İş Kazası Geçirdim: Haklarınız ve Adım Adım Tazminat Rehberi
Evet, iş kazası geçirdiyseniz belirli haklarınız vardır. İş kazasını hemen işvereninize ve 3 iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) bildirmelisiniz; aksi takdirde, bildirimi kendiniz SGK'ya yapmanız gerekir. Hastaneye giderken kazanın iş kazası olduğunu beyan etmeli, olayla ilgili tutanak, tanık ifadeleri ve varsa kamera kayıtlarını toplamalısınız. Ayrıca, kazanın raporunu iş güvenliği uzmanına da iletmek, ileride oluşabilecek hukuki sorunların önüne geçer.
Bu süreçte iki ayrı tazminat kanalı devreye girer: SGK, geçici iş göremezlik ödeneği ve maluliyet durumunda sürekli gelir sağlar; işveren ise SGK'nın karşılamadığı farkı ve manevi tazminatı öder. Maluliyet oranı sağlık kurulu tarafından belirlenir ve itiraz edilebilir. İşverenin kusuru, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) eksikliklerine dayanarak bilirkişi heyeti tarafından tespit edilir ve tazminat miktarı buna göre şekillenir. Kusurlu işverenin sorumluluğu, kaçak işçilik durumunda tamamen işçiye rücu edilerek tazminatın tam olarak ödenmesini sağlar. Tazminat davası doğrudan açılır, arabuluculuk zorunlu değildir ve 10 yıl içinde dava süresi başlar.
Vaka: Ahmet ve Ailesinin İş Kazası

Sevgili okuyucu, bir iş kazası yaşadığınızda haklarınızı bilmek, sürecin sorunsuz ilerlemesi açısından hayati önem taşır. Ahmet’in yaşadığı kazayı örnek alarak, adım adım neler yapmanız gerektiğini anlatacağım.
İlk adımlar: Kazanın bildirilmesi
Kaza gerçekleştiği anda, işverenin Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) haber vermesi gerekir. Bu bildirim, kazanın gerçekleştiği gün ve sonraki iki gün içinde yapılmalıdır. İşveren bu sorumluluğu yerine getirmezse, çalışan kendisi SGK’ya resmi bir dilekçe ile başvurabilir. Hastaneye başvurduğunuzda, tedavi raporunda “iş kazası” ibaresi bulunmalıdır. Ayrıca, olay yerinde bulunan tanıkların ifadeleri, varsa kamera kayıtları ve tutanak da dosyanın güçlenmesine yardımcı olur.
İki ayrı tazminat kanalı
İş kazası sonucunda iki ayrı tazminat yolu açılır. Birincisi, SGK tarafından sağlanan geçici iş göremezlik ödeneğidir; bu ödenek, çalışanın tedavi süresi boyunca gelir kaybını karşılamaya yöneliktir. İkinci kanal ise işveren tarafından ödenen tazminattır; bu tutar, SGK’nın karşılamadığı farkı ve ayrıca manevi tazminatı içerir.
Maluliyet oranı ve itiraz süreci
Sağlık kurulu, çalışanın ne kadar bir oranda malul olduğunu belirler. Bu oran, çalışanın iş gücündeki kaybını ölçer. Eğer belirlenen oran size haksız geliyorsa, kararın yeniden değerlendirilmesi için Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz edebilirsiniz. İtiraz süreci, iş mahkemesinde de devam edebilir.
Kusur ve sorumluluk
İş kazasının oluşumunda işverenin iş sağlığı ve güvenliği (İSG) yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği incelenir. İSG bilirkişi heyeti, eğitim, denetim ve ekipman eksikliklerini değerlendirir. Eğer işverenin kusuru tespit edilirse, tazminatın tamamı işverene yüklenir. Kaçak işçilik durumunda ise sorumluluk tamamen işverene aittir ve tam rücu uygulanır.
Dava süreci ve dikkat edilmesi gereken hususlar
İş kazası tazminatı için arabuluculuk zorunlu değildir; doğrudan dava açabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken bir diğer konu ise ibraname gibi belgelerle karşılaşmanızdır. Bu tür belgeler, ancak Türk Borçlar Kanunu’nun sıkı şartları sağlandığında geçerli olur. Ayrıca, tazminat davasının zamanaşımı süresi on yıl olarak belirlenmiştir; bu sürenin içinde hakkınızı aramalısınız.
