Müşteri Faturayı Ödemiyor: Ticari Alacak Tahsili Rehberi
On yıllardır mal sattığınız, çayını içtiğiniz, düğününe gittiğiniz müşteri sizi artık aramıyor. WhatsApp'ta "bu ay biraz zor abi" mesajları birikmekte, banka hesabınızda o büyük havale hâlâ yok. Türk KOBİ'lerinin bir numaralı hukuki derdi budur ve adı ticari alacak tahsilidir. Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin günlük işlerine bakıldığında dava dosyalarının büyük çoğunluğunun "mal verdim, fatura kestim, param gelmedi" hikâyesinden oluştuğu görülür.
İyi haber şu: bu sorunu çözmek mümkündür. Hem hukuki hem pratik açıdan atacağınız adımlar bellidir; sizi bekleyen yol uzun değil, yalnızca bilinmesi gereken bazı dönüm noktaları var. Aşağıdaki satırlarda ihtar mektubundan icra takibine, arabuluculuktan mahkeme kararına uzanan tam yol haritasını, delil disiplinini ve ticaret hayatında sık yapılan 7 hatayı bulacaksınız.
Vaka: 14 Yıllık Müşteriye Açık Hesap 680 Bin TL ve "Bu Ay Zor" Oyalaması

Bursa'da tekstil toptancılığı yapan Hasan Bey (isimler temsilidir), 14 yıllık müşterisi Kadir Bey'in işletmesine yıllarca açık hesap mal vermiştir. Her ay otuz-kırk bin TL'lik ödeme gelir, cari hesap dengede kalırdı. 2024 yılının Eylül ayında Kadir Bey "sezon sıkıştı, Kasım'da kapatırız" diyerek alımlarını sürdürdü. Hasan Bey de on dört yıllık ilişkiye güvenip imzasız irsaliyelerle, WhatsApp mesajlarıyla sipariş karşılayarak toplamda 680 bin TL sevkiyat yaptı. Kasım geldi, ödeme gelmedi. "Ocak'ta çözeriz" dendi. Ocak da geçti.
Hasan Bey bir ticaret avukatına başvurduğunda ortaya çıkan tablo kaygı vericiydi: İrsaliyelerin büyük bölümü Kadir Bey'in şoförü tarafından imzalanmıştı ancak şoförün şirketi temsil yetkisi belirsizdi. Faturaların bir kısmı e-fatura sisteminden karşı tarafa iletilmiş olsa da yıl sonu cari hesap mutabakatı hiç imzalanmamıştı. Sözleşme de yoktu; ticaret hayatındaki o klasik "güven bize yeter" anlayışıyla gidilmişti. Avukat, dosyayı aldı, mevcut delilleri değerlendirdi ve Hasan Bey'e şunu söyledi: "Kazanma ihtimalimiz yüksek ama satış anında bu belgeleri almamış olsaydık çok daha sancılı olurdu." Sonraki bölümlerde bu davanın her aşamasını takip edeceğiz.
Delil Piramidi: Tahsilatı Satış Anında Kazanırsın

Ticari alacak davalarında hâkim soruyor: "Malı gerçekten teslim ettin mi? Karşı taraf borcun bu kadar olduğunu kabul etti mi?" Cevabınızı belgeler verir, sözler değil. Delil piramidi şöyle işler: ne kadar üst katmanda belgeniz varsa o kadar güçlüsünüzdür.
| Delil Katmanı | Neyi İspat Eder? | Pratikte Dikkat Edilecek Nokta |
|---|---|---|
| Yazılı Sözleşme | Ticari ilişkinin tüm koşulları (fiyat, vade, faiz, yetki) | Yetkili imza, şirket kaşesi; güncel sözleşme — eski şartlara bağlanmayın |
| Sipariş / Teklif Onayı | Miktar ve fiyat üzerinde anlaşma | E-posta ya da KEP'li onay; WhatsApp yeterli ama zayıf |
| İmzalı Sevk İrsaliyesi / Teslim Tutanağı | Malın fiziksel teslimi — en kritik halka | Alıcı yetkilisinin imzası + kaşe; şoför imzası yeterli değil (yetki belgesi şart) |
| Fatura + Tebliğ Belgesi | Tutar ve ödeme tarihi; 8 gün sessiz kabul karinesinin başlangıcı | KEP veya iadeli taahhütlü ile gönder; e-fatura kaydı tek başına tebliğ ispatı değil |
| Cari Hesap Mutabakatı (imzalı / KEP'li) | Birikmiş bakiyenin karşılıklı kabulü | Yıl sonu veya altı ayda bir imzalatın; İİK 68 belgesi olarak tartışılır — güçlü koz |
| E-posta / WhatsApp Yazışmaları | Sipariş detayları, borç kabulü, "ödeyeceğim" mesajları | Ekran görüntüsü + noter onayı ya da e-imza — yedekleme disiplini şart |
| Tanık | Ticarette yardımcı delil, tek başına zayıf | Belge yoksa tanığa dayanmak riskli; hâkim çoğunlukla belgeyi tercih eder |
Hasan Bey'in dosyasında ortada durumlu irsaliyeler mevcuttu. Avukat, Kadir Bey'in şirketinden bu irsaliyelerin imzalanmasına yetkili kişilerin listesini talep etti. Şoförün "vekâleten teslim aldım" niteliğinde bir iç yazı ile yetkilendirildiği ortaya çıktı. Bu belge mahkemede kritik rol oynadı. Ders açık: satış anında irsaliyeyi yetkili kişiye imzalatmak ve kaşe vurdurtmak, alacak tahsilatını satışın o gününde kazanmak demektir.
8 Gün Kuralı: Faturanın Sessiz Kabulü ve İrsaliye Gerçeği

Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrası ticaret hayatında az bilinen ama son derece güçlü bir karine öngörür: Bir tacir, kendisine gönderilen faturanın içeriğine 8 gün içinde itiraz etmezse, faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu karinenin işlemesi için faturanın muhataba ulaşmış olduğunun ispat edilmesi gerekir. Bunun için en güvenilir yol KEP (Kayıtlı Elektronik Posta) veya iadeli taahhütlü postalardır. E-fatura sistemi gönderimi kayıt altına alır ancak pratik uygulamada tebliğ anının kesin ispatı için KEP hâlâ tercih edilen yöntemdir.
Faturanın 8 gün sessiz kabulü şunu sağlar: borçlu "fatura tutarı yanlış" veya "bu malı ben sipariş etmedim" diyemez hale gelir. Ancak burada kritik bir ayrım vardır ve bu makalenin belki de en önemli noktasıdır: Fatura, malın teslimini ispatlamamaktadır. Bu iki kural birlikte çalışır ama birbirinin yerini tutmaz.
Borçlu açısından da bu kural yaşamsaldır: fatura geldiğinde tutarda bir hata ya da sipariş etmediğiniz bir kalem varsa 8 günü geçirmeden yazılı itiraz bildirin. Süre dolduktan sonra "faturayı doğru bulmuyorum" demek hukuken oldukça güçtür. Hasan Bey'in davasında Kadir Bey, gelen faturaların hiçbirine 8 gün içinde itiraz etmemişti. Bu durum mahkemede alacaklı lehine güçlü bir argüman oluşturdu.
Cari Hesap ve Mutabakatın Gücü

Uzun süreli ticari ilişkilerde cari hesap kaçınılmazdır: ay içinde birden fazla satış, kısmi ödemeler, iadeler, virmanlar birleşir ve dönem sonunda bir bakiye ortaya çıkar. TTK'nın 89. maddesi ve devamı bu ilişkiyi düzenler. Cari hesabın hukuki gücü, bakiyenin her iki tarafça imzalı belgeyle kabul edilmesinden gelir.
Yıl sonu veya altı ayda bir imzalatılan mutabakat mektubu, borçlunun bakiyeyi kabul ettiğini yazılı olarak ortaya koyar. Bu belge İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesi anlamında belge statüsü tartışmalarına konu olsa da uygulamada mahkemelerde son derece güçlü delil olarak kabul edilmektedir. Özellikle borçlu "bu kadar borcum yok" dediğinde imzalı mutabakat onu susturan en etkili belgedir.
KEP üzerinden gönderilen ve karşı tarafın açarak imzaladığı veya itiraz etmediği mutabakat mektupları giderek yaygınlaşmaktadır. Şirketinizde yıl sonu mutabakat disiplinini bir politika olarak uygulayın: muhasebe biriminiz her Aralık ayında bütün açık carilere mutabakat mektubu göndersin, imzalayanların belgelerini arşivlesin. Bu basit alışkanlık ileride açılacak davada binlerce liralık avukatlık ve bilirkişi ücretinden sizi kurtarabilir.
Yol Haritası: İhtardan Hacze Adım Adım

