Asansör Kazası: Yönetim, Bakım Firması ve Tazminat Sorumluluğu
Asansör kazaları Türkiye'de her yıl onlarca kişiyi etkileyen, çoğu zaman ağır yaralanmaya ya da ölüme yol açan ciddi olaylardır. Düşen kabin, kat hizasında durmaması nedeniyle insanların takıldığı kapı aralığı, bakımsız halatlar, saatlerce mahsur kalan yaşlılar — bu haberlerin arkasında tek bir suçlu değil, birden fazla aktörün paylaştığı karmaşık bir sorumluluk ağı yatmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 69. maddesi yapı maliklerine kusursuz sorumluluk yüklemiştir; yani "bilmiyorduk, habersizdk" savunması hukuki olarak tutunmaz.
Peki asansör kazası geçirdiyseniz ya da bir yakınınız bu kazayla karşılaştıysa ne yapmalısınız? Kim dava açılacak, hangi belgeler toplanacak, tazminat kalemlerinde neler yer alacak, bakım firmasına doğrudan dava açılabilecek mi? Bu rehberde sorumluluk zincirini, etiket sistemini, dava mekaniğini ve yönetimler için uyum adımlarını somut verilerle açıklıyoruz.
Vaka: Kırmızı Etiketli Asansörde Ayağı Kırılan Kurye

Kaan Yıldırım (isimler temsilidir), İstanbul Kadıköy'deki 8 katlı bir apartmana kargo teslimatı yapıyordu. 5. katta zil çalmaya giderken asansöre bindi; kapılar kapandı, kabin hareket etti. Ancak 4. kat ile 5. kat arasında bir yerde takılan asansör, çağrıldığı katta tam durmadı; yaklaşık 20-25 santimetre yukarıda kaldı. Kaan kapı açılınca bu farkı fark etmeden adımını attı. Sağ ayağı aralıkta kaldı, kaban ağırlığıyla dengesi bozuldu, yere düştü. Ayak bileğinde kırık, dizde bağ hasarı.
Asansörün kabin kapısındaki periyodik kontrol etiketinin kırmızı renkte olduğu hastane çıkışında Kaan'ın avukatı tarafından tespit edildi. Kontrol tarihi 7 ay önceydi ve raporda "güvensiz — kullanımdan kaldırılması önerilir" notları düşülmüştü. Bina yöneticisi bu raporu almış, hatta imzalamıştı; ancak asansör faaliyetini sürdürüyordu. "Tamir bütçesi kararlaştırılmamıştı" ifadesi, mahkemede yönetimin aleyhine döndü.
Kaan, tedavi masrafları, 4 aylık iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talep ederek bina yöneticisi, kat malikleri ve bakım firmasına karşı Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtı. Bakım firması sözleşmede "kırmızı etiketli asansörün kullanımının durdurulması için yönetime yazılı bildirim yapıldığı" savunmasına dayandı; ancak mahkeme, yazılı bildirimin tek başına sorumluluktan kurtulmaya yetmeyeceğine ve bina yönetiminin haberdar edilmesine rağmen asansörü faaliyette tutmasının ağır ihmal oluşturduğuna hükmetti. Yönetim, bakım firması ve kontrol kuruluşu müteselsil sorumlu bulundu.
Bu vaka, asansör kazalarının en tipik profilini özetliyor: kırmızı etiket görmezden gelinir, kaza gerçekleşir, "bilmiyorduk" savunması tutunmaz. Kaan'ın hikayesini ilerleyen bölümlerde somutlaştırarak hukuki tablonun her köşesini inceleyeceğiz.
Sorumluluk Ağı: Yönetim, Bakım Firması, Kontrol Kuruluşu, Montaj

Asansör kazasında hukuki sorumluluk tek bir omuzda durmaz; dört farklı aktör arasında paylaşılır ve bu aktörler kimi zaman birlikte, kimi zaman ayrı ayrı sorumlu tutulabilir. Bu yapıyı anlamak, davada kimi muhatap alacağınızı belirlemenin temelidir.