“İş kazası sonrası haklarınızı korumak, doğru adımları zamanında atmakla mümkündür.”
Bu süreçte bir iş hukuku avukatıyla görüşmek, haklarınızı tam olarak anlamanıza ve savunmanıza yardımcı olur. Türkiye’deki deneyimli avukatları buradan inceleyebilir, İstanbul’da iş hukuku uzmanı bir avukata ulaşmak isterseniz bu linke tıklayabilirsiniz.
Unutmayın, haklarınızın korunması sizin elinizde. İlk adımı atarak, gerekli belgeleri topladığınızda ve doğru mercilere başvurduğunuzda, tazminat süreciniz sorunsuz ilerleyecektir.
Kazanın İlk Bildirimi ve Gereken Belgeler

Bir iş kazası yaşadığınızda, ilk adımın ne olması gerektiğini tam olarak bilmek, haklarınızı korumanın temelidir. Kaza gerçekleştiği anda, olayın işveren ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) derhal bildirilmesi gerekir. Bildirimin gecikmesi, sizin sorumluluğunuzda bir başvuru sürecine yol açar; bu durumda SGK’ya doğrudan bir dilekçe ile başvurmanız gerekir. Bildirimin zamanında yapılması, geçici iş göremezlik ödeneği ve diğer sosyal hakların hızlı bir şekilde devreye girmesini sağlar.
İlk 72 saat içinde yapılması gerekenler
İş kazasını gördüğünüzde, işverenin olayı SGK’ya üç iş günü içinde raporlaması zorunludur. İşveren bu süreyi kaçırırsa, çalışan olarak siz de aynı sürede SGK’ya kendi bildiriminizi yapmalısınız. Bildiriminizi yaparken aşağıdaki belgeleri eksiksiz hazırlamanız gerekir:
- Hastane raporu: Kazanın “iş kazası” olduğuna dair doktor beyanı.
- Olay tutanağı: İşverenin hazırladığı resmi tutanak.
- Tanık ifadeleri: Olayı gören iş arkadaşları veya şahitlerin yazılı beyanları.
- Kamera kayıtları (varsa): Olay anını gösteren görsel deliller.
Bu belgeler, SGK’nın sağlık kurulu değerlendirmesi sırasında ve olası bir tazminat davasında delil olarak kullanılacaktır. Belgelerin eksik ya da hatalı olması, sürecin uzamasına ve hak kaybına yol açabilir.
İki ayrı kanal üzerinden hak talebi
İş kazası sonrası iki temel hak kaynağı vardır. Birincisi, SGK’nın sağladığı geçici iş göremezlik ödeneği ve uzun vadeli maluliyet geliri gibi sosyal güvenlik haklarıdır. İkinci kanal ise işverenin, SGK’nın karşılamadığı farkı ve manevi tazminatı ödemesidir. Maluliyet oranı, SGK sağlık kurulu tarafından belirlenir; bu oranı kabul etmemeniz durumunda, Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz edebilir ve iş mahkemesinde yeniden tespit talep edebilirsiniz.
Kusur ve sorumluluk değerlendirmesi
İş kazasının oluş nedenine bağlı olarak, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) bilirkişi heyeti kazanın işverende bir kusur olup olmadığını inceler. Eğitim, denetim ya da ekipman eksikliği gibi nedenler işverene sorumluluk yükler. Kaçak işçilik durumunda ise sorumluluk tamamen işverende olur ve rücu hakkı doğar.
Dava süreci ve dikkat edilmesi gereken hususlar
İş kazası tazminatı için arabuluculuk süreci uygulanmaz; doğrudan dava yoluna gidilir. Dava açarken, ibraname gibi sözleşmelerin geçerliliği çok sıkı şartlara bağlıdır; bu tür belgelerle karşılaştığınızda bir iş hukuku avukatına danışmanız faydalı olur. Haklarınızın korunması için dava süresi on yıl içinde başlatılmalıdır; bu sürenin aşılması durumunda zamanaşımı söz konusu olur.
Bu süreçte bir avukattan destek almak, belgelerin doğru hazırlanması ve haklarınızın tam olarak değerlendirilmesi açısından kritik öneme sahiptir. İş hukuku avukatları ile iletişime geçerek, adım adım rehberimizi uygulayabilir ve hak ettiğiniz tazminatı alabilirsiniz.
