Kapıcı Hakları: Kıdem, Fazla Mesai ve Kapıcı Dairesi
Konut kapıcıları İş Kanunu'nun tam güvencesi altındadır. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram-genel tatil ücreti ve yıllık izin — bunların hepsi kapıcılar için de geçerlidir. "Kapıcı farklı bir kategoridedir, o haklardan yararlanamaz" şeklindeki yaygın yanılgı hem kapıcıları hem bazı yöneticileri ağır bedeller ödetmektedir. Üstelik işveren, binayı tek başına yöneten yönetici değil, kat maliklerinin tümünün oluşturduğu apartman/site tüzel yapısıdır. Bu ayrım, "yönetici değişti, kıdemim sıfırlandı" iddiasını baştan çürütür.
Türkiye'de iş mahkemeleri, yargılama gündeminin önemli bir bölümünü kapıcı davalarına ayırmaktadır. Bu davalarda bölünmüş çalışma düzeni, sigortasız istihdam ve kapıcı konutunun boşaltılması üç temel çatışma noktası olarak öne çıkmaktadır. Karar süreci çoğunlukla uzundur; bilirkişi hesaplamaları ve tanık dinlenmesi zaman almaktadır. Bu gerçeği bilerek hem kapıcıların haklarını eksiksiz koruması hem yöneticilerin dava riskini baştan sıfırlaması için doğru bilgiye ihtiyaç vardır.
Vaka: 18 Yıl Sonra "Artık Şirket Alıyoruz" Dediler

Kadir Bey (isimler temsilidir) 2006 yılından bu yana İstanbul Kadıköy'de bir 24 daireli apartmanda kapıcı olarak çalışmaktadır. Sabah 7'de çöpler, öğleden sonra 4'te asansör bakımı, kış aylarında sabah erken kalorifer kontrolü — 18 yıllık bir düzen. Çocukları, bodrum kattaki iki odalı kapıcı dairesinde büyüdü. Apartman dört kez yönetici değiştirdi; her defasında Kadir Bey işine devam etti ve o değişimleri pek umursamadı.
2024 yılının Kasım ayında yeni yönetici Selin Hanım (isimler temsilidir) kat malikleri kurulunu topladı. Gündem: "Temizlik şirketi ile sözleşme yapılıyor, kapıcı kadrosu kapatılıyor." Karar çıktı, Kadir Bey'e yazılı fesih bildirimi yapıldı. Selin Hanım kapıya geldi: "Maalesef Kadir Bey, binanın kararı bu. Hem boşaltma hem de tazminat konusunda anlaşmak isteriz." Kadir Bey, tazminat teklifinin hesabını görmek istedi; rakam kendisine düşük geldi.
Kadir Bey bir iş hukuku avukatına danıştı. Avukat, hesap cetvelini çıkardığında tablo ortaya çıktı: 18 yıllık kıdem tazminatı, 2 aylık ihbar tazminatı (18 yıllık çalışana 8 hafta ihbar süresi İş Kanunu'nda yer almaktadır), yıllık izin alacakları ve en tartışmalı kalem olan fazla mesai. Apartmanın teklif ettiği rakam kıdem ile ihbarın toplamından ibaretti; fazla mesai ve yıllık izin hesabına hiç girilmemişti.
Arabuluculuk aşamasında Selin Hanım, "Aidat toplayamıyoruz, bu kadar ödeyemeyiz" dedi. Avukat yanıtı netti: "Kat maliklerinin iç anlaşmazlıkları Kadir Bey'in alacağını etkilemez." Anlaşma sağlandı; Kadir Bey orijinal teklifin yaklaşık 2,3 katını alarak kapıcı dairesini 15 gün içinde boşalttı. Bu hikâye, aynı çatışmayı yaşayan binlerce kapıcı ve apartman yönetimi için bir aynadır. (Vaka ilerleyen bölümlerde ayrıntılandırılacak.)
Kapıcı Kimdir: İş Kanunu Şemsiyesi ve Apartman-İşveren Gerçeği

4857 sayılı İş Kanunu'nun 110. maddesi ve Konut Kapıcıları Yönetmeliği, konut kapıcılarını İş Kanunu'nun tüm güvenceleri içinde açıkça konumlandırır. Bunu bilmek önemlidir çünkü "tarım işçisi" ya da "ev hizmetleri çalışanı" gibi bazı kategoriler İş Kanunu'ndan kısmen veya tamamen muaftır; kapıcılar bu istisnalar arasında yer almaz.