Birinci halka: Bina yönetimi ve kat malikleri. Asansör, Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde "ortak alan" sayılır; dolayısıyla yönetim ve kat malikleri asansörün bakım-işletme sorumlusudur. Bina yöneticisinin görev ve sorumluluklarını ayrıca ele aldığımız apartman yöneticisi sorumlulukları makalemizde bu çerçeve detaylıca işlenmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 69. maddesi ise yapı malikine kusursuz sorumluluk yükler: bina eklentisi olan asansörün bozukluğundan doğan zararı, "bilmiyorduk" ya da "kastımız yoktu" demeksizin ödemek zorundadır. Bu hüküm son derece katıdır; malike kusur ispatı yükü değil, sorumluluğu doğrudan yükler. Aynı sorumluluk, profesyonel site yönetim şirketleri için de geçerlidir.
İkinci halka: Bakım firması. Asansör İşletme ve Bakım Yönetmeliği, yetkili servisle sözleşmeli aylık bakımı zorunlu kılmaktadır. Bakım firması bu sözleşme kapsamında asansörü düzenli olarak denetlemek, tespit ettiği arızaları bildirmek ve gereken müdahaleleri yapmakla yükümlüdür. İhmal durumunda hem yönetime karşı rücu sorumluluğu doğar hem de kazadan zarar gören kişiler firmaya doğrudan dava açabilir. Kaan'ın davasında da gördüğümüz gibi, "bildirdik ama yönetim önlem almadı" savunması firmayı tamamen korumaya yetmeyebilir.
Üçüncü halka: Periyodik kontrol kuruluşu. Asansörler yılda bir kez akredite A-tipi muayene kuruluşu tarafından denetlenmek zorundadır. Kontrol kusurlu yapılmışsa ya da gerçekte güvensiz olan bir asansöre yanlış etiket yapıştırılmışsa, bu kuruluş da sorumlu zincire dahil edilebilir.
Dördüncü halka: Montaj firması ve üretici. Özellikle yeni binalarda ya da revizyondan geçen asansörlerde montaj hatası söz konusuysa, müteahhit-montajcı-üretici zinciri devreye girer. Bu çerçeve ayıplı ürün ve hizmet sorumluluğuyla kesişebilir; dava stratejisi buna göre şekillenir.
Etiket Sistemi: Yeşilden Kırmızıya — Renk Size Ne Anlatır?

Asansör periyodik kontrol sonucunda kabin kapısına yapıştırılan etiket rengi, o asansörün güvenlik durumunu özetler. Bu sistemi anlamak hem sakinler hem de yöneticiler için kritiktir; çünkü kaza anında etiket rengi, sorumluluk tartışmasının merkezine oturur.
| Etiket Rengi | Anlamı | Yönetimin Yükümlülüğü | Hukuki Sonuç |
|---|---|---|---|
| Yeşil | Uygun — asansör güvenli | Rutin aylık bakım + yıllık kontrol takvimi | Normal sorumluluk zinciri |
| Mavi | Hafif kusurlu — kısa sürede giderilmeli | Tespit edilen kusurların makul sürede giderilmesi | Kusur giderilmeden kaza → ihmal karinesi |
| Sarı | Kusurlu — öncelikli müdahale gerekli | Acil iş emri + bakım firmasına yazılı bildirim | Gecikme → ağırlaşan sorumluluk |
| Kırmızı | Güvensiz — kullanımdan kaldırılmalı | Asansörü derhal kullanım dışı bırakma (mühürleme) zorunluluğu | Kullandırılmaya devam edilirse bilinçli taksir / olası kast tartışması |
Kırmızı etiket yapıştırılmış bir asansörün kullanılmaya devam ettirilmesi hukuki açıdan son derece tehlikeli bir pozisyondur. Kontrol kuruluşu raporu ve etiket, yönetime "bu asansörü kapatın" mesajını açıkça ve belgesel olarak iletir. Bu mesajı görmezden gelerek asansörü açık tutan yönetici ya da kat malikleri, kaza halinde "bilmiyorduk" savunmasını kesinlikle kullanamaz; üstelik ceza hukuku boyutunda bilinçli taksir, hatta bazı ağır vakalarda olası kast tartışması da gündeme gelebilir.
