Kira Geliri Vergisi: İstisna, Gider Seçimi ve Beyanname Rehberi
Her martın sorusu aynıdır: "Kiracıdan aldığım kira için beyanname verecek miyim?" Gayrimenkul sermaye iradı — kısaca GMSİ — olarak bilinen bu gelir türü, GVK'nın 70. ve devamı maddeleriyle düzenlenmiştir. İstisna tutarının altında kalanlar rahat nefes alabilir; üstündeyseniz aşan kısmı değil, istisnayı düştükten sonra kalan tüm geliri beyan etmeniz gerekir. Bu fark küçük görünür ama hesabı yanlış yapanların aldığı tarhiyat miktarları hiç de küçük değildir.
Türkiye'de milyonlarca kiralık konut bulunmaktadır ve son yıllarda GİB'in hazır beyan sistemi ile banka hareketleri çaprazlaması kayıt dışı kira gelirlerini giderek daha fazla gün yüzüne çıkarmaktadır. Beyan etmeyen ev sahiplerini bekleyen senaryo; geriye dönük beş yıllık tarihiyat, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizidir. Dahası, istisnadan yararlanma hakkı da ortadan kalkar — yani kaçınanın ödemesi gereken vergi, dürüst davrananınkinden çok daha yüksek çıkar.
Emeklinin Hazır Beyan Sürprizi: İki Daire, İki Farklı Hesap

Recep Bey, 68 yaşında emekli bir öğretmendir. (İsimler temsilidir.) İstanbul'da miras kalan eski daireyi on yıldır kiraya vermekte, beş yıl önce ise kredi çekerek satın aldığı yeni daireyi de kiracıya vermiştir. Mart geldiğinde GİB'in hazır beyan sistemine girdiğinde iki daireden topladığı yıllık kira gelirinin tek kalemde gösterildiğini ve sistemin götürü gider yöntemini varsayılan olarak uyguladığını fark etti.
Recep Bey'in durumunu inceleyen bir gayrimenkul avukatı, ikinci dairenin edinim kredisi faizinin gerçek gider yöntemiyle yazılması halinde vergi matrahının neredeyse yarıya ineceğini gösterdi. Çünkü kredi faizi, gerçek gider kalemleri arasında en güçlü indirim aracıdır; götürü yöntemdeki yüzde on beşlik standart indirimle kıyaslanamaz. Recep Bey sisteme geri döndü, yöntemi değiştirdi ve ayrıca eski dairesi için ödediği yönetim aidatlarını, sigorta primini ve emlak vergisini de belgeleriyle ekledi.
Sonuç, ödeyeceği verginin önemli ölçüde azalmasıydı. Sisteme güvenip onaylamadan önce bir dakika durup hesaplamak, Recep Bey'e yıllık ciddi bir tasarruf sağladı. Aynı tablo binlerce ev sahibi için geçerlidir; özellikle aktif kredi borcu olanlar için götürü gider seçimi neredeyse her zaman dezavantajlıdır. Hikayenin devamına — hangi gider kaleminin neden bu kadar fark yarattığına — gider seçimi bölümünde geri döneceğiz.
Bu vaka aynı zamanda hazır beyan sisteminin hem kolaylık hem de tuzak olduğunu göstermektedir. GİB sistemi banka kanalından gelen kira ödemelerini otomatik toplar, ancak hangi gider yönteminin daha avantajlı olduğuna karar vermez. Onay düğmesine basmadan önce verilerinizi kontrol etmek, yönteminizi bilinçli seçmek ve varsa eksik kalemleri eklemek tamamen sizin sorumluluğunuzdadır.
GMSİ Dünyası: Kim, Ne Zaman Beyan Eder?

Gayrimenkul sermaye iradı, bir kişinin sahip olduğu taşınmazları kiraya vermesinden elde ettiği geliri tanımlar. Konut ya da iş yeri, tarla ya da arsa, depo ya da otopark — tamamı bu kapsama girer. Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesi bu gelir türünü kapsamlı biçimde tanımlamış; 86. maddesi ise hangi durumlarda beyan zorunluluğunun doğduğunu düzenlemiştir.