İşveren meselesine gelince: Kapıcının işverenini belirlemek, hangi kapıya dava açılacağını belirler. Apartmanı ya da siteyi yöneten kişi, yani yönetici, kat maliklerinin temsilcisi ve işveren vekildir; asıl işveren değildir. Gerçek işveren, o binada ortak alan paydaşlığı içinde bulunan tüm kat maliklerinin oluşturduğu tüzel yapıdır. Bu yapının Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) kapsamında ayrı bir tüzel kişiliği yoktur; ancak iş hukuku uygulamasında apartman yönetimi tüzel kişi sıfatıyla kabul edilerek işveren sıfatı taşır.
Yönetici değişimi senaryosuna geri dönelim: Kadir Bey'in vakasında dört farklı yönetici, dört farklı dönem demektir. Eğer Kadir Bey her yönetici değişiminde yeni bir iş sözleşmesi imzalamış ve eski sözleşme "tasfiye edilmiş" olsaydı, kıdemi gerçekten sıfırlanabilirdi. Ancak uygulamada böyle biçimsel bir işlem yapılmamaktadır; kapıcı aynı binada çalışmaya devam eder. Bu durumda hizmet süresi başlangıç tarihinden itibaren kesintisizdir. İşveren değişmemiştir — yönetici değişmiştir. Bu ince ayrım, mahkemelerde kapıcılar lehine istikrarlı biçimde uygulanmaktadır.
Bir diğer önemli konu ise apartmanın kayıtlı bir işyeri olması gerekliliğidir. SGK mevzuatı kapsamında apartmanın işyeri olarak tescil edilmesi ve kapıcının SGK'ya bildirilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hem idari para cezasına hem de ileride açılabilecek hizmet tespiti davasına zemin hazırlar.
Haklar Envanteri: Normal İşçiyle Kapıcının Farkı

Kapıcıların sahip olduğu haklar bir bütün olarak ele alındığında, normal bir işçiden neredeyse hiçbir fark yoktur. Aşağıdaki tablo temel hakları ve kapıcıya özgü farklılıkları özetlemektedir.
| Hak / Düzenleme | Normal İşçi | Konut Kapıcısı |
|---|---|---|
| Asgari ücret | Geçerli | Geçerli — altı ödeme yapılamaz |
| SGK bildirimi | Zorunlu | Zorunlu — apartman işyeri tescilli olmalı |
| Kıdem tazminatı | 1 yıl dolunca hak | Aynı — yönetici değişse de süre kesilmez |
| İhbar tazminatı | Çalışma süresine göre | Aynı |
| Fazla mesai | Günlük 7,5 saat aşımı | Bölünmüş mesaide fiili toplam hesaplanır |
| Hafta tatili / UBGT | Geçerli | Geçerli |
| Yıllık izin | 1 yıldan sonra hak | Aynı |
| Konut tahsisi | Yok (kural) | Ücretin parçası — kirasız tahsis edilmeli |
| Konutu boşaltma | Geçerli değil | İş sözleşmesi sona erince 15 gün içinde |
Tablodaki "Aynı" ibareleri, kapıcının herhangi bir işçiden daha az haklı olmadığını göstermektedir. Konut tahsisi ve 15 günlük boşaltma yükümlülüğü ise kapıcıya özgü kurallardır ve ileride ayrıntılı ele alınacaktır.
Yıllık izin konusunda sık sorulan bir soru şudur: Kapıcı izne giderse binaya kim bakar? Bu, işveren açısından pratik bir sorundur; ancak hukuki olarak yıllık izin kullandırmak zorunludur. Yönetimler çoğunlukla bu dönem için geçici personel temin eder ya da kapıcının izin ücretini ödeyerek çalışmasına devam etmesini (yazılı onayıyla) sağlar. İzin kullandırmadan yıllarca çalıştırılan kapıcı, ayrılışında birikmiş yıllık izin ücretini talep etme hakkına sahiptir — bu da hesaplamalarda göz ardı edilmemelidir.
