir; anlaşma sağlanırsa süreç anlaşma belgesiyle, sağlanamazsa son tutanakla sona erer. Bu hız, arabuluculuğun yargı yüküne göre en belirgin avantajlarından biridir.
Arabuluculuk görüşmesine katılmazsam ne olur?
Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılsa dahi, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulabilir; ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu düzenleme, tarafları sürece samimi biçimde katılmaya teşvik eder. Katılmama, arabuluculuğun tamamlanmış sayılmasına ve son tutanağın düzenlenmesine engel değildir; süreç, davanın önünü açmak üzere sonlandırılır. Bu nedenle davete rağmen katılmama kararı, ekonomik sonuçları bakımından dikkatle değerlendirilmelidir.
Arabuluculukta varılan anlaşma bağlayıcı mıdır, icraya konulabilir mi?
Taraflar ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, tarafları bağlar. Bu belgeye, tarafların ve avukatlarının birlikte imzalaması hâlinde doğrudan icra edilebilirlik niteliği tanınmıştır; böyle bir belge ilam (mahkeme kararı) niteliğinde belge sayılır ve ayrıca mahkeme onayı aranmaksızın icraya konulabilir. Avukatların imzası bulunmayan anlaşma belgeleri için ise, icra edilebilirlik şerhi almak üzere sulh hukuk mahkemesine başvurulması gerekir. Bu şerh, uyuşmazlığın niteliği ve arabuluculuğa elverişli olup olmadığı yönünden sınırlı bir incelemeyle verilir.
Arabuluculuk ücretini kim öder?
Taraflar anlaşmaya varırsa, arabuluculuk ücreti aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak ödenir ve ücret Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir. Dava şartı arabuluculukta taraflar anlaşamaz ve uyuşmazlık ilk iki saatlik görüşme sürecinde çözülemezse, bu ilk iki saate ait ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; iki saati aşan kısım ise aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca karşılanır. Anlaşma sağlanamayıp dava açıldığında, arabuluculuk için ödenen ücret yargılama gideri sayılır ve davanın esasındaki haklılık durumuna göre karşı tarafa yükletilebilir.
Arabuluculukta anlaşamazsak dava hakkımız kaybolur mu?
Hayır. Zorunlu arabuluculuk, dava hakkını ortadan kaldıran değil, dava açmadan önce tüketilmesi gereken bir ön aşamadır. Taraflar anlaşamazsa arabulucu son tutanağı düzenler ve bu tutanak dava açma yolunu açar. Dava, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez; böylece süreçte geçen zaman nedeniyle hak kaybı yaşanmaz. Anlaşmazlık hâlinde açılacak davaya, arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucunca onaylı örneği eklenmelidir; aksi hâlde mahkeme, eksikliğin giderilmesi için süre verir.
Arabuluculuk sürecinde konuşulanlar davada delil olarak kullanılabilir mi?
Kural olarak hayır. Arabuluculuğun temel ilkelerinden biri gizliliktir. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, taraflar ve sürece katılan diğer kişiler, arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde öğrendikleri bilgileri gizli tutmakla yükümlüdür. Tarafın süreçte ileri sürdüğü görüşler, kabul niteliğindeki beyanlar, uzlaşma önerileri ve yalnızca arabuluculuk için hazırlanmış belgeler, sonradan açılacak davada delil olarak kullanılamaz ve bunların açıklanması mahkemece istenemez. Bu güvence, tarafların çözüm için serbestçe ve çekinmeden görüşmesini sağlar; sürecin sağlıklı işlemesinin temel dayanaklarındandır.
Arabuluculukta avukatla temsil zorunlu mu, avukatın rolü nedir?
Arabuluculuk sürecinde avukatla temsil zorunlu değildir; taraflar süreci bizzat da yürütebilir. Ancak sürecin hukuki sonuçları (dava şartının doğru yerine getirilmesi, anlaşma belgesinin kapsamı, feragat edilen haklar, icra edilebilirlik) doğrudan hak kaybı riski taşıdığından, avukat desteği önemli katkı sağlar. Avukat; alacak kalemlerini doğru hesaplar, anlaşma metnini müvekkil aleyhine sonuç doğurmayacak biçimde düzenler ve tarafların avukatlarının birlikte imzasıyla belgeye doğrudan icra edilebilirlik kazandırılmasını sağlar. Anlaşma sağlanamazsa avukat, son tutanağı esas alarak davayı süresinde ve usulüne uygun açar.