Konut kira geliri elde edenler, yıllık toplam geliri belirlenen istisna tutarının altında kalıyorsa beyanname vermek zorunda değildir. İstisna tutarı her yıl güncellenir; güncel rakam için GİB'in resmi sitesini ya da vergi danışmanınızı başvuru noktanız olarak kullanın. Önemli nüans şudur: istisna, toplam konut kira gelirinizin tamamını değil, aşan kısmı için uygulanan bir indirimdir. Yani gelirin tamamı istisnanın üstündeyse istisnayı düştükten sonra kalan net tutar beyan edilir.
Ancak herkes istisnadan yararlanamaz. Ticari ya da serbest meslek kazancı yüksek olanlar, belirli eşiği aşan ücret geliri sahipleri ve bazı özel gruplar istisnadan mahrum kalır. Bu grupların konut kira gelirinin tamamını beyan etmeleri gerekir. Dahası, beyan vermesi gerekirken vermeyenlerin ilerleyen yıllarda geriye dönük yakalandıklarında istisna hakkı da düşer; yani hem anapara hem ceza hem de kaybettikleri indirim bir arada karşılarına çıkar.
İş yeri kiralarında ise tablo farklıdır. Bu kiralar kural olarak stopaj yoluyla vergilendirilir. Kiracı olan işletme, brüt kira üzerinden yüzde yirmi stopaj keserek vergi dairesine yatırır. Ev sahibi ise yıllık beyannamede bu stopajı mahsup eder; stopajın toplamı ödenecek vergiden fazlaysa fark iade alınabilir. İş yeri kiralarında da ayrı bir yıllık gelir eşiği söz konusudur; bu eşiği geçenler stopaja ek olarak beyanname vermek zorundadır.
Özetle: konut kirası için istisna eşiği belirleyicidir; iş yeri kirası için stopaj mekanizması işin içine girer ve beyan eşiği ayrıca hesaplanmalıdır. Her iki türde de yılın tamamında kira alınmamışsa — yani daire birkaç ay boş kalmışsa — fiilen alınan tutarlar beyan edilir; hayali gelir beyanına gerek yoktur.
Eşikler ve Stopaj: Konut ile İş Yerinin Farkı

Bu bölüm makalenin kalbini oluşturur çünkü hangi kategoride olduğunuzu bilmeden hesap yapmanız mümkün değildir. Aşağıdaki tablo iki rejimi karşılaştırmaktadır:
| Kira Türü | Vergileme Yöntemi | Stopaj | İstisna | Beyan Zorunluluğu |
|---|---|---|---|---|
| Konut kirası | GMSİ, yıllık beyan | Yok (stopaj kesilmez) | Her yıl güncellenen istisna — GİB'i kontrol et | İstisna aşılırsa veya istisnadan yararlanamıyorsa |
| İş yeri kirası | Stopaj + yıllık beyan | Kiracı işletme %20 keser | Konut istisnası uygulanmaz | Yıllık eşik aşılırsa beyanname zorunlu |
| Her ikisi birden | Her tür kendi rejimiyle | Sadece iş yeri kısmında | Konut kısmına uygulanır | Her kategori ayrı hesaplanır |
Hem konut hem iş yeri kiralayan Recep Bey'in durumu üçüncü satıra karşılık gelir. İki türü aynı sepete koyup tek hesap yapan ev sahipleri ciddi hatalar yapar. Konut istisnası iş yeri kirasına uygulanmaz; iş yerindeki stopajı konut beyannamesinden mahsup etmeye çalışmak da mümkün değildir.
Net üzerinden anlaşılan iş yeri sözleşmeleri özellikle dikkat ister. "Aylık şu kadar net ödeyeceğim" diyen kiracı aslında brüt üzerinden hesaplanan stopajın yükünü ev sahibine devrediyor demektir. Bu durumda vergi dairesine yatırılacak stopaj miktarı değişmez; sadece kimin ödeyeceği değişir. Bu karmaşıklık nedeniyle iş yeri kira sözleşmelerinde "brüt kira tutarı" şeklinde ifade kullanmak ve stopajın kimin tarafından nasıl yatırılacağını açıkça yazmak hem ev sahibini hem kiracıyı korur.
Konut kira bedellerinin bankadan ödenmesi zorunluluğu belirli tutarın üstündeki işlemleri kapsar. Tarihsel olarak aylık 500 TL sınırı uygulanmış olsa da bu eşik güncel mevzuatla farklılaşmış olabilir; GİB'in güncel duyurularını takip edin. Elden ödeme yapan kiracı ile bunu kabul eden ev sahibi ayrı ayrı cezayla karşılaşabilir. Bu zorunluluğa tevsik yükümlülüğü denir ve bir sonraki bölümde detaylandırılmaktadır.