Kapıcı Dairesi: Kirasız Tahsis ve 15 Gün Kuralı

Kapıcı dairesi meselesi, bu alandaki en çok konuşulan ve en çok çatışmaya yol açan konuların başında gelmektedir. Konut Kapıcıları Yönetmeliği iki temel kural ortaya koyar: Birincisi, konutun işveren tarafından kirasız tahsis edilmesi gerektiğidir. Yani apartman kapıcıdan kira alamaz; konut, ücretin bir parçası olarak sunulur. İkincisi, iş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erdiğinde kapıcının 15 gün içinde konutu boşaltması zorunludur.
Kadir Bey örneğine dönelim: 18 yıl oturulan bir ev, yıllarca yapılan tadilat ve çocukların büyütüldüğü bir mekân. Bu kişisel bağlılık hukuken korunamaz. Sözleşme sona erer ermez 15 günlük süre işlemeye başlar. Bunu bilerek hareket etmek, hem kapıcı hem yönetim için planlamayı kolaylaştırır.
Peki kapıcı tazminatlarını almadan çıkmak zorunda mı? Bu sorunun yanıtı hem evet hem de hayırdır. Tahliye yükümlülüğü tazminat alacağından bağımsız yürür — yani "tazminatımı alamadan çıkmam" diyerek 15 günlük süreyi aşmak hukuken riski beraberinde getirir ve yönetim icra yoluna başvurabilir. Ancak kapıcı, alacakları için ayrı bir dava ya da arabuluculuk süreci yürütmeye devam edebilir. İki süreç paralel ilerler; biri diğerini engellemez.
Kapıcı konutunda ısıtma, su ve elektrik paylaşımı ise yönetim planı ya da iş sözleşmesine göre düzenlenir. Bazı apartmanlarda bu giderler tamamen apartman tarafından karşılanırken, bazılarında kapıcının belirli bir katkı payı ödediği görülmektedir. Bu konunun yazılı sözleşmede açıkça belirlenmemiş olması, ayrılış sürecinde ek bir anlaşmazlık kaynağına dönüşebilir. Sözleşmede yer almayan bir gideri tahsil etmeye çalışmak yönetim açısından hukuki dayanak yaratmaz.
Bir diğer soru da şudur: Kapıcı konutu tadilat yapılmış ama depozito alınmamış; ayrılırken hasar bedeli talep edilebilir mi? Olağan kullanım izleri (kir, boyada solma, küçük çizikler) tazminat konusu değildir. Olağan kullanımın ötesinde zarar varsa ve bu zarar belgelenmişse yönetim tazminat talep edebilir; ancak ispat yükü yönetimdedir.
Maaşın Kaynağı Aidat: Kim Davalı Olur?

Kapıcının maaşının hangi kaynaktan ödendiği sorusu, "kim davalı olur?" sorusunun doğrudan öncülüdür. Kapıcı ücreti, apartmanın ortak giderlerinden karşılanır. Ortak giderlerin finansmanı ise kat maliklerinin ödediği aidatlardır. Ancak bu finansman zincirinin bir halkasının kırılması — yani bazı kat maliklerinin aidat ödememesi — işverenin, yani apartmanın, kapıcıya olan yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Kadir Bey'in davasında Selin Hanım, "Aidat toplayamıyoruz" dedi. Bu pratik bir sorundur ve yöneticinin yaşadığı gerçek bir güçlüktür. Ancak iş hukuku açısından bu açıklama, kapıcıya olan ücret ve tazminat borcunu savunma olarak kullanılamaz. İşveren yükümlülüğü sürmektedir; yönetim, aidat borcunu olan kat maliklerine karşı ayrıca KMK'dan doğan alacak talebinde bulunabilir. Bu iki süreç birbirinden bağımsızdır.
Peki, işçilik alacağı davası kime açılmalıdır? Pratik uygulama şöyledir: Dava, apartman yönetimine ve/veya tüm kat maliklerine yöneltilir. Kat maliklerinin sorumluluğu iç ilişkide arsa payı oranındadır — bu, KMK'nın 20. maddesinden gelen bir ilkedir. Ancak kapıcı, alacağını tahsil etmek için tüm kat maliklerini tek tek aramak zorunda değildir; apartman tüzel yapısı esas muhataptır. Yönetimin temsil yetkisi, mahkemede apartman adına işlem yapmasına olanak tanır.