SGK’nın Sağladığı Yardım Kanalları

İş kazası geçirdiğinizde, sosyal güvenlik kurumunun (SGK) sunduğu iki temel yardım kanalı bulunmaktadır. Bu kanallar, geçici iş göremezlik döneminden kalıcı bir durum oluşması ve en kötü ihtimalle ölüm hâline kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Aşağıda bu kanalların işleyişi ve sizin için ne anlama geldiği detaylı olarak açıklanmıştır.
Geçici İş Göremezlik Ödeneği
İş kazası sonrası doktorunuz iş göremezlik raporu verdiğinde, SGK size geçici iş göremezlik ödeneği sağlar. Bu ödenek, çalışamadığınız süre boyunca gelirinizin bir kısmını temin eder. Ödeme süreci, raporunuzun SGK’ya iletilmesi ve ilgili birimin onayıyla başlar.
Sürekli Gelir ve Maluliyet Durumu
Eğer kazadan kaynaklanan sağlık sorunu kalıcı bir hâle gelirse, SGK bir maluliyet oranı belirler. Bu oran, sizin çalışma kapasitenizi ne kadar kaybettiğinizi gösterir ve buna göre sürekli gelir ödeneği düzenlenir. Maluliyet oranına itiraz etme hakkınız da bulunur; bu durumda yüksek sağlık kurulu ve iş mahkemesinde yeniden değerlendirme talep edebilirsiniz.
Ölüm Halinde Hak Sahiplerine Destek
Kazanın ölümle sonuçlanması durumunda, SGK ölen çalışanın hak sahiplerine (eş, çocuk, anne‑baba gibi) belirli bir gelir desteği sunar. Bu destek, ailenizin geçimini sağlamak amacıyla düzenlenir ve başvuru süreci, ölüm raporu ve ilgili belgelerin SGK’ya sunulmasıyla başlar.
İşveren Tazminatı ve Ek Haklar
SGK’nın sağladığı ödemeler dışında, işveren de iş kazası nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Bu tazminat, SGK’nın karşılamadığı farkları ve ayrıca işverenin sorumluluğu kapsamında ortaya çıkan manevi tazminatı kapsar.
Kusur ve Sorumluluk Belirleme
Kazanın oluşumunda işverenin iş sağlığı ve güvenliği (İSG) yükümlülüklerini ihmal etmesi durumunda, İSG bilirkişi heyeti tarafından kusur tespiti yapılır. Kaçak işçilik gibi durumlarda ise işverenin sorumluluğu tamamen kendisine aittir ve tüm tazminatlar doğrudan işverene yönlendirilir.
Arabuluculuk İstisnası ve Dava Açma
İş kazası tazminatı konularında arabuluculuk zorunlu değildir; doğrudan dava açma hakkınız bulunmaktadır. Ancak, ibraname gibi belgelerle karşılaşmanız halinde dikkatli olmanız gerekir; bu tür belgeler, kanun gereği sıkı şartlara tabidir ve haklarınızı sınırlayabilir. Tazminat taleplerinizin zamanaşımına uğramaması için süreci zamanında başlatmanız önemlidir.
| Yardım Kanalı | Kapsam | Başvuru Şartları |
|---|---|---|
| Geçici İş Göremezlik Ödeneği | İş göremezlik süresince gelir desteği | Doktor raporu ve SGK onayı |
| Sürekli Gelir (Maluliyet) | Kalıcı sağlık kaybı durumunda düzenli gelir | Maluliyet oranı tespiti ve itiraz hakkı |
| Ölüm Desteği | Hak sahiplerine yaşam desteği | Ölüm raporu ve gerekli belgeler |
| İşveren Tazminatı | Maddi ve manevi tazminat | SGK’nın ödemediği farkların talebi |
Bu süreçte en doğru adımı atabilmek için bir iş hukuku avukatına danışmanız faydalı olacaktır. Uzman bir avukat, haklarınızı korumanıza ve gerekli başvuruları eksiksiz tamamlamanıza yardımcı olabilir. İstanbul’da iş hukuku avukatları sayfamızda size yakın bir uzman bulabilirsiniz.
İşverenin Tazminat Sorumluluğu

Bir iş kazası geçirdiğinizde, işverenin sorumlulukları iki ana başlıkta toplanır: SGK’nın ödemediği farkı karşılamak ve manevi tazminatı sağlamak. Bu iki kalemi doğrudan işverenden talep etme hakkınız, kanunların sizlere tanıdığı temel güvenceyi oluşturur.