Kaza Anı: İlk Saat Delilleri ve Bakım Defteri Avı

Asansör kazasının hemen ardından doğru adımları atmak, ilerleyen davada belirleyici olabilir. Şok ve panik içinde bile birkaç kritik eylemi gerçekleştirmeniz gerekiyor. İşte ilk saatte yapmanız gerekenler:
Adım 1 — Güvenlik ve Sağlık
Kabin içinde mahsur kaldıysanız, kapıyı zorlamayın. Bu hem sizi yaralayabilir hem de mahsur kalma süreci boyunca hasarı artırabilir. Kabin içindeki acil butona basın; bu buton, bakım firmasının 7/24 hizmet veren acil hattına bağlıdır (zorunlu olarak kabin içine etikete yazılmıştır). İtfaiye için 112'yi arayın. Kabin içinde yaralı varsa hiçbir tahliye girişiminde bulunmadan önce profesyonel müdahaleyi bekleyin.
Adım 2 — Delil Tespiti
Kaza anı geçtikten ve güvenli bir konumdaysanız, akıllı telefonunuzla şunları fotoğraflayın: asansör kapısındaki etiketin rengi ve tarihi (kontrol tarihine özellikle dikkat edin), kabin içinin genel durumu, asansörün durduğu yer ile kat zemininin arasındaki fark, varsa cam kamera sistemi konumu. Bina girişindeki güvenlik kamerası ve asansör içi kamera kayıtlarının silinmemesi için yöneticiye yazılı talep iletin ya da avukatınız aracılığıyla ihtiyati tedbir kararı alın.
Adım 3 — Resmi Kayıtlar
112 çağrısı ve itfaiye müdahalesi tutanağa bağlanır; bu tutanağın bir örneğini mutlaka isteyin. Kaza yeri yaralama içeriyorsa polis tutanağı da düzenlenir. Hastaneye gidince "asansör kazası" açıklamasını sağlık personeline net biçimde belirtin; adli rapor bu açıklamayı içermeli ve yaralanmanın mekanizmasını kayıt altına almalıdır.
Adım 4 — Bakım Defteri ve Sözleşme Talebi
Bu belki de en önemli adımdır. Bina yöneticisinden yazılı olarak asansörün bakım defterini, bakım firması sözleşmesini ve en son periyodik kontrol raporunu talep edin. Yönetici bu belgeleri vermekten kaçınırsa, avukatınız dava açıldığında mahkeme kanalıyla celbettirir. Belgeler eksikse ya da bakım kayıtları düzenli tutulmamışsa, bu durum yönetim aleyhine güçlü bir kusur karinesi oluşturur. Kaan'ın davasında da bu belgeler, bakım firmasının ihmaline dair en sert delili oluşturmuştu.
Tazminat Davası: Müteselsil Davalılar ve Kusur Karinesi

Asansör kazası tazminat davasının en önemli özelliği, birden fazla kişi veya kurumun aynı anda davalı konumuna gelebilmesidir. Bina yönetimi ve kat malikleri, bakım firması ve varsa periyodik kontrol kuruluşu müteselsil sorumluluk altındadır. Müteselsil sorumluluk şu anlama gelir: davalılardan biri mahkeme kararıyla belirlenen tazminatın tamamını öder, ardından diğerlerine kusur oranında rücu eder. Sizin açınızdan bu son derece korunaklı bir yapıdır; tahsilat sorunu yaşama riskiniz azalır.
Tazminat kalemleri şu başlıklar altında toplanır: tedavi ve ilaç giderleri, hastane masrafları; iş göremezlik tazminatı (geçici ya da sürekli); sürekli sakatlık halinde maluliyet tazminatı; manevi tazminat — burada özellikle mahsur kalma senaryoları önemlidir, çünkü mahkemeler kısa süreli mahsur kalmalarda bile ciddi psikolojik sıkıntı, panik ve klaustrofobi gelişimi gerekçesiyle manevi tazminata hükmedebilmektedir; ölüm halinde ise destekten yoksun kalma tazminatı devreye girer.