Arabuluculuk aşamasında apartmanı kim temsil eder? İşçilik alacaklarında arabuluculuk, dava açmadan önce zorunlu bir adımdır. Apartman adına arabuluculukta yer alacak kişinin yetkili olması gerekir. Uygulamada yönetici bu yetkiyi kat malikleri kurulundan aldığı kararla sağlar. Kararın usulüne uygun alınmamış olması, ilerleyen süreçte arabuluculuk tutanağının geçerliliğini tartışmalı hâle getirebilir. Yönetimlerin bu ayrıntıya dikkat etmesi, hem süreci kısaltır hem de olası itirazları önler.
Aidat-maaş ilişkisi konusunda daha ayrıntılı bilgi için apartman aidat borcu ve gecikme tazminatı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Fazla Mesai Savaşı: Bölünmüş Mesainin İspatı

Kapıcı fazla mesaisi, iş mahkemelerinde en çok tartışılan kalemdir. Bunun temel nedeni, kapıcı çalışmasının doğasından gelen bölünmüş mesai düzenidir. Sabah erken çöp toplama, temizlik, asansör bakımı; öğle arası; akşüstü ise servis karşılama, güvenlik kontrolü, ortak alanların kapatılması. Bu düzende günlük toplam çalışma saati hesaplandığında 7,5 saatin üzerine çıkan kapıcı fazla mesai hakkı kazanır.
Bölünmüş Çalışmada Saatleri Kim Belirler?
Konut Kapıcıları Yönetmeliği, çalışma saatlerinin yönetim planı veya iş sözleşmesiyle belirlenmesine olanak tanır. Bu, yönetim açısından hem bir hak hem de bir sorumluluktur. Saatler yazılı olarak belirlenmemişse kapıcı uygulamadaki fiili çalışma saatini tanıkla ispatlamaya çalışacaktır. Bu noktada komşu tanıklığı hayati önem taşır.
Ara Dinlenmelerin Hesabı
Bölünmüş çalışmada öğle arası genellikle uzundur. Sabah 7-10 arası çalışma, öğle 10-16 arası dinlenme, akşam 16-19 arası çalışma gibi bir düzen söz konusu olabilir. Bu durumda günlük fiili çalışma 6 saattir ve fazla mesai doğmaz. Ancak aralar gerçekte kullanılmıyor, kapıcı sürekli erişilebilir kalıyorsa — telefonda çağrılıyor, zil çaldığında inmeye zorlananıyorsa — bu süre de çalışma sayılabilir. Yargıtay bu konuda tanık beyanını esas almaktadır: bina sakinlerinin kapıcıyı hangi saatlerde çağırdığına dair anlatımlar belirleyicidir.
Kış Mesaisinin Özel Durumu
Kalorifersiz ısınma sistemine sahip olmayan binalarda kapıcı, kış aylarında kalorifer yakma ve kontrol görevini üstlenir. Bu, yaz dönemine kıyasla çalışma süresini önemli ölçüde artırabilir. Yargıtay kararlarında kalorifer görevinin kış aylarında ek mesai olarak değerlendirilebildiğine ilişkin içtihatlar mevcuttur. Bu nedenle kalorifer bakımı ve yakma saatlerinin tutulduğu basit bir çizelge bile fazla mesai hesabında güçlü bir delil oluşturur.
Yazılı çalışma çizelgesi bulunmayan çoğu apartmanda mahkeme, bilirkişiden yapılan işin niteliğini ve yerleşik Yargıtay içtihadını esas alarak ortalama bir mesai hesabı yapmasını ister. Bu hesap tam isabetli olmayabilir; ancak tanık sayısı ve beyan tutarlılığı arttıkça kapıcı lehine daha gerçekçi bir sonuca ulaşılır. Fazla mesai hesaplama yöntemi hakkında daha fazla bilgi için fazla mesai ücreti hesaplama ve ispat makalemize bakabilirsiniz.
Kayıtdışı ve Part-Time: Hizmet Tespiti Yolu

Türkiye'de kayıtdışı çalıştırma, iş mahkemelerinin gündemini yıllardır meşgul etmektedir. Apartmanlarda ise bu sorun iki farklı biçimde karşımıza çıkar: tam zamanlı kapıcının SGK'ya bildirilmemesi ve part-time temizlikçinin hiç kayıt altına alınmaması. Her iki durumda da işçinin hizmet tespiti davası açma hakkı mevcuttur.