SGK’nın karşılamadığı fark
İş kazası sonrası SGK, geçici iş göremezlik ödeneği ve bazı durumlarda sürekli gelir desteği sağlar. Ancak bu ödemeler, gerçek kaybınızı tam olarak telafi etmeyebilir. İşveren, SGK’nın ödeyemediği bu farkı, kendi sorumluluğu kapsamında size ödemekle yükümlüdür. Bu tutar, işverenle doğrudan görüşülerek belirlenir; genellikle iş kazasının şiddeti, iyileşme süresi ve iş gücünüzdeki azalma dikkate alınır.
Manevi tazminat
İş kazası sadece maddi kayıplara yol açmaz; aynı zamanda psikolojik travma da yaratabilir. Bu nedenle, işverenin manevi tazminat ödeme zorunluluğu bulunur. Manevi tazminat, yaşadığınız acı, korku ve yaşam kalitenizdeki azalmayı dengelemeyi amaçlar. Bu hak, iş kazası tazminat davası kapsamında mahkeme kararıyla da teyit edilebilir.
İşverenin sorumluluğunu nasıl talep edersiniz?
- İlk 72 saat içinde kazayı işverene bildirin. İşveren, bu bildirimi üç iş günü içinde SGK’ya iletmek zorundadır.
- İşverenin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği durumlarda, siz de doğrudan SGK’ya başvurarak dilekçe verebilirsiniz.
- Kaza raporu, tanık ifadeleri ve varsa kamera kayıtları gibi belgeleri topladığınızda, işverene yazılı bir talep mektubu gönderin.
- Talebiniz işveren tarafından karşılanmazsa, iş hukuku avukatları ile görüşerek dava sürecine başlayabilirsiniz.
Unutmayın, iş kazası tazminatı için arabuluculuk istisnası geçerlidir; yani doğrudan dava açmanız gerekir. Ayrıca, ibraname gibi belgelerle haklarınızı “serbest bırakmak” zorunda değilsiniz; bu tür belgeler ancak çok sıkı şartlar altında geçerlilik kazanır.
Maluliyet Oranı ve İtiraz Süreci

İş kazası geçirdiğinizde, sağlık kurulu tarafından belirlenen maluliyet oranı, ileride alacağınız tazminat ve gelir desteğinin temelini oluşturur. Bu oran, SGK’nın sağlık kurulu raporu ile netleşir ve eğer bu rapor sizin sağlık durumunuzu tam olarak yansıtmıyorsa, itiraz hakkınız doğar.
Sağlık Kurulu Kararı ve İlk Adımlar
Kazayı takiben ilk yetmiş iki saat içinde işvereninizi bilgilendirmeniz ve bu durumu üç iş günü içinde SGK’ya bildirmeniz gerekir. İşverenin bildirim yapmaması halinde, siz doğrudan SGK’ya bir dilekçe ile başvurabilirsiniz. Hastaneye başvurduğunuzda, “iş kazası” beyanını mutlaka doktorunuza bildirmeniz, ilerideki süreçte kanıt niteliği taşıyan bir tutanak oluşturur. Tanık ifadeleri ve varsa kamera kayıtları da dosyanızın güçlenmesine yardımcı olur.
İtiraz Hakları ve Başvuru Mercii
Sağlık kurulu raporunda belirlenen maluliyet oranına itiraz etmek isterseniz, iki temel merciden faydalanabilirsiniz. İlk olarak Yüksek Sağlık Kurulu’na başvurarak raporun yeniden değerlendirilmesini talep edebilirsiniz. Bu başvuru, raporun size göre düşük olduğunu düşündüğünüz durumlarda ilk adım olarak önerilir. Eğer bu süreçte tatmin edici bir sonuç alamazsanız, İş Mahkemesi’nde maluliyet oranının tespiti için dava açabilirsiniz. Mahkeme, uzman bilirkişi raporlarını inceleyerek nihai kararı verir.
- Sağlık kurulu raporunu alın ve rapordaki maluliyet oranını dikkatlice inceleyin.
- İtiraz süresini kaçırmamak için rapor tarihinden itibaren belirlenen süre içinde Yüksek Sağlık Kurulu’na dilekçe verin.
- Gerekirse bir iş hukuku avukatıyla görüşerek dilekçenizi güçlendirin; İstanbul iş hukuku avukatları bu konuda deneyimlidir.