Ticari alacak tahsilinde doğru sırayı takip etmek hem hukuki zorunluluk hem de stratejik avantajdır. Sırayı atlarsanız dava usulden reddedilebilir ya da gereksiz zaman kaybedersiniz. Aşağıda adım adım yol haritasını bulacaksınız.
1. Adım: Nazik Hatırlatma ve Hesap Ekstresi
İlk adım hukuki değil insani bir adımdır. Muhasebe ekstresiyle birlikte muhataba açık hesabın son durumunu bildirin. Bazen ödeme gerçekten gözden kaçmış olabilir. Bu aşamada ilişkiyi koruma önceliklidir. Telefon yerine yazılı kanal (e-posta, WhatsApp) tercih edin — her yazışma ileride delil olabilir.
2. Adım: KEP veya Noter İhtarnamesi
Nazik hatırlatma sonuç vermezse ihtarname gönderin. İhtarnamenin en kritik işlevi temerrüt tarihini ve dolayısıyla faiz başlangıcını sabitlemektir. Vade sözleşmeyle belirlenmişse vade dolduğunda borçlu kendiliğinden temerrüde düşer; değilse ihtar zorunludur. İhtarname, KEP veya noter aracılığıyla gönderildiğinde tebliğin ispatı kolaylaşır. İhtarnamede ödeme için makul bir süre belirtin (genellikle 7-15 gün), ödenmemesi halinde hukuki yola başvuracağınızı açıkça bildirin.
3. Adım: Zorunlu Arabuluculuk (TTK 5/A)
2018 yılında yürürlüğe giren TTK 5/A hükmü uyarınca, ticari para alacaklarında dava açmadan önce arabuluculuk zorunludur. Bu bir formalite değil, gerçek bir dava şartıdır: arabuluculuk denemeden açılan dava usulden reddedilir. Arabulucuya başvurun, toplantı tarihi belirlensin, karşı tarafla müzakere yapılsın. Anlaşma sağlanırsa imzalanan belge ilam niteliğinde olduğundan doğrudan icraya koyulabilir — mahkeme kararını beklemenize gerek kalmaz. Anlaşma sağlanamazsa "anlaşamadık" belgesiyle mahkemeye gidin.
Hasan Bey'in davasında arabuluculuk toplantısı üç oturum sürdü. Kadir Bey ilk iki oturumda avukatları üzerinden masadan kaçmaya çalıştı, üçüncü oturumda ise 680 bin TL'nin 480 bin TL'sini peşin, 200 bin TL'sini iki taksitte ödemeyi teklif etti. Hasan Bey bu teklifi kabul etti — hem zaman hem de dava masraflarından kazandı.
4. Adım: İlamlı veya İlamlı İcra Takibi ya da Doğrudan Dava
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa iki ana yol ayrımıyla karşılaşırsınız:
| Kriter | İlamlı İcra Takibi (Sonra İtirazın İptali) | Doğrudan Alacak Davası |
|---|---|---|
| Belge Durumu | Belgeler kısmen zayıf; hız öncelikli | İmzalı sözleşme + irsaliye + mutabakat mevcut |
| Avantaj | Haciz süreci hızlı başlar; borçlu itiraz etmezse biter | Güçlü belgeyle mahkeme kararı kesin sonuç verir |
| Risk | Borçlu itiraz ederse itirazın iptali davası gerekir | Dava süreci daha uzun olabilir |
| Tazminat | İtirazın iptali davası kazanılırsa %20 icra inkâr tazminatı | Direkt tazminat talebi dava dilekçesinde |
| Uygun Olduğu Durum | Borçlu varlıklı, hız şart, itiraz ihtimali düşük | Uzun ilişki, sağlam belgeler, tazminat hedefi |
İtirazın iptali davası ve %20 icra inkâr tazminatı hakkında daha ayrıntılı bilgi için itirazın iptali davası rehberini inceleyebilirsiniz.
5. Adım: Haciz ve Tahsil
Mahkeme kararı veya icra takibinin kesinleşmesi sonrasında borçlunun mal varlıklarına (banka hesabı, taşıt, taşınmaz, alacak hakkı) haciz uygulanır. Haciz işlemleri icra müdürlüğü aracılığıyla yürütülür; avukatınız bu aşamayı takip eder. İhtiyati haciz ise dava sürerken borçlunun mal kaçırmasını önlemek amacıyla talep edilebilir — hızlı davranmak burada kritik önem taşır.
Faiz: Avans Faiziyle Alacağı Büyütme