İspat meselesi özellikle asansör davalarında ilginç bir görünüm alır. Bakım kaydının eksik olması, etiketin kırmızı renkte bulunması, kontrol raporundaki "güvensiz" notu — bunların hepsi davacı lehine kusur karinesi oluşturur. Yani siz ihmalin varlığını sıfırdan kanıtlamak zorunda değilsiniz; bu karineyi çürütme yükü davalılara geçer. Bilirkişi sürecinde mahkeme genellikle bir asansör mühendisinden teknik rapor ister. Bu raporun davayı nasıl etkilediğini ve raporun hatalı görünmesi durumunda ne yapılacağını anlatan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi makalemizi incelemenizi öneririz.
Dava yeri konusunda: kat maliklerine ve bina yöneticisine karşı Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Bakım firması gibi ticari nitelikli kuruluşlar söz konusu olduğunda ise Asliye Ticaret Mahkemesi'nin mi yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin mi görevli olduğu, somut durumun özelliklerine göre avukatınızla birlikte değerlendirilmelidir. Ülkemizde İstanbul tazminat hukuku avukatları bu alanda uzman pratik deneyimiyle sürecin en başından itibaren dava stratejisini doğru kurmanıza yardımcı olur.
Ceza Boyutu: Kırmızı Etiketle Bilinçli Taksir

Asansör kazası salt bir tazminat meselesi değildir; yaralanma ya da ölüm söz konusu olduğunda ceza hukuku da devreye girer. Yönetici ve bakım firması yetkilileri hakkında "taksirle yaralama" veya "taksirle öldürme" suçlamalarıyla soruşturma açılabilir.
Taksirle yaralama ve taksirle öldürme suçlarında temel şart, "gereken özeni göstermeme" durumudur. Asansör davalarında bu özen yükümlülüğünün kapsamı oldukça geniştir: aylık bakım yaptırmamak, kırmızı etiketle biten periyodik kontrolün ardından asansörü kapatmamak, bakım sözleşmesinin sona ermesine rağmen yenilememek — bunların hepsi taksire karine oluşturur.
Ancak kırmızı etiket senaryosunda hukuki tablo daha da ağırlaşabilir. Kontrol kuruluşu yönetime yazılı olarak "bu asansör güvensizdir, kullanımdan kaldırılmalıdır" bildirimi yapmışsa ve yönetici bunu bilerek asansörü açık tutmuşsa, bu "bilinçli taksir" tartışmasını gündeme taşır. Bazı ağır vakalarda savcılar, zararlı sonucun gerçekleşebileceğini öngörmesine karşın bunu göze alan kişi açısından "olası kast" değerlendirmesini de gündemine alır. Bu değerlendirme, ceza miktarı ve nitelikli suç hükümleri açısından belirleyici fark yaratır.
Ceza soruşturmasında delil olarak öne çıkan belgeler: bakım defteri, periyodik kontrol raporu, kırmızı etiket, yönetime yapılan yazılı bildirimler ve toplantı tutanaklarıdır. Savcılık bu belgelerden yöneticinin hangi tarihte ne bildiğini kurgulamaya çalışır. Bu nedenle hem ceza hem de hukuk davası paralel yürütülebilir ve delil stratejilerinin uyumlu planlanması kritik önem taşır.
İş Kazası Kesişimi: Kapıcı, Tamirci ve AVM Çalışanı

Asansör kazalarının önemli bir kısmı, o asansörde çalışan kişileri etkiler: apartman kapıcıları, asansör bakım ve onarım teknisyenleri, temizlik görevlileri. Bu kişiler için hukuki tablo farklı bir boyut kazanır çünkü söz konusu kaza aynı zamanda iş kazası sayılır.
Apartman kapıcısı iş hukuku açısından özellikle ilginç bir konumdadır. Kapıcıyı istihdam eden, aslında kat maliklerinin tamamıdır; yani kat malikleri kolektif olarak işveren sıfatı taşır. Dolayısıyla kapıcının asansör kazası geçirmesi durumunda hem SGK'ya iş kazası bildirimi yapılması gerekir hem de işveren konumundaki kat malikleri iş hukuku sorumluluklarıyla yüz yüze gelir. Bu kesişim noktasını daha geniş perspektiften ele aldığımız iş kazası tazminat davası makalemizi incelemenizi öneririz.