Gider Seçimi: %15 Götürü mü, Gerçek Gider mi?

Kira geliri vergisini doğrudan etkileyen en kritik karar gider yöntemidir. İki seçenek sunulmuştur: götürü gider ve gerçek gider. Hangisini seçeceğiniz vergi matrahınızı — dolayısıyla ödeyeceğiniz vergiyi — doğrudan belirler.
Götürü gider yöntemi, konut kira gelirinizden istisna düşüldükten sonra kalan kısmın yüzde on beşini belge aramadan otomatik indirim olarak sunar. Hesaplama kolaydır, belge saklamak gerekmez. 2017 öncesinde bu oran yüzde yirmi beş iken indirilmiştir; o dönemin alışkanlığıyla götürü seçenlerin yeniden hesap yapması faydalı olabilir.
Gerçek gider yöntemi ise belgeyle kanıtlanabilen tüm giderlerin indirimini sağlar. Bu kalemler şöyle sıralanabilir:
- Kiraya verilen konuta ait edinim kredisinin faizleri (ana para değil, yalnızca faiz kısmı)
- Binanın ve dairenin onarım ve bakım giderleri
- Sigorta primleri
- Aidat ve yönetim giderleri
- Ödenen emlak vergisi
- Amortisman (binanın değerine bağlı yıllık yıpranma payı)
- Ev sahibinin oturduğu konuta ödediği kira — bu kalem çoğu kişi tarafından bilinmez
Son madde çok az bilinen fakat son derece etkili bir indirim aracıdır. Kendi evinizi kiraya verip siz de kirada oturuyorsanız, ödediğiniz kirayı gerçek gider olarak düşebilirsiniz. Örneğin geniş dairenizi yüksek kirayla kiraya verip daha küçük bir dairede kira ödüyorsanız bu iki kalem arasındaki fark üzerinden matrah oluşacaktır. Recep Bey bu indirimi bilmiyordu; avukatı sayesinde öğrendiğinde bir kez daha hesabını revize etti.
Dikkat edilmesi gereken kritik bir kural: götürü gider yöntemini seçenler iki yıl boyunca bu yöntemden dönemezler. Yani bu yıl götürüyü seçtiyseniz gelecek yıl gerçek gidere geçemezsiniz. Özellikle değişken faizli kredisi olanların yüksek faiz dönemlerinde gerçek gideri seçmesi, düşük faiz dönemlerinde ise esnekliğini korumak için uzun vadeli planlaması mantıklı bir yaklaşımdır.
Seçim rehberi basit bir soru üzerine kuruludur: Belgelenebilir giderlerinizin toplamı, konut kira gelirinizin yüzde on beşini aşıyor mu? Aşıyorsa gerçek gider yöntemi avantajlıdır. Aşmıyorsa ya da belgelerinizi saklamayı düzenli yapamıyorsanız götürü gider daha pratiktir. Aktif kredi borcu taşıyorsanız neredeyse her zaman gerçek gider öne çıkar.
Hazır Beyan Pratiği ve Banka Zorunluluğu

Hazır Beyan Sistemi Nasıl Çalışır?
GİB'in hazır beyan sistemi, banka kanalından gelen kira ödemelerini otomatik olarak toplar ve beyanname taslağını önceden doldurulmuş biçimde sizin onayınıza sunar. Şubat sonu ya da mart başında GİB e-Devlet veya GİB.gov.tr üzerinden erişilebilir hale gelir. Beyanname verme dönemi mart ayıdır; ödeme ise iki taksitte yapılır — ilk taksit mart, ikinci taksit temmuz ayında ödenir.
Sistemi Körü Körüne Onaylamayın
Hazır beyan sisteminin sunduğu taslak bir başlangıç noktasıdır, nihai vergi hesabınız değildir. Sistemi açtığınızda şunları mutlaka kontrol edin: gelir tutarının tamamı yansımış mı, gider yöntemi sizin için avantajlı olan mı seçilmiş, hisseli mülkte payınız doğru girilmiş mi, iş yeri kirası varsa ayrı kategori olarak mı gösteriliyor. Kontrol etmeden onaylamak, hem daha fazla vergi ödemek hem de hatalı beyan riski doğurabilir.