Ticari alacaklarda faiz meselesi hem alacaklı hem borçlu açısından son derece önemlidir çünkü uzayan tahsilat süreçlerinde faiz, anaparaya ciddi oranda eklenmektedir. Ticari işlemlerde temerrüt faizi olarak TCMB avans faiz oranı talep edilebilir. Bu oran Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından dönemsel olarak belirlenir ve oldukça değişken bir seyir izlediğinden buraya belirli bir rakam yazmıyoruz; davayı açtığınız tarihteki güncel oran için TCMB'nin resmi web sitesine veya avukatınıza başvurun.
Faiz başlangıç anı kritik öneme sahiptir. Vade tarih olarak belirlenmişse borçlu bu tarihin dolmasıyla kendiliğinden temerrüde düşer; ayrıca ihtar gerekmez. Vade belirlenmemişse ihtarname ile temerrüt sağlanır. Bu nedenle ihtarnamenin tarihini ve içeriğini titizlikle belgeleyin — dava dilekçesinde talep ettiğiniz faizin başlangıç tarihi bu belgeye dayanacaktır.
Sözleşmede taraflarca kararlaştırılan bir faiz oranı varsa ve bu oran yasal sınırlar içindeyse sözleşmede belirlenen oran uygulanır. TTK 1530, mal ve hizmet tedarikinde ödeme sürelerini düzenler ve alacaklıyı koruyan hükümler içerir: özellikle KOBİ'ler açısından alıcı tarafın ödeme koşullarını keyfi biçimde uzatmasını kısıtlar. Bu düzenleme küçük tedarikçilere önemli bir koruma sağlar.
Borçlu Batıyorsa: İptal Davaları, Perde Kaldırma, Teminat Mimarisi

Bazı durumlarda tahsilat sürecindeyken borçlunun mali durumu çöküş sinyalleri verir: şirket hesaplarının boşaltıldığını, gayrimenkullerin devredildiğini, aracın eşe tescil edildiğini duyarsınız. Ya da daha kötüsü, icra tebligatı gittiğinde şirketin "kapandığını" öğrenirsiniz. Bu senaryoda ne yapabilirsiniz?
Tasarrufun İptali Davası (İİK 277 ve devamı): Borçlu, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla mal varlığını devretmişse bu devirler iptal ettirilebilir. Kanun belirli süreler ve koşullar öngörür; iptal davası açmadan önce hangi işlemlerin iptale konu olabileceği avukatınızla analiz edilmelidir. Bu yol uzun ve karmaşık olsa da borçlunun mal kaçırmasına karşı önemli bir güvencedir.
Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması: Şirket ortakları, kural olarak şirket borçlarından şahsen sorumlu değildir. Ancak şirket tamamen bir araç olarak kullanılmış, şahsi işlemlerle şirket varlıkları birbirinden ayrılmamış ve alacaklılar bundan zarar görmüşse "organik bağ" teorisi ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılması argümanıyla ortaklara yönelinebilir. Bu tartışmalı ve yargıya göre değişen bir alandır; ciddi hukuki analiz gerektirir.
İflas ve Konkordato Süreçlerinde Alacak Kaydı: Borçlu konkordato talep etmişse mahkemenin atadığı komiser aracılığıyla alacaklarını bildirin ve takip listesine kaydettirin. Alacak bildirme süresini kaçırmak, konkordato sürecinde haklarınızı büyük ölçüde kaybetmenize yol açar.
Satarken Teminat Al — Teminat Mimarisi: En iyi güvence, sattığınız anda aldığınız teminatlardır. Büyük veya riskli alıcılar için şunları değerlendirin: kefalet (evli kefil için TBK 584 uyarınca eşin yazılı rızası zorunludur — bu şart atlanırsa kefalet geçersizdir), şahsi çek veya senet, taşınmaz ipoteği, mal rehin. Alternatif olarak doğrudan borçlandırma sistemi (DBS) ile alıcının bankasından tahsilat otomasyonu kurulabilir. Bunların hepsini satış aşamasında düzenlemek, sorun çıktığında en güçlü konumda olmanızı sağlar.
Zamanaşımı ve Kesici Hamleler

Ticari alacaklarda zamanaşımı meselesi, "er ya da geç tahsil ederim" düşüncesiyle beklenen durumlarda sizi ciddi bir kayıpla karşı karşıya bırakabilir. Genel kural şudur: ticari ilişkiden doğan alacaklar kural olarak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak bu 10 yıl her durumda geçerli değildir; belirli kategori alacaklar için daha kısa süreler uygulanmaktadır.
Satıcının alıcıya karşı satış bedelinden doğan alacakları ve düzenli tedarikte belirli kalemler için 5 yıllık zamanaşımı söz konusu olabilmektedir. Hizmet sözleşmelerinden doğan bazı alacaklar da bu kategoriye girebilir. Hangi sürenin uygulanacağı somut ilişkinin niteliğine bağlıdır; avukatınızla bu analizi yapın.
İhtiyatlı kural basittir: alacağınızı yıllandırmayın. Uzayan süreçlerde zamanaşımını kesen şu işlemlere dikkat edin. Borçlunun borcunu kısmen ödemesi zamanaşımını keser. Borçlunun borcu yazılı olarak ikrar etmesi (WhatsApp'ta "evet, ödeyeceğim" mesajı bile belirli koşullarda değerlendirilebilir) zamanaşımını keser. Alacaklının icra takibi başlatması zamanaşımını keser ve yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle dava açmayacak olsanız bile dönemsel olarak icra takibi başlatmak ve ardından geri almak — hukuki danışmanınızla değerlendireceğiniz bir strateji olabilir.
Sık Yapılan 7 Hata