AVM'lerde ve büyük işyerlerinde ise tablo daha katmanlıdır. Burada asansörde kaza geçiren kişi müşteri mi, çalışan mı, teslimatçı mı — buna göre sorumluluk çerçevesi değişir. Müşteri için yapı maliki ve işletmeci sorumluluğu öne çıkarken, çalışan için iş hukuku ve SGK sistemi devreye girer. Aynı kaza olgusunun her iki boyutunun da deneyimli bir avukat eşliğinde değerlendirilmesi, hem tazminat hem de sosyal güvenlik haklarının eksiksiz kullanılması açısından şarttır.
Asansör bakım ve onarım firmalarının sahada çalışan teknisyenleri ise kendi işverenleriyle iş kazası sorumluluğunu taşımakla birlikte, ihmali üçüncü kişiden kaynaklanıyorsa (örneğin yönetimin asansörü doğru biçimde kilitlememiş olması) işveren dışında üçüncü kişi sıfatıyla da tazminat talep edebilirler. Bu çok taraflı dava seçenekleri, hukuki sürecin stratejik planlamasını zorunlu kılar.
Yönetim Uyum Rehberi ve Kiracı-Malik Ayrımı

Asansör kazası haberlerini okurken "bize olmaz" düşüncesi yerine "ne yapmalıyız?" sorusuyla yaklaşan yöneticiler, hem sakinleri hem de kendilerini korumuş olur. Davasız bir asansör yönetimi için altı temel adım:
Adım 1 — Yetkili servisli sözleşmeli aylık bakım. Yönetmelik, aylık bakımı yetkili servisle sözleşmeli biçimde yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Sözleşme olmaksızın yürütülen bakım, kaza halinde yönetimin sorumluluğunu ağırlaştıran en temel faktördür. Sözleşme süresinin dolmasına dikkat edin; yenileme tarihi günde hatırlatma olarak takvime eklenmeli.
Adım 2 — Yıllık periyodik kontrol randevusu. Akredite A-tipi muayene kuruluşuyla yılda bir kontrol zorunludur. Bu randevuyu önceki kontrol tarihinden 30-45 gün önce alın; gecikmeler kırmızı etiket alma riskinizi artırır.
Adım 3 — Etiket takibi ve derhal iş emri. Sarı etiket aldığınızda beklemeden bakım firmasına yazılı iş emri verin. Kırmızı etiket durumunda ise asansörü derhal hizmet dışı bırakın (mühürleyin); bu kararı toplantıya taşımak yasal olarak savunulamaz bir gecikmedir.
Adım 4 — Kabin içi güvenlik kontrolü. Acil buton, dahili telefon-intercom, yeterli aydınlatma ve havalandırma periyodik olarak test edilmelidir. Elektrik kesintisinde kabini güvenli şekilde tahliye edecek jeneratör ya da kurtarma düzeninin yokluğu, mahsur kalma davalarında ayrı bir kusur kalemi oluşturur.
Adım 5 — Sigorta. Asansör ferdi kaza ve üçüncü şahıs sorumluluk poliçeleri, tazminatın sigortadan karşılanmasını sağlar; bu hem sakinleri hem de yönetimi koruyan akıllıca bir bütçe planlamasıdır.
Adım 6 — Revizyon bütçesi. Eski asansörler için modernizasyon kararı, kat malikleri toplantısında alınır. Bu bütçenin ertelenmesi, her yıl artan olası tazminat yüküyle karşılaştırıldığında çoğu zaman ekonomik olarak da mantıksızdır.
Kiracı-malik ayrımı meselesine gelince, pratik tabloya bakalım:
| Konu | Kiracı | Malik |
|---|---|---|
| Aylık bakım aidatı | Ödeyebilir (kira sözleşmesine göre) | Asıl yükümlü |
| Revizyon/büyük onarım gideri | Ödemez | Öder |
| Kaza sorumluluğu | Kural olarak sorumluluk doğmaz | TBK 69 kapsamında kusursuz sorumlu |
| Kiracının dava hakkı | Bina yönetimine ve kat maliklerine dava açabilir | — |
Sık Yapılan 7 Hata

- Kaza anında kapıyı zorlamak. Kabin içinde mahsur kalan kişilerin en tehlikeli hatası, kapıyı ya da dehlizi zorlayarak kendini kurtarmaya çalışmaktır. Yanlış açılan bir kapı, derin kuyuya düşme riskini beraberinde getirir. Acil buton ve 112 — bu kadar.