Hizmet tespiti davası, fiilen çalışıldığı hâlde SGK'ya bildirilmeyen dönemin sigortalı hizmet olarak kayda geçirilmesini sağlar. Bu dava iş mahkemesinde görülür ve sonucu emeklilik hesabına doğrudan etki eder. Delil olarak şunlar kullanılabilir: bina sakinlerinin tanıklığı, asansör bakım ve servis kayıtları, apartmanın yaptığı ödemeleri gösteren banka dekontları, aidat makbuzlarındaki "kapıcı ücreti" ya da "temizlik gideri" kalemleri ve varsa güvenlik kamera görüntüleri.
Part-time çalışan apartman temizlikçisi de fiilen çalıştığı günler oranında İş Kanunu haklarına tabidir. Örneğin haftada 3 gün temizliğe gelen bir kişi, bu dönemin kıdemini, gerçekte ödenmesi gereken ücret alacağını ve SGK bildirimini talep edebilir. Ayda 10 günden az çalışan ev hizmetlisi için SGK'nın Ek-9 düzenlemesi (ev hizmetleri sigorta düzeni) devreye girebilir; bu düzende bildirimi işçi kendisi de yapabilir. Ancak 10 günü aşan çalışmada işverenin tam SGK bildirimi yükümlülüğü doğar.
Bazı apartmanlar kapıcı yerine "güvenlik görevlisi" ya da "bina sorumlusu" ünvanıyla çalıştırma yoluna gitmektedir. Unvan ne olursa olsun, fiilen yapılan iş kapıcılık işinin içeriğini taşıyorsa işçi, kapıcıya tanınan tüm haklardan yararlanabilir. İş mahkemeleri bu tür biçimsel unvan oyunlarını gerçek iş ilişkisini esas alarak değerlendirmektedir.
Yönetim Rehberi: Davasız Apartmanın 6 Belgesi

Kapıcı davaları büyük ölçüde önlenebilir davalardır. İş hukuku ihlallerinin çoğu, belgeler eksik ya da hiç yokken ortaya çıkar. Yönetimlerin yapacağı basit ama sistematik bir belge yönetimi, hem kapıcının haklarını güvence altına alır hem de apartmanı gereksiz yargı riskinden korur. İşte davasız bir apartmanın bulundurması gereken 6 temel belge:
1. Yazılı iş sözleşmesi ve görev tanımı: Çalışma saatleri, görev kapsamı, ücret, konut tahsisi ile su-elektrik-ısınma paylaşım kuralları açıkça yazılmalıdır. Bu belge hem işçinin ne yaptığını netleştirir hem de ileride "bunu bilmiyordum" savunmasını ortadan kaldırır.
2. Mesai çizelgesi: Kapıcının hangi saatlerde çalıştığını gösteren, imzalı ve tarihli bir haftalık çalışma planı. Bu çizelge aynı zamanda fazla mesai hesabında ilk referans belgesidir.
3. SGK tam bildirim ve işyeri tescil belgesi: Apartmanın SGK'ya işyeri olarak tescil edildiğine dair belge ve kapıcının aktif sigortalılığını gösteren SGK dökümleri. Bu belgeler hem yönetim hem kapıcı tarafından düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir.
4. Konut tahsis tutanağı: Kapıcı dairesinin teslim edildiğini, kirasız tahsis edildiğini ve konutun durumunu belgeleyen imzalı tutanak. Fotoğraflı bir ek, ayrılışta hasar tartışmalarını önler.
5. Ücret ödeme belgesi: Her ay imzalanan ücret bordrosu ya da banka transferi. "Ücret ödendi mi?" sorusunun yanıtı bu belgede aranır. Nakit ödeme yapılıyorsa kapıcının imzaladığı dekont zorunludur.
6. Ayrılışta usulüne uygun ibraname: İş sözleşmesi sona erdiğinde kıdem, ihbar, fazla mesai ve yıllık izin gibi tüm alacakların ödendiğini ve kapıcının bu alacaklardan ibra ettiğini gösteren belge. İbranamelerin yasal geçerliliği için ödemenin yapılmış olması ve belgenin fesih tarihinden en az 1 ay sonra imzalanması şarttır.