Tevsik Zorunluluğu: Elden Kira Tehlikesi
Kira bedellerinin banka veya PTT aracılığıyla ödenmesi zorunluluğu belirli tutarların üstündeki konut kiraları ile iş yeri kiralarını kapsar. Bu zorunluluğa uymayanlar — yani elden kira alanlar ve ödeyenler — hem ev sahibi hem kiracı tarafında ayrı ayrı ceza riski taşır. Konut kirası için tarihsel eşik aylık 500 TL olarak uygulanmış; ancak güncel mevzuatta bu rakam değişmiş olabilir; vergi danışmanınıza ya da GİB duyurularına başvurun.
Tevsik zorunluluğunun ihmal edilmesi yalnızca vergi açısından değil, tahliye davalarında da sorun yaratır. Kiracınızın kira ödediğine dair banka dekontu bulunmaması, mahkemede lehe ya da aleyhe delil olarak kullanılabilir. Özellikle kira borcundan kaynaklanan tahliye süreçlerinde bu eksiklik ciddi bir koz kaybına yol açar. Tahliye süreçleri hakkında daha fazla bilgi için kiracı tahliyesi rehberimize göz atabilirsiniz.
Yakalanma Yolları ve Pişmanlık Kapısı

Kira gelirini beyan etmeyenlerin "kimse bilmez" hissi giderek yerini endişeye bırakmaktadır. Çünkü GİB'in elindeki veri kaynakları yıldan yıla çeşitlenmiştir ve kayıt dışı kira geliriyle mücadele ciddi bir öncelik haline gelmiştir.
Yakalanma yolları düşünüldüğünden çok daha geniştir. Kiracının vergi dairesine yaptığı kira gideri bildirimi, tahliye ya da tespit davasında mahkemeye sunulan kira ödeme dekontları, banka hesap hareketlerinin otomatik analizi, e-Devlet üzerinden yapılan kira sözleşmesi bildirimleri, abonelik ve tapu kayıtlarının çaprazlanması bunların başında gelir. Eski kiracıların ya da komşuların ihbarları da şüphe listesini tetikleyebilir. Airbnb gibi platformlarda günlük kiralama yapanlar için platforma ait gelir bildirimleri ayrı bir risk kaynağı oluşturur; bu konu ayrı bir yazıyı hak etmektedir: günlük kiralama ve Airbnb vergi rejimi hakkında bilgi almak için buraya tıklayın.
Yakalandığınızda ne olur? Geriye dönük beş yıl boyunca hesaplanmış vergi farkı tarhiyat olarak önünüze çıkar. Buna yüzde elli ila yüzde yüz arasında değişen vergi ziyaı cezası eklenir. Gecikme faizi de ayrıca işlenir. Ve son olarak, istisna hakkınızı da kaybedersiniz — yani hesap hem cezalı hem de istisna indiriminden yoksun biçimde yapılır. Sonuçta kira gelirinizin yıllar içindeki toplamını çok aşan bir rakamla karşılaşmanız mümkündür.
Tarhiyata itiraz edebilirsiniz. Uzlaşma aşaması, ceza indirimi talepleri ve izaha davet kurumu size hak arama imkanı tanır. Bu yolların sonunda çözüm sağlanamazsa Vergi Mahkemesi'ne başvurmak mümkündür. Ancak tüm bu aşamaların maliyeti ve zaman kaybı gözetildiğinde, proaktif beyan her zaman daha avantajlı bir seçenektir.
Elden Kira Baskısı ve Düşük Beyan Tuzağı

Birçok ev sahibi kiracısından şunu duymuştur: "Bankadan geçersek vergiye girersiniz, nakit yapalım." Bu öneri her iki taraf için de tuzaktır. Ev sahibi açısından: tevsik zorunluluğunu ihlal eder ve ceza riskine girer. Kiracı açısından: gider olarak yazabileceği kira ödemesini belgeden yoksun bırakır; ayrıca tevsik yükümlülüğünü kiracı da taşıdığından ceza riski kiracıya da aittir.
Kiracının banka aracılığıyla ödeme yapma talebini reddetmek yasal olarak mümkün değildir. Kiracının ödemeyi bankadan yapmasında hiçbir hukuki engel yoktur ve bu hakkını talep etmesi kuralına uygun bir davranıştır. Elden kira ısrarı ev sahibi tarafından sürdürülürse kiracı bunu bir baskı aracı olarak ileri sürebilir.