- Yüksek Sağlık Kurulu kararı sizi tatmin etmezse, iş mahkemesine başvurarak uzman bilirkişi raporu talep edin.
- Mahkeme sürecinde, kazanın oluş şekli, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini ihmal edip etmediği gibi hususlar da değerlendirilir.
Maluliyet oranına itiraz süreci, doğru adımlar atıldığında haklarınızın korunmasını sağlar. İtiraz süresi içinde gerekli mercilere başvurduğunuzda, hem geçici iş göremezlik ödeneği hem de uzun vadeli gelir desteği konusunda daha adil bir sonuç elde etme şansınız artar. Unutmayın, bu süreçte bir avukatla çalışmak, belgelerin eksiksiz hazırlanması ve yasal haklarınızın tam olarak kullanılabilmesi açısından büyük avantaj sağlar.
Kusur ve Sorumluluk Analizi

İş kazası geçirdiğinizde, sorumluluğun kime ait olduğunu belirlemek için iki temel unsur incelenir: kusur ve sorumluluk. Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği (İSG) mevzuatı, işverenin çalışanlarını koruma yükümlülüğünü açıkça tanımlar. Bu yükümlülük, çalışanların eğitiminden denetimine, ekipman bakımından risk analizine kadar geniş bir alanı kapsar.
İSG bilirkişi heyetinin rolü
İş kazası sonrası bir İSG bilirkişi heyeti görevlendirilir. Heyet, kazanın oluş biçimini, olay anındaki koşulları ve özellikle işverenin eğitim ve denetim eksikliklerini değerlendirir. Eğer bilirkişi, işverenin yeterli eğitim sağlamadığını, riskli bir ortamda denetimi ihmal ettiğini tespit ederse, kusur tamamen işverene ait sayılır. Bu durumda işveren, SGK’nın ödeyemediği tazminat farkını ve manevi tazminatı da ödemekle yükümlüdür.
Kaçak işçilikte sorumluluk
Çalışma koşulları yasalara aykırı bir biçimde “kaçak işçilik” şeklinde yürütülüyorsa, sorumluluk tamamen işverene aittir. Kaçak işçi statüsünde çalışan bir kişi, iş kazası geçirdiğinde işverenin sorumluluğu, hem SGK’nın ödeyeceği geçici iş göremezlik ödeneği hem de işverenin ödeyeceği ek tazminatları kapsar. Bu durumda işveren, iş kazasını bildirme zorunluluğunu da yerine getirmediği için ek yaptırımlarla karşılaşabilir.
İlk 72 saat içinde yapılması gerekenler
- Kazayı işverene en geç ilk 72 saat içinde bildirin. İşveren bu bildirimi 3 iş günü içinde SGK’ya iletmelidir.
- İşveren bildirimde bulunmazsa, siz SGK’ya doğrudan başvurarak bir dilekçe ile kazayı rapor etmelisiniz.
- Hastane raporunda “iş kazası” ibaresi bulunmalı, tanık ifadeleri ve varsa kamera kayıtları tutanağa eklenmelidir.
İki ayrı tazminat kanalı
Kazanın ardından iki farklı tazminat kanalı devreye girer:
- SGK – Geçici iş göremezlik ödeneği ve %10’dan başlayan maluliyet oranına göre sürekli gelir sağlar. Ölüm durumunda hak sahiplerine de gelir.
- İşveren tazminatı – SGK’nın karşılamadığı farkı ve ayrıca manevi tazminatı içerir.
Maluliyet oranı ve itiraz süreci
Maluliyet oranı, SGK’nın sağlık kurulu tarafından belirlenir. Orana itiraz etmek isterseniz, ilk olarak Yüksek Sağlık Kurulu’na başvurabilir, ardından iş mahkemesinde yeniden tespit talep edebilirsiniz.
Arabuluculuk istisnası ve ibraname tuzağı
İş kazası tazminatı davalarında arabuluculuk istisnadır; doğrudan dava açmanız gerekir. Dikkat etmeniz gereken bir diğer konu ise ibraname (ödeme belgesi) tuzağıdır. TBK’nın 420. maddesi gereği, ibraname ancak katı şartlar altında geçerlidir; aksi takdirde ileride haklarınızı kaybedebilirsiniz. Ayrıca, tazminat davasının zamanaşımı süresi 10 yıldır; bu sürenin içinde dava açmanız gerekir.