Sık Yapılan 7 Hata

Kapıcı hukuku alanında tekrar tekrar yapılan hatalar, benzer davaların sürekli açılmasına zemin hazırlamaktadır. Bu hataların bir listesini görmek hem yöneticiler hem kapıcılar için işlevlidir.
- Yönetici değişimini kıdemi sıfırlama fırsatı saymak: İşveren apartmandır, yönetici değildir. Yönetici değişimi kıdemi kesmez. Bu yanılgı üzerine inşa edilen tazminat teklifleri iş mahkemesinde geçersiz sayılır.
- Kapıcı dairesini ayrı bir sözleşme ile kiralamak: Bazı yönetimler kapıcıdan sembolik kira tahsil etmektedir. Bu uygulama yönetmeliğe aykırıdır; kapıcı geri almak için dava açabilir ve miktarları kümülatif olarak büyüyebilir.
- Fazla mesainin "söz konusu olmadığını" varsaymak: Bölünmüş mesai, fiili çalışma saati hesaplanmadan göz ardı edilirse, ayrılış tazminat hesabında sürpriz bir kalem ortaya çıkar. Baştan çizelge tutmak bu riski sıfırlar.
- Sigortasız çalıştırmanın "kimse bilmez" olduğunu düşünmek: Komşu tanıklıkları, aidat kayıtları ve bina hizmet faturaları SGK'nın ya da mahkemenin ihtiyaç duyduğu delilleri zaten üretmektedir. "Kayıt yok = dava yok" varsayımı geçerli değildir.
- 15 günlük boşaltma süresini esneyebilir saymak: Yönetim açısından bu süre katıdır; kapıcı açısından ise "tazminat alacak değilim çünkü çıkmıyorum" stratejisi hukuken işlemez. İki tarafın da bu süreye saygı göstermesi çatışmayı kısaltır.
- Aidat alamamayı tazminat ödememek için gerekçe saymak: Kapıcıya olan borç, bina sakinlerinin ödeme düzeniyle bağlantılı değildir. Yönetim hem ücret borcunu ödemek hem de aidat borçlularını ayrıca takip etmek zorundadır.
- İbranameyi fesih günü imzalatmak: Fesih anında imzalanan ibranameler hukuken geçersizdir. İşçinin haklarını düşünerek karar verebilmesi için fesihten sonra en az 1 ay beklenmesi ve ödemenin yapılmış olması şarttır. Aceleci ibranameler mahkemede aleyhte delil hâline dönebilir.
Kişisel Değerlendirme: Her Vakanın Kendine Özgü Hesabı Var

Kadir Bey'in vakasında süreci en başa taşıyalım: 18 yıl, bölünmüş mesai, yazılı çizelge yok, kapıcı dairesi 18 yıl kullanıldı. Bu tablo, hak talep eden kapıcı için de borcunu hesaplayan yönetim için de önceden tahmin edilmesi güç bir rakam doğuruyordu. Avukat devreye girmeseydi, Kadir Bey teklif edilen rakamı kabul edebilir ve önemli bir alacağını kaybedebilirdi.
Bu yazıda aktarılan bilgiler genel bir çerçeve sunmaktadır. Kıdem tazminatı hesabı, çalışma süresine, son ücrete ve yıl içindeki artışlara göre değişir. Fazla mesai, tanıkların kalitesine ve çalışma düzeninin niteliğine göre farklılaşır. kıdem tazminatı şartları ve hesaplama konusunda daha ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.
Kapıcı tarafındaysanız: Alacaklarınızı doğru hesaplamadan herhangi bir belgeyi imzalamayın. Teklif edilen rakamın nasıl bulunduğunu anlayabilmek için bir iş hukuku avukatına danışmak, çoğu zaman birkaç saatlik görüşme ücreti karşılığında yıllık emeğinizin hakkını almanızı sağlar.
Yönetim tarafındaysanız: Dava açılmadan önce yapılacak doğru bir hesap ve usulüne uygun ibraname düzeni, hem zamanınızı hem apartman sakinleri adına harcanan parayı korur. Alacak kalemi ne kadar büyürse hem yargı süreci hem de idari yük o kadar ağırlaşır.