- Delil fotoğraflamamak. Etiket, kabin içi durum, kat hizasındaki fark — bunlar kaza anında telefon kamerasıyla belgelenebilecek en kritik unsurlardır. Hastaneye gitmeden önce birkaç fotoğraf almanız ilerleyen davada büyük fark yaratır.
- Bakım defteri talep etmemek. Çoğu kaza mağduru, yöneticiden bakım defteri ve sözleşme talep edebileceğini bilmez. Yönetici bu belgeleri vermekten kaçınabilir; ancak dava açıldığında mahkeme kanalıyla celb zorunlu hale gelir ve vermeme davranışı yönetim aleyhine değerlendirilir.
- Sadece bina yönetimine dava açmak. Bakım firması ve kontrol kuruluşu da müteselsil sorumlu olabilir. Davalılar listesinin eksik kurulması, tahsilat riskini artırır ve stratejik kozunuzu zayıflatır.
- Manevi tazminatı küçümsemek. Özellikle mahsur kalma vakalarında "yaralanma olmadı ki" diyerek manevi tazminat talebinden vazgeçmek hatalıdır. Mahkemeler, psikolojik sıkıntıyı somut zarar olarak tanır; doktor raporu ve psikolojik değerlendirme belgeleri bu talebi güçlendirir.
- Kamera kaydının silinmesine izin vermek. Kaza sonrasında acil hukuki danışmanlık alınmadığında bina kamera kayıtları döngüsel yazım nedeniyle silinebilir. İhtiyati tedbir talebi bu riski ortadan kaldırır; süreci gecikmeden başlatın.
- Yönetim için: kırmızı etiket sonrası "toplantı beklemek". Kırmızı etiket geldiğinde asansörü derhal kapatmak, yasal zorunluluktur. Toplantıya kadar bekleme, hem tazminat hem de ceza davası boyutunda savunulamaz bir ihmale dönüşür. Acil karar için yöneticinin tek başına yetkisi mevcuttur.
Sonuç: Asansör Kazası Sizi Bulduğunda Ne Yapacaksınız?

Asansör kazaları, çoğu zaman "bize olmaz" denilenler arasındadır. Ancak Kaan'ın hikayesinin gösterdiği gibi, kat hizasında durmayan birkaç santimetrelik fark bile hayatı değiştiren bir yaralanmaya yol açabilir. Sorumluluk ağı geniştir; TBK 69'un kusursuz sorumluluk hükmü, mağdur için güçlü bir koruma kalkanı oluşturur.
Kaza geçirdiyseniz: güvenliğinizi sağlayın, delilleri fotoğraflayın, kamera kayıtlarını koruma altına alın, bakım defterini talep edin ve bir tazminat avukatına başvurun. Çok davalılı bir yapı söz konusuysa, dava stratejisinin en baştan doğru kurulması belirleyicidir. Hukuki sorularınız için soru bankamıza bakabilir ya da platform genelinde avukat arayabilirsiniz.
Yöneticiyseniz: etiket rengini takip edin, sözleşmenizi yenileyin, kırmızıda beklemeden kapatın. Bu altı adım hem sakinlerinizi hem de sizi hukuki yükümlülükten korur. Asansör sigortası da hem mağdur hem yönetim açısından tazminat süreci riskini önemli ölçüde yumuşatır.
Her asansör kazası farklıdır: yaralanmanın niteliği, etiket durumu, bakım kayıtları ve davalıların profili — tüm bunlar davayı şekillendiren somut unsurlardır. Genel bir rehber size yön gösterir; ancak hukuki strateji, somut olayınıza özel olmalıdır. Uzman bir tazminat avukatıyla görüşmek, hem tazminat miktarı hem de süre açısından en belirleyici adımdır.