Örnek: Ahmet Bey, bir inşaat şantiyesinde düşen bir malzeme nedeniyle dizini kırdı. İlk 72 saat içinde işverene bildirdi, işveren SGK’ya raporlamayı geciktirdi. Ahmet Bey, SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği aldı, ancak işverenin sorumluluğu nedeniyle ek tazminat talebinde bulundu. Bu süreçte, işverenin eksik eğitim ve denetiminden kaynaklanan kusur, bilirkişi raporunda açıkça ortaya konuldu.
Daha fazla bilgi ve benzer vakalar için İş Kazası Tazminat Davası sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Tazminat ve Arabuluculuk İstisnası

İş kazası geçirdiğinizde, tazminat talebinizin arabuluculuk sürecine tabi olmadığını bilmek hayati öneme sahiptir. İş kazaları, İş Kanunu ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı kapsamında ayrı bir yargı yolu gerektirir; bu yüzden doğrudan iş mahkemesinde dava açmanız gerekir. Arabuluculuk, iş kazası tazminatı gibi zorunlu tazminat hakları için bir istisna oluşturur ve bu süreçte mahkeme kararına başvurmak zorunludur.
Kazanın ardından ilk günlerde, işvereninizi durumu SGK’ya bildirmek zorundasınız. Bildirim süresi içinde yapılmazsa, siz de SGK’ya başvurarak kazanın iş kazası olduğunu beyan eden bir dilekçe sunabilirsiniz. Bu aşamada hastane raporları, tanık beyanları ve varsa kamera kayıtları gibi delillerin toplanması büyük fayda sağlar. Belgelerin eksiksiz olması, ilerideki tazminat talebinizin sağlam temellere oturmasını sağlar.
Kazadan doğan haklar iki ana kanalda değerlendirilir. Birincisi, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlanan geçici iş göremezlik ödeneği ve uzun vadeli maluliyet durumunda sürekli gelir desteğidir. İkincisi ise işverenin SGK’nın karşılamadığı farkı ve ayrıca manevi tazminatı içeren işveren tazminatıdır. Maluliyet oranı, SGK’nın sağlık kurulu tarafından belirlenir; eğer bu oran sizi tatmin etmiyorsa, Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz edebilir ve gerekirse iş mahkemesinde yeniden tespit talep edebilirsiniz.
Kusur değerlendirmesi ise İş Sağlığı ve Güvenliği bilirkişi heyeti tarafından yapılır. İşverenin eğitim, denetim ve güvenlik önlemlerindeki eksiklikler, kazanın sorumluluğunu işverene yönlendirebilir. Kaçak işçilik söz konusu olduğunda ise sorumluluk tamamen işverene rücu edilir.
Arabuluculuk istisnası nedeniyle, doğrudan dava açmanız gerekir. Dava sürecinde ibraname gibi sözleşmelere çok dikkat etmelisiniz. Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesi, ibranameyi ancak çok sıkı şartlar altında geçerli kılar; aksi takdirde bu tür bir belge, haklarınızı tamamen ortadan kaldırabilir. Bu yüzden bir avukattan destek almanız tavsiye edilir.
Mahkeme sürecinde zamanaşımı süresi de göz önünde bulundurulmalıdır. İş kazası tazminatı için zamanaşımı süresi, kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde dava açılmasını zorunlu kılar; bu sürenin aşılması durumunda haklarınızın korunması zorlaşır.
Bu süreçte faydalı olabilecek bir kaynak İş Kazası Tazminatı Davası başlıklı makalemizdir. Ayrıca, bir iş hukuku avukatıyla görüşmek, ibraname gibi riskli belgelerden kaçınmak ve doğru adımları atmak açısından kritik öneme sahiptir.
“Arabuluculuk, iş kazası tazminatı gibi zorunlu hakların korunmasında bir istisna olarak değerlendirilir; bu yüzden haklarınızı savunmak için doğrudan mahkemeye başvurmanız gerekir.”
Sık Yapılan 7 Hata

İş kazası geçirdikten sonra haklarınızı korumak, çoğu zaman duygusal yorgunlukla birlikte karmaşık bir prosedür sürecini de beraberinde getirir. Ne yazık ki, birçok çalışan bu süreçte temel hatalar yaparak haklarını zayıflatır. Aşağıda, en sık rastlanan yedi hatayı ve bunlardan kaçınmak için neler yapmanız gerektiğini adım adım anlatıyoruz.