Yıllarca ticari alacak davalarına bakan avukatlar aynı hataları tekrar tekrar görür. Aşağıdaki 7 hata sizi hem maddi hem zaman kaybına uğratabilir; bunları bilmek davaların büyük bölümünü kazandırır.
- İrsaliye imzalatmadan mal teslim etmek: "O zaten alır, irsaliyeye ne gerek var" düşüncesi en pahalı hatadır. Mahkemede malın teslimini ispatlayamazsanız alacak davası çok sancılı hale gelir.
- Faturayı KEP yerine sıradan e-postayla göndermek: 8 günlük sessiz kabul karinesinin işlemesi için faturanın tebliğini ispat edebilmelisiniz. Sıradan e-posta bu ispatı güçleştirir; KEP veya iadeli taahhütlü kullanın.
- Yıllarca cari hesap mutabakatı almamak: Beş yıllık ilişkide tek bir imzalı mutabakat yoksa mahkemede bakiye tartışması uzar. Yıl sonu mutabakat rutini bu riski sıfırlar.
- Arabuluculuğu atlamak: TTK 5/A'yı bilmeyerek veya "zaman kaybı" diyerek arabuluculuğa gitmeden dava açmak, davanın usulden reddedilmesiyle sonuçlanır ve hem zaman hem para kaybettirir.
- İhtarname göndermeden dava açmak: Vade belirlenmemiş sözleşmelerde ihtarname olmadan temerrüt oluşmaz. Temerrüt anı sabitlenmeden faiz talebinin başlangıcı tartışmalı kalır.
- Kefalet alırken eşin rızasını unutmak: Evli kefil için TBK 584 eşin yazılı rızasını zorunlu kılar. Bu şart atlanırsa kefalet hükümsüzdür; teminatınız kâğıt üzerinde kalır.
- Alacağı yıllandırmak: "Bir gün öder" beklentisiyle beklemek zamanaşımı riskini doğurur. Borçlunun kısmi ödemesi veya icra takibi başlatma gibi zamanaşımını kesen işlemleri gözden kaçırmayın.
Kişiye Özel Değerlendirme ve Sonuç

Ticari alacak tahsili tek bir şablonla çözülmez. Belgelerinizin gücü, borçlunun mal varlığı ve ödeme iradesi, tutarın büyüklüğü ve ilişkinin geleceği; tüm bu değişkenler hangi yolu seçeceğinizi belirler. Küçük bir alacak için uzun ve pahalı bir dava süreci mantıksız olabilir; büyük bir alacak için ise ihtiyati haciz ve doğrudan dava çok daha akılcı bir seçim olabilir. Tüketici alıcıya yaptığınız satışlarda ise tüketici hukuku rejimi devreye girer ve ticaret mahkemesi değil tüketici mahkemesi yetkili olur — bu ayrımı karıştırmayın.
Hasan Bey'in hikâyesine dönecek olursak: arabuluculukta anlaşma sağlayarak 480 bin TL peşin tahsilat yaptı, iki taksitle de kalan 200 bin TL'yi aldı. Toplam tahsilat 680 bin TL'nin tamamına ulaştı; üstelik dava masraflarından kurtuldu. Ama asıl ders şu: Hasan Bey'in elindeki o zayıf belgeler olmasaydı arabuluculukta karşı taraf çok daha sert oturur, belki sıfır teklif koyardı. Delil disiplini, ihtar disiplini ve mutabakat disiplini — bu üç alışkanlık sonraki on yıl boyunca Hasan Bey'in ticari hayatını farklı kıldı.
Kendi dosyanızı değerlendirmek ve somut bir strateji belirlemek için deneyimli bir ticaret hukuku avukatından destek almanızı öneririz. İstanbul'daki ticaret hukuku avukatlarına veya Ankara'daki ticaret hukuku avukatlarına ulaşabilir, ya da tüm avukat rehberimizden iline göre avukat bulabilirsiniz. Hukuki sorularınızı sormak için soru-cevap bölümümüzü de kullanabilirsiniz.