Öte yandan düşük gösterilen kira sözleşmeleri de iki tarafı da vurur. Vergi yükünü azaltmak amacıyla gerçek kira bedelinin altında gösterilen sözleşmeler, tahliye davalarında ev sahibinin aleyhine döner. Tahliyenin ödenmesi gereken kira miktarı üzerinden hesaplandığı durumlarda sözleşmedeki düşük rakam esas alınır. Kiracı tespit davası açarak gerçek piyasa kirasını mahkemede tescil ettirmeye çalıştığında ise düşük sözleşmedeki rakam başlangıç noktası olarak aleyhte kullanılır. Kısacası kısa vadede küçük bir vergi tasarrufu, uzun vadede kira gelirinin gerçekçi biçimde korunamaması sonucunu doğurur.
Depozito ve hasar kesintileri bu tablonun dışındadır. Depozito, kira geliri değildir ve beyan edilmez; evin tesliminde hasara karşı tutulsa da vergisel bir boyutu yoktur. Bu karışıklık özellikle ilk kez kiralama yapanlar arasında sıkça görülür.
Özel Durumlar: Bedelsiz Oturma, Hisseli Ev, Boş Aylar

Her ev sahibinin durumu standart tabloya uymaz. Aşağıdaki senaryolar pratikte sık karşılaşılan özel halleri ele almaktadır.
Bedelsiz oturma izni ve emsal kira: Evinizi birinden kira almadan kullandırıyorsanız, Gelir Vergisi Kanunu emsal kira bedeli esasını devreye sokar. Kural, piyasa kirasının vergi dışı kalmasını önlemeye yöneliktir. Ancak bu kuralın önemli bir istisnası vardır: usul ve füru yani anne, baba ve çocuklara yapılan bedelsiz tahsislerde emsal kira hesaplanmaz. Kardeşlere yapılan tahsislerde de bu muafiyet geçerlidir. Dolayısıyla "oğlum bedava oturuyor, vergi öder miyim?" sorusunun cevabı hayırdır. Ancak eşinizin kardeşine, arkadaşınıza ya da uzak bir akrabaya bedelsiz bıraktığınız evde emsal kira uygulanır.
Hisseli mülkler: Miras ya da satın alma yoluyla birden fazla kişiyle ortak olduğunuz taşınmazlarda her hissedar kendi payına düşen kira geliri için ayrı ayrı beyan verir. Önemli nokta şudur: istisna da kişi başına uygulanır. Yani iki kardeş miras kalan dairenin yarım payına sahipse, her biri kendi aldığı kiranın istisnasını ayrı ayrı kullanabilir. Bu avantajı atlamak, haksız biçimde yüksek vergi ödemek anlamına gelir.
Miras kalan ev: Mirasçılar miras bırakanın ölüm tarihinden itibaren kendi payları oranında kira gelirini beyan etmekle yükümlüdür. Mirasın paylaşılmamış olması bu yükümlülüğü ertelemez; fiilen kira tahsil edilen dönemden itibaren her mirasçı kendi payını beyan eder.
Boş kalan aylar: Daireniz yılın bir bölümünde boş kaldıysa yalnızca kira aldığınız döneme ait geliri beyan edersiniz. Boş geçen aylar için hayali gelir beyan etmenize gerek yoktur. Gerçek gider yöntemini kullananlar için dikkat gereken nokta şudur: boş aylarda da devam eden giderler — yönetim aidatı, sigorta, kredi faizi — matrahı düşürmeye devam edebilir; ancak bu hesaplamanın doğru yapılması için dönemsel gelir-gider denkleminin titizlikle kurulması gerekir.
Zarar durumu: Kredi faizi yüksek, kira geliri nispeten düşük olan ev sahiplerinde gerçek gider yöntemiyle zarar doğabilir. Bu zararın diğer gelirlerden ne kadarının mahsup edilebileceği, zarar miktarının taşınıp taşınamayacağı özgün hesaplamalar gerektirir; durum ve yıla göre değişir. Bu karmaşık senaryolarda bir gayrimenkul ve vergi avukatından destek almak en güvenli yoldur.