Kaza Sonrası Bildirimi Ertelemek
Kazanın gerçekleştiği anda, işverenin Sosyal Güvenlik Kurumu’na üç iş günü içinde bildirimde bulunması gerekir. Bu sürenin dışına çıkıldığında, çalışan kendisi bildirim yapma sorumluluğu üstlenir. Bildirimi geciktirmek, tazminat ve geçici iş göremezlik ödeneğinin gecikmesine ya da reddedilmesine yol açabilir. Bu yüzden, ilk gün içinde bir dilekçe hazırlayıp Sosyal Güvenlik Kurumu’na sunmanız hayati öneme sahiptir.
Belgeleri Eksik Sunmak
Kaza raporu, tıbbi tutanak, tanık ifadeleri ve varsa kamera kayıtları gibi belgeler, hak talebinizin temelini oluşturur. Eksik ya da yetersiz belge sunmak, sürecin uzamasına ve talebinizin reddedilmesine neden olur. Bu nedenle, tüm belgeleri eksiksiz ve düzenli bir dosya halinde toplamak, avukatınızın incelemesi için avukatlar sayfasından bir uzmana başvurmak akıllıca bir adımdır.
Sosyal Güvenlik Kurumu Sürecine Müdahale Etmemek
Sosyal Güvenlik Kurumu, geçici iş göremezlik ödeneği ve kalıcı maluliyet durumunda sürekli gelir gibi hakları belirler. Bu süreçte, sağlık kurulu raporuna itiraz etme hakkınız bulunur. İtirazı zamanında yapmazsanız, karar kesinleşir ve sonraki aşamalarda itiraz şansınız kalmaz. İtiraz sürecini ihmal etmeyin; bir uzman görüşü alarak itirazınızı destekleyin.
İşverenle Uzlaşma Sürecinde Hakları Küçümsemek
İşveren, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun karşılamadığı farkı ve manevi tazminatı ödemeyi teklif edebilir. Ancak, bu teklifin sizin gerçek zararlarınızı karşılayıp karşılamadığını dikkatle değerlendirmelisiniz. Teklifi kabul etmeden önce, bir iş hukuku avukatıyla görüşerek hak ettiğiniz tutarın ne kadar olduğunu netleştirin.
İtirazları Zamanında Yapmamak
İş mahkemesinde ya da yüksek sağlık kurulunda itiraz süresi, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren belirli bir zaman dilimini kapsar. Bu sürenin dışına çıkmak, hakkınızı tamamen kaybetmenize yol açabilir. Takvim takibi yaparak her aşamanın son tarihlerini kaçırmadığınızdan emin olun.
Uzman Raporlarını Göz Ardı Etmek
İş kazası tespitinde, iş sağlığı ve güvenliği bilirkişi heyeti raporu büyük bir rol oynar. Bu rapor, işverenin kusurunu ve eksik denetimlerini ortaya koyar. Raporun eksik ya da hatalı hazırlanması durumunda, işverenin sorumluluğu tam anlamıyla tespit edilemez. Bu yüzden, raporun detaylı incelenmesi ve gerekirse ikinci bir uzman görüşü alınması önemlidir.
İbraname Tuzağına Düşmek
İbraname, işverenin size bir ödeme yaptıktan sonra tüm haklarınızı bıraktığınızı iddia ettiği bir belgedir. Ancak, bu belge ancak çok sıkı şartlar altında geçerlidir ve genellikle mahkeme kararıyla onaylanır. İbranameyi imzalamadan önce, bir avukata danışarak belgenin geçerliliğini ve içerdiği koşulları tam olarak anladığınızdan emin olun. Aksi takdirde, ileride haklarınızı savunmanız mümkün olmayabilir.
Bu yedi hatayı önceden bilmek ve her birine karşı proaktif adımlar atmak, iş kazası sonrası haklarınızı korumanın en etkili yoludur. Unutmayın, süreç boyunca bir uzmandan destek almak, haklarınızı tam anlamıyla elde etmenizi sağlar.
Kişiye Özel Değerlendirme ve Avukat Önerisi

Bir iş kazası geçirdiyseniz, haklarınızı net bir şekilde ortaya koymak ilk adımda kritik bir rol oynar. Bu süreçte en önemli görev, kazayı ve elinizdeki belgeleri titizlikle gözden geçirerek hangi haklara sahip olduğunuzu belirlemektir. Aşağıdaki adımları izleyerek bu değerlendirmeyi sistemli bir şekilde yapabilirsiniz.
