Evlilikte şiddet hangi davranışları kapsar?
Şiddet yalnız vurma veya yaralama değildir. 6284 sayılı Kanun fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü ve ekonomik zarar veren ya da zarar verme ihtimali taşıyan tutumları geniş biçimde kapsar. Tehdit, sürekli aşağılama, para ve temel ihtiyaçlara erişimi engelleme, kişiyi evden çıkarmama, zorla cinsel davranış ve dijital takip de olayın niteliğine göre şiddet sayılabilir. Evlilik, eşlerden birine diğerinin bedeni veya özel hayatı üzerinde sınırsız yetki vermez.
Eşe şiddetin tek bir cezası var mıdır?
Evlilikte şiddet adıyla tek tip bir suç ve tek ceza bulunmaz. Fiil kasten yaralama, tehdit, hakaret, cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma veya başka bir suç oluşturabilir. TCK m.86’da eşe karşı kasten yaralama nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir. Uygulanacak yaptırım; eylemin biçimi, kullanılan araç, yaralanmanın derecesi, tekrar, sonuç ve delillere göre belirlenir. Koruma tedbiri ile ceza soruşturması birbirinden ayrı süreçlerdir.
6284 kapsamında hangi koruma kararları alınabilir?
Şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kişi polis, jandarma, savcılık, aile mahkemesi, valilik veya kaymakamlık gibi mercilere başvurabilir. Yaklaşmama, ortak konuttan uzaklaştırma, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, silah teslimi, geçici koruma, barınma ve geçici maddi yardım gibi tedbirler olayın ihtiyacına göre kararlaştırılabilir. Acil riskte ayrıntılı delil beklenmeden önleyici koruma sağlanması mümkündür; verilen kararın kapsamı dikkatle okunmalıdır.
Uzaklaştırma kararına uyulmazsa ne olur?
6284 m.13 uyarınca tedbir kararına aykırılık hâlinde hâkim zorlama hapsine karar verebilir. Bu, işlenen başka bir suçun cezasından farklıdır. Kararın kişiye usulüne uygun tebliği veya tefhimi, hangi davranışların yasaklandığı ve aykırılığın nasıl gerçekleştiği önem taşır. Her ihlal tarihi, arama kaydı, mesaj, kamera görüntüsü veya kolluk tutanağıyla belgelenmeli; devam eden tehlike varsa 112 üzerinden acil yardım istenmelidir.
Şiddet boşanma davasını nasıl etkiler?
Şiddet, TMK m.162 kapsamında hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış ya da TMK m.166 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi olabilir. Koruma kararı boşanmayı kendiliğinden sağlamaz; fakat dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Kusur, maddi ve manevi tazminat, tedbir nafakası ve çocukların güvenliği bakımından olayın ağırlığı önemlidir. Velayet kararı cezalandırma amacıyla değil, çocuğun üstün yararı esas alınarak verilir.
Deliller nasıl korunmalı ve güvenlik nasıl planlanmalı?
Sağlık raporu, fotoğraf, mesaj, arama kaydı, tanık, kamera görüntüsü ve önceki başvurular saklanabilir. Delil toplamak için şiddet uygulayan kişiyle yüzleşmek veya güvenliği riske atmak doğru değildir. Ortak cihaz kullanılıyorsa hesap güvenliği, konum paylaşımı ve acil iletişim planı gözden geçirilmelidir. Çocukların kimlikleri ve özel hayatı sosyal medyada paylaşılmamalıdır. Öncelik güvenli yere ulaşmak, kolluğa haber vermek ve tıbbi ihtiyaçları karşılamaktır.
Uyuşmazlık henüz dava aşamasına gelmemişse yazılı başvuru, arabuluculuk, itiraz veya delil tespiti gibi daha erken yolların bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Hak kaybını önlemek için kararın veya olayın öğrenildiği tarih değil, kanunun esas aldığı tebliğ, kesinleşme ya da fiil tarihi doğru biçimde belirlenmelidir.
Başvuru öncesinde olayların tarih sırasına konulması, tebligatların saklanması ve talebi destekleyen belgelerin tek dosyada toplanması incelemeyi kolaylaştırır.
Görevli ve yetkili merci, talebin hukuki niteliğine göre değişebilir; yalnız başlığa bakılarak standart bir dilekçe kullanılması usulden ret veya zaman kaybı yaratabilir.
Süre, görev ve delil değerlendirmesi somut olayın ayrıntılarına bağlıdır. İnternetteki örnek dilekçeler kişisel olayın taleplerini ve risklerini kendiliğinden karşılamaz.
Bu nedenle karar, tebligat ve sözleşme gibi temel belgelerin tamamı görülmeden kesin bir sonuç veya dava süresi öngörüsü verilmesi sağlıklı değildir.
Bursa ve Nilüfer’de yapılacak başvurularda da ulusal mevzuat uygulanır; yerel adliye ve idari birimlerin işleyişi ise dosyanın teslim ve takip planında dikkate alınabilir.
Uyuşmazlık henüz dava aşamasına gelmemişse yazılı başvuru, arabuluculuk, itiraz veya delil tespiti gibi daha erken yolların bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Hak kaybını önlemek için kararın veya olayın öğrenildiği tarih değil, kanunun esas aldığı tebliğ, kesinleşme ya da fiil tarihi doğru biçimde belirlenmelidir.
Başvuru öncesinde olayların tarih sırasına konulması, tebligatların saklanması ve talebi destekleyen belgelerin tek dosyada toplanması incelemeyi kolaylaştırır.
Görevli ve yetkili merci, talebin hukuki niteliğine göre değişebilir; yalnız başlığa bakılarak standart bir dilekçe kullanılması usulden ret veya zaman kaybı yaratabilir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır; somut olayın belgeleri ve güncel mevzuat incelenmeden kesin hukuki sonuç çıkarılamaz.
Ayrıntılı rehber: https://yekta.av.tr/evlilikte-siddetin-cezasi-koruma-tedbirleri/
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Giriş Yap veya Kayıt Ol