Yurt dışında yaşayan ev sahipleri: Türkiye'de taşınmazı bulunan ve yurt dışında ikamet eden kişiler dar mükellef statüsünde değerlendirilir. Bu grubun vergileme düzeni, mukimlerinkinden bazı farklılıklar taşır; özellikle beyan yükümlülükleri ve istisna uygulamaları açısından ayrı bir inceleme yapılması gerekir.
Sık Yapılan 7 Hata

Kira geliri vergisinde ev sahiplerinin en çok tekrarladığı hatalar şu yedi başlıkta toplanır:
- Hazır beyanı doğrulamadan onaylamak: GİB sistemi taslak sunar; gider yöntemi, gelir tutarı ve hisseli payların kontrolsüz kabulü yanlış vergi çıkmasına yol açar.
- Konut ve iş yeri kirasını aynı sepete koymak: İki ayrı rejim söz konusudur. Stopajlı iş yeri kirasını konut istisnasıyla mahsup etmeye çalışmak hatalıdır.
- Götürü gideri kredi faizine rağmen seçmek: Aktif kredi borcu olanlar için gerçek gider neredeyse her zaman daha avantajlıdır; yüzde on beş standart indirim kredi faizini karşılamaz.
- Kirada oturanın kendi kirasını gider yazmadığını bilmemek: Gerçek gider yönteminde ev sahibinin ödediği kira doğrudan matrahtan düşülebilir — çok bilinen ama az kullanılan bir indirim.
- Tevsik zorunluluğunu göz ardı etmek: Elden kira almak hem ev sahibine hem kiracıya ayrı ayrı ceza getirir. Banka zorunluluğu, vergi dışında tahliye süreçlerini de etkiler.
- Düşük kira sözleşmesi yapıp gerçek kira almak: Kısa vadeli vergi tasarrufu, uzun vadede tahliye ve tespit davalarında ciddi hukuki dezavantaja dönüşür.
- İstisna hakkını beyan vermeyerek kaybetmek: Beyan yükümlüsü olduğu halde vermeyenler, yakalandıklarında hem tarhiyat hem ceza hem de istisna kaybıyla birden yüzleşir — toplam maliyet baştan ödenecek verginin çok üstüne çıkar.
Kişisel Durumunuza Göre Değerlendirme ve Avukat Desteği

Kira geliri vergisi standart bir tablo gibi görünse de her ev sahibinin durumu farklı değişkenler içerir: kiralık taşınmazın sayısı, türü, hisseli mi salt mülk mü olduğu, aktif kredi borcu, ek gelirlerin varlığı, geçmiş yıllarda beyan verilip verilmediği, kiracıyla ilişkinin durumu. Bu değişkenlerin birleşimi bazen sonucu taban tabana zıt yöne döndürür. Recep Bey'in hikayesinde gördüğümüz gibi, sadece gider yöntemini değiştirmek bile ciddi bir fark yaratabilir.
Eğer birden fazla taşınmazınız varsa, geçmiş yıllara dair endişeleriniz bulunuyorsa ya da hazır beyandaki verilerle örtüşmeyen durumlar fark ettiyseniz tek başınıza hareket etmemek en sağlıklı yoldur. Bir gayrimenkul ya da vergi hukuku avukatıyla görüşmek, sizi hem yanlış beyan riskinden hem de gereksiz vergi ödemesinden korur. Ayrıca hukuki sorularınızı platformumuzun soru-cevap bölümünde uzman avukatlara yöneltebilirsiniz.
Tarhiyat, ceza ya da ödeme emriyle karşılaştıysanız durumu erken sahiplenin. Uzlaşma aşamasında sağlanacak indirim, itiraz ve dava süreçlerine taşınan dosyadan çok daha az maliyetlidir. Vergi mahkemesi yolu kapalı değildir; ancak her aşamanın süresi ve yasal sonuçları gözetildiğinde hukuki destek olmadan yürütmek risklidir.
Her martın sorusu aslında yılın tamamı boyunca yapılması gereken küçük hazırlıkların ürünüdür: banka kanalından kira almak, gider belgelerini düzenli saklamak, her yıl istisna tutarını güncellenmiş haliyle öğrenmek ve gider yöntemini önceki yılın rakamlarına bakarak seçmek. Bu alışkanlıkları edinen ev sahibi için mart ayı sürpriz değil, rutin bir görev haline gelir.