1. İlk günlerde yapmanız gerekenler
Kazanın gerçekleştiği anda, olayın işveren tarafından resmi kayıtlara geçirilmesi gerekir. İşverenin, kazayı sosyal güvenlik kurumuna üç iş günü içinde bildirmesi zorunludur. Eğer işveren bu bildirimi yapmazsa, siz doğrudan sosyal güvenlik kurumuna bir dilekçe ile başvurabilirsiniz. Hastaneye başvurduğunuzda, tedavi raporunda kazanın iş kazası olarak işaretlenmesi de sürecin ilerlemesi açısından büyük önem taşır.
2. Belgelerinizi toplama ve saklama
Olay yeri tutanağı, tanık beyanları ve varsa güvenlik kamerası kayıtları, ilerideki hukuki adımlarda kanıt niteliği taşıyacaktır. Bu belgeleri eksiksiz bir dosya halinde saklamanız, hem sosyal güvenlik kurumuna hem de olası bir mahkeme sürecine hazırlıklı olmanızı sağlar.
3. İki temel tazminat kanalı
İş kazası sonrası iki ayrı tazminat yolu bulunmaktadır. Birincisi, sosyal güvenlik kurumunun sağladığı geçici iş göremezlik ödeneği ve uzun vadeli maluliyet ödemeleridir. Bu ödemeler, kazadan kaynaklı iş göremezlik süresince gelir kaybınızı bir nebze de olsa telafi eder. İkinci kanal ise işverenin sorumluluğundaki tazminattır. İşveren, sosyal güvenlik kurumunun karşılamadığı farkı ve ayrıca manevi tazminatı da ödemekle yükümlüdür.
4. Maluliyet oranı ve itiraz süreci
Sağlık kurulu tarafından belirlenen maluliyet oranı, tazminat miktarını doğrudan etkiler. Eğer bu oran sizin beklentilerinizin altında kalırsa, itiraz hakkınız bulunmaktadır. İlk aşamada sağlık kurulunun kararına itiraz edebilir, ardından daha yüksek bir kurulda yeniden değerlendirme talep edebilirsiniz. Bu süreçte uzman bir iş kazası avukatının rehberliği, itirazın etkin bir şekilde yürütülmesini sağlar.
5. Kusur ve sorumluluk tespiti
İş kazasının oluşumunda işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerindeki eksiklikler önemli bir faktör olabilir. Bu durumda, bağımsız bir bilirkişi heyeti görevlendirilerek kusur tespiti yapılır. Eğer işveren kaçak işçi çalıştırıyorsa, sorumluluğu tamamen işverene ait olur ve tazminat talebiniz daha güçlü bir zemine oturur.
6. Arabuluculuk mu yoksa doğrudan dava mı?
İş kazası tazminatı davalarında arabuluculuk zorunlu bir aşama değildir; doğrudan dava açma hakkınız bulunmaktadır. Ancak, ibraname gibi belgelerle karşılaştığınızda dikkatli olmanız gerekir. Bu tür belgeler, sadece çok katı koşullar altında geçerli sayılır ve sizin haklarınızı sınırlayabilir. Bu yüzden, bir avukatla görüşmeden bu tür bir belgeyi imzalamaktan kaçının.
7. Zamanaşımı ve dava süresi
Tazminat taleplerinizin zamanaşımına uğramaması için belirli bir süre içinde dava açmanız gerekir. Bu sürenin ne kadar olduğu, olayın niteliğine göre değişiklik gösterebilir; bu yüzden süreci geciktirmeden bir hukuk uzmanına başvurmanız hayati önem taşır.
“Kendi belgelerinizi ve olayın detaylarını net bir şekilde ortaya koymak, haklarınızı savunmanın en sağlam adımıdır.”
Bu adımları tamamladıktan sonra, iş kazası konusunda uzman bir avukatla görüşmek, sürecinizi doğru yönlendirecek en etkili adımdır. Uzman bir avukat size haklarınızı tam olarak nasıl talep edeceğinizi, hangi belgelerin gerektiğini ve olası itiraz süreçlerini ayrıntılı bir şekilde anlatacaktır. Unutmayın, profesyonel bir rehberlik, hem maddi hem de manevi haklarınızı korumanın anahtarıdır.